T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/231
KARAR NO: 2024/60
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/06/2019
NUMARASI: 2014/143 Esas, 2019/807 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat
Birleşen İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/41 E 2017/622 K. Sayılı Dosyası:
BİRLEŞEN DAVA: itirazın iptali
KARAR TARİHİ: 17/01/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı ... Ticaret AŞ vekili, davalı şirket tarafından davacı şirkete 14/12/2010 tarihli "... Planlama Yazılım" teklifi yapıldığını, taraflar arasında düzenlenen 09/09/2011 tarihli sözleşme ile yazılım programının tamamlanarak 110 adam günlük süre sonunda davacı şirkete tam ve eksiksiz, çalışır halde teslim edilmesinin kararlaştırıldığını, geçen sürede davacının üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, sözleşmede anlaşılacağı üzere, davacı şirketin sözleşme uyarınca teslim edilecek olan ürün bedelinin yarısını Kosgeb'den teşvik olarak tahsil edeceğini, davalı ile varılan mutabakat neticesinde Kosgeb teşvikinin ön şartı olarak kurumun talep ettiği faturanın ayrıca ve sadece KDV bedeli de ödenmek suretiyle davalıdan alınarak Kosgeb'e sunulduğunu, ancak bu belgenin düzenlenerek tesliminin, Kosgeb'in talep ettiği programın tam ve eksiksiz teslimi olarak değerlendirmenin mümkün olmadığını, davalı tarafça Kosgeb'in sözleşme şartlarına uygun bir yazılımın tesliminin söz konusu olmadığını, bu nedenle davacı şirketin ürün bedeli kadar tutan (89.500,00 TL + KDV ) teşvikten yararlanamadığını, davalının oluşan tüm zararlardan sorumlu bulunduğunu, İstanbul Anadolu 8.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/119 D.iş sayılı dosyası ile delil tespiti yapıldığını, sözleşmenin konusunun davalının iddia ettiği gibi adam/gün çalıştırılması değil, teklif uyarınca sözleşmede detayları belirtilen Kosgeb'in de kabul edeceği şekilde taahhüt edilen yazılımın, projenin eksiksiz ve tam işler halde teslimi olduğunu belirterek, taraflar arasındaki 09/09/2011 tarihli sözleşmenin feshine, müvekkili şirketin uğradığı, Kosgeb'ten alınamayan teşvik nedeniyle 105.657,20 TL program bedelinin yarısı olan 52.828,60 TL zarar ile, davalı şirkete ödenen 53.500,00 TL toplam bedelin, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL'sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili, davalının sözleşmede üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, davacının sözleşmede belirtilen şekilde ödemeleri yerine getirmediğini, halen davalı şirkete borçlu olduğunu, davacı tarafça yapılan tek taraflı tespite süresi içinde itiraz ettiklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davacı ... Tic. AŞ vekili, davalı tarafın cari hesaptan kaynaklanan borcunun bulunduğunu, borcun tahsili için yapılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini belirterek İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası üzerinden başlattıkları icra takibine yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, davalı yanın %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili, taraflar arasında 09/09/2011 tarihli sözleşme imzalandığını, ancak davacının edimlerini tam, eksiksiz, çalışır şekilde yerine getirmediğini, davacı hakkında sözleşmeye konu yazılım dolayısı ile delil tespiti yapıldığını, buna göre davacı firmanın sorumluluğunu yerine getirmediğini açıkça belirtildiğini, ayrıca davacı hakkında İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/143 E. Sayılı dosyasında sözleşmenin feshi ve uğranılan tüm zararın tazmini yönünden dava açıldığını belirterek, eldeki davanın İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/143 E. Sayılı dosya ile birleştirilmesine ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, alınan bilirkişi raporunda davacı -birleşen dosya davalısı ve davalı-birleşen dosya davacısı defterlerinin TTK 64 ve devamı ile 83 ve devamı ve V.U.K hükümlenine göre usulüne uygun olarak tutulduğu ve HMK 222 maddesi anlamında delil niteliğinde bulunduğu, davacı defterlerinde davacının davalıya 52.157,20 TL borçlu göründüğü, taraflar arasındaki sözleşmenin ihtilafsız olduğu, sözleşmenin 2.2,2.6,_3.1_3.2-3.6-3.7-4.1-4.2-10-10.1-10.2-10.3 maddelerinde karşılıklı edimler ile, sorumluluklar, ödeme şekli, sözleşme süresinin kararlaştırıldığı, davacı tarafından yaptırılan İstanbul 8.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/119 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespit ve bilirkişi raporunda davacı tarafından satın alınan programın sağlıklı çalışabilir halde olmadığı, sözleşme sorumluluğunda belirlenen şekilde firmada kullanılacak şekilde uyarlanmadığı, dinlenen davacı tanıklarırın bu durumu açıkladığı, davalı tanıklarının da davacı tarafından program ve eğitim ile ilgili kendilerine dönüş yapılmadığını, programın % 10 eksiklikle sistemin işe yaradığını beyan ettikleri, davacı tarafından KOSGEB'e yapılan 19.03.2012 tarihli başvurunun kabul edilerek desteklenmesine karar verildiği, 26.02.2012 tarihinde de kurul kararına uygun hareket edilmediğinden sonlandırıldığının gelen yazı cevaplarından anlaşıldığı, bilgisayar mühendisi tarafından düzenlenen raporda, davacıya verilen programın muhasebe kısmının kısmen çalıştığı, veri tabanı oluşturulmadığından programın kullanılırlık oranının tespit edilemediğinin bildirdiği, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin değerlendirilmesinden sözleşme tarihine göre BK'nın 360. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davacıya verilen hizmetin ayıplı olduğu, davacı iş sahibinin beklediği amaca ve dürüstlük kurallarına göre uygun olmadığı, iş sahibinin seçimlik hakka sahip olduğu, davacının davalıya ödediği bedelin projenin KOSGEB kapsamında krediden yararlanma amacını içerdiği, projenin KOSGEB tarafından kabul edilmediği, davacının sözleşmeden dönme hakkının gerçekleştiği, davacının sözleşmeden dönme nedeni ile ve ortadan kalkan sözleşme gereğince davacı tarafından ödenen ve ihtilafsız bulunan 53.500,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi gerektiği, davacının krediyi kullanamadığından doğan zararına ilişkin iddiasının söz konusu projenin hazırlanması halinde olacağı, yeniden yapacağı başvuru ile aynı şartlarda kredi kullanabileceği, bu yönde bir zararını bulunmadığı, davacı tarafından alınan sunucunun şirketin demirbaşı olduğu ve şirkette kullanılabileceği, sunucu bilgisayarı ve donanım bedelinin talep edilemeyeceği, davacının çalışmadığı tespit edilen program için teknik ve idari personel istihdamı talebinin somut olmadığı, bu konuda da bir zararının ispatlanamadığından reddi gerektiği, birleşen dosya yönünden davalı-birleşen dosya davacısı tarafından bakiye iş bedeli için takip yapıldığı ancak asıl davada sözleşmeden ayıp nedeni ile dönme koşulu gerçekleşip herkes verdiğini iade alacağından bakiye iş bedeline yönelik olarak yapılan takipteki itirazın iptali talebinin yerinde olmadığından reddi gerektiği gerekçeleri ile, asıl davanın kısmen kabulü ile, 53.500,00 TL 'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... Tic. A.Ş vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin sözleşme gereği hizmetleri eksiksiz sağladığını, cari hesap alacağına, faturalara davacının itiraz etmediğini, davacı şirketin ödeme yapmamayı KOSGEB teşvikini alamamaya bağladığını, yerel mahkemenin teşvikin alınamamasını bir zarara sebebiyet vermediği şeklinde hatalı yorumladığını, yazışmalar dikkate alınmadan rapor ve kararın oluşturulduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Katılma yolu ile istinaf talebinde bulunan asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... Ticaret AŞ vekili, yazılımın temel veri tabanı eksiklikleri olduğunu, teşvik şartlarını taşımadığını, davacının isteklerini karşılamadığını, eksik teslim edildiğini, KOSGEB kredisindeki koşulları karşılamadığını, ifa etmemiş sayıldığını, davacının sözleşmeden dönme hakkı olduğunu, davalıya yapılan ödemenin geri istenebileceğini, KOSGEB'in davacıya ödemesi gereken ve davalı yüzünden ödenmeyen 52.828,60 TL zararla birlikte davalıya ödenen 53.500,00-TL'nin davacıya ödenmesi gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Uyuşmazlık, 818 sayılı BK'nın 355 ve devamı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Asıl davada davacı birleşen davada davalı şirket iş sahibi; asıl davada davalı birleşen davada davacı şirket ise yüklenicidir. Taraflar arasında yazılım programının yapılması için 09/09/2011 tarihli sözleşme düzenlenmiş olup, sözleşmenin 110 günde tamamlanması kararlaştırılmıştır. Asıl davada davacı iş sahibi, yüklenici tarafından sözleşmenin ifa edilmediğini belirterek, sözleşmenin feshine, davalıya ödediği 53.550,00 TL'nin ve Kosgep'ten bu sözleşme bedelinin yarısı miktarında alacağı 52.828.60-TL teşvikin ve 1.000,00 TL zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, daha sonra zararını açıklayarak, donanım ve personel gideri olarak 43.842,00 TL'ye çıkartmıştır. Birleşen davada davacı yüklenici ise iş bedeli alacağının tahsili için giriştiği icra takibine itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Dosya kapsamındaki uyuşmazlıkla ilgili İstanbul Anadolu 8 .Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığı ile tespit yapılmış, düzenlenen tespit raporunda davalı yüklenicinin yükümlülüğünü yerine getirmediği belirtilmiştir. Yargılama aşamasında alınan raporlar ve delil tespiti birbiri ile örtüşmekte olup, maillerle ayıp davalı tarafından kabul edilmiştir. Dava konusu program davacı tarafından kullanılır şekle getirilemediğinden, bu haliyle davacı iş sahibi davalıya ödediği bedeli geri talep edebilecektir. Ancak, davacı iş sahibi henüz almadığı Kosgeb kredisini ise zarar olarak talep edemez. İş sahibi diğer zarar kalemlerini ise asıl davada somut olarak ispatlayamamıştır. Birleşen davada davacı yüklenici dava konusu iş sebebiyle bakiye cari hesap alacağını talep etmekte ise de, sözleşmeye uygun olarak yazılımı tamamlamadığından iş bedelini talep etmesi mümkün değildir. Bu durumda, tüm dosya kapsamına göre, yerel mahkemece asıl ve birleşen davalar yönünden verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/06/2019 tarih ve 2014/143 Esas, 2019/807 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Asıl davada davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 44,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 383,20 TL istinaf karar harcının asıl davada davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Asıl davada davalı tarafça yatırılması gereken 3.654,59 TL nisbi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 913,64 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.740,95 TL harcın asıl davada davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Birleşen davada davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 44,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 382,20 TL istinaf karar harcının birleşen davada davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 17/01/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.