T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/131
KARAR NO: 2023/1435
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/04/2019
NUMARASI: 2016/1221 Esas, 2019/372 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali
KARAR TARİHİ: 19/12/2023
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olup; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, müvekkili şirketin elektrik tesisatı işleri yapan bir şirket olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında, “... Elektrik Tesisatı Yapımı” ile ilgili eser sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme gereğince müvekkili şirketin, davalının gönderdiği keşif teklifine göre karşı teklifini 03/06/20015 tarihinde yaptığını, daha sonra bu teklifin kapsamı daraltılarak “kablosuz teklif” verilmesi istendiğini, akabinde davalıya ait binanın tamamına müvekkili şirket tarafından borulama işlemi yapıldığını, ancak yapılan sözleşmenin kapsamı dışında kalan sahanlıklarda, boşluklarda borulama işlemi yapılmadığını, müvekkili şirketin sözleşmenin tarafına yüklediği edimi tamamen ifa ettiğini ve bunun bedeli olan takibe konu 37.411,90 TL bedelli faturayı düzenlediğini, bu faturanın 15.000,00 TL'sinin ... Bankası A.Ş.'ye ait 13/07/2015 tarihli ... çek nolu, keşidecisi davalı olan çek ve 5.000,00 TL'sinin de 29/05/2015 tarihinde müvekkili şirketin ... Bankası hesabına havale ile ödendiğini, takibe konu faturanın, davalı şirkete ... Kargo ile 16/07/2015 tarihinde gönderildiğini, şirket çalışanı ... tarafindan 20/07/2015 tarihinde teslim alındığını, davalı yanın Beyoğlu ... Noterliği'nin 12/08/2015 tarihli ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde ihtarnameyi müvekkili şirkete göndererek davaya konu faturayı kabul etmediklerini bildirdiğini, faturayı üzerinde tahrifat yaparak (tüpekslenmiş ve silinmiş) iade ettiğini, müvekkili şirketin de Üsküdar ... Noterliği'nin 17/08/2015 tarih ve ... yevmiye nolu ihtamamesiyle cevap verdiğini ve faturaya itiraz süresinin geçtiği, kalan bakiyenin derhal taraflarına ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiğini ve iade edilen faturanın tekrar tebliğ edildiğini, davalı şirketin, Beyoğlu ... Noterliği'nin 31/08/2015 tarih ve ... yevmiye nolu yeni bir ihtarname gönderdiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davalı hakkında bakiye iş bedeli için İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, ancak davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı yanın icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında herhangi bir yazılı sözleşme bulunmadığını, davacı tarafça sunulan teklif denilen metinleri kabul etmediklerini, bu belgelerde müvekkili şirketin bir onayının olmadığını, davacı şirketin müvekkili şirketin maliki olduğu binada belirli kısımlarda sadece "Plastik Borulama" işi yaptığını, bu işi de eksik yaptığını, bunun dışında iddia ettiği gibi kablolama işi yapmadığını, davacı şirkete yaptığı plastik borulama işi nedeniyle de 20.000,00 TL ödeme yapıldığını, davacı şirketin kötüniyetli davranması ve işlerini yapmaması nedeniyle, müvekkili şirketin bir başka iş verenden elektrik işlerinin yapılması hizmetini aldığını, davacının yaptığını iddia ettiği elektrik işlerinin bir başkası tarafından (... Elektrik) müvekkili şirkete yapıldığını, davacı yanca dosyaya faturada yazılı mal veya hizmeti teslim ettiğine ilişkin bir belge sunulmadığını savunarak davanın reddine ve davacı aleyhinde kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının eser sözleşmesi kapsamında yaptığı boş borulama işinin tanık beyanları ile kanıtlandığı, ancak işin tam yapılmadığı, eksik yapıldığı, yapılan işlerin toplamının bilim ve fenne uygun bilirkişi raporu çerçevesinde tespit edildiği, davalının yapmış olduğu ödemeler düşüldükten sonra takip tarihi itibariyle bakiye alacağın mevcut olduğu ve bu alacağa ihtarname ve faturanın tebliği ile davalının temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, davacının talebinin ise 18.072,14 TL olduğu, bu nedenle talebinin kısmen yerinde olduğu, davacının faturaya dayalı alacağı sözleşme ile kararlaştırılmış bir alacak olmakla birlikte eksik işlerin hesaplanması ve toplam iş bedelinden mahsup edilmesi ancak tanık beyanları, bilirkişi incelemesi ile ortaya konulduğundan alacağın likit nitelikte olduğundan bahsedilemeyeceğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı hakkında başlatmış olduğu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya kapsamında davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın iptaline, takip konusu asıl alacak 6.775,00 TL ve 606,41 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.381,41 TL alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile takibin devamına, fazla istemin reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesiyle, taraflar arasında herhangi bir yazılı sözleşme bulunmadığı, davalı şirket tarafından sunulan teklif metinlerinin de müvekkili şirket tarafından kabul edilmediği, davacı şirketin müvekkili şirketin maliki olduğu binada belirli kısımlarda sadece "Plastik Borulama" işi yaptığını, bu işi de eksik yaptığını, bunun dışında iddia ettiği gibi kablolama işi yapmadığını, davacı şirkete yaptığı plastik borulama işi nedeniyle de 20.000,00 TL ödeme yapıldığını, davacı şirketin kötüniyetli davranması ve işlerini yapmaması nedeniyle, müvekkili şirketin bir başka yükleniciden elektrik işlerinin yapılması hizmetini aldığını, davacının yaptığını iddia ettiği elektrik işlerinin bir başkası tarafından (... Elektrik) müvekkili şirkete yapıldığını, davacının düzenlediği fatura ve hizmetlerin fahiş olduğunu, davacının düzenlediği faturaya süresinde itiraz edildiğini, kaldı ki; fatura düzenlemenin sadece yüzde yüz alacak hakkı doğurmayacağını, davaya konu ve müvvekkili tarafından kabul edilmeyen, ticari defterlerinde yer almayan faturanın taraflarınca davacı tarafa iade edildiği ve davacı uhdesinde bulunduğunun tespit edildiğini, tek taraflı olarak düzenlenebilen faturanın tek başına alacak hakkı sağlamayacağını, bu kapsamda davacı tarafın söz konusu faturaya ilişkin müvekkili şirketten bir alacağı bulunmadığını, davacı tarafa ödenen 20.000,00 TL avans ödemesi iken yapılan işin aslında 10.000,00 TL olduğunu ve davacıdan iadesinin talep edildiğini, ancak davacı tarafça bu iadenin yapılmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Taraflar arasında davalıya ait binanın "Plastik Borulama" işinin davacı yanca yapılması konusunda sözlü eser sözleşmesi akdedilmiştir. Davacı yüklenici şirket tarafından davalı hakkında 16/07/2015 tarihli ... Elektrik İşleri için kesilen ... nolu faturaya istinaden 17/12/2015 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 37.411.90 TL bakiye iş bedeli alacağı ve 1.420.63 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 38.832,53 TL alacağın tahsili için ilamsız takip yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında bulunan ve mali müşavir ... tarafından hazırlanan 09/07/2018 tarihli bilirkişi raporunda; davacı yanın incelenen 2015 yılına ait kendi ticari defter kayıtlarında, davalı yanın davacı yana 01/10/2015 tarihi itibariyle 17.411,90 TL borçlu olduğu, davalı yanın incelenen 2015 yılına ait kendi ticari defter kayıtlarında ve muavin defter dökümünde, davacı yanın davalı yana 29/05/2015 tarihi itibariyle 20.000,00 TL borçlu olduğu, bu durumda 17.411,90 (+) 20.000,00= 37.411,90 TL taraflar arasında fark çıktığı, taraflar arasında çıkan bu farkın; davacı tarafından davalı tarafa düzenlenen 16/07/2015 tarih, Seri ... sıra numaralı, ... şantiyeye istinaden düzenlenen ve muhtelif elektrik malzeme ve boş boru döşeme açıklamalı, 37.411,90 TL bedelli faturaya dayandığı belirtilmiş, mali müşavir ... ile elektrik mühendisi ... tarafından düzenlenen 12/12/2018 tarihli bilirkişi kurul raporunda; söz konusu işe ait sözleşmenin olmaması, taraf tanık anlatımları, bu işte davacının sadece boş elektrik borulama işlerini yaptığı göz önünde bulundurularak, dava konusu işte davacının inşaat mahallinde sadece boş boru imalatlarını yaptığı kanaatine varıldığı, davacının söz konusu inşaatta yaptığı boş boru imalatlarının fatura tarihindeki piyasa rayiçlerine uygun olduğu, yapılan elektrik işleri toplamının; 26.775,00 TL olduğu, davalı tarafından yapılan 20.000,00 TL'nin mahsubu sonucu davacının alacağının 6.775,00 TL asıl alacak ve 606,41 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.381,41 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir. Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olayda, mahkemece denetime elverişli bilirkişi kurul raporu ve esas alınmak suretiyle taraflar arasında davalıya ait binadaki borulama işlerinin davacı yanca yapılması konusunda eser sözleşmesi akdedildiği, tarafların ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, defterlerin birbiri ile ve ilgili belgelerle uyumluluk arz ettiği, davacı yanca yapılan iş bedelinin piyasa rayiç değerinin 26.775,00 TL olduğu, davalı yanca ticari defterlerinde kayıtlı bulunan 20.000,00 TL'lik ödemenin belirlenen iş bedelinden mahsup edilmesi sonucu bakiye alacak yönünden davacının talebinde haklı olduğu, davalı yanın boruluma işine ilişkin eksikliklerin başka bir firmaya yaptırıldığına yönelik iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/04/2019 tarih ve 2016/1221 Esas, 2019/372 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 504,22 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 150,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 354,22 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 19/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.