T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2891
KARAR NO: 2025/898
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/06/2021
NUMARASI: 2020/209 Esas, 2021/461 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 10/09/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için davacı yüklenici tarafından başlatılan icra takibine; davalı iş sahibinin yaptığı itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı yüklenici vekili; davalı tarafından yapımı gerçekleştirilen “ ...” isimli inşaat projesinde “banyo dolapları, aynalar ve vestiyerlerin temin ve montaj işlerinin yapımı” işi konusunda 22.05.2017 tarihli sözleşme imzalandığı, davacı şirket tarafından sözleşme gereği ilgili mobilya ürünlerinin üretildiğini, montajı tamamlanan tüm ürünlerin eksiksiz olarak davalı tarafa tesliminin sağlandığını, ancak davalı tarafça, cari hesap kayıtlarına göre davacı şirketin alacaklı olduğu bedeli ödemediğini, Beyoğlu ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı 18.04.2018 tarihli ihtarnamesi ile davacı şirkete olan 119.341,78 TL borcun 2 gün içinde ödenmesini ihtar ettiklerini, ihtarnamenin davalı şirkete 20.04.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, daha sonra, davalı şirketin kendilerine göndermiş olduğu 2 adet faturayı (09.06.2018 tarih ... sıra numaralı 69.817,39 TL bedelli fatura ile 13.06.2018 tarihli ... sıra numaralı 10.141,57 TL bedelli fatura) Beyoğlu 17. Noterliğinin ... yevmiye numaralı 10.07.2018 tarihli ihtarnamesi ile içeriklerine de itiraz edilerek davalıya iade edildiğini, ilgili ihtarnameninde davalı şirkete 11.07.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, cari hesap ekstresinde görüleceği üzere davalının 39.108,68 TL borcu bulunduğu, bu alacağın İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu, davalı taraf 17.07.2019 tarihli dilekçeleri ile takibe konu borca ve ferilerine itiraz ederek haksız olarak takibin durdurulduğunu belirterek; itirazın iptali ile alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacı taraf edimlerini eksiksiz ve tam olarak yerine getirmediğini, montajını yapmış olduğu dolap ve aynalarda kusurlar tespit edildiği, bu durumun davacıya bildirildiği, davacının işbu kusurları gidermediğini, ayıpları kendilerinin gidermek zorunda kaldıklarını, buna rağmen davalı şirketin sözleşme gereği davacının tüm hak edişlerinin kendisine ödendiğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 16/06/2021 tarihli karar ile; tacir olan tarafların incelenen 2017-2018-2019 ve 2020 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, taraflar arasında 22.05.2017 tarihli sözleşme ve 22.10.2017 tarihli Ek protokol akdedildiği, her iki tarafın incelenen defterlerinde davacı yüklenici şirketinin 39.108,68 TL alacaklı; davalı iş sahibi şirketinin 39.108,69 TL borçlu gözüktüğü, aradaki 0,01 kuruş farkının mutabakat farkından kaynaklandığı, tarafların ticari defterlerinin birbiriyle uyumlu olduğu, her ne kadar davalı şirket vekilinin, davacı tarafından yapılan işin standartlara uygun olmadığı, ayıplı olduğu beyan edilmiş olsa da, ticari defterlerine davacı hakkedişlerini işlediği gibi yine ilgi sözleşme 26. md’sinde belirtilen şekilde eksik mal/hizmet tespitine dair herhangi bir belge bulunmadığı ve yine davacı şirkete gönderilen ayıp, eksik ihtarı ve yapılan tespitin bulunmadığı, davalı şirket tarafından davacı şirkete birtakım gecikme bedeli adı altında faturalar düzenlenmiş olsa da, bu faturaların davacı şirket tarafından ihtarnameler ile iade edilmiş olduğu ve faturaların her iki şirketin ticari defterlerinde de kayıtlı olmadığı, davacının takip konusu cari hesap alacağını oluşturan faturalarını ispatlanmış olduğu, davalının ödeme yapmış olduğunu veya ödememe defi ile bunun dayanaklarını ispat etmesi gerektiği, dosya kapsamında ödeme yapıldığına ilişkin dekont vs. somut belge bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile davalının İst.Anad.9.İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip şartlarındaki hali ile aynen devamına, davalının asıl alacak olan 39.108,68 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; davacının sözleşme uyarınca yüklenmiş olduğu iş kapsamında montajını yapmış olduğu dolap ve aynalarda defaten kusur tespit edilmiş ve bu durum davacıya da bildirildiğini, bilirkişi incelemesinde itiraz ettiğimiz hususların hiç birisi nazara alınmadığını, hatalı olan bilirkişi raporu üzerinden karar verildiğini, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin bir türü olan arsa payı karşılığında inşaat sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yan yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Taraflar arasında 22.05.2017 tarihli ... projesindeki banyo dolapları, aynalar ve vestiyerlerin temin ve montaj işlerine ilişkin eser sözleşmesi ileve 22.10.2017 tarihli Ek protokol akdedilmiştir. Davacı yan yüklenici olarak taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesi gereği tüm edimlerini yerine getirerek; davalı tarafından yapımı gerçekleştirilen “...” isimli inşaat projesindeki “banyo dolapları, aynalar ve vestiyerleri üreterek teslim ettiğini ancak davalı yanın buna rağmen cari hesaba göre oluşan alacağını ödemediğini, buna dair başlattıkları icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini belirterek; itirazın iptalini talep etmiş, davalı yan ise davacının montajını yapmış olduğu dolap ve aynalarda kusurlar tespit edildiği, bu durumun davacıya bildirildiği, davacının işbu kusurları gidermediğini, ayıpları kendilerinin gidermek zorunda kaldıklarını, buna rağmen davacının tüm hak edişlerinin ödendiğini belirterek; davanın reddine talep etmiş, Mahkemece ; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, her iki tarafın incelenen defterlerinde davacı yüklenici şirketinin 39.108,68 TL alacaklı; davalı şirketin 39.108,69 TL borçlu gözüktüğü, aradaki 0,01 kuruş farkının mutabakat farkından kaynaklandığı, tarafların ticari defterlerinin birbiriyle uyumlu olduğu, davalı şirket, davacı tarafından yapılan işin ayıplı olduğu beyan edilmiş olsa da, ticari defterlerine davacı hakkedişlerini işlediği gibi buna dair davacı şirkete gönderilen ayıp, eksik ihtarı ve yapılan tespitin bulunmadığı, davalı şirket tarafından davacı şirkete birtakım gecikme bedeli adı altında faturalar düzenlenmiş olsa da, bu faturaların davacı şirket tarafından ihtarnameler ile iade edildiği, davalı tarafından gönderilen bu faturaların her iki şirketin ticari defterlerinde de kayıtlı olmadığı, davacının takip konusu cari hesap alacağını oluşturan faturalarını ispatlanmış olduğu, gerekçesi ile davanın kabulü ile davalının İst.Anad.9.İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve davalının asıl alacak olan 39.108,68 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmiştir. Somut olayda davacı yüklenici sözleşme gereği edimini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiği halde cari hesaba göre de belli olan alacağının ödenmediğini belirterek iş bu davayı ikame etmiş, davalı yan ise eseri teslim aldığını inkar etmeyip eserde ayıplar olduğunu ancak buna rağmen davacıya hak edişlerini ödediğini iddia etmiştir. Dosya kapsamına ve alınan bilirkişi raporuna göre; usulüne uygun ve birbirlerini teyid eden taraf defterlerine göre davacı yüklenicinin davalı iş sahibinden 39.108,68 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, davalı yan ayıp iddiasında bulunmuş ise de buna dair herhangi tespit veya ihtarının bulunmadığı, davacı yan gönderdiği gecikme bedeli adı altında gönderdiği faturaların davacı yan tarafından iade edildiği ve bu faturaların taraf defterlerinde de bulunmadığı anlaşıldığından; Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 16/06/2021 tarih ve 2020/209 Esas, 2021/461 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 2.671,51 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan toplam 1.276,44 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.395,07 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 10/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.