T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1112
KARAR NO: 2025/1377
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/12/2023
NUMARASI: 2019/372 Esas, 2023/1023 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 28/11/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında yapılan işlerle ilgili olarak, hak edişlerden kesilen nakit teminatlardan ödenmeyen 52.232,85 TL, davacı adına ...' ya yapıldığı söylenen ödemeden dolayı 10.000,00 TL, malzeme fiyat farklarından davacının alamadığı 16.460,76 TL olmak üzere toplam 78.693,61 TL alacağın hakediş tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile davalılardan tahsili ve davacı tarafından teminat olduğu ileri sürülen 246.796,00 TL bedelli çekin iadesi ya da mümkün olmadığı takdirde iptali istemlerine ilişkin olup, çek iadesine yönelik talep hakkında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, alacak yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup davacı ve davalılar tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili özetle, müvekkilinin 25.07.2017 başlangıç tarihli sözleşme ile ... Konut Bölge inşaatına ait B01, B03, B23, B05, B21, B07, B19, B9A, B9G, B18F, B13, B16 blokların alüminyum korkuluk imalatı ve montajı işlerinin yapılması için anlaştığını, müvekkilinin tüm yükümlülüklerini süresinde yerine getirdiğini, ayrıca sözleşmede yer almayan ek işleri de yaparak teslim ettiğini, davalının haksiz ve hukuki dayanaktan yoksun olarak 31.12.2015 tarihli ... sıra nolu 40.978,66 TL bedelli tutanak kesintisi adı altına tanzim etmiş olduğu faturayı müvekkiline gönderdiğini, müvekkilinin haksız olarak gönderilen faturaya derhal itiraz ederek Bakırköy 39. Noterliğinin 08.01.2016 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile iade ettiğini, ayrıca sözleşme gereği davalı şirkete teminat olarak verilen müvekkiline ait keşide tarihi belirtilmemiş ... Yayla Şubesine ait ... numaralı ve 246.796,00 TL bedelli çekin iş bitmiş olduğundan iadesinin gerektiğini, sözleşme gereği müvekkiline ödenmesi gereken ve ödenmeyen nakit teminat kesintisinden geriye kalan alacağın, hiçbir şekilde tanımadığı halde müvekkili adına ...ya ödenen bedelin ve ayrıca kullanılan malzemelerin fiyat farkından kaynaklanan alacağın müvekkiline ödenmesi gerektiğini beyanla, teminat olarak verilen ... Yayla Şubesine ait ... numaralı ve 246.796,00 TL bedelli çekin müvekkiline iadesini, bu mümkün olmadığı takdirde bedeli kalmayan çekin iptalini, hakedişlerden kesilen nakit teminat kesintisinden geriye kalan 52.232,85 TL'nin, müvekkili adına ... adına ödendiği iddia edilen 10.000,00 TL'nin ve satın alınan malzemelerin fiyat farkından kaynaklanan 16.460,76 TL olmak üzere toplam 76.693,61 TL'nin hakediş tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ..., ..., ..., ... ... Adi Ortaklığı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili adi ortaklığın taraf ve dava ehliyetinin bulunmadığını, bu nedenle husumetin müvekkili adi ortaklığa doğrudan yöneltilemeyeceğini, husumetin adi ortaklığı oluşturan şirketlerin hepsine yöneltilmesi gerektiğini, müvekkili ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından davanın, dava şartı eksikliği nedeniyle usul yönünden reddi gerektiğini, yargılama aşamasında taraf değişikliği yapılması veya ortaklık şirketinin davaya dahil edilmesinin mümkün olmadığını, davacının husumeti yeniden ve doğru şekilde belirleyip davayı ortaklık şirketlerine karşı açması gerektiğini, davacı ile müvekkili ortaklık arasında imzalanmış olan 25.07.2014 tarihli sözleşmenin anlaşmazlıkların çözümüne ilişkin 32. maddesi uyarınca İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, taraflar arasında imzalanmış olan sözleşme ve zeyilnameler gereği, davacı şirketin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini zamanında ve eksiksiz olarak yerine getirmediği gibi ayıplı ve hatalı imalatları olduğunu, sözleşme gereği yapılması gereken ayıplı imalatların müvekkili ortaklık tarafından tutanakları davacı tarafa bildirildiğini, söz konusu hakediş işlem dosyası ve hak ediş raporlarının taraflarca ve yetkili temsilcilerine imzalanmış ve davacı şirketin tüm hak ediş ödemelerinin müvekkilinin ortaklıkça eksiksiz olarak yapıldığını beyanla, davanın husumet itirazları nedeniyle reddine, yetki itirazının kabulü ile davanın reddi ile dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, haksız ve kötü niyetle açılan davanın reddine, davacının alacağın % 20'sinden az olmamak üzere hakkında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece verilen sürede davacı vekili davayı adi ortaklığı oluşturan şirketlere yöneltmiştir.Davalı ...-... İnş. Gıda. Paz. San ve Tic A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, husumet, derdestlik, yetki, ehliyet, görev, zamanaşımı, dava şartı yokluğu itirazları mevcut olduğunu, davacı ile adi ortaklık arasında akdedilen sözleşme uyarınca, karşı yanın yapımını üstlendiği inşaatta herhangi bir eksiklik, kusurlu imalat, gecikme vb. durumda ortaklığa tanınan bir takım hakların söz konusu olduğunu, işin yapımında gecikme olduğunda sözleşmenin 8. maddesi mucibinde, 28.02.2015 tarihinde site çevresi yolu üzerindeki malzemelerin kaldırılması için karşı yana bildirim yapıldığı halde yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacıya bunun sonuçlarına dair ihtarname gönderildiğini, imalatlarda gecikme olduğuna dair karşı yana 11.07.2015 tarihinde ihtarname gönderilerek işin 30.07.2015 tarihinde tamamlanmasının bildirildiğini, korkulukların tamamlanmadığından bahisle yapılan bildirimde eksikliklerin giderilmemesi halinde sözleşmenin ilgili hükümlerinin uygulanacağının bildirildiği, 01.02.2016 tarihinde Bakırköy 3. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacıya defalarca yazılı ve sözlü bildirimlerde bulunulmasına rağmen yükümlülüklerini yerine getirmeğinin bildirildiğini, bu kapsamda adi ortaklığın mecburen karşı yana 40.978,66 TL'lik bir faturalandırma yaptığını, davacının usul ve yasaya aykırı olarak faturayı iade ettiğini, davacının sözleşme ve teknik şartnamenin gereklerini yerine getirmediğini, yeteri kadar işçi çalıştırmadığını, işçileri vasıfsız olarak seçtiğini, kalite standartlarına ve ayrıca iş programına uymadığını, imalatları ayıplı ve eksik olarak yaptığını, bazı işleri ise hiç yapmadığını, onaysız malzeme kullandığını, kaldırılması gereken malzemeleri kaldırılmadığını, gecikmeler yaşandığını, birden fazla madde kapsamında sözleşmeye riayet etmediğini beyanla davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. Davalılar ... Sanayi AŞ ile ... ... San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini, taraflar arasında imzalanmış olan sözleşme, teknik şartname ve zeyilnameler ile tarafların hak ve yükümlülüklerinin ayrıntılı olarak belirlendiğini, bunların taraflar için bağlayıcı olduğunu, davacı şirketin tüm hakediş ödemelerinin müvekkili şirketlerin ortağı olduğu adi ortaklık tarafından eksiksiz olarak yapılmış olduğunu, davacı yanın ise üzerine düşen yükümlülükleri eksik, hatalı ve ayıplı bir şekilde yerine getirmiş olduğunu, davacı tarafından sözleşme zeyilnamelerinin iptaline ilişkin bir irade fesadı, hata, hile, gabin vs. iddiasında bulunulmadığını, herhangi bir dava açılmamış olduğunu ve zeyilnamelerin yürürlüğe girmiş olduğunu, hatta tüm hakediş ödemelerinin davacı tarafından ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin tahsil edilmiş olduğunu beyanla davanın usulden ve easastan reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep edilmiştir.Dava dosyası, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.03.2019 tarihli 2017/1154 Esas ve 2019/260 Karar sayılı yetkisizlik kararı üzerine İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmiştir.Mahkeme 19/12/2023 tarihli kararında, tarafların tacir olduğu, dava konusu işin ticari iş olduğu, her iki tarafın ticari işletmeleriyle ilgi olduğu anlaşılmakla mahkemenin görevli olduğu, bu nedenle davalı tarafların görev itirazına itibar edilmediği, davanın adi ortaklığı oluşturan şirketlere de yöneltilerek taraf teşkilinin sağlandığı anlaşılmakla, eldeki davada aktif ve pasif husumetin tam olduğu nedeniyle davalı tarafların husumet itirazına itibar edilmediği, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesince yetkisizlik kararı verildiği, kararın kesinleştiği anlaşıldığından kesinleşen yetkisizlik kararı üzerine bu hususta tekrardan değerlendirme yapılmadığı, davalı taraflarca zamanaşımı def'inde bulunulmuş ise de, dava konusu alacağın eser sözleşmesinden kaynaklandığı, TBK'nın 147/6 maddesi uyarınca eser sözleşmesinden doğan alacaklar için 5 yıllık zamanaşımı süresi öngörüldüğü, sözleşmenin 25.07.2014 tarihli olduğu,işin bitiş tarihinin 31.12.2014 tarihi olduğu, eldeki davanın 14/12/2017 tarihinde açıldığı anlaşılmakla, 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, 27.10.2014, 01.12.2014 ve 04.02.2015 tarihli zeyilnameler ile sözleşmenin genişletilerek tadil edildiği, sözleşmede davacının yüklenici, davalı tarafların oluşturduğu adi ortaklığın işveren konumunda olduğu, davacının hakediş kesintilerinin 142.329,48 TL olduğu, bu bedelin 70.000,00 TL'sinin havale suretiyle, 20.096,63 TL'sinin davacı işçilerinin SSK'sı ödenmek suretiyle olmak üzere toplam 90.096,63 TL'sinin ödendiği, ödenmeyen bakiye hakediş kesinti miktarının 52.232,85 TL olduğu, bu hususta uyuşmazlık olmadığı, taraflar arasında sözleşmeye dayalı cari hesap ilişkisinin bulunduğu ve 52.232,85 TL bakiye bedelin dava tarihi itibarıyla davalı ticari defterlerinde davacı taraf alacağı olarak kayıtlı olduğu, davacı tarafça 52.232,85 TL ile birlikte davacı adına ...' ya yapıldığı söylenen ödemeden dolayı 10.000,00 TL, malzeme fiyat farklarından dolayı alamadığı 16.460,76 TL olmak üzere toplam 78.693,61 TL alacak talep edildiği, davalı tarafça ise davacının 52.232,85 TL bakiye teminat alacağından eksik ve ayıplı işler nedeniyle düzenlenen KDV dahil 49.123,66 TL'nin düşülmesi ile 3.109,12 TL davacı alacağının var olduğu, diğer taleplerin yerinde olmadığının ileri sürüldüğü, davalı tarafça 40.978,66 TL bedelli "tutanak kesintisi" açıklaması ile fatura düzenlendiği, bu faturanın davacı tarafça iade edildiği, bunun üzerine davalı tarafça yeniden ihtarname düzenlenerek, iade edilen faturanın eksik ve ayıplı işlerden dolayı düzenlendiği, faturanın ticari defterlere kayıt edilerek ödenmesinin ihtar edildiği, davacı tarafça keşide olunan cevabi ihtarname ile davalı tarafça düzenlenen faturanın davacının bilgisi dışında düzenlendiği ve bazı mükerrer kalemler içerdiği, yasal usullere uygun olmadığı sebepleriyle kabul edilmeyeceğinin ihtar edildiği, sonrasında davacı tarafça Bakırköy 35. Noterliğinin 08.09.2016 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile tespit edilen eksikliklerin giderildiği belirtilerek toplam 162.868,77 TL'nin 7 gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği, davalı tarafça Bakırköy 3. Noterliğinin 26.09.2016 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile eksik ve ayıplı imalatların diğer yüklenicilere tamamlatılmak zorunda kalındığı, bu imalat bedellerinin 41.630,28 TL+KDV olarak davacıya gönderildiği, davalının davacının eksik işlerini ... Aluminyum firmasına tamamlattırdığına dair tek tek tutanaklar olduğu, davalının davacı alacağından mahsup edilmesini talep ettiği 41.630,28 TL+KDV bedelli kesinti tutanağında 450,50 TL mükerrer yani fazladan hesaplanan bedel tespit edildiği, tespit edilen mükerrerlik düşüldükten sonra KDV hariç 41.179,78 TL (fatura düzenlenmediği için KDV hesaba dahil edilmemiştir) davacı alacağından mahsup edilmesi gerektiği, davacının sahaya 30.635,72 TL değerinde aliminyum getirdiğini bu bedeli talep ettiğini, bu bedelin kabul edilmeyeceği, davacı adına ...'ya 10.000,00 TL ödendiği, şantiye şefi ... imzası ile Bilal Konak'a ödeme yapıldığı hususlarının ihtar edildiği, davalı tarafından sunulan "... 2.000,00 TL, ...2.000,00 TL Elit Aliminyum'dan alacağı vardır. İbraname karşılığında para ödenebilir" şeklindeki beyanı içerir ... imzalı 03.09.2015 tarihli bir belgenin bulunduğu, bu miktardan fazlası 6.000,00 TL'nin davacının alacak hesabına dahil edilmesi gerektiği, davacı tarafça malzeme fiyat farklarından dolayı alamadığı bedelin 16.460,76 TL olduğunun ileri sürüldüğü, davalı tarafça ödendiğinin savunulduğu, davalı tarafça sunulan ve davacının imzasını taşıyan korkuluk fiyat farkı tablosuna göre davacının 5.681,61 TL fiyat farkı hakettiği, bu bedelin davacı alacağı olarak hak ediş hesabına dahil edilmiş olduğu, davacının talep ettiği 16.460,76 TL fiyat farkı alacağının sözleşme konusu imalatta kullanıldığına dair delil bulunmadığı, taraflar arasında teminat kesintisi bakiyesi olarak 52.232,85 TL miktarında uyuşmazlık olmadığı, davacı adına ...'ya fazla yapılan 6.000,00 TL ödemenin bu miktara ilave edilmesi gerektiği, davacının eksik ve ayıplı işlerinin başkasına tamamlattırılması bedeli 41.179,78 TL nin davacı alacağından mahsup edilmesi gerektiği, bu halde ödenmeyen davacı alacağının 17.053,07 TL olacağı, davacı tarafın davalılardan 78.693,61 TL alacak talebinde bulunduğu, ancak 17.053,07 TL alacak talebinin yerinde olduğu, davacı tarafça Bakırköy 35. Noterliğinin 08.09.2016 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile tespit edilen eksikliklerin giderildiği belirtilerek toplam 162.868,77 TL'nin 7 gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin tebliğine dair belgenin olmadığı, davalı tarafça bu ihtarnameye Bakırköy 3. Noterliğinin 26.09.2016 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile cevap verildiği, temerrütün cevabı ihtarname tarihi olan 26.09.2016 tarihinde oluştuğu, 17.053,07 TL bedele temerrüt tarihinden itibaren avans faizi talep edilebileceği, bu bedel yönüyle davalı tarafların savunmalarının yerinde olmadığı, davacı tarafça, ... Yayla Şubesinin ... numaralı ve 246.796,00.-TL bedelli çekinin iadesi, bu mümkün olmadığı takdirde bedeli kalmayan çekin iptaline dair talepte bulunulmuş ise de, davacı vekilince sunulan 17.07.2023 tarihli dilekçe ile bu talepleri atiye bırakılmış, davalılar vekilince sunulan 27.07.2023 tarihli dilekçe ile davacı vekilinin atiye bırakma beyan ve talebine muvafakat edildiği belirtilerek bu talep bakımından ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye ek olarak 27/10/2014 tarihinde 2.586.765,00- TL tutarlı ''1 no'lu Zeyilname'', 01/12/2014 tarihinde 2.760.685,00- TL tutarlı ''2 no'lu Zeyilname'' ve 04/02/2015 tarihinde de 2.954.488,24-TL tutarlı ''3 no'lu Zeyilname'' düzenlendiği, dava konusu ihtilafın sözleşme ile protokol ve zeyilnamelere dayalı olarak çözülmesi gerektiğini, iş bedelinin sözleşmede sabit birim fiyat ile belirlendiği ve sözleşmenin 4.maddesine göre fiyat farkı talep edilemeyeceği, Ayrıca sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak düzenlenmiş olan gecici kabul tutanaklarının ve kesin hak ediş tutanaklarının hiçbir itirazı kayıt ileri sürülmeksizin davacı tarafından da imzalanarak kabul edildiğini, davacı hak edişlere sözleşme ve şartnamede belirtilen şekilde itiraz edilmediğinden, itiraz etmediği hak edişler yönünden davacı herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunamayacağını, 01/04/2015 tarihinde yüklenici davacının işleri zamanından yetiştirememesi sebebi ile B09A no'lu Blok alüminyum korkuluk imalatları açısından sözleşmenin hüküm ve geçerliliğinin kalmadığı yönünde karşılıklı olarak fesihname imzalandığını, bu işlerin başka bir firmaya yaptırılacak olmasından kaynaklı 113.578,00-TL taahhüt farkının davacı şirketin mevcut sözleşmesinden kesileceğinin imza altına alındığını, 02.05.2015 tarihinde; B01, B02, B06, B08, B11, B12, B15, B9ABCD, B1ABCD Nolu blokların PVC korniş tedarik ve montajı işlerini davacının zamanında yetiştirememesi nedeniyle, ilgili yerlerin imalatları açısından sözleşmenin hüküm ve geçerliliğinin kalmadığı yönünde karşılıklı olarak fesihname imzalandığını, bu işlerin başka bir firmaya yaptırılacak olmasından kaynaklanan 85.605,00-TL taahhüt farkının, davacının şirketinin mevcut sözleşmesinden kesileceği imza altına alındığını, ... isimli kişiye müvekkil ortaklıkça yapılan 10.000,00-TL ödemeye ilişkin olarak; ilgili tarihte davacı ile çalışmakta olan ...isimli davacı tarafın yüklenicilerinin alacağına karşılık olarak, davacının şantiye şefi ...’ın yazılı talebi ile söz konusu ödeme gerçekleştiğini, ... isimli kişiye müvekkil ortaklıkça yapılan 10.000,00-TL ödemeye ilişkin olarak, ilgili tarihte davacı ile çalışmakta olan ...isimli davacı tarafın yüklenicilerinin alacağına karşılık olarak, davacının şantiye şefi ...’ın yazılı talebi ile söz konusu ödemenin gerçekleştiğini, bu itibarla 10.000,00-TL'nin tamamının alacak hesabından mahsup edilmesi gerektiğini belirtilerek mahkeme kararının kaldırılması talep edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, yerel mahkeme bilirkişi raporuna itibaren ederek, davacının çalışanı olduğundan bahisle ...' ya yapılan 10.000,00.-TL ödemeyi hakedişden düştüğünü, ...'nın davacı ile herhangi bir bağlantısı olduğuna dair dosyada hiç bir bilgi olmadığı gibi davacı tarafından yetkilendirildiğine ilişkin de bir kayıt bulunmadığını, dolayısıyla işbu ödemenin hakedişden düşülmesi ve yerel mahkemenin de bu noktada bilirkişiye itibar etmesi hukuka uygun olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmede malzemedeki fiyat artışının yüklenici tarafından fiyat farkı olarak yansıtılacağının belirtildiği, bu hususta taraflar arasında anlaşmazlık da bulunmadığını, malzemelere ilişkin irsaliyelerin ekli olarak ayrıca sunulduğunu, buna dair hakedişlerin de düzenlendiğini ve fiyat farkından kaynaklı alacakların 5.370,33 TL'sinin davalılar tarafından ödendiğini, toplam 21.831,09 TL tutarındaki fiyat farkının 5.370,33 TL'si ödendiği için kalan 16.460,76 TL'nin de ödenmesi gerektiğini, aksi yöndeki bilirkişi raporu ile mahkeme kararının hatalı olduğunu, 41.179,78 TL tutarındaki bir meblağın mahsubunu kabul etmediklerini, Sözleşmenin 16.maddesine göre işte bir kusur bulunursa davalının müvekkiline öncelikle durumu yazılı olarak bildirmesinin gerektiğini, müvekkiline bu yönde bir yazı gönderilmediğini, kaldı ki müvekkilinin işi sözleşmeye uygun olarak yaparak teslim ettiğini, işin tesliminden sonra iş yerinde çalışan başkaca kişilerin verdikleri zararı davalının 3.kişi durumundaki ... Aluminyum isimli firmaya yaptırdığını ancak bedelini müvekkilinden kestiğini, davacının imalatları yaptığı sırada ve alanda eş zamanlı olarak bir çok firma tarafından da iş yapıldığını, onlardan kaynaklı ayıpların da müvekkiline yükletilmeye çalışıldığını, kesilen ayıplı imalat faturaları da bunlarla alakalı olduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılması talep edilmiştir.
DEĞERLENDİRME
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, davacı yüklenici, davalı ... ortaklık ise iş sahibidir.Taraflar arasında yazılı sözleşme ve sonrasına dair zeyilnameler bulunmaktadır. 02/09/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle, davacı ve davalı ... ortaklığın 2014-2015-2016-2017 dönemlerine ait açılış tasdiklerini zamanında yaptırdığı, davacı ... 'ın 2016-2017 yıllarına ait defterlerin kapanış tasdiklerine rastlanmadığı, taraflar arasında 25.07.2014 tarihinde imzalanmış ... PROJESİ KONUTBÖLGESİ ALÜNİNYUM KORKULUK İMALATI VE MONTAJI YÜKLENİCİ SÖZLEŞMESİ olduğu, 27.10.2014 tarihli zeyilname, 01.12.2014 tarihli zeyilname ve 04.02.2015 tarihli zeyilname ile sözleşmenin genişletilerek tadil edildiği, hakediş kesintilerinin 142.329,48 TL olduğu, bu hususta uyuşmazlık olmadığı, uyuşmazlığın kesin kabulden sonra 30 gün içinde yapılacak teminat bedeli iadesinin eksik yapılmasından kaynaklandığı, davacıdan kesinti yapılarak ...'ya ödenen 10.000,00 TL için davacının şantiye sorumlusu ... imzalı 4.000,00 TL belge tespit edildiği, bu miktardan fazlasının alacak hesabına dahil edilmesi gerektiği, davalının davacının eksik işlerini ... Aluminyum firmasına tamamlattırdığına dair tek tek tutanaklar olduğu, tespit edilen mükerrerlik düşüldükten sonra KDV hariç 41.179,78 TL'nin (fatura düzenlenmediği için KDV hesaba dahil edilmemiştir) davacı alacağından mahsup edilmesi gerektiği, davacının talep ettiği 16.460,76 TL fiyat farkı alacağının sözleşme konusu imalatta kullanıldığına dair delil bulunmadığı, taraflar arasında teminat kesintisi bakiyesi olarak 52.232,85 TL miktarında uyuşmazlık olmadığı, davacı adına fazla yapılan 6.000,00 TL nin bu miktara ilave edilmesi gerektiği, davacının eksik ve ayıplı işlerinin başkasına tamamlattırılması bedeli 41.179,78 TL nin davacı alacağından mahsup edilmesi gerektiği bu halde davacı alacağının 17.053,07 TL kabul edilebileceği, davacı ile davalılar arasındaki iş nihayete erdiği ve davacının 17.053,07 TL alacaklı olduğu tespit edildiğinden, teminat olarak verildiği iddia edilen ancak davalılara teslim edildiğine dair belgeye rastlanmayan ... Yayla Şubesinin ... numaralı ve 246.796,00.-TL bedelli çekin iadesine, bu mümkün olmadığı takdirde bedeli kalmayan çekin iptaline dair talep hususunun mahkemenin takdirinde olduğunun tespit edilmiş olduğu bildirilmiştir. 05.10.2022 tarihli ek raporda özetle; Davalı itirazında ...’ya ödenen olarak hesaptan mahsup edilen 10.000,00 TL’nin tamamının hesaptan düşülmesi gerekir şekilde beyanda bulunmuş olduğunu, ancak incelemeye sunulan ...'a ödenen 4.000,00 TL'lik belge görüldüğünden hesaplamada bu miktarın esas alındığını, geri kalan kısmın davacı alacağı olarak değerlendirilmiş olduğunu, davacı tarafından itiraz ekinde 10.03.2015,- 27.03.2015,- 23.01.2015,- 10.04.2015,- 20.04.2015,- 28.04.2015,- 27.04.2015,-24.02,2015,- 13.02.2015,- 21.05.2015- 13.06.2015 tarihli sevk irsaliyeleri sunulduğu, bu irsaliyelere göre tekrar hesaplama yapılmasının talep edildiğini, irsaliyelerin bir tanesinde davacının, bir tanesinde de ismini tam okuyamadıkları bir kişinin imzası olduğunu, bu sebeple irsaliye içeriği malzemelerin davalıya teslim edildiğinin kabul edilemeyeceği kanaatine varıldığını, ayrıca sunulan irsaliyelerin 16.09.2015 tarihli davacının imzası olan kesin hesaptan önce düzenlenmiş olduğundan davacının bu irsaliye içeriği malzemelerin değerlendirilmediği itirazını kesin hesapta ileri sürmüş olması gerektiğinin değerlendirildiğini, şantiyeye indirilen malzemelerin ne kadar kullanıldığı, ne kadarının imalat dışı kaldığına dair ayrıca bir tespit olmadığı, kesin hesapta fiyat farklarının hesaplandığı, kök rapordaki tespitlerini değiştirecek bir husus olmadığı, 21.09.2016 tarihli kesinti tutanağı ile ayıplı işlerin tespiti ve bedeli hesaplandığını, heyetleri tarafından bu tutanağın incelendiğini, mükerrerlik tespit edildiğini, kök raporlarında düzeltilerek değerlendirildiğini, kesinti tutanağında tespit edilen miktarın davacı alacağından mahsup edilebileceği kanaatine varıldığını, bu sebeplerle hukuki durumun ve delillerin takdirinin mahkemeye ait olmak üzere kök raporda vardıkları sonuçları değiştirecek bir husus olmadığı bildirilmiştir.Uyuşmazlık konusu olay değerlendirildiğinde,
Davacı vekili her ne kadar malzemeden kaynaklı fiyat farkı talebinde bulunmuş ise de, bilirkişi heyeti tarafından şantiye alanına getirilen malzemenin değil, üretime sokulan malzemenin esas alınması gerektiği belirtilerek buna göre değerlendirme yapılmıştır. Bilirkişi heyetinin bu değerlendirmesi mahkememizce de yerinde bulunmuş, üretime sokulduğu ispat edilemeyen malzeme yönünden kıymet farkı tutarı talep edilemeyeceği kabul edilmiştir. Dosyaya mübrez 16.09.2015 tarihli kesin hakediş hesabında fiyat farkı hesabının 5.681,61 TL olduğu bu miktarın davacı alacağı olduğu ve taraflar arasındaki cari hesap alacağına dahil edildiği ve ödendiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davacının talep ettiği ancak üretime girdiğini ispatlayamadığı malzeme yönünden 16.460,76 TL fiyat farkı alacağına mahkemece hükmedilmemesi yerinde olmuştur.Davacı, davalılardan 10.000 TL daha alacaklı olduğunu, davalılar ise bu 10.000 TL'nin davacı şirket şantiye sorumlusunun talimatıyla ... isimli kişiye ödendiğini iddia etmişlerdir. Dosyadaki mevcut delillere bakıldığında, davalılar tarafından sunulan belgede ... ve ...isimli kişilere ayrı ayrı 2.000 TL ödenmesi talimatı verildiği, dolayısıyla toplamda 4.000 TL ödenmesine rağmen davalı carisinde 10.000 TL ödenmiş olarak kaydedildiği ve davacının alacağından düşürüldüğü anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davacı alacağından 6.000 TL'nin ...'ya ödenmemesine rağmen cari hesaptan düşürülmesi yerinde görülmemiştir. Nitekim mahkemece bu 6.000 TL tutarındaki kısım davacı hakedişine dahil edilmiştir. Bununla birlikte ...'ya ödenen toplam tutar 2.000 TL olmasına rağmen ...isimli kişiye yapılan 2000 TL tutarındaki ödemenin de ... adına yapıldığının kabulü hatalı olmuştur. Zira ...'ya yapılan ödeme 2000 TL olup, 10.000-2.000=8.000 TL davacı hak edişine eklenmesi gerekirken sadece 6.000 davacı hakedişine eklenerek 2.000 TL davacı aleyhine eksik hesaplama yapılmıştır. Bu nedenle ...isimli kişiye ödenen ancak ... isimli kişiye ödendiği kabul edilen 2.000 TL'nin de davacı alacağına eklenmesine karar verilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından, davacının eksik işlerinin davalı arafından ... Aluminyum firmasına tamamlattırdığına dair tek tek tutanaklar olduğu, tespit edilen mükerrerlik düşüldükten sonra KDV hariç 41.179,78 TL'nin (fatura düzenlenmediği için KDV hesaba dahil edilmemiştir) davacı alacağından mahsup edilmesi gerektiği belirtilmiş, nitekim mahkemece de bu yönde hüküm kurulmuştur. Ancak taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde, sözleşmenin 16.maddesinde kusurlu iş yapıldığı tespit edilirse "...durumu yükleniciye gerekçesi ile birlikte yazılı olarak..." bildireceği, yüklenicinin kusuru düzeltmemesi halinde 3.şahıslara bu kusurunun gidertileceği belirtilmiştir. Sözleşmenin bu hükmü her iki tarafı da bağlayıcıdır. Dosya kapsamında ise, davacılar tarafından davacıya böyle bir bildirimde bulunulduğu ispatlanamamıştır. Her ne kadar Bakırköy 3. Noterliğinin 01 Şubat 2016 tarihli ... yevmiyeli ihtarname içeriğinde edimin süresinde ve eksiksiz olarak yerine getirilmediği belirtilmemiş ise de, esas itibariyle söz konusu ihtarname davacıya gönderilen faturanın nedenine dair açıklama içerdiği, eksik ve ayıplı işlerin tek tek nelerden ibaret olduğunun belirtilmediği ve bunun giderimi için davacıya süre de verilmediği görülmektedir. Bu nedenle söz konusu ihtarnamenin davacıya kusurlu işlerin giderilmesi için yapılan bir ihtarname olarak kabul edilmesi mümkün görülmemiştir. Nitekim davacı tarafından söz konusu ihtarnameye Bakırköy 39. Noterliğinin 05 Şubat 2016 tarihli ... yevmiyeli ihtarnamesi ile cevap verilmiş olup, nama ifanın nasıl yapılacağına dair sözleşmede düzenleme bulunduğu, bu prosedüre aykırı olarak yapılan nama ifa işlerden kaynaklı bedel istenmesini kabul etmedikleri bildirilmiştir. Davalılar tarafından dava dışı 3.şahıslara yaptırılan eksik ve ayıp işlerin neler olduğuna ilk olarak Bakırköy 3. Noterliğinin 6 Eylül 2016 tarihli ve ... yevmiyeli ihtarında yer verilmiştir. Ancak söz konusu ihtarname içeriğinden eksik ve ayıplı işlerin ihtarname öncesinde 3.şahıslara yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, eksik ve ayıplı işlerin varlığı halinde sözleşmeye göre öncelikle yükleniciden eksik ve ayıbın giderilmesinin istenilmesi gerekliliği karşısında, davalılarca bu yönde bir ihtarda bulunulmaksızın 3.şahıslara eksik ve ayıplar gidertilmesi karşısında bilirkişi tarafından tespit edilen 41.179,78 TL'nin davacı hak edişinden düşülmesi hatalı olmuştur.Tüm bu nedenlerle, bilirkişi tarafından hesaplanan ve mahkemece hüküm altına alınan 17.053,07 TL'ye 41.179,78 TL ile 2.000 TL nin eklenerek davacı alacağının 60.232,85 TL'nin hüküm altına alınması, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davacı vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE, 3-İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 19/12/2023 tarih ve 2019/372 Esas, 2023/1023 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- Davanın KISMEN KABULÜ ile, davacı alacağının 60.232,85 TL'nin hüküm altına ALINMASINA4-Fazlaya dair istemin REDDİNE,5-DAVACI TARAFIN ... YAYLA ŞUBESİNİN ... NUMARALI 246.706,00 TL BEDELLİ ÇEKİN İADESİ, OLMADIĞI TAKDİRDE İPTALİ TALEBİ BAKIMINDAN DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE,B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN
1-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 4.114,50-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 1.343,90-TL peşin harç 4.214,65-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 5.558,55-TL'den mahsubu ile fazladan alınan 1.444,05-TL'nin, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,4-Davacı tarafından yatırılan 4.214,65-TL harcın, davalılardan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,5-Davacı tarafından yapılan 31,40-TL başvurma harcı, 4,60-TL vekalet harcı, 7.500,00-TL bilirkişi ücreti ve 760,80-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 8.296,80-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,2-Alınması gereken 4.114,50-er TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 3.686,90- ar TL harcın istinaf eden davalılardan ayrı ayrı alınarak hazineye gelir kaydına,3-Yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere28/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.