T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2018/284
KARAR NO : 2018/212
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/10/2017
NUMARASI: 2017/1104 Esas, 2017/927 Karar,
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ : 21/02/2018
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince eksik ve ayıplı işler bedeli, fazla alan imalatı, abonelik ve emlak vergisi bedelleri ve gecikme tazminatının tahsilini istemiş, mahkemece 26/10/2017 tarihli karar ile davanın görev şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, dosyanın İstanbul Anadolu Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.
6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesine göre mahkemenin görevli olması dava şartıdır. Dava şartları ve ilk itirazlar ön inceleme ile sonuca bağlanır. HMK'nın 137/1 ve 139/1 maddeleri gereğince ön inceleme, tarafların karşılıklı olarak dilekçelerini vermesinden sonra yapılır. Buna göre, görevsizlik kararı verilebilmesi için; dava dilekçesinin davalıya tebliği ve cevap süresinin beklenmesi, davalının süresi içinde cevap verilmesi halinde cevap dilekçesinin davacıya tebliği, davacının cevaba cevap süresinin beklenmesi, dilekçe verdiğinde davalıya tebliği ve davalının ikinci cevap dilekçesi sunma süresinin beklenmesi gerekir. HMK'nın 138. Maddesinde dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verilebileceği düzenlenmiş olsa da, bu hüküm dilekçelerin karşılıklı olarak teatisi mecburiyetini ortadan kaldırmaz. Kanun'un 137/1. Maddesinde ön incelemenin dilekçelerin karşılıklı teatisinden sonra yapılacağı açıkça düzenlenmiş olup, bu kapsamda 115/1. madde hükmü davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmeden karar verilebileceği şeklinde yorumlanamaz. Bunun dışında 1086 sayılı HUMK'da iddia ve savunmaların genişletilmesi ve değiştirilmesi dava ve cevap dilekçesinin verilmesiyle başlatıldığı halde, 6100 sayılı HMK'da bu yasaklar dilekçelerin karşılıklı teatisinin tamamlanması veya öninceleme duruşması ile başlamaktadır. Zira, davacının cevaba cevap dilekçesiyle dahi mahkemenin görevini etkileyecek şekilde iddiasını genişletmesi veya değiştirmesi mümkündür. HMK'nın 20/1 maddesi gereğince artık davalının da dosyanın yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesini isteme hakkı bulunmaktadır. Davalının bu hakkını kullanabilmesi için, dava dilekçesinin kendisine tebliğ edilmiş olması gerekmektedir. Ayrıca HMK'nın 114. maddesi gereğince görev dava şartlarından olup, görev konusunda 138. madde uyarınca dosya üzerinden karar verilebilmesi için dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilerek kendisine savunma hakkı tanınması gerekir. Dava dilekçesi tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik kararı verilmesi HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkına da aykırılık oluşturmaktadır. (Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 30/09/2014 tarih ve 2014/3073 esas, 2014/5555 karar sayılı; Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 06.02.2014 tarih ve 2014/787 esas, 2014/827 karar sayılı kararları)
Yukarıda yapılan açıklamalar ve Yargıtay uygulamaları ışığında somut olay incelendiğinde; mahkemece henüz dilekçelerin teati aşaması tamamlanmadan ve ön inceleme duruşması yapılmadan önce mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Bu durumda, dilekçelerin teatisi aşaması tamamlanmadan, tarafların iddia, savunma ve hukuki dinlenilme hakkı kısıtlanmak suretiyle mahkemenin görevsizliğine karar verildiği anlaşıldığından, HMK'nın 137 ve devamı maddeleri gereğince dilekçelerin teatisi aşaması tamamlanıp, ön inceleme safhasında gerekmesi halinde mahkemenin görev hususunun değerlendirilmesi gerektiğinden davacı tarafın diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin bu yönden istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin, istinaf talebinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3-6 maddesi gereğince usul yönünden KABULÜNE,
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/10/2017 tarih ve 2017/1104 esas, 2017/927 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2- Dosyanın Dairemiz kararında belirtildiği şekilde inceleme yapılmak üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4- Davacı tarafça yatırılan istinaf peşin harcının istek halinde yatırana iadesine,
5- Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-3 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 21/02/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.