T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1885
KARAR NO: 2023/1332
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/09/2020
NUMARASI: 2018/1092 Esas, 2020/369 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali
KARAR TARİHİ: 04/12/2023
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraflarca istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, taraflar arasında sözlü "fason örme işi sözleşmesi" olduğunu, davacının teslim ettiği ipliklerin davalı tarafından fason üretim yapılarak kumaş haline getirildiğini, toplam 112.194,44 kg iplik teslim edildiğini, 18.546,02 kg ipliğin iade alındığını, kalan 93.648,42 kg iplikten de 87.370 kg kumaş yapılarak davacı şirkete teslim edildiğini, fire oranları düşüldükten sonra davalının kullanması gereken ipliğin 90.821,90 kg olup davalı nezdinde 2.826,52 kg iplik kaldığını ve iade edilmediğini, Zeytinburnu ... Noterliğinin 28/03/2018 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile 45.922,05 TL zararın tahsilinin talep edildiğini ve 7 gün süre verildiğini, süresinde ödeme yapılmadığını bunun üzerine Büyükçekmece ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosaysı ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, icra takibine itirazın iptali ile %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafından teslim edilmediği iddia edilen ipliklere ilişkin kesilen 42.736,98 TL'lik faturanın kabul edilmeyerek iade edildiğini ve ihtarla itirazda bulunulduğunu, teslim edilen 93.648,42 kg ipliğin olağanın aksine daha fazla bozuk ve küflü teslim edildiğini, fire oranının normalde %5 oranında olması gerekirken davacı tarafından teslim edilen ipliklerde bu oranın %6,70 olarak tespit edildiğini, birden çok iplik çeşidi olup fire oranının orantılı olarak dağıtıldığını belirterek davanın reddi ile %20 oranında kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, taraflar arasında kumaş örme sözleşmesine ilişkin eser sözleşmesi bulunduğu, kumaşın ipliklerinin davacı tarafından davalıya teslim edildiği, bir kısım kumaşın üretilerek davacıya verildiği, kalan ipliğin iade edildiği davacının iadesi gereken ipliğin daha fazla olduğunu iddia ederek iade edilmeyen iplik bedelini talep ettiği, davalının ise ipliklerin normalden daha fazla bozuk ve küflü olduğunu bu nedenle fire oranının arttığını belirttiğini ve cevap dilekçesine ekli ...'nın beyan dilekçesi dikkate alınarak fire miktarının tespiti ile iade edilmeyen iplik miktarının ve bedelinin ne kadar olduğuna ilişkin uyuşmazlık olduğu, dosyada alınan ek rapora ve İTO meslek Komitesinin belirlediği %5 fire oranına göre 22.288,28 TL alacaklı olduğu, SMMM bilirkişisinin tarafların ticari defterlerinde yaptığı incelemeye göre davalının 4.694,91 TL alacaklı olduğu, bu alacağın mahsubu ile davacının bakiye 17.593,37 TL alacaklı olduğu, 1.297,08 TL de işlemiş faiz alacağı bulunduğu, iplikler mevcut olmadığından üzerinde inceleme yapılamadığı, davalının ipliklerin normlarının üzerinde bozuk ve küflü olduğuna ilişkin iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabulü ile; davalının Büyükçekmece ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 18.890,45 TL toplam alacak yönünden iptali ile takibin 17.593,37TL asıl alacak ve 1.297,08TL işlemiş faiz alacağı üzerinden devamına, hükmedilen alacağın %20'si olan 3.518,67 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, davalıya teslim edilen tüm ipliklere ilişkin fire oranları düşüldüğü halde yeniden fire oranlarının düşülerek hesaplanan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, hatalı bilirkişi raporuna göre mahkemece karar verildiğini, davalı tarafından herhangi bir takas mahsup talebi olmamasına rağmen davalının müvekkili kayıtlarında görülen alacağının düşülmesinin yanlış olduğunu, kabul edilen % 5 fire oranının dahi yüksek olduğunu, talep edilen alacak KDV li olduğu halde KDV siz olarak hesaplama yapıldığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesiyle, bilirkişi raporlarında tespit edilen % 5 fire oranı normal şartlarda küflü olmayan ipliklerdeki fire oranı olduğunu, mahkemece ilgili meslek örgütünden yoğun şekilde bozuk ve küflü olan ipliklerdeki fire oranınında sorulması gerektiğini, buna ilişkin cevap dilekçesi ekinde fason takipçisi ...'nın beyanını sunduklarını, mahkemece kabule göre alacak yargılama ile belirlenecek olup icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Taraflar arasında fason örme işine ilişkin sözlü eser sözleşmesi akdedilmiştir. Davacı tarafından verilen ipliklerin davalı tarafça kumaş haline getirileceğine ilişkin yapılan sözleşme gereğince davacı teslim edilen kumaş ve iade edilen iplik miktarına göre kendisine daha fazla iplik iadesi gerektiğini belirterek iade edilmeyen ipliğin bedeli olan 45.922,05 TL'nin tahsili için icra takibi başlatmıştır. Davalı taraf ipliklerin teslim edildiği anda bozuk ve küflü olduğunu, bu nedenle fire oranının yüksek olduğunu, iade edilmeyen iplik bulunmadığını davanın reddini talep etmiştir. Her ne kadar davalı taraf ipliklerin bozuk ve küflü olduğunu iddia etmiş ve cevap dilekçesinde ... isimli kişinin beyan dilekçesini sunmuş ise de, bu kişi tanık olarak dinlenmediği gibi, bu hususta davacıya yapılmış herhangi bir ihbar da bulunmadığından dilekçe içeriğine itibar edilmesi mümkün değildir. Dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmış ancak ipliklerin kullanılmış olması nedeniyle iplikler üzerinde inceleme yapılamamıştır. Bu nedenle bilirkişilerce İTO konfeksiyon meslek grubunun kabul ettiği % 5 fire oranına göre hesaplama yapılmıştır. Bilirkişi kurulunca davacının zararının 22.288,28 TL olarak hesaplanmış olmasına ve davalının alacağına ilişkin takas mahsup talebi bulunmamasına rağmen mahkeme ticari defterlerdeki davalı alacağı olarak görülen 4.694,91 TL mahsup edilerek hüküm kurulması yerinde olmamıştır. İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı olarak, alacağın likit ve belli olması; yani borçlu tarafından, alacağın gerçek miktarının belli, sabit veya belirlenmek için gerekli bütün unsurların bilinmesinin mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Somut olayda davacı tarafından istenen alacağın miktarı bilirkişi incelemesi ve yargılama sonucunda belirlendiği halde mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesi de doğru olmamıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27/04/2005 tarih 2005/19-286 E., 2005/268 K. Sayılı kararında da vurgulandığı üzere; İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesinde düzenlenen ve uygulamada “kötüniyet tazminatı” olarak adlandırılagelen tazminat türü, sadece ve ancak, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Alacağının varlığına maddi hukuk kuralları çerçevesinde inanarak icra takibine girişen, ancak bunu usul hukuku kurallarına uygun şekilde kanıtlayamadığı için itirazın iptali istemi reddedilen bir alacaklı, İ.İ.K.nun 67. maddesi anlamında “haksız” ise de, kötüniyetli olarak kabul edilebilmesine ve dolayısıyla, bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesini açıkça şart koşan söz konusu hüküm çerçevesinde tazminatla sorumlu tutulmasına hukuken olanak yoktur. Alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötü niyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtilmelidir ki, alacaklının icra takibini kötü niyetli olarak yaptığı hususu, borçlu arafından kanıtlanmalıdır. Anılan madde kapsamında somut olayda yerel mahkemece bu hususta karar verilmemiş ise de Dairemizce yapılan incelemede; dosya kapsamı itibari ile davacının kötü niyetle icra takibi yaptığı hususu kanıtlanamadığından ve kötüniyet tazminatının koşulları oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, tüm bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ve dosya kapsamına göre karar verilebileceğinden, tarafların istinaf taleplerinin kısmen kabulü ile kararın HMK'nın 353/1-b-2.maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile; davalının Büyükçekmece ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 22.288,28 TL asıl alacak ve 1.666,04 TL işlemiş faizin üzerinden iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1-Taraf vekillerinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE, 2-Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/09/2020 tarih ve 2018/1092 Esas, 2020/369 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- Davanın KISMEN KABULÜNE4-Davalının Büyükçekmece ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 22.288,28 TL asıl alacak ve 1.666,04 TL işlemiş faizi üzerinden iptali ile takibin DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,5-Alacak likid olmadığından davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE 6- Davalı yanın kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE
B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN 1-Alınması gereken 1.636,32 TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 554,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.081,69 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı tarafından yatırılan 554,63 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE 3-Davacı tarafından yapılan 1.828,75 TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre takdiren 953,93 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye miktarın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,2-Davalı tarafından yatırılan 300,45 TL nispi istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,3-Davalı tarafından yapılan 54,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 54,40 TL posta gideri olmak üzere toplam 108,80 TL istinaf yargılama giderinin kabul red oranına göre 52,05 TL nin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 04/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.