T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/323
KARAR NO: 2024/231
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/11/2020
NUMARASI: 2015/672 Esas, 2020/676 Karar
DAVA: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ: 14/03/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davacı ile davalı arasında 29.04.2014 tarihli satın alma sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre davalının plan ve projesine göre teknik alt yapı ve bağlı tavan karkas taşıyıcı sistemleri ve alçıpan imalatları yapılarak davacıya teslim edileceği ve davacının da, sözleşme konusu Sosyal Tesis Yüzme Havuzu Üzeri Barisol Yapımı ve Aydınlatma işini yapması olarak kararlaştırıldığını, davacının davalının yapmış olduğu plan ve proje çerçevesinde sözleşme konusu işi sözleşmeye göre yapıp davalıya teslim ettiğini, buna ilişkin olarak da 11.11.2014 tarihli hakediş raporunun düzenlendiğini, davacının işi bitirip teslimi akabinde davalı tarafın sözleşme hükümleri çerçevesinde yapması gereken ödemeleri şifahi taleplere rağmen "eksik işler olduğu" iddiasıyla yapmadığını, 15 Ocak 2015 tarihli İhtarname keşide edilerek" 11.11.2014 tarihinde işin teslim edildiği. İleri sürülen hususların davacının kusurundan kaynaklanmadığını, davalının yaptırdığı tavan karkas sistemlerinin sağlam olmadığını, karkas sistemi ile ilgili düzeltmeler için davalının tavan arasında gezdirdiği ehil olmayan kişilerin tavan askılarını kopardığını, teslim sonrasında işin tekniğine ve genel durumun aksine yapılan havalandırmanın vakumlanması nedeniyle söz konusu sistemin zarar gördüğünü" bu nedenlerle alacağın ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini, davalıya gönderilen 30.01.2015 tarihli 84.142,16 TL'lik faturaya davalıların itirazı üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, takibin davalının vaki itiraz üzerine durduğunu, davalının ayıp olarak ileri sürdüğü durumun kendi kusurundan kaynaklandığını, davacının işini ilim ve tekniğe uygun olarak yapıp teslim ettiğini, sonradan meydana gelen arıza, ayıp ve eksikliklerin davalının sorumluluğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, davalının kötüniyetli itirazı nedeniyle % 20 inkar tazminatına hükmedilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında 29.04.2014 tarihli satın alma sözleşmesi imzalandığını, davacı şirketin verdiği hizmeti ayıplı şekilde ifa ettiğinden davalının hizmetten gereken verimi ve faydayı sağlayamadığını, sözleşmenin "satıcının yükümlükleri " başlıklı 3. ve 4. Maddesine göre işin gereği gibi yapılması için gerekli tedbirlerin alınmasından kaynaklanan ve/veya kusur, hata, kasıt v.b. sebeplerden kaynaklanan her türlü sorumluluk satıcı' ya ait olduğu kararlaştırıldığını, ancak sözleşmede yer alan bu açık düzenlemelere rağmen davacı şirketin sözleşme yükümlülüklerine uymadığını, davacı şirketin yapmış olduğu Barisol Yapım işinin Proje proje, fen ve sanat kurallarına göre imal edilmediğinden dolayı havuzun hiç kullanılamadığını, davalı şirketin zarara uğradığını, yapılan eser taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği garanti kapsamında olup garanti süresi içinde üründen gereken verimin alınamadığını, davacı ile imzalanan Sözleşmenin "Garanti " başlıklı 14. Maddesinin "Sözleşme konusu mal veya ürünler her türlü fabrika imalat ve işçilik hatalarına karşı, ürünlerin garanti süresi Genel servis dahil Malzeme için 3 yıl, işçilik için 2 yıl olduğu yazılı olduğunu, garanti süresi ürünlerin montajına istinaden başlayacağını, satıcı, sözleşme kapsamındaki malların garanti süresi içerisinde meydana gelebilecek arızaların ücretsiz olarak yenisi ile değiştirilmesini veya tamirini taahhüt eder." şeklinde düzenlendiğini, davacı şirket uyarılara rağmen düzeltme yapmaması sebebiyle hakedişi onaylanmadığını, tesis üzerindeki ledlerin zamanla düşmesi sebebiyle firmaya yaptığı hatalı imalatları düzeltmesi için birçok kez yazılı uyarı yapıldığını, firmanın herhangi bir düzeltme yapmaması ve böylece hak edişinin onaylanmaması sebebiyle davacı tarafa ödeme yapılmadığını, yukarıda detaylandırılan hususlar ve eksikliklerin tamamlanması hususunun noter aracılığıyla davacı şirkete ihtar edildiğini, yüklenici firmanın taraflarına gönderdiği cevabı ihtarnamede hatalı imalatların işveren tarafından kaynaklandığını ileri sürerek ihtarname ekinde gönderdiği 83.681,43 TL'lik faturanın ödenmesini talep ettiğini, hataların davacıdan kaynaklandığı ayrıntılı bildirildiği gibi faturalar ihtarname ekinde iade edildiğini, davacı şirketin ayıplı imalatı bildiği ancak ayıpları gidermek adına herhangi bir çaba göstermediğini, İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/14 D. İş sayılı dosyası ile keşif yapılarak rapor oluşturulduğu, davacı ile imzalanan eser sözleşmesinin gereği gibi ifa edilmemesi neticesinde şirketin eserden gereği gibi yararlanamadığını belirterek davanın reddini, %20 kötüniyet tazminatının tahsilini talep etmiştir. Mahkeme, icra takibine konu 31.01.02015 tarih ve 008492 sayılı 84.142,16 TL faturanın davacıma ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ancak davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, teknik inceleme sonucunda da davacının yaptığı barisol imalatlarının kusurlu olduğu, kusurların giderilme bedellerinin KDV dahil 17.807,10 TL olduğu belirlendiğini, davacının yaptığı imalatların toplam bedelinin 84.142,16 TL' den kusurlu imalatların giderilme bedeli olan 17.807,10 TL düşüldükten sonra davacı alacağının 66.335,05 TL olduğu kabul ederek davacının davasının kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu .. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında davalının itirazının talep gibi 66.335,05 üzerinden iptali ile takibin devamına takipten sonra asıl alacak olan bu miktarlara yasal faiz uygulanmasına, fazla istemin reddine, % 20 icra inkar tazminatı 13.267.-Tl nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar vermiştir. Davalı vekili istinafında; mahkeme gerekçeli kararı HMK 305 maddesi kapsamında yeterince açık olmadığını, çelişkilerin düzeltilmesi gerektiğini, dava ierik olarak kesmen reddedilmiş fakat sehven davanın kabulüne denilmek suretiyle kısmen red iradesi belitilmediğini, kısa kararda yapılan anlam kargaşası gerekçeli kararda düzeltilmediğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları fahiş şekilde farklı sonuçlara ulşmasına rağmen mahkeme tarafından eksik incelemeye dayalı olarak karar verdiğini, özellikle dosyada mevcut bulunan İstanbul 6.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/14 D.iş dosyasında alınan 03.04.2015 tarihli bilirkişi raporu ve mahkemenin hükme esas alınan 09.12.2019 tarihli ek rapor birbirinden farklı tespitlerde bulunulduğunu, mahkemece çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, takibe konu 84.142,16 TL faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı ve davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmadığına ilişkin tespite herhangi bir itiraz beyanının bulunmadığına yönelik kabulün mümkün olmadığını, bilirkişi raporları arasındaki çelişkiye rağmen çelişkiler giderilmeden hüküm verilmesi hatalı olduğunu, mahkeme gerekçeli kararı gerekçeli karar niteliğinde bulunmadığını, kısmen kabul kısmen red yönünden verilen kararda alacağın likit olduğundan bahisle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde yer alan Eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Taraflar arasında 29.04.1014 tarihli satınalma sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşme 2. Maddesi gereğince işin konusunun, davalı şirketin Bayrampaşa Hayat Tepe Konut inşaatı projesinin sosyal tesis yüzme havuzu üzerine barisol yapımı ihtiyaçlarının temin, teslim ve montaj işçiliği olduğu, sözleşme 7. Maddesi gereğince iş bedelinin 56.265.,65 TL + KDV olduğu kararlaştırılmıştır. Davada davacı, sözleşme kapsamında edimlerini tamamlayarak davalı iş sahibine teslim etmiş olmalarına ve gönderilen ihtarnameye rağmen iş bedelinin ödenmediğini, girişilen icra takibine itiraz ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. Davalı, davacı edimini ayıplı ifa ettiğini, yazılı ve sözlü olarak eksikliklerin giderilmesi istenilmesine rağmen eksikliklerin giderilmediğini, sözleşme 14. Maddesi gereğince garanti kapsamında imalatların değiştirilmesi taleplerinin kabul edilmediğini, 08.01.2015 tarihinde davacıya ihtarname gönderdiklerini, İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/14 esas sayılı dosyası ile tespit yaptırdıklarını, ayıplı edim sebebiyle hakediş bedelinin ödenmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacı edimini tamamlayarak teslim ettiği, eksik ve ayıplı iş bedelinin bilirkişi raporu itibariyle 17.807,10 TL olduğunu, toplam iş bedeli olan 84.142,16 TL düşüldüğünde davacının bakiye alacağının 66.335,05 TL olduğunu kabul ederek bu miktar itibariyle davanın kabulüne, alacak likid kabul eederek %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, Bilirkişi heyeti ..., ..., ... ve ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden 15.01.2015 tarihli kök rapor ve 16.05.2018 tarihli ek rapor alınmış olup, bilirkişi heyeti davacının iş bedeli alacağının 84.142,00 TL olduğu, eksik ayıplı iş bedelinin KDV dahil 11.033,91 TL olduğunu belirterek bakiye iş bedeli alacağının 73.108,25 TL olduğuna ilişkin rapor sunmuştur. Tarafların bilirkişi raporuna itiraz üzerine, mahkemece ..., ..., ...'dan oluşan yeni bilirkişi heyetinden 27.02.2019 tarihli bilirkişi raporu alınmış olup, bilirkişi heyeti toplam iş bedelinin 84.142,16 TL olduğu, eksik ve ayıplı iş bedelinin 17.807,10 TL olduğu, davacının bakiye iş bedeli alacağının 66.335,05 TL olduğunu raporlarında belirtmiştir. Tüm dosya kapsamı itibariyle; mahkemece bilirkişi raporu alınmış, itiraz üzerine yeni bilirkişi heyetinden bilirkişi raporu alınmıştır. İstinaf eden sıfatına göre alınan son bilirkişi raporu itibariyle denetime elverişli ve hükme esas alınmaya uygun olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece davanın Kabulüne yönelik kararı doğru olmuştur. Ancak, davacının alacaklı olduğu miktar, eksik ve ayıplı miktarlar bilirkişi incelemesi ile ve yargılama ile belirlenmiş olup, mahkemece alacak likid olduğundan bahisle %20 icra inkar tazminatına hükmetmiş olması hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak, davacının davasının kısmen kabulü ile, davacının davasının 66.335,05 TL ile bu miktar üzerinden itirazın iptali ile icra takibinin devamına, davacının icra inkar tazminat talebinin alacak likid olmadığından reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1- Davalı vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE, 2-İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/11/2020 tarih ve 2015/672 Esas, 2020/676 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- Davanın KISMEN KABULÜ ile, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında davalının itirazının 66.335,05 üzerinden iptali ile takibin DEVAMINA, Davacının davasının 17.807,21 TL kısmının REDDİNE, Davacının icra inkar tazminatının, alacak likid olmaması sebebiyle REDDİNE,
B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN 1-Alınması gereken 4.531,35TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.016,23 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.515,12 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı tarafından yatırılan 1.016,23TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan 27,70TL başvuru harcı, 2.900,00 TL bilirkişi ücreti bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.927,70TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre takdiren 2.308,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye miktarın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı tarafından yapılan 1.982,50 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.982,50 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 419,56 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye miktarın davalı üzerinde BIRAKILMASINA,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 17.807,21 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,2-Davalı tarafından yapılan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 11.75 TL posta gideri olmak üzere toplam 160,35. TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE,3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 14/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.