T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1877
KARAR NO: 2025/25
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2024/427 D.İş
TARİHİ: 24/09/2024
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ: 15/01/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda değişik işler esası üzerinden verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi sebebiyle tedbir talebi olup; mahkemece davada talebin reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İhtiyati tedbir isteyen vekili, müvekkili ... San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin (“...”), Sakarya ilinde faaliyet gösteren ve çelik konstrüksiyon imalatı-projeleri alanında uzmanlaşmış bir firma olup, birçok sanayi sektörüne çeşitli alanlarda çözüm ve hizmet sunduğunu, müvekkili şirketin ... Yapı ile karşı taraf ... İnş. ve Proje Yön. A.Ş. (“... İnşaat”) arasında 25.04.2022 tarihli “Test Laboratuvar Binaları Yapım İşi Projesi Yapısal Çelik İşleri Sözleşmesi” ve 03.02.2022 tarihli “Savunma Sanayii ... Teknopark İstanbul... Binası Yapım İşleri Projesi Çelik İşleri Sözleşmesi” akdedildiğini, belirtilen sözleşmeler uyarınca; müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilecek olan çelik işleri yapımı karşılığında, sözleşmelere konu edilen bedellerin ... İnşaat tarafından müvekkili şirkete ödenmesi konusunda anlaşma sağlandığını, söz konusu sözleşmelerden Test Laboratuvar Binaları Yapım İşi Projesi Yapısal Çelik İşleri Sözleşmesi'ne konu işlerin toplamının %90 oranındaki kısmının müvekkili şirket tarafından tamamlanmış olmasına rağmen söz konusu sözleşmenin karşı taraf ... İnşaat tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiğini ve müvekkili şirketin ilgili sözleşmeler doğrultusunda hak kazandığı bedellerin ödenmekten imtina edildiğini, müvekkili şirket ile karşı taraf arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca, müvekkili şirket tarafından karşı taraf şirket lehine 18.03.2022 tarihli, ... sayılı ve 835.000-TL bedelli teminat mektubu ile 28.04.2022 tarihli, 937129 sayılı ve 411.200-TL bedelli teminat mektubu düzenlendiğini ve karşı tarafa teslim edildiğini, müvekkili şirket tarafından söz konusu sözleşmeler kapsamındaki tüm edimlerin eksiksiz olarak yerine getirilmiş olmasına karşın müvekkili şirketin hak kazandığı bedellerin müvekkili şirkete ödenmediği gibi, gelinen noktada müvekkili şirket tarafından karşı tarafa teslim edilen teminat mektuplarının haksız ve hukuka aykırı olarak nakde çevrilmesi ihtimalinin söz konusu olduğunu, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tüm şartların gerçekleştiği net bir şekilde görüldüğünü, müvekkili şirketin karşı tarafa ilgili teminat mektupları ile garanti altına alınabilecek herhangi bir borcunun bulunmadığını tartışmasız olduğunu, ihtiyati tedbir kararı verilmemesi durumunda, söz konusu teminat mektuplarının nakde çevrilmesi ve bu suretle müvekkil şirketin haksız-hukuka aykırı olarak zarara uğramasının söz konusu olacağını beyanlarla bu doğrultuda, müvekkili şirketin telafisi mümkün olmayacak biçimde zarara görmesini önlemek adına, işbu talebe konu teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve söz konusu kararı derhal ... Bankası A.Ş.'ne bildirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkeme, 24.09.2024 tarihli ara kararında, somut olayda tedbir talep eden tarafça, karşı taraf ile aralarında 25.04.2022 tarihli ... İşleri Sözleşmesi ve 03.02.2022 tarihli Savunma Sanayii Müsteşarlığı-... İstanbul ... Binası Yapım İşleri Projesi Çelik İşleri Sözleşmesi akdedildiğini, akdedilen sözleşme hükümleri gereğince çelik işlerin yapımı karşılığında anlaşıldığı ve söz konusu sözleşmelerden Test Laboratuvar Binaları Yapım İşi Projesi Yapısal Çelik İşleri Sözleşmesi'ne konu işlerin toplamının %90 oranındaki kısmının müvekkili şirket tarafından tamamlanmış olmasına rağmen karşı tarafça sözleşmenin haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiği ve müvekkilinin hak kazandığı bedellerin ödenmekten imtina edilerek, müvekkili şirket ile karşı taraf arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca, karşı taraf şirket lehine 18.03.2022 tarihli, ... sayılı ve 835.000-TL bedelli teminat mektubu ile 28.04.2022 tarihli, 937129 sayılı ve 411.200-TL bedelli teminat mektubu düzenlendiği ve karşı tarafa teslim edildiği beyan edilerek işbu teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin önlenmesine yönelik tedbir kararı verilmesi talep edilmiş ise de, Kahramankazan Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2023/21 Değişik İş sayılı dosyasında alınan delil tespitine yönelik bilirkişi raporunda imalatların eksik ve kusurlu olduğunun, işlerin %85'inin tamamlanmış olduğunun tespit edildiği, dayanılan sözleşme ve sözleşme kapsamındaki teminat mektupları ile aldırılan delil tespiti raporu talep edenin haklılığında bu aşamada yaklaşık ispat için yeterli görülmediği gerekçesiyle şartları oluşmayan ihtiyati tedbirin reddine karar verilmiştir. Tedbir talep eden vekili istinaf talebinde; yerel mahkemenin redde dair gerekçesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin %90 oranında işi tamamladığını buna rağmen sözleşmenin haksız feshedildiğini, müvekkilinin hak ettiği bedelleri alamadığını, işin tamamlanamamasının sebebinin haksız fesih olduğunu, karşı taraftan geçici kabul işlemleri için talepte bulunulduğunu ancak kabul edilmediğini, müvekkilinin tüm yükümlülüklerini eksiksiz biçimde yerine getirdiğini, ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, teminat mektupları ile garanti altına alınacak her hangi bir borçları bulunmadığını, karşı tarafın teminat mektupları ile ilgili her hangi bir hakkı olmadığını, teminat mektuplarının nakde çevrilmesi durumunda müvekkilinin zarar göreceğini, karşı tarafın sebepsiz zenginleşeceğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı HMK'nın 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Buna göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. Yaklaşık ispat kuralı uygulanırken, iddianın doğruluğunu kabul etmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir. Bu nedenle, ihtiyati tedbire karar verilirken, talebin haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alınır. Geçici hukuki koruma kapsamında olan ihtiyati tedbir kararı verirken hakim, asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar vermemelidir. Bununla birlikte, ihtiyati tedbire karar verilirken tarafların çıkar dengesini ve ihtiyati tedbirin amacını hakimin gözetmesi gerekli ve zorunludur. İhtiyati tedbir kararı verilmesinde hakime geniş bir takdir alanı bırakılmışsa da, hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemelidir ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararında belirtmelidir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, Yasa’nın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. Anayasanın 141/3. Maddesine göre mahkeme ihtiyati tedbir isteminin kabulü ile ihtiyati tedbir kararı vermesi veya istemin reddine karar vermesi hallerinde kararında hukuksal gerekçe göstermek zorundadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı alt taşeron, davalı yüklenicidir. Davacı vekili tedbir talep dilekçesi ile müvekkilinin çelik konstrüksiyon işi yaptığını, davalı ile yapılan 03.02.2022 ve 25.04.2022 tarihli sözleşmelere dayalı olarak işin %90 oranını yaptığını, davalı yüklenicinin haksız fesih gerçekleştirdiğini ve müvekkilinin alması gereken bedelleri ödemediğini, müvekkilinin vermiş olduğu teminat mektuplarının nakde çevrilmemesi için ihtiyati tedbir talep etmiştir. Yerel mahkeme yapılan delil tespiti ile eksik ve kusurlu işlerin bulunduğunu, yaklaşık ispatın sağlanmadığını belirterek ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermiştir. Somut olayda yüklenici olan karşı taraf, Kahramankazan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/21 Değişik İş dosyası ile delil tespiti yaptırdığı ve alınan raporda, yapılan çelik imalatların %85 seviyesinde olduğu, hatalı ve eksik imalatların bulunduğu, imalatların eksik ve kusurlu olduğu, gözle tespiti mümkün sehimlerin olduğu, eksik imalatın bir bütün olan yapı statiğini teknik olarak olumsuz etkileyeceği hususları tespit edilmiştir. Bu tespitler sebebiyle, yerel mahkemenin delil tespitine işaret ederek yaklaşık ispatın sağlanamadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermesi hukuka uygun olmuştur. Delil tespitindeki belirttiğimiz hususları çürüten ve yaklaşık ispatı talep eden adına sağlayan bir delil dosyada mevcut olmadığından, yerel mahkeme kararı isabetli olup, davacı vekilinin istinaf talepleri yersizdir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme değişik iş kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1 - İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/09/2024 tarih, 2024/427 D.iş sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE, 2 - Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davacı taraftan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3 - Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 15/01/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.