T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/2055
KARAR NO: 2023/1336
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/09/2020
NUMARASI: 2015/954 Esas, 2020/508 Karar
DAVA: Alacak
Birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/676 Esas, 2019/131 Karar Sy. Dosyası:
DAVANIN KONUSU: Menfi tespit
KARAR TARİHİ: 04/12/2023
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili; birleşen dava ise menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, taraflar arasında 27/10/2014 tarihinde imzalanan sözleşmeye göre davalı tarafın “Atatürk Öğrenci Yurdu sosyal Binaları Yeniden Yapım İnşaatı Bütün Binaları Cephe Sistemleri” işini yapacağını kabul ve taahhüt ettiğini, iş bu sözleşme gereğince taraflar işin süresinde bitirilip teslim edilmemesi halinde gecikilen her gün için 1.500,00 TL cezai şart öngördüğünü, davacı ile davalı arasında yapılan sözleşmeye göre davalının, “Yemek ve Konferans Salonu Binalarını 30/12/2014 tarihinde, misafirhane binası’nın ise 20/01/2015 tarihinde ve spor salonunun da 20/02/2015 tarihinde bitirilip teslim edileceğini taahhüt ettiğini, ancak davalının, taahhütte bulunmuş olduğu hiçbir işi süresinde bitirip teslim etmediğini, bu nedenle davalı tarafın sözleşmeye aykırı davrandığını, davacı müvekkil tarafından yapılan ihtarların karşılıksız kaldığını, bu nedenle Bakırköy ... Noterliği’nin 27/05/2015 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalıya ihtarname çıkarıldığı, iş bu ihtarnameye rağmen davalı tarafın belirtilmiş olan tarihte sözleşmede yapılması gereken işlerin yapılıp teslim edilmediğini, davacı müvekkili ile davalı arasında yapılan sözleşme gereğince, davalı tarafından ifa edilmesi gereken giderlerin de davacı müvekkili tarafından karşılandığını, bunların ise işçilik alacakları, yemek masrafları, SGK prim bedeli, giyim-kuşam, iş makinesi kira bedeli ve muhtelif ödemeler olduğunu, bu masraflar için davacı tarafından toplamda 210.910,00TL ödeme yapıldığını belirterek, 423.000,00 TL alacağın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davalı taşeron ile davacı işveren arasında imzalanan "Atatürk Öğrenci Yurdu Sosyal Binaları Yeniden Yapım İnşaatı İş" konulu ve 27/10/2014 tarihli sözleşme gereğince işveren tarafından taşerona 20/01/2015 tarihli 200.000,00TL bedelli, 20/02/2015 tarihli 300.000,00TL bedelli, 20/03/2015 tarihli 400.000,00TL bedelli, 23/04/2015 tarihli 400.000,00TL bedelli, 25/05/2015 tarihli 400.000,00TL bedelli, 25/06/2015 tarihli 400.000,00TL bedelli çekler verildiğini, ayrıca sözleşme gereğince 100.000,00 TL iş tesliminde nakit bedel ödenmesi konusunda anlaşmaya varılarak toplamda 2.200.000,00 TL'lik sözleşme akdedildiğini, taşeron tarafından ise işveren şirketin sözleşme gereği vermiş olduğu toplamda 2.200.000,00 TL'lik çeklerin karşılığı olarak aynı bedelle ... A.Ş. Organize Kayseri Şubesi'ne ait ... seri numaralı çeki teminat olarak sözleşmenin 10.maddesi gereği işverene verdiğini, taraflarca yapılan sözleşmeye istinaden, taşeron tarafından üstlenilen borcun yerine getirildiğini, ayrıca işveren tarafından taşerondan sözleşme dışı isteklerde bulunularak Atatürk Öğrenci Yurtlarının bulunduğu kampus girişindeki nizamiye binasının yapımının da taşerona verildiğini, sözleşme dışı istenilen yapının da teslim edildiğini ve bahse konu yapının 150.000,00TL kadar yaklaşık İş bedelinin ödenmediğini, talep edilen 210.910,00TL ödemeye ilişkin olarak; bu alacakların taşeron tarafından ödendiğini, işçilere ve davacı şirkete ödenen işçilik alacakları, yemek masrafları, SGK prim bedeli, giyim-kuşam ödemelerinin 53.481,00TL'si davalı şirkete 227.908,47TL'si işçilere olmak üzere toplamda 281.290,47TL ödeme yapıldığını, işveren tarafından iş makinesi kiralama bedeli talep edildiğini, ancak, taraflar arasında imzalanan 27/10/2014 tarihli sözleşme de iş makinası kiralama bedelinin Taşeron tarafından ödeneceğine yönelik bir madde bulunmadığını, muhtelif ödemeler adı altında bir bedel talep edildiğini, ancak, sözü edilen bedelin ne olduğunun anlaşılmadığını, işverenin, hakedişlerini alamadıkça zarara uğradığını beyan ettiğini, fakat bu zararlarını belgeleyecek herhangi bir somut bilgi veya belge sunmadığını ve Bakırköy ...Noterliğinin 27/05/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile de sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih ettiğini, Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 2013/643E., 2014/786 K. Sayılı ve 10/02/2014 tarihli kararından da anlaşılacağı üzere taraflar arsında akdedilen sözleşmede fesih halinde cezai şartın ödeneceğine dair hüküm yok ise ifaya ekli cezai şartı istenmeyeceğini, yaklaşık iş bedeli 150.000,00TL olan sözleşme harici yapılan iş bedeli için dava açma hakkının mahfuz tutulduğunu, işverenin hakedişlerini alamamasına ilişkin olarak; işverenin idareden hakedişini alabilmesi için geçici kabulün yapılması gerektiğini ve geçici kabulün yapılmamasının sebebinin ise işverenin yaklaşık 20 kalem kadar olan eksik işlerinden kaynaklandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen dosyada davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 27/10/2014 tarihinde Atatürk Öğrenci Yurdu Sosyal Binalarının yeniden yapım inşaat bütün binaların cephe sistemleri işlerinin yapımı konusunda sözleşme imzaladıklarını, bu sözleşme gereğince müvekkili tarafından işin bedelinin ifası için 20/01/2015 vadeli 200.000TL, 20/02/2015 vadeli 300.000TL, 20/03/2015 vadeli 400.000 TL, 23/04/2015 vadeli 400.000TL, 25/05/2015 vadeli 400.000TL, 25/06/2015 vadeli 400.000TL bedelli çekleri davalı tarafa teslim ettiğini, davalının sözleşme gereğince Yemekhane ve Konferans Salonu Binalarını 30/12/2014 tarihinde, Misafirhane binasını 20/01/2015 tarihinde ve Spor Salonu nu 20/02/2015 tarihinde bitirip teslim edeceğini taahhüt ettiğini ancak davalının taahhütte bulunduğu hiçbir işi süresinde bitirip teslim etmediğini, davalı ile yapılan sözleşme gereğince işin bitirilip teslim edilmesinde geciken her gün için cezai şart öngörüldüğünü, müvekkilinin teslim edilmesi gereken işin zamanında bitirilip teslim edilmemesi nedeniyle idareden hakkedişlerini alamadığını, bunun üzerinde davalıya yapılması gereken işleri zamanında teslim etmesi, aksi taktirde sözleşmenin feshedileceği ve uğrayacakları tüm zararları ile birlikte sözleşmede öngörülen cezai şartın tahsili için yasal yollara başvuracaklarına ilişkin ihtarname keşide ettiklerini, işbu ihtara rağmen davalının yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine sözleşmenin feshedildiğini, müvekkili tarafından iş bu sözleşmenin ifası olarak davalı tarafa teslim ettiği 25/06/2015 vadeli 400.000TL bedelli çeki ödediğini, ödemiş oldukları bu çek için İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/979 D.iş ve 2015/985 karar sayılı dosyası ile davalının çek bedelinin %20'sinin teminat olarak yatırmaları karşılığında ihtiyati tedbir kararı aldıklarını belirterek, davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosya davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca davacı şirketin dava dilekçesinde belirtilen çekleri verdiğini, bu çekler dışında işin teslimi sırasında 100.000 TL ödenmesinin de kararlaştırıldığını ve toplamda 2.200.000TL olarak belirlenen işin bedeline karşılık müvekkil şirket tarafında da sözleşme uyarınca 2.100.000TL bedelli teminat çıkı verildiğini, sözleşme uyarınca yüklenilen işin süresinde tamamlandığını, ancak davacı şirketin sözleşme dışında isteklerde bulunarak Atatürk Öğrenci Yurdunun bulunduğu kampüs girişindeki nizamiye binasının yapımını da müvekkiline verdiğini ve sözleşme dışı bu işinde yapılarak teslim edildiğini, davacının dava konusu çek bedeli ile ilgili ihtiyati tedbir kararı alarak çekin bedelini ödemediğini, ayrıca sözleşme ile ödemeyi yüklendiği 100.000TL ödemeyi de yapmadığını, ayrıca sözleşme dışı yapılan yapının yaklaşık bedeli olan 150.000TL tutarı da ödemediğini ve müvekkilinden teminat olarak aldığı çekide elinde tuttuğunu müvekkili şirketi zarara uğrattığını, iş bu zararları için dava açma haklarını saklı tuttuklarını, davacının idareden hakkedişlerini alabilmesi için geçici kabulün yapılması gerektiğini, geçici kabulün davacının eksik bıraktığı 20 kalem imalat nedeniyle yapılmadığını, bu durumun işveren idareye yazılacak yazı ile tespit edilebileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, asıl dosyada davacı işveren vekili tarafından 25/04/2016 ve 09/03/2018 tarihli dilekçe eklerinde davacı Taşeron tarafından ödenmeyerek işveren tarafından ödendiğini iddia ettiği belgeler sunulmuş ise de, bu belgelerde yer alan ödemelerin dava konusu eksik işlerle ilgili olduğu davacı tarafından ispatı gerekli olup, bu ispat için sunulan belgelerin yeterli olmadığı bilirkişi incelemesi ile anlaşıldığı, asıl dosyada davacı taraf 27/05/2015 düzenlenme tarihli ihtarname ile üstlenilen işlerin teslim edilmesi ihtarında bulunulduğu gibi aynı zamanda bu işlerin 05/06/2015 tarihine kadar teslimi için davalı tarafa süre verilmiş ve ayrıca 05/06/2015 tarihine kadar işlerin teslim edilmemesi halinde sözleşmenin feshedileceği ihtar edilmiş olup, fesih bildirimi, feshin sonuçlarının da tek tek açıklandığı dikkate alındığında feshedilebileceği iradesi ile değil, ileri tarihli fesih iradesiyle yapıldığı, işlerin teslimi için davalıya verilen süre ile fesih tarihi bu ihtarname içeriğine göre aynı olup, taraflar arasındaki sözleşmenin 13. Maddesine göre gecikme cezası akit feshedilse de alınabilecek olup, ancak fesih tarihine kadar alınabileceğinden verilen süre ile fesih tarihi arasında işleyen bir süre bulunmadığından cezai şart talep edilemeyeceğinin anlaşıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 4. Maddesinde "Atatürk Öğrenci Yurdu Sosyal Binaları yeniden yapım inşaatı ve bütün binaları(n) cephe sistemleri" ile işin konusu belirlense de bu belirleme somut olmayıp, sözleşmenin 8. Maddesinden taraflar arasındaki sözleşme kapsamında kalan işin somut konusu yemekhane, konferans salonu, misafirhane binası ve spor salonu olup, davacı tarafın iddiasının aksine nizamiye binasının yapımı işi sözleşme kapsamında kaldığı anlaşılamadığı, tüm bu nedenlerle nizamiye binası sözleşme harici yapılan iş olarak mahkemece kabul edildiği, sözleşme harici yapılan iş nedeniyle tanınması gereken ilave süre teknik ayrıntısı 27/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda açıklandığı üzere 8 gün olarak kabul edildiği; birleşen dosya açısından ise 100.000TL'lik nakit ödemenin yapıldığı ispat edilmediği gibi, dava konusu çekin ödemesinin de yapılmadığı sabit olup, davalının sözleşme kapsamı dışında yaptığı nizamiye binası için gerek 27/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda gerekse 22/02/2018 tarihli raporda hesaplandığı gibi davalının 147.170,00 TL alacaklı olduğu, tüm bunlara toplamda 647.170 TL davalı alacaklı olup, gerek 27/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda gerekse 22/02/2018 tarihli raporda açıklandığı gibi davalı tarafın eksik yaptığı işlerin bedelinin 110.000,00 TL olup, daha fazla veya daha az olduğunun taraflarca da ispatlanamadığı, davalının 537.170,00 TL alacağı bulunmakta olup, birleşen davaya konu ... Bankası Beşyol/Van Şubesi ... nolu 400.000TL'lik 25/06/2015 keşide tarihli çek açısından borçlu olunmadığının tespiti talebinin yerinde olmadığı gerekçeleriyle, asıl davanın reddine, birleşen davanın reddine, kötü niyet tazminatı talebinin kötü niyet ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, davacı müvekkili ile davalı arasında imzalanan sözleşmede davacı müvekkilinin işveren konumunda yer almış olsa da asıl olan davacı müvekkilinin alt işveren davalının işveren alt taşeron olduğunu, davacının idare ile ilgili olan sözleşmesine dayalı olarak davalı taşeronla bir sözleşme imzaladığını, davalının sözleşmedeki edimlerinin zamanında yerine getirmemesinden kaynaklı olarak idare tarafından davacı müvekkile hak edişlerinden kesintilere gidildiğini, davalının yapmamış olduğu işleri yapmak zorunda kalan davacı müvekkili firma söz konusu işler ile ilgili maddi kayıplar yaşamakla birlikte idare tarafında yapılan kesintiler ile çok büyük maddi zararlar yaşadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin işin zamanında teslim edilmemesi halinde cezai şart öngörmesi sebebiyle tarafımızca davalıya ihtarname çekilmiş akabinde davalının cevap vermemesi üzerine davanın açıldığını, müvekkilin söz konusu davalarda sözleşmeye dayalı haklı talepleri bulunduğunu, ancak ilk derece mahkemesinin yapmış olduğu yargılama neticesinde müvekkil çok büyük bir borç külfetine mahkum edildiğini, yerel mahkemenin bu kararı vermesi hiçbir hukuki gerekçesi bulunmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı işsahibi, davalı ise yüklecidir. Taraflar arasında 27/10/2014 tarihli“Atatürk Öğrenci Yurdu Sosyal Binaları Yeniden Yapım İnşaatı Bütün Binaların Cephe Sistemleri” sözleşmesi akdedilmiştir. Asıl davada davacı iş sahibi, ifanın sözleşmeye göre yerine getirilmediği iddiasında bulunarak tazminat talebinde bulunmuş, birleşen davada ise davalı yükleniciye ödeme amaçlı verdiği 25/06/2015 vadeli 400.000,00 TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkin dava açmıştır. Tüm dosya kapsamına göre, asıl dosyada davacı iş sahibi vekili tarafından sunulan belgeler ile davalı yüklenici tarafından ödenmeyerek iş sahibince ödendiğini iddia edilen harcamalara ilişkin bir kısım belgeler sunulmuş ise de, bu belgelerde yer alan ödemelerin dava konusu eksik işlerle ilgili olduğunun davacı tarafından ispatı gerekmekte olup, bilirkişi incelemesi sonucuna göre ispat için sunulan bu belgelerin yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Asıl dosyada davacı tarafça 27.05.2015 tarihli ihtarname ile yüklenicinin üstlendiği işlerin teslim edilmesi ihtar edilmiş ve bu işlerin 05.06.2015 tarihine kadar teslim edilmesi için davalı tarafa süre verilmiş, bu tarihe kadar işlerin teslim edilmemesi halinde sözleşmenin feshedileceği ihtar edilmiştir. Fesih bildiriminde feshin sonuçları da tek tek açıklanmış olduğundan işlerin teslimi için davalıya verilen süre ile fesih tarihi arasında işleyen bir süre bulunmadığından cezai şart talep edilemeyeceği sonucuna varılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 4. Maddesinde "Atatürk Öğrenci Yurdu Sosyal Binaları yeniden yapım inşaatı ve bütün binaları(n) cephe sistemleri" ile işin konusu belirlense de bu belirleme somut olmayıp, sözleşmenin 8. Maddesinden taraflar arasındaki sözleşme kapsamında kalan işin somut konusu yemekhane, konferans salonu, misafirhane binası ve spor salonu olup, davacı tarafın iddiasının aksine nizamiye binasının yapımı işi sözleşme kapsamında kaldığı anlaşılamadığından nizamiye binasının sözleşme harici yapılan iş olarak kabulü gerekmekle, bu iş nedeniyle tanınması gereken ilave süre 8 gün olarak belirlenmiştir. Birleşen dava yönünden ise, 100.000TL'lik nakit ödemenin yapıldığı ispat edilmediği gibi, dava konusu çekin ödemesinin de yapılmadığı sabittir. Davalının sözleşme kapsamı dışında yaptığı nizamiye binası için davalının 147.170,00 TL alacaklı olduğu, tüm bunlara toplamda 647.170,00 TL davalı alacaklı olup, davalı tarafın eksik yaptığı işlerin bedelinin 110.000TL olup, sonuçta davalının 537.170,00 TL alacağı bulunmaktadır. Bu nedenle birleşen davaya konu ... Bankası Beşyol/Van Şubesi ... nolu 400.000TL'lik 25.06.2015 keşide tarihli çek açısından davacının borçlu olmadığının tespiti talebinin yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, asıl davada davacının iddiasını ispata yeter delil sunmadığı, birleşen davada ise davalı yüklenicinin yapılan ödemeden daha fazla alacağı bulunduğu anlaşılmakla, mahkemece asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/09/2020 tarih ve 2015/954 Esas, 2020/508 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 215,45 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 04/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.