TT.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/3303
KARAR NO: 2025/1102
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/06/2021
NUMARASI : 2017/1158 Esas, 2021/427 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 16/10/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesi uyarınca uğranılan zararların ve gecikme nedeni ile cezai şartın tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; davalının; taraflar arasındaki 06.11.2014 tarihli sözleşme kapsamında “... Otel'in perde, döşemelik kumaş ve tefriş işlerini malzeme, işçilik, uygulama ve montaj dâhil, anahtar teslim yapmayı kabul ettiğini, davalının sözleşmesel yükümlülüklerini, sözleşmede belirlenen süreye uymadığını, sözleşmeye göre döşemelik kumaşlar için belirlenen sürenin 15 gün içinde başlamak üzere 25-30 gün olarak belirlendiğini, ancak davalının kestiği faturalardan da görüleceği üzere teslimatın 2015 yılı boyunca parçalar halinde devam ettiğini, davalının sözleşme gereğince üstlendiği işlerde zaman içerisinde deformasyonlar gözlemlendiğini, bu hususun kendilerine bildirilmesine rağmen davalının çözüm üretmediğini, davacının ürünlerin sözleşmede taahhüt edilen nitelikte olup olmadığı ve ürünlerde ayıp bulunup bulunulmadığının tespiti için ürün numunelerini ...’a gönderdiğini, davalının 06.11.2014 tarihli sözleşme gereği taahhüt ettiği işlerin, sözleşme ve teknik şartnamede belirtilen özelliklere sahip olmadığının ... muayene raporu ile tespit edildiğini, yüklenici davalının sözleşmenin 19. maddesi uyarınca döşemelik kumaşlar için 4 yıl süre ile garanti verdiğini, davalıya Kadıköy 30. Noterliğinden 27.01.2017 tarihinde ihtarname gönderdiğini, davalının Bursa 15. Noterliği’nden 06.02.2017 tarihinde gönderdiği cevabi ihtarnamesinde; geç ifada bulunmadıklarını, ürünlerin bakiye bedelinin ödenmesi halinde değişim veya yenileme yapılabileceğini, ihtarnamedeki alacak talebinin ise eser sözleşmelerinde kuralın öncelikle eserin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi ve işsahibine teslim edilmesinden sonra borcun ödeneceği yönünde olduğunu, ihtarnamede ürünlerin ayıplı olduğunun ikrar edildiğini, davalının alacak talebinin haksız olduğunun açık olduğunu, davalının sözleşmesel yükümlülüğünün ürün tedariki ile sınırlı olmayıp, montaj işçiliğinin de dahil olduğunu, sözleşmenin 16. maddesi uyarınca sözleşmede belirlenen teslim sürelerine riayet edilmemesi halinde günlük 1.000,00 TL ceza ödeneceğini, sözleşmede teslim süresinin maksimum 30 gün olarak belirlenmiş ise de davalının 2015 senesi boyunca teslimat yaptığının ticari defter kayıtlan ile sabit olduğunu, bu nedenle gecikme cezası alacaklarının da mevcut olduğunu iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00TL lik gecikme cezasının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini, sözleşme konusu ürünlerin ayıpsız misli ile değiştirilmesini, talepleri yerinde görülmez ise semen tenzili bedelinin ayıp ihbar tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 26.02.2021 uyap havale tarihli ıslah dilekçesi ile ; 5.000,00 TL gecikme cezasının dava tarihinden, 80.000 TL gecikme cezasının ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, sözleşme konusu ürünlerin ayıpsız misli ile değiştirilmesine, talep yerinde görülmez ise ayıp nedeniyle semen tenzili olarak 5.000,00 TL alacağın ayıp ihbar tarihi olan 27.1.2017 tarihinden, 76.549,45TL alacağın ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı yan davaya cevap vermemiştir. Mahkemece 07/06/2021 tarihli karar ile; taraflar arasında adi yazılı eser sözleşmesi yapıldığı, sözleşmede davacının iş sahibi davalının ise yüklenici olduğu, davacı şirketin iş bu sözleşme uyarınca yükümlendiği ödeme edimini zamanında yerine getirdiği, ancak davalının teknik bilirkişi kök ve ek raporlarında tespit edildiği üzere perde ve tefriş işlerinin süresinde yapılmadığı, sözleşmeye konu edilen iş kapsamında perdelerin boylarında uyumsuzluk, perde kumaşlarında dokuma hataları, geniş kanat perdelerin ek dikiş yerlerinde düzgünsüzlük, döşemelik kumaşların dikiş yerlerinde dikiş kayması sonucu atma ve döşemelik kumaşlarda boncuklanma hatalarının bulunduğu, dolayısıyla ürünlerin ayıplı olduğu, döşemelik kumaşların dikiş yerlerinde dikiş kayması sonucu atma ve döşemelik kumaşlarda boncuklanma hataları kullanım esnasında ortaya çıkan gizli ayıp niteliğinde olduğu, bu ayıpların davacı tarafından davalıya Kadıköy 2. Noterliğinin 27/01/2017 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile ihbar edildiği, dolayısıyla ayıp ihbarının süresinde olduğu, davacı tarafın bu nedenle sözleşme konusu ürünlerin ayıpsız misliyle değiştirilmesini talep etmiş ise de, eser sözleşmesinde ayıp halinde TBK.nun 475.maddesinde düzenlenen iş sahibinin seçimlik hakları kapsamında bu yöndeki bir seçimlik hakkın düzenlenmediği, ancak gizli ayıba ilişkin olarak bedelden indirim talep edebileceği, bu nedenle davacının teknik bilirkişi tarafından belirlenen döşemelik kumaşların dikiş yerlerinde dikiş kayması sonucu akma ve döşemelik kumaşlarda boncuklanma hataları nedeniyle gizli ayıplı olduğu belirlenen kilim, desen ve gri ekose döşemelik kumaşın toplam tutarının 2083 metre olduğu, buna göre ayıp oranında bedelde indirim tutarının 81.549,45 TL olduğu (2083 metre x 39,15=), perdelerin boylarında uyumsuzluk, perde kumaşlarında dokuma hataları, geniş kanat perdelerin ek dikişlerinde düzgünsüzlük hataları çıplak gözle inceleme ile anlaşılabilecek açık ayıplar olduğu, bu ayıpların teslimat aşamasında anlaşılabileceği, davacının işin olağan akışına göre teslimat aşamasında ürünleri kabul ettiği, söz konusu ayıplarla ilgili ayıp ihbarında bulunmadığı, dolayısıyla bu ürünler yönünden bir talepte bulunamayacağı, sözleşmenin 16.1 maddesinde kararlaştırılan cezai şartın TBK.nun 179/2 maddesi anlamında ifaya eklenen ceza koşulu olduğu, buna göre davacı tarafın dosyaya sunduğu ve ticari defterlerine 01/03/2015 tarihinde kaydedildiği bildirilen faturanın 15/01/2015 tarihli 015406 sayılı olduğu, dolayısıyla faturanın davacı şirketin ticari defterine kayıt tarihi değil, faturanın düzenlendiği tarih esas alınması gerektiğinden mahkememizce iş bu faturaya göre ilk teslimatın 15.01.2015 tarihinde yapıldığı kabul edildiği dolayısıyla sözleşmede belirlenen teslim tarihinin 06.12.2015 olduğu (sözleşmede belirlenen gün sayısı sözleşme tarihine eklenmek suretiyle tespit edilmiş olmakla), bu durumda 39 günlük bir gecikmenin bulunduğu, gecikme nedeniyle davacının davalıdan 39.000,00 TL cezai şart bedelini talep edebileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 81.549,45 TL semen tenzil bedelinin 5.000,00 TL'sinin dava tarihi 06.11.2017 tarihinden itibaren, 76.549,45 TL'sinin de ıslah tarihi 26.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 39.000,00 TL cezai şartının 5.000,00 TL'sinin dava tarihi 06.11.2017 tarihinden itibaren, 34.000,00 TL'sinin de ıslah tarihi 26.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; kararı gecikme cezası talebinin kısmi reddi ve ayıplı ifa edilen perdeler için bedel iadesi talebinin reddi yönünden istinaf ettiklerini, sözleşmeye göre döşemelik kumaşlar için belirlenen sürenin; 15 gün içerisinde başlamak üzere 25-30 gün olarak belirlendiğini, davalının sözleşme ile belirlenen edimini yerine getirmiş olması için ilk teslimatın herhangi bir önemi olmadığını, davalının sözleşme gereği işleri, eksiksiz bir biçimde teslim ettiği son tarihin dikkate alınması gerektiğini, davalı sözleşmesel yükümlülüklerini, sözleşmede belirlenen sürenin çok üzerinde ve 2015 yılı içerisinde parça parça yerine getirdiğini, talimatla alınan raporda da belirtildiği üzere, 21.10. 2015 tarihinde işin tamamlanarak teslim edilmemiş durumda olduğunu, davalının, davcıya 21.10.2015 tarihinde gönderdiği elektronik postada, halen sevk edilmeyen kumaşlar olduğunu beyan ederek; liste halinde son durumlarını gönderdiğini, 55 günlük süreyi kat be kat aştığını bu durumun gerek ticari defterlerde kayıtlı faturalar, gerekse şirketler arası yazışmalar ile ispatlandığını, davalının 21.10.2015 tarihinde halen işleri tamamlamamış haldeyken mahkeme tarafından cezai şartın başlangıcı için ilk teslimatın esas alınmasının son derece hatalı olduğunu, ilk teslimat yapılmaya başlanmasının sözleşmenin ifa edildiği anlamına gelmediğini, davalının sözleşme ile belirlenen sürenin üzerinden neredeyse 1 sene geçmesine rağmen edimini ifa etmediğini, cezai şart için esas alınması gereken süre 21.10.2015 tarihi olduğunu, mahkemenin ilk fatura tarihi olan 15.01.2015 tarihi üzerinden hüküm kurmasının hatalı olduğunu, mahkeme kararında; perdeler ile ilgili ayıpların, açık ayıp niteliğinde olduğu, bu hususta ayıp ihbarında bulunulmadığı belirtilerek, perdeler yönünden davanın reddedildiğini, sözleşmeye konu ürünlerin montajının yapılacağı yerin Bursa Uludağ’da bir otel olduğunu, otelde, 167 oda, lobi, restoran, kafe gibi tüm müşterilerin kullandığı ortak alanlar bulunduğunu, davacı şirketin merkezinin Dudullu / İstanbul olduğunu, o dönemde otelin faaliyete geçebilmesi için, otelde daha birçok taşeron çalıştığını, davalının Kasım 2015 itibariyle de diğer ürünler yönünden de temerrüdünün devam ettiği nazara alındığında; davacının ayıp ihbarı konusunda yükümlülüklerini yerine getirdiğinin kabul edilmesi gerektiğini, teslim parça parça yapıldığından; kontrollerin de en son teslimden sonra tamamı için yapıldığını, mahkemenin tanık dinletme taleplerini reddettiğini, ürünlerin tesliminden sonra davalıya ayıp ihbarı yapıldığını, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı is ise iş sahibidir.Taraflar arasında 06.11.2014 tarihli eser sözleşmesi akdedilmiştir.Davacı iş sahibi vekili taraflar arasında imzalanan 06.11.2014 tarihli sözleşme kapsamında; davalı yüklenicinin “... Otel'in perde, döşemelik kumaş ve tefriş işlerini malzeme, işçilik, uygulama ve montaj dâhil, anahtar teslim yapmayı kabul ettiğini, davalının sözleşmesel yükümlülüklerini, sözleşmede belirlenen süreye uymadığını, sözleşme gereği taahhüt ettiği işlerin, sözleşme ve teknik şartnamede belirtilen özelliklere sahip olmadığının ... muayene raporu ile tespit edildiğini, yüklenici davalının sözleşmenin 19. maddesi uyarınca döşemelik kumaşlar için 4 yıl süre ile garanti verdiğini, davalıya Kadıköy 30. Noterliğinden 27.01.2017 tarihinde ihtarname gönderdiğini, davalının ihtara cevabında; ihtarnamede ürünlerin ayıplı olduğunun ikrar ettiğini, sözleşmenin 16. maddesi uyarınca sözleşmede belirlenen teslim sürelerine riayet edilmemesi halinde günlük 1.000,00 TL ceza ödeneceğinin kararlaştırıldığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00TL gecikme cezasının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini, sözleşme konusu ürünlerin ayıpsız misli ile değiştirilmesini, talepleri yerinde görülmez ise semen tenzili bedelinin ayıp ihbar tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, davalı yan davaya cevap vermemiş, Mahkemece 07/06/2021 tarihli karar ile; davacı iş sahibi şirketin sözleşme uyarınca yükümlendiği ödeme edimini zamanında yerine getirdiği, ancak davalının teknik bilirkişi kök ve ek raporlarında tespit edildiği üzere perde ve tefriş işlerinin süresinde yapılmadığı, perdelerde açık ayıp , döşemeliklerde gizli ayıp bulunduğu, davacının döşemelikler için ayıp ihbarını süresinde yaptığı ancak perdeler için ayıp ihbarı yapılmadığını, sözleşmede belirlenen gün sayısı, sözleşme tarihine eklenmek suretiyle tespit edilen gecikmenin 39 gün olduğu, gecikme nedeniyle davacının davalıdan 39.000,00 TL cezai şart bedelini talep edebileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 81.549,45 TL semen tenzil bedelinin 5.000,00 TL'sinin dava tarihi 06.11.2017 tarihinden itibaren, 76.549,45 TL'sinin de ıslah tarihi 26.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 39.000,00 TL cezai şartının 5.000,00 TL'sinin dava tarihi 06.11.2017 tarihinden itibaren, 34.000,00 TL'sinin de ıslah tarihi 26.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.Somut olayda taraflar arasında akdedilen 06.11.2014 tarihli sözleşmeyi, davacının iş sahibi, davalının yüklenici olarak imzaladığı,sözleşmenin 2. Maddesine göre yapılacak işin; işveren davacının Bursa İli Osmangazi İlçesi, Uludağ İkinci Gelişim Bölgesi, Kirazlı köyü Küme evleri No:6 adresinde yaptığı "... Otel" projesi kapsamında yapılacak olan binanın , genel adı perde döşemelik kumaş ve tefriş işlerinin malzeme, işçilik uygulama ve montaj dahil şekilde, anahtar teslimi olarak işçilik dahil olarak yapılması işi olduğu, sözleşmenin 4. maddesinin işin süresi ve teslim ve montaj şartları başlıklı olup; "...işyeri teslimi yapıldığı tarihten itibaren; yüklenici tarafından yapılacak ön tespit sonucunda ve işveren tarafından eksiklerin giderilmesine ve işyeri teslimine müteakip işveren tarafından verilecek olan iş programına göre gecikmeye mahal vermeden 45/55 (kırkbeş - ellibeş) gün sürede zamanında komplesi işveren elinde edilecektir. Döşemelik kumaşlar 15. günden itibaren peyderpey sevk edilmeye başlanacaktır.... tüm ürünler bir seferde montajlanmayacağı için ayıp ihbarı her zaman yapılabilir..." şeklinde düzenlendiği, sözleşmenin 16. maddesinin gecikme ve diğer cezalar başlığını taşıdığı ve; "16.1.daha önce taraflarca belirlenmiş süre uzatımını gerektiren haller dışında sözleşme kapsamındaki işlerin tespit edilmiş süreler içinde bitirilmemesi halinde geçicek her bir güne hiçbir ihtar ve hükme hacet kalmaksızın günlük 1.000,00 TL yükleniciden gecikme cezası kesilir." şeklinde düzenlendiği, sözleşmenin 19. Maddesinde fon perdeler için 7 yıl, tül perdeler için 2 yıl ve döşemelikler için 4 yıl garanti verildiği ve sözleşmenin 23 maddeden oluştuğu anlaşılmıştır.Mahkemece perdelerde açık ayıp olduğu ve süresinde ayıp ihbarı yapılmadığı gerekçesi ile perdelere ilişkin talep reddedilmiş ise de sözleşmenin 19. maddesine göre fon perdeler 7 yıl , tül perdeler için ise 2 yıl garanti verildiği, garanti şartının söz konusu olduğu durumlarda ayrıca garanti süresi içinde ayıp ihbarı yapılmasına gerek bulunmadığı, dava tarihinin 06.11.2017, sözleşme tarihinin 06.11.2014, ve ürünlerin teslim tarihinin de; sözleşme ile daha sonraki tarih olarak belirlendiği, bu durumda tül perdeler için açılan davanında garanti süresi içinde açıldığı ancak bilirkişi raporu ile tül perdeler için ayıp nedeni ile oluşan zarar hesabının yapılmadığı, mahkemenin gerekçeli kararında; " sözleşmede belirlenen gün sayısı, sözleşme tarihine eklenmek suretiyle tespit edilen gecikmenin 39 gün olduğu " şeklindeki gerekçe ile gecikme tazminatına esas gecikme süresini tespit ettiğini belirtmiş ise de bu anlatımın denetime elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.O halde mahkemece garanti süresi içinde açıldığı anlaşılan perdelere ilişkin ayıp nedeni ile uğranılan zararın da bilirkişilere hesaplattırılması, davalı yanın davacı yana düzenlediği son faturanın da dikkate alınarak; gecikme süresinin tespit edilmesi ve cezai şartın denetime elverişli şekilde hesaplanması için bilirkişilerden ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, bir kısım davalı vekillerinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 07/06/2021 tarih ve 2017/1158 Esas, 2021/427 Karar sayılıKarar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı vekili tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendilerine İADESİNE,5-Davalıca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 16/10/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.