T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/928
KARAR NO: 2025/819
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/02/2025
NUMARASI: 2024/513 Esas, 2025/140 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ: 14/07/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescili terditli tazminat talebine ilişkin olup yerel mahkemenin 27.02.2025 tarihli ilamı ile davalı yanca vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında taşeron eser sözleşmesi imzaladığını sözleşmeye göre davacı tarafından söz konusu işlerin 30.04.2023 tarihinde tamamlanması şartıyla söz konusu projede bulunan ... villası Şerefiye dahil satış bedeli 12.500.000 TL olarak kabul edilerek tapu masrafları davacıya ait olacak şekilde davalı tarafından işin kesin kabulünden sonra 30 gün içinde tapuda davacı adına devir ve tescil yapılacağını, sözleşmedeki bir kısım edimlerin gereği gibi bir kısım edimlerin ise hiç yerine getirilmediğini, müvekkilinin edimlerini sözleşmede kararlaştırılan iş programına uygun yürüttüğü esnada davalı şirket ortaklarının kendi aralarında yaşadığı sorunları şantiyeye yansıdığını ve müvekkillerinin işe devam etmesinin engellendiğini belirterek İstanbul ili Şile ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ... nolu villaların davacı adına tescilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yüklendiği işi sözleşmede belirtilen tarihten 10 ay sonra teslim ettiğini sözleşme tesliminin gecikmesinden kaynaklanan cezai şart için İstanbul Anadolu ... icra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, davacı tarafça yapılan işin sözleşmede taahhüt edilen niteliklerde yapılmadığını, müvekkilinin zarara uğradığını, bu eksiklikleri bizzat kendisinin tamamladığını beyanla davanın reddine yargılama gideri ve vekâlet ücretini talep etmiştir.Yerel mahkemece 27/02/2025 tarihli ilamında; davacı vekilinin ön inceleme duruşmasından önce 25.12.2024 tarihli beyan dilekçesi ile 18.12.2024 tarihli protokol ile Sulh olduklarını beyan ettiği Sulh protokolün dosyaya sunulduğu ve davalı vekilinin de bu protokol doğrultusunda karar verilmesini talep ettiğinin görüldüğünü belirterek sulh protokolünün tastikine ve bu protokolde vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin mevcut düzenleme olmaması nedeniyle davacının dava açmakta haklı olduğu davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından yargılama gideri ve vekâlet ücreti yönünden davalı tarafın sorumlu tutulmasına karar vermiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; feragat ve kabul beyanında bulunan taraf davada lehine hüküm verilmiş gibi yargılama gideri ödemeye mahkum edileceğinden su protokolü feragat sonrasında artık davanın esasî hakkında herhangi bir haklılık ya da haksızlık tespiti yapılamayacağını beyanla yargılama gideri ve vekâlet ücretinin bakımından yarar mahkemenin kararının kaldırılması ve davalı lehine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Taraflar, mahkeme dışında yapmış oldukları yazılı bir sulh sözleşmesini mahkemeye verirler ve buna (yazılı sulh sözleşmesine) göre davada sulh olduklarını bildirirlerse, bu yazılı sulh sözleşmesinin mahkemeye verildiği duruşma tutanağına yazılır. Taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, mahkeme, sulh sözleşmesine göre bir karar vermek zorundadır.Taraflar sulh olurken aynı zamanda yargılama giderleri hakkında da bir anlaşmaya varmışlarsa, mahkeme, tarafların anlaşmasına göre tarafların ödeyecekleri yargılama giderlerini sulh nedeniyle davayı sona erdiren kararında belirtir. Taraflar, sulh sözleşmesinde yargılama giderlerinden söz etmemişlerse mahkeme, yargılama giderleri üzerinde de bir anlaşmaya varmaları için taraflara bir imkân verir. Taraflar, yargılama giderleri hakkında bir anlaşmaya varamazlarsa mahkeme, yargılama giderlerini, sulh sözleşmesindeki kabul ve feragat edilen miktarlar oranında taraflar arasında paylaştırır (HMK.m.326,2); yani taraflardan birini, o oranda yargılama gideri ödemeye mahkûm eder. Taraflardan biri (veya her ikisi) davayı bir vekil vasıtasıyla takip etmiş ise, mahkeme, tarafları sulh sözleşmesindeki kabul ve feragat oranında vekâlet ücreti ödemeye mahkûm eder (HMK.m.323,1/ğ; 326,2). Bu vekâlet ücretine, tarifeye göre hükmedilir.Somut olaya gelince; mahkemece 18.12.2024 tarihli protokolün ibrazı ile 27.02.2025 tarihli celsede sulh protokolünün aynen geçerli olmasına karar vermiştir ancak, tarafların vekilinden sulh sözleşmesine göre taleplerinin ne olduğu sorulmamıştır. Bu durumda taraflar ya da sulhe yetkili vekil, sulh sözleşmesine göre bir karar verilmesini istediği takdirde sulh sözleşmesinde öngörülen ve tarafların her birine düşen edimlerin ve yükümlülüklerin de karara bağlanması gerekir. Yargılama giderleri ve vekalet ücreti hakkında sulh sözleşmesinde bir hüküm var ise mahkemenin sulh sözleşmesine göre, olmadığı takdirde bu konuda anlaşmalarına imkan sağlanarak, anlaşamadıkları takdirde genel hükümlere göre bir karar verilmesi gerekir yerel mahkemece taraf vekillerinin vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden bir mutabakat sağlanmadığı bunun üzerine taraflar arasındaki 18.02.2024 tarihli protokolün tasdiki ile genel hükümlere göre davalının dava açmaya sebebiyet vermesi nedeniyle, tarafların haklılığı oranında, AAÜT Madde 6'da yer alan feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur hükmü gereği tarafların ön inceleme duruşması öncesi sulh olmuş olmaları nedeniyle usulüne uygun olarak davacı lehine yarı oranında nispi vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi yönünden yazılı şekilde karar verilmesinde ve davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığından bu hususta hüküm kurulmamamış olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1 - İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/02/2025 tarih ve 2024/513 Esas, 2025/140 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3 - Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 14/07/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.