T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/66
KARAR NO: 2024/74
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12.10.2023
NUMARASI: 2023/478 esas (Derdest)
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ: 18/01/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında 19.01.2023 tarihinde akdedilen Çerçeve Tedarik, Tesisat İşleri ve Eser Sözleşmesi uyarınca müvekkili şirketin ... Bodrum'a inşa edilen lojman bloklarına yapılacak havalandırma, yangın ve sıhhi tesisat işlerinin uygulama yapımından yüklenici sıfatı ile sorumlu olduğunu, davalının edimlerini yerine getirmemesi ve sözleşmeyi haksız olarak feshetmesi nedeniyle zarara uğradıklarını, gecikmenin müvekkilinden kaynaklanmadığını, yetersiz malzeme temin edildiği iddiasının doğru olmadığını, her ay ödenmesi gereken ara hakedişin ödenmediğini belirterek, taraflar arasında akdedilen sözleşme bedelinin hesap edilerek şimdilik 240.000,0-TL'nin ihtarname tarihi olan 04.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 29/08/2023 tarihli dilekçe ile ... Bankası’na Ait 1.000.000,00 TL bedelli teminat mektubunun ödenmesinin öncelikle teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı ile durdurulmasına, mahkeme aksi kanaatte ise mahkemece uygun görülecek bir teminat karşılığında ihtiyati tedbire karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 31/08/2023 tarihli ara kararı ile, dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davacı yüklenici şirketin sözleşme konusu işleri dosyaya sunulan delil tespitine konu bilirkişi raporunda görüleceği üzere %99,21 oranında yaptığını iddia ederek bakiye bedel alacağının tahsilini istediği, sözleşmenin 1.6.1 Maddesine göre tedbire konu olan teminat mektubunun işin teminatı olarak düzenlenen teminat mektubu olmayıp, iş sahibi tarafından verilen nakit avans karşılığında düzenlenen avans mektubu niteliğinde olduğu, teminat mektubunun niteliği (avans teminat mektubu) gözetildiğinde bunun işin teminatı olarak elde tutularak ve sonuçta eksik ve ayıplı işler bedelinden mahsubu yapılamayacağı, bu nedenle davacının hak ihlali ile karşı karşıya kalma ihtimali nazara alınarak takdiren teminat mektubunun %15'i tutarında teminat mukabilinde davacının tedbir talebinin kabulü gerektiği gerekçesi ile, davacının ihtiyati tedbir talebinin %15 teminat mukabilinde kabulü ile, teminat mektubu bedeli olan 1.000.000 TL üzerinden hesaplanan %15 teminat ( 150.000 TL ) mukabilinde ... Bankası tarafından düzenlenmiş olan 08.08.2023 tarih ve ... seri numaralı teminat mektubunun nakde çevrilmesinin durdurulmasına karar verilmiştir. Davalı vekili, dava konusu uyuşmazlık yönünden ihtiyati tedbirin şartları oluşmadığını, bu kapsamda mahkeme tarafından itirazın kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, belirlenen teminat miktarı müvekkilin muhtemel zararını karşılamaya yeter miktarda olmadığını, davacı basiretli tacir olduğunu, sözleşme ilişkisi kurulduğu sırada oluşacak zararları teminen müvekkiline teslim ettiğini süreli teminat mektubunun %15 teminat karşılığında nakde çevrilmesinin engellenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, teminat mektubunun süreli olduğunu, 08.09.2023 tarihi sonrasında işbu mektubun nakde çevrilmesinin imkasız hale geldiğini, mahkemenin bu hususları da dikkate alarak tedbirin kaldırılmasına aksi halde müvekkilinin muhtemel zararlarına karşılık bir teminat karşılığında tedbir uygulanmasına karar vermesini talep ettiklerini, mahkemece aksi kanaatte ise teminat mektubunun tamamını kapsar nitelikte bir meblağın teminat olarak mahkemeye sunulmasına ve bu meblağın tedbirin kaldırılmasına karar verilinceye kadar bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizle nemalandırılmasına karar verilmesi gerektiğini, mahkemece davacının şüpheli alacağı korunmaya yönelik kararı ile müvekkilin açık nitelikteki zararını karşılamasının imkansız hale geldiğini, davacının gerek sözleşme ilişkisinin devamı sırasında gerekse sözleşme ilişkisi sona erdikten sonraki süreçte müvekkilinin iyi niyetini suistimal ettiğini, haksız menfaatler elde etmeye çalıştığının açık olduğunu, Anayasa’nın 36. maddesinden kaynaklanan lehtarın hukuki korunma talebi ile muhatabın hukuki dinlenilme hakkının karşı karşıya geleceğini, lehtar, muhatap ve banka arasında menfaat dengesinin kurulabilmesi için de ihtiyati tedbirin 3.kişinin hukuki alanına müdahalede bulunmasının mutlak bir yasak olarak kabul edilmemesi gerektiğini, bu halde lehtarın tedbir talebinde bulunması ile doğacak muhtemel zararların da ispat ölçüsü yükseltilerek ve teminat miktarı arttırılarak giderilmesinin amaçlandığını, yalnızca %15 teminat karşılığında müvekkilinin teminat amacıyla almış olduğu 1.000.000-TL bedelli teminat mektubunu işlevsiz / tahsil edilemez haline getirilmesi ile müvekkili bakımından telafisi güç ve imkansız zararlar oluşacağından tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 12/10/2023 tarihli ara kararla, HMK 389. ve devamı maddeleri gereğince dava konusu şey hakkında tedbir kararı verilebileceği, tedbir talep edilen hususun dava konusu olduğu, teminat miktarının makul ve yerinde olduğu HMK'nın 389. maddesinde belirtilen şartlar ile yaklaşık ispat şartlarını taşıdığı gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebine yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesiyle, müvekkili şirket ile davacı arasında 19.01.2023 tarihinde akdedilen Çerçeve Tedarik, Tesisat İşleri ve Eser Sözleşmesi kapsamında davacı tarafça, müvekkili tarafından işletilen ... Bodrum'da sözleşmesel işlerin yapımı üstlenildiğini, davacının tarafı olduğu sözleşmede belirtilen işleri sözleşmeye uygun şekilde tamamlamaması, sözleşme ile taahhüt ettiği işleri eksiksiz ve ayıpsız şekilde müvekkiline teslim etmeksizin iş yerinden ayrılması nedeniyle taraflarınca eksik ve ayıplı işler başka firmalara tamamlattığını, bu hususta davacı ile sözleşmesel ilişkinin devamı sırasında davacı ile mutabık kalınan bilirkişiden rapor alındığını, davacının işbu rapora uygun şekilde ifaya devam etmek yerine işyerine bir daha uğramaması nedeniyle sözleşme feshedildiğini, Bodrum 3. Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/57 Değişik İş sayılı dosyası ile delil tespiti talebinde bulunulduğunu, davacının sözleşme hükümlerine aykırı davranması ve işleri yarım bırakarak işyerinden ayrılması nedeniyle müvekkili işi dava dışı ... Limited Şirketi, ... Limited Şirketi ve ... Limited Şirketi unvanlı firmalara eksik ve ayıplı işleri tamamlattığını, bu nedenle işbu 3 firmaya şimdilik 2.869.530,000 TL+KDV ödeme yapıldığını, davacının kötü imalatları nedeniyle müvekkiline ve 3. firmaların yaptığı işlere vermiş olduğu zararlar nedeniyle müvekkilini zarara uğrattığını, davacın yaptığı işlerin ayıplı ve kusurlu olması nedeniyle yapılan tamir tadilat işleri için şimdilik ... firması 637.600,00-TL, ... firması ise 200.000,00-TL üzerinde talepte bulunduğunu, davacının yapımını üstlendiği tesisat işinin süresinde teslim edilmemesi nedeniyle lojmanların açılışı gecikmiş ve müvekkili ..., ... Tic. A.ş., ... Limited Şirketi , ... Limited şirketi olmak üzere 6 ayrı firma ile 6 adet personel konaklama sözleşmesi yapmak zorunda kaldığını, müvekkili tarafından işbu firmalara şimdilik yapılan ödemenin 12.842.000,000 TL+KDV olduğunu, konaklamalar nedeniyle firmalara milyonlarca lira fatura ödemesi yapılmış olduğunu, davacının işi süresinde teslim etmemesi nedeniyle müvekkili tarafından personelin konaklaması için tesis dışında konaklama sözleşmeleri yapıldığından ...Limited Şirketi ile taşıma sözleşmesi yapılmış olduğunu, firmaya yapılan ödeme şimdilik 10.485.280,70-TL olduğu, fazlaya ilişkin talep hakkımızı saklı tuttuklarını, davacının işveren sıfatı ile sözleşme'den doğan Sosyal Sigortalar borçları ödenmediğinden, ilgili borçlar da müvekkili tarafından yapılmak zorunda kalınmış olduğunu, şimdilik toplam 93.348,23-TL ödeme olduğunu, sözleşmenin 6. maddesi uyarınca Özel Şartlar'daki sözleşme toplam bedelinin 2%'si tutarında ve özel şartlarda ve/veya sözleşmede belirtilen yükümlülüklerine aykırı hareket etmesi durumunda her bir ihlal başına ilgili özel şartlardaki sözleşme toplam bedelinin 20%'si tutarında cezai şartı müvekkiline ödemesi gerektiğini, davacının müvekkiline vermiş olduğu zararlar ve müvekkilinin cezai şart alacağı açık olmakla, sözleşme kapsamında müvekkiline teslim edilen ... Bankası Anonim Şirketine ait 08.02.2023 tarihli ve 1.000.000,00-TL bedelli banka teminat mektubu işbu sözleşme kapsamında oluşan zararlarımızı bir nebze olsun gidermesi için nakde çevrilmek üzere 07.08.2023 tarihinde tarafımızca bankaya ibraz edildiği sırada davacı tarafça tarafımıza sulh teklifi yapıldığını, davacı, müvekkilinden süreli teminat mektubunun ibraz süresinin uzatılmasını talep etmiş, bu hususta müvekkili şirketin Yönetim Kurulu Başkanı dahi ulaşarak ticari itibarının zedelenmemesi, ticari hayatının bitmemesi için teminat mektubunun paraya çevrilmemesi konusunda adeta müvekkiline yalvardığını, sözleşmesel ilişkinin devamı içinde de çok çaba sarf eden müvekkiline, davacının mağdur olmaması için bu ricasını da kırmamış ve sulh görüşmelerine başlamak üzere teminat mektubunun süresinin 1 ay kadar uzatılmasına muvafakat ettiğini, tarafların sulh görüşmeleri sırasında müvekkili şirket ile davacı taraf 24/08/2023 tarihinde bir araya getirdiğini, sulh görüşmeleri sırasında müvekkili şirket tarafından davacıya hak ediş raporları sunulduğunu, davacı ise bu raporları incelemek üzere müvekkilinden süre isteyerek otelden ayrıldığını, davacı ile sulh görüşmeleri devam ederken davacı tarafça mektubun paraya çevrilmesinin önüne geçilmek üzere tedbir talep edilmesi kötüniyetli olduğunu, hak ediş raporları ve zarar listesi ile haksız olduğu ortaya çıkan davacının müvekkilin alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla mahkemeden tedbir istediğinin açık olduğunu, banka teminat mektubu kesin ve süreli nitelikte olduğunu, adeta nakit gibi ödeme imkanı sağlayan bu mektup hakkında tedbir uygulanmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, süresi uzatılan teminat mektubunun son ödeme günü 08/09/2023 tarihi olduğu, bankanın bu süre sonunda mahkemece tedbirin kaldırılmasına karar verilse dahi müvekkiline ödeme yapmasının mümkün olmadığını, ihtiyati tedbir kararının tesis edilebilmesi için mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik sebebiyle hakkın elde edilmesinin imkansız veya çok zor hale gelmesi şartının mevcut olması gerektiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde hangi hallerde ihtiyati tedbir kararı uygulanabileceği hususu açıkça düzenlendiğini, ihtiyati tedbirin ancak uyuşmazlık konusu hakkında istenilebilecek olduğunu, uyuşmazlık konusu olmayan teminat mektubu üzerine tedbir konulması talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, belirlenen teminat miktarı müvekkilinin muhtemel zararını karşılamaya yeter miktarda olmadığını, davacı basiretli tacir olduğunu, sözleşme ilişkisi kurulduğu sırada oluşacak zararları teminen müvekkiline teslim ettiği süreli teminat mektubunun %15 teminat karşılığında nakde çevrilmesinin engellenmesinin hakkaniyyete aykırı olduğunu, %15 teminat karşılığında müvekkilin teminat amacıyla almış olduğu 1.000.000-TL bedelli teminat mektubunu işlevsiz / tahsil edilemez haline getirilmesi ile müvekkili bakımından telafisi güç ve imkansız zararlar oluşacağını, aksi kanaatte ise teminat mektubunun tamamını kapsar nitelikte bir meblağın teminat olarak mahkemeye sunulmasına ve bu meblağın tedbirin kaldırılmasına karar verilinceye kadar bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizle nemalandırılmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek 12/10/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararına karşı itirazlarının kabulüne ve ara kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında lojman havalandırma, yangın tesisatı, sıhhhi tesisat uygulama işine ilişkin sözleşme düzenlenmiştir. Davacı taraf, davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, hakediş ödemelerini yapmadığını belirterek sözleşme bedelinden şimdilik 240.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiş; dava devam ederken 29/08/2023 tarihli dilekçesi ile 1.000.000-TL teminat mektubunun nakde çevrilmesinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiş; yerel mahkemece 31.08.2023 tarihli ara kararı ile teminat mukabilinde teminat mektubunun paraya çevrilmesinin önlenmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmiştir. Davalı tarafın itirazı üzerine mahkemece 12/10/2023 tarihli ara kararı ile teminat mektubunun davanın konusu olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. Davacı yüklenici şirketin sözleşme konusu işleri dosyaya sunulan delil tespitine konu bilirkişi raporuna göre %99,21 oranında yaptığını ileri sürerek bakiye iş bedeli alacağının tahsilini istediği, sözleşmenin 1.6.1 Maddesine göre tedbire konu olan teminat mektubunun işin teminatı olarak düzenlenen teminat mektubu olmayıp, iş sahibi tarafından verilen nakit avans karşılığında düzenlenen avans mektubu niteliğinde olduğu, mahkemece bu hususlar gözetilerek ihtiyati tedbir kararı verildiği anlaşılmakla, davacının zarar görme ihtimali, teminat mektubunun nakit avans mahiyetinde oluşu ve dosya kapsamında yaklaşık ispatın sağlanmış olduğu hususları bir arada değerlendirildiğinde, yerel mahkemece ihtiyati tedbire yapılan itirazın reddine karar verilmesi bu aşamada yerinde olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, ihtiyati tedbirin talep halinde her zaman yeniden değerlendirilebileceği de göz önüne alınarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İstanbul Anadolu 10. ASliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/10/2023 tarih ve 2023/478 Esas, sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile 157,75 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/01/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.