T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/3369
KARAR NO : 2025/1149
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/09/2020
NUMARASI : 2017/42 Esas, 2020/477 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 21/10/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili, davalının davacıya olan borcuna karşılık 5.000,00 TL banka havalesi ile ve 50.000,00 TL çekle ödeme yaptığını, sözleşmenin toplam bedelinin 74.340,00 TL olduğunu, kalan borç davalıdan istenmiş olmasına rağmen ödenmediğini, fatura ve sözleşme ile davacı adına Karşıyaka 1. İcra Müdürlüğünün... Es. Sayılı dosyasıyla borçlu aleyhinde icra takibi başlatıldığını ve borçlunun takibe itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, borçlunun itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle davalarının kabulüyle borçlunun yetki itirazının iptaline, takibin Karşıyaka/İzmir 1. İcra Müdürlüğünün... Es. Sayılı dosyası üzerinden devamına, borçlunun barca itirazının iptaline takibin devamına, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20 ' sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, geçmiş günlerin yasal faizi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, müvekkilinin Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür Ve Turizm Başkanlığı ile, Yıldırım İlçesi, Hoca Taşkın Mahallesi, Beyazıt Paşa Medresesi Kültür Merkezi Rekonstrüksiyon Uygulama İnşaat İşi aldığını, davacıyla da bu işin çatısının örtülerek sızdırmazlık sağlanmasını yapmak üzere anlaştıklarını, ancak davacı işi tam olarak yapmadığını, davacı iddiaaları yerinde olmadığını, müvekkilinin davacı tarafa 55.000.00 TL ödeme yaptığını, davacıyla, kendisinin belirttiği gibi 74.340.00 TL lık sözlü mutabakata varıldığını, davacı taraf işi teslim ettiğini belirtmişse de resmi bir teslimin olmadığını, teslim ettiğine dair elinde yazılı belgeler var ise mahkemeye sunmasının gerektiğini, davacı tarafın Karşıyaka/İzmir 1. İcra Müdürlüğünün... Es. Sayılı dosyası ile ilamsız takip yaptığını, müvekkilinin bu takibe yetkisizlik ve esas yönden itiraz ettiğini, davacı yetkisizlik itirazı nedeniyle yetkili Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğünde takip yapmadğıını, dolayısıyla itirazın iptali davası açılamayacağını, bu bakımdan davanın usul yönünden reddi gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle öncelikle usul yönündne sonrada esas yönden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davacının yaptığı iş üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ve mahkememizce uygun bulunan nefaset indirimi gereği , davacının davalıdan 11.906,00 TL alacaklı olduğu, davanın kısmen kabulü ile takibe vaki itirazın bu miktar üzerinden itibariyle takibin belirtilen miktar üzerinden devamına, yargılamayı gerektirip likit olmayan alacak nedeni ile talep edilen icra inkar tazminatı ile, davacının icra takibinde kötü niyetli olduğunun ispat edilememesi nedeni ile davacı ve davalının şartları oluşmayan icra inkar ve kötüniyet tazminatları taleplerinin reddine karar vermiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesiyle, davacının kusurlu ifasından dolayı uğranılan zararların müvekkilimizce tazmini görmezden gelinerek sanki hiçbir zarar kalemi oluşmamış gibi sadece ayıplı ifa göz önünde bulundurulup %10 luk hakkaniyet indirimi ile davacının halen de alacaklı olduğunu kabul edilemeyeceğini, azlık ayıplı ifa ve bu ayıplı ifanın kimden kaynaklandığı ve ne suretle hangi miktarca tarafların sorumlu olduğu üzerine olduğunu, bilirkişi raporlarının açıkça ayıplı ifanın davacıdan sadır olduğunu ortaya koyduğunu, bu ayıplı ifanın tazmini noktasında sadece davacıya ödenecek miktarda hakkaniyet indirimi ile yetinilerek eksik rapor tanzim ettiklerini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı alt yüklenici, davalı ise asıl yüklenicidir. Davada davacı, taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında iş bedelinin 74.340,00 TL olduğu, davalı tarafından 55.000,00 TL kısmının ödendiğini ancak bakiye 19.340,00 TL kısmının ödenmediğini, girişilen icra takibine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. Davalı, taraflar arasında 74.340,00 TL miktarlı sözlü sözleşme yaptıklarını, davacının e-posta ile gönderdiği sözleşme taraflarca imzalanmadığını, 55.000,00 TL bedeli ödediklerini, davacı yüklenici, gerek sözlü ve gerek ise yazılı olarak gönderilen sözleşme hükümlerine aykırı davranıldığını, davacı işleri eksik yaptığını, sızdırmazlığı sağlayamadığını, silkonları iyi yapamadığını, asıl iş sahibi Bursa BüyükŞehir Belediyesi profilin yenilenmesi üzerine de su sızdırmayan silikon çekilmesini istediğini, davacıya eksikler bildirildiğini, davacı eksiklikler gidermemesi üzerine asıl işveren talebi ve denetimi ile söküldüğünü ve yeniden kendileri tarafından yapıldığını, yapım için 34.406,00 TL ödeme yaptıklarını, bu işler için belediye'de 21.000,00 TL harcadığını ve kendilerinin hakedişinden kestiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, davacı yaptığı işler sebebiyle su akıntısı olduğunu, edimini tamamlaması sebebiyle, toplam iş bedelinden %10 nefaset bedeli olan 7.434,00 TL kesilmesini kabul ederek bakiye kalan 11.903,00 TL kabulüne karar vermiştir. Taraflar arasında sözlü eser sözleşme ilişkisi kurulmuş olup, davacı edimini tamamlamak suretiyle teslim ettiği, iş bedelinin 74.340,00 TL olduğu ve davalı tarafından iş bedelin 55.000,00 TL kısmının ödendiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı cevap dilekçesinde, davacı tarafından yapılan edimin üst yüklenici tarafından ayıplı bulunduğu ve bu durum davacı yükleniciye bildirilmesine rağmen ayıplar giderilmediği, üst yüklenici ve kendileri tarafından ayıplar giderildiği ve bu iş için masraf yapıldığını beyan etmiştir. Mahkeme, davacı yüklenicinin bakiye alacağı bulunduğu ancak davacı ediminde eksikler ve ayıplar sebebiyle nefaset bedeli kesintisi yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Eser sözleşmesinde “ayıp” ve “eksik iş” ile eksik ve kusurlu imalattan dolayı yapılması gereken “nefaset kesintisi” kavramlarına ilişkin genel açıklamaların yapılmasında da fayda vardır.Ayıp, yüklenicinin meydana getirip iş sahibine teslim ettiği eserdeki sözleşmeye ve fenne aykırılıklardır. Başka bir anlatımla ayıp, sözleşmede kararlaştırılan ve beklenen amaca göre bulunması gereken bazı vasıfların bulunmaması ya da bulunmaması gereken bazı bozuklukların bulunması şeklinde tanımlanmaktadır. Eksik iş ise; eser sözleşmelerinde yapılıp teslim edilen eserde yapılması kararlaştırılan bazı iş ve işlemlerin yapılmamış ya da olması gereken bazı işlerin yapılmamış olmasıdır. TBK’nın eser sözleşmesine ilişkin özel maddeleri arasında, eksik işlere ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. TBK göre iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde eseri muayene edip varsa ayıplarını yükleniciye bildirmesi gerekir. Ayıp hâlinde iş sahibinin hakları TBK 475. Maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları; sözleşmeden dönme, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim yapılmasını isteme veya ayıbın giderilmesini talep etme haklarıdır.Nefaset kesintisi eserdeki ayıp önemli derecede değil ise, başka bir ifadeyle ayıp eseri kabulden kaçınmayı haklı kılacak derecede önemli bulunmuyorsa, BK’nın 360. maddesine göre eserin değerini düşüren nitelikte ise, iş sahibinin eksik ve ayıplı imalat karşılığında sözleşme bedelinden indirim yapılmasını isteme hakkının karşılığıdır. Eserin iş sahibince kabulüne mâni olmayan noksan imalatların tamamlanma bedelleri ile ayıplı ve kusurlu imalatlar için kesilecek bedel nefaset kesintisi olarak kabul edilmektedir.Somut olayda, davacı edimini tamamlayıp teslim etmiştir. Taraf beyanları ve bilirkişi raporu itibariyle, çatı'da yağmur ile kısmi su akıntısının bulunduğu anlaşılmıştır. Edimin tamamlanarak teslim edildiği, kullanıldığı dikkate alındığında, ayıp sebebiyle nefaset bedeline hükmedilmesi gerekir. Mahkeme, bilirkişi raporu doğrultusunda iş bedelinden %10 nefaset bedeli düşülmek suretiyle bakiye kalan 11.906,00 TL hükmetmiş olması doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1 - İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/09/2020 tarih ve 2017/42 Esas, 2020/477 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2 - Alınması gereken 813,29 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 203,32 TL harcın mahsubu ile bakiye 609,97 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3 - Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 21/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.