T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/3147
KARAR NO : 2025/1160
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/04/2021
NUMARASI : 2018/872 Esas, 2021/363 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 23/10/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı itiraz iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının kısmen kabulüne dair verilen karara taraf vekillerince istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili , taraflar arasında akdedilen 24/03/2015 tarihli sözleşmeye istinaden müvekkili tarafından davalı tarafından sipariş edilen makinanın teslim edildiğini ve çalışır vaziyette kullanıma sunulduğunu, ancak davalı tarafından makina ile ilgili olarak müvekkiline bir kısım ödeme yapıldığını, borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine İstanbul 35.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalının % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştirDavalı vekili , davacı tarafından açılan icra takibine itiraz edildiğini, müdürlüğün 06/02/2017 tarihli kararı ile takibin durdurulduğunu, kararın üzerinden 1,5 yıl geçtiğini, davacının döviz kurunun artmasını fırsat bilerek bu davayı açtığını, müvekkili şirketin sözleşme kapsamındaki tüm edimlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davacı tarafından gönderilen makinenin ayıplı olduğunu, sözleşmede kararlaştırılan nitelikleri taşımadığını, makinanın ilk baştan beri müvekkiline fayda sağlamadığını ve atıl bir şekilde beklendiğini, makinanın davacının sözleşme ile taahhüt ettiği faydayı sağlamadığından sözleşmede öngörüldüğü üzere kesin kabulünün yapılmadığını, davacı yana bu durumun sözlü ve mail yolu ile bildirildiğini belirterek öncelikle davanın yetki ve hak düşürücü süre yönünden ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece , davalı tarafça davacı tarafından imal edilerek montajı yapılan makinenin ayıplı olduğundan bahisle davanın reddi savunulduğu , dosya kapsamına alınan, Karaman Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/29 değişik iş sayılı delil tespiti dosyasına sunulan 20/11/2018 havale tarihli delil tespiti raporu kapsamından makinenin sözleşme ve teknik şartnameye uygun olarak imal ediliği ve montajının yapıldığı, makinanın kesin kabul işleminin yapılmadığı beyan edildiğinden makinenin çalıştırılamadığı tespit edildiği , Dosya kapsamında davacının dava tarihinden önce muayene ve ihbar külfetlerini yerine getirerek süresinde ayıp ihbarında bulunduğuna dair herhangi bir delil bulunmadığı , Davalının iş bu dava tarihi olan 18/09/2018 tarihinden ve cevap dilekçesi sunulduktan sonra 24/10/2018 tarihinde delil tespiti talebinde bulunduğu , yapılan keşif sırasında, makinenin sözleşme ve şartnameye uygun imal edildiği tespit edilmiş, makinenin ayıplı olduğuna dair herhangi bir tespit yapılmamış, davalı yanın beyanları nedeniyle makine bilirkişi tarafından çalıştırılmadığı , bir an için makinanın ayıplı olduğu düşünülse dahi, sözleşmenin 24/03/2015 tarihinde bağıtlandığı, makinanın geçici kabulünün yapıldığına dair taraflar arasında herhangi bir anlaşmazlık bulunmadığı, davacı tarafından tanzim edilen 25/11/2015 tarihli faturanın davalı tarafından defterlere kaydedildiği ve toplamda 134.000,00-Euro ödeme yapıldığı, takip ve dava tarihinden önce muayene ve ihbar külfetleri yerine getirilerek süresinde ayıp ihbarında bulunulduğunun davalı tarafça ispat olunamadığı ,Taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde, sözleşmenin toplam 230.000,00 Euro+KDV bedelle bağıtlandığı, bu tutarın 90.000,00-Euro'luk kısmının imzayı müteakip avans olarak ödeneceğinin, 35.000,00-Eoru'nun ... sahasındaki ön kabul ile birlikte ödeneceğinin, ön kabul sonrası bakiye kalan 3 taksit halinde, ön kabul tarihinden itibaren her ayın 25'i ile 30'u arasında 35.000,00-Euro olarak ödeneceğinin, son taksit olan 35.000,00-Euro'nun ise performans testi sonrası kesin kabul ile birlikte ödeneceğinin kararlaştırıldığı , taraf ticari defterleri davacının davalıdan muhasebesel yönden bakiye 120.000,00-Euro alacaklı olduğu hususunda birbirleri ile uyumlu olduğu , buna karşılık sözleşmenin VIII.maddesinin 4. fıkrası uyarınca, sözleşme tutarının 35.000,00-Euro'luk kısmı kesin kabul ile muaccel hale geleceği , dava konusu makinenin performans testi ve kesin kabul işlemlerinin yapılmadığı uyuşmazlık konusu olmadığı , şu halde takip tarihi itibariyle davacının 120.000,00-Euro'luk alacağının 35.000,00-Euro'luk kısmının muaccel olduğundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle , takip ve dava tarihleri itibariyle talep edilebilir olmayan 35.000,00-Euro'luk kısım yönünden erken açılan davanın reddine, davalının İstanbul 35. İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı takibine yaptığı itirazın 85.000,00-EURO asıl alacak yönünden iptaline, takibin 85.000,00-EURO asıl alacağa takip tarihinden itibaren, 3095 sayılı Kanunun 4/A bendi uyarınca devlet bankalarına EURO cinsinden 1 yıllık vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz işletilmek suretiyle devamına karar vermek gerektiği ,davacı alacağı likit nitelikte olup, davalının itirazında haksız bulunduğu anlaşıldığından İ.İ.K.nun 67/2. maddesi hükmü gereğince takdiren tespit edilen miktarın % 20'si oranında icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması gerektiği belirtilerek , davanın kısmen kabulü ile , davalının İstanbul 35. İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı takibine yaptığı itirazın 85.000,00-Euro asıl alacak yönünden iptaline, takibin 85.000,00-EURO asıl alacağa takip tarihinden itibaren, 3095 sayılı Kanunun 4/A bendi uyarınca devlet bankalarına EURO cinsinden 1 yıllık vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz işletilmek suretiyle,( fiili ödeme günündeki TCMB efektif satış kuru esas alınarak) devamına , Davalının alacağın %20 (126.876,10-TL) oranında inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına, bu tutarın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, takip ve dava konusu 35.000,00-EURO yönünden erken açılan davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinafında , yerel mahkemenin sözleşmenin 8. maddesinin 4. fıkrası uyarınca sözleşme tutarının 35.000,00 Euro'luk kısmının kesin kabul ile muaccel hale geleceği hükmünün bulunduğunu ,dava konusu makinenin performans testinin ve kesin kabul işlemlerinin yapılmamış olması sebebiyle 35.000,00 Euro'luk kısmının reddedildiğini , ancak makine performans testinin yapıldığını ve davalı tarafça itirazsız kabul edildiğini , davalının kesin kabule ilişkin tutanağı imzalamadığını , davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini , davalının hesap mutabakatını yaptığını ,borcunu da ikrar ettiğini , faturalara itiraz etmediğini , mutabakat formunu davalının imzaladığını , makinenin ayıplı olmadığının anlaşıldığını , tespit raporunda makinenin tam ve eksiksiz olduğunun tespit edildiğini , davalının iki yıl sonra performanstan memnun olmadığını ileri sürdüğünü, 35.000 Euro'ya dair ret kararının kaldırılması gerektiğini ve bu bedelle birlikte icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkemenin kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinafında , davanın süresinde açılmadığını 02.02.2017 tarihinde itiraz edildiğini , davanın 1 yıldan sonra 078.09.2018 tarihinde açıldığını , makinenin fabrikada atıl beklediğini , sözleşmedeki şartlarda üretim yapamadığının tarafların kabulünde olduğunu , keşif talebinin reddedildiğini , ayıplı olduğunun mahkeme tarafından yerinde görülebileceğini ,keşif ve bilirkişi incelemesinin zorunlu olduğunu , makinenin tek başına incelenmemesi gerektiğini , makinenin en başından beri hiç kullanılmadığını , faiz işletilmemesi gerektiğini , icra inkar tazminatının verilmemesi gerektiğini , alacağın likit olmadığını , Türk Lirası üzerinden inceleme yapılması gerektiğin belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davası olup , davacı yüklenici , davalı iş sahibidir.
Davacı vekili , müvekkilinin davalı ile arasında olan 24.03.2015 tarihli sözleşmeye istinaden makineyi çalışır vaziyette davalı yana teslim ettiğini , davalının bir kısım bedeli ödemediğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.Davalı vekili , makinenin ayıplı olduğunu , atıl olarak durduğunu , kesin kabulün bu yüzden yapılmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Taraflar arasında 24.03.2015 tarihli Makine İmalatı ve Alım Satım Sözleşmesi vardır. Sözleşmede , sözleşme konusu 1 adet makinenin bedelinin 230.000 Euro +KDV olduğu ve teşvik kapsamında KDV'siz fatura kesileceği , Tayyar Yatırımın ,... sahasında gerçekleştirilecek ön kabul ile birlikte kalan bakiyenin 35.000 Euro'sunun ödeneceği düzenlenmiştir.Dava dilekçesine ekli olarak davalıyla yapılan 11.2.2016 tarihli mutabakatın sunulduğu , bu mutabakatta 31.12.2015 tarihi itibariyle davalının cari hesabının 130.000 Euro olduğunu davalı kabul ederek imzalayıp kaşelediği , davacının da bu mutabakatta onayı , imza kaşesi olduğu anlaşılmıştır.Dosya kapsamına davacıya ait , davalının cari hesabının 120.000 Euro olduğunu gösteren cari hesap ekstresi sunduğu görülmüştür.Davacı yan davalıya 120.000 Euro'yu ödemesi için ihtar çekmiştir. Davalının da Konya 6. Noterliği'nin 17 Ekim 2016 tarih ... yevmiyeli cevabi ihtarını davacıya göndererek , makinenin sözleşmedeki performansı göstermediğini , 7 gün içinde aykırılıkların giderilmesini ihtar etmiştir.Davalı taraf Karaman Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/29 Değişik İş dosyası ile delil tespiti yaptırdığı , bilirkişinin makinenin streç filme sarılı olduğu için makineyi çalıştırmadığınmakinenin sözleşme ve teknik şartnameye uygun olarak imal ediliği ve montajının yapıldığı, makinanın kesin kabul işleminin yapılmadığı belirtmiştir.Davalı vekili davanın süresinde açılmadığını belirtmişse de , davalının itirazı davacı tarafa tebliğ edilmediğinden 1 yıllık hak düşürücü süre işlemeye başlamamıştır. Bu sebeple davalı vekilinin istinaf talebi yersizdir.Türk Lirası olarak karar verilmesi gerektiğine dair istinaf talebi açısından ise , taraflar arasındaki sözleşmeden doğan borç dövizden diğer bir deyişle 230.000 Euro'dan doğmaktadır. Davacı yüklenici alacağını isterken icra takibinde Euro olarak seçimini yapmıştır. Bu sebeple Türk Lirası olarak karar verilemez. İcra inkar tazminatı açısından ise tarafların ticari defterlerine kayıtlı ve mutabakat yapılmış bir alacak söz konusu olduğundan alacak likittir. Yerel mahkemenin icra inkar tazminatına hükmetmesi hukuka uygundur.Davacı taraf cevaba cevap layihasında davalının ayıp ihbarını süresinde yapmadığı definde bulunduğu görülmüştür. Dava dilekçesinde de ayıplı mal teslimi olmadığını , davalının her hangi bir tespit yatırmadığını , makinenin tesliminden sonra davalının ihtar çektiğini belirtmiştir.Somut olayda sözleşmenin geçici kabul maddesinde sözleşmenin imzalanmasını takiben 16 hafta sonunda , davalının muayene ederek , kusur ve eksikliklerini saptayarak yapılacağı düzenlenmiştir. Davalının ayıplı olduğunu iddia ettiği makinenin açık ayıpta imkan bulur bulmaz ayıbı ihbar yükümlülüğü vardır.Gizli ayıplarda ise gizli ayıpta ise makul sürede ihbar yükümlülüğü vardır. Davalı ayıp ihbarını süresinde yaptığını ispatlamakla yükümlüdür. Taraflar arasındaki sözleşme tarihi 24.3.2015 tarihli olup , taraflar arasında 11.2.2016 tarihli mutabakat olduğu , bu mutabakatta 31.12.2015 tarihi itibariyle davalının cari hesabının 130.000 Euro olduğu taraflarca kabul edilerek imzalanmıştır. Ayrıca , davalının Konya 6. Noterliği'nin 17 Ekim 2016 tarih ... yevmiyeli cevabi ihtarını davacıya göndererek , makinenin sözleşmedeki performansı göstermediğini , 7 gün içinde aykırılıkların giderilmesini ihtar etmiştir. Bu durum itibariyle davalının ayıp ihbarını süresinde yapmadığı ve makineyi mutabakat doğrultusunda olduğu gibi kabul ettiği anlaşılmaktadır. Yerel mahkemenin bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere 35.000 Euro alacağı reddetmeyerek , 120.000 Euro üzerinden kabul etmesi gerekir. Belirttiğimiz sebeplerle davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine , davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile davanın kabulü ile İstanbul 35. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile 120.0000 Euro asıl alacak üzerinden devamına dair yeniden karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin ise kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)1-) Davalı vekilinin istinaf talebinin REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE3-İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/04/2021 tarih ve 2018/872 Esas, 2021/363 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,4- Davanın KABULÜ ile, davalının İstanbul 35. İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı takibine yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin 120.000,00-EURO asıl alacağa takip tarihinden itibaren, 3095 sayılı Kanunun 4/A bendi uyarınca devlet bankalarına EURO cinsinden 1 yıllık vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz işletilmek suretiyle,( fiili ödeme günündeki TCMB efektif satış kuru esas alınarak) DEVAMINA, 5-Davalının alacağın %20 (176.400,00-TL) oranında inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına, bu tutarın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN
1-Alınması gereken 60.249,42 TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 15.062,36 TL harcın mahsubu ile bakiye 45.187,06 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2- Davacı tarafından yapılan 15.062,36 TL peşin harç, 3.011,30 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 18.073,66 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 138.300,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN
1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,2-Davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 44,00 TL müzekkere gideri olmak üzere toplam 206,10 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,3-Davacı tarafından yatırılması gereken 60.249,42 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 10.774,33 TL nin mahsubu ile bakiye 49.475,09 Tl harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 23/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.