T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/3493
KARAR NO: 2025/1101
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/09/2021
NUMARASI : 2020/584 Esas, 2021/810 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 16/10/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için davacı yüklenici tarafından başlatılan icra takibine davalı iş sahibi tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; taraf şirketler arasında ticari kapsamında tutulan cari hesap kayıtları, faturalar ve mail yazışmaları ile açık bir şekilde davacı şirketin; davalıdan toplamda 13.168,78-Euro tutarında alacağın mevcut olduğunu, bunun üzerine Bakırköy 10. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin borcun muayyen ve likit olmasına rağmen zaman kazanmak amacıyla itiraz ettiğini, bu nedenlerle icra takibine yapılan itirazın iptali ile asıl alacağın %20' sinden den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; 2018 yılı Eylül ayında davalı firmanın işleyerek İspanya'ya göndermek üzere davacıdan kumaş talep ettiğini, gelen kumaşlarda ayıplar tespit edildiğini ve ayrıca teslimatta da gecikmeler meydana geldiğini, gelen ürünlerde de ayıpların süresi içinde davacıya bildirildiğini ve devamlı olarak davacıdan malların teslimine ilişkin termin talep edildiğini, icra takibinin haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek; davanın reddine ve davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece 13/09/2021 tarihli karar ile; ispat yükünün, alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde, ayıp ve geç teslime dair ispat yükünün ise davalı üzerinde olduğu, tarafların iddiaları doğrultusunda bilirkişi incelemesi yapıldığı ve yapılan inceleme neticesinde gecikme iddiasına dayalı reklamasyon faturası ve kur farkı değerlemeleri dışında; defterlerin birbirini doğruladığı, davacının alacak iddiasının incelenen defterler neticesinde ispatlandığı, davalının geç teslim iddiası olduğu, buna dair reklamasyon faturası kestiği, geç teslime ve ve ayıba dayalı bir kısım delillerle dosyaya sunulmuşsa da, söz konusu deliller iddiasını ispata yeterli olmadığı, iddialar üzerine mahkemece bilirkişi incelemesine rağmen geç teslimden kaynaklı zarar ve ayıp hususunun tespiti yapılamadığından; bu savunmaya itibar edilmediği, gerekçesi ile davanın kabulü ile; davalının Bakırköy 10. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına, asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; tarafların 2018 yılı Eylül ayında davalı firmanın işleyerek İspanya'ya göndermek üzere davacıdan kumaş talep ettiğini, gelen kumaşlarda hatalar tespit edildiğini ve ayrıca teslimatta da gecikmeler yaşandığını, iş bu gecikme ve hataya ilişkin İspanya menşeli firma ile yapılan yazışmaların dosyaya sunduklarını, gecikme neticesinde ihraç ettikleri ürünler için İspanya menşeli firmaya indirim yapmak zorunda kaldıklarını, dava konusu reklamasyon faturasının, ihraç edilen ve davacıdan temin edilen bordo kaşkorse kumaştaki hatalardan dolayı davacı firmaya kesildiğini, iş bu faturada yer alan bedelin ise İspanyol firmaya gönderilmek üzere üretilen 20.111 adet bordo renk ürüne adet başı 0.45 Euro indirim yapılması sonucu toplam 9.050 Euro olarak hesaplandığını, ayrıca yine davacıdan alınan siyah renk kumaşlarda da sorunlar çıktığını ve 1850 USD iade faturası kesilerek malların davacı firmaya iade edildiğini, dosyada mübrez yazışmalardan da anlaşılacağı üzere gelen ürünlerdeki ayıpların süresi içerisinde davacı firmaya bildirildiğini ve devamlı olarak davacıdan malların teslimine ilişkin termin talep edildiğini, davacının kumaşların geç teslim edildiğini dava dilekçesinde ikrar ettiğini, bununla birlikte davalı firmadan kaynaklı sipariş değişiklikleri nedeniyle gecikme meydana geldiğini iddia etmiş olmakla birlikte iş bu iddiasının gerçek dışı olduğunu, ve herhangi bir talep değişikliğinde bulunmadığını, davacının yabancı para birimi üzerinden alacak talebinin usul ve yasaya ve Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ'e de aykırı olduğunu, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser inşaat sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yan yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunmaktadır.Davacı yüklenici, davalı iş sahibi ile aralarında cari hesaba dayalı ilişki olduğunu, davalı yana kumaş işi yaptığını, buna göre davalıdan 13.168,78 Euro alacağı olduğunu belirterek, bu nedenle başlattığı icra takibine itirazın iptalini talep ve dava etmiş, davalı yan ise kumaşlarda ayıplar olduğunu, teslimi de geciktirdiğini bu nedenle uğradığı zararlar olduğunu iddia ederek davanın reddini istemiş, mahkemece ; davalının ayıba ve geç teslime ilişkin sunduğu bir kısım delillerin bu iddiaları ispata yetmediği, bilirkişi incelemesi ile geç teslime dair zarar ve ayıp hususunun tespit edilemediği gerekçesi ile davanın kabulü ile davalının Bakırköy 10. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına, asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.Dosyanın incelenmesinde davacı yanın önce aynı alacak için İstanbul 11.İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile takibe geçtiği, takip talebinde talep edilen Euro karşılığı TL miktarının da gösterildiği ve usulü uygun olarak düzenlenen bu icra takibine davalı borçlu yan tarafından yapılan itirazda yetkiye de itiraz edildiğinden dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderildiği, yetkili icra müdürlüğü olan Bakırköy 10. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasında ise davacı şirketin, davalı şirket aleyhine 13.168,78-Euro asıl alacağı talep ettiği ancak uyaptan yapılan incelemede davalı- borçlu yana yetkili icra müdürlüğü tarafından gönderilen ödeme emrinde ve takip talebinde Euro karşılığı TL miktarının gösterilmediği bu durumda usulüne uygun bir icra takibinden bahsedilemeyeceği ve bu durumda da mahkemece; usulüne uygun geçerli bir icra takibi bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 13/09/2021 tarih, 2020/584 Esas, 2021/810 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Usulüne uygun geçerli bir icra takibi bulunmadığından DAVANIN DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN REDDİNE,
B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN
1-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 1011,63 TL peşin harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 396,23 TL harcın kararın kesinleşmesini takiben ve istek halinde davacı tarafa İADESİNE, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Davalı tarafından yapılan 126,60 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı yana VERİLMESİNE,3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN
1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara ayrı ayrı İADESİNE,2-Davalı tarafından yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL ile tehiri icra karar harcı olan 97,90 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı yana VERİLMESİNE,3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 16/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.