T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2523
KARAR NO: 2025/792
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/03/2021
NUMARASI: 2014/1593 Esas, 2021/364 Karar
DAVANIN KONUSU: Eser Sözleşmesinin haklı feshi nedeni ile zararın tazmini
KARAR TARİHİ: 08/07/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinin davacı iş sahibi tarafından haklı feshi nedeni ile uğranılan zararların tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili; davacının Giresun'un Yağlıdere ilçesinde mevcut Kayaköprü Hidroelektirik Santrali Üretim Tesisi'nin 29.01.2009 tarihinden itibaren 49 yıl süreyle üretim faaliyeti göstermek üzere 29.01.2009 tarih ve EÜ/1952-1/ 1385 nosu ile lisans ve projeye sahip olduğunu, taraflar arasında Kayaköprü 1 Hes projesinin, 2 adet düşey eksenli FRANC1S (Vertical) Türbin-Generatör montajı ve diğer elektromekanik işlerinin yapılması, devreye alınmasını, testlerinin yapılması ve işler vaziyette teslimi konusunda 10.11.2011 tarihinde sözleşme düzenlendiğini, davalıya aynı tarihte yer tesliminin de yapıldığını, davalının işi 27.12.2011 tarihinde bitirmemesi nedeniyle davacı şirket tarafından Kartal ... Noterliği'nden 22.02.2012 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamenin gönderilerek işin 7 gün içerisinde tamamlanması ve teslim edilmesinin istendiğini, davalı şirketin yollanan ihtarnameye cevaben Beşiktaş ... Noterliği'nin 13.03,2012 tarih ve ... yevniye nolu ihtarname ile "davacı şirket adına görev yapan proje sorumlularının hatalı ve birbiriyle çelişen talimatları, teknik yetersizlikleri nedeniyle işlerin aksadığnı, işin tamamlanmaya yakın iken talimat ve ekipman hatalarından dolayı işin söktürülüp yaptırılmaya başlandığını, iş değişikliği nedeniyle geçen sürelerin teslim süresine ilave edilmesini, ilave hizmet bedeline hak kazandıklarını" belirttiğini, daha sonra tarafların bir araya geldiklerini, davalının montaja herhangi bir süpervizör olmaksızın kendi yöntem ve sorumluluklarında tamamlayacağını taahhüt ettiğini, davacının da işin daha fazla uzamaması için bu talebi kabul ettiğini, bunun üzerine taraflar arasında imzalanan 03.04.2012 tarihli ek sözleşmede "Ünite I türbin için sahada süpervizör bulundurulmayacağı ve ... Makine şirketinin torna işinin bitmesini takiben 20 gün içinde Ünite 1 türbin mekanik montaj işinin ... tarafından bitirileceği, ana sözleşme bedelinin ek sözleşme ile 127.500 Euro'ya çıkartıldığı, ek sözleşme imza tarihine kadar davalıya 75.000 Euro ödeme yapıldığını, geriye kalan 52.50000 Euro için ödeme takviminde; 12.500 Euronun, davalı montaj ekibinin montaj yerine ulaştığında, 12.500 Euronun Head cover ve çark şaftının montajı tamamlandığında, 12.500 Euro rotor ve taşıyıcı yataklarının montajı tamamladığında 15.000 Euro türbinlerin komple döndürülüp testlerinin bitirilip devreye alınmasından sonra ödeneceğinin kararlaştırdıklarını, davalının 02/05/2012 tarihinde montajın tamamlandığını bildirdiğini, 21/06/2012 tarihi itibariyle kuru testlere geçildiğini, test sırasında iki ünitede de sigorta pimlerinin kırıldığının gözlemlendiğini, daha sonra farklı firmadan tesisin incelenmesinin istendiğini ve montajın hatalı yapıldığını ve türbinin komple sökülerek yeniden doğru olarak montajının yapılması gerektiğinin ve sulu testlere geçilmemesi gerektiğinin bildirildiğini, davacı şirketin Espiye Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/54 D. İş Sayılı dosyası ile 03/08/2012 tarihinde delil tespiti talebinde bulunduğunu, yapılan bilirkişi incelemesinde montajın hatalı ve kusurlu yapıldığının tespit edildiğini, davalının borçlarını ifa etmediğini, 03/04/2012 tarihli ek sözleşmedeki işin tamamlanma süresi dolunca Kartal ... Neterliğinden 19/07/2012 tarihinde ihtarname gönderildiği ve işin tamamlanması ve ünitelerin çalışır vaziyette teslimi için davalıya son kez süre verildiği, süre sonunda iş hala tamamlanmadığından Kartal ... Noterliğinden 30/07/2012 tarihinde ihtarname gönderildiğini ve sözleşmenin feshedildiğini, 08/08/2012 tarihindeki delil tespiti neticesinde hatalı montaj yapıldığı, kuru test bitmeden ıslak teste geçilemeyceği, bunun risk oluşturduğu belirtilmesine rağmen davalının 10/08/2012 tarihinde cevabı ihtarname göndererek üniteleri devreye almaya başlayacaklarını beyan ettiğini, bunun sorumsuzluk örneği olduğunu ve davacının buna izin vermesinin mümkün olmadığnı, davalının 10/08/2012 tarihinde gönderdiği ihtarnamesine ekle 27/07/2012 tarihli 132.750 Euro'luk faturanın davacı tarafından Kartal ... Noterliğinden 16/08/2012 tarihinde iade edildiğini, davacının davalı tarafından eksik ve hatalı yapılan montajı üçüncü kişilere en baştan yaptırmak zorunda kaldığını, 05/04/2013 tarihinde 1. Üniteyi devreye aldığını, 2. Ünitenin geçici kabulünün ise 08/05/2014 tarihinde gerçekleştirildiğini, sözleşmenin 9. maddesinde; davalının işi işverenin talimatlarına uygun yapmayı, yanlış-eksik çalışmaları bedelsiz düzeltmeyi, aksi halde işverenin üçüncü kişiye iş yaptıracağının ve ücret tenkisinde bulunma hakkına sahip olduğunun kararlaştırıldığını, davacının süre tanımasına rağmen davalının gereği gibi iş tamamlayamadığını, TBK m. 473/II hükmünce sözleşmeye aykırılık olduğunu, davalının süpervizör talimatlarına uymadığını, ek sözleşme ile de süpervizör olmaksızın işi tamamlayacağını kabul ettiğini, iş teslim etmediklerini, bunun Ağustos 2012 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiğini ve işin geçici kabulüne kadar yapılan işlerin uygun şekilde yapılıp yapılmadığı belirlenemeyeceğini; sözleşmenin devamı sırasında davalı yükleniciye yapılan ödemelerin tümünün avans olduğunu, yüklenici tarafından işin tamamlanmadığı ve montajın eksik ve kusurlu ifa edildiği tespit edildiğinden fazladan yapılan ödemelerin iadesini, ayrıca kusurlu işlerin düzeltilmesi için üçüncü kişilere ödenen tutarın tazminini, santralin süresinde devreye alınacağı düşünülerek işletme elemanlarının istihdam edildiğini, işletme giderlerinin yapıldığını, gecikme nedeniyle üretim kayıplarının olduğunu, sözleşmenin 8. Maddesi gereğince davalı aleyhine gecikme cezasının kararlaştırıldığını, zarar kalemlerinin tek tek tespitini ve davalıdan tahsilinin gerektiğini belirterek; bu zarar kalemlerinin tespiti ile zararlar bakımından fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000TL'nin ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile; davanın davacının haklı sebeple sözleşmeyi fesih sebebiyle uğranılan zararların şimdilik 20.000TL.sinin tahsiline yönelik açıldığını, ancak davalının üstlenip de yapmadığı montajın tekrar yapılması, kusurlu işlemlerin düzeltilmesi için üçüncü kişilere yapılan ödemeler ile kullanılan malzeme gideri ile bakım ve diğer işçilik ödemeleri bakımından toplam 690.000 TL artırdığını belirtmiştir. Davalı vekili;10.11.2012 tarihli sözleşmenin konusunun davacı süpervizörlerinin talimatlarıyla ve nezaretinde montaj, devreye alma, testlerin yapılması, teslim borcunun kabul edildiğini, malzemenin davacı tarafından sağlanacağının kararlaştırıldığını, davacının ihtarnamesine cevaben Beyoğlu ... Noterliği'nden gönderilen ihtarnamede; davacının çelişen talimatları, teknik yetersizlikleri, davacının sağladığı malzemenin montaja uygun olmaması sebebiyle projede aksaklık yaşanacağının davacıya defalarca belirtildiğini, 02.02.2012 tarihinde TÜVSÜD'den rapor alındığını, ek sözleşme ile sahada süpervizörün bulunmayacağı hususunda anlaşıldığını, davacının yine de sahada olduğunu, talimat verdiğini, süpervizörlerin verdiği malzemenin kullanıldığını, dava dilekçesinde kabul edildiği üzere 02.05.2012 tarihinde 1. ünitenin teslim edildiğini, davalının hala 22.950 Euro KDV'yi alamadığını, davacının dava dilekçesinde 8. bentte belirttiği gibi dava dışı ...'den alındığı iddia edilen rapor bakımından davacının ispat yükünün olduğunu, davalının sözleşmeler gereğince işi yaptığını, davacı çalışanlarının talimatlarındaki çelişkiler yüzünden sorunlar yaşandığının ihtar edildiğini, TBK. m.472, 476 hükümlerince davalının ayıptan sorumlu olmadığını, tazminat yükümlüsünün tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olması halinde ve hakkaniyet gerektirirse tazminatın indirilebileceğini, davacının zararın doğmasına da, artmasına da neden olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 24/03/2021 tarihli karar ile; davacı iş sahibi firmanın, kuru testlerin başında, sistemi yapan davalı yüklenici firmaya haber vermeksizin kendi başına, 21/06/2012 tarihinde sistemin çalıştırılması ve mekanizmalarının zorlanması ile pimlerin kırılmasına, kendi kusurlu davranışı ile sebep olduğunun tespit edildiğini, davaya konu sistemdeki ayarların bir çoğunun dosyaya sunulan teknik rapor uyarınca; kuru testler sırasında davalı yüklenici tarafından yapılması gerekirken; davacı firmanın kendi kusuru ile ve davalı firmanın kuru testlere çağrılmamasından dolayı meydana gelen zarardan kendisinin sorumlu olması gerektiği ve dolayısıyla davalının kuru testlere bir dahili olmadığından, kusurunun olduğundan bahsedilemeyeceği, montajın ilk aşamasında olan Çinli süpervizör ile davacı iş sahibi arasındaki yapılan ilk montajların hatalı olması, bazı parçalardaki imalattan kaynaklı hataların olması, imalatı yapılan parçaların bazılarının projeye uygun imal edilmemesi ve dolayısı ile montaja uygun boyutlarda olmadığından; ikinci aşamadaki hatalara zemin hazırlandığı, meydana gelen zararlara davacının kendi kusuru ile sebep olduğu, hem de haksız olarak sözleşmeyi feshettiği gerekçesi ile davanın ispat edilememesi nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; mahkemenin gerekçesine kök raporu yerleştirdiğini ancak bu raporun baştan savma olduğunu, rapora itirazlarından sonra düzenlenen ek hiçbir itiraz değerlendirilmeden, dosyada mevcut olan " Yer ve İş teslim tutanağı" nın dosyada olmadığından bahisle, yine aynı ciddiyetsizlikle ve mahkemeyi yanıltıcı bir ek rapor düzenlendiğini, salyangoz (spıral case) montajı akabinde gerçekleştirilecek tüm türbin-generatör ve yardımcı ekipmanları montajının sözleşmeye göre bizzat davalının yükümlülüğünde olduğunu, davalının yüklendiği işin bir bütün olup, birinci aşama- ikinci aşama diye bir süreç olmadığını, dosyada yer alan, davalının imzasını taşıyan yer teslim tutanağı ile 10/11/2011 tarihinde yükleniciye yer teslimi yapıldığını, davalının salyangozu hassas terazi ile ölçtüğünü, montaj işini mevcut durumu bilerek üstlendiğini, üstelik 10.08.2012 tarihinde noterden gönderdiği ihtarnamede, 02.05.2012 tarihinde tüm montaj işlemlerini tamamladığını ve üniteyi çalışır vaziyette teslim ettiğini iddia ettiğini, dolayısı ile salyangoz platformunun hatalı kurulduğu savı ile davalının bu beyanının çeliştiğini, dosyaya sunulu delil tespit dosyalarındaki bilirkişi raporlarından davalının üstlendiği işi çalışır vaziyette teslim edemediğinin anlaşıldığını, davalının montajı 02.05.2012 tarihinde tamamladığını beyan etmesi üzerine, davacı şirketin o dönemdeki müdür yardımcısı ... tarafından 10.05.2012 tarihinde testler için sahaya çağrılmış, bunun üzerine davalının 14.05.2012 tarihinde sahada bulunduğunu, daha sonra davalının ekibinin sahaya tekrar çağrıldığını ve 20.06.2012 tarihinden itbaren devreye alma çalışmalarında bulunduğunu, yine davalı tarafın dosyaya sunulan 22.06.2012 tarihli e-mailde, davalı yetkilisi ...'in “ 21 haziran’da yapılan test ve devreye alma çalışmaları ile ilgili detayları bulabilirsiniz….” diyerek; testleri kendilerinin yaptığını açıkça ifade ettiğini, ayrıca, davalı şirket sahibi/yetkilisi ...'ın tanık beyanında; “ testler öncesinde davacı bizi sahaya davet etti…” diyerek; davet edildiklerini açık ve net biçimde beyan ettiğini, kaldı ki; taraflar arasındaki sözleşmenin 12.03- nolu maddesinin son bendine göre “ kuru testler montaj esnasında gerçekleştirilecektir.” denildiğini, dolayısı ile kuru testlerin gerçekleştirilmesinin montajdan ayrı bir süreç olmayıp, davacının özel olarak bu iş ya da aşama için davalıyı çağırmasının gerekmediğini, davalının sunduğu vardiya raporlarından görüldüğü üzere taşlama ve şimleme işlemlerinin davalı yüklenici personeli tarafından gerçekleştirildiğinin anlaşıldığını, sadece davalı yüklenicinin de talebi üzerine yapılan tornalama işleminin ... adlı şirket tarafından yapıldığını, zaten 03.04.2012 tarihinde akdedilen ek sözleşmede ... Makine’nin tornalama işlemlerini tamamlamasına müteakiben montajın tamamlanacağının açıkça belirtildiğini, davalı yüklenici, torna işlemlerinin tamamlanmasından sonra montajı yapıp çalışır vaziyette teslim edeceğini taahhüt ettiğini, zaten davalının“işi üstlendim ve çalışır vaziyette teslim ettim” iddiasında olduğunu, "malzemeler nedeniyle yapamadım" şeklinde bir savunması olmadığını, davalı şirket yetkilisi ... tanık beyanında “…yeniden montaj istediler ancak işi doğru yaptığımız için bu öneriyi reddettik.” şeklinde, kendilerinden tekrar montaj istendiğini ancak işi tamamladıkları için reddettiklerini de açıkça ifade ettiğini, oysa ki montajın gereği gibi yapılamadığı bu nedenle sistemin çalışmadığı/sigorta pimlerinin kırıldığının dosya kapsamında mahallinde yapılan (davalı firmanın yetkililerinin de hazır bulunduğu) keşif ve bilirkişi raporu ile kanıtlandığını, dosya kapsamından da görüldüğü üzere montajın ... Enerji adlı başka bir firmaya yaptırıldığını ve ünitenin devreye alındığını, halihazırda da tam yükle çalıştığını, baştan savma raporda bilirkişilerin “montaj-demontaj parçası saplamaların montaj sırasında kesilmiş oldukları doğru değildir” şeklinde, tamamen gerçek dışı ve dosya kapsamında bizzat davalının sunduğu delillerle çürütülen bir tespitte daha bulunduklarını oysa; davalının delil tespit dosyasına sunduğu rapora itiraz dilekçesi ve ekindeki 03.12.2011 ve 08.12.2011 tarihli vardiya raporlarından görüldüğü üzere, hiç kimseden izin veya onay almadan “genleşme contası” diye adlandırdığı saplamaları davalının kestiğini, davalının defterlerinin kendi lehine delil kabul edilmediğini, bun karşılık kesin delil niteliği tevsik edilmiş davacı defter ve kayıtlarına göre, davalı tarafa 112.520 Euro ödeme yapıldığının görüldüğünü, söz konusu işler yüklenici tarafından tamamlanmadığı için davacının yeni bir montaj firmasıyla anlaştığı ve bu defa da montaj için 388.500 TL ödeme, işçilik, bakım ve malzeme bedelleri dahil toplam 690.000 TL ilave harcama yaptığını, oysa davalının, bizzat kendilerinin katıldığı mahallinde keşif ve bilirkişi incelemelerinde işi doğru yapmadıkları, montajın kuru ve ıslak testlerden geçemeyeceği uzman bilirkişilerce tespit edildiği halde ve davacı işverenin kendisinden montajı tekrarlamasını istemesine rağmen, “ çalışır vaziyette teslim ettim” diyerek işi tamamlamaktan kaçındığını, davalının montajın birinci aşamasında olmadığı hususunun doğru olmadığını, davalının montajın başından beri- her iki aşamada da bulunduğunu, Çinli süpervizörlerin 29.02.2012 tarihinde davalı montajcı firma ile yaşadıkları ihtilaflar nedeniyle sahayı terk ettiklerini, davalı ile imzalanan 03.04.2012 tarihli ek sözleşmenin, bu vesile ile yapıldığını ve 03.04.2012 tarihli ek sözleşmede, davalının süpervizörler olmadan bu defa işi tek, başına yapıp, teslim edeceği taahhüdünde bulunduğunu, Espiye Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde yapılan tespitte ciddi montaj hatalarının yapıldığının tespit edildiğini, Montaj malzemelerinin imalat hatalı olduğuna dair davalı beyan ve savunması olmadığı gibi, bunların hatalı olması nedeniyle montajının yapılamadığına dair dosyada hiçbir belge-tespit ya da rapor bulunmadığını, aksine hatalı montaj yapıldığına dair iki adet mahkeme raporu bulunduğunu, her şey bir yana, bu işi...Firmasının tamamladığını, Bu hususa dair faturalar, iş ve işlem raporları, geçici kabul belgelerinin dosyaya sunulduğunu, üstelik; işi bitiren şirketin aynı salyangoz üzerine, aynı malzemeleri kullanarak bu işi tamamladığını, yeni bir heyetten rapor alınması taleplerinin kabul edilmediğini, 10.11.2011 tarihli sözleşmenin 3. ve 4. maddelerine göre kuru testleri yapmanın zaten yüklenicinin görevi olduğunun, sözleşmenin 16. maddesine göre; “Yüklenici montajların bittiğini yazılı olarak işverene bildireceği ve Test raporlarını işverene sunacağına” dair taahhüt ile yükümlülüğü bulunduğunu, davalı yüklenicinin kuru testlere çağrıldığına dair delillerin dosyada mevcut olduğunu, kaldı ki, davalının 11.08.2014 tarihli cevap dilekçesinin 4. sayfasının 6. paragrafında, “davalı müvekkil 02.05.2012 tarihinde sözleşmeye konu işi tamamen teslim etmesinden sonra birkaç kez devreye alma işlemi için sahaya davet edilmişse de elektrik işlerinin bitmemesi ve bazı eksikliklerden dolayı devreye alma işlemi gerçekleştirilememiştir.” şeklinde beyanlarının bulunduğunu, öte yandan, davalının dahi, kuru testlerde yer almadığı şeklinde bir iddiası veya savunması olmadığını, 31.08.2012 tarihli ve Espiye Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/54 D.İş sayılı raporda Makine ve Elektrik mühendislerinin santralin üzerinde, tespit ettiği bulguları içeren raporda; montaj aşamasında bazı testlerin yapılmadığı, projeye uygunlukların olmadığı, “montajın ancak teorik olarak bitirildiği, ayar kanatlarının alt ve üst ringler ile klerans değerlerinin yapılan incelemede kurs boyu ve kanat açıklıklarının olması gereken değerlerin ve ölçülerin altında olduğu, ayar kanatları da servomotor kurs boyu 90mm üzerine çıktığından zorlamasından dolayı sigorta kırdığı ve kendisini boşa çıkardığının” tespit edildiğini belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Taraflar arasında 10.11.2011 tarihli eser sözleşmesi akdedilmiştir. Davacı yan davacının Giresun'un Yağlıdere ilçesinde mevcut Kayaköprü Hidroelektirik Santrali Üretim Tesisi'nin 29.01.2009 tarihinden itibaren 49 yıl süreyle üretim faaliyeti göstermek üzere lisansa sahip olduğunu, taraflar arasında Kayaköprü 1 Hes projesinin, 2 adet düşey eksenli FRANC1S (Vertical) Türbin-Generatör montajı ve diğer elektromekanik işlerinin yapılması, devreye alınmasını, testlerinin yapılması ve işler vaziyette teslimi konusunda 10.11.2011 tarihinde sözleşme akdedildiğini, davalı yan montajı bitirdikten sonra kuru testlere geçildiğini, test sırasında iki ünitede de sigorta pimlerinin kırıldığını, davacı şirketin Espiye Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/54 D. İş Sayılı dosyası ile 03/08/2012 tarihinde delil tespiti talebinde bulunduğunu, yapılan bilirkişi incelemesinde 08/08/2012 tarihli rapor ile montajın hatalı ve kusurlu yapıldığının tespit edildiğini, davalının borçlarını ifa etmediğini, iş verilen ek sürelere rağmen tamamlanmadığından Kartal ... Noterliğinden 30/07/2012 tarihinde ihtarname göndererek; sözleşmeyi feshedildiğini, davalı tarafından eksik ve hatalı yapılan montajı üçüncü kişilere en baştan yaptırmak zorunda kalındığını, davacının süre tanımasına rağmen davalının gereği gibi iş tamamlayamadığını, TBK m. 473/II hükmünce sözleşmeye aykırılık olduğunu, davalının süpervizör talimatlarına uymadığını belirterek; fazladan yapılan ödemelerin iadesini, ayrıca kusurlu işlerin düzeltilmesi için üçüncü kişilere ödenen tutarın tazminini, santralin süresinde devreye alınacağı düşünülerek işletme elemanlarının istihdam edildiğini, işletme giderlerinin yapıldığını, gecikme nedeniyle üretim kayıplarının olduğunu, sözleşmenin 8. maddesi gereğince; davalı aleyhine gecikme cezasının kararlaştırıldığını, zarar kalemlerinin tek tek tespitini ve davalıdan tahsilinin gerektiğini belirterek; bu zarar kalemlerinin tespiti ile zararlar bakımından fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalı yüklenici; sözleşmenin konusunun; davacının süpervizörlerinin talimatlarıyla ve nezaretinde montaj, devreye alma, testlerin yapılması, teslim borcunun kabul edildiğini, malzemenin davacı tarafından sağlanacağının kararlaştırıldığını, davacının ihtarnamesine cevaben Beyoğlu ... Noterliği'nden gönderdikleri cevabı ihtarnamede; davacının çelişen talimatları, teknik yetersizlikleri, davacının sağladığı malzemenin montaja uygun olmaması sebebiyle projede aksaklık yaşanacağının davacıya defalarca belirtildiğini, 02.02.2012 tarihinde TÜVSÜD'den rapor alındığını, ek sözleşme ile sahada süpervizörün bulunmayacağı hususunda anlaşıldığını, davacının yine de sahada olduğunu, talimat verdiğini, süpervizörlerin verdiği işe uygun olmayan malzemenin kullanıldığını, hala bakiye alacağının ödenmediğini, TBK. m.472, 476 hükümlerince davalının ayıptan sorumlu olmadığını, davacının zararın doğmasına da, artmasına da neden olduğunu belirterek; davanın reddini istemiş, Mahkemece; davacı iş sahibinin, kuru testlerin başında, kuru testin davalı yan tarafından yapılması gerekirken; kuru testi, sistemi yapan davalı yüklenici firmaya haber vermeksizin kendi başına, 21/06/2012 tarihinde sistemin çalıştırılması ve mekanizmalarının zorlanması ile pimlerin kırılmasına, kendi kusurlu davranışı ile sebep olduğunun yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, dolayısıyla davalının kuru testlere bir dahili olmadığından, kusuru olduğundan bahsedilemeyeceği, montajın ilk aşamasında olan Çinli süpervizör ile davacı iş sahibi arasındaki yapılan ilk montajların hatalı olması, bazı parçalarda imalattan kaynaklı hataların olması, imalatı yapılan parçaların bazılarının projeye uygun imal edilmemesi ve dolayısı ile montaja uygun boyutlarda olmadığından; ikinci aşamadaki hatalara zemin hazırlandığı, meydana gelen zararlara davacının kendi kusuru ile sebep olduğu, haksız olarak sözleşmeyi feshettiği gerekçesi ile davanın ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda davalı yüklenici, davacının 49 yıllığına lisans sahibi olduğu, Giresun'un Yağlıdere ilçesinde mevcut Kayaköprü Hidroelektirik Santrali Üretim Tesisi bünyesindeki, Kayaköprü 1 Hes projesinin, 2 adet düşey eksenli Türbin-Generatör montajı ve diğer elektromekanik işlerinin yapılması, devreye alınmasını, testlerinin yapılması ve işler vaziyette teslimi işini, 10.11.2011 tarihli sözleşme ile üstlenmiştir. Sözleşmeye göre malzemenin davacı iş sahibi tarafından sağlanacağı ve davacının süpervizörünün gözetim ve talimatları ile işi yapacağı kararlaştırılmıştır. Dosya kapsamından; davalı yüklenicinin, davacı iş sahibine, Beyoğlu ... Noterliği'nden gönderdiği ihtarname ile; davacının çelişen talimatları, teknik yetersizlikleri, davacının sağladığı malzemenin montaja uygun olmaması sebebiyle projede aksaklık yaşanacağının davacıya bildirildiği, daha sonra yapılan ek sözleşme ile davalının süpervizör olmadan çalışmasının kararlaştırıldığı ancak bu kez iş konusunda tecrübesi olmayan davacı iş sahibinin, davalıya talimat vererek iş yaptırmaya çalıştığı, yine dosya kapsamından alınan bilirkişi raporundan montaj işleminin 2 aşamalı olduğu, 1. Aşamanın yani spiral case montajının; davacı iş sahibi ile Çinli süpervizör tarafından hatalı şekilde yapıldıktan sonra işe davalı yüklenicinin dahil olduğu, malzemenin davacı iş sahibi tarafından temin edildiği, malzemenin işe uygun olmadığının davalı yüklenici tarafından davacı iş sahibine gerek sözlü gerekse yazılı olarak ihtarname ile bildirildiği halde davacı yan tarafından bu konuda herhangi aksiyon alınmadığı, tüm montaj işi bittikten sonra kuru ve ıslak testlerin davalı yan tarafından yapılmasının gerektiği, davacı şirket danışmanı ...'un tanık beyanında kuru testleri kendisinin yaptığını ikrar ettiği, davalı tanığı olan davalı şirketin kurucu ortağı ...'in kuru testler yapılmadan önce kendilerini davet ettikleri şeklindeki beyanından, davacının davalıyı kuru teste değil , kuru testler yapılmadan önce davalıyı sahaya davet ettiğinin anlaşıldığı, yine davalı tanığı ...'ın tanık beyanında; kuru ve sulu testleri yapmalarına davacı ... Şirketinin izin vermediğini beyan ettiği, Tüvsüd'den alınan raporda da davacının temin ettiği ekipmanın düşük kalitede olduğu ve problem çıkaracağının belirtildiği, davalı yan tarafından, davacı yana gönderilen 14.05.2015 tarihli mailinde eksiklikleri ve soruları bildirdiği, yine 15.06.2015 tarihli mail ile davacı yandan test ve devreye alma programı hakkından kendilerini bilgilendirmelerini istediği, aynı tarihte davacı şirkette genel müdür yardımcısı olarak çalışan ...'ın cevabı mailinde ; davalının pazartesi günü teste başlamasını istediği, davalı yanın bu maile cevabında iş yoğunluğu sebebi ile çarşamba günü sahada olabileceklerini bildirdiği, davacının istinaf dilekçesinde bahsedilen, davalı tarafından davacı yana gönderilen 22.06.2012 tarihli mailden ise davalı iş yüklenicinin; 21.06.2012 tarihinde devreye alma ve test çalışmaları ile bildi verdiği, sahada bir çok aksaklık tespit ettiği ve bu aksaklıkların giderilmesi gerektiğini, giderilmeden test yapılamayacağını davacı iş sahibine bildirdiği buna rağmen davacı iş sahibinin kuru testi, sistemi yapan davalı yüklenici firmadan bağımısz kendi başına, 21/06/2012 tarihinde gerçekleştirmek sureti ile mekanizmalarının zorlanması ile pimlerin kırılmasına, kendi kusurlu davranışı ile sebep olduğu, dolayısı ile bu durumda TBK'nun 472. ve 476. Maddelerinin uygulama alanı bulacağı, TBK nun 472.maddesinde;" Malzeme yüklenici tarafından sağlanmışsa yüklenici, bu malzemenin ayıplı olması yüzünden işsahibine karşı, satıcı gibi sorumludur. Eser meydana getirilirken, işsahibinin sağladığı malzemenin veya eserin yapılması için gösterdiği yerin ayıplı olduğu anlaşılır veya eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durum ortaya çıkarsa, yüklenici bu durumu hemen iş sahibine bildirmek zorundadır; bildirmezse bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur". TBK nun 476. Maddesinde "Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın, iş sahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple iş sahibine yüklenebilecek olursa işsahibi, eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz." hükmünün düzenlendiği, davalı yüklenicinin, iş sahibinin temin ettiği malzemelerin işe uygun olmadığını, ayıplı olduğunu defalarca iş sahibi davacıya bildirdiği, iş sahibi ve Çinli Süpervizör'ün verdiği hatalı talimatlar yüzünden işin sekteye uğradığı, bu nedenle uğranılan zararlardan davalı iş sahibinin sorumlu olamayacağı ve sözleşmenin feshinin haksız olduğu anlaşıldığından; mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetli olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 24/03/2021 tarih ve 2014/1593 Esas, 2021/364 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 08/07/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.