T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/2331
KARAR NO:2025/779
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:04/03/2021
NUMARASI:2019/330 Esas, 2021/368 Karar
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:08/07/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan itiraz iptaline ilişkin olup; mahkemece davanın reddine dair verilen karara davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili , davacı şirketin, davalı şirket aleyhine ... sayılı dosyası ile icra takibine geçerek , davalı borçluya ödeme emri tebliğ edildiğini, borçlu tarafından takibe, faiz oranına ve tüm fer'ilere itiraz edildiğini, davacı şirket ile davalı borçlu arasında 11.03.2013 tarihinde ... İşi sözleşmesinin imzalanmış olduğunu, montaj işleminin davacı tarafından gerçekleştirildiğini, ancak davalının ödenmesi gereken bedeli davacı şirkete ödemediğini, davalı borçlunun davacı şirkete 147.855.44-TL tutarında borcunun bulunduğunu, davalının tarafından yapılan itirazın yasal takibi uzatmaya dönük olduğunu belirterek, itirazın iptalini, takibin devamını, davalı borçlunun %20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili , Davalı şirketin davacı şirkete bir borcunun bulunmadığını, Davacı şirket ile müvekkil şirket arasında düzenlenen sözleşmenin (x) ve (xi) bentlerine göre işçilik ve her türlü kanuni işçi ödemeleri ile vergi, prim ve fon ödemelerinin yükümlülüğünüm davacı yüklenici şirkete ait olduğunu, ancak davacı yüklenici şirketin söz konusu bu yükümlülüklerini yerine getirmeyerek 10.10.2013 tarihli yazı ile bu ödemelerin davalı şirket tarafından yapılarak hesaplarından düşülmesini talep ettiğini, bunun üzerine davalı şirketin davacı şirketin işçilerinin Ağustos maaşı olarak 43.823.30-TL, Eylül maaşları olarak 42.387.94 TL, Ekim maaşları olarak 21.644.50-TL ödemede bulunduğunu , ayrıca davacı şirketin SGK borcu olan 15.000,00-TL, kira borcu olarak 2.000,00-TL, servis borcu olarak 6.000,00-TL, yemek borcu olarak 8.000,00-TL, ve şantiye vinç borcu olarak 9.000,00-TL olmak üzere toplamda 147.855,74-TL ödemede bulunduğunu, söz konusu ödemelerden sonra davacı şirketten cari hesap mutabakatı istendiğini, davacı şirket yetkilisi ...'nın davalı şirket tarafından yapılan ödemeleri kabul ederek bunların bildirilmesini talep ettiğini, yapılan ödemelerin davacı şirkete bildirilmesine rağmen yapılan ödemeleri cari hesaba işlemeyerek davalı şirketi borçlu duruma düşürdüklerini, davacı şirketin dava dilekçesi ekinde verdiği elektronik posta çıktısı ile yukarıdaki ödemeleri kabul ettiğini, davacı şirketin davalı şirket tarafından ödemeler sayesinde işçilere karşı tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, 11.03.2014 tarihli yazısında bu hususları doğruladığını, davacı şirketin göndermiş olduğu tüm faturaların davalı şirketin ticari defterlerine işlendiği ve söz konusu fatura bedellerinin davacı şirkete ödendiğini, yukarıda belirtilen ödemeler dışında davacı şirketin kaşeli imzalı talebi üzerine işçilerin Kasım 2013 ayına ait 27.093,59-TL tutarındaki maaşlarının ödendiğini belirterek davanın reddi ile davacı şirketin takip talebinde bulunan miktarın % 20 sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece , taraflar arasındaki uyuşmazlığın Beykoz İcra Dairesi'nin ... sayılı icra dosyasının davalı tarafça yapılan itirazın İİK 67 kapsamında iptali ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı, ayrıca davalının cevap ve 2. cevap dilekçelerinde belirttiği sözleşmesel ilişki kapsamında bir takım alacak kalemlerinin davacı alacağından mahsubunun mümkün olup olmadığı, mümkün ise davacının neticeten ne kadar alacak talep edebileceği noktasında toplandığının anlaşıldığı , Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/563 E. 2019/164 K. Sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiği, dosyanın mahkememize gönderildiği, yapılan incelemede, taraflara arasındaki uyuşmazlığın ticari ilişkiden kaynaklandığı, mahkememizin görevli ve yetkili olduğunun anlaşıldığı,Talimatla alınan bilirkişi raporunda özetle; davacının dosyaya sunduğu ticari defterlerin defter tasdiki açısından incelemeye elverişli olmadığı, 100 sayfadan ibaret olduğu anlaşılan 2013 yılı yevmiye defterlerinin takip eden sayfalarının noter tasdikinin olmadığı, inceleme yapılamadığının rapor edildiği , Mahkemece oluşturulan ara karar doğrultusunda görevlendirilen mali müşavir bilirkişi tarafından davalı taraf defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu tanzim edilen 02/02/2021 tarihli rapor dosyaya sunulduğu ,raporda; Davacının talep etmiş olduğu 147.855.44-TL tutarın, davalı tarafından davacı şirketin işçi ücretleri, sigorta prim borcu ve sair piyasa borçlarına ödeme yapıldığı,Davacının davalıya 25.12.2013 tarihinde göndermiş olduğu mailde davalının kendi adına ödemelerde bulunduğunu kabul ettiği, davacının davalıya gönderdiği 11.03.2014 tarihli yazıda davalıyı ücret ödemeleri açısından ibra ettiği, davalının 05.04.2018 icra takip tarihi itibariyle davacıya bir borcunun bulunmadığının tespit edildiği ,Tüm dosya kapsamı, tarafların iddiaları, savunmaları, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu bir bütünlük içinde değerlendirildiğinde; davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, bu nedenle inceleme yapılamadığı, davalı tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu tanzim edilen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacının talep etmiş olduğu 147.855.44-TL tutarın, davalı tarafından davacı şirketin işçi ücretleri, sigorta prim borcu ve sair piyasa borçlarına ödeme yapıldığı, davacının davalıya 25.12.2013 tarihinde göndermiş olduğu mailde davalının kendi adına ödemelerde bulunduğunu kabul ettiği, davacının davalıya gönderdiği 11.03.2014 tarihli yazıda davalıyı ücret ödemeleri açısından ibra ettiği, davalının 05.04.2018 icra takip tarihi itibariyle davacıya bir borcunun bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş, davacın icra takibi başlatmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının bu yöndeki talebinin de reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinafında , yalnızca davalı şirketin ticari defterlerine dayanarak hukuka ve usule aykırı karar verildiğini , yazışmalarda adı geçen kişilerin şirket yetkilisi olmadığını , davalının 147.855,44 TL. Borcu bulunduğunu , delillerinin toplanmadığını , ispat yükünün davacı tarafta olduğunu , davacının ikrarının bulunmadığını ,yemek bedelinden ve vinç bedelinden davalı işveren sorumlu olduğunu buna dair düşüm yapılmaması gerektiğini , ödemelerin yapıldığı ...'ın müvekkili şirketle hiç bir ilgisi olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamım maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası olup , davacı yüklenici , davalı iş sahibidir.Davacı vekili dava dilekçesinde , davalı ile müvekkili arasında 11.03.2013 tarihli imzalanmış ... işi sözleşmesi olduğunu , müvekkilin montajı yaparak işi teslim ettiğini , davalının ödemeyi yapmadığını , davalının 147.855,00 TL. borcu olduğunu belirterek , davalının itirazının iptalini talep etmiştir.Davalı vekili , müvekkilinin borcu bulunmadığını ,sözleşmeye göre davacının ödemesi gereken işçilik giderlerini , davacının 10.10.2013 tarihli yazısı ile ödemeleri davalının yapmasını ve hesaptan düşülmesini istediğini , müvekkilinin bunları ödediğini , Ağustos maaşı 43.822,20 TL. ,Eylül maaşı 42.387,90 TL. ,Ekim maaşı 21.604,50 TL. , davacının SGK borcu 150.000,00 TL. ,2.000,00 TL. Kira borcu , 6.000,00 TL. servis borcu , 8.000,00 TL. yemek borcu , şantiye ve vinç borcu olarak 9.000,00 TL'nin ödendiğini ,147.855,00 TL.'nin ödendiğini , davacının 11.3.2014 tarihli yazısı ile tüm bu hususların doğrulandığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Yerel mahkeme , davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, bu nedenle inceleme yapılamadığı, davalı tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu tanzim edilen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacının talep etmiş olduğu 147.855.44-TL tutarın, davalı tarafından davacı şirketin işçi ücretleri, sigorta prim borcu ve sair piyasa borçlarına ödeme yapıldığı, davacının davalıya 25.12.2013 tarihinde göndermiş olduğu mailde davalının kendi adına ödemelerde bulunduğunu kabul ettiği, davacının davalıya gönderdiği 11.03.2014 tarihli yazıda davalıyı ücret ödemeleri açısından ibra ettiği, davalının 05.04.2018 icra takip tarihi itibariyle davacıya bir borcunun bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş, davacın icra takibi başlatmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının bu yöndeki talebinin de reddine karar vermiştir.Taraflar arasında 11.3.2013 tarihili yazılı sözleşme olduğu , anahtar tesilm montaj işi olduğu , sözleşmenin imzalanması ve yer teslimi yapılmasını müteakip 90 günde işin teslim edileceği , iş bedeli 750,00 TL/Ton olarak kararlaştırıldığı, 6. Maddeye göre işçilik ve her türlü kanuni işçi ödemeleri , vergi , prim ve fonlar davacı yükleniciye ait olduğu düzenlenmiştir.Davacının imza ve kaşesini taşıyan 10.10.2013 tarihli belgede , firmamıza ait 15.058,12 TL. Tutarındaki sigorta pirim ödemeleri , ve 42.500,00 TL. civarındaki maaş ve piyasa ödemeleri (kira , servis ,yemek ,şantiye sarf giderleri ) toplamı 25.000,00 TL. tutarlarının tarafınızca , hesabımızdan düşülmek üzere ödenmesi konusunda davalıya bilgi yazısı gönderildiği anlaşılmıştır.Davacı şirketin yetkilisinin imza ve kaşesini taşıyan 11.3.2014 tarihli belgede çalışan personelin tüm maaş ve sosyal haklarının 11.03.2014 tarihi itibariyle ödendiğini , bundan sonra personelden doğacak olan alacaklardan davalının sorumlu olmayacağının belirtildiği görülmüştür. Talimatla alınan bilirkişi raporunda davacı şirketin 2013 yılı defterlerinin tasdik açısından incelemeye elverişli tespit edilmiştir. 02.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda ise , davalı tarafın defterlerinin delil niteliğine haiz olduğunu,davacının talep etmiş olduğu 147.855,44 TL. tutarın davalı tarafından davacı şirketin işçi ücretleri,sigorta prim borcu ve sair piyasa borçlarına ödeme yapıldığı , davacının davalıya gönderdiği 25.12.2013 tarihli mailde davalının kendi adına ödemelerde bulunduğunu kabul ettiği , davacının , davalıya gönderdiği 11.03.2014 tarihli yazıda davalıyı ücret ödemelerine dair ibra ettiği , davalının 05.04.2018 icra takip tarihi itibariyle bir borcu bulunmadığını tespit etmiştir. Dosya kapsamında davacı şirket yetkilisinin 10.10.2013 tarihli imzalı kaşeli yazısı ile davalıya ,firmamıza ait 15.058,12 TL. tutarındaki sigorta pirim ödemeleri , ve 42.500,00 TL. civarındaki maaş ve piyasa ödemeleri (kira , servis ,yemek ,şantiye sarf giderleri ) toplamı 25.000,00 TL. Tutarlarının tarafınızca , hesabımızdan düşülmek üzere ödenmesi konusunda bilgi yazısı gönderildiği anlaşılmaktadır. Daha sonra , davacı şirketin yetkilisinin imza ve kaşesini taşıyan 11.3.2014 tarihli belgede çalışan personelin tüm maaş ve sosyal haklarının 11.03.2014 tarihi itibariyle ödendiğini , bundan sonra personelden doğacak olan alacaklardan davalının sorumlu olmayacağının belirtildiği görülmüştür. Davalı taraf defter kayıtları , bilirkişi raporu ve taraflar arasındaki tüm yazışmalar dikkate alındığında davacının davalıdan alacaklı olmadığı anlaşıldığından yerel mahkemece davanın reddi kararı yerinde olduğundan , davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1 - İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 04/03/2021 tarih ve 2019/330 Esas, 2021/368 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,2 - Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3 - Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 08/07/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.