T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1529
KARAR NO : 2025/953
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/12/2021
NUMARASI : 2017/571 Esas, 2021/1388 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 23/09/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili şirket aleyhine İstanbul Anadolu 14. İcra Md. ... E. sayılı dosya ile takip başlatıldığını, takibe konu faturalardan dolayı müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, zira 3. Boğaz Köprüsü İnşaat Yapım Faaliyeti kapsamında kullanılmak üzere taraflar arasında imzalanan 12/03/2015 tarihli sözleşme gereğince davalının ... isimli yüzer vinç segmentlerinin boşaltma işlemini yaparken söz konusu yüzer vinci sabitlemek, demirleme işini yürütmek için ... gemi tedarik etme işini üstlendiğini, "..." isimli ... geminin işe başlamak üzere operasyonun yapılacağı bölgeye getirildiğini ancak davalıya ait "... Gemi" nin kapasitesinin yetersizliği ve mürettebatın deneyimsiz olması gibi birtakım eksikliklerden dolayı "..." isimli yüzer vince yanaşamamış dolayısıyla demirleme işlemi yapılamamış olup, bu hizmetin Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünden kılavuzluk römorkaj gibi hizmetler alınarak sağlandığını, bu hizmeti karşılığı Kıyı Emniyeti Genel Md. tarafından 96.774 USD fatura kesildiğini, müvekkilininde bu fatura bedellerini ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin aksaklıklardan dolayı davalıya yazılı bildirimde bulunarak sözleşmeden kaynaklanan edimlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmesini istediğini, ancak davalının edimlerini yerine getirmediğinden sözleşmenin sürdürülmesi halinde 3. Boğaz Köprüsü yapımının sekteye uğrayacağından sözleşmenin müvekkili şirketçe 03/04/2015 tarihinde tek taraflı olarak feshedildiğini, davalının ise sözleşme feshedilmesine rağmen iş tamamlanmış gibi müvekkili şirket aleyhine kötüniyetli olarak düzenlenmiş 06/04/2015 tarihli 466658 nolu 708.590,00 USD bedelli ve 06/04/2015 tarih 466659 nolu 251.985,00 USD bedelli 2 adet faturayı Üsküdar 2. Noterliği 06/04/2015 tarih ... y. sayılı ihtarnamesi ile müvekkili şirkete tebliğ ettiğini, müvekkili şirketçe de 13/04/2015 tarih, 7006 y. sayılı ihtarname keşide edilerek faturaların iade edildiğini, belirterek davalı tarafın akdedilmiş sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle, davalının müvekkili hakkında bu faturalara dayalı olarak başlatılan ilamsız takibin haksız olması nedeniyle takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, taraflar arasında yapılmış sözleşme uyarınca müvekkili tarafından tedarik edilen ... geminin kapasitesi ve iş için gerekli uzman mürettebat donatıldığını, davacı iddialarının aksine projedeki gecikmenin müvekkilinden değil davacının projeyi hatalı olarak yönetmesinden ve ... isimli vinçten kaynaklandığını, taraflar arasında imzalanan 12 Mart 2015 tarihli "Çapa Tutma Çekici Teknesi" (AHTS) sözleşmesi" nin 9.3. md. açık hükmü karşısında tahkim itirazında bulunduklarını, tahkim maddesi uyarınca davanın reddini, ayrıca davanın Deniz İhtisas Mahkemesinin görevi içerisinde bulunduğunu, zira taraflar arasında imzalanmış 12/03/2015 tarihli sözleşme uyarınca 1 adet römorkörün kullanılması ve kiralanması görevini üstlendiğini, römorkörün yetersiz olup olmadığına ilişkin uyuşmazlığın Deniz Ticaretine ilişkin bir ihtilaf olduğundan Asliye Ticaret Mahkemesinin görevi dışında olması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile dosyanın görevli İstanbul 17. Asl. Tic. Mah. ne gönderilmesini, esas yönünden de sözleşmenin yürürlüğe girmesi ve akabinde projeye başlanılması ardından davacının öncelikle sözleşmenin 7.3 md. uyarınca ön ödemeyi yapmaktan imtina ederek sözleşmeyi ihlal ettiğini, müvekkilinin bu durumu davacıya bildirdiğini, davacının ise müvekkilinin gemisinin kapasitesinin ve mürettebatının yetersiz olduğunu iddia ettiğini, gecikmenin müvekkilinden değil, davacının teknisyeninin eksik ve geç bilgi vermesinden, çimento blok demirlerinin kırık olmasından, tehlikeli şamandıra sisteminin kullanılmaya çalışılmasından ve ... isimli geminin tüm bunlar olurken işbirliği içerisinde davranmamasından kaynaklandığını, müvekkili tarafından davacıya 27/03/2015 tarihinde gönderilen mailde "Mürettebatın İzmir Köprü inşasında çalışan deneyimli ve uzman kişilerden oluştuğu" bildirildiğini, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.Mahkeme, taraflar arasında imzalanan sözleşme eser sözleşmesi olup, yüklenici üstlendiği işi yaptığı ispat etmek zorunda olduğu, faturaya dayalı takip sebebiyle açılan menfi tespit davasında alacaklı/davalı, alacaklı olduğunu ispatlamak zorunda olduğu, takibe dayanak yapılan iki fatura bulunduğu, 22/07/2015 tarihli 251.985 USD bedelli ve aynı tarihli 708.590 USD bedelli faturalar olduğu, 251.985 USD bedelli fatura 18/03/2015-05/04/2015 tarihleri arasında 10 gün çalışma(daily hire) ve 9 gün standby (bekleme) karşılığı ve yakıt ile su tüketimi için kesildiği, 708.590 USD fatura ise, 05/04/2015-23/07/2015 tarihleri arasındaki 1 gün çalışma, 108 gün bekleme ücreti olarak istendiği, sözleşme tarihi 12/03/2015 olup, sözleşme başlangıç tarihi 18/03/2015, bitiş tarihi 23/07/2015 olarak kararlaştırıldığı, işin tahmini bedelinin 715.000 USD olacağı, çalışılan gün için 6.500 USD, bekleme yapılan gün için de 5.500 USD ödeneceği, yakıt ve su giderleri de sözleşmenin 5.3 maddesine göre mobilizasyon ve mobilizasyonun bitmesi ile ilgili nakliye sırasında tüketilen tüm yakıt vb malzeme ve su yeklenicinin hesabına olacağı, nakliye sırasında tüketilen tüm yakıt vb. malzeme ve su iş ve bekleme süresince müşterinin hesabına olacağı, davalının işletiminde olan (dava dışı üçüncü bir firmadan kiraladığı) Transatlantik gemisinin operasyonu tamamlayamadığı, 14 saat kapalı kalacağı planlanan boğaz trafiğinin, 24 saatten fazla kapalı kaldığı, 27 Mart 2015 tarihinde Kıyı emniyetinin plansız refakat için fatura düzenlediği, bir römorkörün acil durumlara müdahale için, bir römorkörün de ... gemisine yardım için görevlendirildiği, işin planlandığı gibi bitmemesi üzerine İst. Liman Başkanlığınca 01/04/2015 tarihinde yüzer vinç gemi kaptanı, KGM 1. Bölge Müdürü Yardımcısı, KGM Başmühendisleri, Başmühendis, Dış ilişkiler Müdürü, Konkrat Müdürü ve Kaptanların katılımıyla toplantı düzenlediği ve toplantıda tutulan tutanağa göre elleçleme teknesinin yüzer vincin demirlerini elleçleme için yeterli olmadığı, demirlerin atılması ve toplanmasının deniz operasyonunda gecikmeye sebebiyet verdiği, 200 den fazla geminin bu operasyonun sonlanmasının beklediği, gecikmenin derhal engellenmesi gerektiği, benzer bir gecikme halinde uluslararası tazminatlardan davacının sorumlu olabileceği belirtildiği, bir sonraki operasyonun 05/04/2015 tarihinde yapılması kararlaştırıldığı, davacı şirket 02/04/2015 tarihide davacı davalıya 71.550 USD ödeme yaptığı, 03/04/2016 tarihinde sözleşmeyi feshettiği, davalı şirket 06/04/2015 tarihinde takibe konu ettiği iki adet faturayı düzenlediği, operasyon 05/04/2015 tarihinde ... gemisi marifetiyle tamamlandığı, sözleşme götürü bedelli değil, birim fiyatlı olduğunu, tahmini bir tutar kararlaştırılmışsa da, çalışılan gün (daily hire) ve beklenen gün (stand by) için ayrı fiyatlar kararlaştırıldığı, basit bir hesapla, 20,21,22,23,23,25,26,27 Mart tarihlerinde yani 8 gün çalışıldığı (daily hire); 18,19,28,29,30,31 Mart, 01,02,03 Nisan 2015 tarihlerinde, yani 9 gün de bekleme yapıldığı (stand by) anlaşıldığı, 8 X 6500 = 52.000 USD, 9 X 5.500 = 49.500 USD toplamda 101.500 USD alacak olduğu, fesih haklı da olsa davalının feshe kadar çalıştığı ve beklemede kaldığı bu günler için 101.500 USD tutarı hak ettiği kabul edilmesi gerektiği, davacının davalıya 71.500 USD ödeme yaptığı ve davacının davalı işletmesinde olan Transatlantik gemisinin gereken performansı sergilememesi sebebiyle Kıyı emniyetinin refakat ettiği iki ... için toplamda 61.800 USD ödeme yapmak zorunda kaldığı tutar, tenzil edilirse (101.500 - 71.500 - 61.800 = -31.800 USD eder) davalının bir alacağı kalmadığı anlaşıldığı, davalı ayrıca bu faturada yakıt, su bedeli olarak 99.047 USD tutarı (KDV hariç) fatura ederek davacıdan tahsilini istediği, yakıt ve su tüketimine dair dayanak fatura veya ödeme sunulmadığı, yakıt ve su tüketimine ilişkin ispat yükünün davalıda olduğu, fesih tarihinden sonraki günler için, fesih 'haklı fesih' kabul edildiğinden, bekleme ücreti talep edilemeyeceği, bu sebeple 22/07/2015 tarihli 708.590 USD bedelle fatura için talep hakkı olmadığı kabul ederek, davanın kabulü ile icra takip dosyası itibariyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar vermiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı taraf; taraflar arasındaki sözleşme kapsamında usulüne uygun ve doğru şekilde kesilmiş faturalar ile müvekkil şirketten alacaklı olduğu iddia etmekte ise de söz konusu faturaların usulüne uygun ve doğru bir şekilde düzenmediğinden yapılan yargılama ile ortaya çıktığını, 06.04.2015 tarihli iki fatura 13.04.2015 tarihinde iade edildiğini, taraflar arasındaki sözleşme 03.04.2015 tarihinde fesih edildiğini, sözleşme gereği 71.550,00 USD peşin ödeme yapıldığını, 28.03.2015 tarihi ile sözleşmenin fesih tarihi arasında alınan hizmet bedeli 86.500,00 USD olduğunu, davalı taraf düzenlediği 06.04.2015 tarihli fatura ile sözleşmenin fesih sonrası olan 03.04.2015-23.07.2015 tarihleri arasındaki dönem içinde fatura düzenlediği, önceden fatura düzenlediğini, peşin 71.550,00 USD ödendiğini, 86.500,00 USD hizmet alındığını, 61.800,00 USD kıyı Emniyetine ödeme yapıldığı dikkate alındığında davacının borcunun bulunmadığını, mahkemece kötüniyet tazminatının reddine karar verdiğini oysa takibe konu bedelin %20 aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılması davanın kabulü ile %20 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; tahkim itirazlarının reddi hukuka aykırı olduğunu, sözleşmede tahkim şartının bulunduğunu, mahkemece hukuka aykırı olarak tahkim itirazının reddine karar verildiğini, sözleşmenin feshi haksız olduğu gibi feshe gerekçe olarak gösterilen hususlar doğru olmadığı, bu durum tanık ve bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, dava konusu sözleşme imzalanmadan önce, davacı’ya bu gemiye ilişkin tüm bilgiler ( çizimler, gemi mürettebat bilgileri, vs) verilmiş ve ... gemisi davacı tarafça incelenerek deneme seyir ve testi yapıldığı, bu husus dosyada mübrez kıyı emniyeti kayıtları ve tanık beyanları ile sabit olduğunu, davacı tarafın sözleşmenin imzalanmasından önce gönderdiği 11 Mart 2015 tarihli mailde “1) Vinç sistemin onaylanması: Sizin vinç & silindir sisteminizin düzgün çalışmadığına ilişkin söylentiler duyduk. Sözleşmeyi imzalamadan önce vinç &silindir sisteminizi deneme seyri yaparak test etmemiz gerekmektedir.” denilerek geminin vinç sistemlerinde deneme seyir ve testleri yapılmış ve davacı geminin projeye uygunluğunu ve işe elverişliliğini kabul edildiğini, yargılamanın en başından sonuna kadar geminin teknik olarak elverişli olmadığına dair tek bir delil ve emare sunulamadığını, mahkeme önce teknik bilirkişilerin teknik tespitlerinin isabetli olduğundan bahsettiği, bu tespitler isabetli ise; dava konusu gemi denize ve işe elverişlidir ve dolayısı ile davacının iddiaları çürütülmüş ve feshin haksız olduğu ortaya çıkacağını, ancak gerekçeli kararın ilerleyen bölümünde bu kez "Dosyada mübrez teknik bilirkişi heyetinin sonuç değerlendirmesini hükme esas almak mümkün değildir." denildiğini, bu husus izaha muhtaç olduğunu, uzman mütalası mahkemece dikkate almadığını, ... personelin yetersiz olduğu iddiası doğru olmadığını, davalı ait gemisinde çalışan gemi adamları 31.07.2002 tarihli Gemi Adamları Yönetmeliği kapsamında işbu projede çalışmak için gerekli tüm deneyim ve yeterliliğe haiz olduklarını, tamamı İzmir Köprü Operasyonunda da çalışmış ve bu konuda gerekli tecrübeye sahip olduklarını, bilirkişi raporunun tespit ve değerlendirmeler başlıklı bölümünün 2.3.2.1 maddesinde Dosya kapsamında, ... personelinin sayı ve nitelik olarak gemi adamları yönetmeliğine uygun olmadığına dönük bir veriye rastlanmadığı, Raporun 2.6. maddesinde ... gemisinin denize elverişli olduğu ve gemi adamlarının gemilerin gemi adamı donatımında asgari emniyet belgesi kurallarına uygun sayıda ve nitelikte olduğu açıkça ifade edildiği, davacı tarafın iddialarının asılsız olduğu ve gerçeği yansıtmadığı sabit olduğu, mahkeme gerekçeye dayalı olarak yapılan fesih de tamamen haksız olduğunu, mahkeme gerekçeli kararında bu konuya hiç değinmediğini, ... gemisinin boğaz trafiğini kapanmasına neden olduğu iddiası doğru olmadığını, operasyonlar sırasında boğaz trafiğinin rutin durumu dışında iddia edildiği gibi olağanüstü bir durum veya boğaz trafiğinin olağan dışı durdurulması söz konusu olmadığını, dosyada mevcut kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'nün 2015 ve 2017 yıllarına ait jurnal kayıtları karşılaştırıldığında bu durum çok daha iyi anlaşılmakta olduğunu, Bilirkişi raporunun 2.7. Maddesinde "Boğaz Trafiğinin aksaması ile Transatlantik gemisinin operasyondaki hareketleri arasında bir illiyet bağı tespit edilememiştir." denildiğini, ... Gemisine kıyı Emniyeti tarafından plansız refakat sağlandığı iddiası doğru olmadığını, “Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdürlüğü Ana Statüsü uyarınca Liman tüzük, yönetmelik ve talimatlarında GRT ve deplasman tonları belirtilen gemiler limana giriş ve çıkışlarında ve buralarda herhangi bir nedenle yer değiştirmelerinde kılavuz ve ... almak zorunda olduğunu, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü karasularımızda yapılan yanaşma, ayrılma, her türlü deniz operasyonunda güvenliği sağlamak amacı ile tek taraflı refakat ve müdahale hakkına sahip olduğunu, Kıyı Emniyeti’nin almış olduğu önlemler veya hizmetler de keza tedbir amaçlı olduğunu, davacı tarafından bu iddia kapsamına dosyaya sunulan faturalar incelendiğinde iddia edilenin bu faturalara konu hizmetin ... gemisine verilmediği açıkça görülmekte olduğu, refakat hizmeti davacının iddialarının aksine ...'e verildiği, bu husus davacının sunduğu faturadan da anlaşılmakta olduğunu, davacı tarafından ibraz edilen faturalar incelendiğinde görüleceği üzere; toplam 86.500USD olan planlı ve plansız refakat ücreti ... gemisine değil ... gemisine verildiğini, Kıyı Emniyeti tarafından ... gemisi nedeni ile kesilen fatura zorunlu kılavuzluk ve mecburi demir kayıtları ile kesilmiş olup 4000 USD'den ibaret olduğunu, ve Kıyı Emniyetinin tekel hakkından kaynaklandığını, faturalar incelendiğinde bu husus açık ve net şekilde görülmekte olduğunu, mahkemece alınan Resmi Bilirkişi raporunun Olayların gelişimi başlıklı 2.3.1. Maddesinin 6. paragrafında ...'e işin yapılması esnasında Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'ne ait römorkörler tarafından 26.03.2015 tarihinde planlı; 27.03.2015 tarihinde plansız raefakat hizmeti verildiği belirtilmekte olduğunu, yani ... gemisine değil, ... nedeni ile alınmış bir hizmet söz konusu olduğunu, davacı bu durumu dahi kendi lehine olacak şekilde çarpıtmaya çalıştığını, bu husus da bilirkişilerce tespit edildiğini, tüm bu resmi ve yazılı belgelere karşın, müvekkil şirket ve gemisi ile ilgisi olmayan faturaların hangi gerekçe ve dayanaklar ile davalının alacağından düşüldüğü tarafımızca anlaşılamadığını, bu husus mahkemecede kararda anlatılmadığını, sözleşmeye konu işte davalı neni ile aksaklık ve gecikmeler yaşandığı iddiası ispata muhtaç olduğunu, davacı sözleşmesini haksız fesih ettiğini, davacı şirket sadece daha ucuza yapacak bir gemi bulduğu için çeşitli bahaneler uydurarak haksız şekilde fesih ettiğini, taraflar arasındaki sözleşme istinaf mahkemesince eser sözleşmesi olarak nitelendirildiğine göre TBK 484 maddesi uyarınca davacının sözleşmeyi haksız fesih nedeni ile davalı şirketin uğradığı bütün zararları gidermesi gerektiğini, mahkemece yargılamada davalı şirketin adil yargılanma ve mülkiyet haklarını ihlal ettiğini belirterek öncelikle mahkeme kararı kaldırılarak usulden reddine, olmadığı takdirde davanın esastan reddini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Davacı vekili, müvekkili şirket aleyhine davalı tarafından başlatılan icra takibine konu borcun gerçekte mevcut olmadığını, taraflar arasında 3. Boğaz Köprüsü inşaatı kapsamında 12.03.2015 tarihli sözleşme gereğince davalının yüzer vincin sabitlenmesi için ... tedarik etmekle yükümlü olduğunu, ancak sağlanan römorkörün yetersizliği ve mürettebatın deneyimsizliği sebebiyle bu hizmetin ifa edilemediğini, bu nedenle hizmetin Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nden temin edildiğini ve müvekkilinin bu hizmet karşılığı bedeli ödediğini, davalının edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, buna rağmen davalının iş tamamlanmış gibi yüksek bedelli iki fatura düzenleyerek icra takibine giriştiğini, bu takibin haksız olduğunu belirterek borçlu olunmadığının tespiti ile takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davalı tarafından sözleşme uyarınca geminin edarik edildiğini, meydana gelen hata davacı projeyi hatalı olarak yönetmesi ve ... isimli vinçten kaynaklandığını, 27.03.2015 tarihinde davacı şirkete gecikme ve profosyonel olmayan davranışlar bildirildiğini, davacı haksız olarak sözleşmeyi fesih ettiğini, sözleşmenin 9.3 maddesinde açık tahkim maddesi bulunduğunu davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, görevli mahkeme Deniz Asliye Ticaret mahkemesi olduğunu, taraflar arasında sözleşme imzalanmadan evvel birden fazla defa gemi davacılar tarafından incelendiği ve deneme seyri ve performans testine tabi tutulduktan sonra kiralama yapıldığını, gemiye ilişkin tüm bilgiler davacıya verildiğini ve davacı tarafından incelendiğini, sözleşme gereği peşin ödenmesi gereken 71.550,00 USD bedel 02.0.2015 tarihinde ödendiğini, mürettebat yetersizliğine ilişkin iddialar güncel mevzuata aykırılık teşkil ettiğini, 31.07.2002 tarihli gemi adamları yönetmeliği kapsamına uygun mürettebat bulunduğunu, gecikmenin ... kaptanın ve davacının teknisyenlerinden kaynaklandığını, 1221 gross tonluk römorkerde tonajı geregi iç sularda kıyı Emniyetinin zorunlu hizmetine tabi olduğunu, Kıyı Emniyetine ait gemiler güvenlik için bulunduklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, dosya kapsamı ve bilirkişi raporları gereğince davalıya ait gemi 8 gün çalıştırıldığı ve 9 gün bekleme yapıldığı, bu kapsamda davacının 101.500,00 USD alacaklı olduğunu, davacı tarafından 71.500,00USD ödeme yapıldığı ve ayrıca Kıyı Emniyeti refakat eden iki ... için 61.800,00 USD ödeme yapılması sebebiyle davalının alacaklı olmadığı, davalı tarafından kesilen 99.047,00 USD tutarı fatura ile yakıt, su bedeli tahsili istenildiğini, ancak fatura kapsamında harcamalar ispat edilemediğinden kabul edilmediğini, 22.07.2015 tarihli 708.590,00 USD bedelli fatura yönünden fesihten sonra düzenlenmiş olması sebebiyle talep etme hakkının bulunmadığını kabul ederek, davacının davasının kabulü ile İstanbul 14.İcra Müdürlüğünün ... esas numaralı icra takip dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. İstanbul 14.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosya incelendiğinde, takip alacaklısının davalı ... şirketi, takip borçlusu ... şirketi olduğu, takip alacak miktarı 960.575,00 USD ve 12.711,17 USD takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 973.286,17 USD olduğu, takip dayanağını 708.590,00 USD fatura ve 251.985.00 USD fatura alacağı olduğu ve ilamsız takip başlatılmış olduğu görülmektedir.Taraflar arasında, 12 Mart 2015 tarihli ... Çekici Teknesi sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşme gereğince yüklenici davacı şirket tarafından üstlenilen Yavuz Sultan Selim köprü(3. Köprü) ayakları arasındaki bağlantıyı oluşturan çelik tabliyelerin köprünün gövdesine yerleştirilmesi işi için önceden anlaşma yapılan ... isimli yüzer vinç'in çelik tabliyelerinin köprü gövdesine yerleştirilmesi esnasında, yüzer vincin deniz üzerinde sabit bir şekilde durması, deniz yüzeyinde sabitlenmesi için bir ... çekici marifetiyle vinçten yer alan demir çapaların denize atılması için ... işlemin yapılması taraflar anlaşmışlardır. Öncelikle; taraflar arasında imzalanan sözleşmede tahkim şartı bulunmaktadır. Davalı takip alacaklısı tarafından tahkim şartı sebebiyle ilk itiraz olarak davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava konusu icra takibi, davalı takip alacaklısı tarafından başlatılmıştır. Mahkemece, takip alacaklısı olan davalı tarafından tahkim şartı dikkate alınmadan icra takibine başlanılmış olması, davalının tahkim şartından vazgeçtiği anlamına gelmektedir. Mahkemece tahkim talebin reddine yönelik kararı doğru olmuştur. Sözleşme gereğince davalı yüklenici edimini tam olarak yerine getirilmediği, edimin tamamlanamaması sebebiyle; taraflar arasındaki sözleşme, davacı ... şirketi tarafından sözleşmenin 8.1 maddesi gereğince, ... gemisinin kapasitesinin ve mürettebatının yeterli olmaması, ayrıca ifada ısrar edilmesi durumunda projenin akıbetinin tehlikeye gireceği gerekçesiyle, 3 Nisan 2015 tarihinde fesih edilmiştir. Davalı şirket tarafından sözleşme fesih edilmesinden sonra 06.04.2015 tarihinde; 466658 ve 466659 numaralı 708.590,00 USD ile 251.985,00 USD bedelli iki fatura düzenleyerek davacı şirkete gönderdiği, davacı şirket tarafından iki adet fatura noter aracılıyla 13 Nisan2015 tarihinde iade edilmiş olduğu görülmektedir. Mahkemece, kök ve ek bilirkişi raporları alınmıştır. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünün 14.11.2017 tarihli yazısında; ... römorkörüne, römorkörlerimiz tarafından verilen hizmetlere ilişkin jurnaller gönderilmiştir. İncelendiğinde, " 26 - Perşembe günü; 08.00 Haremden hareket 3. Boğaz köprüsü çalışmaları için, 10.15- 3.köprü mevkine gelindi. GSP/Neptun vinç şatına hizmet başladı, 10.15- MT/... romörküründen .... ... ... talimatlarına göre hareket ediliyor, 21.00- Yıldırım ve Nakşi kpt. Romörkör ve şatılda göreve başladı, 24:00-Göreve devam ediliyor. 27- Cuma ; 00.00-Göreve devam ediliyor. MT/... Şamandıra toplamasında aktif hizmet veriliyor. 05.00- ... şamandıraları topladı, pilot talimatıyla hazırda bekliyor... 09.20 ... Keçili koyuna devirledi, ..." belirtilmiştir. Dava dosyasında Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından davacı şirkete gönderilen yazı itibariyle, 26.03.2015 tarihli refakat planlı 24.750,00 USD ve 27.03.2015 tarihli refakat plansız olarak 61.800,00 USD bedelli toplam 86.550,00 UDD miktarı ile ... gemisine kılavuzluk, Römorkaj ve Diğer hizmetler tarifesine göre belirlenen ücretin ödenmesi talep edilmiş, davacı tarafın beyanları itibariyle iki römork için 61.800,00 USD ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğünden celp edilen cevabi yazılar itibariyle, kurum tarafından düzenlenen fatura incelendiğinde; ...'lerin refakat planlı ve refakat plansız şekilde ... yüzer Vinç'e hizmet verdiği belirtilmektedir. Ancak mahkeme, davacı beyanı ve dosyaya sunulan fatura ve ödemeleri dikkate alarak refakat hizmet karşılığı olarak fatura kesilen ve davalı tarafından ödendiği kabul edilen 61.800 USD ( davalı beyanı itibariyle) yüklenicinin alacak olduğu bedelden düşülerek hüküm kurmuştur. Oysa, gerek davalının yapmış olduğu savunmalar ve gerek ise istinaf dilekçesi itibariyle, Kıyı Emniyet Genel müdürlüğünden dosyada mevcut yazışma suretleri ve fatura eklenmek suretiyle, düzenlenen faturalar itibariyle ... isimli yüzer vinç'e yönelik hizmet verilmesinden kesilip kesilmediği, fatura kapsamında yer alan refakat plansız olarak belirtilen 61.800,00 USD ilişkin faturanın, ... yüzer vinç'e yönelik yapılan hizmet karşılığında düzenlenip düzenlenmediği, mevzuat gereğince zorunlu kesilmesi gereken bir fatura olup olmadığı, yardım istenmesi sebebiyle ... yüzer vinç'e yardım edilmesi sebebiyle fatura düzenlenip düzenlenmediği, plansız refakat aşamasında refakatçi römorkörlerin yaptıkları edimler ile Neptun isimli yüzer vinç'in taraflar arasındaki sözleşme doğrultusunda yerine yerleştirilmesi faaliyetine katılıp katılmadığı, fatura ödemesinin yapılıp yapılmadığı ve hangi tarihte yapıldığı, 27.03.2015 tarihli refakat plansız olarak 61.800,00 USD faturası itibariyle iç sular yönetmeliği gereğince fatura düzenlenerek tahsil edilmesi zorunlu olup olmadığı hususlarında Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünden cevabi yazı alınmalıdır. Mahkemece, tarafların duruşmanın 12. Celsesinde verilen süre itibariyle, tarafların verdiği beyan dilekçeleri ile değerlendirme yapmak suretiyle resen bir hesaplama yapılmıştır. Tarafların istinafları itibariyle hükümle yapılan hesaplamalara itiraz edilmekte olduğu görülmektedir. O halde mahkemece, Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğünden cevabi yazı geldiğinde dosya bilirkişi heyetine tevdi edilerek, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünce tahsil edildiği anlaşılan 61.800,00 USD bedelin, taraflar arasında yapılan sözleşme kapsamında davalı yüklenici tarafından edimin yerine getirilmemesi sebebiyle plansız refakat kapsamında Kıyı Emniyet Müdürlüğü römorkörlerinin edimi kaşılığında ve sözleşmenin yerine getirilmesi amacıya yapılıp yapılmadığı hususları incelenmesi, sözleşmenin fesih tarihi esas alarak mahkemece resen yapılan davalı yüklenicinin hak ettiği bedel belirlenmesi, sözleşmenin haklı ve haksız fesih edildiği hususları itibariyle değerlendirme ve inceleme yapılmak suretiyle alınacak ek rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2021 tarih, 2017/571 Esas, 2021/1388 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5- Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 23/09/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.