T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1324
KARAR NO: 2025/1152
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/09/2024
NUMARASI: 2021/587 Esas, 2024/555 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ : 21/10/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı tazminat talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının kabulüne dair verilen karara karşı davalı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili dava dilekçesi ile; Taraflar arasında Trijenerasyon (akaryakıttan elektrik, ısı ve soğutma elde etme sistemi) sistemi tesisinin satışı, uluslararası ve yerel standartlara uygun olarak çalışır halde teslimi ve sözleşme konusu diğer işlerin yapılmasına ilişkin satın alma sözleşmesinin akdedildiğini, müvekkili tarafından satın alınan bu sistemin, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 4. maddesi kapsamında 24 ay süre ile garanti kapsamında olduğunu, 24 ayı aşan üretici firma garantilerinin de ayrıca geçerli olduğunu, satın alınan Trijenerasyon sisteminin sözleşmeye uygun olarak kullanıldığını, periyodik bakımlarının davalı tarafça yapıldığını, davalı haricinde sistemin çalıştırılması ve bakımının yapılmasının mümkün olmadığını, buna rağmen Trijenerasyon sisteminin garanti süresi içerisinde iki defa arızalandığını ve bedellerinin taraflar arasındaki sözleşmeye ve hukuka aykırı olarak müvekkilinden tahsil edildiğini beyanla; taraflar arasında düzenlenen 14.11.2012 tarihli sözleşme ile davalıdan montajı dahil anahtar teslim olarak satın alınan bir adet trijenarasyon ünitesinin garanti süresi içerisinde yapmış olduğu 15.04.2015 tarihli ve 27.07.2015 tarihli arızası nedeniyle 30.06.2015 tarih ... seri numaralı KDV dahil 105.610,00 Euro bedelli ve 18.09.2015 tarih ... seri numaralı KDV Dahil 20.060,00 Euro bedelli faturalar karşılığı müvekkilinden haksız ve hukuka aykırı şekilde tahsil edilen 125.670,00 Euro’nun ödeme tarihlerinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince TCMB’nın 1 yıl vadeli yabancı paraya (Euro) ödenen en yüksek mevduat faizi uygulanmak suretiyle TBK’mn 99. maddesi gereğince ödeme tarihindeki efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının faizi ve tüm ferileri ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Müvekkilinin davacı ile arasında akdedilen sözleşme uyarınca yüklenici olarak bir adet Trijenerasyon tesisinin satışını uluslararası ve yerel standartlara uygun çalışır olarak teslim etmek suretiyle gerçekleştirdiğini, müvekkilinin otel içerisinde yer alan tesisin tamamına ilişkin bir taahhüdünün olmadığını, davacının bakım klavuzu doğrultusunda cihazı kullanma yükümlülüğünün bulunduğunu, davacının kullanım klavuzu ve servis talimatlarına uygun davranmadığını, trijenarasyon sisteminin soğutulması için gerekli enerji destek bağlantılarının da davacı tarafça doğru yapılmadığını, davacının hatalı kullanımı nedeniyle arızaların meydana geldiğini, bu nedenle tahsilatların haksız olmadığını, Trijenerasyon sisteminin mazotla çalıştığını ve dizel motora sahip olduğunu, davacı tarafın otelindeki diğer jeneratörleri devre dışı bırakarak bütün yükü trijenetöre yüklediğinden sorunlar yaşadığını ve bununla alakalı gerekli uyarıların davacıya yapıldığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Mahkeme, Davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan garanti süresi içindeki gizli ayıptan kaynaklı arıza için tahsil edilen servis ücretinin istirdadı istemine ilişkin olduğu, davacı ... Tesisleri ... Otelcilik A.Ş. firmasının talebi üzerine otelin Elektrik, Isıtma ve Soğutma ihtiyaçları için davalı ... Türbin San. ve Tic. A.Ş. tarafından “Anahtar Teslimi” sözleşme dahilinde sistem şeklinde oluşturulan “Trijenerasyon Sisteminin - Gaz Motoru” nun “gizli ayıplı” olduğu ve davacının beklediği faydayı sağlamadığı gibi, sürekli gereksiz masraf ve kazanç kaybına neden olduğu, gizli ayıbın davacının işletmesinin bulunduğu bölgeye (sıcaklık, bağıl nem) uygun bir sistem kurulamaması ve sürekli yapılan bakımlarda da sistemin tekrar gözden geçirilerek kalıcı olarak düzeltilmesi yoluna gidilmediğinden dolayı oluştuğu, sistemin “Gizli Ayıbı” dolayısıyla davacı tarafından yapılmak zorunda kalınan masrafların KDV dahil 125.670,00 Euro olduğu, garanti süresi içinde yapılan bu masraflardan sözleşmedeki garantisi nedeniyle davalının sorumlu olduğu, anlaşıldığından, davanın kabulü ile 125.670,00 Euro'nun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4-a madddesi gereği işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar'' verilmiştir. Mahkeme kararı istinaf edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44.Hukuk Dairesi 2020/383 Esas ve 2021/799 Karar sayılı ilamı ile, " 1-Hukuki dinlenilme hakkını düzenleyen HMK 27. maddesinde,...HMK 289.maddesinde, ...HMK 290. Maddesinde, ... Uyarınca keşif, taraftar usulen davet edildikten sonra hazır iseler huzurlarında, aksi takdirde yokluklarında yapılır. Bu kuralın ihlali halinde bir tarafın savunma hakkı kısıtlanmış hukuki dinlenme hakkı elinden alınmış sayılır. .... keşif gününün taraflara usulen tebliğinin zorunlu olduğu istikrarlı şekilde vurgulanmıştır. Talimat mahkemesince keşif günü taraflara usulen tebliğ edilmeden yokluklarında keşif yapılmak suretiyle HMK'nun 27. maddesi ile teminat altına alınmış olan hukuki dinlenilme ve savunma hakkının kısıtlanmasına sebebiyet verildiğinden, usule uygun yapılmayan keşif sonunda alınan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamayacağından, davalı vekilinin, bilirkişi raporu alınması için talimat yazılan Serik 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/101 Talimat sayılı dosyasında keşif gününün taraflarına tebliğ edilmeden, yokluklarında icra edildiği, savunma haklarının kısıtlandığına ilişkin istinaf sebebinin kabulü gerektiği anlaşılmıştır. 2-Davalı taraf uyuşmazlık konusunun ...Mahkemece; 14/07/2016 tarihli ara kararı ile; makine ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden rapor almıştır. Davalı vekilinin 29/07/2016 tarihli dilekçesi ile heyete kimya mühendisi ile enerji sistemleri mühendisi veya enerji mühendisi atanması talebi mahkemece 02/08/2016 tarihli ara kararı ile reddedilmiştir. Trijenerasyon; yakıt olarak doğalgaz veya biyogaz kullanılarak eş zamanlı elektrik, ısıtma ve soğutma üretimidir. Enerji Sistemleri Mühendisliği; enerji üretimi, iletimi ve kullanımı konularında maksimum verim hedefi güden mühendislik branşıdır. Enerji Mühendisi; enerji tedarik etmenin verimli ve yenilikçi yollarını bulmak için projeler tasarlar. Mahkemece, makine mühendisi, hukukçu ve mali müşavir bilirkişi atanmıştır.... arızanın kimyasal reaksiyon nedeniyle meydana gelmediği tespit edildiğinden, heyetin oluşturulmasında usule aykırılık olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebinin yerinde olmadığından reddi gerekmiştir. 3- Bilirkişi raporunun davalı tarafa 05/09/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 18/09/2017 tarihinde süresi içinde itiraz ettiği, mahkemece bilirkişi raporunun tebliğinden sonra yapılan 21/09/2017 tarihli oturumda; davalı vekilinin, "rapora itirazlarımızı tekrar ederiz, özellikle enerji veya kimya mühendisinin içinde bulunduğu başka bir heyetten rapor alınmasını istiyoruz" şeklindeki beyanı üzerine, itirazlar konusunda karar verilmeden hüküm kurulduğu tespit edilmiştir. Sunulan bilirkişi raporunda; davalı vekilinin "davalı şirketten tedarik edilmediğini iddia ettiği, davacının diğer jeneratörlerinin trijenerasyon sistemi ile senkonizasyonunun sağlanmamasının hasarın oluşumuna etkisinin değerlendirilmediği" yönündeki itirazı konusunda herhangi bir tespit bulunmadığı, dosyadaki belgeler değerlendirilerek, yük atma sisteminin kurulumunun ve gerekli senkronizasyonun sağlanmasının davacı tarafın sorumluluğunda olup olmadığının belirlenmediği tespit edilmemiştir. Davalı tarafın "diğer jeneratörlerin trijenerasyon sistemi ile senkonizasyonunun sağlanmamasının hasarın oluşumuna etkisi, yük atma sisteminin kurulumunun ve gerekli senkronizasyonun sağlanmasınında davacı tarafın sorumluluğu, nem alma sistemi kurulumu işlemlerinin davacı tarafından yaptırılması gerektiği, bu hususun davacı tarafa müvekkili şirket tarafından defalarca sözlü ve yazılı olarak iletildiği ve hatta davacı tarafa farklı firmalardan bu işlemler ile ilgili teklifler verildiği yönündeki iddiaları, davacı tarafın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesinin arızaya etkisinin raporda tartışılmadığı tespit edilmiş olup, bu hususların teknik bilgi gerektirdiği sabittir. HUMK’nun 275 nci maddesi hükmü uyarınca, .... Davaya ilişkin olarak bilirkişi raporu alınmış, davacı vekili bu rapora itiraz etmiştir. Davacı vekilinin ciddi, teknik açıklamayı gerektirir itirazları üzerinde durulmadan, bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiştir. ...4-Yasalarımızda anahtar teslim sözleşme türünün tarifi mevcut olmadığından, Teamül ve Yargıtay uygulamaları ile Hukuk sistemimizde uygulanır hale gelmiştir. Genel olarak; Anahtar Teslimi Götürü Bedel Sözleşme; uygulama projeleri ve bunlara ilişkin mahal listelerine dayalı olarak, işin tamamı için isteklinin teklif ettiği toplam bedel üzerinden gerçekleştirilen sözleşmedir. Anahtar teslim, bir konut ya da binanın tüm işlerinin ve masraflarının tamamiyle bitirilerek satın alan kişiye teslim edilmesine denilmektedir tanımlamaları yapılmıştır. ....Taraflar arasındaki 14/11/2012 tarihli sözleşmenin İşin Konusu ve Kapsamını düzenleyen 2.1 maddesinde:.... diğer işler", 3.1 maddesinde;...tüm iş bedelinin ...Euro olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili, müvekkilinin sözleşme ekindeki Scop listesi ile sınırlı iş yapmayı taahhüt ettiğinden, sözleşmenin anahtar teslim kabul edilemeyeceğini ileri sürmüştür. Ek 1 de bulunan Scop listesi dosyaya sunulmamış olup, SCOP = İngilizce “...” ifadesinin baş harflerinden oluşan kısaltmadır. Klimaların verimli olup olmadığını anlamak için kullanılan performans katsayısıdır. İşi sınırlanmasına ilişkin hüküm ifade etmediğinden, davacının işin sınırlı olduğu iddiası sabit olmamıştır...davalı vekilinin sözleşmenin anahtar teslim olmadığı yönündeki istinaf sebebinin reddi gerektiği anlaşılmıştır. 5-Bilirkişi raporunda sözleşme ve ekleri değerlendirilmiş ise de; taraflar arasındaki yazışmaların değerlendirilerek, davaya konu trijenerasyon tesisinin arızaya sebebiyet veren soğutma sisteminin bizzat davacı tarafından projelendirilip uygulandığına ilişkin davalı tarafın iddiası yönünden yapılmış bir tespit bulunmadığından, davalı vekilinin bilirkişi raporunun hükme esas almaya ve denetime elverişli olmadığı yönündeki istinaf sebebi yerinde olduğundan kabulü gerekmiştir. 6-Davalı vekili; dosyadaki belgeler ve yazışmalar ile de sabit olduğu üzere,...Sunulan bilirkişi raporunda; dosyadaki belgeler değerlendirilerek yük atma sisteminin kurulumunun ve gerekli senkronizasyonun sağlanmasının davacı tarafın sorumluluğunda olup olmadığının, davacı tarafın sorumluluğunda ise bu yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin ve hasarın oluşumuna etkisinin değerlendirildiğine ilişkin bir inceleme bulunmadığı, tespit edildiğinden, davalı tarafın bu yöne ilişkin istinaf sebebinin de kabulüne karar verilmiştir. 7- Bilirkişiler tarafından hasarın nedeni "soğutma sistemindeki yetersizlik ve sıcaklık artışı" olarak gösterilmiş olmasına rağmen, davacının davalı şirketten tedarik etmediği diğer jeneratörlerinin trijenerasyon sistemi ile senkonizasyonunun sağlanmamasının hasarın oluşumuna etkisinin, soğutma sisteminin, yük atma sisteminin kurulumunun ve gerekli senkronizasyonun sağlanmasının davacı tarafın sorumluluğunda olup olmadığının bilirkişi raporunda değerlendirilmediği tespit edildiğinden, bilirkişi raporunun eksik olduğu yönündeki istinaf sebebinin kabulü gerekmiştir. .... Davalı vekilinin 2 ve 4. maddelerde belirtilen istinaf sebeplerinin reddine, 7. maddedeki istinaf sebebinin kısmen kabul, kısmen reddine, 1, 3, 5 ve 6. maddelerdeki istinaf sebepleri yönünden istinaf talebinin kabulü ile İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/07/2016 tarih ve 2016/35 esas - 2017/766 karar sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılarak mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir." kararı ile mahkeme kararı kaldırılmıştır. BAM 44. Hukuk Dairesinin kaldırma kararı sonrasında, kaldırma kararı doğrultusunda mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkemece; alınan bilirkişi raporları ile, davalı yanın iddia ve itirazları Bölge Adliye Mahkemesi 08/07/2021 günlü kararının 1,35,6 ve 7 nolu (kısmen) mahkememiz kararının kaldırmasına ilişkin gerekçeleri karşıladığı, dava konusu hasarın giderilmesinin, dava konusu sistemin anahtar teslimi eser sözleşmesi kapsamında yapılması işini üstlenen davalının sorumluluğunda, dava konusu işin yapıldığı yer, sıcaklık koşulları ve yapılan işin mevcut sistemle uyumlu bir şekilde kullanılması ve işbu kullanım sırasında davalının ürettiği trijenerasyon sistemindeki ayıpların giderilerek, gizli ayıptan kaynaklanan hasarın yapılan sözleşme kapsamında garanti süresi içerisinde davalı tarafından tazmini gerektiği mahkememizce benimsenerek davacının davalıdan sözleşme yükümleri gereğince garanti edilen sistemden gerekli verimin elde edilmesi için oluşan gizli ayıpların giderilmesinin tazminini talep etme hakkının bulunduğu ve yapılan harcamalara esasen miktar itibariyle bir itirazının da bulunmadığı göz edilerek davacının sistemin gizli ayıbının giderilmesi için yaptığı 125,670-Euro tazminatı davalıdan talep etmesinin hak ve nefaset kurallarına uygun düşeceği benimsenerek davanın kabulü ile; 125.670 Euro'nun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4-a madddesi gereği işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesiyle, istinaf kaldırma kararı sonrası yerel mahkemece 3 kez ek rapor alınmış ise de işbu raporların istinaf ilamındaki kaldırma nedenlerini ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli şekilde açıklamadığını, kaldırma nedenlerinin teknik yönleri ve dosyada mevcut belgeler, deliller kapsamında değerlendirilmediğini, cevaplandırılmadığını ve itirazlarının ayrıntılı ve dayanak göstererek cevaplandırmadığını ve de bilirkişilerin görüşlerini değiştirmeyeceklerini ve sırf aynı görüşte rapor düzenlemek için hiçbir delile, somut veriye dayanmaksızın şahsi görüşlerini açıklayarak rapor düzenlediklerini, yerel mahkemece yeni bilirkişi heyeti aracılığı ile rapor alınması taleplerinin kabul edilmeksizin her seferinde istinaf kaldırma kararı öncesi rapor düzenleyen heyetten rapor alındığını, eksik incelemeye ve hatalı değerelendirmeye dayalı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmayan ek raporlar esas alınarak hüküm verildiğini, taraflar arasındaki sözleşme ve eklerinde, müvekkil şirketin, davacı yanın diğer jeneratörlerinin trijenerasyon sistemi ile senkronizasyonuna ilişkin, diğer jeneratörlerin sisteme bindireceği yükler nedeniyle yapılması gereken işlemlerin müvekkil şirket tarafından yapılacağına dair ya da nem alma sisteminin müvekkil şirket tarafından taahhüt edildiğine dair hiçbir ibare ve hüküm bulunmadığını, sözleşme ile müvekkil şirket tarafından üstlenilmediği ve de karşı taraf ile yapılan yazışmalar, dosya içerisindeki teklifler dikkate alındığında, nem alma, yük atma ve senkronizasyona ilişkin işbu yükümlülüklerin karşı tarafın (davacının) sorumluluğunda olduğunu, tarafların sözleşme kapsamındaki sorumluluklarının davacı yanın iştigal alanı ile bağdaştırılmasının hukuki hiçbir dayanağı bulunmamaktadır. davacı tarafça otel işletiliyorsa, işyerinde yapılacak hiçbir teknik işin davacının sorumluluğunda olmayacağı gibi bir yaklaşımın kabulünün mümkün olmadığını, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Davada davacı, taraflar arasında akdedilen 14.11.2012 tarihli sözleşme uyarınca otel bünyesinde kurulmak üzere bir adet trijenerasyon sistemi (yakıttan elektrik, ısı ve soğutma elde etme sistemi) satın alındığını, sistem 01.09.2013 tarihinde devreye alındığını, sözleşme gereğince 24 ay garanti süresi bulunduğunu, ancak sistem kullanım süresi içinde arızalandığını, özellikle gaz motorunun silindir ve pistonlarında deformasyon meydana geldiğini; sistemin beklenen verimi sağlayamadığını ve bu nedenle 125.670,00 Euro bedelin haksız olarak tahsil edildiğini belirterek bedelin iadesi talep edilmiştir. Davalı, sistemin sözleşmeye uygun biçimde teslim edildiğini, arızaların davacının işletme hatasından ve teknik talimatlara uyulmamasından kaynaklandığını, soğutma ve sentronizasyon sisteminin davacıya ait dizel jeneratörle entegre edilmemesinin bu arızalara neden olduğunu, garanti kapsamın sona erdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkeme, bölge adliye mahkemesi 44. Hukuk Mahkemesi kaldırma kararı doğrultusunda inceleme yapıldığı, kaldırma kararı doğrultusunda bilirkişi heyetinden rapor alındığı, bilirkişi raporlarında davalı firmanın proje, kurulum ve sistem bütünlüğü bakımından eksik ve hatalı işlem yaptığı ve özellikle soğutma sisteminin proje değerlerinin bölgesel koşullara uygun olmadığı, bu nedenle sistemin aşırı ısınma ve sürekli arızalar verdiği, anahtar teslim götürü bedel sözleşmesi gereği yüklenicinin tüm sistemi çalışır halde teslim etmekle sorumlu olduğunu, arızaların garanti süresi içinde ortaya çıktığını bu nedenle gizli ayıp niteliğinde bulunduğunu, davacının bakım ve işletim yükümlülüğünü yerine getirmediği yönündeki savunması ise somut belgeyle ispatlanamadığını belirterek davanın kabulüne karar vermiştir. İstanbul BAM 44. Hukuk Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında mahkemece bilirkişi heyetinden 21.1.2022, 22.08.2023 ve 02.04.2024 tarihli bilirkişi raporları almıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporları denetime elverişli olup, özellikle 02.04.2024 tarihli rapor tüm dosya kapsamında detaylı inceleme ve itirazları karşılar mahiyettedir. Taraflar arasında 14.11.2012 tarihli anahtar teslimi satış sözleşmesi uyarınca davalı şirket tarafından davacı şirkete bir trijenerasyon sistemi kurmuştur. Uyuşmazlık bu sistemin tesliminden sonra meydana gelen arızalar nedeniyle davalının sorumlu olup olmadığı yönündedir. Dava dilekçesi ile davacı, sistem davalı tarafından kurularak teslim edildiğini ve 01.09.2013 tarihinde sistem devreye alındığını, sistem garanti süresi içinde motor arızları verdiğini, arızalar nedeniyle sistem çalışamaz hale geldiğini, çalışamaz hale gelen sistem sebebiyle 125.670 Euro onarım bedeli verdiklerini, garanti kapsamında olması gereken giderler kendilerinden haksız tahsil edildiğini, sebepsiz zenginleşme olduğunu, davalı yüklenici Antalya iklim koşullarını dikkate almadan soğutma kapasitesi yetersiz, nem alma sistemi eksik bırakarak sistemi kurduğunu, ayrıca dizayn ve montaj hatalarının bulunması sebebiyle gizli ayıplı olduğunu belirterek zararın giderilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşme ilişkisi bulunmakta dır. Davacı, trijenerasyon sistemi kurup çalışır halde teslim etmeyi, davacı da bunun karşılığı götürü bedeli ödemeyi garanti etmiştir. Ayrıca davalı tarafından eser 2 yıl süre garanti edilmiştir. Dava dosyasına sunulan deliller, servis kayıtları ve alınan tüm bilirkişi raporları itibariyle, eser tasarım ve montaj hataları bulunduğu anlaşılmış olup, bundan davalı yüklenici sorumlu olacaktır. Davalı kusurundan kaynaklanan hatalar sebebiyle davacı onarım masrafları yapmış olması, eserinden kaynaklanan ayıbın giderilmesine yönelik masraflardır. Ayıplı eserden dolayı eser sözleşmesinin ayıptan doğan sorumluluk gereği davalı zarardan sorumludur. Bu zarar tazminat anlamında zarar giderilmesine yöneliktir. Tüm dosya kapsamında, davalı yüklenicinin kusuru sebebiyle oluşan arıza sebebiyle davacı ödemiş olduğu onarım bedellerini, davalı yükleniciden talep hakkı bulunmaktadır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1 - İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/09/2024 tarih ve 2021/587 Esas, 2024/555 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2 - Alınması gereken 28.330,62 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 7.083,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 21.247,62 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3 - Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 21/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.