T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/2327
KARAR NO:2025/521
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:19/01/2021
NUMARASI:2016/832 Esas, 2021/28 Karar
DAVANIN KONUSU:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)|Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:21/05/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili, davacı şirketin 19.04.2010 tarihli tezgah alım sözleşmesi ile davalı şirketten ... model, ... seri nolu CNC torna tezgahını 70.000,00-EURO bedelle satın aldığını ve işbu makinanın 08.10.2010 tarihinde kurulduğunu, Leasing Sözleşmesinden kaynaklanan ödemelerin 30.10.2014 tarihinde sona erdiğini ve makinanın davacının mülkiyetine geçtiğini, kurulduğu günden bu yana yaklaşık 65 kere arızalandığını, iş kaybı yaşandığını ve maddi zarar oluştuğunu, sadece 2015 yılında 22 kez bakım veya parça değişimi yapıldığını, sağ körük sacının 4 kez, E ekseni koruma sacının 2 kez arızalandığını, sürekli arızalanan parçaların değiştirildiğini, bilirkişi incelemesi ile üretiminden kaynaklandığının ve gizli ayıp niteliğinde olduğunun tespit edildiğini, satıcı şirketin kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğunu, defalarca ve bir kısmı aynı yerden arıza yapan imalat hatalı makinayla ilgili sürekli bakım ve ücret karşılığı değişim hizmeti verdiğini, delil tespitinden sonra dahi C ve E ekseninde arıza meydana geldiğini, Nisan 2016 tarihinden itibaren tamamen kullanılamaz halde olduğunu, davalı şirketin, servis, parça değişimi ile yüksek ücretler talep ederek çözmeye çalışmaya devam ettiğini, C eksenindeki arıza için motorun üreticisi olan ... firmasından alınan tekliften 3 kat daha fazla talep ettiğini, satın alınan malın ayıplı olması halinde alıcıya tanınan hakları kullanmak ve tazminat talebinde bulunmak için dava açma zarureti hasıl olduğunu, makinanın çok sık arızalanması nedeniyle iş kaybına ve zarara uğrandığını, arızalı olduğu zamanlarda toplam 654 saat çalışamadığını, her bir saat için kaybın 60,00-TL olduğunu, Nisan 2016 tarihinden itibaren kullanamadığı, zararın şimdilik 39.270,00-TL olduğunu, haksız olarak 18.546,49-TL servis-bakım ücreti ödediğini diğer hususlarla birlikte belirtilerek fazlaya dair hak ve alacakları talep hakkı saklı kalmak kaydıyla sözleşmeye aykırı olarak satışı gerçekleştirilen imalat hatalı ve gizli ayıplı CNC torna tezgahının öncelikle ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesine, aksi takdirde ayıp oranında satış bedelinde indirim yapılmasına, şimdilik 39.270,00-TL zarar ve haksız olarak ödenen 18.546,49-TL servis-bakım ücreti olmak üzere toplam 57.816,49-TL'nin ticari faiziyle birlikte tazminat olarak ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Davalı vekili, dava konusu CNC torna tezgahının davacının siparişi üzerine ve sözleşmede yazılı teknik özelliklere göre davalı şirket tarafından üretildiğini, sözleşmenin 6.1.2. maddesi ile davacının mevcut gezer lüneti (E eksen) yeni alınacak tezgaha sökülüp monte edilmesinin talep edildiğini, 27.08.2009 tarihinde kurulan ... nolu eski tezgahtaki gezer lünetin sökülerek yeni tezgaha takıldığını, tezgaha teslim tarihinden itibaren 3 yıl garanti verildiğini, iddia edilen 65 arıza kaydının gerçeklerle uyuşmadığını, 43, 44, 46, 50, 51, 54, 56, 58, 59, 60, 65 sıra nolu arızaların BA0147 nolu başka bir tezgaha ait olduğunu, 1, 2, 3, 33 sıra nolu arıza olmayan servis, eğitim ve kurulum gibi hizmetler ve davacının talepleri ile ilgili olduğunu, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 13, 14, 16, 17, 19, 22, 25, 27, 28, 30, 31, 32, 34, 35, 37, 38, 39, 40, 41, 47, 48, 49, 52, 53, 57, 61, 62, 63, 64, 66 nolu 31 adet servisin kullanıcı kaynaklı hatalar olduğunu, sürekli çalışan her CNC tezgahta meydana gelebileceğini, arıza veya ayıp olarak nitelendirilemeyeceğini, 37, 38, 39, 49, 52, 63, 64 nolu arızaların baza körük sacı değişimi ile ilgili olduğunu, 07.02.2014 tarihinde tezgahın kurulumundan yaklaşık 4 sene sonra meydana geldiğini, baza körük sacının koruma amaçlı olduğunu, tezgahın ana işlevine engel olmayacağını, 10.12.2015 tarihinde malzeme bedeli alınmadan kalıcı olarak çözüldüğünü, kullanıcının yağlama ve talaş temizliği gibi bakımları yapmadığını, 17.11.2015 tarihinde bindirmeden dolayı sağ körük sacının koptuğunu, 12, 18, 23, 36, 42, 45, 55, 67 nolu 8 adet servis kaydının E eksen koruma sacı ile ilgili olduğunu, söz konusu aksamın standart bir uygulama olmadığını, müşteriye özel uygulama olduğunu ve üretimi engellemeyeceğini, E eksen koruma sacı olmadan da tezgahın işlevini sorunsuz olarak yaptığını, E eksen koruma sacının müşteri memnuniyeti kapsamında bedelsiz değiştirildiğini, C eksen (canlı takım motoru) arıza iddiasının ilk kez 08.06.2016 tarihinde satıştan 6 yıl, garanti süresinin bitiminden 3 yıl sonra ortaya çıktığını, üreticisi ... firmasında %30 kar farkıyla davacıya teklif yapıldığını, iddia edildiği gibi 3 katı şeklinde bir teklif verilmediğini, konveyör hattının standart bir aksam olmadığını, opsiyonel olduğunu, üretimle doğrudan veya dolaylı hiçbir ilgisi olmadığını, arızaya sebep olamayacağını, servis kaydı da bulunmadığını, talaşın manuel olarak uzaklaştırıldığı tezgahların mevcut olduğunu, zaman içinde yetersiz temizlik ve bakım nedenleri ile sorunlar yaşanabildiğini, müvekkili şirket tarafından üretilmediğini, ... firması tarafından üretildiğini, baza-körük sacı (sağ körük sacı) arızalarının kullanıcı tarafından yağsız ve kuru çalıştırılması veya operatörün talaşları temizlememesinden kaynaklandığını, davacı şirketin kendi ağır kusur ve ihmali bulunduğunu, tezgahın eğitim verilen uzman operatörler tarafından kullanılmadığını, tezgahta 4 yıl boyunca sorunsuz üretim yapıldığını, takım tezgahlarının bir çok alt sistemden oluştuğunu, her birinin genellikle farklı üreticiler tarafından imal edildiğini, tezgah üreticisinin bunları bir araya getirerek çalışmasını sağladığını, tezgahta ayıp veya kusuru bulunmadığını, makina ve ekipmana sonsuza kadar garanti verilmediğini, davanın yasal koşulları oluşmadığını diğer hususlarla birlikte belirtilerek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, bilirkişilerce, davalının kâr ve kazanç kaybına uğrayıp uğramadığının tespit edilemediği ve bilinemediği şeklinde rapor düzenlemesine rağmen, genel bir değerlendirme ile hesaplama yapıldığı belirtilerek, mahrumiyet kaybının hesaplandığının anlaşıldığı, davacının kâr ve zarara ilişkin dosyaya belge ve bilgi sunmadığı ve bu iddiasının ispat edilemediği kanaati oluştuğundan, davacının davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinafında, mahkeme tarafından tanzim edilen gerekçeli kararın hatalı tespitlere dayandırıldığı ve somut olay ile bağdaşmadığını, gerekçeli kararda yer verilen ve red kararının dayanağı olarak gösterilen tespitlerin hatalı ve eksik incelemeye dayandığını, dava konusu makinelerin halen kullanılmaya devam edildiği tespitinin hatalı olduğunu, davacı şirketin davalı tarafından dava konusu ürünlerin iadesi kabul edilmediğinden fabrikasında bulundurduğunu, ilgili ürünlerin bilirkişi incelemesi için çalıştırılmış ve ardından tekrar davada kesin karar verilinceye kadar kullanılmamak üzere kapatıldığını, ilk derece mahkemesi tarafından dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında, davacı şirketin kâr ve kazanç kaybına uğrayıp uğramadığının tespit edilemediğinden bahisle kazanç kaybı tazminatı talebinin de reddedilmiş olduğunu bu durumun da usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemenin kanunda belirtildiği üzere bir zarar miktarını hakkaniyete uygun şekilde belirlemesi gerekirken, haklı talebini reddettiğini, davacı şirket ile davalı arasında mevcut bir eser sözleşmesi bulunmadığını, uyuşmazlığa konusu sözleşmenin satış sözleşmesi olduğunu, yerel mahkeme tarafından sözleşmenin yanlış değerlendirildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir.Taraflar arasında 19.04.2010 tarihli tezgah alım sözleşmesi imzalanmış olup, sözleşme ile ... model ... seri nolu ... torna tezgahını 70.000,00 EURO bedelle satılması konusunda anlaşmışlardır. Sözleşme gereğince alınan makine 08.10.2010 tarihinde davacı şirket adresine kurulumu yapılmıştır. Makine leasing sözleşmesi ile satın alındığından ödemeler bitiş tarihi olan 30.10.2014 tarihi itibariyle makine davacı şirket mülkiyetine girmiştir.Davada davacı; makine davacı işyerine kurulduktan sonra 65 kez arıza yaptığını ve işin durmasına sebebiyet vermesi sebebiyle iş kaybı ve maddi zararların oluşmasına sebebiyet verdiğini, 2015 yılında 22 kez arılandığı ve bakım veya parça değişimi yapıldığını, 05.01.2016 tarihinde Anadolu 19.Sulh hukuk Mahkemesi 2016/2 değişik iş dosyası ile tespit yaptırdıklarını, bilirkişi tespit raporu ile, üretimden kaynaklanan pürüzlülük ve yüzey bozukluğu bulunduğunu, arızanın imalat hatasından kaynaklandığı bildirildiğini, tespit sonrasında da C ve E eksininde arızalar meydana geldiğini, TBK 227 maddesi gereğince alıcıya tanınan hakları kullanmak ve tazminat talebinde bulunmak için dava açtıklarını, seçimlik haklarını öncelikle ayıpsız misli ile değiştirilmesini, aksi takdirde ayıp oranında satış bedelinde indirim yapılmasını terditli olarak talep ettiklerini, ayrıca makine çok azıra yapması sebebiyle iş kaybı ve zarara uğradıklarını, 654 saat makine çalışmadığını 1 saat kayıp zararı 60,00 TL olduğunu belirterek şimdilik 39.270,00 TL zarar ve haksız olarak ödenen 18.546,49 TL servis bakım ücretinin tahsilini, talep etmiştir. Davalı, davacının siparişi üzerine ... torna tezgahının üretim yapılarak teslim edildiğini, eski tezgahta bulunan gezer lünetin sökülerek yeni tezgaha takıldığını, arızala kayıtları gerçekle uyuşmadığını, birçok eksiklik giderildiğini, garanti süresi 3 yıl olduğunu ancak bir çok arızalının 6 yıl sonra ortaya çıktığını, davacı tarafından makine gerekli temizlik ve bakım işlemleri yapılmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, davacı tarafından eserin TBK 477 maddesi kapsamında zımni olarak kabul edildiği, ayıbın kasten gizlendiği ispat edilemediği, bilirkişi tarafından mahrumiyet kaybının hesaplandığını, davacının kar ve zarara ilişkin dosyaya belge ve bilgi sunmadığı ve bu iddialarını ispat edemediğini kabul ederek davanın reddine karar vermiştir.Davacı vekili dava dilekçesi sonuç ve talep kısmında; sözleşmeye aykırı olarak satışı gerçekleştirilen imalat hatalı ve gizli ayıplı torna tezgahının öncelikle ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesi, aksi takdirde ayıp oranında satış bedelinde indirim yapılmasını, davacı şirketin makine çalışmaması sebebiyle uğradığı zararlar için şimdilik 39.270,00 TL zarar ve haksız olarak ödenen 18.546,49 TL servis bakım ücretinin tahsilini talep etmiştir.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararları ile Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuruya ilişkin kararlarında gerekçeli karar hakkının adil yargılanma hakkının somut görünümlerinden olduğu belirtilmiştir. Anayasa'nın 141/3. maddesine göre bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Adil yargılanma hakkının sağlanması kapsamında kararların gerekçeli olmasıyla ilgili kamu düzenine ilişkin hükümlere 6100 sayılı HMK'da da yer verilmiştir.6100 Sayılı HMK'nın 294. ve 297. Maddelerinde hüküm fıkrasında nelerin yer alacağı açıklanmış ve 297/son maddesi gereğince hükümde, tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alacağı belirtildikten sonra hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerektiği belirtilmiştir. HMK'nın 26 ve 297. Maddeleri gereğince davacının tüm talepleri hakkında olumlu veya olumsuz karar verilmesi ve verilen kararın gerekçesinin açıklanması hukuki bir zorunluluktur. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun birçok kararında da aynı hususlara işaret edilmiştir.O halde, mahkemece Anayasa'nın 141. maddesinin 3. fıkrası ile ona koşut düzenleme içeren HMK’nın 297. ve 26. maddelerindeki hükümler gözetilmek suretiyle, davacının talep ettiği tüm kalemler yönünden değerlendirme yapılıp olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi ve talepler hakkında verilecek kararın gerekçesinin açıklanması suretiyle, yapılacak inceleme ve araştırma sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmaksızın eksik inceleme sonucu davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkeme özellikle, makinenin misli ile değiştirilmesi olmadığı takdirde bedel indirimi yapılması yönelik talepler ilişkin inceleme ve değerlendirme yapılmadığı gibi hükümde de bu hususta bir karar verilmemiştir.Makine'nin misli ile değiştirilmesi olmadığı takdirde bedel indirimi talebi itibariyle inceleme yapılması ve ayrı hüküm kurulması gerekmektedir.Yine, dava dilekçesi ile dava konusu makine arızalar sebebiyle 654 saat çalışmamasından kaynaklı zararların tazmini ve servis sebebiyle ödenen bedellerin tahsili talep edilmiştir.Mahkemece, makinenin arıza sebebiyle kullanılmadığı zamanlarda yoksun kalınan fayda/kar yönünden dava dosyasına delil ibraz edilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir. Dava dosyasına sunulan servis fişleri yönelik bir inceleme yaptırılmadığı gibi, gerekçeli kararda bu hususta bir değerlendirme yapılmamıştır.O halde, mahkemece dava dosyasına sunulan tüm deliller ile birlikte dosya bilirkişiye tevdi edilerek, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında imzalanan sözleşme itibariyle imalat yapılarak teslim edilen makine ve davacı savunmasında yer alan 27.08.2009 tarihinde kurulan... nolu eski tezgahtaki gezer lünetin sökülerek yeni tezgaha takıldığı yönelik beyan dikkate alınarak bu husus doğru olup olmadığı araştırılmak suretiyle, arıza yapan makinenin davalı şirketin imal ederek teslim ettiği makine ve ekiplerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, ayıplı olup olmadığı, gizli ve açık ayıplı olup olmadığı ve dava dilekçesinde yer alan tüm talepler hakkında ayrıntılı ek rapor alınması, mahkemece eser sözleşmesi kapsamında inceleme ve değerlendirme yapılması suretiyle sonucuna göre karar vermesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmiş olması hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 19/01/2021 tarih, 2016/832 Esas, 2021/28 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 21/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.