T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/3433
KARAR NO : 2025/1060
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/05/2021
NUMARASI : 2017/753 Esas, 2021/364 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ : 08/10/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının reddine dair verilen karara davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili , 21/08/2017 tarihli dava dilekçesi ile; davacı şirketin dış yalıtım işleriyle uğraşan inşaat firması olduğunu, 01/11/2016 tarihinde davalı ile aralarında imzaladıkları taşeron sözleşmesi ile "Fulya Mah. Akıncı Bayırı Sk. No:.. Şişli/İstanbul" adresindeki otel inşaatının dış cephe işlerini üstlendiğini, davacının sözleşme süresince tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalının ödemelerde güçlük çıkardığını, davalının inşaat malzemelerini sahaya getirmeyerek işin durmasına sebep olduğunu, davacı şirketin haklı olduğu ortada iken davalının keşide ettiği 28/03/2017 tarihli ihtarname ile sözleşmenin fesih edildiğini, hakkediş ve teminatların irat kaydedileceğinin bildirildiğini, davacının keşide ettiği 29/03/2017 tarihli cevabi ihtarnamede işin durmasının davalı tarafından malzeme temin edilmemesinden kaynaklandığı ve uzun süredir hakkediş ödenmediğinin belirtilerek davalı lehine keşide edilmiş olan 100.000,00 TL tutarlı teminat senedinin iadesinin istediğini, buna karşı keşide edilen 11/04/2017 tarihli ihtarname ile davacının talebin davalı tarafından reddedildiğini, İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/44 Değişik İş dosyasında yapılan keşif ve dosyada ekli bilirkişi incelemesiyle davacının sözleşme kapsamında yüklendiği işin yaklaşık %80'inin yaptığını ve bunun tutarının KDV dahil 496.290,00 TL olduğunu, bugüne kadar davalının davacıya 344.110,00 TL ödediğini, davacının 152.190,00 TL alacaklı olduğunu, sözleşmenin haksız feshedilmesi nedeniyle bu tutarın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini, davalı tarafından malzemelerin süresinde temin edilmeyerek işin yerine getirilmesinin önüne geçildiği ve sözleşmenin haksız yere feshedilmesiyle davacının yapacağı işin %80 ile sınırlandırıldığını, yapılamayan %20'sinden elde edilecek kardan mahrum kalındığını belirterek ; fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla ödenmeyen 152.190,00 TL hak ediş alacağının ve haksız fesih sebebiyle tamamlanamayan işin %20'sinden elde edilecek 10.000,00 TL kar kaybının İstanbul 6. Sulh Mahkemesinde yapılan 971,80 TL keşif ve bilirkişi giderinin fesih tarihinden bu yana işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili , usule ilişkin olarak işin yapılamayan %20'sinden elde edilecek kardan mahrum kalındığı iddia edilerek fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak kısmı talepte bulunmasının Yargıtay'ın yerleşik kararları gereğince mümkün olmadığını, davacının tarihsiz dava dilekçesinde hukuki sebep gösterilmediği ve somutlaştırma yükümlülüğünün yerine getirilmediğini; esasa ilişkin olarak davalı müvekkilin ödemeleri geciktirmesi gibi bir durum söz konusu olmadığını, kesilen faturalar ve ödeme dekontları incelendiğinde açıkça görüleceğini, davacının işi yarım bırakıp gittiği dönemde inşaat alanında işin yapımı için gerekli malzemenin olmadığı ve ödemelerin yapılmadığına yönelik temerrüt iddialarının hukuken dinlenemez olduğunu, bu konuda herhangi bir ihbar veya ihtarı yazılı olarak göndermediğini, davacının bu ispat yükünü tanık delili ile yerine getirmesinin hukuken mümkün olmadığını, işin başından bırakıldığı tarihe kadar %80'ini davacının yaptığının doğru olmadığını, bilirkişi raporunun hatalı ve eksik inceleme ile oluşturulduğunu, davalı müvekkilinin işin başında önce ... İnşaat Mimarlık San. ve Tic. Ltd. Şti. ile sözleşme imzaladığını, bir süre çalışıp işi bıraktıktan sonra davacı şirketle sözleşme imzalandığını, ... İnşaatın yaptığı iş miktarının hakkedişlerde görülebileceğini, işin başından itibaren tamamının davacı şirket tarafından yapılmadığını, davacı şirketin işi bıraktığı 18.03.2017 tarihine kadar yaptığı imalatların ve eksik işlerin ana işveren ... Inş. ve Tic. Taah. Prj. ve Tic. Ltd. Şti. ile birlikte fotoğraflanarak tutanağa geçirildiğini, müvekkili şirketin 21.03.2017 tarihine kadar kendi ekipleriyle işi yapmaya devam ettiğini, 27.04.2017 tarihinde ise davacı şirket yerine işi ... üstlendiğini, şantiyede ilk keşfin davacının işi bırakmasından 24 gün sonra 11.04.2017 tarihinde yapıldığını, ikinci keşfin 51 gün sonra yapıldığını, bu sürede müvekkili şirketin kendisi ve daha sonra anlaştığı Bayner tarafından işin yapımına devam edildiğini, bilirkişiler raporlarında hangi işi kimin yaptığını nasıl belirledikleri konusunda bir açıklama getirmediklerini, bu nedenle raporun hatalı olduğunu, raporda belirtilen işlerin tamamlanma yüzdelerinin şirketlerinin yetkilileri tarafından verilmediğini, aksi beyanları kabul etmediklerini, raporun taraflarınca sunulan belgeler değerlendirilmeden varsayımlara göre hazırlandığını, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, bu nedenle 13. maddeye göre müvekkilinin hakkediş bedelini irat kaydetmeye hakkı olduğunu, davacının bakiye alacağı bulunmadığını, aksine borçlu olduğunu, davacının alacak taleplerine itiraz etmekle birlikte kendi alacaklarının takas-mahsubu talep edildiğini, sözleşmenin haklı feshedilmesine davacı sebebiyet verdiği için kar kaybı talebi olamayacağını, kabul etmemekle birlikte kar kaybının varlığı kabul edilse bile 'kesinti yöntemiyle' hesaplama yapılması gerektiğini, davacının 27.03.2017 tarihinden itibaren hakkediş ve kar kaybına faiz bilirkişi ücreti ve bilirkişi ücretine avans faizi talep etmesinin mümkün olmadığını belirterek , haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. Mahkemece ,uyuşmazlığın sözleşmenin haklı sebeple feshedilip edilmediği, davacının işi haklı sebeple bırakıp bırakmadığı, fesih sebebiyle davacının davalıdan bakiye hakediş alacağı ve kar kaybı olup olmadığı ve varsa miktarı hususları ile talep edilebilir olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı ,Eser sözleşmesi ilişkisinde yüklenicinin temel borcu bir eser meydana çıkartmak, ortaya çıkan bu eseri ifa olarak iş sahibine teslim etmektir.Buna karşılık iş sahibinin borcu eser bedeli olarak kararlaştırılan ücreti yükleniciye ödemek olduğu ,işin yapılıp teslim edildiğini ispat yükü yükleniciye, bedelin ödendiğini ispat külfeti de iş sahibine ait olduğu ,Taraflar arasında imzalanan 01.11.2016 tarihli "Taşeron Sözleşmesi" kapsamında, davalı işveren '... Alüminyum İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin Fulya Mah. Akıncı Bayırı Sk. No:.. Şişli-lstanbul şantiyesindeki cephe işlerini, davacı Taşeron '... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin üstlendiği ,29.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda, delil tespitinde belirlenen iş bedelinin o kısmı bakımından tamamının davacı ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapıldığının değerlendirildiği, davacının (kar mahrumiyeti talebi dışında kalan) istemi işin %80'ini yapmasına karşılık yapılan bu kısmın bedelini tam alamadığı savına dayalı olduğu, davalının işin bir bölümünü dava dışı 3. kişiye yaptırarak işin bu suretle tamamlanmasını sağlaması, davacının - kural olarak- kendi tamamladığı kısmını talep etmesine engel teşkil etmeyeceği ve davacının davalıdan bu istem kalemi yönünden (420.585,00 TL + 75.705,30 TL KDV= ) 496.290,30 TL - 344.014,99 TL) = 152.275,31 TL alacağı olduğunun belirtildiği Kar mahrumiyeti yönünden ise davacının işi tamamlayamamasının davalıdan neşet eden sebeplerle olduğunu benimseyecek olursa, işin %20'sinin davalıdan kaynaklanan sebeple tamamlanamadığı ve bunun karşılığının da dava dışı 3. kişiye yaptırılan iş olduğu benimsenerek piyasa rayicine göre % 10 kar esasına yanın 10.736,82 TL kar yoksunluğu talebinde bulunabileceği değerlendirildiği ,14.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda, işin durdurulduğu 18.03.2017 tarih itibarıyla şantiye sahasında kullanıma hazır olarak hangi malzemeden ne miktarda olduğunun tespitinin teknik yönden mümkün olmadığı kanaatine varıldığı ,Dosya kapsamı itibari ile öncelikle sözleşmenin kim tarafından feshedildiği ve haklı olup olmadığının belirlenmesi her iki alacak kalemi yönünden önem taşıdığı , taraflar arasında akdedilen 01.11.2016 tarihli "Taşeron Sözleşmesi" nin sözleşmeye aykırılık başlıklı 13 maddesi "Taşeron iş bu sözleşme hükümlerine aykırı davrandığı ve işi saptanan süre içinde bitirmediği takdir de işveren herhangi bir ihbarda bulunmaksızın sözleşmeyi feshederek, taşeron' un hak edişlerine ve teminatlarına el koyarak gelir kaydedeceğinin düzenlendiği , geriye kalan işleri taşeron adına ve hesabına yapabileceği veya yaptırabileceği , yapılan bu işler sonunda işveren' in aleyhine bir fark doğarsa bu farkı taşeron ödemekle yükümlü olduğu , gelir olarak kaydedilen teminatlar taşeron' un borcuna mahsup edilemez." hükmünü içerdiği ,Sözleşmenin 3. Maddesi de kesin bedelin işin sonunda yapılacak olan kesin hak edişte birim fiyatlarla metrajların çarpılması suretiyle belli olacağı düzenlendiği Sözleşmenin 10. Maddesinde de hakediş ve ödemeler düzenlendiği ,Davacı tarafından 18.03.2017 tarihinde iş durdurulmuş ve şantiye alanı terk edilmiş ve de davalı tarafından da 28.03.2017 tarihli ihtarname ile sözleşme feshedilmiş ve mevcut durumda davalı feshinin haklı olduğu, zira işi bitirip teslim ile yükümlü olan davacının bunu yerine getirmediği ve sebep bildirmeksizin işi bıraktığı anlaşıldığı , Davacı yan ödemeleri geç aldığını, davalı tarafından malzeme temin edilmediği için işi bırakmak durumunda kaldıklarını ve sözleşmeyi sebepsiz feshetmelerinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirtmiş ise de işi haklı sebeple bıraktıklarını usulüne uygun delillerle ispat edemedikleri, tanık beyanlarının da iddialarını ispata yeterli olmadığı gerekçesiyle sözleşmenin 13. maddesi nazara alınarak davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekli istinafında ; davacının işi bırakma sebeplerinin dosya içerisinde tüm delilleriyle ortaya konduğunu, davacının iş yapamaz hale getirildiğini, eksik ödenen tutarın toplam hakkediş tutarının görece yüksek bir tutar olan %25'ine tekabül ettiğini, davacının ödeme alamamasına rağmen işe devam ettiğini, sadece bu sebebin bile haklı fesih ve işi bırakma sebebi sayılması gerekirken davacının özveri ile işe devam ettiğini, dosyada alınan her üç raporda da hak ediş alacağının bulunduğunun hesaplandığını , tespit dosyasında 152.190,00 TL. bakiye hak ediş hesaplandığını , ancak bu sefer de davalının malzeme tedariğinde zorluk çıkardığını, davalının malzemelerinin eksiksiz olduğu hususunu kanıtlayamadığını, davacının iş alanını haksız yere bıraktığı kabulünde dahi bu durum davacı şirketin davalıdaki bakiye 135.029,81 TL'lik alacağını talep etmesine engel olamayacağını, bu alacağın davacının davalıya yaptığı işin bedeli olduğunu, davacının hakkedişinin ödenmemesinin davalı tarafın sebepsiz yere zenginleşmesine sebep olacağını, erken fesih nedeniyle uğranılan kar kaybının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması için istinaf yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı vekilinin dava dilekçesinde ,davalıya ait otel inşaatının dış cephe işleri yapımını davacının üstlendiğini, sözleşme uyarınca yapılan işin m2'si esas alınarak hesaplanacak hakkediş bedelinin davalı firma tarafından ödeneceğini, davacı firmanın yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesine rağmen davalı tarafından ödemelerde güçlük çıkarıldığını, son zamanlarda davalının inşaatta kullanılan malzemeleri tedarik etmemesi üzerine davacının işi durdurmak zorunda kaldığını . davalının keşide ettiği 28/03/2017 tarihli ihtarname ile sözleşmenin fesih edildiğini, İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/44 Değişik İş dosyasında yapılan keşif ve bilirkişi incelemesiyle sözleşme kapsamında yüklenilen işin yaklaşık %80'inin yapıldığını, davacının 152.190,00 TL alacaklı olduğunu belirterek , sözleşmenin haksız feshedilmesi nedeniyle bu tutarın davalıdan tahsiline ve yapılamayan %20'sinden elde edilecek kardan mahrum kalındığını, tüm bu nedenlerden dolayı; fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla ödenmeyen 152.190,00 TL hak ediş alacağının ve haksız fesih sebebiyle tamamlanamayan işin %20'sinden elde edilecek 10.000,00 TL kar kaybının davalıdan tahsilini talep etmiştir.D avalı vekili , müvekkilinin malzemeyi teslim ettiğini , bu hususa dair davacının , müvekkilini temerrüde düşürmediğini , işin başında müvekkilinin ... firması anlaştığını onların bir kısmı yaptığını , davacı işi bıraktığında , ... firması ile işe devam edildiğini , davacının alacağı olmadığını , müvekkilinin alacağı olduğunu takas mahsup talep ettiklerini , müvekkilinin sözleşmeyi feshinin haklı olduğunu , haksı olan tarafın kar mahrumiyeti isteyemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Taraflar arasında 01.11.2016 tarihli taşeronluk sözleşmesi vardır. Sözleşmeye göre , işin cephe işi olduğu , işveren malzemeyi kendi atölyesinde işleyerek , şantiyede kamyon üzerinde taşerona teslim edeceği , sözleşme bedelinin kapaklı alüminyum cephe konstrüksiyonu 55 TL/M2 Birim fiyatı ile yapmayı ve toplam bedelin 370.920,00 TL olduğu , Kompozit Levha Kaplamanın 52TL/m2 birim fiyat ile yapmayı toplam sözleşme bedelinin 156.936,00 TL. olduğu , işin süresinin sözleşmeden itibaren 120 gün olduğu , gecikilen her gün için 500,00 TL. cezai şart ödeneceği , sözleşme hükümlerine aykırı davranıldığında , saptanan sürede bitirilmediğinde işverenin ihbarda bulunmaksızın feshedeceği ve taşeronun hak ediş ve teminatlarına el koyarak irat kaydedeceği , işverenin teslimatları kamyon üzerinde yapacağı düzenlenmiştir.Davalı iş sahibi Beşiktaş 11. Noterliği'nin 28 Mart 2017 ... yevmiye ile davacıya gönderdiği ihtarı ile , davacının 18 Mart 2017 tarihinde işi bırakıp , terk ettiğini , bu sebeple davalının sözleşmeyi feshettiğini , teminatların ve hak edişlere sözleşme gereği el koyularak gelir kaydedildiğini, zarar ve ziyanını talep etmiştir.Davacı yüklenici Bakırköy 40. Noterliği'nin 29 Mart 2017 tarih ve ... yevmiye sayılı davalıya gönderdiği ihtarı ile , davalının sözleşme gereği malzemeyi temin etmemesi sebebiyle işi tamamlayamadığını , davalının feshinin kötü niyetli ve haksız olduğunu , teminatlarını ve hak edişlerini davalıdan talep etmiştir.Davalı taraf Beşiktaş 11. Noterliği'nin 11 Nisan 2017 tarihi ve ... yevmiyeli ihtarı ile davacıya cevap vererek , malzemeleri davacıya teslim ettiğini ,bunu irsaliyeler ile ispat edeceğini belirterek davacı ihtarını reddetmiştir. Davacı tarafın İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/44 Değişik İş sayılı dosyasıyla tespit yaptırdığı ve 20.06.2017 tarihli raporda , yapılan imalat bedelinin KDV hariç 420.585,00 TL. ,yapılan imalat yüzdesinin %80 olduğu bildirilmiş , 28.11.2017 tarihli Ek Raporda kök rapordaki görüşlerinin değişmediğini belirtmişlerdir.Dosya kapsamında alınan 29.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda, delil tespitinde belirlenen iş bedelinin o kısmı bakımından tamamının davacı ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapıldığının değerlendirildiği, davacının (kar mahrumiyeti talebi dışında kalan) istemi işin %80'ini yapmasına karşılık yapılan bu kısmın bedelini tam alamadığı savına dayalı olduğu, davalının işin bir bölümünü dava dışı 3. kişiye yaptırarak işin bu suretle tamamlanmasını sağlaması, davacının - kural olarak- kendi tamamladığı kısmını talep etmesine engel teşkil etmeyeceği ve davacının davalıdan bu istem kalemi yönünden (420.585,00 TL + 75.705,30 TL KDV= ) 496.290,30 TL - 344.014,99 TL) = 152.275,31 TL alacağı olduğunun belirtildiği , Kar mahrumiyeti yönünden ise davacının işi tamamlayamamasının davalıdan neşet eden sebeplerle olduğunu benimseyecek olursa, işin %20'sinin davalıdan kaynaklanan sebeple tamamlanamadığı ve bunun karşılığının da dava dışı 3. kişiye yaptırılan iş olduğu benimsenerek piyasa rayicine göre % 10 kar esasına yanın 10.736,82 TL kar yoksunluğu talebinde bulunabileceği değerlendirildiği , 14/12/2020 tarihli bilirkişi 2. Ek Raporda ise ; davalının 11.10.2017 tarihli cevap dilekçesi ekinde 2 numaralı delil olarak sunulan sevk irsaliyeleri incelenmiş olduğu , işin durdurulduğu 18.03.2017 tarih itibarıyla şantiye sahasında kullanıma hazır olarak hangi malzemeden ne miktarda olduğunun tespitinin teknik yönden mümkün olmadığı sonucuna varıldığı belirtilmiştir.Eldeki davada feshin haklı olup olmadığı değerlendirilebilmesi için sözleşmedeki edim sırasının değerlendirilmesi gerekmektedir. Sözleşmenin 2. maddesine göre işveren malzemeyi kendi atölyesinde işleyerek şantiyede kamyon üzerinde teslim etmekle yükümlüdür. Bu edim ifa edilmeden , davacı yüklenici sözleşmedeki eseri yapma edimini yerine getiremeyecektir. Yerel mahkeme davalının malzeme teslimi edimini öncelikle yerine getirip getirmediğini aydınlatarak , davacı taleplerini değerlendirmelidir. Davalı tarafça bir takım irsaliyelerin dosyaya sunulduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bu hususun yeterince araştırılmadığı anlaşılmaktadır. 14.12.2020 tarihli 2. Ek Rapor alınmışsa da yapılan incelemenin yetersiz olduğu görülmektedir. Davalının malzemeyi teslim edip etmediği konusunda tarafların tüm delillerini dosyaya sunması sağlanmalıdır. Bundan sonra ise malzeme teslimine dair davalının irsaliyeleri ve diğer delillerinin detaylıca incelenmesi için ve bu malzemelerin dava konusu işi için olup olmadığı değerlendirilmesi için dosya kapsamında ek bilirkişi raporu alınarak , sonucuna göre davalı tarafın yaptığı feshin haklı olup olmadığı ve davacının davadaki tüm talepleri değerlendirilmesi gerekirken , eksik incelemeye dayalı olarak yerel mahkemenin karar verdiği anlaşıldığından , davacı vekilinin istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/05/2021 tarih, 2017/753 Esas, 2021/364 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5- Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 08/10/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.