T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
Esas No: 2021/157
Karar No: 2022/318
Hakim: ... ...
Katip: ... ...
Davacı : ...
..
Vekili: Av. ... -..
Davalı: ...
...
Vekili: Av...
..
Dava: Patent Hükümsüzlüğü İle Sicilden Terkin
Dava Tarihi: 03/06/2021
Karar Tarihi: 12/10/2022
Gerekçeli Kararın
Yazıldığı Tarih : 12/10/2022
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Patent Hükümsüzlüğü İle Sicilden Terkin istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dilekçelerinde özetle; davalı tarafından, davacının.... yetkili satıcılarından ....ye (....) gönderilen ihtarname ile, Eruslu tarafından satışa sunulan...." isimli ürünlerin konusu .... tescil numaralı patent de dahil olmak üzere, davalıya ait patent haklarını ihlal ettiğinin iddia edildiğini, buna karşılık Eruslu tarafından verilen cevapta, dava konus..no.'lu patent de dahil tüm patentlerin ....patent ailesine dahil olduğunu, bu patent ailesine ilişkin başvuruların patentlenebilirlik şartlarını haiz olmaması sebebiyle, hükümsüz kılınabileceğinin belirtildiğini, davacı, ...’nin, 1957 yılında kurulmuş ve elyaf endüstrisinde önde gelen birinci sınıf ürünlerin çoğunu üreten kapsamlı bir elyaf üreticisi olduğunu, rakipsiz üretim teknolojisi, .... çalışmaları ve küresel pazarlama stratejileriyle, küresel pazarda en önemli paya sahip olan spandeks markası ...." ile lider bir spandeks üreticisi haline geldiğini,... unvanıyla 2007 yılından beri faaliyet gösterdiğini, dava konusu patentin ulusal safhaya ..aşvuru numaralı Avrupa patent başvurusunun sonucunda girdiğini, patentin 11 isteminin mevcut olduğunu, 1-8 numaralı istemlerin ürün, 9-11 numaralı istemlerin ise yöntem istemi olduğunu, dava konusu patentin hiçbir istemi bakımından, patentlenebilir olmadığını, D1 ila D9 referans numarası ile adlandırılan dokümanların hepsinin davaya konu patentin rüçhan tarihinden önce yayınlandığını ve tekniğin bilinen durumuna dahil olduğunu, D1 dokümanında dava konusu patentin ilk istemindeki tüm unsurların açıklandığını, D1 dokümanının, davaya konu patentin 1 numaralı isteminin yeniliğini ortadan kaldırdığını, D2, D3, D4 veya D7 dokümanlarında da dava konusu patentin ilk istemindeki tüm unsurların açıklandığını, D2, D3, D4 veya D7’nin tek başına ele alındığında davaya konu patentin 1 numaralı isteminin yeniliğini ortadan kaldırdığını, davaya konu patentin 9 no.lu bağımsız isteminin, 1 nolu istemde açıklanan laminat yapının üretim yöntemine ilişkin olduğunu, söz konusu istemin, 1 no.lu istemdeki unsurların bir araya getiriliş yöntemini ek bir teknik bilgi vermeden işlem adımı şeklinde açıkladığını, dolayısı ile 1 no.lu istemin yeniliğini zedeleyen tüm dokümanların, aslen 9 no.lu istemin de yeniliğini ortadan kaldırdığını, 1 numaralı istemin yenilik kriterine haiz olmadığı değerlendirilmiş olsa da buluş basamağı açısından da ayrıca bir değerlendirme yapıldığını, D4 dokümanının tek başına 1. ve 9. istemlerin buluş basamağını zedelediğini, D8 dokümanının, açıkça 1 nolu istemdeki “polistirenin % %0.01-30 oranında” kullanıldığını açıklamadığını, ancak polistirenin aynı amaç için katkı maddesi olarak kullanılabileceğini ve katkı maddelerinin %1-20 aralığında olacağını ayrı ayrı açıkladığını, teknikte uzman kişi için bu 2 bilgiyi bir araya getirerek 1 numaralı istemdeki buluşa ulaşmasının aşikâr olduğunu, 9 numaralı istemde ise 1 numaralı istemde açıklanan ürünün üretim yöntemi açıklandığını, bu istemde ek bir teknik bilgi yer almadığını, sonuç olarak D8 dokümanının tek başına 1. ve 9. istemlerin buluş basamağını zedelediğini, D8 dokümanının, D1-D3 ve D7 ile ayrı ayrı birleştiğinde de 1. ve 9. istemlerin buluş basamağını ortadan kaldırdığını, bağımlı istemler olan 2-8 ve 10-11 numaralı istemlerin de patentlenebilirlik şartlarını taşımadığını ifade ederek, .... sayılı patentin hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevaplarında özetle; davalı şirketin, araştırma ve geliştirme faaliyetlerine büyük önem veren, dünya çapında sayısız tescilli patenti bulunan ve özellikle küresel giyim ve kişisel bakım alanlarında yenilikçi çözümler sunmayı hedefleyen küresel bir endüstri lideri olduğunu, altmış yılı aşkın bir süre önce icat edilmesinden bu yana, LYCRA® elyafının, dünyanın en iyi bilinen spandeks elyaf markası olarak standardı belirlediğini, 1958'de icat edildiğinden bu yana, LYCRA® markasının, elastan elyaflarını geliştirmeye ve dünya çapındaki tüketicilerin değişen ihtiyaçlarını karşılamak için yeni teknolojiler geliştirmeye devam ettiğini, davalıya ait "GELIŞMIŞ BAĞLANMA İÇİN SPANDEKS ELYAFLAR" başlıklı patent başvurusunun Avrupa Patent Ofisi ("....") nezdinde ....1 sayı ile tescil edildiğini, söz konusu başvuru kapsamında Türkiye'nin de teşmil edilmesi sonucunda .... nezdinde ulusal safhaya girdiğini ve .... sayı ile tescil edildiğini, davaya konu patentin ülkemizde valide edilmiş bir Avrupa Patenti olduğunu, davaya konu patentin istemleri daraltılarak değiştirildiği için davacının halihazırda geçerli olmayan istemlerin hükümsüzlüğünü talep etmekte hukuki yararının bulunmadığını, davalı şirketin EPC madde 105/ a/ (1) hükmü uyarınca,... patentinin istemleri değiştirilerek sınırlandırabilme hakkını kullanarak işbu davaya konu patentin dayanağı olan ... patenti için ... nezdinde 21.01.2021 tarihinde, yani dava tarihinden önce EPC madde 105/ a/ (1) hükmü uyarınca istem sınırlandırma başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin bu başvurusunun 17.06.2021 tarihinde kabul edildiğini, ilgili istem sınırlandırma talebinin,... nezdinde de sunulduğunu, bu talebin kabulü ve 23.08.2021 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girmesiyle patentin değiştiğini, bu çerçevede, davacı yanın hükümsüzlüğünü talep ettiği istem setinin değiştiğini ve artık mevcut olmadığını, dolayısıyla, yargılamanın devamında sınırlandırılmış ve bu haliyle geçerli hale gelmiş olan istem setinin dikkate alınmasının talep edildiğini, davacı yanın dava dilekçesinde işaret ettiği 1 ve 9 nolu istemlerin, patentin sınırlandırılmış istem setindeki 1 ve 7 nolu bağımsız istemlere tekabül ettiğini, davacı yanın yenilik değerlendirmesi yaparken patentin sınırlandırılmadan önceki istem setini esas aldığını, Patentin 1 ve 7 numaralı istemlerinin yeni olduğunu, yenilik incelemesinin ... Temyiz Kurulu içtihatlarıyla da sabit olduğu üzere fotografik bir incelemeyle yapılması gerektiğini, Patentin 1 ve 7 numaralı istemlerinin buluş basamağına haiz olduğunu, davacının buluş basamağı değerlendirmesi yaparken patent hukuku bakımından yasaklanmış olan geriye bakış (hindsight) hatasına düştüğünü, patentin istemine konu laminant yapının, poliüretan ve polisitirenin spesifik kombinasyonunu içeren bir elastik elyaf içermesine ilişkin olduğunu, D1 ila D9 dokümanları karşısında istemlerin buluş basamağı içerdiğini ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE:
Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir.
Davacı ve davalı arasındaki uyuşmazlık, davaya konu patentin yeni olup olmadığı, buluş basamağına haiz olup olmadığı hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı, davalının istemin sınırlandırıldığı dolayısıyla istem setinin değiştirildiği iddiası değerlendirildiğinde değişen istem seti yönünden hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Celp olunan tescil dosyaları kapsamından davalının .... sayılı patent sahibi olduğu beyan, tevsik ve müşahede olunmaktadır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu çerçevede, somut uyuşmazlığın çözümü bakımından, teknik bir husus olan, dava konusu patentin patentlenebilirlik koşullarını taşıyıp taşımadığı ve hükümsüzlüğünün tespiti ve somut uyuşmazlık yönünden değerlendirilmesi bakımından, hangi mevzuatın uygulanacağının tespiti değerlendirmenin başlangıç noktasını oluşturmaktadır.
Bu çerçevede, 6769 s. SMK’nın “551, 554, 555 ve 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerin hükümlerinin uygulanması” başlığını taşıyan geçici 1. maddesinin (2) fıkrasının son cümlesi ile dördüncü fıkrası, “... Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ulusal aşamaya giren uluslararası veya bölgesel anlaşmalar yoluyla yapılmış patent başvuruları ve faydalı model başvuruları, başvurunun ulusal aşamaya girdiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılır.” ve “Önceki mevzuat hükümlerine göre verilmiş patent ve faydalı modeller için ... 138 ve 144üncü ... maddeler hariç olmak üzere bu Kanun hükümleri uygulanır.” hükümlerini taşımaktadır.
Dava konusu.... sayılı patentin, ...numara ile tescil edilen ....Patentinin, Avrupa Patent Sözleşmesinin Türkiye’de Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmeliğin 11 inci maddesi uyarınca 21.02.2019 tarihinde Türkiye’de yayınlanması neticesinde, Avrupa patentinin verildiğine ilişkin ilanın yapıldığı tarihten (07.11.2018) itibaren verildiği, yani 6769 Sayılı SMK yürürlüğe girdikten sonra verildiği, şu halde iş bu davalıya ait TR patentin hükümsüzlüğü istemiyle açılan davada, 6769 s. SMK’nın Geçici 1. Maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, davaya konu patentin verildiği mevzuat olan 6769 SMK hükümleri uygulanacaktır.
6769 sayılı SMK’nın hükümsüzlüğü düzenleyen hükümleri aşağıda sunulmuştur:
Patentlenebilir buluşlar ve patentlenebilirliğin istisnaları
MADDE 82- (1) Teknolojinin her alanındaki buluşlara yeni olması, buluş basamağı içermesi ve sanayiye uygulanabilir olması şartıyla patent verilir.
(2) Aşağıda belirtilenler buluş niteliğinde sayılmaz. Patent başvurusu veya patentin aşağıda belirtilen konu veya faaliyetlerle ilgili olması hâlinde, sadece bu konu veya faaliyetlerin kendisi patentlenebilirliğin dışında kalır:
a) Keşifler, bilimsel teoriler ve matematiksel yöntemler.
b) Zihni faaliyetler, iş faaliyetleri veya oyunlara ilişkin plan, kural ve yöntemler.
c) Bilgisayar programları.
ç) Estetik niteliği bulunan mahsuller, edebiyat ve sanat eserleri ile bilim eserleri.
d) Bilginin sunumu.
(3) Aşağıda belirtilen buluşlara patent verilmez:
a) Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olan buluşlar.
b) Mikrobiyolojik işlemler veya bu işlemler sonucu elde edilen ürünler hariç olmak üzere, bitki çeşitleri veya hayvan ırkları ile bitki veya hayvan üretimine yönelik esas olarak biyolojik işlemler.
c) İnsan veya hayvan vücuduna uygulanacak teşhis yöntemleri ile cerrahi yöntemler dâhil tüm tedavi yöntemleri.
ç) Oluşumunun ve gelişiminin çeşitli aşamalarında insan bedeni ve bir gen dizisi veya kısmi gen dizisi de dâhil olmak üzere insan bedeninin öğelerinden birinin sadece keşfi.
d) İnsan klonlama işlemleri, insan eşey hattının genetik kimliğini değiştirme işlemleri, insan embriyosunun sınai ya da ticari amaçlarla kullanılması, insan ya da hayvanlara önemli bir tıbbi fayda sağlamaksızın hayvanlara acı çektirebilecek genetik kimlik değiştirme işlemleri ve bu işlemler sonucu elde edilen hayvanlar.
(4) Üçüncü fıkranın (a) bendi kapsamında buluşun ticari kullanımının sadece mevzuatla yasaklanmış olması, bu kullanımın kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olduğu anlamına gelmez.
(5) Üçüncü fıkranın (b) bendinde belirtilen mikrobiyolojik işlem, mikrobiyolojik materyal içeren, mikrobiyolojik bir materyalle gerçekleştirilen veya sonucunda mikrobiyolojik materyal oluşan herhangi bir işlemi; esas olarak biyolojik işlem, melezleme ya da seleksiyon gibi tamamen doğal bir olaydan oluşan bitki veya hayvan üretim usulünü ifade eder.
(6) Üçüncü fıkranın (c) bendinde yer alan hüküm, aynı bentte sayılan yöntemlerin herhangi birinde kullanılan ürünler, özellikle madde ve terkipler hakkında uygulanmaz.
Yenilik, buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilir olma
MADDE 83- (1) Tekniğin bilinen durumuna dâhil olmayan buluşun yeni olduğu kabul edilir.
(2) Tekniğin bilinen durumu, başvuru tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde, yazılı veya sözlü tanıtım yoluyla ortaya konulmuş veya kullanım ya da başka herhangi bir biçimde açıklanmış olan toplumca erişilebilir her şeyi kapsar. ...
(4) Tekniğin bilinen durumu dikkate alındığında, ilgili olduğu teknik alandaki uzmana göre aşikâr olmayan buluşun, buluş basamağı içerdiği kabul edilir.
(5) Üçüncü fıkra uyarınca tekniğin bilinen durumu olarak dikkate alınan başvuruların ve belgelerin içerikleri, buluş basamağının değerlendirilmesinde dikkate alınmaz.
(6) Buluş, tarım dâhil sanayinin herhangi bir dalında üretilebilir veya kullanılabilir nitelikteyse, sanayiye uygulanabilir olduğu kabul edilir.
Hükümsüzlük hâlleri
MADDE 138- (1) Kurumun nihai kararından sonra;
a) Patent konusu, 82 nci ve 83 üncü maddelere göre patent verilebilirlik şartlarını taşımıyorsa,
b) Buluş, 92 nci maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca yeteri kadar açıklanmamışsa,
c) Patent konusu, başvurunun ilk hâlinin kapsamını aşıyorsa veya patentin, 91 inci maddeye göre yapılan bölünmüş bir başvuruya veya 110 uncu maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendine göre yapılan bir başvuruya dayanması durumunda en önceki başvurunun ilk hâlinin kapsamını aşıyorsa,
ç) Patent sahibinin, 109 uncu maddeye göre patent isteme hakkına sahip olmadığı ispatlanmışsa,
d) Patentin sağladığı korumanın kapsamı aşılmışsa, patentin hükümsüz kılınmasına ilgili mahkeme tarafından karar verilir.
(2) Mahkeme, 99 uncu maddenin üçüncü veya yedinci fıkraları uyarınca yapılan yayımdan önce birinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentleri uyarınca yapılan hükümsüzlük talebine ilişkin olarak karar veremez.
(3) Patent sahibinin 109 uncu maddeye göre patent isteme hakkına sahip olmadığı hakkındaki iddia, ancak buluşu yapan veya halefleri tarafından ileri sürülebilir.
(4) Hükümsüzlük nedenleri patentin sadece bir bölümüne ilişkinse sadece o bölüm ile ilgili istem veya istemler iptal edilerek kısmi hükümsüzlüğe karar verilir. Bir istemin kısmen hükümsüzlüğüne karar verilemez. Kısmi hükümsüzlük sonucu iptal edilmeyen istem veya istemler, 82 nci ve 83 üncü madde hükümlerine göre patent verilebilirlik şartlarını taşıyorsa patent bu kısım için geçerli kalır. Bağımsız istemin hükümsüz kılınması hâlinde, bağımsız isteme bağımlı olan her bir bağımlı istem ayrı ayrı 82 nci ve 83 üncü madde hükümlerine göre patent verilebilirlik şartlarını taşımıyorsa söz konusu bağımsız isteme bağımlı olan istemler de mahkeme tarafından hükümsüz kılınır.
(5) Patentin hükümsüzlüğü davası, patentin koruma süresince veya hakkın sona ermesini izleyen beş yıl içinde, sicile patent sahibi olarak kayıtlı kişiye karşı açılabilir. Patent üzerinde sicilde hak sahibi görülen kişilerin davaya katılabilmelerini sağlamak için ayrıca onlara tebligat yapılır.
(6) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları patentin hükümsüzlüğünü isteyebilir. Patent sahibinin 109 uncu maddeye göre patent isteme hakkına sahip olmadığı nedeniyle patentin hükümsüzlüğü, ancak buluşu yapan veya halefleri tarafından istenebilir.
(7)... hükümsüzlüğüne ilişkin karar, zorunlu olarak ek patentlerin de hükümsüz olması sonucunu doğurmaz. Ancak, hükümsüzlük kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde, ek patentlerin bağımsız patentlere dönüştürülmesi için başvuruda bulunulmazsa, patentin hükümsüzlüğü ek patentlerin de hükümsüz olması sonucunu doğurur.
Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava konusu patent,... tarafından EPC’ye göre verilmiş ve Avrupa Patenti Fasikülünün Türkçe çevirisinin sunulması neticesinde ...de verilen bir ulusal patent olarak kabul edilmiştir. Avrupa Patentlerinin Verilmesi İle İlgili Avrupa Patent Sözleşmesinin ..’de Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmeliğin 5 inci maddesi
“Aksi Sözleşmede belirtilmedikçe Türkiye’nin seçildiği Avrupa patenti başvuruları ve Avrupa patentleri için Kanun Hükmünde Kararname, 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmelik ve bu Yönetmelik hükümleri uygulanır.
Sözleşme ile Kanun Hükmünde Kararname arasında herhangi bir aykırılık olması durumunda Sözleşme hükümleri uygulanır” hükmünü amirdir. .... patentlerinin hükümsüzlük nedenlerinin düzenlendiği, EPC’nin 138 inci maddesinde bir .... patentinin hangi şartlarda hükümsüz kılınacağı açıkça düzenlenmiştir. Dolayısıyla, EPC’nin 138. maddesi uyarınca, .. patentlerinin hükümsüzlük şartlarının değerlendirilmesinde, 6769 sayılı SMK (veya mülga 551 sayılı KHK) hükümleri değil, .. hükümleri dikkate alınmalıdır.
Neticede, dava konusu patent açısından, hükümsüzlük koşulları .... 2000’nin 138 inci maddesi dikkate alındığı, ...’ye üye ülkelerin ulusal mevzuatlarının, üye ülkelerde geçerli olan Avrupa patentlerinin hükümsüzlüğü yönünden bir etkisinin olmayacağı, ...’nin 138. maddesindeki hükümsüzlük şartlarının mevcut olması halinde, davaya konu patentin 6769 sayılı SMK uyarınca hükümsüz kılınması gerektiği anlaşılmıştır.
Davaya konu patentin patentlenebilirliğinin değerlendirilmesi - Davaya konu patentte yapılan değişikliklerin değerlendirilmesi:
... madde 105(a)(1) hükmü uyarınca, patent sahibinin talebi üzerine, Avrupa patenti sınırlandırılabilmektedir ve .... madde 105(b)(3) hükmü uyarınca Avrupa patentinin kısıtlandırılmasına yönelik olarak ... tarafından verilecek karar, bu patentin verildiği taraf devletlerin tümünde geçerli ve bağlayıcıdır. Bu karar, kararın ...Bülteninde duyurulduğu tarihten itibaren yürürlüğe girmektedir. .... patentinin, EPC 105(b) bendi hükmüne göre kısıtlanması durumunda bu değişikliğin Avrupa Patent Bülteninde ilanından itibaren üç ay içinde değişen metnin Türkçe çevirisinin ....’e sunulması gerekmektedir, aksi halde ... patenti ...de başından beri geçersiz kabul edilmektedir.
Dava konusu patente ilişkin .... kayıtlarında;
Dava konusu patentin dayandığı .... sayılı ...patenti için patent sahibi tarafından 21.01.2021 tarihinde (dava tarihinden önce) EPC md. 105a(1) hükmü uyarınca istem sınırlandırma başvurusunda bulunulduğu,
Söz konusu istem sınırlandırma başvurusunun 17.06.2021 tarihinde kabul edildiği ve istem sınırlandırma talebinin 14.07.2021 tarihinde A... yayımlandığı,
İstem sınırlandırma talebinin ...’e 14.07.2021 tarihinde sunulduğu, söz konusu talebin kabul edilerek 23.08.2021 tarihinde Resmi Patent Bülteninde ilan edildiği anlaşılmıştır.
...’in mahkemeye gönderdiği 15.03.2022 tarihli yazıda patent üzerinde yapılan incelemeler neticesinde değişiklik taleplerinin onaylandığı ve yayından sonra yapılmış olan tarifname/istem değişikliği talebine dair evrakların gönderildiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla, davaya konu patentin hükümsüzlük değerlendirmesinde, kısıtlama işlemi sonucundaki patent dikkate alınmıştır.
Davaya konu patentin.... nezdindeki sınırlandırma talebinde, patent sahibinin 21.01.2021 tarihli talebinde, “katkı maddesinin polisitiren olarak sınırlandırıldığının daha açık olması için bağımsız istemlerde değişiklik yapıldığı”nın ifade edildiği ve dava konusu patentin tarifnamesinin 2,3,4,7,8 ve 10 nolu sayfalarında ve istemlerinde bu yönde değişikliklerin yapıldığının belirtildiği anlaşılmıştır. ... sınırlandırma sürecinde, EP patentinin tarifnamesinde değişiklikleri gösteren İngilizce metin ve bu değişikliklerin ...T tarafından onaylanmış Türkçe tarifnamesi bilirkişi raporunda sunulmuştur. ... çevirisinden kaynaklanabilecek anlam farklılıklarının anlaşabilmesi açısından her iki metin de bir arada sunulduğu anlaşılmıştır.
EP patentinin İngilizce orijinal metninde (raporda altı çizili olarak işaretlenmiş cümlenin) tarifnameden çıkarılmış olmasına rağmen, dava konusu patentin Türkçe tarifnamesinden (bkz. sf. 9 str. 30-31) çıkarılmamış olduğu; davacı, söz konusu cümleye atıfla, değiştirilmiş 1 no.lu istemi tarifname ile birlikte yorumlayarak, istemde “polistirenden seçilen en az bir katkı maddesi” ifadesinin kullanıldığını, bu ifadenin yaratmış olduğu muğlaklığın patentin hükümsüzlüğü için gerekçe oluşturduğunu ileri sürmektedir.
Dava konusu patentin dayandığı... 105a(1) hükmü uyarınca istem sınırlandırma başvurusunda bulunulmuş ve bu sınırlandırmaya paralel olarak patentin tarifnamesinde de gerekli değişiklikler yapılarak, böylece, buluşa konu laminat yapıda kullanılan katkı maddesinin polisitiren olarak sınırlandırıldığı tarifname ile de desteklenmiştir. Bu sınırlandırma kapsamında, bağlayıcı olarak kullanılan katkı maddeleri olarak sayılanlardan “akrilik polimer, polivinilpirolidon, bunların kopolimerleri, bunların türevleri ve bunların kombinasyonlarından oluşan grup” alternatifleri tarifname ve istemlerden çıkarılmış, kullanılan bağlayıcının sadece polisitiren olduğu yönünde değişiklik yapılmıştır. Bu değişiklikler, EP patentinin Türkçe karşılığında da yapılmıştır. Fakat, EP patentinin İngilizce metninde tarifnamenin 7 nolu sayfasındaki değişikliğin karşılığı, Türkçe metinde yapılmamıştır. Bu durumun, patentin istemlerinin yorumlanmasına ve koruma kapsamının belirlenmesine etkisi, davacının sınırlandırılmış istemlerdeki muğlaklık bulunduğu iddiası ve bu muğlaklığın tarifnamenin özellikle metni ile birlikte yorumu neticesinde buluşun teknikte uzman kişinin uygulayabileceği kadar açık olmadığı iddiası ise;
....sayılı patentin ilk istem setindeki ile kısıtlanmış istem setindeki bağımsız istemlerin kapsamı aşağıda karşılaştırmalı olarak verilmiştir. Değişiklik yapılan metinler italik olarak işaretlenmiştir.
TR 2018/20437 T4 sayılı Sayılı Patentin İlk İstem Setinin Kapsamı:
1. Bir laminat yapı olup, özelliği;
poliüretan ve ağırlıkça %0.01 ila %30 oranında bir polistiren, bir akrilik polimer, polivinilpirolidon, bunların kopolimerleri, bunların türevleri ve bunların kombinasyonlarından oluşan grup içinden seçilen en az bir katkı maddesi içeren bir elastik elyaf içermesi;
bahsedilen elastik elyafın, kumaş, dokumasız kumaş, film ve bunların kombinasyonlarından oluşan grup içinden seçilen bir substratın bir ya da daha fazla katmanına yapıştırılmasıdır.
9. Bir laminat yapı hazırlamaya yönelik bir metot olup, özelliği; poliüretan ve ağırlıkça %0.01 ila %30 oranında bir polistiren, bir akrilik polimer, polivinilpirolidon, bunların kopolimerleri, bunların türevleri ve bunların kombinasyonlarından oluşan grup içinden seçilen en az bir katkı maddesi içeren bir elastik elyafın sağlanmasını içermesi;
bahsedilen elastik elyafın, kumaş, dokumasız kumaş, film ve bunların kombinasyonlarından oluşan grup içinden seçilen bir substratın bir ya da daha fazla katmanına yapıştırılmasıdır.
.... sayılı Sayılı Patentin sınırlandılmış İstem Setinin Kapsamı:
1. Bir laminat yapı olup, özelliği;
poliüretan ve ağırlıkça %0.01 ila %30 oranında bir polistirenden seçilen en az bir katkı maddesi içeren bir elastik elyaf içermesi;
bahsedilen elastik elyafın, kumaş, dokumasız kumaş, film ve bunların kombinasyonlarından oluşan grup içinden seçilen bir substratın bir ya da daha fazla katmanına yapıştırılmasıdır.
7. Bir laminat yapı hazırlamaya yönelik bir metot olup, özelliği; poliüretan ve ağırlıkça %0.01 ila %30 oranında bir polistirenden seçilen en az bir katkı maddesi içeren bir elastik elyafın sağlanmasını içermesi;
bahsedilen elastik elyafın, kumaş, dokumasız kumaş, film ve bunların kombinasyonlarından oluşan grup içinden seçilen bir substratın bir ya da daha fazla katmanına yapıştırılmasıdır.
Yukarıda gösterildiği üzere, ilk istem setindeki 1 ve 9 nolu bağımlı istemlerin lafzında “bir akrilik polimer, polivinilpirolidon, bunların kopolimerleri, bunların türevleri ve bunların kombinasyonlarından oluşan grup” ifadesi çıkarılarak katkı maddelerini kısıtlayıcı değişiklik yapılmış, 2 ve 6 nolu istemler çıkarılmış, istemler çıkarılan istemler dikkate alınarak yeniden numaralandırılmış ve böylece nihai metindeki istem sayısı 11 den 9’a indirilmiştir.
Davaya konu patentte kısıtlama sonucu değişen istemlerin açıklığının ve buluşun uygulamaya konulacak yeterlikte açıklanıp açıklanmadığı:
Davacı, dava konusu patentin değiştirilmiş Türkçe tarifnamesinde (9. Sf.) polistirenin türevlerinden bahsedildiği, sınırlandırılmış olan 1 no.lu istem lafzında da “polistirenden seçilen en az bir” ifadesinin tercih edilmiş olmasının, polistirenden başka bir katkı maddesinin de olabileceğini vurguladığını ifade etmiştir. Bu noktada, yukarıda da değinildiği üzere, EP patentinin İngilizce metnindeki (bkz. İngilizce tarifname sf. 7) değişikliğin, Türkçe tarifname metinde (bkz. Türkçe tarifname sf. 9) karşılığının olmamasının, patentin koruma kapsamının belirlenmesine etkisinin değerlendirilmesi gerektiği;
EPC’nin 70 inci maddesinin 1 inci fıkrasına göre, bir Avrupa patent başvurusunun veya bir Avrupa patentinin işlem dilindeki metni, EPO nezdindeki ve taraf devletlerdeki tüm işlemlerde bağlayıcı metindir. Aynı maddenin maddesinin 3 üncü fıkrasında, Taraf Devletin, Sözleşmede belirtildiği şekilde kendi resmi dilindeki bir çevirinin, bu çevirinin sağladığı korumanın, Avrupa patenti başvurusu veya patentinin işlem dilinde olan metninin sağladığı korumadan daha dar kapsamlı olması durumunda, hükümsüzlük işlemleri hariç, bağlayıcı metin olarak kabul edileceğine dair düzenleme yapabileceği düzenlenmiştir. EPC’nin bu 70(3) maddesine dayanarak, ulusal mevzuatımızda, Türkçe çevirinin dar olması durumunda korumanın kapsamının belirlenmesine ilişkin bir düzenleme getirilmiştir. Buna göre, EPC Türkiye Uygulama Yönetmeliği’nin 15. Md.’si “Bu Yönetmeliğin 9 uncu veya 12 nci maddesine uygun olarak verilen Türkçe çevirinin, Avrupa patenti başvurusunun veya Avrupa patentinin işlem dilinde olan metninden dar olması durumunda, hükümsüzlük işlemleri hariç, koruma kapsamının belirlenmesinde Türkçe çeviri esas alınır” hükmünü içermektedir. Dolayısıyla, Türkçe çeviri daha dar ise tecavüz davalarında, bu dar kapsamlı metin dikkate alınacak, hükümsüzlük işlemlerinde ise, her halükarda Avrupa patentinin işlem dilindeki metni bağlayıcı metin olacaktır.
Davaya konu olay, EPC’de ve EPC Türkiye Uygulama Yönetmeliğinde istisna tutulan hükümsüzlüğe ilişkin olduğundan, Avrupa patentinin işlem dilindeki metni bağlayıcı metin olarak dikkate alındığı, dava konusu patentin değiştirilmiş Türkçe tarifnamesinde (9. Sf.) polistirenin türevlerinden bahsedildiği kısmın, yani “Türevler arasında esterler, asitler, amitler ve benzerleri bulunabilir” cümlesinin dikkate alınmaması gerektiği, bunun yerine EP patentinin İngilizce metninin dikkate alınması gerektiği, yani katkı maddesinin polistirenlerden seçildiği şeklinde anlaşılması gerektiği;
Davacı ayrıca, “polistirenden seçilen en az bir” ifadesinin tercih edilmiş olmasının, polistirenden başka bir katkı maddesinin de olabileceğini vurguladığını ve değiştirilmiş 1 no.lu istemde “polistiren homopolimerleri” ifadesi yerine “polistirenden seçilen en az bir katkı maddesi” ifadesinin tercih edildiğini, bu ifadenin yarattığı muğlaklığın teknikte uzman kişinin uygulayabileceği kadar açık olma şartının sağlanmamasından dolayı ilgili patentin hükümsüzlüğü için gerekli şartları oluşturduğunu ileri sürmektedir. Davacı, patentin ne tarifnamesinde ne de istemlerinde polistirenin “homopolimer” olduğuna dair bir bilgi yer almadığını belirtmiştir.
Patent hukukunun terminolojisi bakımından “istemlerin açıklığı” (clarity) ile “buluşun yeterince açıklanıp açıklanmaması” (sufficiency of disclosure) kavramlarının birbirinden farklı hususlar olduğuna dikkat çekilmesi gerekmiştir. İstemlerin açık olması, istemlerin buluşun korunması istenen unsurlarının açık ve öz olarak tanımlanması (KHK md. 47), yani, istemde koruma kapsamı açısından kesinlik ifade etmeyen muğlak ifadelerin (örneğin, ince, geniş, güçlü, yaklaşık olarak, benzeri, vb. ifadeler) bulunmaması, buna karşın buluşun esas özelliklerinin (buluşun amacına ulaşılması için gerekli olan unsurlarının) tanımlanmış olmasını ifade etmektedir. Diğer taraftan, “buluşun uygulamaya koyulabileceği yeterlikte açıklanması” ise, buluşun sanayinin herhangi bir dalında üretilebilir veya kullanılabilir olması gerekliliği kapsamında, buluşun uygulanmasını mümkün kılacak yeterlilikte açık ve tam olarak tanımlanmasına ilişkin bir konudur. Diğer bir ifadeyle, sanayiye uygulanabilen ancak uygulama için yeteri açıklıkta tanımlanmamış olan bir buluşun sanayiye uygulanmayan bir buluştan farkı olmayacaktır. Örneğin;
Tarifnamede yapılan açıklamaların, ilgili teknik alandaki uzmanlar tarafından bağımsız araştırmalar ve denemeler yapılmaksızın patentli aracın nasıl yapıldığını söylemeyecekleri kadar belirsiz ve muğlak olması,
Açıklamadan hareketle buluşu gerçekleştirmek isteyen uzmanların yaptıkları deneylerin miktar ve sayısının aşırı derecede olması,
Yalnızca basınçlı demir bir kap içerisinde çalışacak bir kimyasal reaksiyona ilişkin bulusun patent başvuruşunda demir kabın açıklanmaması,
Buluşçu tarafından kullanılan yöntem veya yolların tam olarak açıklanmayarak kamudan gizlenmiş olması
hükümsüzlük sebebi olarak kabul edilmiştir.
EPC’nin patentin hükümsüzlüğüne ilişkin 138 maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, 6769 sayılı SMK’nın 138(1)(b) bendi ile benzer şekilde, “buluşun yeteri kadar açıklanmaması” hükümsüzlük nedenleri arasında sayılmıştır. EPC’nin 84. maddesine göre, patent istemleri, korumanın istendiği konuyu tanımlar, bunların açık, kısa ve tarifname ile desteklenmiş olması gerekir. Dolayısıyla, patentin hükümsüzlüğüyle ilgili olarak EPC ve 6769 sayılı SMK benzer hükümler içermektedir. EPO uygulamasında, EPC’nin istemlerin açık, kısa ve tarifname ile desteklenmiş olmasına ilişkin 84. Maddesi, gerek EPC’nin 100. maddesine göre yapılan itirazlarda gerekse EPC’nin 138. maddesine göre yapılan hükümsüzlük taleplerinde gerekçe olarak dikkate alınmamaktadır. Alman patent hukukunda da istemlerin açıklığı hükümsüzlük nedeni olarak dikkate alınmamaktadır. Yine, mülga 551 sayılı KHK’nin ve 6769 sayılı SMK hükümsüzlük hallerine ilişkin 129 ve 138 inci maddesinde de “buluşun, ilgili alanda uzman kişinin onu uygulamaya koyabilmesini mümkün kılacak yeterlikte açık ve tam olarak tanımlanmaması” hükümsüzlük nedenleri arasında sayılmış, ancak istemlerin “açık” olmaması hükümsüzlük nedeni olarak sayılmamıştır.
Diğer taraftan, EPC’nin buluşun açıklanmasıyla ilgili olan 83 üncü maddesinde ise, 6769 sayılı SMK’nın 92 inci maddesinin birinci fıkrasına benzer şekilde, buluşun, ilgili alanda uzman kişinin onu uygulamaya koyabilmesini mümkün kılacak yeterlikte açık ve tam olarak tanımlanmaması gerektiği açıklanmıştır. Buluşun yeteri kadar açıklanmaması ise, gerek EPC 138(1)(b) maddesinde, gerekse SMK’nın 138(1)(b)’de hükümsüzlük nedenleri arasında sayılmaktadır. Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, her ne kadar “istemlerin açıklığı”, EPC’de ve 6769 sayılı SMK’da hükümsüzlük nedeni olarak sayılmasa da, istemlerin açık olmaması (unclear), bazı durumlarda buluşun yeterince açıklanmaması (insufficient disclosure) problemini ortaya çıkarabilmektedir. İstemlerin açık olmaması, istemlerde tanımlanan buluşun uygulanmaya konulacak yeterlikte açıklanması engelleyecek nitelikteyse, yani, açıklık problemi nedeniyle, istemlerde tanımlanan buluşun uygulanması da mümkün değilse, bu durum EPC Md. 83 ve 6769 sayılı SMK Md. 92(1)(2) ve (3) kapsamında buluşun yeterince açıklanmaması kapsamında değerlendirilecek ve patentin hükümsüzlük nedeni olarak dikkate alınacaktır. Örneğin, istemdeki bir özelliğin belirsiz tanımlanması nedeniyle ilgili alanda uzman kişi kendi genel bilgisini de kullanarak buluş ile çözümü amaçlanan problemin çözümü olan tekniği ortaya koyamıyorsa, bu durum buluşun yeterince açıklanmadığı anlamına gelecektir.
Özetlemek gerekirse, “istemlerin açıklığı”nın, hükümsüzlük nedeni olarak dikkate alınıp alınmayacağı, her bir olayın niteliğine göre ayrı ayrı bakılmalıdır. İstemlerin açık olmaması, doğrudan ve kati suretle hükümsüzlüğe neden olmayacaktır, ancak, istemlerin açık olmaması nedeniyle buluşun yeterince açıklanmaması (insufficient disclosure) durumu da ortaya çıkıyorsa hükümsüzlük gerekecektir.
Somut olay yönündense, davacının, dava konusu patentlerin istemlerinin açık ve net olarak tanımlanmadığı iddiası, doğrudan bir hükümsüzlük nedeni olamayacaktır. İstemlerin açık olmadığı tespit edilse dahi, istemlerde tanımlanan buluşun ilgili alanda uzman kişinin onu uygulamaya koyabilmesini mümkün kılacak yeterlikte açık ve tam olarak açıklanmış olduğunun tespit edilmesi halinde, hükümsüzlük şartının gerçekleşmediği söylenecektir.
EPC Md. 83’e göre, buluşun, buluş konusunun ilgili olduğu teknik alanda uzman bir kişi tarafından buluşun uygulanabilmesini sağlayacak şekilde yeterince açık ve tam olarak açıklanması gerekmektedir. Aksi durumda, patentin hükümsüz kılınması söz konusu olacaktır. İstemler korunması talep edilen konuyu tanımlamalıdır. İstemler açık ve öz olmalı ve tarifnamede dayanağı olmalıdır (EPC Md. 84). İstemlerin yorumlanmasında tarifname ve resimler de kullanılmaktadır (EPC Md. 69(1)). Dolayısıyla, buluşun yeterince açıklanıp açıklanmadığı değerlendirilirken tarifname, istemler ve varsa resimleri de içerecek şekilde tüm başvuru dikkate alınmalıdır.
İlgili alanda uzman kişinin, buluşu uygulamaya koyabilmesini sağlayacak şekilde, buluşun en az bir uygulaması ayrıntılı olarak açıklanmalıdır. Buluş, ilgili alanda uzman kişinin bilgisiyle okunacağından, bu kişinin genel bilgisi dahilinde iyi bilinen, bu kişilerce malum olan tali özelliklerin ayrıntılı olarak açıklanmasına gerek yoktur. Ancak, ilgili alanda uzman kişinin buluşu uygulamaya koyabilmesi için olmazsa olmaz nitelikteki özelliklerin (esas özellik) tarifnamede uzman kişinin açıkça anlayacağı yeterlikte ayrıntılı açıklanması gereklidir. Bu nedenle, ilgili alanda uzman kişinin gereksiz külfete girmeksizin ve buluş yapma kapasitesi kullanmadan, istemde talep edilen kapsamının tümünde (over the whole area claimed) buluşun uygulayabilmesini sağlayacak şekilde yeterince açıklanmalıdır (bkz. T 792/00, T 811/01, T 1241/03, T 364/06; ve T 1727/12). Burada, “istemde talep edilen kapsamın tümü”nden ("whole area claimed"), esasen istemin koruma kapsamına giren herhangi bir unsur anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, buluşun tarifnamede dayanağının olmaması, aynı zamanda buluşun istemde talep edilen kapsamın tamamının uygulanabilmesini sağlayacak şekilde yeterince açıklanmadığı anlamına gelebilmektedir. İstemin kapsamı örneğin bir malzeme ya da makinaların tüm sınıflarını kapsayacak şekilde çok geniş olsa dahi, tarifnamede makul destek varsa ve istemde talep edilen kapsamın tümünde buluşun uygulanamayacağının düşünülmesi için bir sebep yoksa, bu istem kabul edilebilir olacaktır. Ancak, tarifnamede verilen bilgiler uzman kişinin buluşu istemdeki kapsamın tamamında uygulayabilmesi için yeterli değilse, buluşun tarifnamede dayanağının olmadığı söylenecektir.
EPO Temyiz Kurulu içtihatlarına göre, istemler (dolayısıyla istemlerin açıklığı hususu) değerlendirilirken, uzman kişinin, mantığa aykırı ya da teknik anlam taşımayan yorumları göz ardı etmesi ve kabul etmemesi gerekmektedir. Uzman kişi, teknik olarak akla yatkın olanı tercih etmeli ve istemin yorumuna ulaşmak için, patentteki açıklamaları da dikkate alarak, yıkıcı olmaktan ziyade yapıcı bir eğilimde olmalıdır. Patent, yanlış anlamaya yönelik bir arzuyla değil, anlamaya yönelik bir yaklaşımla yorumlanmalıdır.
Somut olayda, patentin hatalı çeviriden kaynaklanan Türkçe tarifnamesinde (9. Sf.) polistirenin türevlerinden bahsedildiği kısmın, yani “Türevler arasında esterler, asitler, amitler ve benzerleri bulunabilir” cümlesinin dikkate alınmaması gerekecektir. Bu çerçevede, ilgili alanda uzman kişinin istemde talep edilen kapsamının tümünde (over the whole area claimed) buluşun uygulayabilmesini sağlayacak şekilde yeterince açıklanıp açıklanmadığı, istemin koruma kapsamına giren unsurların yeterince açıklanıp açıklanmadığı değerlendirilmiştir. İsteme konu buluşun unsurları olan, “Laminat Yapı”, “Poliüretan içeren elastik elyaf", “ağırlıkça %00.01 ila %30 oranında polistiren” ve “dokumasız kumaş, film ve bunların kombinasyonlarından oluşan grup içinden seçilen bir substratın bir ya da daha fazla katmanına yapıştırılması” unsurlarının açıklamaları tarifnamede buluşun arka planı başlığı altında özellikle de “Buluşun Ayrıntılı Açıklaması” başlığı altında verilmektedir. Bunlardan “laminat yapı” unsuru, buluşun ilgili olduğu teknik alanda uzman kişi, -ki bu kişi tekstil sektöründe çalışan tekstil mühendisi ya da akademik olarak tekstil mühendisliği bölümünde araştırma yapan akademik personel olarak kabul edilebilir- tarafından genel bilgisi kapsamında iyi bilinen, bir özelliktir, tarifnamede de teknikte bilinenden farklı bir anlamda kullanıldığı yönünde bir açıklama bulunmamaktadır.
Nitekim, laminasyon ve kaplama teknikleri tekstilde temel bilgi niteliğindedir ve bu tekniklere ilişkin bilgiler derslerde/ders kitaplarında verilmektedir. Dolayısıyla ilgili alanda uzman kişi, laminat yapının, birden fazla katmanın birleştirilmesiyle oluşturulan bir malzeme olduğunu, laminat yapının üretilmesi için iki veya daha fazla tabakanın yapıştırma ya da kaynaklanma gibi yollarla bir araya getirilmesiyle oluşacağını bilecektir. Elastik elyaf unsuru tarifnamede açıklanmıştır, iki bileşenli, örneğin spandeks kılıf-çekirdek elyaflar veya tek bir bileşenli, ayrıca tek bileşenli elyaf olarak da adlandırılmaktadır (bkz tarifname sf. 1 str. 6-8). Kılıf-çekirdekli elyaflar, daha yüksek erime noktalı poliüretan bir çekirdek ve bir bağlanma arttırıcı katkı maddesi olarak düşük erime noktalı bir termoplastik polimer içeren bir kılıf içermektedir (bkz. tarifname sf. 3 str. 1-4). Poliüretanüre ve poliüretan bileşimleri de, tarifnamede 5 nolu sayfada ayrı bir başlık altında açıklanmıştır. Zaten, bu bileşikler kimyasal veritabanlarında tanımlanmış olup, uzman kişinin genel bilgisi kapsamındadır. Yine polistiren de, monomer haldeki stirenin polimerizasyonu ile üretilen bir polimer olup, ilgili alanda uzman kişinin genel bilgisi kapsamındadır. Poliüretanüre, poliüretan, polistiren terimleri, ilgili alanda bileşikleri adlandıran özel teknik terimler olup, bu özel anlamları göz önüne alarak değerlendirmesi gerekecektir ve bu terimlerin anlamı veya ifade ettiği bileşikler hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Sonuç olarak, istemin koruma kapsamına giren unsurlar bağımsız olarak ele alındığında davaya konu patentin tarifnamesinde açıklanmıştır ve dayanağı bulunmaktadır.
1 nolu isteme konu buluşun unsurları:
1. Bir laminat yapı olup, özelliği
1.1 poliüretan içeren elastik bir elyaf ve
1.2 ağırlıkça %0.01 ila %30 oranında bir polistirenden seçilen en az bir katkı maddesi içermesi;
1.3 bahsedilen elastik elyafın, kumaş, dokumasız kumaş, film ve bunların kombinasyonlarından oluşan grup içinden seçilen bir substratın bir ya da daha fazla katmanına yapıştırılmasıdır.
Taraflar arasındaki “buluşun yeterince açıklanmadığı” iddiasına konu uyuşmazlık, kısıtlanmış istemin lafzına odaklanmaktadır. Bu bağlamda, istemde, 1.2 numaralı unsur olan “ağırlıkça %0.01 ila %30 oranında bir polistirenden seçilen en az bir katkı maddesi içermesi” ifadesinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Polistirenin kimyasal yapısı ve özellikleri kimyasal veritabanlarında açıklanmıştır, dolayısıyla polistirene ilişkin bu bilgiler ilgili alanda uzman kişinin genel bilgisi kapsamındadır. Yukarıdaki paragrafta değinildiği üzere, polistiren monomer haldeki stirenin polimerizasyonu ile üretilen bir polimerdir. Polimerler yapı ve içerdikleri tekrarlanan birimlerin cinsine göre; homopolimer ve kopolimerler olarak iki sınıfa ayrılırlar. Homopolimerlerde, polimer içinde birimler birbirinin aynı olup, bu tür polimer genel yapısı, X(A)nY şeklindedir, kopolimerler ise, yapısında X(A)nY şeklinde iki veya daha fazla tekrarlanan birim bulunduran polimerlerdir.
Davacının da ifade ettiği üzere, istem lafzında geçen “polistirenden seçilen EN AZ BİR” ifadesi muğlaklığa sebep olmaktadır. Şöyle ki, “SEÇİLEN” ifadesi, koruma kapsamında sadece “polistiren olan bir katkı maddesi” olduğunu değil, sanki polistiren katkı maddelerinin birden fazla seçeneği (örneğin farklı markalarda ya da farklı spesifikasyonlarda polistiren katkı madde seçenekleri) varmış da bunlar arasından seçim yapılıyormuş algısını oluşturmaktadır. Yine, “EN AZ BİR” ifadesi de, sanki bu polisitren katkı maddesi seçenekleri arasından birden fazla tercih yapılabilecekmiş gibi, katkı maddesinin bir adet polisiten madde değil de, birden fazla polistiren katkı maddesi alternatifi arasından seçilebilen bir karışım olduğu algısına sebep olmaktadır. İstemin 1.2 numaralı unsurunun (ağırlıkça %0.01 ila %30 oranında bir polistirenden seçilen en az bir katkı maddesi içermesi) lafzını okuyan ilgili alanda uzman kişinin, “en az bir katkı maddesi içermesi” ifadesinden, önce polisitiren içeren (yani polistiren olan) birden fazla sayıdaki katkı madde alternatiflerini (örneğin farklı markalar ya da farklı spesifikasyonlar var mı acaba diye) düşüneceği, bu katkı malzemelerinden seçim yaparak ağırlıkça %0.01 ila %30 oranında olacak şekilde yine “polistiren katkı malzemesi” karışımı tercihini yapmayı düşüneceği; istem lafzındaki bu muğlaklığın, sadece istemin yeterince açık olmaması sorununa sebep olduğu, fakat, buluşun uygulanmaya koyulabilmesini engelleyecek mahiyette olmadığı, ilgili alanda uzman kişinin, tarifnameyi dikkate alarak ve kendi genel bilgisi ile teknik yorum yaptığında, nihayetinde “ağırlıkça %0.01 ila %30 oranında bir polistiren katkı malzemesi” olduğunu anlayarak, buluşun uygulanmaya koyabileceği;
Çünkü.... Temyiz Kurulu içtihatlarında da, istemler (dolayısıyla istemlerin açıklığı hususu) değerlendirilirken, uzman kişinin, mantığa aykırı ya da teknik anlam taşımayan yorumları göz ardı etmesi ve kabul etmemesi gerekmektedir. Uzman kişi, teknik olarak akla yatkın olanı tercih etmeli ve istemin yorumuna ulaşmak için, patentteki açıklamaları da dikkate alarak, yıkıcı olmaktan ziyade yapıcı bir eğilimde olmalıdır . Patent, yanlış anlamaya yönelik bir arzuyla değil, anlamaya yönelik bir yaklaşımla yorumlanmalıdır.
Davacı her ne kadar, istem 1’in lafzının, tarifname esas alınarak yorumlandığında, sadece polistirenden değil (yani tek bir maddeden değil), polistirenin de dahil olduğu (örneğin polistiren türevleri) bir gruptan (yani pek çok seçenek arasından) katkı maddesi seçilebileceği anlamına geldiğini, patentin ne tarifnamesinde ne de istemlerinde polistirenin “homopolimer” olduğuna dair bir bilgi yer almadığını, iddia etse de, istemlerin tarifname ve resimler esas alınarak yorumlanması belirli sınırlar dahilindedir. İstemlerdeki birden fazla farklı anlama gelebilen ya da muğlak bir ifadenin anlamının doğru bir şekilde belirlenebilmesi için, tarifname patentin “sözlüğü” olarak kullanılabilmektedir. Ancak, istemde yer alan bir ifadenin açık ve kesin teknik bir anlamı varsa, bu ifade tarifname dikkate alınarak farklı bir şekilde yorumlanamayacaktır. İlgili teknik alanda, “polistiren” ifadesi, “kopolimer olduğu” ya da “türevlerini de kapsadığı” yönünde bir yönlendirme olmadıkça, monomer haldeki stirenden üretilen polimerleri ifade etmektedir. Dolayısıyla, istem lafzında açıkça “polistiren homopolimerleri” ifadesine yer verilmemiş olsa da, “polistiren” teriminin teknik anlamı, farklı ilave bir yönlendirme yapılmadıkça, polistiren homopolimerlerini ifade etmektedir. Benzer şekilde, istemin lafzından açıkça anlaşılan kapsamın hiçe sayılması ve “kopolimer olduğu” ya da “türevlerini de kapsadığı” yönünde istemin lafzında genişletici bir açıklama olmamasına rağmen, tarifnameden yola çıkılarak bu ifadenin istemde varmış gibi okunması ve farklı bir yoruma gidilmesi uygun olmayacaktır.
İstemde yer alan “polistiren” teriminin açık ve kesin teknik bir anlamı olduğundan, bu ifade tarifname dikkate alınarak farklı bir şekilde yorumlanamayacaktır. Patent istemleri yazılırken, koruma kapsamının daraltılmaması ve buluşun uygulanabildiği alanları geniş tanımlamak amacıyla, “en az bir”, “kimyasal maddelerin türevleri veya polimerleri” gibi geniş anlamlı ifadeler tercih edilmemektedir. İstemde, “kopolimer” ya da “türevleri” vb. genişletici bir ifade bulunmamasına rağmen, tarifnamede de isteme konu kimyasal maddenin tanımı “kopolimer” ya da “türevleri” kapsayacak şekilde tanımlanmamışken, ilgili alanda uzman kişinin istemde tanımlanan bir kimyasal maddeyi, lafzından daha geniş yorumlaması beklenmeyecektir. Bilakis, polistirenin monomer stirenlerden oluşan bir polimer olduğu bilgisi karşısında, “kopolimer”leri kapsama dahil eden bir yorum göz ardı edilecektir. Türevlerin ise kapsama dahil olduğu yönünde -Türkçe tarifnamedeki (9. Sf.) hatalı çeviriden kaynaklanan cümle haricinde- bir bilgi tarifnamede bulunmamaktadır. Yukarıda bahsedildiği üzere, hükümsüzlük davalarında Avrupa patentinin işlem dilindeki metni bağlayıcı metin olarak dikkate alınacağından, Türkçe tarifnamedeki polistirenin türevlerinden bahsedildiği kısım dikkate alınmayacaktır. Kaldı ki, bir an için, bu kısım dikkate alınsa dahi, bu durumda istemdeki “polistirenden seçilen EN AZ BİR” ifadesinin ortaya çıkardığı muğlaklık, sadece istemin yeterince açık olmaması sorununa sebep olmaktadır. fakat, buluşun uygulanmaya koyulabilmesini engelleyecek mahiyette değildir. Nitekim, tarifnamedeki açıklamalar dikkate alındığında, yukarıda değerlendirildiği üzere istemin koruma kapsamına giren unsurlar (1 ila 1.3 nolu unsurlar) bağımsız olarak ele alındığında davaya konu patentin tarifnamesinde açıklanmıştır ve dayanağı bulunmaktadır.
Neticede, dava konusu patentin isteminde 1.2 numaralı unsur olan “ağırlıkça %0.01 ila %30 oranında bir polistirenden seçilen en az bir katkı maddesi içermesi” ifadesi, açıklık problemine neden olmaktadır. Ancak, söz konusu açıklık problemi, buluşun yeterince açıklanmaması (insufficient disclosure) durumuda ortaya çıkarmamaktadır. Patentin tarifnamesinde, buluş ilgili alanda uzman kişinin, buluşu uygulamaya koyabilmesini sağlayacak şekilde, buluşun unsurları ve temsili uygulamaları örneklerle ayrıntılı olarak açıklanmıştır. İlgili alanda uzman kişinin bilgisiyle okunduğunda, nihai istem setine konu buluşun alandaki uzmanın uygulamaya koyabileceği yeterlikte açıklandığı kanaatine varılmıştır.
Dava Konusu Patentin Yenilik ve Buluş Basamağının İncelemesi:
Dava konusu... sayılı patentin geçerli rüçhan tarihi olan 13.09.2013 tarihinden önceki tarihli dokümanlar olarak dikkate alındığı anlaşılmıştır.
Yenilik:
Yenilik değerlendirmesi yapılırken patentin istemleri dikkate alınır. Zira patent başvurusunun kapsamını belirleyen istemlerdir. Tarifname, özet ve resimler istemlerin yorumlanmasında dikkate alınır.
....sayılı patentin yeniliği, söz konusu patent belgesinin istemlerinde korunan buluşun, başvuru tarihinden önce, dünyanın herhangi bir yerinde toplumca erişilebilir yazılı veya sözlü tanıtım, kullanım veya bir başka yolla açıklanıp açıklanmadığıdır. Yenilik değerlendirmesi yapılırken:
patent istemlerinde korunması talep edilen teknik unsurlar tanımlanır,
istemlerde tanımlanan bu teknik unsurlardan, tekniğin bilinen durumuna dahil olan ortak unsurlar tanımlanır,
tekniğin bilinen durumuna dahil olan unsurlar ile istemde talep edilen unsurlar karşılaştırılır (yenilik değerlendirmesinde tekniğin bilinen durumuna dahil dokümanlar tek tek değerlendirilir, yani, yeniliği yok etmek için birden fazla dokümandaki açıklamalar birleştirilerek kullanılmaz),
tekniğin bilinen durumunda tanımlanan unsurlar ile istemlerde tanımlanan teknik unsurlar aynı ise söz konusu istem yeni değildir.
Diğer bir ifadeyle, ilgili teknik alanda uzman bir kişi, istemde tanımlanan unsurları, tekniğin bilinen durumuna dahil olan bir dokümandaki açıklamalardan doğrudan ve tam olarak ortaya koyabiliyorsa, bu durum buluşun yeniliğini ortadan kaldırır. Dolayısıyla, tekniğin bilinen durumunda tanımlanan unsurlar ile istemlerde tanımlanan teknik unsurlar “aynı” ise söz konusu istem yeni değildir. Burada, unsurların “aynı” olması ile kastedilen, istemlerde talep edilen unsurun karşılığının, tekniğin bilinen durumunda kelimesi kelimesine aynen açıklanmış olması gerektiği değildir. Buna göre, önceki dokümanda kelimesi kelimesine birebir açıklanmayan, ancak, teknik alandaki uzman kişinin önceki dokümandaki açıklamalardan, uzmanın genel uzmanlık bilgisi içerisinde herhangi bir özel çaba harcanmaksızın doğrudan ve otomatik olarak tespit edilebilecek hususlar yenliği ortadan kaldıracaktır. Örneğin, önceki teknikte, kauçuğun elastik özellikleri açıkça kullanılmış ise, “elastik” özellik önceki teknikte kelimesi kelimesine açıkça ifade edilmemiş olsa dahi, (“kauçuğun elastik özelliği” uzmanın genel uzmanlık bilgisi içerisinde herhangi bir özel çaba harcanmaksızın doğrudan ve otomatik olarak tespit edilebilecek bir bilgi olduğundan) ilgili teknikte “elastik malzeme” kullanılmasının yeniliğini ortadan kaldıracaktır. Yeniliği değerlendirirken, buluşun önceki teknikten “doğrudan ve tam olarak ortaya konabilinmesinin” sınırları önemli bir husustur. Yenilik değerlendirmesinde, tekniğin bilinen durumuna dahil dokümanda açıklanan bir öğretinin, o dokümanda açıklanmayan eşdeğerlerini de içerecek şekilde yorumlanması kabul edilemez. Nitekim, ...sayılı kararında da, “… bilinen bir unsurun eş değerinin kullanılmasının yeniliğe değil buluş basamağına ilişkin bir değerlendirme olduğu…” ifade edilmektedir.
Yenilik incelemesinde tekniğin bilinen durumuna ait dokümanlar tek tek değerlendirilir. Tekniğin bilinen durumuna dahil dokümanlardaki açıklamalar ile istemlerdeki unsurlar karşılaştırılırken, farklı dokümanlarda açılanan unsurlar bir araya getirilerek, kümülatif olarak değerlendirilmez. Y... sayılı kararında, yenilik değerlendirmesi yapılırken, farklı dokümanlarda açılanan unsurların bir araya getirilerek, kümülatif olarak değerlendirilmeyeceği ifade edilmektedir.
Davaya konu patentin 1 nolu ana isteminin yenilik ve buluş basamağı değerlendirmesi:
1. Bir laminat yapı olup, özelliği
1.1 poliüretan içeren elastik bir elyaf ve
1.2 ağırlıkça %0.01 ila %30 oranında bir polistirenden seçilen en az bir katkı maddesi içermesi;
1.3 bahsedilen elastik elyafın, kumaş, dokumasız kumaş, film ve bunların kombinasyonlarından oluşan grup içinden seçilen bir substratın bir ya da daha fazla katmanına yapıştırılmasıdır.
Yenilik Değerlendirmesi:
D1 (JP 2010-168717) dokümanı
D1 dokümanının yayın tarihi (05.08.2010) dava konusu patent rüçhan tarihinden (13.09.2013) önce olduğundan, tekniğin bilinen durumuna dahildir, dolayısıyla yenilik ve buluş basamağı değerlendirmesinde dikkate alınmalıdır. D1 dokümanında, buluşun mükemmel yapışma özelliğine sahip bir poliüretan elastik iplik (ing. yarn) olduğu açıklanmaktadır. D1’e konu buluşun amacı, bir sıcak eriyik yapışkanına mükemmel yapışkanlığa sahip olan bir poliüretan elastik iplik ve bunu üretmek için bir yöntem sağlamasıdır. Poliüretan elastik ipliğin özelliği, poliüretanın ana bileşenlerinin bir polimer diol ve bir diizosiyanat olması ve polivinilpirolidon ve/veya bunun bir kopolimeri ve rosin ve/veya bunun bir türevinin bulunmasıdır. D1 dokümanı, istemin unsurları açısından değerlendirildiğinde, istemdeki 1.1. nolu unsurdaki “poliüretan içeren elastik bir elyaf (ing. fiber)” yerine D1 dokümanında “poliüretan poliüre elastik iplik (ing. yarn)” açıklanmıştır ve 1.2. nolu unsurdaki polistiren polimeri açıklanmamıştır, polimer olarak polimer diol ve bir diizosiyanat olması ve polivinilpirolidon özellikle de polivinilpirolidon açıklanmıştır.
Neticede, 1 nolu istemin 1.1 ve 1.2. unsurları D1’de spesifik olarak açıklanmadığından, yeni olduğu;
D2 (JP 2006-124841) dokümanı
D2 dokümanının yayın tarihi (18.05.2006) dava konusu patent rüçhan tarihinden (13.09.2013) önce olduğundan, tekniğin bilinen durumuna dahildir. D2 dokümanına konu buluş, genel olarak poliüretan poliüre ipliğin kumaş üzerinde uygulanması sırasında yanlış hizalamayı engellemek için yapışma özelliklerinin mükemmelleştirilmesine ilişkindir. Mükemmel bağlanma ve elastik özelliklere sahip ısıyla bağlanan poliüretan poliüre elastik iplik, kuru eğirme yöntemi ile veya ıslak eğirme yöntemi ile, 170°C'den yüksek erime noktasına sahip poliüretan poliüre ağırlıkça % 2~30 80~160°C erime noktasına sahip termoplastik içerecek şekilde elde edilir. Termoplastik elastomer, 8~12 çözünürlük parametresi değerine sahiptir. Bu buluş, bir ısıyla bağlama işlemine tabii tutulan bir poliüretan poliüre elastik ipliğe ve daha özel olarak, bir dokuma kumaşta, dokuma olmayan bir kumaşta veya bir filmde gerilebilirlik oluşturmak için sağlanan bir poliüretan poliüre elastik ipliğe ilişkindir.
D2’deki açıklamalara göre, buluş, yukarıda bahsedilen dezavantajların üstesinden gelmektedir. Kuru bir yöntemle veya ıslak bir yöntemle elde edilen bir poliüretan poliüre elastik iplik, elastik iplikler arasında veya elastik bir iplik ile başka bir üye arasında sıcak eriyik bağlama ısı kaynağı veya ultrasonik kaynak gibi işlemle yapışmayı artırmak için, ipliğin mükemmel elastik özelliklerini korurken, yanlış hizalamasını ve iplik kaçışını önlemek için uygulanmaktadır. D2’de, poliüretan poliüreninkinden daha düşük bir erime noktasına sahip olan belirli bir miktarda termoplastik elastomer içeren poliüretan poliürenin, iyi ısı bağlama özelliği, elastik özelliklerinde düşük bozulma ve mükemmel his veren elastik bir iplik elde etmek için kuru eğirme yöntemi veya ıslak eğirme yöntemi ile uygulanabileceği açıklanmıştır.
D2’ye göre, söz konusu buluşun termoplastik elastomeri, 80~160 °C'lik bir erime noktasına sahip olduğu sürece olefin tipi, stiren tipi, vinil klorür tipi, üretan tipi, polyester tipi vb, herhangi biri olabilmektedir.
İstemin unsurları açısından;
1. Bir laminat yapı unsuru; D2 dokümanında, ipliğin dokuma veya örme kumaşa, dokumasız kumaşa, filme uygulandığı ve uygulamanın sıcak bağlanma işlemi ile gerilebilirlik oluşturmak için yapıldığı açıklandığından, 1 nolu unsur olan “laminat yapı” D2’de açıklanmıştır,
1.1 poliüretan içeren elastik bir elyaf unsuru; istemdeki “poliüretan içeren elastik bir elyaf (ing. fiber)” yerine D2 dokümanında “poliüretan poliüre elastik iplik (ing. yarn)” açıklanmıştır.
1.2 ağırlıkça %0.01 ila %30 oranında bir polistirenden seçilen en az bir katkı maddesi içermesi; ağırlıkça % 2~30 oranında 80~160°C erime noktasına sahip termoplastik elastomer (stiren tipi, vinil klorür tipi, üretan tipi, polyester tipi vb,) içermektedir.
1.3 bahsedilen elastik elyafın, kumaş, dokumasız kumaş, film ve bunların kombinasyonlarından oluşan grup içinden seçilen bir substratın bir ya da daha fazla katmanına yapıştırılması unsuru: yukarıda 1.1 nolu unsurda açıklandığı üzere, 1.3. nolu unsur da D2’de açıklanmamıştır.
D2’de, 1.1. ve 1.2. unsuru spesifik olarak açıklanmamıştır. Şöyle ki, 1.1. unsuru “elastik elyaf (elastic fiber)” ile “elastik iplik (elastic yarn)” unsurları açısından ele alındığında, iplik, birbirine kenetlenmiş uzun ve sürekli elyaflardan oluşan bir yapıdır. Dolayısıyla, ipliğin, fiberlerin bir araya gelmesiyle oluşturulan bir yapı olduğu ve ipliğin yapısında elastik biberin bulunduğu düşünülebilir, fakat, fotografik yenilik yaklaşımı ile ele alındığında, “fiber” ile “iplik” formları farklı yapılar olduğundan farklı unsurlar olarak ele alınacaktır. Bu nedenle, 1.1. unsuru itibariyle istemin D2 karşısında yeni olduğu söylenecektir. Dolayısıyla, 1.3 nolu usnurda bahsedilen”elyafın katmana yapışması” özelliği de D2’de açıklanmamıştır.
Kaldı ki, bir an için D2‘deki iplik unsurunun, fiberi de kastettiği kabul edilerek 1.1. ve 1.3. unsurunun D2 karşısında yeni olmadığı dikkate alınsa dahi, 1.2. unsuru da spesifik olarak D2’de açıklanmamıştır. D2’de, davaya konu buluşla çözümü amaçlanan teknik probleme getirilen çözüme benzer şekilde, ağırlıkça %2 ila %30 arasında bir termoplastik elastomer içeren bir elastik poliüretanüre ipliğini ve poliüretan ipliğe uygulanacak %2-30 oranında termoplastik elastomer malzeme ile yapışma özelliklerinin arttırılacağı açıklanmaktadır. Seçilecek termoplastik elastomer malzemeler arasında “stiren tipi polimerler” de sayılmaktadır. “stiren tipi polimer” ifadesi, davaya konu patentin istemindeki spesifik olarak “polistireni” de kapsayacak şekilde, stiren kopolimerlerini ve türevlerini kapsamaktadır. Diğer bir ifadeyle, kısıtlanmış nihai istem setindeki “polistiren”, stiren kopolimerlerini ve türevlerini içeren stiren tipi polimer alternatifleri (örneğin stiren bütadien stiren kopolimeri veya diğer stiren kopolimerleri ya da polistirenin ester, asit, amit ve benzeri türevleri) arasından spesifik olarak seçilen bir polimerdir.
Genellikle, tekniğin bilinen durumuna dahil dokümanlarda açıklanan teknik bilgi genel ifadeler ile tanımlanmaktadır. Daha önceden bilinen geniş aralıktan dar bir aralığın seçilmesi yoluyla oluşturulan buluşlara ....’da “seçme buluş” (selection invention) denilmektedir. Önceki tekniğin genel ifadelerle tanımlandığı, bu genel açıklamalardan daha özel alanların seçildiği buluşlarla, özellikle kimyasal konulardaki literatürde karşılaşılmaktadır. Önceki teknikte, spesifik olarak açıklanmış olan bir listeden (tek listeden seçim yapılması) bir seçim yapılması “yenilik” sağlamamaktadır. Ancak, belirli bir spesifik kombinasyona ulaşmak için belli uzunlukta iki ya da daha fazla listede açıklanan unsurlar arasından bir seçim yapılması halinde, ortaya çıkarılan spesifik kombinasyon tekniğin bilinen durumunda açıklanmamışsa, “yenilik” sağlanmaktadır (“iki liste” ilkesi - the "two-lists principle"). İstemde tanımlanan aralıktaki bir unsurun, tekniğin bilinen durumundaki aralıkla örtüşmesi durumunda, istemin yeni olmadığının söylenebilmesi için, istemdeki aralığın uç noktalarının veya ara değerlerinin spesifik olarak önceki teknikte açıkça belirtilmiş olması veya örtüşen aralığa giren spesifik bir örneğin önceki teknikte açıklanmış olması gerekmektedir .
Bu çerçevede, 1.2. unsurundaki “ağırlıkça %0.01 ila %30 oranı”, D2’deki “ağırlıkça % 2~30” oranıyla hem bir uç noktası örtüşmekte hem de D2’deki aralığı da içine alan daha geniş bir aralık olduğundan, yeni değildir. Fakat, 1.2. unsurundaki polistiren polimeri D2’de spesifik olarak tanımlanmamıştır, dolayısıyla, 1.2. unsuru itibariyle de istemin D2 karşısında yeni olduğu söylenecektir.
Neticede, 1 nolu istemin 1.1 ve 1.2. unsurları D2’de spesifik olarak açıklanmadığından, yeni olduğu kanaatine varılmıştır.
D3 (JP 2006-307409) dokümanı:
D3 dokümanında bir poliüretan elyaf açıklamaktadır. D3’de bir poliüretan solüsyonu ile düşük erime noktalı bir bileşik karıştırılarak liflerin eğrilmesi için bir solüsyon elde edilmektedir. D3'de, buluş konusu elyafın tek kullanımlık çocuk bezleri dahil pek çok uygulaması olduğu belirtilmekte ve yüksek esneklik derecesi elde edilmek istenen tüm yüzeylere uygulanabileceği belirtilmektedir. Bahsedilen düşük erime noktalı bileşiğin stiren bazlı, akrilat bazlı ve PVP (polivinilpirolidon) bazlı polimerler olabileceği ifade edilmektedir. Poliüretanın düşük erime noktalı bileşiğe oranı 40:60 ila 80:20 aralığında olmalıdır. 80:20 oranı, elastik lif temelinde ağırlıkça %20'lik bir içeriğe karşılık gelmektedir.
Bahsedilen düşük erime noktalı bileşiğin stiren bazlı, akrilat bazlı ve PVP (polivinilpirolidon) bazlı polimer alternatifleri olabileceği uzun bir liste şeklinde ifade edilmektedir.
Yukarıda D1 dokümanında yapılan değerlendirmelere benzer şekilde, 1 nolu istemin 1.1 ve 1.2. unsurları D3’de de spesifik olarak açıklanmadığından, istemin yeni olduğu kanaatine varılmıştır
D4 (WO 2007/070101) dokümanı:
D4 dokümanı elastik laminatlara ilişkindir. D4 dokümanının 1 nolu isteminde, kaplama malzemesi ve kaplama malzemesine bağlı en az bir elastik eleman içeren bir kompozit malzeme açıklanmıştır. Söz konusu kompozit malzeme, elastik eleman bir yapıştırıcı bileşim ile birleştirilmiş bir elastomerik malzeme içermektedir ve elastik parçayı kaplama malzemesine bağlamak için sadece elastomerik malzeme ile kombinasyon halinde yapıştırıcı bileşim mevcuttur.
D4’te açıklanan dokuma olmayan bir ağ gibi en az bir yüzey malzemesine bağlanmış bir elastik eleman içeren bir kompozit elastik malzemedir. Yüzey malzemesi, elastik eleman gerilmiş bir durumda olduğunda elastik elemana lamine edilebilir. Böylece, elastik eleman gevşediğinde, kaplama malzemesi toplanır ve tüm kompozitin en az bir yönde gerilmesine izin verir.
D4’de, elastomer malzeme olarak stirenik blok polimer, poliüretan, polyester, polyamid, etilen kopolimeri ve en az bir vinil monomer veya bir metalosen katalizi protein kullanılmaktadır.
Yapışkan bileşim ise ataktik bir polimer malzemedir. D4’de ataktik polimer malzemeler, polistireni de içeren geniş bir liste olarak verilmiştir: polipropilen, polistiren, polibüten, düşük yoğunluklu polietilen veya polialfaolefin rastgele polimeri ve burada yapışkan bileşimde bulunan kristalli polimer bir polipropilen, polistiren, polibüten, yüksek yoğunluklu polietilen veya bir polialfaolein rastgele kopolimeri olabilmektedir.
D4’deki 12 nolu istemde, yapıştırıcınınım elastik yapıdaki ağırlıkça oranı %2 ila 20 olduğu açıklanmıştır, fakat, istemdeki 1.2. nolu unsurdaki spesifik poliüretan-polistiren oranı D4’de açıklanmamıştır.
Dolayısıyla ilgili alanda uzman kişinin, davaya konu patentin 1 nolu istemindeki buluşa ulaşabilmesi için, 1.1 nolu “poliüretan içeren elastik bir elyaf” unsuru için, D4’de tanımlanan bileşikler listesinden poliüretanı seçmesi, 1.2 nolu “ağırlıkça %0.01 ila %30 oranında bir polistiren” katkı maddesi unsuru için katkı maddesi listesinden polistireni seçmesi gerekecektir.
Neticede, 1 nolu istemin 1.1 ve 1.2. unsurları D4’de spesifik olarak açıklanmadığından, istemin yeni olduğu kanaatine varılmıştır. Nitekim D4 dokümanı ....tarafından da değerlendirilmiş ve yenilik zedeleyici olmadığı belirtilmiştir.
D5 (WO 2011/149734) dokümanı:
D5 dokümanı iki bileşenli elyaf açıklamakta ve katkı maddesinin kılıf katmanında olabileceğini belirtmektedir.
1 nolu istemin 1.2 ve 1.3. unsurları D5’de spesifik olarak açıklanmadığından, istemin yeni olduğu kanaatine varılmıştır.
....Dokümanı:
D7 dokümanında bir poliüretan iplik (ing. yarn) açıklanmıştır. Elastik ipliğin ağırlığı başına düşen poliüretan polimer içinde, suda çözünmeyen ve solventte çözünen polimerin ağırlıkça % 15 ila 50'sini içeren poliüretan elastik bir iplik olduğu açıklanmıştır. D7’de, poliüretan polimerin çözücü ile çözülen ve suda çözülmeyen polimerinin bir akrilik reçine bazlı polimer, bir akrilonitol bazlı polimer ve asetil selülozdan seçildiği belirtilmektedir.
D7 dokümanında (İngilizce tercümesinde) elde edilen poliüretan ipliğin dokumasız bir kumaşa yapıştırıcı ile yapıştırıldığı ve bu yapıştırma işlemi ile elde edilen çocuk bezinden bahsedilmektedir.
Yukarıda D1, D3, D4 ve D5 dokümanlarında yapılan değerlendirmelere benzer şekilde, 1 nolu istemin 1.1 ve 1.2. unsurları D3’de de spesifik olarak açıklanmadığından, istemin yeni olduğu kanaatine varılmıştır
D10 Dokümanı:
“Co-axial electrospun polystyrene/polyurethane fibres for oil collection from water surface” isimli ve The Royal Socierty of Chemistry” dergisinde yayımlanan makale, polistiren ve poliüretan karışımı içeren lifleri açıklamaktadır. Liflerin üretimi, çekirdek-kılıf elyafları, poliüretan çekirdekte ve polistiren kılıfta olmak üzere, polistiren ve poliüretan çözeltileri kullanılarak eğrilmiştir. Bu amaçla, ... içinde ağırlıkça %20 polistiren solüsyonları ve DMF içinde ağırlıkça %70 ve ağırlıkça %50 poliüretan solüsyonları hazırlanmıştır ve aynı şırınga pompasıyla düzeye aynı anda beslenmiştir. Makale başlığından da anlaşılacağı üzere, bu elyafların amacı yağı emmektir.
Davacının da belirttiği üzere, aynı şırınga pompası kullanılmasından yola çıkarak, ilgili alanda uzman kişi besleme hızının ve dolayısıyla eğirme prosesindeki solüsyon miktarının aynı olduğunu değerlendirecek ve sonuç olarak, D1’daki örnekte üretilen liflerin, sırasıyla 20/75 ve 20/50'lik bir PS/PU oranı içereceğini öngörecektir. Böylece, lifin toplam ağırlığına göre bir PS içeriğine dönüştürüldüğünde, 20/95 = %21 değerleri ağırlık ve 20/70 = ağırlıkça %28.6 elde edilecektir. Bunların her ikisi de, dava konusu patentin 1. İsteminde açıklanan katkı maddesi miktarı olan %0.01 ila %30 aralığındadır.
Diğer taraftan, D10’da, elyaf liflerin “dolgu kağıtları” arasında geçici olarak preslenmesi, istemde 1.3 unsurunda tanımlanan “yapıştırılması” özelliğini karşılamamaktadır. Patentin tarifnamesine göre (bkz. sf. 5 str. 12-14), laminat yapı ultrasonik bağlama, bir yapıştırıcı, termal bağlama ve bunların kombinasyonları ile yapıştırılmaktadır.
Neticede, 1 nolu istemin 1.3 unsuru D10’de açıklanmadığından, yeni olduğu kanaatine varılmıştır.
D11 (US 5,393,599) dokümanı:
D11 dokümanında, nefes alabilir filmlere ve dokunmamış kumaşlara sahip laminatlar açıklanmaktadır. Özellikle çocuk bezlerinden bu tür laminatların tipik uygulamaları olarak bahsedilmektedir. D11’e göre laminatlar, elastik olmayan bir film ve elastik dokuma olmayan bir tabaka içermektedir.
D11’de, Sütun 6, satır 17 ve ayrıca Şekil 2'de, iki kumaş katmanı arasına yerleştirilmiş bir elastomerik katman içeren bir laminat açıklanmaktadır. Sütun 5, satır 54’de, elastomerik katmanın, özellikle elastomerik dokuma olmayan katmanlara atıfta bulunarak, örneğin bir elastomerik ağ olduğu belirtilmektedir.
Davacı, D11’de atıfta bulunarak, elastomerik katman için liflerin özellikle elastomerik poliüretanlar olarak tanımlandığını (sütun 12) ve ayrıca polistiren olan başka bir polimer içerebileceği belirtildiğini ileri sürmektedir (sütun 12, satır 35).
D11’deki bu açıklamalar değerlendirildiğinde, 1 nolu istemin 1.1 nolu unsuru (poliüretan içeren elastik bir elyaf) ve 1.2 unsuruna (ağırlıkça %0.01 ila %30 oranında bir polistirenden seçilen en az bir katkı maddesi içermesi) ulaşmak için, ilgili alanda uzman kişinin elastik tabakayı oluşturmak için elastomerler için sunulan uzun bir listeden “ESTANE” gibi bir poliüretan elostomerik malzemesini seçmesi (birinci listeden ilk seçim), uzun bir termoplastik elastomer listesinden polistireni seçmesi (ikinci listeden ikinci seçim) gerekecektir.
Neticede, 1 nolu istemin 1.1 ve 1.2. unsurları D11’de spesifik olarak açıklanmadığından, yeni olduğu kanaatine varılmıştır.
....Dokümanı:
D12 dokümanında, bir birinci bileşen ve bir ikinci bileşen içeren elastik liflerden oluşan bir elastik dokunmamış kumaştan mamul, yetişkinlere yönelik idrar kaçırma giysileri açıklanmaktadır. D12’de nefes alabilir filmlere ve dokunmamış kumaşlara sahip laminatlar açıklanmaktadır. Özellikle çocuk bezlerinden bu tür laminatların tipik uygulamaları olarak bahsedilmektedir. D12’de birinci bileşen “elastik polimerler” poliüretanlar, blok polyesterler, blok kopoliamidler, siterenik blok kopolimerler ve poliolefin kopolimerlerine ilişkin alternatifler liste olarak verilmiştir. İkinci bileşen de bir polimerdir ve örnek olarak elastomerik olmayan ve elyaf oluşturan termoplastik polimerler arasında, poliolefinler, örn. polietilen, polipropilen ve polibüten, polyester, poliamid, polistiren ve bunların karışımlarına ilişkin alternatifler bir liste olarak verilmiştir.
D11’e benzer şekilde, D12 dokümanından dava konusu buluşa ulaşmak için iki listeden tercih yapılması gerekmektedir. 1 nolu istemin 1.1 ve 1.2. unsurları D12’de spesifik olarak açıklanmadığından, yeni olduğu kanaatine varılmıştır.
D13 (....) Dokümanı:
D11 ve D12’ye’e benzer şekilde, D13 dokümanından dava konusu buluşa ulaşmak için en azından iki listeden tercih yapılması gerekmektedir. 1 nolu istemin unsurları D13’de spesifik olarak açıklanmadığından, yeni olduğu kanaatine varılmıştır.
D14 (.... Dokümanı:
D14 dokümanında, 1:99 ila 30:70 karışım oranında polistiren (PS) ve poliüretan (PU) içeren elastik PU elyafları açıklanmaktadır (D14: İstem 1, 2 ve 4). İstem 3'e göre stiren homopolimerlerine ek olarak her türlü kopolimer kullanılabilir. Örnek 1, 1:9'luk bir PS/PU karıştırma oranına sahip elyafları göstermektedir. Örnek 2'de, polistiren yerine p-metil polistirenin kullanıldığı görülmektedir. Bu tipteki diğer elyaflar, stiren kopolimerleri olarak stiren-akrilonitril kopolimer (SAN), stiren-butadien kopolimer (SBS) ve akrilonitril-butadien-stirene kopolimer (ABS) ile örnek 3 ila 5'te gösterilmektedir.
Fakat, D14’de elastik elyafın, kumaş, dokumasız kumaş, film ve bunların kombinasyonlarından oluşan grup içinden seçilen bir substratın bir ya da daha fazla katmanına yapıştırılmasına ilişkin ve spesifik olarak polistirenin ağırlıkça %0.01 ila %30 oranında olduğuna dair açıklama bulunmamaktadır. 1 nolu istemin unsurları D14’de spesifik açıklanmadığından, istem yenidir.
D6, D7 ila D9 dokümanları yönünden taraflar arasında istemlerin yeniliğine ilişkin bir tartışma bulunmamaktadır. Dolayısıyla, söz konusu dokümanlara yeri geldikçe buluş basamağı kapsamında değinilecektir.
Neticede, davaya konu patentin nihai istem setinin D1 ila D14 dokümanları karşısında yenilik değerlendirilmesi sonucunda, 1 ve 7 nolu bağımsız istemlerin yeni olduğu kanaatine varılmıştır. 1 ve 7 nolu bağımsız istem yeni olduğundan, bu istemlere bağımlı olan nihai istem setinin 2 ila 6 ve 8 ila 9 nolu istemleri de yenidir.
Buluş Basamağı Değerlendirmesi:
Buluş, ilgili olduğu teknik alandaki bir uzman tarafından, tekniğin bilinen durumundan aşikâr bir şekilde çıkarılamayan bir faaliyet sonucu gerçekleşmiş ise, tekniğin bilinen durumunun aşıldığı (buluş basamağı olduğu) kabul edilir. Diğer bir ifadeyle, teknik alandaki uzman kişi, patentin başvuru tarihi ya da varsa rüçhan tarihindeki tekniğin bilinen durumuna dahil açıklamalardan, istemlerde tanımlanan buluşu ortaya çıkarıyorsa, patent başvurusuna konu buluş aşikârdır. Buluş basamağının değerlendirilmesinde, yenilikten farklı olarak, tekniğin bilinen durumuna dahil olan iki ya da daha fazla sayıdaki dokümandaki açıklamalar da dikkate alınır. Ancak, buluş basamağının değerlendirilmesinde, tekniğin bilinen durumunda açıklanan bilgilerin bilinmesi buluş başmağının olmadığının söylenebilmesi için tek başına belirleyici ve yeterli olmayacaktır. İlgili alanda uzman kişinin, buluşun çözümünü amaçladığı teknik problemi çözmek ve buluşa ulaşmak için, tekniğin bilinen durumuna dahil açıklamaları birleştirip birleştiremeyeceği de dikkate alınmalıdır. Bu değerlendirmede, tekniğin bilinen durumuna dahil olan açıklamaların içeriğinin, benzer, komşu ya da uzak teknik alanlardan gelip gelmediği, ilgili alanda uzmanın bu bilgileri birbirleri ile ilişkilendirmesi için makul nedenin olup olmadığı, açıklanan özelliklerin uyumsuzluğu nedeniyle birleştirilemeyeceği yönünde bir kanaat olup olmadığı gibi durumlar göz önünde bulundurulacaktır. Buluşun aşikâr olup olmadığını yani buluş basamağına sahip olup olmadığına karar verebilmek için çeşitli yöntemler vardır. Bu yöntemlerden en kullanılır olanı “.....nun geliştirdiği bu metot (....-C, Bölüm IV) 3 aşamada uygulanır:
1-En yakın bilinen teknik belirlenir: Buluş ile alakalı tekniğin bilinen durumundaki en yakın bilgi/belgedir (Buluşun en fazla özelliklerine sahip bir doküman)
2-Objektif problem tanımlanır: Buluşun sağladığı teknik etkilere (sonuçlara) ulaşmak için en yakın bilinen teknik nasıl değiştirilir veya adapte edilir
3-Could/would yaklaşımı: En yakın teknik ve objektif teknik problemden başlanarak iddia edilen buluşun teknik alanda uzman kişi tarafından aşikâr olup olmadığı sorgulanır. İddia edilen buluşa ulaşmak için; en yakın tekniği değiştirmek veya uyarlamak suretiyle teknik problemi çözmek için tekniğin bilinen durumu içinde teknik alanda uzman kişiyi harekete geçirecek herhangi bir emare veya ipucu var mı? Genellikle en yakın doküman ile tekniğin bilinen durumuna yakın başka bir doküman (yani 2 doküman) birlikte ele alınarak buluşun aşikâr olup olmadığı incelenir.
Bu değerlendirmede, uzman kişinin buluşa ulaşabilme ihtimali “yapabilir miydi” ya da “yapar mıydı” (“....) soruları sorularak değerlendirilir. Uzman kişi buluşu “yapardı” şeklinde değerlendiriliyorsa, buluş basamağı olmayacaktır.
Buluş basamağının değerlendirilmesinde, tekniğin bilinen durumuna dahil en yakın doküman belirlenirken, istemde tanımlanan buluş ile aynı amaca yönelik olan konuyu açıklayan ve buluş ile en yakın teknik özelliklere sahip olan dokümanın bulunması gerekmektedir.
Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın odaklandığı tartışmalar, tekniğin bilinen durumuna dahil olan ve buluşa en yakın doküman olarak alınan dokümanların tek başına ya da başka bir dokümanla birlikte bir arada değerlendirildiğinde buluş basamağının olup olmadığı hususundadır.
Yukarıda bahsedilen “problem çözüm yaklaşımı”, akış şemasına göre, davaya konu buluş bakımından uygulanacak olursa:
1. Tekniğin bilinen durumunda en yakın doküman bulunur: Yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında, D4 veya D8 dokümanlarından herhangi birisi tekniğin bilinen durumunda en yakın doküman olarak seçilebileceği anlaşılmıştır.
Şöyle ki, D4 ve D8 dokümanları istemde tanımlanan buluş ile aynı amaca yönelik olan konuyu açıklayan ve buluş ile en yakın teknik özelliklere sahiptir. Çünkü, D4 ve D8’de davaya konu buluşa benzer şekilde bir polimer ve bir yapıştırıcı polimer içeren elastik elyafın bir yüzeye yapıştırıldığı laminat yapıya ilişkindir. Bu her iki dokümanda da, yukarıda yenilikle ilgili açıklamalarda değinildiği üzere, davaya konu patentin istemleri, buluş konusu laminat yapının poliüretan ve polistirenin spesifik kombinasyonunu içeren elastik bir elyaf içermesi itibariyle yenidir. 1 nolu istemin 1.1 ve 1.2. nolu unsurları yani “poliüretan ve ağırlıkça %0.01 ila %30 oranında bir polistirenden seçilen en az bir katkı maddesi içeren bir elastik elyaf” özelliği D4 veya D8 dokümanında açıklanmamıştır. İstemin diğer özellikleri, yani, elestik bir elyafın bir yüzeye (substrat ya da katmana) yapıştırılması, bahsedilen elyafın genel olarak poliüretanı da içeren geniş bir elastomerik malzemeden ve yapışkan bileşim ise polistieni de içeren polimerler arasından (polistiren; D4’de ataktik polimerler arasında, D8 de poliolefinler arasında sayılmıştır) seçileceği, kullanılan yapıştırıcının da istemdeki aralığı tanımlayan % ağırlık oranı da (D4’de ağırlıkça %2 ila 20, D8’de ağırlıkça %1-20 arasında) açıklanmıştır. Dolayısıyla, D4 veya D8 dokümanından birisi, buluşa ulaşmak için ilgili alanda uzman kişinin başvuracağı en yakın teknik olarak alınabilecektir.
D1 ve D2 dokümanları da, özellikle de D2 dokümanı, açıklanan unsurlar yönünden istemdeki unsurlara en yakın dokümanlardır. Çünkü, D2 dokümanında poliüretan poliüre ipliğin kumaş üzerinde uygulanması sırasında yanlış hizalamayı engellemek için yapışma özelliklerinin mükemmelleştirilmesine ilişkindir. D2’de poliüretan polimerinin iyi bağlanma ve elastik özelliklerine atıf yapılması, ilgili alanda uzman kişiyi polimer alternatifleri arasından poliüretanı tercih etmeye yöneltmektedir. D2’de, davaya konu buluşa benzer şekilde, daha iyi yapışma problemine değinilmektedir. Poliüretan ipliğin çeşitli katmanlara daha iyi yapışması için belirli miktarda termoplastik elastomerleri içermesi önerilmekte, önerilen termoplastik elastomer listesinde stiren tipi polimerler de açıklanmıştır. D4 ve D8 dokümanlarında hem poliüretan hem de polistiren için iki farklı listeden seçim yapılması gerekmekte iken, D2 dokümanda poliüretan spesifik olarak belirtilmekte, yapıştırıcı olarak “polistiren” tercihi için, önce termoplastik elastomerler listesinden stiren tipi polimerin seçilmesi, bu stiren tipinden de polistirenin seçilmesi şeklinde, çok alternatifli bir listeden tercih yapılması gerekmektedir. D2’de, davaya konu patentin istemindeki 1.2. unsurundaki “ağırlıkça %0.01 ila %30 oranı” da, “ağırlıkça % 2~30” oranında yapıştırıcı (termoplastik elastomer) önerilerek açıklanmıştır. Bu bakımdan, D2 dokümanında, poliüretan polimerinin iyi bağlanma özellikleriyle spesifik olarak açıklandığı, yapışma problemine değinildiği, yapıştırıcı için de polistirenin alternatifler listesinde sunulduğu dikkate alındığında, D4 ve D8’e nazaran, açıklanan unsurlar yönünden daha yakın doküman olduğu düşünülebilir fakat, D2’de, laminat yapı oluşturulurken, patentin isteminden farklı olarak, elyaf (fiber) yerine ipliğin (yarn) katmana yapıştırıldığı açıklanmaktadır. “elastik elyaf (elastic fiber)” ile “elastik ipliğin (elastic yarn)” yapısal olarak farklı olduğu, D2’deki tekniğin uzman kişiyi ipliğin hizalanması problemi için yapışması problemine yönelttiği, dikkate alındığında, elastik elyafın kullanıldığı laminat yapıların açıklandığı D4 ve D8 dokümanlarının, buluşa ulaşmak için ilgili alanda uzman kişinin başvuracağı en yakın teknik olarak alınacağı;
2. En yakın doküman ile buluş konusu arasındaki fark: “poliüretan ve ağırlıkça %0.01 ila %30 oranında bir polistirenden seçilen en az bir katkı maddesi içeren bir elastik elyaf” kullanılmasıdır.
3. En yakın doküman ile buluş konusu arasındaki farkların ortaya çıkardığı etki tanımlanır: başvurunun tarifnamesine (bkz. sf. 3 ilk par., str. 4-8) de açıklandığı üzere, teknik etki ve buluş ile önceki teknikte çözümü amaçlanan problem şu şekilde tanılanmıştır: Düşük erime noktalı polimer kılıfının kullanılmasının nedeni, yapıştırıcılar ve dokunmamışlar gibi substratlar ile daha yüksek bir bağlanma mukavemeti sağlamak ya da alternatif olarak aynı bağlama mukavemeti için gerekli olan yapışkan miktarını azaltmaktır.
4. Çözümü amaçlanan objektif teknik problem, en yakın doküman ile buluş konusu arasındaki fark dikkate alınarak “elastik elyafların elastikiyetini bozmadan çeşitli katmanların daha iyi yapışmasına, daha az yapıştırıcı malzeme kullanarak, izin veren bir geliştirilmiş bir laminat yapı” sağlanması olarak tanımlanabilir.
5. Buluş ile önerilen çözüm, istemin 1.1 ve 1.2. nolu unsurları olan “poliüretan ve ağırlıkça %0.01 ila %30 oranında bir polistirenden seçilen en az bir katkı maddesi içeren bir elastik elyaf” kullanılmasıdır. Böylece, söz konusu elastik elyaf bir katmana yapıştırılarak buluş konusu laminat yapı sağlanmaktadır.
1 nolu bağımsız istem,
D4 veya D8 dokumlarından birisi en yakın doküman olarak alınıp D2 veya D1 dokümanı ile birlikte ele alındığında,
Davaya konu buluşa ulaşmak amacıyla, D4 veya D8’de açıklanan tekniği değiştirmek veya uyarlamak suretiyle teknik problemi çözmek istediğinde, ilgili alanda uzman kişi, D4 veya D8’de açıklanan, poliüretan içeren polimerlerler listesi ve yapıştırıcı olarak polistiren içeren polimerler listesinden seçilerek oluşturulan elastik elyafın, yapışma özelliklerinin iyileştirilmesi için, D2’deki açıklamalardan yola çıkarak, yapışma özelliği daha iyi olan poliüretanı tercih edecektir. Fakat, D4 veya D8 ile birlikte D2 dokümanı, dikkate alındığında dahi, uzman kişi yapıştırıcılar arasından polistireni tercih etmek için yönlendirici bir bilgi bulamayacaktır. İlgili alanda uzman kişi, D4 veya D8 ile birlikte D2 dokümanına başvurduğunda, poliüretan elyafın bağlanma özelliklerinin artırılması için, “ağırlıkça % 2~30” oranında yapıştırıcı (termoplastik elastomer) kullanmaya yönelecek, fakat, bu yapıştırıcılar arasından spesifik olarak polistireni tercih etmeye yönelmeyecektir. Dolayısıyla, en yakın tekniği değiştirmek veya uyarlamak suretiyle teknik problemi çözmek için, tekniğin bilinen durumunda teknik alanda uzman kişiyi “poliüretan ve ağırlıkça %0.01 ila %30 oranında bir polistirenden seçilen en az bir katkı maddesi içeren bir elastik elyaf” tercih etmek için harekete geçirecek herhangi bir emare veya ipucu bulunmamaktadır. Bu davacının sunduğu diğer dokümanlar kapsamındaki argümanları açısından da geçerlidir, çünkü, spesifik olarak poliüretan + polistiren elyaf kombinasyonuna yönelten, yapıştırıcı polimerler içinden polistirenin seçilmesini öneren bir bilgi bulunmamaktadır.
Önerilen çözüm, çözümü amaçlanan teknik problemi çözüyor mu?
O halde, davaya konu buluşun önceki teknikten farklı olan poliüretan + polistiren elyaf kombinasyonu ile getirilen çözüm önerisinin aşikar olmadığı, yani, buluş konusu yeni elyaf kombinasyonuna ulaşmak için yapıştırıcı polimeler içinden polistirenin seçilmesini öneren bir bilgi bulunmadığı;
Görüleceği üzere, istemin tekniğin bilinen durumundan ayrışan poliüretan + polistiren elyaf kombinasyonunun seçilmesidir. Bilirkişi heyeti, elastik elyafların elastikiyetini bozmadan çeşitli katmanların daha iyi yapışması ve daha az yapıştırıcı malzeme kullanılmasının sağlandığı geliştirilmiş bir laminat yapı sağlanması probleminin, seçilmiş olan spesifik poliüretan + polistiren elyaf kombinasyonu ile güvenilir olarak çözülüp çözülmediğini irdelemiştir. Bu amaçla, patentin tarifnamesinde verilen örneklerde, problemin çözümünü sağlayan teknik etkinin (daha iyi yapışma ve daha az yapıştırıcı kullanma) gösterilip gösterilmediği değerlendirilmiştir. Zira, yukarıda değerlendirildiği üzere, ilgili alanda uzman kişi, tekniğin bilinen durumunu dikkate alarak, poliüretan elyafın bağlanma özelliklerinin artırılması için, “ağırlıkça % 2~30” oranında yapıştırıcı (termoplastik elastomer) kullanmaya zaten yönelecektir. Bu çerçevede, davaya konu buluş ile önerilen poliüretan + polistiren elyaf kombinasyonu çözümünün, tekniğin bilinen durumunda açıklanan diğer alternatiflere (poliüretan + polistiren harici diğer yapıştırıcı polimer alternatifleri) kıyasla daha iyi yapışma ve daha az yapıştırıcı kullanma teknik etkilerini gösterip göstermediği değerlendirmiştir. Bu değerlendirmede, tarifnamenin 13 ila 21 nolu sayfalarında açıklanan örneklerle yapılan çalışma sonuçları dikkate alınmıştır.
(Rapor 42.syf Tablo I’de,)kılıf-çekirdek spandeks eğrilmiş iplik özellikleri, kontrol spandeks ipliğiyle karşılaştırılmıştır. Karşılaştırmada, kontrol olarak spandeks iplik (poliüretanüre) alınmıştır, kontrol yani P1, normal spandekstir. P2 ila P10 numuneleri mevcut buluşa göre kılıf-çekirdek spandeks elyaflarla yapılmıştır. Böylece, mevcut buluşa uygun kılıf-çekirdek çift bileşenli elastin elyaflarının özellikleri ile kontrol spandeks özellikleri karşılaştırımıştır. Tablo I’deki veriler incelendiğinde, poliüretanın bir çözelti karışımının, polistiren, poli(stiren-ko-metil metakrilat); poli(stiren-ko-akrilonitril), poli(butil metakrilat) ve türevlerini içeren, polimerik katkı maddeleriyle kuru eğrilmesinin iplik özellikleri üzerinde negatif etkisi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu elyafların uzama ve set verisinde görülen hafif sapmalar mevcuttur ve bunlar beklenilen uygun sonuçlardır. Sonuç olarak, kılıf-çekirdekli iki bileşenli elastomerik liflerin (P2-10) yüksek uzama ve normal elastana (P1) benzer bir set gibi iyi özelliklere sahip olduğu bulunmuştur. Bu hususlar, tarifnamede de açıklanmaktadır.
Tablo I. Kılıf çekirdek spandeks eğrilmiş iplik özelliklerinin kontrol spandeks ipliği ile karşılaştırılması. (buarada, PUU: Kontrol spandeks iplik (poliüretanüre); PU: Poliüretanüre; St: Polistiren; SMMA: Poli(stiren-ko-metil metakrilat); SAN: Poli(stiren-ko-akrilonitril); BM: Poli(butil metakrilat); IBM: Poli(isobutil metakrilat); ....: Akrilik reçinelerdir).
Fakat, Tablo I’deki veriler ışığında, genel olarak kılıf-çekirdekli iki bileşenli elastomerik liflerin, normal elastana benzer özelliklere sahip olduğu, bu durumun sadece polisüretan-polistiren bileşenli elyaflara özgü olmadığı, polistirenin diğer ko-polimerleri (poli(stiren-ko-metil metakrilat); poli(stiren-ko-akrilonitril)) ve türevleri için de geçerli olduğu anlaşılmıştır. Şöyleki, Tablo I’deki ....değerleri incelendiğinde, polistirenin (homopolimer) (yani P2, P3 ve P4) verilerinin, diğer kopolimerleri ve polimerik katkı maddeleri ile kabul edilebilir limitlerde kalan makul sapmalar dahilinde olduğu, polistirenin diğerlerine kıyasla daha iyi olduğunu ortaya koyan bir veri bulunmadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak, istemde spesifik olarak seçilen poliüretan + polistiren elyaf kombinasyonu, normal elastana benzer başarılı sonuçlar vermektedir, fakat, diğer ko-polimerler ve katkı maddelerinde de benzer iyi sonuçlar alınmaktadır. Yani, Tablo I’deki sonuçlar, poliüretan + polistiren elyaf kombinasyonunun, diğer alternatiflerine kıyasla ....iplik özellikleri yönünden beklenmedik bir teknik etkisini ya da daha iyi sonuçlar verdiğini ortaya koymamaktadır.
Yine, davaya konu buluş konusu spesifik olarak seçilen poliüretan + polistiren elyaf kombinasyonu bağlanma özellikleri açısından da değerlendirme:
Tablo 2a-b’de 7, 11 ve 15,5 gsm ....™ eklentileri kullanılarak çekirdek-kılıf spandeks eğrilmiş iplik özellikleri ile kontrol spandeks ipliğin tutturulmasında karşılaştırılması yapılmıştır.
Tablo 2a-b’de, P1 ve P8 kontrol elyaflarıdır. Söz konusu tablo verileri değerlendirildiğinde, iki bileşenli elastan elyaflar (P2-7 ve P9-12), kontrol spandeks elyaflardan (P1 veya P8) daha iyi bir bağ performansı sergilediği görülmektedir. Polistiren (homopolimer ve kopolimerleri) ve poli(bütil metakrilat) katkı maddelerine sahip elyafların daha yüksek bağ koruma sergilemektedir.
Fakat, Tablo I’deki yukarıdaki değerlendirmelere benzer şekilde, Tablo 2a-b’deki çalışma sonuçları, iki bileşenli elyafların, tek bileşenli elyafa göre daha iyi bağlandığını göstermeye yeterli olsa da, buluş konusu spesifik poliüretan + polistiren kombinasyonunun, diğer iki bileşenli elyaf alternatiflerinden daha iyi olduğunu göstermeye yeterli değildir. Çünkü, Tablo 2a-b’deki sonuçlar, poliüretan + polistiren elyaf spesifik kombinasyonunun, diğer alternatiflerine kıyasla bağ koruma % değeri yönünden beklenmedik bir teknik etkisini ya da daha iyi sonuçlar verdiğini ortaya koymamaktadır. Bilakis, polistirenin (homopolimer) (yani P2, P3 ve P4) bağ koruma % değerinin, kontrol spandeks elyaflardan (P1 veya P8) daha iyi bir bağ performansı sergilemesine karşın, diğer iki bileşenli elyaf alternatiflerinden P10 ila P12 alternatiflerinden daha iyi olduğu da söylenemeyecektir. Yani, Tablo 2a-b’deki sonuçlar, buluş konusu spesifik poliüretan + polistiren elyaf kombinasyonunun, diğer alternatiflerine kıyasla bağlanma özellikleri yönünden beklenmedik bir teknik etkisini ya da daha iyi sonuçlar verdiğini ortaya koymamaktadır.
Yine, davaya konu patentin tarifnamesindeki çalışmalar kapsamında, buluş konusu spesifik poliüretan + polistiren elyaf kombinasyonunun, diğer alternatiflerine kıyasla daha az yapıştırıcı malzeme kullanıldığını ortaya koyan sonuçlar verildiği de gösterilememiştir.
Yukarıdaki değerlendirmeler neticesinde, 1 nolu istemin tekniğin bilinen durumundan ayrışan poliüretan + polistiren elyaf kombinasyonunun seçilmesi özelliğinin, kılıf çekirdek tek bileşenli poliüretan elyafa kıyasla, elastik elyafın elastikiyetini bozmadan çeşitli katmanların daha iyi yapışması ve daha az yapıştırıcı malzeme kullanılmasının sağlandığı geliştirilmiş bir laminat yapı sağladığı görülmektedir. Fakat, seçilmiş olan spesifik poliüretan + polistiren elyaf kombinasyonunun, diğer iki bileşenli elyaf alternatiflere (polistiren kopolimerleri, veya diğer polimer alternatifleri) kıyasla problemin çözümünü sağlayan teknik etkinin - daha iyi yapışma ve daha az yapıştırıcı kullanma- gösterilemediği; bu nedenle, davaya konu patentin nihai istem setinin 1 nolu isteminin buluş basamağına haiz olmadığı kanaatine varılmıştır.
7 nolu bağımsız istem:
7 nolu bağımsız istemde, laminat yapı hazırlamaya yönelik metot tanımlanmıştır. Söz konusu metot, 1 nolu isteme konu 1.1 ve 1.2. nolu unsurları olan “poliüretan ve ağırlıkça %0.01 ila %30 oranında bir polistirenden seçilen en az bir katkı maddesi içeren bir elastik elyaf” sağlanmasını ve bahsedilen elastik elyafın, kumaş, dokumasız kumaş, film ve bunların kombinasyonlarından oluşan grup içinden seçilen bir substratın bir ya da daha fazla katmanına yapıştırılması işlem basamaklarını içermektedir. Dolayısıyla, 7 nolu istemde, 1 no.lu istemdeki unsurların bir araya getiriliş yöntemi, ilgili alanda uzman kişinin genel bilgisi kapsamı dışında kalan herhangi ilave bir teknik özellik içermeden, 1 nolu isteme konu elyafın yapıştırılması işlemi şeklinde tanımlamaktadır. Dolayısı ile, 1 no.lu istemin buluş basamağının olmadığı yönündeki değerlendirme, benzer şekilde 7 no.lu istem açısından da geçerlidir.
1 nolu bağımsız isteme bağımlı 2 ila 6 nolu bağımlı istemler:
2 nolu bağımlı istemde, “elastik elyafın bir yapıştırıcı, ultrasonik bağlama, termal bağlama veya bunların kombinasyonları ile yapıştırılması” unsuru tanımlanmıştır. İlgili alanda uzman kişinin genel bilgisi de dikkate alındığında, söz konusu yapıştırma teknikleri, buluş ile çözümü amaçlanan teknik problemin çözümü açısından beklenmedik bir etki ya da teknik bir ilerleme ortaya koymayan, uzman kişinin rutin uygulamaları kapsamında kalan tekniklerdir. Örneğin, D2 dokümanında 2 nolu istemdeki tekniklerden biri olan termal yapıştırma ile yapıştırma açıklanmıştır. D4, D11, D12 veya D13 dokümanlarında da söz konusu yapıştırma teknikleri açıklanmaktadır. Bu nedenle, 2 nolu istem buluş basamağına haiz değildir.
3 nolu bağımlı istemde, “elastik elyafın çözeltiden eğrilmesi” unsuru tanımlanmıştır. Elyafın çözeltiden eğrilmesi, buluş ile çözümü amaçlanan teknik problemin çözümü açısından beklenmedik bir etki ya da teknik bir ilerleme ortaya koymayan, uzman kişinin rutin uygulamaları kapsamında kalan tekniklerdir. Örneğin, D2 dokümanının tarifnamesinde ve ilk isteminde eğirmenin kuru veya ıslak, yani çözeltiden yapıldığı belirtilmektedir. Bu nedenle, 3 nolu istem buluş basamağına haiz değildir.
2 ve 3 nolu istemlere benzer şekilde, 4 ila 6 nolu istemlerde tanımlanan unsurlar,
4 nolu istemde; “elastik elyafın kılıf-çekirdek iki bileşenli elyaf olması ve bahsedilen katkı maddesinin yalnızca bahsedilen kılıfta bulunması; isteğe bağlı olarak bahsedilen kılıfın bahsedilen katkı maddesini bahsedilen kılıfın ağırlığında %0.5 ila %70’i düzeyinde içermesi” unsuru,
5 nolu istemde; “elyafın ağırlığında %0.1 ile %2 oranında mineral yağ, silikon yapı veya bunların kombinasyonlarını içeren bir topikal apre içermesi; isteğe bağlı olarak bahsedilen topikal aprenin yaklaşık 5 santistok ile 150 santistok arasında bir viskoziteye sahip olması” unsuru,
6 nolu istemde; “elastik elyafın ayrıca magnezyum stearat, organik streatlat, silikon yağ, mineral yağ ve bunların kombinasyonları arasından seçilen bir ilave katkı maddesi içermesi” unsuru,
iki bileşenli elastik elyafların/ipliklerin tekniğin bilinen durumundaki dokümanlarda açıklanmış olması, katkı maddesinin kılıf katmanında olabileceğinin açıklanmış olması (örneğin D5 ve D6) öğretisi karşısında, ilgili alanda uzman kişinin genel elyaf hazırlanması sürecindeki tasarımsal tercihleri kapsamında olduğu; çünkü, bu istemlerdeki tercihlerin, buluşun çözümü amaçlanan teknik problem açısından teknik bir katkısı ya da beklenmedik bir etkisi bulunmadığı; bu nedenle, 4 ila 6 nolu istem buluş basamağına haiz değildir.
7 nolu bağımsız isteme bağımlı 8 ve 9 nolu bağımlı istemler:
8 nolu bağımlı istemde, “elastik elyafın bir yapıştırıcı, ultrasonik bağlama, termal bağlama veya bunların kombinasyonları ile yapıştırılması” unsuru tanımlanmıştır. 7 nolu istemde tanımlanan unsur, 2 nolu istem ile tanımlanan il benzerdir, 2 nolu istemde laminat yapının yapıştırılması ile ilgili teknikler verilmekte iken, 7 nolu istemde ise 2 nolu istemdeki aynı tekniklerin, laminat yapının üretim yönteminde kullanılması tanımlanmıştır. Dolayısıyla, yukarıda 2 nolu istem için yapılan açıklamalar, 7 nolu istem için de benzer şekilde geçerlidir.
9 nolu bağımlı istemde ise 7 numaralı istemde açıklanan yöntemin hijyenik bir üründe uygulanışını açıklamaktadır. Elastik elyafların ya da ipliklerin çocuk benzeri ya da hijyenik pedler gibi hijyen ürünleri için kullanılması, ilgili alanda uzman kişinin, önceki teknikte iyi bilinen rutin uygulamaları kapsamındadır. Örneğin D1 dokümanında poliüretan elastik ipliğin tek kullanımlık çocuk bezleri ve hijyenik pedler gibi hijyenik ürünlerde kullanılması, D11 dokümanında, nefes alabilir filmlere ve dokunmamış kumaşlara sahip laminatların özellikle çocuk bezlerinde kullanılması, D3'de elyafın tek kullanımlık çocuk bezleri dahil pek çok uygulaması olduğundan bahsedilmektedir. 7 nolu isteme konu yöntem ile üretilen laminat ürünün ise, bu tür tek kullanımlık hijyen ürünlerinde kullanılmasına ilişkin herhangi bir beklenmedik etki, ya da uygulamada bu laminat ürünün hijyen ürünlerinde kullanılmasında karşılaşılan teknik bir problemin çözümüne katkısı veya bunun kullanılamayacağına ilişkin bir önyargı gibi buluş basamağının olduğunu gösterir nitelikte bir husus bulunmamaktadır.
Neticede, davaya konu patentin nihai istem setinin patentlenebilirliğinin değerlendirilmesi sonucunda, konu patentin 1 ve 7 nolu bağımsız istemlerinin ve bu istemlere bağımlı 2-6 ve 8-9 nolu istemlerin buluş basamağına haiz olmadığı; Patentin istemlerinin tümü, buluş basamağına sahip olmadığı anlaşılmıştır.
Neticede; dosya incelendiğinde, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından;
Davaya konu ...sayılı patentin ...karışlığı olan.... nolu patent için patent sahibi tarafından 21.01.2021 tarihinde (dava tarihinden önce) ... md. 105a(1) hükmü uyarınca patentin kısıtlanması talebinde bulunulduğu,
Avrupa patentinin kısıtlandırılması talebinin 17.06.2021 tarihinde ...tarafından kabul edildiği ve söz konusu kısıtlandırılmaya yönelik kararın 14.07.2021 tarihinde.... yayımlandığı, istem sınırlandırma talebinin ...’e de 14.07.2021 tarihinde sunulduğu, söz konusu talebin kabul edilerek değişikliğin 23.08.2021 tarihinde Resmi Patent Bülteninde ilan edildiği,
...’in mahkemeye gönderdiği 15.03.2022 tarihli yazıdan da kısıtlandırma işlemine ilişkin değişiklik taleplerinin onaylandığı, bu nedenle, davaya konu patentin hükümsüzlük değerlendirmesinde, kısıtlama işlemi sonucundaki nihai patentin ve nihai istemlerinin dikkate alındığı,
Davaya konu patentte buluşun ilgili olduğu teknik alanda bir uzmanın onu uygulamaya koyabilmesini mümkün kılacak yeterlikte, açık ve tam olarak tanımlandığı,
Davaya konu patentin nihai istem setinin patentlenebilirliğinin değerlendirilmesi sonucunda, davaya konu patentin nihai istem setindeki 1 ve 7 nolu bağımsız istemlerin yeni olduğu, dolayısıyla bu bağımsız istemlere bağımlı olan nihai istem setinin 2 ila 6 ve 8 ila 9 nolu istemlerinin de yeni olduğu,
Davaya konu patentin nihai istem setinin patentlenebilirliğinin değerlendirilmesi sonucunda, davaya konu patentin nihai istem setindeki 1 ve 7 nolu bağımsız istemlerin yenilik ve buluş basamağına haiz olmadığı, bu bağımsız istemlere bağımlı olan nihai istem setinin 2 ila 6 ve 8 ila 9 nolu istemlerinin de buluş basamağına haiz olmadığı,
Patentin hükümsüzlük koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
D a v a n ı n K a b u l ü n e,
.... sayılı patentin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip resen TÜRKPATENT'e göndirilmesine,
Alınması gereken 80,70.-TL harçtan, peşin alınan 59,30.-TL harcın mahsubuyla, eksik kalan 21,40-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacının kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 15.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının bunun dışında yapmış olduğu aşağıda dökümü yazılı 5.727,93.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalının yapmış olduğu bir gider bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.12.10.2022
Kâtip Hâkim ...
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ
İlk Masraf: 127,10.-TL
Bilirkişi Ücreti: 2.300,00.-TL
P.P: 3.300,83.-TL
TOPLAM : 5.727,93.-TL