T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/3361
KARAR NO : 2025/1144
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/04/2021
NUMARASI : 2016/578 Esas, 2021/355 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ 21/10/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı tazminat talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraflarca istinaf talebinde bulunulmuştur.
Davacı vekili, Müvekkili şirketin “www.....net” linkinde iş ilanlarının işçi-işveren kimselere daha kolay ulaşması amacıyla hizmet verdiğini, bu nedenle web ve mobil yazılımların iyileştirilmesi ve geliştirilmesinin zorunlu olduğunu, her iki platformda da davalı ile çalışıldığını, yapılan web sözleşmesi ve mobil anlaşmasının eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, taraflar arasında web sözleşmesinin 06.01.2015 tarihinde imzalandığını, davalının edimlerini eksik ve kusurlu ifa ettiğini, davalıya Kadıköy 29.Noterliğinin 29.02.2016 tarih, ... yevmiye no ile ihtarname gönderildiğini, müvekkilinin Bakırköy 4.Sulh Hukuk Mahkemesinde 2015/139 D.İş sayılı dosyasında delil tespiti yaptırmak zorunda kaldığını, web sözleşmesine göre müvekkil şirketin davalıya 95.000,00 TL ödediğini, davalının eksik, geç ve hatalı ifası sebebiyle müvekkilinin aynen ifadan vazgeçerek müspet ve munzam zararlarının tazmini talep ettiklerini, davalının mobil anlaşmasındaki yükümlülüklerinde de temerrüde düştüğünden gecikme tazminatının faiziyle birlikte alınacağını, müvekkilinin mobil anlaşması bedelinin 50.000,00 TL’sini 20.05.2015 tarihinde, kalan 44.000,00 TL’yi de 12.04.2016 tarihinde ödediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere , web sözleşmesinin davalı tarafından gereği gibi ifa edilmediğinden hak edilmeyen kısmı için şimdilik 30.000.00 TL.'nin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte, yazılımın eksik ve hatalı olması sebebiyle ... ... ve Bilişim Çözümleri San. Ve Tic. Ltd. Şti.'e yapılan 6.254,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte, yazılımın eksik ve hatalı olması sebebiyle ... Tanıtım ...Medya Pazarlama A.Ş.'e yapılan 19.690,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte, ... Web ...'e gereksiz yere ödenmek zorunda bırakılan 25.918,71 TL'nin, personel gideri zarar olarak 46.317,27 TL.'nin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte, Web sözleşmesi gereği gibi yerine getirilmediği için yapılmak zorunda bırakılan 3.182,61 TL masraflar toplamının dava tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte, Web sözleşmesi gereği gibi yerine getirilmediği için internet sitesinin kullanıcılara olumsuz etkisi için şimdilik 3.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte, Sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesinin müvekkilinin prestijine ve zamanına etkisi için şimdilik 3.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte, Mobil anlaşması uyarınca davalının gecikmesinden doğan zarar için şimdilik 2.500,00 TL gecikme tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili sunduğu ıslah dilekçesi ile personel gideri için talebini 56.667,67 TL çıkartmıştır. Davalı vekili, .müvekkilin müşterilerine mobil uygulama, web site tasarımlan ve yazılım geliştirme hizmeti sunduğunu, taraflar arasında 06.01.2015 tarihinde web yazılım sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davacı tarafından üç ayrı seferde 95.000 TL + KDV ücret ödeneceğinin, müvekkilin edimini 06.07.2015 tarihine kadar tamamlayarak davacıya teslim edeceğinin kararlaştırıldığını, davacı yetkilisinin sürekli olarak işte değişiklikler talep ettiğini, tarafların 17.04.2015’te bir araya gelerek sözleşme konusu ürün üzerinde kararlaştırılan hususlan değiştirdiklerini bu sebeple işin yapılış sürecinin uzadığını, nihayetinde web sitesi işinin 25.11.2015, mobil uygulamaların ise 12.04.2016 tarihinde yazılı devir teslim ve kabul protokolü ile davacıya tam eksiksiz ve çalışır şekilde teslim edildiğini, bu tarihten sonra herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığını, sistemin davacı tarafından kullanılmaya başlandığını, Bakırköy 4.Sulh Hukuk Mahkemesinde 2015/139 D.İş sayılı dosyasında müvekkile haber verilmeksizin delil tespiti yaptırıldığını, davacının süresinde ayıp bildiriminde bulunmadığını, davacının sözleşme bedelinin tamamını istemesinin yanı sıra, yaptığını iddia ettiği diğer harcamaları müvekkilinden istemesinin TMK m. 2'ye açıkça aykırı olduğunu, Mobil anlaşması ile ilgili olarak eser devir teslim protokolü ile davacıya teslim edilmiş ve bu şekilde davacı tarafından da kabulünün yapılmış olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece: Davacının Web sözleşmesinin davalı tarafından gereği gibi ifa edilmemesi, yazılımın eksik ve hatalı olması sebebiyle, başka firmalardan almak zorunda kaldığı hizmetler nedeniyle yaptığı ödemeler (5.192,00 TL + 19.690,00 TL) ve personel giderlerinden dolayı 56.677,67 TL) toplam 81.559,67 TL tazminat talebinin yerinde olduğu ve davalıdan talep edilebiceği, davacının (Web Yazılım Sözleşmesi ve Mobil Uygulama Sözleşmesi kapsamındaki) fazlaya dair istemlerinin yerinde olmadığı, temerrütün 81.559,67 TL tazminat talebinin 71.199,63 TL'lik kısmı için dava tarihinde, 10.360,04 TL'si için ıslah tarihi olan 29.12.2020 tarihinde oluşacağı, temerrüt tarihinden itibaren avans faizi talep edilebileceği sonuç ve kanaatine ulaşılarak davanın kısmen kabulü ile; 81.559,67 tl'nin, 71.199,63 tl'si için dava tarihinden, 10.360,04 tl'si için ıslah tarihi olan 29.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, mahkeme, müvekkilce ... Web ... 'e ödenen masrafları gösterir faturanın gerçek mahiyetini esas alarak karar vermesi gerekirken, faturaların şirketin ticari defterlerine kayıtlı olmadığı gerekçesiyle, faturaya konu harcamaların, davalının eksik veya kusurlu hizmet ifasının bir sonucu olmadığı kararı vermesi hatalı olduğunu, delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporundaki tespit bu bağlamda hiç dikkate alınmadığını, müvekkil şirketin, proje için davalıya ödemiş olduğu bedelden, işin bitirilen kısmının işin tamamına oranlayarak indirim yapılmasının hatalı olduğunu, dosyada bulunan bilirkişi raporunda yer aldığı üzere yazlımın tam ve gereği gibi tamamlanamaması sebebiyle Google... raporlarına göre site ziyaretçilerinin % 76 oranındaki çok büyük bir kısmı henüz başlangıç sayfalarındayken internet sitesinden çıktığını, söz konusu bu hususun müvekkil şirketin zararına olduğu ile davalı şirketin sözleşmeyi tam ve zamanında ifa edememesinin müvekkil şirketi böyle bir zarara uğrattığını, bu tespitin göz ardı edilmesinin hatta yok sayılmasının delillerin hatalı değerlendirildiğinin açık ispatı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesiyle, davacının HMK. m. 324 uyarınca bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçtiği halde, mahkemece eksik bilirkişi raporlarına dayanılarak karar verildiğini, mahkemece bizzat davacı tarafça ara karara uyulmayacağı ve bilirkişi ücretinin yatırılmayacağı beyan edilmiş olmasına rağmen, önceki raporlara göre karar verildiğini, müvekkili firmanın davaya konu yazılıma ilişkin sözleşmesel yükümlülüklerini tamamen yerine getirmiş ve dava konusu yazılımı kabul etmiş olduğundan, davanın kısmen kabulünün mümkün olmadığını, davacının iddia ettiği “geç ifa”nın sebebi davacının sürekli yenilenen talepleri olup, zaten sürecin sonunda davacı tarafça teslim edilen eser kabul edilmiş, süresi içerisinde de herhangi bir ayıp bildiriminde bulunulmadığını, dosya içersine sunulan cd içerisindeki analiz dokümanı dava boyunca incelenmediğini, dosya yeniden ek rapora gitmiş ve sonunda inceleme yapılmadığından dosya yeni bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, ancak davacı tarafça ücreti yatırılmadığından bu inceleme yapılamadığını, bu durumda, dosyada müvekkilinin “web yazılımını eksik ve ayıplı yaptığına” dair hiçbir yeterli teknik tespit yokken, davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Taraflar arasında TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi davalı ise yüklenicidir. Davada davacı, davalı ile imzalanan Web sözleşmesi ve Mobil uygulama sözleşmesi kapsamında yapılması kararlaştırılan yazılım projelerinin süresinde ve gereği gibi tamamlanmadığını, teslim edilen işlerin eksik, hatalı ve geç ifa edildiğini, bu sebeple davacının internet sitesinin çalışmadığı, ticari itibarı ve müşteri ilişkilerinin zarar gördüğü, personel giderleri ile ek masrafların arttığı ve gelir kaybı yaşadığını belirterek, eksik ve hatalı ifalar sonucu uğranılan maddi zarar, kar kaybı ve munzam zararların itibariyle, Web sözleşmesi gereği gibi ifa edilmemesinden kaynaklı hak edilmeyen kısım için şimdilik 30.000,00 TL, Yazımım eksik ve hatalı olmasından dolayı ... ...'a yapılan şimdilik 6.254,00 TL, Hedef Medya tanıtım şirketine yapılan şimdilik 19.690,00 TL, ... web servise gereksiz yere ödenen şimdilik 25.918,71 TL, Personel gideri zarar olarak ödenen 46.317,27 TL, Web hizmeti yerine getirilmemesi sebebiyle yapılan zorunlu masraflar için şimdilik 3.182,61 TL; internet sitesinin ziyaretçilerine olumsuz etkisi için şimdilik 3.000,00, davacının prestijine ve zamanı etkisi için 3.000,00 TL, Mobil anlaşma uyarınca davalının gecikmesinden doğan zararları için şimdilik 2.500,00 TL tahsili talep etmiştir. Davalı; taraflar Tarasında imzalanan web yazılımı ve mobil uygulama sözleşmeleri davalı yüklenici tarafından eksiksiz ve çalışır biçimde ifa edildiğini, porjenin davacı tarafından sözleşme sonrası yapılan çok sayıda değişiklik talebi nedeniyle uzadığını, nihayetinde Kasım 2015 tarihinde tamamlanarak davacıya teslim edildiğini, davacı eseri teslim aldıktan sonra herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadığını, bu sebeple eserin kabul edilmiş sayılması gerektiğini, delil tespiti raporu yetkisiz mahkemece ve kendilerine haber verilmeden alındığını, davacının ileri sürdüğü eksikliklerin yazılımın doğal işleyişine ilişkin önemsiz farklılıklar olduğunu, esaslı nitelikte ayıp bulunmadığını, sunucu hizmetleri ile personel giderlerine dair taleplerden sorumlu olmadıklarını, devir teslim protokolü ile eksiksiz ve çalışır olarak teslim edildiğini, davacının iyiniyetli olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, taraflar arasında imzalanan Web Yazılımı ve Mobil uygulama sözleşmeleri kapsamında davalı yüklenici edimleri tam ve zamanında yerine getirmediği, yazılımın eksik ve hatalı teslim edildiği iddiaları itibariyle yapılan inceleme ile, sözleşmeye konu Web yazılımını 06.07.2015 tarihine kadar tamamlanmadığı gibi eksik ve hatalı teslim ettiği, davacı şirketin başka firmalara ödeme yaparak hizmeti tamamladığı, yazılımın eksik ve hatalı olması sebebiyle başka firmalardan davacı hizmet alması sebebiyle 5.192,00 TL + 19690,00 TL ve personel giderlerinden dolayı 56.677,67 TL olmak üzere toplam 81.559,67 TL bedelin talebin yönünden davanın kabulüne ancak diğer taleplerin reddine karar vermiştir. Taraflar arasında 06.01.2015 tarihli Web yazılım sözleşmesi ve 01.05.2015 tarihli Mobil uygulama sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşme gereğine yazılım 06.07.2015 tarihinde teslim edilmesi kararlaştırılmış, dava dosyasında bulunan tarihsiz teslim ve devir protokolü ile davalı yüklenici tarafından davacı şirkete teslim edilmiştir. Teslim tarihi olarak davalı tarafından Kasım 2015 tarihi olarak belirtilmiş, ancak buna ilişkin davacının açık bir kabulü veya reddi dosya kapsamında bulunmamaktadır. Davacı taraf ayıp bulunduğundan bahisle zararların tazmini talep edilmiştir. Dava dosyası ve bilirkişi raporu itibariyle, davacı eseri teslim aldıktan sonra kullanım aşamasında ortaya çıkan eksiklikleri e-mail olarak ve ayrıca yaptırılan delil tespiti ile ayıbın varlığını davalı yükleniciye bildirmiştir.Yazılım gibi teknik içerikli işlerde ayıbın teslim anında gözle görülmesi mümkün olmadığından mahkemece tespit edilen eksikliklerin gizli ayıp olarak nitelendirmesi ve 477 maddesi uyarınca iş sahibinin ayıbı, eserin işlerin olağan akışına göre eseri inceleyip, uygun süre içinde varsa ayıpları bildirmesi gerektiğini, davacı tarafından e-posta, ihtarname ve Kasım 2015 tarihinde yaptırılan delil tespit ile ayıbı makul süre içerisinde bildirdiği yönünde mahkeme kabulü doğru olmuştur. Eserin ayıplı olması halinde iş sahibi TBK 475 maddesi kapsamında; eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşme dönme, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme, aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları yüklenici ait olmak üzere eseri ücretsiz onarılmasını isteme, iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı bulunmaktadır. Genel hükümlere göre zarar tazmini itibariyle; davacı iş sahibinin TBK 112 ve 122 maddesi kapsamında eserin ayıplı yapılması nedeniyle başka firmaya ödeme yapılmışsa bu giderleri müspet zarar kapsamında tazmini isteyebilir. Davacı, davalı yükleniciye bildirmesine rağmen ayıp giderilmemiş ve dava dışı şirketlere edim tamamlatılmış olduğu anlaşılmış olup, davacı ayıpların giderilmesi bedelini müspet zarar olarak talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı itibariyle, gerek tespit dosyası, gerek kök ve ek bilirkişi raporları, davalı yüklenici tarafından edim tamamlanarak davacı iş sahibine teslim edildiği ancak teslim edilen edim alınan bilirkişi raporları itibariyle ayıplı ifa sözkonusu olduğu anlaşılmış, davacı tarafından yapılan bildirimler, e-posta, tespit itibariyle edim eksiklikleri davalı yüklenici tarafından giderilmemiştir. Davacı yüklenici TBK 477, 112,122 maddeleri kapsamında, edim sebebiyle oluşan zararları tazmin talep etme hakkı bulunmaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporu gereğince; edimin ayıp giderilmesi için ... şirketine 5.192,00 TL iş yaptırılmış, yine ayıp giderilmesi için Hedef medya şirketine 19.690,00 TL iş yaptırılmış olduğu sunulan delil ve faturalar itibariyle davacı tarafından ispatlanmıştır. Yine, ayıplı iş sebebiyle personel giderleri oluştuğu bu giderlerinde müspet zarar kapsamında davacının talep edebileceği, bilirkişi raporu doğrultusunda bu miktarın 56.677,67 TL olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, dava dışı şirketlere ayıpların giderilmesi yönelik müspet zararların tahsili talebin kabulü doğru olmuştur. Taraflar arasındaki sözleşme ifa edilerek teslim edilmiş ve davalı tarafa iş bedeli ödenmiştir. Eser ayıplı çıkması sebebiyle, davacı talebi doğrultusunda zararların tazminine karar verilmiş olup, Web sözleşmesinin davalı tarafından gereği gibi ifa edilmemesi sebebiyle hak edilmeyen kısım için bedel talebi, gerek dava dosyasında buna ilişkin deliller sunulmamış olması ve gerek ise, edim tamamlanarak teslim edildiğinden mahkemece talebin reddine karar verilmiş olması doğru olmuştur. Yine, ... Web Servis'e gereksiz yere yapılan ödeme itibariyle, bu ödemenin eserin ayıbı itibariyle olmadığı, davacı iddiasını ispat edemediği, sözleşmenin gereği yerine getirelmemesi sebebiyle yapılamak zorunda kalınan masraflar dava dosyasına delil sunulmadığı,internet sitesine ziyaretçi sayısı ve olumsuz etkilenme ilişkin dava dosyasına delil sunulmadığı, prestij ve zamanına etkisi sebebiyle talebi ile davalının gecikmesinden dolayı zararları dava dosyasında ispat edilmediği anlaşılmış olup, mahkemece bu talepler yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/04/2021 tarih ve 2016/578 Esas, 2021/355 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı tarafça yatırılması gereken 5.571,34 TL nisbi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1.392,84 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.178,50 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA,5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 21/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.