T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2901
KARAR NO: 2025/932
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/05/2021
NUMARASI : 2017/1030 Esas, 2021/397 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ : 17/09/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan ek iş bedelleri dahil bakiye hak ediş alacağının tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı yüklenici vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı yüklenici vekili; taraflar arasında 15/01/2014 tarihli ... Gümrük Kapısı Yeni Hizmet Binaları, Ticari Tesisler ile Ek Yapımı İnşaatı Elektrik Tesisatı İşleri Sözleşmesi'nin mevcut olduğunu, davacının sözleşme konusu işi ve sözleşme dışı çıkan işleri zamanında ve eksiksiz olarak ifa ettiğini, hak edişler yapılırken fiyatlandırmada; davalı tarafından keyfi ve tek taraflı fiyatlandırma ile iş bedellerini kasıtlı olarak düşük göstererek, alacak miktarlarının düşük oluşması sağlandığını, Ankara 30. Noterliği'nin 16/11/2016 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarın davalı tarafa gönderildiğini, davalı tarafından 01/12/2016 tarihli Kadıköy 17. Noterliği'nin ... yevmiye nolu cevabı ile davacının alacağının inkar edildiğini, sözleşme dışı yapılan imalatlar bulunduğunu belirterek; fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik alacaklarının 10.000,00-TL'sinin ihtarname tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili; davacı tarafından sözleşme gereği yapılan işlerde bir takım eksiklikler bulunduğunu ve bunun davacıya bildirilerek süre verildiğini, bu süre zarfında eksikliklerin bazılarının giderildiğini, geçici kabulün ardından idarece yapılan kontrollerde kesin kabulün eksikliklerinin tespit edildiğini, davacıya eksikliklerin bildirildiğini, davacı tarafından kabul edilmeyerek şantiye alanından çekildiğini, davalı tarafından tüm hesaplama ve fiyatlandırmaların taşeron sözleşmesinde imza altına alındığı gibi yapıldığını, davacı yanın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğinden dava dışı ... Elektrik firması ile imzalanan sözleşme gereği eksik işlerin tamamlatıldığını belirterek; asıl kendilerinin davacıdan 325.549,99-TL alacaklı olduklarını belirterek; davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece 18/05/2021 tarihli karar ile; taraflar arasında 15/01/2014 tarihli sözleşmenin bulunduğu, sözleşmenin taşeronluk sözleşmesi niteliğinde olduğu, davacının "sözleşme kapsamındaki işleri usulüne uygun olarak, zamanında ve eksiksiz olarak ifa ettiklerini, ancak hak edişin davalının tek taraflı fiyatlandırma yapması nedeniyle düşük gösterildiğini" iddia ederek bakiye hak ediş alacağının ödenmesi için bu davayı açtığı, davacının "hak ediş alacaklarının davalı tarafından keyfi olarak olması gerekenden daha düşük olarak hesaplandığı" yönündeki iddiasının yapılan bilirkişi incelemeleri ile yerinde görülmediği, davacının eksik olarak yapmış olduğu işler nedeniyle davacının hak ediş alacağından 155.759,99-TL tutarında kesintinin yapılması gerektiği, taraflar arasındaki akdi ilişki ve buna dayalı cari hesap ilişkisinden dolayı davacının davalıdan iddia ettiği gibi bakiye bir alacağının bulunmadığı, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; davacı yüklenicinin gerek sözleşme konusu işi ve gerekse sözleşme dışı çıkan işleri tekniğine ve usulüne uygun olarak zamanında ve eksiksiz ifa ettiğini, davalının hak edişler yapılırken keyfi ve tek taraflı bir fiyatlandırma ile iş bedellerini kasıtlı olarak düşük gösterdiğini, 04.03.2019 tarihli bilirkişi heyet raporu ile davacının davalı şirketten 795.704,16 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, akabinde davalı şirketin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ticari defterlerin tek taraflı incelendiği, 2013 yılı defterlerinin de incelenmesi gerektiği, raporda yapılan hesaplamaların hatalı olduğu öne sürülerek; dilekçe ekine yeni delil sunduğunu, bu durumun HMK nun 141.maddesinde düzenlenen savunmanın genişletilmesi yasağına aykırı olduğunu, 22.10.2019 tarihli duruşmada savunmasını genişletmesine muvafakat etmediklerini belirttiklerini, taraflar arasında 15.01.2014 tarihli sözleşme olmasına karşın davalının cevap dilekçesinde bahsetmeyerek yeni vakıa olarak 2013 yılına ilişkin defter incelenmesi ve belge sunulması talebinin değerlendirilmesinin kanuna aykırı olduğunu, basiretli iş adamının sözleşme yapmadan yada ileride yapılması muhtemel bir sözleşmeye para harcamayacağını, bu durumun hayatın ve ticaretin olağan akışına aykırı olduğunu, proje dışı işlerin imalatının ve ek işlere ait ödemelerin kendileri tarafından yapıldığını, işin teslim esnasında, Ardahan Ticaret Odasından alınan fiyat araştırmasına göre fiyatlandırılarak, eksiksiz teslim edildiğini, işin, imali ve davalıya teslim tarihinin 2016 yılı olduğunu, davalının davacıya teklif ettiği fiyatların ise 2014 yılına ait olduğunu, sırf bu nedenle taraflar arasında ihtilaf oluştığunu, davalının 6 ayda bitecek işi, uzun zamana yayarak, davacının suçsuz yere, şantiye kirası, işçi giderleri, ssk ve vergi ile mağdur olmasının yanı sıra zamanında yapılmayan ödemeler sebebiyle, borçlarını ve ödemelerini yapamaz hale gelmesine ve batmasına sebep olduğunu, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Taraflar arasında 15.01.2014 tarihli “... Gümrük Kapısı Yeni Hizmet Binaları, Ticari Tesisler ile Ek Yapılarının Yapımı İnşaatı Elektrik Tesisatı İşleri” sözleşmesi akdedilmiştir. Davacı yüklenici vekili; taraflar arasında 15/01/2014 tarihli eser sözleşmesinden kaynaklanan ek işler bedeli ve bakiye hak ediş alacaklarının tahsili için iş bu davayı ikame etmiş, davalı vekili; davacı tarafından sözleşme gereği yapılan işlerde bir takım eksiklikler bulunduğunu, davalı tarafından tüm hesaplama ve fiyatlandırmaların taşeron sözleşmesinde imza altına alındığı gibi yapıldığını, davacı yanın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğinden dava dışı ... Elektrik firması ile imzalanan sözleşme gereği eksik işlerin tamamlatıldığını belirterek; asıl kendilerinin davacıdan 325.549,99-TL alacaklı olduklarını belirterek; davanın reddini talep etmiş, Mahkemece ; davacının "hak ediş alacaklarının davalı tarafından keyfi olarak olması gerekenden daha düşük olarak hesaplandığı" yönündeki iddiasının yapılan bilirkişi incelemeleri ile yerinde görülmediği, davacının eksik olarak yapmış olduğu işler nedeniyle davacının hak ediş alacağından 155.759,99-TL tutarında kesintinin yapılması gerektiği, davalının bakiye bir alacağının bulunmadığı, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Yargılama sırasında alınan 1 kök raporda davacı yan 795.704, 16 TL alacaklı olarak tespit edilmiş ise de alınan ek raporda davalının davacıya 30.05.2014 tarihinde ödediği, 796.525,98 TL lik ödemenin sehven dikkate alınmadığı, yine davalının davacı için SGK ya ödediği 447.788,00 TL nin sehven 4.474,88 TL olarak hesaba katıldığı bu nedenle de davacının davalıdan alacağı olmadığının tespit edildiği, 16.06.2020 tarihli 2. heyet raporu ile davacının düşük fiyatlandırma iddiasının dosyadaki belgelere göre tespit edilemediği, davacının davalıya 150.287,45 TL borçlu olduğu sonucuna ulaşıldığı, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için alınan 3. heyet raporunda ise davacının davalıdan alacağının bulunmadığı, davalının hak edişinden davalının 3. Firmaya yaptırdığı eksik iş bedeli olan 155.759,99 TL kesinti yapması gerektiği tespit edildiği görülmüştür.Davacı yan davalının defter deliline dayanmadığını savunmuş ise de davalı yanın cevap dilekçesinde açıkça cari hesap ve bilirkişi incelemesine dayandığı görülmekle ayrıca ve açıkça defter deliline dayanması gerekmediği gibi, dosya kapsamından davalının bakiye hak ediş bedelinin tahsili için dava açtığı ve davalının hak edişlerini düşük fiyatlandırma ile hesaplayarak eksik ödediğini iddia ettiği, dosyada alınan bilirkişi raporları ile davalının hak ediş hesaplamalarını sözleşmeye uygun yaptığı ancak davacının eksik bıraktığı işlerden dolayı davalının dava dışı 3. firma olan ... Elektrik ile sözleşme yaparak bu eksik işleri bu firmaya tamamlattığı ve bu firmaya eksik işler için ödediği rakam dikkate alındığında davacının alacağının olmadığı, asıl davalı iş sahibinin davacıdan alacaklı konumuna geçtiği, anlaşıldığından mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 18/05/2021 tarih ve 2017/1030 Esas, 2021/397 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 17/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.