T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1847
KARAR NO: 2023/1357
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/09/2020
NUMARASI: 2016/902 Esas, 2020/528 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 05/12/2023
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; taraflar arasında 15.04.2014 tarihinde bağıtlanan "... İnşaat Otel Rezidans Kongre Merkezi Projesi" kapsamında davacı tarafından yüklenilen işlerin tamamlanarak davalı iş sahibine teslim edildiğini, işin karşılığı düzenlenen faturaların kesilerek davalıya gönderildiğini ancak davalı tarafından bakiye iş bedelinin ödenmediğini, girişilen icra takibine itiraz edilmesi üzerine durduğunu belirterek, son hakkediş bedeli olan 6.388,57 için fatura kesilmemesi sebebiyle bu bedel düşülerek icra takibinin 76.462,00'lik kısım itibariyle davalının itirazının haksız olduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek icra inkar, tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davalı şirketin bağımsız proje geliştiren bir şirket olduğunu, Yenibosna ... Mahallisi, ... Sokak, No: ... adresinde 5 ve 4 yıldızlı iki otel, 5.000 kişilik kongre merkezi ile rezidansları bir arada barındıran binaları inşa ettiklerini, taraflar arasında imzalanan 05.04.2014 tarihli sözleşme uyarınca davacının 5 yıldızlı ..., 4 yıldızlı ... Otelleri rezidans ve kongre merkezinde kullanılacak pasif ve aktif elemanların sağlanması, kurulumu ve test çalışmalarının yapılarak sistemin devreye alınması işlerini 15.09.2014 tarihinde tamamlayarak teslim etmeyi 799.055,99 USD+KDV bedel karşılığında yapımını üstlendiklerini, işlerin sözleşmeye uygun şekilde tam ve gereği gibi yerine getirilmemesi ve sistemin kurulumunun ve devreye alınmasının sağlanamaması nedenleriyle otellerin, kongre merkezinin ve rezidanslarda sistemlerin çalışmadığını, işin tamamlanıp bugüne değin teslim edilmediğini, buna karşılık sürekli hakkedişler ve faturalar düzenlenip davalı şirkete gönderilerek ödeme yapılmasının istenildiğini, faturalar karşılığı 1.026.765,87 USD ödeme yaptıklarını, ödemelere rağmen sistemin devreye girmediğini, Bakırköy 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/103 D. İş sayılı dosyasında keşfen yapılan bilirkişi incelemesi sonucu bilirkişi tarafından düzenlenen raporda işlerin %25'lik kısmının eksik yapıldığının belirlendiğini, bu şekilde davacının 60.000,00 USD+KDV fazladan yapılmayan işin bedelini tahsil ettiğini, davaya konu 76.462,00 TL de yapılmayan ve teslim edilmeyen eksik bırakılan iş bedeli olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı karşı davacı vekili; karşı davalı yüklenici tarafından işin teslim edilmediğini, işte kullanılan bir kısım malzemenin sözleşmeye uygun olmayan eski ve ikinci el malzemeler olduğunu, alınan bilirkişi raporuna göre işin %25' lik kısmının yapılmadığı halde davacı şirkete fazladan 60.000,00 USD+KDV ödendiğinin ortaya çıktığını belirterek; davacı karşı davalıya 76.462,00 TL borçlu olmadıklarının tespitine, davacı-karşı davalıya fazladan yapılan 60.000,00 USD +KDV tutarındaki ödemenin ödeme tarihinden itibaren döviz cinsi paralara işletilecek banka reeskont faizi ile birlikte davacı/karşı davalıdan alınmasına, karşı davasında ikinci olarak sözleşmeye göre 150 iş gün içinde tarihinde bir bütün halde teslimi gereken işlerin bitirilmediğinin bilirkişi raporu ile ortaya çıktığını, bu nedenle sözleşmenin 12. maddesi uyarınca sözleşme bedelinin %4'ü oranındaki 31.962,00 USD+KDV cezai şart alacağının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı-karşı davalı vekili; ... şirketinin sözleşme ile yüklendiği işlerin iki aşamada gerçekleştiğini, birinci aşamada ürünlerin temin ve teslimi, ikinci aşamada ise projelere ve teknik şartlara uygun olarak ürünlerin kurulumu işlerinin gerçekleştiğini, ... şirketinin gerçekleşen işlere ilişkin fatura düzenleyebilmesinin, ürünlerin ve yapılan işlerin muayene edilip hakkedişlerin iş sahibi davalı tarafından onaylanmasına bağlı olduğunu, süreç içinde hiçbir aşamada ürünlerde ayıplar bulunduğuna ilişkin ihbar yapılmadığını, gecikmeye ilişkin davalı ihtarı da bulunmadığını, yapılan işlerin davalı tarafından kontrol edildiğini, hak edişlerin kabul edilerek faturalar karşılığı ödemeler yapıldığını, işlerin asıl işverenlerce de kontrol edildiğini, bundan sonra geçici kabul ve ödeme işlemlerinin yapıldığını, bu nedenle tahsil edilen 60.000,00 USD nin iadesinin istenemeyeceğini, 5 ve 4 yıldızlı otel standardına uygun şekilde hizmet veren asıl işveren otellerin ... şirketi tarafından gerçekleştirilen "netwörk, wifi internet" gibi sistemlerin çalışmaması halinde faaliyete başlayamayacağını, 05.05.2015 tarihinde otel inşaatında çıkan yangın nedeni ile montajı tamamlanarak teslim edilen ürünlerde ne gibi hasarlar olduğunu bilemediklerini, itfaiyeden yangın raporlarının getirtilmesini istediklerini, yangın nedeniyle sözleşmenin "14.4." maddesi uyarınca sorumluluklarının kalmadığını, davalı karşı davacının yangından sonra sisteme müdahale ederek kapıları söktüğünü ve bazı işlemler yaptığını, bunlarla ilgili bilgi sahibi olmadıklarını, otelin 7 aydır kullanıldığını, kullanılan ürünlerin ayıplı ve eksik oldukları iddiasının kabul etmediklerini, işte gecikmelerinin bulunmadığını, birim fiyat üzerinden kendisine sipariş edilen ürünlerin teslim edildiğini, kurulumunu tamamlayarak davalıya teslim ettiğini, satış fatura bedellerinin ödendiğini, davalının sözleşme ve teknik şartnamede bulunmayan bir kısım yeni satın almalar yaptığını, bunları iş kalemlerine eklediğini, ihbar ve istemin gelmemesinden kaynaklanan gecikmenin nedeninin davacı karşı davalı şirket tarafından olmadığını, işin uzamasının davalının kusurundan ve yeni işlerden kaynaklandığını, sözleşme uyarınca davalıya verilen teminat mektuplarına ilişkin bir istemin olmamasının da gecikmenin davacı ... şirketinden kaynaklanmadığını gösterdiğini, aksi halde teminat mektuplarının paraya dönüştürüleceğini veya süresinin uzatılacağını belirterek, karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; işin gecikmesinin temelinin sonradan iş sahibi tarafından verilen ek siparişler olduğu, davalı-karşı davacının ek siparişler için gerekli alıma onay vermediği ve işi durdurduğu, karşı davacının ihtiyaçların eksik belirlenmesinden sorumlu tutulmasının beklenemeyeceği, davalı-karşı davacının belirlenen eksikleri başka firmalara yaptırarak sözleşmeye aykırı davrandığı, alıcıdan yani iş sahibinden kaynaklanan gecikme nedeniyle işin yerine getirilememesinden davacı-karşı davalıya göre daha fazla kusurlu olduğu, buna göre kusurlu olan taraf cezai şart isteyemeyeceği, yine davalı-karşı davacı taraf sözleşme uyarınca yapması gereken mal alımlarına ilişkin olarak onay vermediği ve işi durdurmuş olması sebebiyle TBK'nın 97. maddesi uyarınca kendi edimini yerine getirmeyen taraf diğer taraftan edimin ifasını isteyemeyeceği, bu nedenle davacının cezai şart talebinin reddi gerektiği, karşılıklı edimleri içeren eser sözleşmesinde, iş sahibinin, yükleniciden edimini yerine getirmesini isteyebilmesi için, 6097 sayılı TBK'nın 97. maddesi uyarınca, öncelikle kendi edimini yerine getirmiş olması gerektiği, sözleşmede kararlaştırılan sürede ödemesi gereken iş bedelinden kararlaştırılan miktarı ödemediğinin de sabit olduğu, davalı-karşı davacının cezai şart isteminin reddi gerektiği, sözleşmede gecikme cezası niteliğinde ifaya ekli ceza kararlaştırılmış ise teslim sırasında bu cezayı isteme hakkının saklı tutulduğunun bildirilmemesi halinde ise TBK 131. maddesi gereğince cezai şart alacağını isteme hakkının düşeceği, davalı-karşı davacı bu hakkını da saklı tutmadığından davalı-karşı davacının cezai şarta ilişkin olarak açtığı davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının bakırköy ...icra müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 68.074,13 TL asıl alacak yönünden iptali ile bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, asıl alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 13.614,82 icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı vekilinin kötüniyet tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine, davalı/karşı davacının,davacı/karşı davalıya karşı açmış olduğu menfi tespit davasının kısmen kabul kısmen reddi ile;davalı/karşı davacının,davacı/karşı davalıya 8.388,87 borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı/karşı davacı vekilinin kötüniyet tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine, davalı/karşı davacının,davacı/karşı davalıya karşı açmış olduğu fazla ödemenin istirdadı ve ceai şart alacağı taleplerinin reddine karar verilmiştir. Davalı/karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacı karşı davalı ... firmasının sözleşme kapsamında yükümlülüğünün; ... & ... Otel, Kongre Merkezi ve ... Daireleri ile alanlarının Yapısal kablolama, Network cihazlarının temini, wi-fi sistem cihazları kurulumu ve çalışır halde teslim edilmesi gerektiğini, davacı karşı davalı tarafından Sözleşme ile yüklenilen iş, sadece ne malzeme tedariki ne de işçilik olmayıp sistemin kurulumu ve çalışır şekilde teslimi olduğunu, proje kapsamında belirlenen işin yapımı amacıyla davalı/karşı davacı şirket tarafından ihale açıldığını ve yapılan ihaleye, işin uzmanı ve bu işler ile iştigal eden davacı karşı davalı dahil üç firma iştirak ettiğini, gerekli ihtiyaçları ve maliyet analizleri ile ihaleye katılan davacı karşı davalı dahil bu üç firma tarafından hesaplanarak teklifler sunulduğunu, ihtiyaçların belirlenmesi ve analizi ihaleye giren ve kazanan şirketin sorumluluğunda olduğu halde bu eksikliklerden davalı karşı davacı şirketin sorumlu tutulmasının her türlü hukuki mesnetten ve ihale gerçekliğinden yoksun olduğunu, davacının yer alan teklifinde; adet, model ve fiyatlar ile ... Şirketi işbirliğinde tamamlayarak, sistemi test aşamalarından geçirdikten sonra çalışır bir şekilde teslim etmeyi taahhüt ettiğini, davacının teklifi kabul edilerek taraflar arasında sözleşme imzalandığını, davacı karşı davalı, sözleşme konusu işle iştigal eden tacir olduğunu, yapılacak işle ilgili daha ihaleye teklif vermeden gerekli malzeme, süre ve teknik konularda analizi yapmak ve bu çerçevede davacı karşı davalı şirkete teklif vermek zorunda olduğunu, davacı ... şirkete gelerek keşif yapmış, cihaz liste ve adetlerini belirleyerek davacı karşı davalı ... şirkete bu analizler neticesi bir teklif sunduğunu, taahhüdünü yerine getirmeyen davacı karşı davalının gecikme ve cezai tazminattan sorumlu olmadığının kabulü başlı başına bozma nedeni olduğunu, davacı karşı davalı tarafından yüklenilen işin teslimine veya işin davacı karşı davalı tarafından teslim alınmasından imtina edildiğine dair en küçük delil dosyaya sunulmadığı halde mahkemece verilen kararda, işin teslim edildiğinin soyut kabulü ile teslim sırasında ihtirazi kayıt ileri sürülmediğinin kararda belirtilerek gecikme cezası istenemeyeceğine hükmedilmesi açıkça bozma nedeni olduğunu, yüklenilen işin çalışır şekilde teslimi olduğu halde bedeli alınan ve projede kullanılmayıp davalı karşı davacı şirket deposuna konulan malzeme bedelinden davacı karşı davalı ... şirketinin sorumlu tutulması ve borçlandırılmasının sözleşme dışı bir değerlendirme olduğunu, davacı karşı davalı ... şirketinin iş bedelini ödemediğinin kabulü ile karar tesisinin açık olduğunu, davacı karşı davalının, yapmadığı halde yapılmış gibi gösterip ve sözleşme kapsamında malzeme kullanmayarak davacı karşı davalı şirketten 60.000 USD + KDV fazla ödeme aldığını, bu miktarın davacı karşı davalıya iade edilmesi gerektiğini, davacı karşı davalının sözleşme kapsamında bütün ödemeleri yaptığı gibi davacı karşı davalı tarafından yapılmış gibi gösterilen işler nedeniyle 60.000 USD + KDV ödeme yaptığını, davacı karşı davalı tarafından yapıldığı iddia edilen bir kısım işlerde, sözleşme kapsamında taahhüt edilen malzeme kullanılmadığı gibi 2. el ürün kullanıldığını, karşılıklı imzalanan fotoğraflı tutanak ve iki şirket arasındaki mail yazışmaları ile sabit olduğu halde, bilirkişiler tarafından kasten incelenmediğini, davacı karşı davalı şirket tarafından 100.000. USD'nin üzerinde fazladan ödemesi yapılan mevcut depoda bulunan ve montajı yapılmayan ürünlere ilave cihaz gereksinimi ile uzaktan yakın ilgisi olmayıp davacı karşı davalı tarafından ... şirketini zora sokmak ve fazla ödeme almak amacıyla montajı yapılmadığını, davacı karşı davalının kendi kusuru ve sözleşmeye aykırılığı nedeniyle işi teslimde geciktiğini, dosyada bulunan Bakırköy 7. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan tespit neticesi de açıkça sabit olduğunu, davacı karşı davalı sözleşme kapsamında yüklendiği işin % 25 eksik bırakıldığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde; davalı/ karşı davacının görülen davada menfi tespit davasına ilişkin yatırılmış bir harcı olmadığını, davalı / Karşı Davacının 24.11.2016 tarihli karşı dava dilekçesinde, harca esas değeri olarak da borçlu olmadığının tespitini talep edilerek 76.462,00 TL üzerinden harç yatırılmamış sadece istirdata ve cezai tazminata konu bedellerin toplamı olarak 91.962 USD üzerinden harç yatırıldığını, yerel mahkemenin asıl davaya ilişkin davalı / karşı davacının sonuç talebinin menfi tespit davası olarak değerlendirerek davalı / karşı davacı leyhine ilam vekalet ücreti hükmetmesinin hatalı olduğunu, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2002/10019 Esas, 2003/6865 Karar sayı ve 26.06.2003 tarihli kararında "Somut olayda davalı banka tarafından davacı aleyhine başlatılan ilamsız takibe itiraz üzerine itirazın iptali davası açıldığını, davacı daha sonra davalı bankaya kredi ilişkisinden dolayı borçlu olmadığını ileri sürerek menfi tespit davası açtığını, Menfi tespit davasında ileri sürülen iddiaların itirazın iptali davasında savunma sebebi olarak ileri sürülebileceğinden borçlunun menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından mahkemece bu yön gözetilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik olmadığını," belirterek, mahkemenin mükerrer olarak davalı / karşı davacı lehine hükmedilen ilam vekalet ücretine ilişkin hükmün ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Somut olayda, davalı karşı davacı vekili tarafından; davacı karşı davalı tarafından yapılmayıp eksik bıraktığı halde yapılmış gösterilerek davalı karşı davacıdan tahsil edilen 60.000,00 USD+KDV'nin istirdatı ile davalı-karşı davacıya iadesine, süresi içerisinde teslim edilmeyen iş nedeniyle sözleşme bedeli üzerinden %4 cezai şart uygulanarak 31.962,00 USD+KDV'nin davacı- karşı davalıdan tahsiline, davacı karşı davalının açmış olduğu davanın reddi ile 76.462,00 TL borçlu olmadığının tespitine talep edilmiş olup, karşı davacı vekili tarafından dava değeri 91.962,00 USD ( 309.819,98 TL) gösterilmek suretiyle bu miktar üzerinden peşin harç yatırılmıştır. Oysa, davacı tarafından 76.462,00 TL miktar yönünden borçlu olmadığının tespiti talep edilmiş olup, bu bedele ilişkin peşin harç yatırılmadığı anlaşılmaktadır. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16/4 maddesi uyarınca, eksik yatırılan harçlar yönünden Kanun'un 30. Maddesi gereğince işlem yapılması; buna göre, harcın eksik yatırılması halinde yalnız o oturum için yargılamaya devam olunarak, takip eden oturuma kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcının davacı tarafa tamamlattırılması gerekmektedir. Buna rağmen harcın tamamlanmaması halinde ise davaya devam olunmayacaktır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150. maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın işleme konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır. Mahkemece, eksik harcın tamamlanması için yukarıda değinilen şekilde usuli işlem yapılmaksızın ve eksik harç tamamlanmadığı halde yargılamaya devamla hüküm kurulması da hatalı olmuştur., Açıklanan nedenlerle, tarafların istinafı usul yönünden kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin usul yönünden KABULÜNE, 2-Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/09/2020 tarih, 2016/902 Esas, 2020/528 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 05/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.