T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2601
KARAR NO: 2025/769
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/04/2021
NUMARASI: 2016/1159 Esas, 2021/451 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 08/07/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kısmen kabulü ile karşı davanın reddine dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı/karşı davalı vekili; taraflar arasında, davalı şirkete ait ... Mah. ... Sk. No:... Beyoğlu İstanbul adresinde bulunan ... olarak adlandırılan otele ait Lobi katı ve çatı haricinde kalan 1,23,4.5 ve 6. katlarda yer alan 79 adet otel odasının, 6 adet kat koridorlarının, 1 adet toplantı salonunun, sözleşmedeki ince işler imalatının müvekkil şirket tarafından yapılması konusunda 10.03.2015 tarihli sözleşme imzalandığını, ayrıca bu sözleşmenin 7 no'lu ekinde, standart otel odası ve uygulama listesinde tek tek imalatlar açıklandığını, ancak işe başladıktan sonra işletmenin ihtiyaçları ve davalının talebi üzerine, ilave imalatlar eklenerek ilave imalattan gerçekleştirilmesinde mutabık kalındığını, müvekkili şirket sözleşmenin imzasından önce örnek ada olarak 414 nolu odadaki imalatlarını tamamlamış ve tamamlanan örnek oda işveren sıfatıyla davalı şirket tarafından onaylandığından, sözleşme konusu 79 otel odasının ve diğer alanların örnek oda esas alınarak imalatlarının yapımı kararlaştırıldığını, sözleşme kapsamı dışında tutulan otelin lobi alanının tasarımı, davalı şirket tarafından başka bir mimara verilerek O nun koordinasyonu ve sorumluluğu altında yürütüldüğünü ancak lobi alanındaki kutu orofil. san imalatı. wc altı sıhhi tesisat vb. kaba islerin imalatı kesif analizi yanılarak sözleşme ile müvekkil şirkete verildiğini, ana sözleşmede olduğu gibi, lobi alanına ilişkin sözleşmede de lobi alanında yüklenilen kaba işlere, işletmenin ihtiyacı ve davalının talebi üzerine zaman içinde ilave imalatlar eklendiğini, müvekkili şirket gerek 15.03.2015 tarihli ana sözleşme ve gerekse lobi alanına ilişkin yapılan sözleşme hükümlerine göre 414 no'lu örnek odadaki imalatlara uygun olarak otelde çalışmaya başlamış, ancak davalı işveren işin başladığı tarihten itibaren sürekli imalat değişiklikleri yaparak hem değişikliklere hem de ilave imalat taleplerine göre yapımın sürdürülmesini talep ettiğini, önce 1 ve 2. katların imalatını tamamlayarak 24.04.2015 tarihinde kararlaştırılan şekilde davalı şirkete teslim ettiğini, sonra 3 ve 4. katlardaki imalatlara başladığında davalı şirketin ilave imalat ve değişiklik talebi üzerine, 3.ve 4. katlardaki imalatlar, davalının ilave imalat ve değişiklik talepleri dikkate alınarak gerçekleştirildiğini, 5,ve 6. Katlardaki imalatlara başlandığında davalı şirket 01.06.2015 tarihi itibariyle tüm oteli müşteriden ve eşyadan arındırarak tüm katlardaki imalatların davalı tarafça sonradan değiştirilen ve ilave edilen imalatlarla yeniden yapılması amacıyla müvekkili şirkete teslim edildiğini, müvekkili şirket davalı işverenin onayladığı şekilde tamamlayarak teslim ettiği halde 01.06.2015 tarihine kadar yapmış olduğu tüm imalatları davalının son değişiklik ve ilave imalat talebine göre yeniden elden geçirmek zorunda kaldığını,buna göre otelin tüm katları davalının son değişiklik ve ilave taleplerine göre imalatları tamamlanarak otel müşteri kabulüne elverişli sakilde 15/07/2015 tarihinde davalı şirkete teslim edildiğini, oteldeki imalatın tamamlanması ile birlikte işveren tarafından 15.07.2015 tarihinden itibaren otel işletmeye açılarak misafir kabul etmeye başladığını, Bilahare müvekkil şirket tarafından garanti sorumluluğu kapsamında gizli ayıplarla ve eksik kaldığı tespit edilen ufak tefek açık ayıplarla ilgili çalışmalarım davalı işverenin talebi üzerine 12.02.2016 tarihine kadar sürdürdüğünü, 12.02.2016 tarihinde bu kusurlu ve eksik olduğu tespit edilen tüm imalatların tamamlanarak işverene teslim edildiğine dair tutanak tutulduğunu, lobi alanında yüklenilen ve hakedişe esas olan tüm imalatlar da tamamlanarak davalı şirkete teslim edilmiş olmasına rağmen hakediş ödemelerinin yapılmaması sebebiyle lobi alanındaki davalı şirketin sonradan talep ettiği ancak hakediş kapsamında olmayan ve yeni talep edilen imalatların artık yapılmayacağı bildirilerek müvekkili şirkete bağlı taşeronlar 28.01.2016 tarihi itibariyle otelden ayrıldıklarını, onaylanan hakediş kapsamında müvekkili şirket tarafından kesilen faturalara davalı işverene teslim edilmiş olup, bu faturalarda kabul edilerek ticari defter kayıtlarına işlendiğini, ancak onaylanan bu hakedişe karşılık kesilen faturalardan ötürü kısmen nakit ve kısmen çek alındığını, alınan çeklerin daha sonra İşveren tarafından ödenmediğini,, bu çeklerin uzatıldığını, uzatılan vadelerde de bir kısmı karşılıksız kaldığını, bilahare icra takibi yoluyla çeklerin tamamının tahsil edilebildiği, kısmen fatura alacaklarının ise ödenmediğini, lobi alanına ilişkin yapılan keşif sonucunda yapılacak işler 58.000 + KDV olarak belirlenmesine rağmen işin başlamasından sonra işletmenin ihtiyaçları ve işverenin ilave talepleri sonucunda ilave imalatlar yapılarak hakediş raporu düzenlendiğini, müvekkili şirket tarafından işverene sunulan hakediş raporu 120,000 TL. olarak onaylandığını, onaylanan hakediş kapsamında müvekkil şirket tarafından kesilen faturalar davalı işverene teslim edilmiş olup, bu faturalar herhangi bir itiraz ve şerh konulmadan kabul edildiğini, onaylanan bu hakedişe karşılık kesilen faturalardan ötürü sadece işin başında 50.026,23 TL. avans alınmış olup, bakiye alacaklarının ödenmediğini, anılan işler sonucunda müvekkili şirketin cari hesapta toplam 478.685,36 TL alacağı oluştuğunu, alacağının ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Bakırköy ...icra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası üzerinden ilamsız takip yapıldığını, ancak davalı taraf takip alacağının tamamına itiraz ederek takibi durdurduğunu, İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/53 D.iş sayılı dosyası üzerinden 10.03.2016 tarihli sözleşme konusu otelde yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda ; sözleşmede kararlaştırılan numune odanın kabul görmesinden sonra diğer odaların, koridorların tadilatlarının başlatıldığım, yapılan tadilatın sözleşme koşutlarına ve tekniğe uygun yapıldığı tespit edildiğini, davalı şirket, aleyhine yapılan icra takibi nedeniyle kötüniyetle hareket ederek sırf itirazına dayanak oluşturmak amacıyla İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/27 D iş sayılı dosyası üzerinden yoklukluklarında tespit yaptırmış olup, bu tespit raporuna itiraz ettiklerinden bahisle davalının Bakırköy ...icra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasına yaptığı yetkiye ve borca itirazının iptali ile takibin devamına, davalı taraf haksız ve kötüniyetle itiraz ettiğinden ve alacaklarının likit olduğundan, davalının %20'den az olmamak üzere inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına talep ve dava etmiştir. Davalı/karşı davacı vekili; davalı/mukabil davacının müvekkili şirketin İstanbul İli Beyoğlu İlçesinde ... Mah. ... Sokak No:..., adresinde kain ve tapuda ... ada ... parselde kayıtlı bulunan taşınmazda işletle ... Otelinin bazı Kaba işlerini 10.02.2015 tarihinde başlayıp 20.02.2015 te, bitirip anahtar teslim etmek şartıyla taraflar arasında 20.01.2015 tarihlî 58.000,00TL+KDV meblağlı sözleşme ve 10.03.2015 tarihli Hususi Sözleşmeye göre, 1-2-3-4-5-6 ncü katlarında bulunan 79 adet odanın+6 ad kat koridorunun+1 adet toplantı salonunun, 10.03.2015 tarihinde başlanmak ve 15.07.2015 günü anahtar teslimi bitirip teslim etmek şartıyla, ikinci bir sözleşme /istisna akil" çerçevesinde düzenlendiğini, tarafların aralarında 10.03.2015 tarihinde imzalanmış olan hususi sözleşmede; ... Otel Projesinin, Hususi Sözleşme ve ekleri ile keşif özetinde ve teknik şartnamede vasıf ve markalan belirtilen, lüks malzemeler, birinci sınıf işçilik ile "İnce İşlerin ; Bodrum Katlar, Zemin Lobi Katı ve Çatı Restaurant Katı haricinde kalan; 1., 2., 3., 4., 5., 6., katlarda yer alan 79 adet otel odaları, 6 adet kal koridorları, 1 adet toplantı salonu olmak üzere ekli listede belirtilen ince işler imalatlarının açıklanan bedel mukabilinde cezai terminli malzemeli ve işçilikti anahtar teslimi yapılması ” müteahhit davacı tarafından taahhüt edildiğini, davacı/müteahhidin, İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/27.D.İ.dosyasıyla mahallinde 25.02.2016 günü yaptırdıkları keşif yaptırdıklarını, davacı müetaahhidin hak ettiğinden çok para aldığını, davacı yüklenici firmanın sözleşmede yazılı olduğu gibi 414 nolu numune oda da ki gibi imalatı yapmadığını, aleyhinde tespit istenilen davalı yüklenici sözleşmede yazılı sürede işi teslim etmemiş ve teslim etmesi gereken sürenin üzerinden 7 ay geçtiğini, İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesine delil tesbit yaptırdığını, o keşiften sonrada davacının imalata devam ettiğini ve, davacının sözüne güvenerek, turist guruplarıyla yapılmış bağlantı sonucu tesbit tarihinden sonraki tarihlerde aniden gelen turist guruptan, davacı işçilerini hala çalışır gördüğünü, mevsim yer sıkıntısı nedeniyle, mağduriyet içinde kalan misafirlerin işi teslim alma mahiyetine yorumlanmıyacak şekilde, harç ve moloz içerisinde, idare ettirmeye çalışıldığını, otelin prestijinin düştüğünü, taahhüt edilen işlerin süresinde bitirilmediğini, otellerin kalite ve şekilde tam olarak faaliyete geçemediğini, delil tespine müteakip ihtirazı kayıtla,ve mecburiyet tahtında odaların yarım bir şekilde müşteriye açıldığını, ancak içinde bulunulan halden dolayı ve halen revizyonun devam etmesinden dolayı müşterilerin kaçar olduklarını, davacının taahhüt edeceği işi bitirip teslim etmesi gereken tarihine güvenerek, şirkettin yabancı müşterilere rezervasyon yaptıklarını ancak ,tam bitmediği için, birçok rezervasyonların iptal edildiğini ya da erken çıkış suretiyle müvekkilinin büyük zarara uğradığını, revize edilen odaların tekrardan, sözleşmede yazılı esaslara uygun hale nasıl getireceğinin de teknik bir sorun olduğunu, yapılmamış işlerin tesbiti ve yapımı için gerekli olacak maddi karşılığının sözleşmedeki birim esas alınarak hesaplanması dışında, ayrıca bilfiil hatalı yapıldığını kalitesiz ayıplı işlerin sözleşmeye uygun hale getirilmesi için, gerekecek süre ve masrafında hesapta nazara alınması gerekeceğini, otel lobisinde yapmayı vaad ettiği acil işleri dahi yapmaması nedeniyle, teslim tarihine göre rezervasyon yapılmış olması karşısında, acilliyetten, bu kısım tadilat işleri davalı nam ve hesabına üçüncü şahıs bir firmaya verilmek zorunda kalındığını, bu masraflar da, hesapta nazara alınması gerektiğini, tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde sözleşmenin 27.maddesinde davacı müteahhitçe taahhüt edilen edimleri ağır ihmal ve kusuruyla yerine getirmediğini, ayıplı imalat yaptığını, vs. nedenlerden davalı müvekkili lehine cezai şartı isteme koşulları olayda tahakkuk ettiğini, cezai şartın miktarını sözleşmede Euro üzerinden, gecikilen günlük üzerinden kararlaştırıldığı için, bunun miktarının da bilirkişi heyetine hesaplattırılması gerekeceğinden şimdilik diğer kalemler gibi bununda fazla kısmını ayrıca dava ve talep haklarını mahfuz tutarak, mukabil davada talep ettiklerini, eksik, yanlış, ayıplı ve sözleşmeye aykırı yapılan işlerin listesinin İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/27. D.iş dosyasına sunduklarından bahisle davacının açtığı asıl davanın usulden ve esastan reddine, masraf ve ücret vekaletinde davacıya yüklenmesine, iddiayı kabul ettikleri manasına yorumlanmamak kaydıyla, şayet savunmalarına itibar edilmeyip, davacı lehine bir meblağ çıkarsa, o takdirde de mukabil davalarında alacaklarıyla takas mahsubuna karar verilmesini, karşı davalarında asıl davaya cevap verirken tavsilatlı olarak değindikleri nedenlerden davacı/mukabil davalı "... Tic. Ltd.Şti nezdinde istisna aktine göre düzenlenmiş bulunan kaba inşaata dair 20/01/2015 ve 1-2-3-4-5-6 katlardaki 79 oda, l.salon 6 koridor yapımına dair 10.03.2015 tanzim tarihli iki İnşaat Sözleşmelerini ihlalden doğan, kısmen ya da gerektiği gibi ya da tamamen edimlerini, yapmayışı ya da gecikmesi suretiyle sebebiyet verişinden doğan tazminat talep haklarının mukabil dava olarak bu dava ile görülüp sonuçlandırılmasını talep ettiklerini, fazlaya dair kısmını ayrıca dava ve talep haklarını saklı tutarak - şimdilik sözleşmeye uygun yapılmayan imalat nedeniyle nesafet farkı için 10.000,00-TL.,EKSİK İSLER nedeniyle 10.000,00-TL, geç teslim (hiç teslim edilmeyiş) münasebetiyle üçüncü şahıslarda otel hizmet gecikmesinden (konaklama bedeli) yoksun kalınan gelir kaybı için 10.000,00, süresinde ve taahhtü ettiği gibi edimin yerine getirilmeyişi vs nezdinde cezai şart için 10.000,00 EURO (euronun,ödeme günkü kur üzerinden) tazminatın, masraf, ücreti vekalet ve en son imalatı teslim edilmesi gereken 15-07-2015 tarihinden geçerli, en yüksek banka mevduat faizi ve delil tespit masrafları ile birlikte davacı/mukabil davalıdan tahsile, karar verilmesini savunmuş, davayı ıslah ederek 10/01/2017 tarihli mukabil dava dilekçelerindeki yazılı talepleri ile bilirkişi ikinci ek raporunda nesafet payı namıyla lehlerine hesaplanan meblağ arasında talep dışı kalan 201.300,00 -10.000,00 TL =191.300,00 TL farkında ilk mukabil davadaki talepleri ile birlikte masraf, vekalet ücreti ve 05/06/2015 tarihinde geçerli en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme; davanın kısmen kabulü ile; takas mahsup defi nedeniyle karşı dava alacağı olan 201.300,00 TL asıl alacaktan mahsup edilmek suretiyle bakiye 272.224,66 TL asıl alacak yönünden davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hükmedilen alacak yönünden takas mahsup talebi bulunduğundan alacak belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, karşı davadaki nesafet farkı talebinin takas mahsup talebi değerlendirildiğinden reddine, eksik işler, yoksun kalınan gelir, cezai şart talepleri yönünden reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, davacı şirketin yüklendiği edimleri davalının ilave olarak talep ettiği imalatlar da dahil olmak üzere yerine getirerek 15.07.2015 tarihinde davalıya teslim ettiğini, nitekim teslimle birlikte davalı otele misafir kabul etmeye başladığını ve oteli işletmeye açtığını, bu arada davalının talep ettiği ufak tefek imalatlar ve açık ve gizli ayıplar giderildiği 12.02.2016 tarihinde eksik ve ayıplı olduğu bildirilen tüm imalatların tamamlanarak teslim edildiğine dair yazılı tutanak imzalandığını, ayrıca imalatlarla ilgili olarak düzenlenen hakediş raporlarının tamamının davalı şirketin proje müdürü olan ... tarafından onaylandığını, davacı şirketçe düzenlenen faturaların da davalı tarafından kabul edilerek, herhangi bir şerh konulmadan ve itiraza uğramadan kabul edilerek ticari defter kayıtlarına işlendiğini, ancak davalı şirket tarafından cari hesapta oluşan borca karşılık verilen çekler ödenmediğini, ayrıca cari hesapta kalan bakiye borcun da ödenmediğini, bunun üzerine davacı şirket tarafından karşılıksız kalan çeklerin cebri icra yoluyla davalıdan tahsil edildiğini, cari hesapta kalan 478.685.36TL alacağın tahsili amacıyla da Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyası üzerinden ilamsız takip başlatıldığını, davalı taraf takibe itiraz ettiğinden huzurdaki asıl davanın açıldığını, asıl davaya karşılık, davalı tarafın daha önce onaylayarak kabul ettiği hakedişlere göre kesilen faturaları kabul ederek defter kayıtlarına işlediği ve o güne kadar en ufak bir ihtarda bulunmadığı halde eksik ve ayıplı imalat nedeniyle ve işin geç teslim edildiğini de ileri sürerek cezai şart talebiyle karşı davayı açtığını, karşı davacı lehine alacağa hükmedilerek, asıl davadaki alacağımızdan takas ve mahsup edilen eksik ve ayıplı imalat nedeniyle hesaplanan nesafet farkı ve asıl davada likit olmadığı bildirilerek reddedilen inkar tazminatı yönünden istinaf talebinde bulunduklarını, karşı davada takas ve mahsup edilen nesafet farkı yönünden nesafet kesintisi yapılamayacağını, nesafet hesabının denetime elverişli yapılmadığını, yani hangi ölçüye göre bilirkişinin %15 veya %5 nesafet kesintisi yaptığını anlamanın mümkün olmadığını, teras kat ve çatıdan su girmesinin davacının kusurundan kaynaklanmadığı için bu su nedeniyle zarar gören parkelerden de davacı şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davalı tarafın davalının düzenlediği hakedişleri kabul ederek faturaları ticari defter kayıtlarına aldığını, davalının ayıba karşı tekeffül hükümlerinden yararlanamayacağını, taraflar arasındaki sözleşmenin TBK’nın 470 maddesinde tanımlanan ayıba karşı tekeffül hükümlerinin somut olayda uygulanması gerekeceğini, ilk derece mahkemesinin asıl davada, davalı leyhine hesaplanan nesafet bedelini takas ve mahsup ederek 272.224.66 TL asıl alacak yönünden takibin devamına karar verdiğini, verilen karar dikkate alındığında hükmedilen bedelin likit olduğunun açıkça ortada olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; taraflar arasında ,” istisna akti” gereğince bir “eser sözleşmesi” düzenlendiğini, davalı şirkete ait "palozza donizetti oteli" tadilatını,davacı/karşı davalı,yüklenici sıfatıyla,kısmen kaba ve ince işleri üç gurup halinde,kararlaştırılan "kalite"+ " şekil"ve "sürede" yapıp, yazılı tutanakla davalı şirkete teslim etmeyi vaad ve taahhüt ettiğini, davacı/karşı davalı müteahhit(yüklenici) bu tahhütünü bilerek veya bilmeyerek, ayırımı yapmaksızın, ihlal ettiği takdirde, sözleşmede sıralı cezai şartların ve yaptırımların uygulanmasını kabul ve tahhüt ettiğini, hatta bazı ihlallerin İstanbul (8) nci Sulh Hukuk Mahkemecinin 2016/ 3559.dosyası ile yapılan keşif sonucu verilen delil tesbit raporuyla sabit olduğunu, yerel mahkemenin buna rağmen subjektif ve indi gerekçelerle davalı lehine olan hususları nazara almama, hesaba katmama,şeklinde,keyfi takdirinin yerel mahkeme kararını hatalı kıldığını, toplanan deliller ve yapılan keşifle kalitesizlik dışında eksik imalatta olduğunun görüldüğünü, bu eksik imalat nedeniyle vaki tazminat talebimiz hesaplatırılmıyarak karşı davanın ve takas mahsup talebi yönünden bu istemin devre dışı tutulduğunu, yerel mahkeme kararının bu nedenle hatalı olduğunu, yerel mahkemenin kısmen takas mahsup şeklinde kabul ettiği nesafet farkının da çok düşük olduğunu, mazereti olmaksızın yazılı sözleşmedeki teslim sürelerine uymayan, yapılan sözlü ve yazılı ikaz ve ihtarlara aldırmayan, verilen sürede yazılı protokolle işi teslim etmeyen davacı/karşı davalı yüklenicinin temerrütü sabit iken geciktiği süreler için gecikme cezası (tazminatı) talebini red etmenin hukuki gerekçesinin bulunmadığını, olaya uyarlandığında, sözleşmede ön görülen "gecikme cezaları"talebinin kabul edilmeyip red edilmesinin bozmayı gerektiren bir hata olduğunu, sözleşmede şart koşulan geçerli bir "teslim tutanağının da"davacı/karşı davalıca ibraz edilmediğine göre yukarıdaki sürelere göre gecikme cezasını bilirkişiye hesaplattırıp davalı şirket lehine kabul edilmesi gerekirken bundan kaçınılmasının hatalı olduğunu, davalının, müteahhitin edimlerini tam ve zamanında yapmayışı, geciktirmesi ,rezervasyonların iptali ve bazı müşterilerin komşu otellere devri suretiyle hedeflediği ticari kazancından yoksun kaldığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici davalı ise iş sahibidir. Taraflar arasında 10.03.2015 tarihli davalıya ait otelin lobi katı ve çatı haricinde kalan 1,2,3,4,5 ve 6. Katlarda yer alan 79 adet otel odasının, 6 adet kat koridorlarının, 1 adet toplantı salonunun, sözleşme ekinde yer alan ince işler imalatların yapılması sözleşmesi ve 20.01.2015 tarihli otelin bazı kaba işlerin yapılmasına ilişkin sözleşme imzalanmıştır. Davada davacı, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince öncelikle örnek daire yapıldığını, beğenilmesi üzerine diğer otel oda inşaatların yapıldığını, davalının talep ettiği değişikler ve ilave imalatlar ile edimi tamamladıklarını, 15.07.2015 tarihinde teslim ettiklerini, davalının talepleri doğrultusunda ayıplı ve eksik imalatlar tamamlandığını, davalı iş bedelinin bir kısmını ödediğini ancak bakiye kalan 478.685,36 TL kısmını ödemediğini, girişilen icra takibine itiraz ile durması sebebiyle itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline talep etmiştir. Davalı, taraflar arasında 20.01.2015 sözleşme ile otelin kaba işlerin yapılması için 58.000,00 TL + KDV bedelli sözleşme imzalandığını bu sözleşme gereği davacı edimini 10.02.2015 tarihinde başlayacak ve 20.02.2015 tarihinde bitirmesi gerektiğini, yine taraflar arasında 10.03.2015 tarihli otele ait 79 adet oda 6 adet koridor, 1 adet toplantı salonu yapılması kararlaştırıldığı ve iş 10.03.2015 tarihinde başlamak ve 15.07.2015 tarihinde anahtar teslim bitirilmesi kararlaştırıldığını, mahallinde 05.02.2016 tarihinde yapılan keşifte görüldüğü üzere davacı edimlerini yerine tam olarak getirmediğini, şartnameye aykırı yapıldığını, davacı hakettiği bedelden fazlasını tahsil ettiğini, delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporu gereği 249.450,00 TL nesafet farkı oluştuğunu, sözleşme 27. Maddesi gereğince cezai şart talep etme şartlarının oluştuğunu belirterek davacının alacağı bulunmaması sebebiyle davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise karşı dava ile açılan alacaklarından takas ve mahsubunu talep etmiştir. Davalı karşı dava ile; davacının edimlerinden kaynaklı eksikler sebebiyle nesafet farkı için şimdilik 10.000,00 TL, eksik iş bedeli nedeniyle 10.000,00 TL geç teslim sebebiyle yoksun kalınan gelir kaybı için 10.000,00 TL, süresinde teslim edilmemesi sebebiyle cezai şart bedeli olarak 10.000,00 Euro bedelin tahsilini talep etmiştir. Mahkeme; dosya kapsamı, taraf beyanları ve bilirkişi raporu itibariyle; 201.300,00 TL takas ve mahsup edilerek bakiye kalan 272.224,66 TL asıl alacak yönünden asıl advanın kabulüne, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, icra inkar tazminat taleplerin reddine, karşı davada ise; nesafet bedeli asıl davada karar verildiğinden reddine, cezai şart ve yoksun kılınan gelir kaybı ve cezai şart talepleri yönünden davanın reddine karar vermiştir. Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesi ile, ".... Şayet savunmamıza itibar edilmeyip, davacı lehine bir meblağ çıkarsa o takdirde de mukabil davamızdaki alacağımızla takas mahsubuna, karar verilmesini.." talep etmiş ve aynı zamanda karşı davası ile; nesafet farkı bedeli, eksik işler bedeli, geç teslim sebebiyle gelir kaybı bedeli, cezai şart bedelinin tahsilini talep etmiştir. Mahkeme, karşı dava talepleri itibariyle asıl davada davalı-birleşen davada davacı'nın 201.300,00 TL alacağı bulunduğunu kabul ederek, " takas mahsup defi nedeniyle karşı dava alacağı olan 201.300,00 TL asıl alacaktan mahsup edilmek suretiyle bakiye 272.224,66 TL" asıl alacak yönünden.." " karşı davadaki nesafet farkı talebinin takas mahsup talebi değerlendirildiğinden reddine, eksik işler, yoksun kalınan gelir, cezai şart talepleri yönünden reddine," karar verilmiştir. Bilindiği gibi, takas ve mahsup talebi iki farklı hukuki durumdur. Davada takas ve mahsup talebinde bulunabileceği gibi, karşı dava şeklinde de açılması mümkündür. Ancak harç yatırılmak suretiyle karşı dava ile takas mahsup talepleri itibariyle dava konusu yapılmış olması halinde, mahkemece karşı dava'nın ayrı bir dava olması dikkate alınarak ayrı değerlendirme ve sonucuna göre hüküm verilmesi gerekmektedir. Somut olayda, mahkemece karşı davada talep edilen Nesafet bedeli olarak kabul edilen bedeli, asıl davada kabul edilen bedelden mahsup edilmesi şeklinde yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur. Mahkemece gerek asıl dava ve gerek ise karşı dava hakkında ayrı ayrı değerlendirme ve inceleme yapılmak suretiyle hüküm kurulması gerekmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararları ile Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuruya ilişkin kararlarında gerekçeli karar hakkının adil yargılanma hakkının somut görünümlerinden olduğu belirtilmiştir. Anayasa'nın 141/3. maddesine göre bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Adil yargılanma hakkının sağlanması kapsamında kararların gerekçeli olmasıyla ilgili kamu düzenine ilişkin hükümlere 6100 sayılı HMK'da da yer verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 294. ve 297. Maddelerinde hüküm fıkrasında nelerin yer alacağı açıklanmış ve 297/son maddesi gereğince hükümde, tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alacağı belirtildikten sonra hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerektiği belirtilmiştir.HMK'nın 26 ve 297. Maddeleri gereğince davacının tüm talepleri hakkında olumlu veya olumsuz karar verilmesi ve verilen kararın gerekçesinin açıklanması hukuki bir zorunluluktur. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun birçok kararında da aynı hususlara işaret edilmiştir.O halde, mahkemece Anayasa'nın 141. maddesinin 3. fıkrası ile ona koşut düzenleme içeren HMK’nın 297. ve 26. maddelerindeki hükümler gözetilmek suretiyle, davacının talep ettiği tüm kalemler yönünden değerlendirme yapılıp olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi ve talepler hakkında verilecek kararın gerekçesinin açıklanması suretiyle, yapılacak inceleme ve araştırma sonucuna uygun karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece verilen kararın gerekçe kısmında, asıl davanın kabul edilen miktar ve bu miktarın neden kabul edildiğine ilişkin gerekçe belirtilmemiştir. Özellikle gerekçe bölümde, "... 12.09.2018 ve 08.01.2021 tarihli bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarında belirtildiği şekilde Bakırköy ...icra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki takipten davacı-karşı davalı alacaığının inceleme neticesinde belirlenen 398.524,66 TL nesafet bedeli olan 201.300,00 TL takas ve mahsubunun kabulü ile 75.000,00 TL ödemeye ilişkin davalının kabulünde olmadığı, ..." denilmiştir. Mahkemece dava dosyası hakkında değerlendirme yapmadan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 08.01.2021 tarihli ek rapor gerekçe olarak belirtilmek suretiyle hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Ancak bilirkişi raporunda yer alan 75.000,00 TL mükerrer ödemeye ilişkisin ne şekilde bir karar verildiği belirtilmemiştir. Yine mahkemece asıl davanın, kısmen kabulü ile; 201.300,00 TL nesafet bedeli düşülerek bakiye alacak olan 272.224,66 TL asıl alacak üzerinden davanın kabulüne karar vermiş olmakla, kabul edilen toplam alacak bedelinin 473.524,66 TL olmakta olup, gerekçeli hükümde asıl davanın bu miktarda kabul edildiğine ilişkin bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan hüküm verildiği anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece asıl alacak miktarını tüm dosya kapsamı itibariyle değerlendirme ve inceleme yapmak suretiyle, sonucuna göre hüküm kurması gerekirken; yukarıda açıklanan sebeplerle gerekçesini belirtmeden hüküm oluşturulması ve yine karşı dava yönünden özellikle nesafet bedeli kabulüne ilişkin kabulün gerekçesi belirtilmeden hüküm kurulması hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, 2-BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 08/04/2021 tarih, 2016/1159 Esas, 2021/451 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 08/07/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.