T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/2397
KARAR NO:2025/520
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:22/04/2021
NUMARASI:2016/63 Esas, 2021/494 Karar
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:21/05/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili, davacının, davalı şirkete düzenlenen 23.05.2013 tarih ve ... sıra no lu 62.919,78 TL. tutarında faturadan bakiye 6.611,99 TL.'nın davalı tarafından ödenmediğini, alacağın tahsili için davalı aleyhine yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.Davalı vekili, davacı tarafın icra takibine konu ettiği tutarın taraflar arasında imzalanan 22.04.2013 tarihli sözleşmenin 16.1 mad. hükmü uyarınca kesin teminat olarak tutulduğunu, bu nedenle davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini ve tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.Mahkeme, davalının ... sayılı dosyasında vaki itirazının kısmen iptali ile, takibin 6.249,99 TL asıl alacak üzerinden aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davalı vekili istinafında, davacının itirazın iptali davalarında takiple sıkı sıkıya bağlı olduğunu,davacı yanın takibe sıkı sıkıya bağlı itirazın iptali davasında borcun sebebini farklı beyan edip huzurdaki davayı başka bir faturaya dayandırmasına muvafakat edilmediği gibi taleple bağlılık gereğince bu itirazın iptali davasının davacı yanın talebi dikkate alınarak reddine karar verilmesinin gerekeceğini, itirazın iptali davalarında alacağın sebebinin değiştirilme olanağının bulunmadığını, davada ispat yükünün kural olarak davayı açan alacaklıda olduğunu, alacaklının alacağını ispatla yükümlü olduğunu, genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacağın da yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacak olduğunu, zira aynı maddede itirazın haksızlığının borçlu açısından, takibin haksız ve kötüniyetli yapılmasının da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlandığını, alacaklının eldeki itirazın iptali davasını açarken takipte dayanak olarak göstermediği ve 1.336.241.000 tl’lik bir borcu içeren kambiyo senedine ve 27.01.2003 tarihli protokole dayandığını, 29.01.2003 tarihli protokolde de davalının imzasının bulunmadığını, bonoda ise asıl borçlu yanında senedi ava-list olarak imzaladığını alacaklının itirazın iptali isteminin de mahkemece bu senede dayanılarak kabul edildiğini, dosya içeriğinde bulunan bilirkişi raporlarından davalının davacı yana cari hesaptan kaynaklanan bir borcunun olmadığının ortaya çıktığını, bu hususa yerel mahkeme kararında da atıf yapılmış ödenmesine hükmedilen rakamın % 5 'lik kesintiden kaynaklandığını da beyan ettiğini, yerel mahkeme tarafından davacının icra takibi ve dava dilekçesi ile talepte bulunduğu alacak haricinde dava konsuunu değiştirerek ihtiyat kesintisi yönünden karar vermiş olmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında devam eden ve davacı yanca da 2013 tarihi dikkate alınmak kaydı ile işlem yapılan icra takibinde cari hesaptan kaynaklı değil 2013 yılında teminattan kaynaklı bir kesinti olduğunun da zaten raporlar ile sabit olduğunu, taraflarca imzalanan sözleşmeden kaynaklanan teminat kesintisinden davalının 2013 yılında kabulü yapıldığı beyanı ile borçlu olarak gözükmesini de kabul etmediklerini, yerel mahkeme kararında icra inkar tazminatına hükmetmiş olup hükmedilen iş bu icra inkar tazminatının da kaldırılması gerektiğini, yargılamayı gerektiren bir konuda icra inkar tazminatına hükmedilmesinin Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Davacı, davalı şirkete 23.05.2013 tarih ve ... numaralı 62.919,78 TL bedelli faturadan kalan bakiye alacak olan 6.611,99 TL tahsili için girişilen icra takibine davalının itirazı ile durması sebebiyle itirazın iptali ile takibin devamını ve %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. Davalı, taraflar arasında 22.04.2013 tarihli eser sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 16.1 maddesi gereğince kesin teminat olarak tutulan bedelin davacı tarafından borç olarak gösterilmesi kabul edilemez olduğunu, bakiye alacak olarak gösterilen bedelin sözleşme gereğince tutulan teminat kesintisi olduğunu, ihtarname gönderilmediğinden takip öncesi faiz talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, taraflar arasında 22.04.2013 tarihli eser sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 16 maddesinde teminat düzenlemesinin bulunduğunu, bilirkişi raporu gereğince 5.499,98 TL teminat kesintisi yapılabileceği ancak davalı 6.249,99 TL teminat kesintisi yapıldığını, dava dışı... İnşaat şirketi tarafından davacının projeyi 01.09.2013 tarihinde tamamlanarak teslim edildiğini, kesintilerin 02.09.2013 tarihinde alacak muaccel olduğunu, asıl alacak miktarı olan 6.249,99 TL davacı alacaklı olduğu, davacı tarafında takip öncesi ihtar veya ihbarda bulunularak davalıyı temerrüde düşürülmediğinden, davacının işlemiş faiz talebi yerinde olmadığını, itiraza konu alacak likid olması sebebiyle %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili gerektiği kanaati ile, 6.249,99 TL itibariyle davanın kabulüne, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, icra inkar tazminat taleplerinin reddine karar vermiştir.Taraflar arasında imzalanan 22.04.2013 tarihli sözleşme ile, M.Ü Başıbüyük Sağlık Yerleşkesi Temel Tıp Bilimleri Binası Yapım işinin Kenet Kaplama( Boyalı Galvaniz saç Kenet) imat ve montajı yapılması işinin 57.348,00 TL'ye yapılması kararlaştırılmıştır.Somut olayda, icra takibine konu alacak davalı tarafından yapılan teminat kesintisi olduğu, mahkemenin kabulünde olduğu ve dosyaya ibraz edilen delil ve belgelerden de anlaşıldığı gibi, davacı tarafından edim tamamlanarak teslim edildiği anlaşılmış olup, sözleşmenin 16 maddesi gereğince yapılan kesintinin teminat kesintisi olması ve teminat aykırılık iddiası olmaması sebebiyle iadesi gerekmektedir.Mahkemece, davalı tarafından teminat kesintisi olarak alınan bedel olan 6.249,99 TL bedel yönünden davanın kabulüne karar verilmesi,takip öncesi temerrüd oluşmaması sebebiyle takip öncesi faiz talebin reddine karar verilmesi ile, teminat kesintisi davalı tarafından yapıldığı ve ticari defterlerinde de kayıtlı bulunduğu anlaşılmakla; alacak likid olması sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilerek davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 22/04/2021 tarih ve 2016/63 Esas, 2021/494 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 106,73 TL harcın mahsubu ile bakiye 508,67 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 21/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.