T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2899
KARAR NO: 2025/899
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:17/06/2021
NUMARASI:2020/155 Esas, 2021/446 Karar
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ :10/09/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesi nedeni ile davacı yüklenici tarafından oluşturulan faturadan kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalı iş sahibi tarafından tapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; davacının yıllardır reklamcılık alanında faaliyet gösteren başarılı bir şirket olduğunu, davalı şirket yetkilisi tarafından davacı şirkete gönderilen 28.02.2019 tarihli e-mail vasıtasıyla, ... Fuarında, katılımcılarla paylaşılmak üzere hazırlanması talep edilen 5 adet video projesi için birtakım detaylar belirtilmek suretiyle, davacı şirketi icaba davet ettiğini, davacı şirket tarafından, çalışma yapılması talep edilen tüm kalemlere ilişkin detaylı yorumlarla birlikte her bir video projesi için ayrı ayrı fiyat teklifi bildirildiğini ve tarafların karşılıklı irade beyanlarının örtüşmesi neticesinde sözleşmenin kurulduğunu, iş karşılığında ödenecek ücretin; taraflarca 26.100 TL+KDV olarak kararlaştırıldığını, tüm senaryoların onayı alındıktan sonra çekimlerin gerçekleştirildiğini ve ...Pazarlama ekibi ile toplantılar yapılarak istenen revizeler neticesinde videolar hazır edildiğini ve pazarlama ekibi tarafından onaylandığını, taraflar arasında toplamda 5 Video+25 Röportaj için kurulmuş olan eser sözleşmesinin, davalı ... 'ın muhtelif zamanlardaki ek talep ve istekleri ile birlikte toplam 14 Video + 55 Röportaj olarak tamamlanarak teslim edildiğini, tüm ek hizmetler için 4.900 TL+KDV eklenmesinin kararlaştırıldığını, mutabakat uyarınca davacı tarafından yapılan işlere ilişkin olarak faturanın 31.000 TL+KDV = 36.580,00 TL olacak şekilde düzenlendiğini, davalının 15.04.2019 tarihinde "625505 ft ödemesi" açıklamasıyla fatura tutarının yaklaşık yarısına isabet eden, 18.000,00 TL'lik bir ödeme yaptığını, faturanın davalı-borçlu şirkete tebliğ edildiğini, kanuni müddet içerisinde itiraz edilmeksizin faturanın muhatabınca kabul edildiğini, ödeme teyidi verildiği ve muhasebeleştirildiği ancak ödemenin eksik yapıldığını, bu nedenle başlatıkları icra takibine haksız yere itiraz ettiklerini belirterek; davalı-borçlunun vaki itirazının 21.364,58 TL yönünden iptalini ve takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesini, asıl alacağın %20'sinden az olmayan icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir. Mahkemece 17/06/2021 tarihli karar ile; davanın, 1 adet fatura bakiye alacağına dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, alacağı oluşturan 1 adet faturanın organizasyon prodüksiyon bedeline ilişkin olduğu, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, davalı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davacı tarafça yapılan işin bir kısmının beğenilmediğinin ve kullanılmadığının savunulduğu, ancak hangi işlerin beğenilmediği ve kullanılmadığına ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadığı, iddianın somutlaştırılmadığı, mahkememizce alacağın tespiti için taraf ticari defterleri ve yapılan işin tespiti için dosyaya sunulan deliller üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığı, raporda tarafların defterlerinin birbirini teyit ettiği, davacı yanca davalı şirket adına düzenlenmiş davaya konu faturanın, davalı şirketin incelenen ticari defterlerinde herhangi bir yasal nitelikli itiraza konu edilmeksizin ve benimsenerek davacı şirket alacağı olarak kaydedilmiş bulunduğu, yine teknik bilirkişinin raporda; davalı şirket tarafından davacı şirketten yazılı olarak sipariş edilen fuar etkinlikleri, sosyal medya ve diğer mecralarda kullanılmak üzere firmaları için özel olarak hazırlanması talep edilen 14 tanıtım videosu ve 55 adet röportajın; çekim, kurgu, montaj ve müzik aşamalarının eksiksiz olarak tamamlanarak yayına hazır hale getirildiği, söz konusu fuar etkinliğinde yayınlandığı ve halihazırda davalı şirkete ait sosyal medya hesaplarında yayında olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla davalının itirazlarının yerinde olmadığı, tarafların defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 18.580,00 TL alacaklı olduğu, davacının faturaya konu işi yaparak davalıya teslim ettiğini ispat etmiş olduğu, davalı tarafın borcu ödediğine dair herhangi bir ödeme makbuzu, dekont vs ibraz etmediği, kaldı ki böyle bir iddiasının da mevcut olmadığı, taraflar arasında temerrüt halini düzenleyen yazılı bir sözleşme ve/veya takip konusu alacağa ilişkin olarak takip öncesinde davalı yana keşide edilmiş hukuki nitelikli yazılı bir ihtara rastlanılmadığı gibi, iddia da edilmediği dolayısıyla işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, alacağa konu faturanın eser sözleşmesine ilişkin olduğu ve yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından davacının icra inkar tazminatı talebinin yerinde görülmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazının kısmen iptaline, takibin 18.580,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %13,75 oranında avans faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; mahkemece asıl alacağın davanın kabulüne ve inkar tazminatı ve faiz talebinin kısmen reddine karar verildiğini, "asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %13,75 oranında avans faizi işletilmesi, fazlaya ilişkin talebin reddine" şeklinde hüküm kurulmuş olsa da; avans faizine değişen oranlarda hükmedilmesi gerektiğini, Yargıtay Kararlarının bu yönde olduğunu, iş bu faturanın vadesinin 15 gün olarak belirtilmiş olduğunu, 15/04/2019 tarihinde kısmi ödemenin yapıldığını ve bu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; davacı tarafın hazırlanan video ve röportajların davalının talepleri ile örtüşmediğini, Mahkeme kararında " Çekim kurgu montaj ve müzik aşamalarının eksiksiz olarak tamamlanarak yayına hazır hale getirildiği" tespit edilmişse de söz konusu çekim, kurgu, montaj ve müziğin davalı şirketçe talep edilen şekliyle yapılıp yapılmadığının, davacının kendisinden talep edildiği üzere sözleşmesel yükümlüklerini yerine getirip getirmediğinin incelenmediğini, faturaya itiraz edilmemiş olmasının fatura içeriğini, davacı şirketin hizmetinin tam ve eksiksiz olduğunu kabul anlamına gelmediğini, sosyal medya ve reklam alanında uzman bir bilirkişi incelemesi gerektiğini, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahidir.Taraflar arasında 2019 yılında sözlü eser sözleşmesi akdedilmiştir. Davacı yüklenici, e mail yolu ile icap-kabul şeklinde oluşan eser sözleşmesinden kaynaklanan tüm edimler ile ek işlerinde tamamlanarak teslim edilmesine rağmen davalı yan tarafından 18.04.2019 tarihli 36.580,00 TL lik faturanın 18.580,00 TL lik kısmının ödenmemesi nedeni ile başlattığı icra takibine itirazın iptalini talep etmiş, davalı yan davaya cevap vermemiş ancak bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde; davacı tarafça yapılan işin bir kısmının beğenilmediğini ve kullanılmadığını savunmuş, mahkemece; davalı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davacı tarafça yapılan işin bir kısmının beğenilmediğinin ve kullanılmadığının savunulduğu, ancak hangi işlerin beğenilmediği ve kullanılmadığına ilişkin açıklama yapılmadığı, iddianın somutlaştırılmadığı, bilirkişi raporunda; tarafların defterlerinin birbirini teyit ettiği, davacı yanca davalı şirket adına düzenlenmiş davaya konu faturanın, davalı şirketin incelenen ticari defterlerinde herhangi bir yasal nitelikli itiraza konu edilmeksizin davacı şirket alacağı olarak kaydedildiğinin tespit edildiği, teknik bilirkişi raporunda; davalı şirket tarafından talep edilen 14 tanıtım videosu ve 55 adet röportajın; çekim, kurgu, montaj ve müzik aşamalarının eksiksiz olarak tamamlanarak yayına hazır hale getirildiği, söz konusu fuar etkinliğinde yayınlandığı ve halihazırda davalı şirkete ait sosyal medya hesaplarında yayında olduğunun tespit edildiği, tarafların defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 18.580,00 TL alacaklı olduğu, takip öncesinde davalı yana keşide edilmiş yazılı bir ihtar olmadığından işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazının kısmen iptaline, takibin 18.580,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %13,75 oranında avans faiz işletilmesine, karar verilmiştir. Somut olayda dosya kapsamından; davacı yanın eser sözleşmesine dayalı olarak; 14 tanıtım videosu ve 55 adet röportajın; çekim, kurgu, montaj ve müzik aşamalarının eksiksiz olarak tamamladığı ve yayına hazır hale getirildiği, bu eserlerin davalının katıldığı fuar etkinliğinde yayınlandığı ve halihazırda davalı şirkete ait sosyal medya hesaplarında yayında olduğunun; usulüne göre oluşturulmuş alanında uzman reklam ve tasarım uzmanı bilirkişi tarafından tespit edildiği, davalı yanın dosyanın sosyal medya uzmanı tarafından incelenmesi gerektiğine dair istinaf talebinin yerinde olmadığı, alacağın taraf defterlerinde de kayıtlı olduğu anlaşıldığından , davanın takipteki asıl alacak olan 18.580,00 TL alarak kabul edilmesi, davacının faturanın ödenmeyen kısmı için davalıyı usulüne uygun şekilde temerrüde düşürmediğinden işlemiş faize hükmedilmemesinin doğru olduğu, davalı yan istinafında reklam ve tasarımların davalının talepleri ile örtüşmediğini iddia etmiş ise de bu konuda davacı yana daha önceden gönderdiği herhangi ihtarın bulunmadığı, davacı yanın takip talebinde alacağa sadece "ticari avans faizi "talep ettiği, iş bu davada ise "asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %13,75 oranında avans faiz işletilmesi" talebinde bulunduğu anlaşıldığından; taleple bağlılık ilkesi gereği mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazının kısmen iptaline, takibin 18.580,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %13,75 oranında avans faiz işletilmesine karar verilmesi doğru olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 17/06/2021 tarih ve 2020/155 Esas, 2021/446 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 10/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.