T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/3055
KARAR NO : 2025/1058
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/02/2021
NUMARASI : 2016/364 Esas, 2021/64 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 07/10/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava, davacı ile davalılar arasında danışmanlık sözleşmeden kaynaklı tazminat talebine ilişkin olup, davanın reddine dair verilen karara karşı davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili özetle, müvekkilinin Türkiye'de rüzgar enerji sektöründe faaliyet göstermek amacı ile tesis kurulumu için 2014 yılında çalışmalarına başladığını, davalı şirket ve yetkilileri tarafından kendisine ulaşıldığını ve kurulması istenen rüzgar enerjisi tribününün danışmanlık ve anahtar teslim kurulumu amacı ile tüm işlemlerin kendileri tarafından yapılabileceğinin bildirildiğini, müvekkili ile davalılardan ...Elekt. End. Ltd. Şti. arasında danışmanlık hizmet sözleşmesi imzalandığını, davalıların tesisin kurulumu amacı ile arsa alınması gerektiğini ve bu sebeple ortaya çıkacak arsa bedellerinin de kendilerini göndermeleri gerektiğini belirttiklerini, müvekkilinin Çanakkale ili, Ecabat ilçesi, Yolağzı köyü, ada ardı mevkiinde 80.000,00 TL bedelli ... nolu parselde 12.600 m2 tarla ve Çanaklcale ili, Ecabat ilçes Yolağzı köyü, Yirimler mevkiinde 80.000,00 TL bedelli ... nolu parseldeki 12.400m2'lik tarla vasıflı taşınmaz satın alındığını, müvekkilinin 36.000,00 TL danışmanlık ve 244.000,00 TL taşınmazların alımı olmak üzere banka yoluyla toplam 280.000,00 TL para gönderdiğini, bu tutarın bir kısmının müvekkiline iade edildiğini, ilgili şirket yetkililerine ulaşım sağlanamadığını, rüzgar tribünün kurulumu için herhangi bir çalışma yapmadıklarını, yapılan araştırmalar neticesinde tesisin kurulu ile ilgili bilgi almak adına .... Dağıtım A.Ş. bilgi alma başvurusu yapıldığını, yapılan başvuru sonrası .... Dağıtım A.Ş. tarafından verilen 07/07/2015 günlü cevap yazısı ile kapasite doluluğu sebebi ile herhangi bir işlem yapılmasının mümkün olmadığının bildirildiğini, yine 2 adet tarla vasıflı taşınmazın piyasa rayiçlerinin çok üzerinde rakamlara tarlaların şirket adına alındığı tespit edildiğini, bu durum üzerine Kartal 2. Noterliği'nin ... yevmiye nolu ve 24/7/2015 günlü ihtarnamesinin davalılara gönderildiğini, tarla vasıflı taşınmazlara ilişkin Çanakkale Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/21 D. İş Sayılı delil tespiti dosyası ile keşfe gidildiğini, hazırlanan bilirkişi raporu gereği Çanakkale ili, Ecabat ilçes Yolağzı köyü, ada ardı mevkiinde ... nolu parselde 12.600 m2 lik 80.000,00 TL bedelle alınan tarla vasıflı taşınmaz satışın yapıldığını, Mayıs 2014 yılındaki değerinin esasen 25.274,34 TL olduğunu Çanakkale ili, Ecabat ilçesi, Yolağzı köyü, Yirimler mevkiinde ... nolu parseldeki 12.400 m2 lik 80.000,00 TL bedelle alınan tarla vasıflı taşınmaz satışın yapıldığı Mayıs 2014 yılındaki değerinin esasen 26.796,48 TL olduğu belirtildiğini, müvekkil şirket adına rüzgar tribünü kurmak amacı ile alınan danışmanlık bedelleri ile alınan 2 adet tarla vasıflı taşınmazların piyasa değerlerinin üstünde mal edilip müvekkil şirketin zararına olacak şekilde adına alınması, davalıların basiretli bir tacir gibi davranmamaları ve müvekkilini alenen ve kötüniyetli olarak zarara uğratmaları sebebi ile yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacak rakam üzerinden zararın tespitine karar verilmesini ve meydana gelen zarar sebebi ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminata dayalı alacağın, 16/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... özetle, 27.04.2014 tarihinde imzalandığı ifade edilen Danışmanlık Sözleşmesi'nde adı geçen şirketi temsil etmeye yetkili olmadığını, sadece şirket çalışanı olduğunu, sözleşmenin imzalandığı tarihte kimin yetkili olduğunun Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden sorulduğunda ortaya çıkacağını, dava dilekçesinde sözü edilen ihtarnameler, bilirkişi raporlarının tarafına tebliğ edilmediğini, arsaların keşifte belirlenen rakamların doğru olmadığını, gönderilen danışmanlık ücretinin 36.000,00 TL üç adet başvuru için olduğunu, konuya ilişkin kayıtların ... Bankası Çorum Şubesi'nden temin edilebileceğini, davacının başlangıçta üç başvuru için üç tane taşınmaz alınmasını talep ettiğini, sonradan birinden vazgeçtiğini, arsa bedellerinin yüksek olduğu iddiasının gerçekten uzak olduğunu, arsaların satın alımı için ilgili bakanlıktan izin alınarak ve arazi araştırması yapılarak satın alımın yapıldığını, dolayısıyla aynı özelliklere haiz başka arsadan daha yüksek meblağda bir arsa olmasının normal olduğunu, kaldı ki bu arsaların satın alımından önce şirket yetkilisi ...r'in bizzat arsaları gezdiğini, satın alımı için fiyatına onay verdiğini, emlak işiyle meşgul olan ... ile bizzat görüştüğünü, tarlaların bedelini bizzat öğrendiğini, taşınmazların satın alındığı o bölgede rüzgar tribünü kurmak için yeterli alanın olmadığı veya kapasitenin dolu olduğu iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, davacının bu nedenle zarar görmesi ya da mağduriyet durumunun oluşmasının söz konusu olmadığını, davacının sözleşmeyi feshetmediğini, buna rağmen göndermiş olduğu paraların bir miktarının iade edildiğini, zarar verme niyetinin olması durumunda iade işlemi de yapmaması gerektiğini, davanın usulden olmazsa esastan reddine, yargılama giderlerinin de davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.Mahkemece 23.02.2021 tarihli karar ile özetle, “…dosyaya sunulan bilirkişi raporu da dikkate alınarak, taraflar arasında 27/04/2014 tarihli 'Danışmanlık Sözleşmesi'nin imzalandığını, bu sözleşmenin konusunun 02.10.2013 tarihli Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik ve 02.10.2013 tarihli Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin Uygulanmasına İlişkin Tebliğ Hükümleri uyarınca yenilenebilir enerji kaynakları kullanılarak elektrik üretim tesisi kurmak için davacının adına fizibilite çalışması yapılması ve ilgili dağıtım şirketine müracaat ve bağlantı izni alınması, bu hizmetler karşılığında davacı tarafından her müracaat için 12.000,00 TL ücret olmak üzere toplam 36.000,00 TL ücretin banka hesabına peşin olarak ödenmesinin oluşturduğu, bu sözleşme kapsamında davacının ... Bankası Çorum Şubesi hesabına ilk olarak 16.05.2014 tarihinde 244.000,00 TL, daha sonra 02.05.2014 tarihinde 36.000,00 TL ücret ödemesi yaptığı, davacının daha sonra arazilerden birinin başvurusundan vazgeçtiği, davalı tarafından ise davacının bir araziden vazgeçmesi nedeniyle toplam 75.300,00 TL'nin davacı şirket hissedarının şahsi hesabına iade edildiği, davaya konu taşınmazların değerinin satış tarihi itibariyle piyasa rayiçlerine göre davacı tarafından ödenen bedelden yüksek olmadığı ve dolayısıyla davacı yanın davalı tarafından arazi satış bedelleri satın alımı konusunda zarara uğratılmadığı anlaşılmış olup, dava konusu sözleşme incelendiğinde, rüzgar enerjisi yatırımı konusunda öncelikle yatırıma uygun rüzgar potansiyeli yüksek bölgelerin belirlenmesi gerektiği, daha sonra o bölgede uygun arazilerin belirlendiği, bu konuda rüzgar ölçümü yapılarak uzman bilirkişilerden görüş alınarak uygun trafo merkezlerinin bulunması gerektiği ve bu aşamada proje talepleri nedeniyle trafo kapasitesinin hemen dolabileceği, davalının dava konusu sözleşme ile trafo başvurusu yapma edimini 27.04.2014 tarihinde sözleşmeyi imzalayarak üstlendiği, Mahkememizce ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'ye yazılan müzekkere cavaplarından anlaşılacağı üzere, davalı şirketin 25.07.2014 tarihinde iki adet lisanssız elektrik üretimi başvurusu yaparak başvuru edimini ifa ettiği, bu başvurunun ilk olarak evrak değerlendirme komisyonundan olumlu sonuçlandırıldığı ve daha sonra söz konusu başvuru doğrultusunda ... kapasite bildiriminde bulunulduğu, ... 23.05.2014 tarihli cevabi yazısında ilave kapasite tahsisinin yapılamayacağının ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'ye bildirildiği, bu cevabi yazı ile birlikte davalı şirkete EPDK'nın 27.11.2014 tarihli yazısında bahsi geçen 14.04.2014 tarihinde ilgili parseller üzerinde trafo kapasitesinin dolu olması nedeniyle kapasite bulunmadığının belirtildiği dolayısıyla sözleşme tarihinde davalının edimi olan trafo başvurusunu yapıldığı ve fakat sözleşme tarihinde trafo kapasitesinin dolu olduğu, davacının basiretli tacirin olması gerektiği gibi dava konusu araziler için davalı haricinde gerekli araştırmayı ve fizibilite çalışmasını yapması gerektiği, davalının sözleşme konusu ediminin sadace trafo başvurusu olduğu ve edimin davalı tarafından ifa edildiği, dolayısıyla davacının davalıdan edimin ifası anlamında dava konusu sözleşme nedeniyle alacak hakkı bulunmadığı anlaşıldığından…” gerekçesiyle davanın reddine dair hüküm tesis etmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesiyle özetle, mahkemece verilen nihai kararda sözleşmenin maddeleri üzerinde durulmadığını, dosyada mevcut kurum yazıları ve bilirkişi raporlarının detaylı incelenmediğini, somut olayın hatalı nitelendirilerek hüküm kurulduğunu, davaya konu edilen ve sözleşme kapsamında aldırılan taşınmazlar yönünden dosyada mevcut bilirkişi raporlarındaki değerlerin gerçeği yansıtmadığını, raporda sahibinden.com adlı siteden yola çıkılarak 2017 kasım tarihi itibariyle birim/m2 hesaplaması yapılmış ve bulunan değer 2014 yılı ÜFE endeksine oranlanarak taşınmazın değerlerinin saptandığını, gerekçeli kararda delillerin değerlendirilmesi kısmında delil tespiti dosyasından alınan bilirkişi raporuna hiç değinilmediğini, dosyadaki bu iki rapor arasında çelişki giderilmeksizin ve önceki rapor yok sayılmak suretiyle hüküm kurulduğunu, ...'nün yokluklarında dinlendiğini, davalı tanığının davalının kusurunu örtbas amacıyla çelişkili ve gerçeğe aykırı beyanlarda bulunması sebebiyle tanığın beyanlarında aleyhe hususları kabul etmediklerini mahkemeye bildirdiklerini, davalı ...’ın şirket yetkilisi olup 'pazarlama' faaliyetlerini yürüttüğünü, bu faaliyeti basiretli bir tavırla gerçekleştirmediğini, müvekkile rayiç bedellerin üzerinde taşınmazlar satın aldırdığı gibi, müvekkilce bedeli ödenmiş olmasına rağmen üstlenilen enerji santrali kurulum hizmetini de gerçekleştirilmediğini, davalı şirketin trafo doluluk hususunu araştırmadığını, somut olayda davalının müvekkiline taşınmazları satın aldırmadan önce gerek yeterli saha araştırma yaptırmaması, gerek taşınmazların fahiş fiyatta alınmasına sebep olması gerekse ilgili kurumlara geç başvuru yapması sebebiyle kusurlu olduğunu, davalının hizmet sözleşmesinden kaynaklan edimlerini kısmi olarak ifa ettiği kabul edilse dahi, ifanın geç ve ayıplı olarak gerçekleştirilmesinden ötürü davacının uğramış olduğu zararların giderilmesi gerektiğini, zira davalının santral kurulumu için kapasite bulunmayan alanda taşınmaz aldırdığını, taşınmazların satın alındıkları dönemde ödenilen bedellerin fahiş olduğunu, santral kurulumu için yapılan başvurunun sözleşmenin imzalanmasından ve taşınmazların satın alınmasından 2 ayı aşkın zaman geçtikten sonra yapıldığını, bu arada trafo kapasitesinin dolma ihtimalinin göz önünde bulundurulmadığını, sözleşme ile yüklendiği enerji santrali kurulumu için gerekli izinleri alamadığını ve enerji santrali kurulumunu sağlayamadığını, bu nedenle ifanın ayıplı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DEĞERLENDİRME
Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen danışmanlık hizmet kaynaklanmaktadır. Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmaktadır.Davacı vekili özetle, aralarındaki sözleşmeye rağmen davalıların idareden izin belgesi alamadığını, davalıların yönlendirmesi ile aldığı iki taşınmazın değerinin satın alma fiyatının çok altında olduğunu, bu nedenle davalılar tarafından zarara uğratıldığını belirterek tazminat talebinde bulunmuştur.Davalılar özetle, davanın reddini talep etmiştir.Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; davacı ile davalılar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olmadığı, danışmanlık hizmeti verilmesine dair hizmet sözleşmesi olduğu, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede "sonucun garanti edildiğine" dair bir hüküm bulunmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan taşınmazların değerine ilişkin yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında, delil tespit raporundan farklı olarak taşınmazların alım değerinin o günkü piyasa rayiçlerinin çok üzerinde olduğu tespit edilememiştir. Kaldı ki davacı taraf tacir olup, "basiretli tacir" kapsamında vekaletle dahi olsa taşınmaz alımı yapacağı zaman piyasa fiyatlarını araştırması gerekmektedir. Davacı taraf, taşınmazın satım alımı sırasında davalıların hile ile kendisini aldattığına dair somut bir iddia ve delil de ortaya koyamamıştır. Tüm bu nedenlerle mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmiştir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 23/02/2021 tarih ve 2016/364 Esas, 2021/64 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 07/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.