T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/3227
KARAR NO : 2025/995
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/01/2021
NUMARASI : 2019/692 Esas, 2021/16 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 30/09/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının reddine dair verilen karara karşı davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili, müvekkillerinin davalıya hafriyat işi yaptığını, yapılan iş ile ilgili olarak fatura kestiklerini, davalının borcunu tam olarak ödemediğini, girişilen icra takibine itiraz edilmesi sebebiyle itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davacının yaptığı işte sözleşme gereğince talep edilmesi gereken ücretten fazla talep edildiğini, davacıya sözleşme bedelinin ödendiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkeme, taraflar arasındaki eser sözleşmesi bulunduğu, davacının davalıya yaptığı hafriyat işi nedeni ile bakiye alacağı bulunduğundan bahisle icra takibi başlattığı, bu takibe dayanak olarak 02/11/2019 tarihli 48.970,00 TL meblağlı faturanın gösterildiği, davalı tarafça sunulan kargo gönderi belgesinde gönderi içeriğinin belli olmadığı, davalı tarafça faturanın gönderildiğinin kabul edilmediği, dolayısıyla işbu faturanın davalıya teslim edildiği hususunun davacı tarafça ispatlanamadığı, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre boru döşeme fiyatının belirlendiği ve yapılan işin karşılığı tutarın davalı tarafça davalıya ödenmiş olduğu, her ne kadar davacı tarafın celp olunan BS formlarında söz konusu fatura görülmekte ise de davalı tarafın celp olunan BA formlarında faturanın bildirilmemiş olduğu, davacı tarafın tek taraflı BS kayıtlarının ispat vasıtası olamayacağı, yine ileri sürülen alacak miktarının davalının defterlerinde kayıtlı bulunmaması nedeni ile davacı tarafın tek taraflı defter kayıtlarına itibar edilemeyeceği, davanın davacı tarafça ispatlanamadığı kabul ederek davanın reddine karar vermiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, müvekkili şirketin, davalı ... Yapı İnş. San. Ve Tic. Aş.'nin İstanbul Çatalca'daki şantiyesinde Aralık 2018'de hafriyat işini üstlenmiş ve yaptığı işin karşılığında 48.970,00 TL'lik 02.01.2019 tarihli ... sıra no'lu faturayı kestiğini, davalı kesilen faturanın 33.500,00 TL'sini ödemesine karşın 15.470,00 TL'lik kısmını ödemediğini, dava konusu alacakların tespiti için görevlendirilen bilirkişi, raporunda yapılan işlerin karşılığı olarak yalnızca hak ediş raporunu baz alındığını, ancak hak ediş raporunda davalı şirketin imzası bulunmaktayken, müvekkil şirketin imzası bulunmadığını, söz konusu hak ediş raporunun dikkate alınmaması gerekirken aksine hak ediş raporunun esas alınarak bilirkişi raporunun düzenlenmesi ve yerel mahkeme tarafından da bu rapor esas alınarak karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı beyanlarının dikkate alınmadan bilirkişi ek raporu hazırlandığını ve yine müvekkil şirketin imzasının bulunmaması dikkate alınmadığını, davacı şirketin BS formunda işbu fatura bulunduğunu, ancak davalı şirketin BA formunda fatura gözükmediğini, yerel mahkemece hatalı ve eksik inceleme yapılan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın reddine karar verildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davada davacı; davacı tarafından davalının şantiyesinde harfiyat işi yaptığını, iş bedeli olarak 48.970,00 TL bedelli fatura kestiklerini, 33.500,00 TL kısmının ödendiğini bakiye kısmın ödenmemesi üzerine icra takibine başladıklarını, icra takibi itiraz ile durması sebebiyle itirazın iptali ile takibin devamını talep etmiştir. Davalı, davacının icra takibine koyduğu fatura bedelini kabul etmediklerini, davacının yapmış olduğu iş itibariyle hakediş raporu hazırlandığını, hakediş bedelinin ödendiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, davacı şirket tarafından düzenlenen fatura kargo ile gönderildiği ancak tebliğ içeriğinin ne olduğu belli olmadığını, davalı tarafta kargo ile fatura tebliğini kabul etmediğini, davacı defterlerinde ve BA+BS kayıtlarında dava konusu faturalar bulunduğu ancak davalı ticari defter ve vergi kayıtlarında bulunmadığı, davacı tarafından dava ispat edilemediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Taralar arasında 02.12.2018 tarihli taşeron sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşme incelendiğinde sabit birim fiyatla ve KDV hariç olmak üzere imzalanmıştır. Dava dosyasında bulunan Hakediş 1-son belgesinde, hak ediş bedelinin 33.510,01 TL olduğu belirlenmiştir. Somut olayda, taraflar arasında imzalanan taşeron sözleşmesi kapsamında davacının edimine dair iş bedeli için yönelik faturanın tanzim ettiği, faturanın davalıya kargo ile gönderilmiş olması sebebiyle teslimin ispat edilemediği, davalı tarafında düzenlemiş olduğu hakediş bedeli itibariyle ödeme yaptığı tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır. Mahkemece, icra takibi yapılan faturaya ilişkin ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırdığı ve bilirkişi raporu doğrultusunda karar verdiği, davanın dayanağını oluşturan faturanın sözleşme kapsamında düzenlenip düzenlenmediği, edimlerin sözleşme gereğince yerine getirilip getirilmediği hususlarında bir inceleme yapmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, mahkemece, fatura ve ticari defterler üzerinde inceleme yapılması ile yetinilmeyip, mahallinde resen seçilecek bilirkişi ile birlikte keşif yapılmak suretiyle, ibraz edilen faturalar kapsamındaki işlerin mahallinde yapılıp yapılmadığı, yapılan işlerin bedellerinin sözleşme kapsamında hesaplanması, fatura yazılı bedellerin kadri marufunda olup olmadığının belirlenmesi hususunda bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Bu hususlar üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/01/2021 tarih, 2019/692 Esas, 2021/16 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5- Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 30/09/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.