T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/115
KARAR NO: 2025/373
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/06/2023
NUMARASI: 2014/993 Esas, 2023/594 Karar
DAVANIN KONUSU: Tespit
KARAR TARİHİ: 16/04/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan muarazanın giderilmesine ilişkin olup; mahkemece davada Davalı ... açısından pasif husumetten reddine , diğer davalının teminat mektupları açısından nakde çevrilme koşulları oluşmadığının tespiti ile muarazanın bu şekilde giderilmesine dair verilen karara taraf vekillerince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili , ... bünyesinde faaliyet gösteren müvekkillerinden ... davalı ...'e ait Libya'daki "..." adlı projenin inşaat işini üstlendiğini, söz konusu inşaat işi ile ilgili olarak iş sahibi "..." tarafından müvekkilinden teminat mektupları istendiğini ve bu kapsamda ... Bankası tarafından hazırlanan swiftlerle 6.219.242,05 € Avans Teminat mektubu 1.554.810,51 € Kati Teminat Mektubu olmak üzere 2 adet "teyitli teminat akreditifi" tabir edilen teminatlar verildiğini, bu mektuplar da "..."ın en büyük hissedarı ... tarafından teyid edilerek "..."ya teslim edildiğini, Teminatlara ilişkin olarak müvekkillerinden ... A.Ş (...) grup şirketlerinden "..." ya verilmek üzere "..." ve diğer davalı ... ile genel kredi sözleşmeleri imzaladığını ve sözleşmeler gereği taahhüt altına girildiğini, buna göre söz konusu Genel Kredi Sözleşmeleri kapsamında ... tarafından ... verilecek mektuplar için teminat verildiğini, Müvekkili tarafından teminat mektuplarının verilmesi ve işe başlanması akabinde Libya'da önce iç savaş sonrada Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin kararı ile askeri müdahalesinin başladığını, 21.02.2011 tarihi itibariyle işlerin durduğunu ve işverenden gelen talimatla projelerin askıya alındığını, Libya'da faaliyet gösteren diğer bir çok Türk firması gibi müvekkilinin de işçilerini Libya 'dan tahliye etmek zorunda kaldığını, tahliye edilen güne değin yapılan inşai faaliyetler ve iş makinaları da dahil olmak üzere müvekkilinin bir çok ekipmanı savaş ortamında terk edilmek zorunda kalındığını ve müvekkilinin çok büyük bir zarar ile karşı karşıya kaldığını, Davalı "..." tarafından tamamı ile kötü niyetle söz konusu teminatların nakde çevrilmesi için işlemler yapıldığının öğrenilmesi üzerine müvekkili tarafından davalılardan "..." ve "..."a mektupların haksız olarak paraya çevrildiğinden bahisle nakde çevirme işlemlerinin yapılmaması konusunda talepte bulunulduğunu, ancak bu talepleri şifahi olarak reddedildiğini, bunun üzerine de İstanbul 23. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/460 D. İş sayılı dosyası ile teminatların paraya çevrilmesinin tedbiren durdurulması talebinde bulunduklarını, taleplerinin kabulü üzerine mahkemece verilen 11.10.2013 tarihli tedbir kararı da 14.10.2013 günü davalı Bankalara tebliğ edildiğini, Söz konusu teminatların paraya çevrilmesi mevcut yasal düzenlemeler ve ülkemizin de taraf olduğu uluslararası sözleşmeler uyarınca mümkün olmadığını, Garanti ve teminat mektuplarının; Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere Borçlar Kanunumuzda düzenlenen 3. kişinin fiilini taahhüt niteliğinde olduğunu, buna göre; garanti ve teminat mektupları kambiyo senetlerinde olduğu gibi mücerret bir borç ikrarı olmayıp esasen altında yatan temel bir borç ilişkisi yer almakta, garanti ile de bu temel ilişkiden kaynaklanan borç doğması halinde bu borcun ifası taahhüt edildiğini, mektup ile taahhüt edilen ve garanti altına alınan husus, lehdarın sözleşme gereği üstlendiği edimini yerine getirmesi ile ilgili olduğundan edim kısmen dahi olsa ifa edilmiş veya sözleşme ortadan kalkmış veya mücbir bir sebep söz konusu ve bu durum bankaca tespit edilebiliyor ise artık her durumda koşulsuz ödenmesi gereken bir bedel olmadığının, her türlü izahtan vareste olduğunu, Bu durumda riskin henüz doğmadığı veya hakkın kötüye kullanıldığı açıkça saptanabiliyor ise tazmin talep edildiğinde dahi Bankanın talebi reddetmesi gerekeceği aksi halde lehdara rücu edemeyeceğinin açık olduğunu, bankanın ödeme borcunun, ancak risk doğduğunda ortaya çıkacağını, risk henüz doğmamış ya da ortadan kalkmış ise artık garanti taahhüdünden kaynaklanan mücerret bir borçtan söz edilemeyeceğini, nitekim yerleşik Yargıtay kararları uyarınca da riskin gerçekleşmediğinin likit deliller ile ispatlanabiliyor olması halinde Bankanın ödeme yapmaması gerekmekte olup aksi halde lehtara rücu imkanının olmayacağını, dava konusu 6.219.242,05 € Teminat, "..." olarak adlandırılmakta olup mektup içeriğinden görüleceği üzere, kesin değil avans teminatı olduğunu, yine teminata dair swift mesajı içeriğinde de açıkça belirtildiği üzere, bu stand-by akreditif tutarı, A/M sözleşmesi kapsamında yapılacak her bir ödeme nispetinde düşürüleceğini, bilindiği üzere; avans teminat mektuplarının niteliği, kesin teminat mektupları gibi olmadığını, gerek savaş öncesinde bir takım işlerin yapılmaya başlanmış olması gerekse de savaş nedeni ile tüm ekipman ve malzemelerin terk edilmek zorunda kalınması sonucu müvekkili açısından büyük bir zarar doğduğundan gelinen noktada avans teminat mektubunun niteliği gereği doğrudan paraya çevrilmesinin mümkün olmadığını, tüm bu nedenler göz önünde bulundurulduğunda, İstanbul 23. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/460 D. iş sayılı dosyası ile verilen tedbir kararının devam etmesi gerektiğini belirterek ,İstanbul 23. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/460 D. İş sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararının devamına, ... tarafından ... Bankası AŞ. 'ye gönderilen swift mesajı ile verilen ... referans numaralı 6,219.242,05 € bedelli teminat ile ... Bankası AŞ. tarafından verilen ... referans numaralı 1.554,810,50 € bedelli ve yine ... referans numaralı 6.219.242,05 € bedelli teminat mektuplarının nakde dönüştürülemeyeceği ve bu teminatlara ilişkin olarak nakde çevirme koşullarının oluşmaması bakımından tazmin taleplerinin dikkate alınamayacağının tespitine ve taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Bankası A.Ş. vekili ,dava dilekçesinde bahsi geçen 6.219.242,05.-Euro ve 1.554.810,51.-Euro bedelli iki adet ... müvekkilİ Bankanın Kontgarantisi ile Libya'da mukim ... tarafından ... firması lehine düzenlenerek verildiğini, ... şartları uyarınca lehdar ...'nın tazmin talebi halinde ...; müvekkilİ Banka'nın ...'taki hesabından standby L/C bedellerini alma hakkına sahip olduğunu, Bu nedenle teminat mektuplarının tazmin edilemeyeceği yönünde bir karar verilse dahi kararın, Libya'da mukim ... ve muhatap ... haklarında hüküm ifade etmeyeceğinden, tazmin sürecinin devam edeceğini, ... şartları gereğince ilk yazılı talepte ödeme yükümlülüğü altında bulunan ..., kontgaranti veren müvekkili Banka'dan ödeme / rücu talep ederek, hesaplarından ... bedellerini resen tahsil edeceğini, sonuç olarak ...'lerin tazmin edilemeyeceğine dair talebin Libya mahkemelerinden istenmesinin gerektiğini, işbu davada müvekkili Banka'nın taraf ehliyetinin olmadığını, çünkü müvekkili Bankanın kontgarantör olması nedeniyle ...'lerin tazminini önleyecek konumunun bulunmadığını, dava dilekçesinde bahsi geçen Libya' daki inşaat işlerine neden başlanamadığı yönündeki iddiaların ise Libya'da bulunan mahkemeler tarafından yerinde incelenerek araştırılmasının gerektiğini, Türk Mahkemeleri tarafından yerinde inceleme/araştırma yapılamayacağını, ...'ler ödünç veya avans olarak verilen paraya dayalı yükümlülüklerin vadesinde yerine getirileceğinin veya yerine getirilmediğinde veya diğer bir olasılığın gerçekleşmesi ya da gerçekleşmemesi üzerine ödeme yapılacağının güvencesi olarak açıldığını, Uluslararası Standby uygulamaları (ISP 98) uyarınca "teyit eden" standby'ı açanın teyit için görevlendirmesi üzerine bir standby altındaki ödeme talebini yerine getirmek için standby'ı açanın taahhüdüne kendi taahhüdünü ekleyen kişi olduğunu, buna göre dava konusu tazmin talebini ) yerine getirecek olanın ... olduğunu, davacılardan ...; "ihtiyati tedbire rağmen ödeme taahhüdü içeren teminat akreditiflerinin "aynen" ihale makamının istediği gibi düzenlenerek ihale makamına verilmesini istemiş" ve ihtiyati tedbire rağmen ödeme koşulu bulunan avans teminat mektubu karşılığında; 19.05.2010 tarihinde 3.044.140,03.-EURO, 21.08.2010 tarihinde 1.811.703,6O.-EURO ve 20.09.2010 tarihinde 1.334.699,53.-EURO muhataptan tahsil ettiğini, işbu toplam 6.190.543,16.-EURO ödemeler ... nezdindeki ... no.'lu davacı hesabına yapıldığını, ihale konusu işin avansını peşin olarak alan davacı işe başlamadığı gibi peşin alınan avansın iadesi amacıyla tazmin edilen ...'lerin ödenmesinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı aldığını, bu itibarla davacı peşin avans almasına ve işe başlamamasına rağmen ihtiyati tedbir kararı alarak hakkını kötüye kullandığını, ihtiyati tedbir kararı veya işbu davada verilecek karar Libya'da bulunan muhatap ... ve muhabir ... hakkında sonuç doğurmayacağını, bu nedenle işbu dava talep sonucunun ve ihtiyati tedbir talebinin, ...'ın mukim bulunduğu Libya ülkesinde veya uluslararası tahkim heyetinden istenmesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili ,müvekkilinin bu davaya ilişkin taraf sıfatının bulunmadığını, müvekkilinin diğer davalı ... bankasına kontrgaranti verdiğini, müvekkilinin davaya konu mektubu düzenlediğini, mektubun tarafı olmadığını, Müvekkilinin diğer davalı ... bankasına kontrgaranti verdiğini, akabinde ... bankası Libya’daki garantör Banka’ya kontrgaranti verdiğini, bunun üzerine mektup Libya’daki bu banka tarafından düzenlendiğini, müvekkilinin düzenlediği kontrgaranti diğer davalı ... bankasının lehine olduğunu, ... bankası ile müvekkili arasında işbu davanın konusu ihtilaf söz konusu olmadığından, garanti ve kontrgarantilerin altındaki hukuki tüm ilişkilerin bağımsız taahhütler olması ilkesi de dikkate alındığında davanın müvekkiline yöneltilmesinin tamamen hukuka aykırı olduğunu, davacı dilekçesinde ... ile arasındaki Genel Kredi Sözleşmesinden bahsedildiği görülmekte ise de, işbu davanın konusu sadece “teminat mektuplarına ilişkin verilen tedbir kararının devamı ile tazmin taleplerinin dikkate alınmaması ve muarazanın giderilmesi” olup, davacı ile ... arasındaki Genel Kredi Sözleşmesine dair bir ihtilaf dava konusu olmadığından müvekkilinin bu davaya taraf edilmesinin hukuki bir dayanağı bulunmadığını, Her ne kadar bu davada taraf sıfatları bulunmamakta ise de, MÖHUK’un 24/4 nolu maddesine göre, taraflar bir hukuk seçimi yapmamışlarsa karakteristik edimi ifa eden tarafın ülkesi hukukunun uygulanmasının gerekeceğini, bu durumda, yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere, garantiyi verenin edimi karakteristik edim olacağından müvekkili ...’nin verdiği ... Bankası’na verdiği kontrgarantiye uygulanacak hukuk müvekkilinin Almanya’da kurulu bir banka olduğundan MÖHUK açısından Alman hukukuna tabi olacak ve Almanya’daki mahkemelerin yetkili olacağını, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun (“BMGK”) 2011 tarihli ve 1970, 1973 sayılı ve 2019 kararları ve 2014 tarihli ve 2146 sayılı kararı ile Libya’ya yönelik olarak alınan yaptırımlar, Avrupa Birliği Konseyi’nin 2011 tarihli ve 204/2011 sayılı ve ardından 2016 tarihli 2016/44 sayılı direktifi ile Avrupa Birliği müktesebatına yansıtıldığını, söz konusu BMGK ve AB düzenlemelerinde belirtilen kapsamdaki Libya’daki kişilerle ilgili garanti ve kontrgarantilerin tazmin taleplerinin BMGK ve AB kararları kapsamında Almanya’da da karşılanmasının hukuken mümkün olmadığını, Libya bankası tarafından Libya’da düzenlenen davaya konu bu garanti ile ilgili ihtilaf halinde Libya’da dava açılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'e dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliğ edildiği, davalı tarafça cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan taraflar arasındaki uyuşmazlık; İstanbul 23 ATM nin 2013/460 d. İş sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararı ile nakde çevirilmesi tedbiren önlenen, davalı ... tarafından ... Bankası Aş ye gönderilen swift mesajı ile verilen ... referans numaralı 6.219.242,05 Euro bedelli teminat mektubu, ... Bankası AŞ tarafından kontur garanti verilen ... referans numaralı 1.554.810,50 Euro bedelli, ... referans numaralı 6.219.242,05 Euro bedelli teminat mektuplarının nakde çevirme koşullarının oluşmadığının tespiti ve muarazanın giderilmesi olduğu ,davalıların yetki itirazında bulunmuş olup; Davalı ... Bankası AŞ nin düzenlediği teminat mektupları metninde yetki sözleşmesi yapılmadığından ve davalının şirket merkezi adresi Şişli-Nişantaşı mahkemesi yargı alanı içinde kaldığından, davalı ...nin düzenlediği teminat swift inde yetkili hukuk olarak Türk Hukuku ve yetkili mahkeme olarak İstanbul mahkemeleri yetkili olarak belirlendiği ,Davacı ... A.Ş nin grup şirketlerinden olan ... ile davalı ... (...) arasında davalıya ait "..." adlı projenin inşaat işi yapım sözleşmesinin imzalandığı, ... tarafından işin teminatı olarak teminat mektubu istendiği, Davacı ...nin teminat mektubu ihtiyacının karşılanması için diğer davacı ... A.Ş (...) ile davalı ... Bankası ve ... arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, Davalı ... Bankası nın Libya lı ortağı olan ... Bank tarafından düzenlenen ve davalılar ... Bankası ile ... tarafından kontrgaranti swifti verilen , 6.219.242,05 € Avans Teminat mektubu 1.554.810,51 € Kati Teminat Mektubunun, ... tarafından "..."ya teslim edildiği tarafların kabulünde olduğu ,somut olayda; davaya konu teminat mektuplarının muhatabının davacı ..., muhatabının ise lehdarının davalı ... olduğu, davalı ... Bankası ve davalı ...nin teminat mektubunun lehdarı ve muhatabı arasındaki ticari ilişkinin tarafı olmadığı, mahkeme dosyasında mektubun tazminine ilişkin bir talebinde bulunmadığı, bu nedenle davalı ... Bankası ve davalı ...nin huzurdaki davada pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığının anlaşıldığı, haklarındaki davanın HMK 114/1-d, 115/2 gereğince dava şartı yokluğundan usulen reddine karar vermek gerektiği , diğer davalı ... yönünden ise; 21.06.2011 tarihli ve 2011/2001 sayılı Kararnamenin eki Karar'ın 1. maddesine göre, Yargıtay kararlarında; Teminat mektuplarının Borçlar Kanunumuzda düzenlenen 3. kişinin fiilini taahhüt niteliğinde olduğu, tarafların arasındaki temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun doğması halinde bu borcun ifasının taahhüt edildiği, taahhüdün lehdarın sözleşme gereği üstlendiği edimini yerine getirmesi ile ilgili olduğundan edim kısmen dahi olsa ifa edilmiş veya sözleşme ortadan kalkmış veya mücbir bir sebep söz konusu ise, bankaca bu durumun tespiti halinde artık her durumda koşulsuz ödenmesi gereken bir bedel olmadığının açıklandığını , riskin henüz doğmadığı veya hakkın kötüye kullanıldığı açıkça saptanabiliyor ise tazmin talep edildiğinde dahi Bankanın talebi reddetmesi gerekeceği aksi halde lehdara rücu edemeyeceğinin açık olduğunu, bankanın ödeme borcunun, ancak risk doğduğunda ortaya çıkacağı, risk henüz doğmamış ya da ortadan kalkmış ise artık garanti taahhüdünden kaynaklanan mücerret bir borçtan söz edilemeyeceğinin sabit olduğunu, ...Ek (4) sayılı listenin "Tüzel Kişiler" başlıklı bölümünün 2 nci ve 4 üncü sıralarında yer alan kuruluşlar arasında bulunmadığından söz konusu şirket 2011/2001 sayılı kararın 5. maddesinin 4. fıkrasında düzenlenen yaptırımın dışında tutulmadığı , Libya' daki iç savaş herkesçe bilinebilen bir vakıa olduğu . bu halde davalılardan ...'nin ödeme talebinde bulunmasının hakkın kötüye kullanılması olduğu, bankanın yapılan talebe karşı ödeme yapmaması gerektiği, aksi halde lehtara rücu imkanının olmayacağı, gerek savaş öncesinde bir takım işlerin yapılmaya başlanmış olması gerekse de savaş nedeni ile tüm ekipman ve malzemelerin terk edilmek zorunda kalınması sonucu davacılar açısından büyük bir zarar doğduğu, gelinen noktada avans teminat mektubunun niteliği gereği doğrudan paraya çevrilmesinin de mümkün olmadığı gerekçeleri ile teminat mektuplarının nakde çevirme koşullarının oluşmadığının tespiti ile muarazanın bu şekilde giderilmesine, İstanbul 23. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/460 D. iş sayılı dosyasında verilen tedbir kararının devamına karar vermek gerektiği belirtilerek ,Davalı ... ve davalı ... Bankası AŞ yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle HMK 114/1-d, 115/2 gereğince dava şartı yokluğundan usulen reddine, ... tarafından ... Bankası AŞ ye gönderilen swift mesajı ile verilen ... referans numaralı 6.219.242,05 Euro bedelli teminat mektubu, ... Bankası AŞ tarafından kontur garanti verilen ... referans numaralı 1.554.810,50 Euro bedelli, ... referans numaralı 6.219.242,05 Euro bedelli teminat mektuplarının nakde çevirme koşullarının oluşmadığının tespiti ile muarazanın bu şekilde giderilmesine ,İstanbul 23 ATM nin 2013/460 d. İş sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararının mahkememiz kararı kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir. Davacılar vekili istinafında , kararı ... Bankası A,Ş, ve ... yönünden istinaf edildiğini , açılan dava ile 21.06.2011 tarih ve 2011/2001 sayılı Bakanları Kurulu Kararının 5. Maddesinin 4. Fıkrası uyarınca , Türk Kanunlarına tabi olan gerçek veya tüzel kişiler adına Libya'da yerleşik veya bunların adına veya yönlendirmesi ile hareket eden gerçek veya tüzel kişiler lehine verilmiş olan garanti taahhütlerinden kaynaklanan tazmin taleplerinin dikkate alınmayacağı şeklindeki hukuk düzenlemesine dayalı olarak dava konusu garantilerin nakde çevrilemeyeceği hususunun tespiti ile taraflar arasındaki muarazanın giderilmesini talep ettiklerini , yerel mahkemenin taleplerini haklı bulduğunu ancak davalılar ... ve ... Bankası A.Ş, yönünden pasif husumet yönünden redde karar vermesinin hukuka ve usule aykırı olduğunu , tazmin girişimleri üzerine müvekkillerinin ödeme yapılmaması hususunda davalı bankalarla görüşüldüğünü ve müvekkilinin taleplerinin reddedildiğini , ... Bankasının 10.10.2023 tarih ,Re 1296 sayılı müvekkiline gönderilen yazı ile ödeme yapılmaması halinde takibe geçileceği ihtarında bulunulduğunu , uyuşmazlık bakımından husumet yaratıldığını , müvekkillerinin taleplerini reddetmesi ile husumetlerinin olduğunu , davalı bankaların pasif husumet ehliyeti bulunduğunu , teminatları bizzat ... Bankasının açtığını , ...'tan talep edilenin ise bu taahhüde kendi garantisini eklemesi olduğunu , teminatların Libya'daki iş için verildiğini , bankanın taraf olduğunu , mahkeme kararında atıf yapılan Yargıtay kararında bankanın esas ilişkinin tarafı olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... Bankası A.Ş, vekilinin istinafında , davacının davadaki ticaret unvanının ..., ünvanı ile açıldığını , dava konusu iki adet teminat mektuplarının ... Adına düzenlendiğini , taraf değişikliğine muvafakat etmediklerini , davanın reddi gerektiğini , dava konusu iki adet ... müvekkili bankanın kontrgarantisi ile Libyada mukim ... İçin , Libya'da mukim ... tarafından yine Libya'da mukim muhatap ... Firması lehine düzenlenerek verildiğini , muhatap , Lehtar ve garanti ekleyen bankanın Libya'da mukim olduğunu , husumetten reddinin doğru olduğunu , ... bulunan şartlar uyarınca muhatap ...'nın tazmin talebi halinde ..., müvekkili bankanın ...' taki hesabından , müvekkilinin kontrgarantisi nedeniyle mektup bedellerini alma hakkına sahip olduğunu , bu nedenle yerel mahkemenin husumet yönünden ret ve teminat mektuplarının tazmin edilemeyeceğine karar vermesinin Libya'da mukim ... ve muhatap ... hakkında hüküm ifade etmeyeceğini , T/M lerin tazmin edilemeyeceğine dair talebin Libya mahkemelerinden istenmesi ve alınacak kararın tazmini durdurması için tebliğ edilmesi gerektiğini , dava ... aleyhine Libya'da açılmasına karar verilmesi gerektiğini , T/M'nin genel kredi sözleşmesi gereği risk çıkışı ancak mektubun iadesi veya konkrgaran olunan bankanın ibrası ile mümkün olduğunu , mahkemelerce iddiaların Libya'da araştırılması gerektiğini , T/M'nin tazmin koşullarının oluşmadığı kararı edelin müvekkil bankadan tahsiline engel olmadığını ,kararın Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu , T/M'lerin Türkçe çevirilerinin hatalı olduğunu , Uluslaraarsı mutabakata aykırı davranıldığını ,davacının yerel mahkemeye sulh sözleşmesi ibraz etmediğini , davacının mücbir sebep iddiasının mutabakat zaptıyla tamamen ortadan kalktığını , mücbir sebebin müvekkil bankanın sorumluluğunu ...'a karşı ortadan kaldırmadığını , davacının iddialarını Libya Devleti nezdinde , ICC Milletlerarası Tahkim Divan'ında veya Paris Tahkim Mahkemesi nezdinde açacağı davalar ile kanıtlaması akabinde müvekkili bankayı kontrgarantiden kaynaklanan tazmin yükümlülüğünden kurtarması gerektiğini belirterek yerel mahkemenin kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık inşaat sözleşmesinden kaynaklı , teminat mektuplarını nakde çevrilmesi şartlarının doğmadığının tespitine ve muarazanın bu şekilde giderilmesi talebine ilişkindir. Davacılar vekili , ... bünyesinde faaliyet gösteren müvekkillerinden ...'nin , Libya'da yapılan ... proje inşaatı için davalı ...'e ait işi üstlendiğini , asıl iş verenin teminat istediğini ve teminat mektupları verildiğini , verilen teminat mektupları olan davalı ... tarafından ... Bankası Aş ye gönderilen swift mesajı ile verilen ... referans numaralı 6.219.242,05 Euro bedelli teminat mektubu, ... Bankası AŞ tarafından kontur garanti verilen ... referans numaralı 1.554.810,50 Euro bedelli, ... referans numaralı 6.219.242,05 Euro bedelli teminat mektuplarının nakde çevirme koşullarının oluşmadığının tespiti ve muarazanın giderilmesini talep etmiştir.Davalı ... taraf sıfatı bulunmadığını ,konkrgaranti verdiklerini ,müvekkilinin diğer davalı ... Bankasına Kontrgaranti verdiğini , Davalı ... bankasının da Libyadaki garantör bankaya kontrgaranti verdiğini , davanın Libya'da görülmesi gerektiğini belirterek reddini talep etmiştir.Davalı ... Bankası mahkemenin yargı yetkisinin olmadığını , Bakanlar Kurulu Kararının Türk vatandaşları ve tüzel kişilerle ilgili olduğunu , müvekkilinin kontragarantör olduğunu ,verilen kararın kendi müvekkili ve davalı ... şirketi için hüküm ifade etmeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Yerel mahkeme davalı olan ... VE ... Bankası hakkında ticari ilişkinin tarafı olmaması sebebiyle haklarındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Davalı ... Ek (4) sayılı listenin "Tüzel Kişiler" başlıklı bölümünün 2 nci ve 4 üncü sıralarında yer alan kuruluşlar arasında bulunmadığından söz konusu şirket 2011/2001 sayılı kararın 5. maddesinin 4. fıkrasında düzenlenen yaptırımın dışında tutulmadığını , Libya' daki iç savaş herkesçe bilinebilen bir vakıa olduğu . bu halde davalılardan ...'nin ödeme talebinde bulunmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu belirterek , bankanın yapılan talebe karşı ödeme yapmaması gerektiği, savaş öncesinde bir takım işlerin yapılmaya başlanmış olması gerekse de savaş nedeni ile tüm ekipman ve malzemelerin terk edilmek zorunda kalınması sonucu davacılar açısından büyük bir zarar doğduğu, gelinen noktada avans teminat mektubunun niteliği gereği doğrudan paraya çevrilmesinin de mümkün olmadığı gerekçeleri ile teminat mektuplarının nakde çevirme koşullarının oluşmadığının tespiti ile muarazanın bu şekilde giderilmesine karar vermiştir. İstinaf taleplerinde ayrı ayrı Türk Mahkemelerinin yargılama yetkisi olmadığı itirazında bulunmuşlardır. Yerel mahkemenin de gerekçesinde belirttiği üzere , Davalı ... Bankası AŞ nin düzenlediği teminat mektupları metninde yetki sözleşmesi yapılmadığından ve davalının şirket merkezi adresi Şişli-Nişantaşı mahkemesi yargı alanı içinde kaldığından, davalı ...nin düzenlediği teminat swift inde yetkili hukuk olarak Türk Hukuku ve yetkili mahkeme olarak İstanbul mahkemeleri yetkili olarak belirlenmesinde hukuka ve usule bir aykırılık yoktur.Davalı ... Bankası ve Davalı ... hakkındaki davada yerel mahkeme pasif husumet yokluğunda redde karar vermiştir. Teminat mektubunun hükümsüzlüklerine dair davalarda ve teminat mektubunun nakde çevrilmesinin önlenmesinin tespiti ve muarazanın önlenmesi davalarında , talep edilen hususlara ilişkin şartların gerçekleşip gerçekleşmediği taraflar arasındaki temel ilişkiye göre belirlenir. Diğer anlatımla taraflar arasındaki eser sözleşmesine göre belirlenir. Kontrgaranti veren davalı Bankalar temel ilişkinin tarafı olmadıklarından , bankalardan bir talepte bulunulamayacağından , her iki davalı banka hakkında pasif husumetten ret kararı hukuka uygundur. Yerel mahkeme davalı şirket açısından yaptığı değerlendirmede, 21.06.2011 tarihli ve 2011/2001 sayılı Kararnamenin 5. maddesinin 4. fıkrasında düzenlenen yaptırımın dışında tutulmadığını , Libya' daki iç savaş herkesçe bilinebilen bir vakıa olduğunu, davalılardan ...'nin ödeme talebinde bulunmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu tespit ederek , muarazanın bu şekilde giderilmesine karar verilmesinde dosya kapsamına , yasaya toplanan delillere , 14.05.20222 tarihli bilirkişi raporuna bir aykırılık bulunmadığından , Davacılar vekilinin ve Davalı ... Bankası vekilinin tüm istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/06/2023 tarih ve 2014/993 Esas, 2023/594 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 289,65 TL'nin mahsubu ile bakiye 325,75TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı tarafça yatırılması gereken 615,40 TL nisbi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 289,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 325,75 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA,5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 16/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.