T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/3415
KARAR NO: 2025/1167
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/10/2021
NUMARASI : 2020/141 Esas.-2021/699 Karar.
DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali (Eser sözleşmesinden kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 23/10/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için davacı yüklenici tarafından başlatılan icra takibine, davalı iş sahibi tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; taraflar arasında 14/08/2015 tarihinde 03-04-05-06 Eylül 2015 tarihlerinde ... Fuar Merkezinde düzenlenecek olan "World Food İstanbul" fuarında, davalıya ait 120 m2'lik alanda, dava dışı ... Makarnaya ait standın projelendirilmesi, kurulması ve sökülüp taşınmasını kapsayan bir eser sözleşmesi imzalandığını, sözleşme bedelinin 67.850,00 TL olduğunu, davalının, iş bittikten sonra, iş sahibi dava dışı ... Makarnanın kendisinden indirim istediğini belirterek; davacı yükleniciden indirim istediğini, davacının indirim yapmak istememiş olsa da, parasını bir an evvel alabilmek için indirim talebini kabul ettiğini ve davalıya 01/10/2015 tarihli 55.106,00 TL bedelli faturayı düzenlediğini, davalının toplam 33.850,00 TL ödediğini, 21.256,00 TL borcu kaldığını, davalının bu borcu ödememesi üzerine; davalı aleyhine icra takibi başlattıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, davacının sözleşmeye uygun şekilde işi yaptığını ve işe ilişkin faturayı davalıya teslim ettiğini, davalının borcunu ödediğini ispat etmesi gerektiğini, davalının mahkemece yapılmış bir tespiti olmadığı gibi herhangi bir ayıp ihtar ve ihbarı olmadığını belirterek; davalının İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptalini ve davalı aleyhine asıl alacağın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; davaya konu sözleşmenin taraflar arasında 12/08/2015 tarihinde e-mail ortamında yapıldığını, iddia edildiği gibi; imzalı olmadığını, ancak tarafların imzasız da olsa ; 3-6 Eylül tarihleri arasında ... Fuar Merkezinde düzenlenecek olan World Food İstanbul Fuarına 8.salon kapalı alanında, davalı tarafında yapılacak ... Makarna'ya ait 120 m2'lik ahşap fuar standının yine bu sözleşme dahilinde, belli şart ve evsaflarda montaj ve demontaj işlemlerinin yapılmasına dair karşılıklı hak ve yükümlülükleri düzenleyen bir anlaşma yapıldığının tarafların kabulünde olduğunu, davacının kusurlu ve eksik üretimde bulunduğunu ve eseri de sözleşmenin ana gayesini aşacak şekilde geç teslim ettiğini, davalının iş yaptığı ... Makarna firmasına karşı ticari anlamda zor durumda kalmasına ve hak ettiği ücret üzerinden indirim yaptırılmasına sebebiyet verildiğini, sözleşme gereği davacı yanın üstlendiği bir kısım işlere ait ayıpları işin ivediliği gereği başka yüklenicilere yaptırdıklarını, yüklenicinin standının teslimininin ancak fuarın 3. günü mümkün olduğunu, fuar alanını düzenleyen şirket olan ... firmasına işbu tamamlanamayan hizmetler nedeni ile ilaveten gece çalışması bedelinin, bizzat davalı tarafından ödendiğini, yüklenici davacının, iş sahibi olan davalı adına hizmet veren ... Makarna şirketi ile davalıyı devre dışı bırakarak irtibata geçmek suretiyle pazarlık yaptığını ve davaya konu olan hizmetten ötürü mükerrer ödeme aldığını, 7.500,00 TL + KDV olarak; davacı yüklenici tarafından 01/05/2015 tarihli 46701 nolu fatura dava dışı müvekkilin müşterisi ... Makarnaya kesildiğini, bu paranın tahsil edildiğini,
icra inkar tazminatı talep edilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, belirterek; davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece 05/10/2021 tarihli karar ile; taraflar arasında 14/08/2015 tarihli, 03-04-05-06 Eylül 2015 tarihlerinde ... Fuar Merkezinde düzenlenecek olan World Food İstanbul fuarında davalıya ait ... Makarnacılık San. ve Tic. A.Ş. nin standının projelendirilmesi, kurulması ve sökülüp taşınması konulu eser sözleşmesi imzalandığı, davacının bu sözleşme kapsamında davalıdan icra takibine konu edilen miktar kadar alacaklı olduklarından bahisle icra takibine itirazın iptalini talep ettiği, davalının davacının yaptığı işin eksik ve kusurlu olduğunu, husumet konusu iş bedelinin 7.500,00 TL + KDV olarak davacının ... Makarna adına kestiği faturaya istinaden bu şirketten tahsil edildiğini beyan ile davanın reddi gerektiğini savunduğu, bilirkişi incelemesi bakımından sunulan taraf ticari defter ve kayıtlarının usul ve yasa hükümlerine uygun tutulup tasdiklerinin yapıldığı, dava konusu 01.10.2015 tarih ve 46703 numaralı KDV dahil 55.106,00 TL tutarındaki faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı defterinde kayıtlı olmadığı görülmüş, davalının sözleşme ile üstlenip yaptığı işlerin bir kısmının eksik ve ayıplı olduğundan bahisle seçimlik hak kullanılarak bedelden tenzil edildiğini, dolayısı ile davaya konu edilen takibe itiraz edildiğini savunmuş ise de, davacıya yasal süresinde noter kanalı ile yapılmış bir ayıp ihbarının bulunmadığı, iade faturasının kesilmediği, davalının bu savunmasına ve davacının takip konusu yaptığı faturaya istinaden 33.850 TL lık kısmının ödenmiş olması nedeniyle basiretli bir tacir olarak takibe konu faturayı defterlerine işlemese de tebliğ almış ve itiraz haklarını kullanmadan kabul etmiş olduğu, davacının davalıdan 21.256,00 TL alacaklı olduğu, gerekçesi ile davanın kabulü ile davalının İstanbul 14 İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında takibe itirazının iptaline, takibin 21.256,00 TL alacak üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren %10,50 oranını geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan alacak miktarı üzerinden % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; mahkeme tarafından yargılamanın başından sonuna kadar davalının savunma hakkının elinden alındığını, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, Mahkemenin 17.11.2020 günlü celsede verdiği (2) no'lu ara kararı ile "Davalı vekili cevap dilekçesinde, delil belirtmediği ve cevap dilekçesi sonrasında delil listesi de sunmadığından, delil sunma ve tanık bildirme isteminin reddine" şeklinde karar verdiğini, cevap dilekçesinde delil belirtilmediğinin doğru olmadığını, gerekçeli kararda davalı tarafın ve vekilinin adresleri açıkça yazılmış iken, davacının ve vekilinin adresinin yazılmadığını, bunun usule aykırı olduğunu, 22.04.2021 tarihinde dosyaya takas ve mahsup talepli şekilde ıslah dilekçesi sunduklarını, bu ıslah dilekçesi ile talep değiştirilerek; takas ve mahsubu istenen kalemler net olarak sayıldığını ve delillerin de bir klasör olarak dosyaya sunulduğunu, ancak ıslah dilekçesi ve ekindeki dayanak delillerin bilirkişiye iletilmediğini,ne de bu deliller nazara alınarak ek rapor alınması taleplerinin kabul görmediğini, tarafları aynı, konusu aynı, sözleşmesi aynı olan işte davacının 3. şahıs olan ... Makarnadan aynı iş için davalıyı devre dışı bırakarak tahsil ettiği 7.500.-TL+KDV miktarının alacak miktarından düşülmediğini, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği, HMK 145. Maddesinde "taraflar, Kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremezler. Ancak bir delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, mahkeme o delilin sonradan gösterilmesine izin verebilir." denildiğini, Covid-19 Pandemi koşulları nedeni ile iki küçük çocuğu ile izole bir hayat süren davalı ile görüşülüp, delillerin fiziki olarak sunulmasının mümkün olmadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/7-1662 E.- 2017/34 K. Sayılı ve 18.1.2017 Tarihli kararının bu konuda emsal olduğunu, mahkemenin gerekçeli kararındaki hukuki değerlendirmlerinin hukuk normlarının dışında ve hatalı olduğunu, ıslah taleplerinden bahsedilmemesinin dahi başlı başına kararın kaldırılması sebebi olduğunu, ıslah dilekçesinde, yüklenici davacı adına yapılan masrafların makbuz ve faturları ile sunulduğu halde bunları yok sayıldığını, ıslah ile sunulan deliller incelemiş olsa idi, seçimlik hak olarak kullanılan bedelden tenzilin sebebi ve ihbarların zamanında ve yazılı olarak yapıldığının anlaşılabileceğini, zira ayıp ihbarının hiç bir şekle tabi olmadığını, şahit ile dahi ispatı mümkün olduğunu, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında 14/08/2015 tarihinde fuar standı kurulumuna dair eser sözleşmesi akdedilmiştir.Davacı yan taraflar arasında; 14/08/2015 tarihinde 03-04-05-06 Eylül 2015 tarihlerinde ... Fuar Merkezinde düzenlenecek olan "World Food İstanbul" fuarında, davalıya ait 120 m2'lik alanda, dava dışı ... Makarnaya ait standın projelendirilmesi, kurulması ve sökülüp taşınmasını kapsayan bir eser sözleşmesi imzalandığını, sözleşme bedelinin 67.850,00 TL olduğunu, davalının, iş bittikten sonra, iş sahibi dava dışı ... Makarnanın kendisinden indirim istediğini belirterek; davacı yükleniciden indirim istediğini, davacının indirim yapmak istememiş olsa da, parasını bir an evvel alabilmek için indirim talebini kabul ettiğini ve davalıya 01/10/2015 tarihli 55.106,00 TL bedelli faturayı düzenlediğini, davalının toplam 33.850,00 TL ödediğini, 21.256,00 TL borcu kaldığını belirterek; bakiye alacağı için başlattığı icra takibine davalı iş sahibi tarafından yapılan itirazın iptalini talep etmiş, davalı yan ise davacı yüklenicinin işi eksik ve ayıplı yaptığını, geç teslim ettiğini, eksik ve ayıplı işleri 3. kişiye yaptırdığını belirterek; davanın reddini talep etmiş, mahkemece; dava konusu 01.10.2015 tarihli KDV dahil 55.106,00 TL'lik faturanın; davacı defterlerinde kayıtlı iken davalının defterinde kayıtlı olmadığı, davalının sözleşme ile üstlenilen işlerin bir kısmının eksik ve ayıplı olduğundan bahisle seçimlik hak kullanılarak bedelden tenzil edildiğini, dolayısı ile davaya konu edilen takibe itiraz edildiğini savunmuş ise de, davacıya yasal süresinde noter kanalı ile yapılmış bir ayıp ihbarının bulunmadığı, iade faturasının kesilmediği, davalının bu savunmasına ve davacının takip konusu yaptığı faturaya istinaden 33.850 TL lık kısmının ödenmiş olması nedeniyle basiretli bir tacir olarak takibe konu faturayı defterlerine işlemese de tebliğ almış ve itiraz haklarını kullanmadan kabul etmiş olduğu, davacının davalıdan 21.256,00 TL alacaklı olduğu, gerekçesi ile davanın kabulü ile davalının İstanbul 14 İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında takibe itirazının iptaline, takibin 21.256,00 TL alacak üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren %10,50 oranını geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan alacak miktarı üzerinden % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Dosya kapsamında taraflar arasındaki fuar standı kurulmasına dair işin davacı yan tarafından yerine getirildiği, davalı yanın bedelden tenzil isteminin davacı yan tarafından da kabul edilmesi sonucu, davalının 01.10.2015 tarihli KDV dahil 55.106,00 TL'lik fatura düzenlediği, bu faturanın davacı yan defterinde kayıtlı iken; faturaya itiraz etmeyen ve bir kısmını da ödeyen davalının faturayı defterine dahi işlemediği, işte eksik ve ayıplar olduğunu iddia etmesine karşın bu iddiasını destekler mahiyette delil tespiti, tutanak veya ihtar gibi herhangi delil sunamadığı, taraflar arasında yapılan bedel tenzili hesabında davacının dava dışı ... Makarnadan aldığı 7.500,00 TL' ninde dahil edildiği, davacı yan mahkemece cevap dilekçesinde delil bildirmediği için kendisine delillerini sunması ve tanık bildirmesi için ön inceleme aşamasında süre verilmeyerek; savunma hakkının kısıtlandığını ve cevap dilekçesi ile bildirdiği delillerin bilirkişiye verilip ek rapor alınmadığını iddia etmiş ise de; HMK 'nun 119. Maddesine uygun şekilde düzenlenmesi gereken cevap dilekçesinin sonuç kısmında açıkça hangi delilere dayanıldığının belirtilmemiş olduğu, davacının daha önce aynı alacak için yetkisiz icra müdürlüğüne yapılan itirazın iptali için açtığı ve yetkisiz icra müdürlüğüne verilen itiraz olması sebebi ile davanın reddedildiği; Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/80 sayılı dosyasında da davalının cevap dilekçesinde aynı iş bu dosyada olduğu gibi delillerini sunmadığı ve delillerini ön inceleme duruşmasından önce sunacağını bildirdiği ancak herhangi delil sunmadığı, iş bu dosyada cevap dilekçesini 6. ayda sunup, 5 ay sonra yapılan ön inceleme duruşmasında halen pandemi nedeni ile davalı ile görüşülemediğinden delil bildirilemediğinin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı, bu nedenle mahkemece davalı yan delillerini sunması ve tanıklarını bildirmesi için süre verilmemiş olmasının yerinde olduğu, davalı yan cevap dilekçesini ıslah ederek bildirdiği delillerin dikkate alınmadığını savunmuş ise de tanık delili takdiri bir delil olup, yan delilerle desteklenmedikçe davanın esasına doğrudan etkili olmayacağı, davalı yan yine ayıplı ve eksikli işleri 3. Kişiye tamamlattığını ileri sürse de bu konuyu da ispatlayamadığı anlaşıldığından; mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 05/10/2021 tarih ve 2020/141 Esas, 2021/699 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 1.452,00 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 363,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.089,00 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 23/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.