T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/2427
KARAR NO:2025/544
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:14/06/2021
NUMARASI:2014/646 Esas, 2021/456 Karar
DAVANIN KONUSU:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:27/05/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı/karşı davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı karşı davalı vekili dava dilekçesinde; Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı - Karayolları Genel Müdürlüğü 6. Bölge Müdürlüğü tarafından Develi - Bakırdağ (Tufanbeyli - Saimbeyli) Ayr. İl. Yolu (1. Kısım) Km: 50+000+115 arası toprak işleri, sanat yapılan, üst yapı ve çeşitli işlerin yapılması yapım işinin davalı şirkete ihale edildiğini, davacı ve davalı şirket arasında 28.09.2011 tarihli Taşeron sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 18. Maddesinde taraflar arasında uyuşmazlık çıkması durumunda İstanbul Mahkeme ve İcra Müdürlüklerinin görevli olacağının kararlaştırıldığını, işbu sözleşme ile müvekkili şirketin "TAŞERON" olarak davalıya ihale edilen yapım işini üstlendiğini, sözleşmenin 5/k maddesinde: "Taşerona %i tenzilat uygulanarak yapılacak olan hakedişe göre ödeme yapılacaktır " hükmüne yer verildiğini, davalı şirket tarafından idareye, müvekkili şirket ile imzalanan Taşeronluk sözleşmesi hakkında bilgi verilmeyerek kötü niyetli hareket edildiğini, Karayolları Genel Müdürlüğü 6. Bölge Müdürlüğü tarafından müvekkili şirkete gönderilen 23.05.2012 tarih ve 11468 sayılı yazıda; "... Şii. ihale aşamasında, alt yükleniciye yaptıracağı işlerin listesini sunmadığından sözleşmede ilgili işle alı yüklenici çalıştırmayacağı kabul edilmiştir" bilgisinin verildiğini, 5 Nolu hak edişe kadar olan ödemelerin sözleşmenin 5/k maddesi hükmüne uygun olarak davalı şirket tarafından müvekkili şirkete ödendiğini, müvekkili şirket tarafından davalının yüklendiği işin 5 no' lu hak edişi kapsayan işleri de yaptığını, hakediş raporunun onaylandığını ve yüklenici tarafından hakediş tutan olan 750.558,45 TL' nı idareden aldığı halde, müvekkili şirkete ödemede bulunulmadığını, 5 no' lu hak edişin idare tarafından onaylanması ile davalı şirketin 6098 sayılı Borçlar Kanunu' nun 479. Maddesine göre müvekkili şirkete borcunu Ödemesi gerekirken ödemediğini ve alacağın muaccel hale geldiğini, yapılan tüm işlerde müvekkili şirkete bağlı personel çalıştırıldığını, çalışanların ... primlerinin müvekkili şirket Üzerinden Ödendiğini, araç parkı oluşturulduğunu, şantiye kurulduğunu ve tüm yapım işlerinde müvekkili şirkete ait araçJann kullanıldığını, davalı şirkete idare tarafından 750.558,45-TL tutarlı 5. Hakediş ödemesine ilişkin dosyada mevcut tüm belgelerde " Yüklenici olarak müvekkili şirketin ortağı olan Bayram İşbilir'in isim ve imzalarının bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete, Ankara ... Noterliğinin 11.04.2012 tarih ve ... No' lu ihtarname ekinde 5 no' lu hakediş bedeli olan 750.558,45 TL tutarlı açık fatura gönderiIdiğİni ve fatura bedelinin ödenmesinin talep edildiği, ihtarnamenin 13.04.2012 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, davalı şirketin, Bakırköy ... Noterliğinin ... Yevmiyeli ve 16.04.2012 tarihli işlemi ile faturayı iade ettiğini ve müvekkili şirketin alacağım reddettiğini, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete, Ankara ... Noterliğinin 25.04.2012 tarih ve ... Yevmiyeli işlemi ile yeni bir ihtarname gönderdiğini, bu ihtarnamede 5 no' lu hakediş bedelinin 3 gün içinde ödenmesi aksi halde işin durdurulacağı, kanuni yollara başvurulacağı, davalı tarafın işe müdahale etmemesi, aksi davranılması durumunda sözleşmeden kaynaklanan Kakları saklı kalmak Özere uğradıkları maddi zarar ile mahrum kalınan kâr, şantiye kurulum, yapılan imalat bedelleri vs tüm zararların talep edileceğinin ihtar edildiğini, davalı şirket tarafından, müvekkili şirkete Bakırköy ... Noterliğinin 02.05.2012 tarih ve ... Yevmiyeli işlemi ile ihtarname gönderildiğini, söz konusu ihtarname ile 28.09.2011 tarihli Taşeron sözleşmesi1 nin tek yanlı olarak feshedildiği ve sözleşmenin 10. maddesi ile hüküm altına alman teminatın gelir olarak kaydedildiğinin ihtar edildiğini, sözleşmeyi tek taraflı olarak fesheden davalı şirketin 6098 sayılı Borçlar Kanunu* nun 484. Maddesine göre, müvekkilinin bütün zararlarını ödemesi gerekirken hiçbir ödemede bulunulmadığını, müvekkili şirket tarafından, yukarıda yer alan İhtarname' ye Ankara ... Noterliğinin 11.05.2012 tarih ve ... Yevmiye No' lu İşlemi île cevap verildiğini ve ihtarnamede belirtilen hususların kabul edilmediğini ve tüm yasal hakların kullanılacağının ihtar edildiğini, davalı şirketin fesih işleminden sonra, müvekkili şirket tarafından Develi Asliye Hukuk Mahkemesi' nin E: 2012/30 D.îş sayılı dosyası ile çalışma sahasında keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak yapılan işe ait bedelin tespit edildiğini, iş bu dava, 5 nolu hakedişin ödenmemesi nedeniyle müvekkili şirketin uğramış olduğu zararlar ile sözleşmenin haksız ve tek yanlı olarak feshedilmesinden kaynaklanan zararların telafi edilmesi amacıyla açıldığını, sözleşmeye konu olan işin, sürekli harcama gerektiren ve mali boyutu büyük olan bîr iş olduğunu, davalı tarafın 5 no' lu hakediş bedelini ödemeyerek müvekkili şirketi zor duruma düşürdüğünü, daha sonra sözleşmeyi tek taraflı feshederek Develi Hukuk Mahkemesinin 2012/30 D.iş sayılı dosyası ile tespit edilen zarara soktuğunu, ayrıca yine haksız fesih nedeni ile müvekkili şirketin elde edeceği kârdan yoksun bırakıldığını. fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; 95,000.-TL, 5 no' lu hak edişten kaynaklanan alacak ile 2.000.- TL sözleşmenin haksız fesih edilmesinden dolayı uğranılan zarar ile 3.000.-TL mahrum kalınan kânn davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesi, 5 no' lu hak edişten kaynaklanan alacağın, 5 no" lu hak edişin idare tarafından davalı Şirkete y&pıhn ödeme tarihinden başlamak üzere tûm alacakların ticari faiz ile faizlendirilmesi, sözleşmenin 10. Maddesi ile kararlaştırılan teminatın iade edilmesini talep etmişti.Davalı/karşı davacı vekili cevap dilekçesinde, davalı firma ile davacı (karşı davalı) arasında müvekkilinin ihale ile üstlenmiş olduğu Kayseri Develi - Bakırdağ (Tufanbeyli - Saimbeyli) Ayr. İL Yolu (l. Kısım) Km: 50+000+115 arası toprak işleri, sanat yapıları, üst yapı ve çeşitli işlerin davacı (karşı davalı) şirket tarafından yapılması konusunda 25.09.20l1 tarihli Taşeron Sözleşmesinin yapıldığını, Taşeron Sözleşmesinin imzalanmasından sonra 2011 yılının Ekim ayında davacı (karşı dâvâlı) şirket tarafından, müvekkili şirketin daha önceki taşeronu olan ... Ştİ, tarafından eksik bırakılan işlerin yapılmasına ve tamamlanmasına başlandığını ve 20II yılı Kasım ayı sonuna kadar çalışmalara devam edildiğini, mevsimsel koşulların çalışmaya müsait olmaması ve Karayolları Genel Müdürlüğü 6. Bölge Müdürlüğü ile müvekkili şirket arasında akdedilen 09,06.2011 tarihli sözleşmenin 9.5. maddesi gereğince 2011 yılı aralık ayında çalışmalara ara verildiğini, verilen aradan sonra müvekkili firma ile Karayolları 6. Bölge Müdürlüğü arasında ki sözleşme gereğince yeni çalışma dönemi olan 01.03.2012 tarihi itibariyle davacı şirketin işe başlaması gerekirken belirtilen tarihte çalışmaya başlamadığını, Karayolları 6, Bölge Müdürlüğü tarafından yazılan 13.03,2012 tarihli uyarı yazısı ile durumdan haberdar olunduğunu, durumun anlaşılması üzerine işe başlanması konusunda davacı (karşı davalı) şirket yetkilileri ile şifai olarak görüşüldüğünü aynca 24.03.2012 tarihli yazı ile ivedi olarak işe başlanmasının istendiğini, işe başlaması görüşme ve yazışmalarla istenmesine ve uyarılmasına rağmen, davacı (karşı davalı) şirketin işe başlamadığını ve şantiye sahasını terk ettiğini, işe başlanılmaması nedeniyle Karayolları 6. Bölge Müdürlüğü tarafından 11.04.2012 tarihli yazı ile ikinci defa uyarıldıklarını, İdarenin bu yazısı üzerine Bakırköy ... Noterliğinde keşide edilen 17 Nisan 2012 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile davacıdan işe başlanmasının yeniden istendiğini ancak belirtilen tarihten sonra da işe başlamadığını, davacının işe başlamaması ve sözleşmede ki diğer yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine, müvekkili şirket tarafından Bakırköy ... Noterliğinde keşide edilen 02 Mayıs 2012 tarih ve ... yevmiye nolu fesih ihbarı ile taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmesinin feshedilmek durumunda kalındığını, davacı (karşı davalı) şirket tarafından aşağıda belirtilen delil ve belgelerle 01.03.2012 tarihinden sonra işe başlanmadığının sabit olmasına karşın, davaya dayanak yaptığı ihtarnameleri ile 2012 yılı Mayıs ayının ortalarına kadar hakedişin ödenmemesine rağmen işe devam ettiğini ancak buna karşın sözleşmenin haksız feshedildiğinin iddia edildiğini, davacının (karşı davalı) iddiasının aksine Karayolları 6. Bölge Müdürlüğünün 13.03.2014, 11.04.2012 ve 26.04.2012 tarihli yazılan ile Davacının (karşı davalı) 01.03.2012 tarihinden sonra işe başlamadığının sabit olduğunu, hak edişlerinin ödenmemesine rağmen 2012 yılı Mayıs ayı ortalarına kadar çalışmaya devam ettiğini iddia eden davacının, Develi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/27 D.lş sayılı dosyasından yaptırılan tespit ile ilgili olarak Mahkeme heyeti tarafından 27.04.2012 ve 03.05.2012 talihlerinde mahallinde yapılan keşifte, bu iddiasının doğru olmadığının görüldüğünü, Develi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/27 D.İş sayılı dosyasında yapılan 11.06.2012 Tarihli bilirkişi raporu ile yol güzergâhında davacının hiçbir çalışmasının ve makinesinin olmadığının tespit edildiğini, Mahkeme tarafından kameraya aldırılmış olan kayıtların incelenmesi halinde, davacının bu iddiasının aksine fiili bir yol çalışmasının olmadığının görüleceğini, davacı (karşı davalı) şirketin çalışanı ve şirket sahibinin akrabası olan ...'in ücretinin ödenmediği iddiası ile Ankara 3. iş Mahkemesi' nin 2012/915 Esas sayılı dosyasında açtığı dava kapsamında dinlenilen davalı şirket çalışanı ...' nin ifadesinde, davacı şirketin işe devam etmeyeceğini söylediği, 2012 Mart ayından sonra çalışmanın olmadığının beyan edildiğini, ayrıca aynı dosya kapsamında tanık olarak dinlenilen... ve ...ifadelerinde; 2012 yılı Mart ve Nisan aylarmda yol yapım çalışmalarının olduğu yere gittiklerinde, şirketin herhangi bir çalışmasının olmadığının söylendiğini, davacı (karşı davalı) şirketin asılsız iddialarıyla ilgili müvekkili şirket hakkında Develi Cumhuriyet Başsavcılığı' nin 2012/999 Soruşturma dosyasında yapmış olduğu şikâyet ile ilgili olarak ifadesine başvurulan şirket yetkilisi Yaşar Minhan ve şirket çalışanı ...'ın ifadelerinde, davacı (karşı davalı) şirketin 01.03.2012 tarihinden sonra yapılan tüm görüşmelere rağmen işe başlamadıklarının sabit olduğunu, ibraz edilecek İş Programı incelendiğinde» davacı (karşı davalı) şirketin îş programına uymadığı, iş programında Mart itibarîyle işe başlanacağının kararlaştırılmasına rağmen programa riayet etmediğini, davacının (karşı davalı) 5 nolu hak edişe konu işlerin kendisi tarafından yapılmasına ve ödemenin yapılmadığı iddiasının maddi ve hukuki dayanağının bulunmadığım, bahse konu hakediş ile ilgili belgelerin müvekkili şirket yetkilileri île dava dışı Karayolları 6. Bölge Müdürlüğü yetkilileri arasında düzenlendiğini, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında davaya konu edilen işlerle ilgili düzenlenmiş bir hakedişin bulunmadığını, davacı (karşı davalı) ile idare arasında düzenlenen hak edişten sonra müvekkili şirket görevlileri tarafından mahallinde yapılan incelemelerde, 5 nolu hak edişte yapıldığı belirtilen ve hak edişe konu olan işlerin, fiilen yapılmadığını, haksız kazanç elde etmek için yapılmamış işlerin yapılmış gibi ileride davacı tarafından yapılmamış işin bedelini talep etme girişimlerinin önlenmesi için Develi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/27 D.tş sayılı dosyasında tespit yaptırdıklarını, İdareye yaptıkları başvuru (izerine, gerekli düzeltmenin yapılacağının 18.04.2012 tarihli yazıyla bildirildiğini, akabinde yaptıkları çalışma ve tespit sonucunda yapılan tüm işin 312.362,882 m3 olduğunun belirlendiğini, taraflar arasında akdedilen taşeron sözleşmesi ile davaya konu iş ile ilgili makine, malzeme ve personel giderleri ile her türlü giderin davacıya ait olacağının kararlaştırıldığını, hal böyle iken yol yapımında kullanılan dinamit ve patlayıcıları, davacı şirketin kullanma ve satın alma ruhsatının olmaması nedeniyle müvekkili şirketçe safın alındığını, satın alınan patlayıcı ve dinamitlerin müvekkili şirket üzerinden faturalandirildiğini, ancak sonradan yansıtma fatura ile davacıya fatura edildiğini, davacının (karşı davalı) yapmamış olduğu işleri yapmış gibi göstererek, haksız kazanç sağlamaya çalışmasının dürüstlük kurallarına aykırı olduğu gibi, bu durumun sözleşme yükümlülüklerini de açıkça riayetsizlik oluşturması nedeniyle de, sözleşmenin feshedilmesinde haklı olduklarını, tüm görüşmelere rağmen durumu düzeltmeyen biriyle sözleşmenin devamının istemlemeyeceğini ve bu nedenle de işin feshinde haklı olduklarını, davacının kâr ve zarar-ziyan talebinin belirtilen nedenle de yerinde olmadığının açık olduğunu, taraflar arasında akdedilen taşeron sözleşmesinin 10. Maddesinde; haklı fesih halinde taşeron tarafından yapılmış işlerin belirtilen şekilde hesaplanacağı ve bulunan fiyatlardan %İ0 oranında tenzilat uygulanacağı kararlaştırıldığını, sözleşmenin haklı nedenlerle feshedilmesi nedeniyle davacı tarafından yapılan işlerin 20, Madde nazara alınarak bilirkişi vasıtasıyla yeniden tespit edilmesini talep ettiklerini, yapılacak hesaplama neticesinde davacının yaptığı iş bedelinden, müvekkili şirketin yaptığı ödemeler düşüldüğünde davacının borçlu olduğunun görüleceğini, taraflar arasında akdedilen taşeron sözleşmesinin 10. Maddesinde; Taşeronun vecibelerini yerine getirmemesi halinde, işverenin sözleşmeyi feshedip teminatını gelir kaydedeceği ve gelir kaydedilen teminatın hiçbir surette taşeronun borcuna mahsup edilmeyeceği şeklinde düzenlendiğini, yakanda belirtildiği üzere 2012 yılı Mart ayından sonra işe başlamaması, işi fiilen durdurması, işin yapımı için gerekli olan makine ekipmanım temin etmemesi, sigortasız işçi çalıştırması ve çalıştırdığı işçi hak ve ücretlerini ödememesi, iş programına uymamış olması, yapmadığı işi yapmış gibi göstermeye çalışarak haksız kazanç sağlamaya çalışması gibi sözleşmeden kaynaklı edimlerine riayet etmemesi ve ihlal edilmesi nedenlerine dayalı olarak davacı (karşı davalı) şirketin teminat karşılığı olarak verdiği çekin, müvekkili şirket tarafından gelir olarak kaydedildiğini, belirtilen nedenlerle verilen teminatın iade talebinin reddedilmesi gerektiğini, davacı (karşı davalı) tarafından talebine dayanak yapılan Develi Hukuk Mahkemesinin 2012/30 D,İş sayılı dosyasına verilen bilirkişi raporunda; Bilirkişilerin tespite konu bir kısım taleplerle ilgili uzmanlıklarının olmaması, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemelerin nazara alınmamış olması, raporun Karayolları 6. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan tespitlere, tutanaklara ve Develi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/27 D.lş sayılı dosyasından yapılan tespit ve bulgulara aykırı olması, sözleşme devam etmiş olsa İşin bitiminde, davacının yapmak zorunda olacağı sökUm, montaj, nakliye ve sair masrafların davacıya ait ve onun sorumluluğunda olduğu nazara alınmadan, bunlardan müvekkili şirketin hukuka aykırı olarak sorumlu tutulmaya çalışılması, şantiye binasının kurulması, beton santralinin montaj edilmesi ve makine parkurunun temin edilmesi ve bunlar İçin yapılan işçilik ve nakliye giderlerinin, davacının üstlenmiş olduğu işi yapması için gerekli olması, dolayısıyla bunlara ait giderlerden davacının sorumlu olmasına karon, hukuka aykırı olarak müvekkili şirkete yükletilmeye çalışılması, ayrıca tanzim edilen rapora karşı itiraz dilekçelerinde belirttikleri nedenlerle, raporun maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olması nedeniyle davacının talebinin hukuki temeli bulunmadığını, cevap dilekçesinde belirtilen nedenler asıl davanın reddini karşı davanın kabulünü talep etmiştir.Mahkeme, 14/06/2021 tarihli kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları, Karayolları Genel Müdürlüğü 6. Bölge Müdürlüğünün yazıları ile dosyamızda bulunan tüm bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde; bilirkişi heyetinin 23/09/2020 tarihli son ek raporun, dosyaya kazandırılan tüm belgeler ışığında hazırlanmış, dosyamız kapsamı ve dosyadaki bilgi ve belgeler ile uyumlu olması nedeniyle nedeniyle anılan işbu rapora itibar edilerek yapılan değerlendirmede, davacı/karşı davalının işi durdurması nedeniyle taşeron sözleşmesinin davalı/karşı davacı tarafından feshinin haklı olduğu, davalı/karşı davacı tarafından davacı/karşı davalıya 4 nolu hakedişteki 2200/K poz nolu imalata ilişkin toplam 99.868,09 TL fazla ödeme yapıldığının tespit edilmiş olması nazara alınarak davacı/karşı davalının davasının tüm talepler yönünden reddine, davalı/karşı davacının 4 nolu hakedişte 2200/K poz nolu imalata ilişkin 99.868,09 TL'lik fazla ödeme yaptığı anlaşılmakla davalı/karşı davacının davasının kısmen kabulü ile 99.868,09 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı/karşı davalıdan alınarak davalı/karşı davacıya verilmesine, davalı/karşı davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.Davacı/karşı davalı vekili istinafında, mahkemenin hukuki denetime elverişli olmayan, idareden celp edilen bilgi ve belgeleri dikkate almayan bilirkişi raporlarını esas alarak hüküm kurduğunu, taraflar arasında imzalanan Sözleşmenin 5/k maddesinde “Taşerona %3 tenzilat uygulanarak yapılacak olan hak edişe göre ödeme yapılacaktır” hükmüne yer verildiğini, davanın konusunun sözleşme hükmü çerçevesinde davalı tarafından tahsil edilen 5.Hakediş tutarının %3’ünün kesilerek kalan tutarın davacıya ödenip ödenmediği hususu olduğunu, yapım işleri genel şartnamesi’nin hükümlerine uygun olarak davacı şirket tarafından yapılan tüm işlerin günlük olarak madde hükmünde yer alan defterlere kaydedildiğini, kayıtların altı, yapı denetim görevlisi yanında, yüklenici , davalı – karşı davacı temsilcisi tarafından imzalandığını, yüklenicinin defterleri imzalayarak defterlerin içindekileri ve yapılan hesapların doğruluğunu kabul ettiğini, karşı tarafın davacı şirkete sözleşmede kararlaştırılan tutarı ödememek için, karşı dava dilekçesinde yer alan ve hiçbir resmi belgede karşılığı olmayan soyut iddialarda bulunduğunu, karşı tarafında bir itirazının olmadığı ve kabul ettiklerinin arz edilen belgeler üzerinde yerel mahkemenin bir kez daha inceleme yapması ve gerektiğinde karar duruşmasından önce bu belgelerin Karayolları 6.Bölge Müdürlüğünden celp edilmesi talebinde bulunulduğu halde bu talebin dikkate alınmadan eksik incelemeye dayanan karar verildiğini, 2011 yılı sonunda mevsim koşulları nedeniyle işin durdurulduğunu, davalı – karşı Davacının 5. Hakedişe konu tutarı idareden tahsil ettiği halde taraflar arasında imzalan sözleşmenin 5/k maddesine göre davacı şirkete ödeme yapması gerekir iken bunu yerine getirmediğini, arz edilen nedenle davacı şirketin 5. Hakedişe konu ödemeyi alamadığı için 2012 yılı başında iş başı yapamadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Dava konusu uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı taşeron, davalı ise asıl yüklenicidir.Taraflar arasında; davalı şirketin taahhüdünde bulunan Develi-Bakırdağı ayrımı il yolu Km 50+000-60+115 arası Toprak işleri, sanat yapıları, üst yapı ve çeşitli işler yapılması için 29.08.2011 tarihli Taşeron sözleşmesi imzalanmıştır.Davada davacı; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5/k maddesinde taşesona %3 tenzilalat uygulanarak yapılacak olan hak edişe göre ödeme yapılması kararlaştırıldığını, 5 nolu hakedişe kadar ödemeler sözleşmeye uygun yapıldığını, 5 nolu hakediş kapsayan işler için hakediş onaylandığı ve asıl iş sahibi tarafından 750.558,45 TL ödeme davalıya ödeme yapılmış olmasına rağmen kendilerine ödenmediğini, 11.04.2012 tarihli ihtarname ile fatura gönderilmesine rağmen ödenmediğini, davalı tarafça reddedildiğini, davalı tarafından Bakırköy ... Noterliğinin 02.05.2012 tarih ve 28.09.2011 tarih ve ... ihtarname ile taşeronluk sözleşmesi davalı tarafından fesih edildiğini ve sözleşmenin 10.maddesi ile hüküm altına alınan teminatın gelir olarak kaydedildiği ihtar edildiğini, fesih işleminden sonra Develi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/30 değişik iş dosyası ile keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, 5 nolu hakediş ödenmemesi sebebiyle davacı şirketin uğradığı zararlar ile sözleşmenin haksız olarak fesih olmasından dolayı zararların tazmini gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak; 95.000,00 TL 5 nolu hakedişten kaynaklanan alacak, 2.000,00 TL sözleşmenin haksız fesih edilmesinden dolayı uğranılan zarar, ( şantiye kurulum ve nakliyesi, iş makinelerinin nakliyesi, beton santralların sökülmesi masrafı, atölyenin kurulması masrafı ile elektrik hattının döşenmesi bedeli) ile 3.000,00 TL mahrum kalınan karın davalıdan alınarak davacılara ödenmesini, sözleşmenin 10. Maddesi ile kararlaştırılan teminatın iade edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında taşeron sözleşmesi imzalandığını, davacı şirket 2011 yılı kasım ayı sonuna kadar çalışmalarına devam ettiğini, mevsimsel koşullar müşait olmaması üzerine Aralık 2011 tarihinden itibaren işe ara verildiğini, yeni çalışma dönemi 01.03.2012 tarihinde yeniden çalışmaya başlanılması gerekirken davacı tarafından işe başlanılmadığını, şifahi ve 24.03.2012 tarihli yazı ile çalışmalara başlanılması istenildiğini, 11.04.2012 tarihinde ikinci kez yazı ile uyarıldığını, 17.04.2012 tarihinde ihtarname gönderildiğini, asıl iş veren Karayolları tarafından davalı şirket uyarıldığını, davacı işe başlamaması sebebiyle 02.05.2012 tarihinde sözleşme fesih edildiğini, mahallinde tespit yaptırdıklarını ve davacı çalışmamış olduğu sabit olduğunu, davacı tarafından savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu ve soruşturmada dinlenen tanık beyanlarından ve ayrıca iş mahkemesinde dinlenen tanık beyanlarından davacının işe başlamadığı hususu ispat edildiğini, 5 nolu hakediş alacaklarının bulunmadığını, davacı şirketin önceki taşeron ...şirketinden sonra işe devam ettiği ve 1,2,3 hakedişleri bu taşeron tarafından yapıldığını, davacıya fazla ödeme yapıldığını, sözleşme 10. Maddesinde haklı fesih halinde teşoran tarafından yapılan işlerin %10 oranında tenzilat uygulanacağı kararlaştırıldığını, bilirkişi tarafından bu hususta inceleme yapılması gerekli olduğunu, 10. Maddede taşeronun edimini yerine getirmemesi halinde işverinin sözleşmeyi feshedip teminatını gelir kaydedeceği ve gelir kaydedilen teminatın hiçbir surette teşeronun borcuna mahsup edilmeyeceği kararlaştırıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı vekili karşı dava dilekçesi ile; 5 nolu hakedişten sonra Develi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/27 değişik iş dosyasından yaptırılan tespit ile alınan bilirkişi raporunda belirtildiği gibi karşı davalıya fazla ödemeler yapıldığını, sebepsiz zenginleştiğini belirterek fazla ödenen bedel için şimdilik 110.000,00 TL tahsilini talep etmiştir. Mahkeme, bilirkişi raporu, Karayolları Genel müdürlüğü yazısı itibariyle; davacı karşı davalının işi durdurması sebebiyle davalının sözleşme feshinde haklı olduğu, davacı tarafından 4. Hakedişten dolayı 99.868,09 TL fazla ödeme yapılmış olması sebebiyle davacıdan alacaklı olduğunu kabul ederek, asıl davanın reddine, karşı davanın 99.868,09 TL kısmının reddine karar vermiştir.Davacı vekili dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 95.000,00 TL 5 nolu hakedişten kaynaklanan alacak, 2.000,00 TL sözleşmenin haksız fesih edilmesinden dolayı uğranılan zarar, ( şantiye kurulum ve nakliyesi, iş makinelerinin nakliyesi, beton santralların sökülmesi masrafı, atölyenin kurulması masrafı ile elektrik hattının döşenmesi bedeli) ile 3.000,00 TL mahrum kalınan karın davalıdan alınarak davacılara ödenmesini, sözleşmenin 10. Maddesi ile kararlaştırılan teminatın iade edilmesini talep etmiştir.Mahkemece, asıl dava yönünden sözleşmenin haklı sebeplerle fesih edildiğini kabul ederek tüm talepler yönünden davanın reddine karar verilmiş olup, dava dilekçesinde yer alan özellikle hakediş alacağının bulunup bulunmadığı, mahrum kar alacağının bulunup bulunmadığı, sözleşmenin 10. Maddesi ile kararlaştırılan teminatın iade edilmesi, feshi sebebiyle uğranılan zararlar talep edilip edilmeyeceğine ilişkin bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı ve her bir talep yönünden ayrı ayrı inceleme ve değerlendirme yapılmadığı anlaşılıştır.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararları ile Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuruya ilişkin kararlarında gerekçeli karar hakkının adil yargılanma hakkının somut görünümlerinden olduğu belirtilmiştir. Anayasa'nın 141/3. maddesine göre bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Adil yargılanma hakkının sağlanması kapsamında kararların gerekçeli olmasıyla ilgili kamu düzenine ilişkin hükümlere 6100 sayılı HMK'da da yer verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 294. ve 297. Maddelerinde hüküm fıkrasında nelerin yer alacağı açıklanmış ve 297/son maddesi gereğince hükümde, tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alacağı belirtildikten sonra hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerektiği belirtilmiştir.HMK'nın 26 ve 297. Maddeleri gereğince davacının tüm talepleri hakkında olumlu veya olumsuz karar verilmesi ve verilen kararın gerekçesinin açıklanması hukuki bir zorunluluktur. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun birçok kararında da aynı hususlara işaret edilmiştir. O halde, mahkemece Anayasa'nın 141. maddesinin 3. fıkrası ile ona koşut düzenleme içeren HMK’nın 297. ve 26. maddelerindeki hükümler gözetilmek suretiyle, davacının talep ettiği tüm kalemler yönünden değerlendirme yapılıp olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi ve talepler hakkında verilecek kararın gerekçesinin açıklanması suretiyle, yapılacak inceleme ve araştırma sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmaksızın eksik inceleme sonucu davacı yanın talepleri hakkında karar verilmeden hüküm verilmiş olması hatalı olmuştur.O halde, mahkemece davacının tüm talepleri hakkında bilirkişiden ek rapor almak suretiyle inceleme ve değerlendirme yapmak suretiyle hüküm kurması gerekirken yazılı şekilde asıl dava yönünden davanın reddine karar verilmiş olması hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davacı/karşı davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı/karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin usul yönünden KABULÜNE, 2-İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 14/06/2021 tarih, 2014/646 Esas, 2021/456 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4- Davacı/karşı davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5- Davacı/karşı davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 27/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.