T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2219
KARAR NO: 2025/551
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/03/2021
NUMARASI: 2018/344 Esas, 2021/168 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 27/05/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen dair verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili; taraflar arasında 18/05/2016 tarihinde davalı yana ait ... projesinin mekanik tesisat işlerinin yapımı konusunda anlaşmaya varıldığını, davacının edimlerini eksiksiz ve tam olarak ifa ederek davalıya yana teslim ettiğini, ancak davalı tarafın ödemeleri yapmadığını, bunun üzerine davalıya ihtar yollanarak yapılan hesap ve onaylı hakedişler uyarınca alacağın ödenmesinin talep edildiğini, ödeme yapılmaması üzerine İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/176 D.iş sayılı dosyasından yapılan tespit uyarınca; kesin hesap niteliğindeki 15 nolu hakedişe kadar yapılan işlere ilişkin olarak detaylı rapor hazırlandığını, 15 nolu kesin hesap niteliğindeki hakediş itibariyle bedelinin KDV hariç 26.087,79 Euro + 106.131,81 USD + 3.067.542,82 TL olarak belirlendiğini, yapılan tespit sonrasında davalı yan ile süren görüşmeler neticesinde davacıdan bir kısım ek işler yapmasının istenerek; ek işler sonrasında ödemelerin yapılacağının ifade edildiğini, davacının, delil tespiti sonrasında üstlenmiş olduğu ek işleri de eksiksiz ve tam olarak teslim ettiğini, bu süreç içerisinde geçici kabul tutanağının düzenlendiğini, yapılan geçici kabulde küçük iyileştirmeler yapılmasının talep edildiğini, bu iyileştirmelerin de birkaç gün içinde yapılarak teslim edildiğini, ancak ödemelerin yapılmadığını, 15 nolu hakedişin kesin hesaba dair son hakediş olduğunu, taraflar arasında delil tespitinden sonra davalı tarafından istenen ve yapılan ek işlere ilişkin hakediş hariç olmak üzere toplam 15 adet hakediş düzenlendiğini, denetim ve hakedişlerin düzenlenip onaylanması için ... Mühendislik isimli firmanın işveren adına görevlendirildiğini, 15 adet hakedişin kontrolör tarafından onaylandığını, kesinleştiğini, delil tespiti sonrasında geçici kabullerin yapıldığını, 02/02/2018 tarihinde sulu yangın söndürme tesisatı işleri geçici kabul tutanağı, 05/02/2018 tarihinde sıhhi tessisat işleri geçici kabul tutanağı ve havalandırma tesisatı işleri geçici kabul tutanağının düzenlendiğini, bu tutanaklarda eksik olarak belirtilen işleri çok büyük bir kısmının ek işler olup eksik olarak belirtilen diğer işlerin ise küçük iyileştirmeler olduğunu, bu iyileştirmelerin geçici kabul tutanağında belirtilen sürede yapıldığını, delil tespiti öncesinde Kadıköy ... Noterliğinin 14/12/2017 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi yollanarak onaylı hakedişler ve yapılan hesap uyarınca 774.891,22 TL tutarlı alacağın ödenmesinin istenildiği, 02 ve 05 Şubat 2018 tarihli geçici kabul sonrasında müvekkiline bir kısım ödemeleri yapılmış ise de ek işler ve başkaca nedenlerle toplam 700.994,22 TL tutarında bir alacağının daha oluştuğunu , bu alacakla ilgili olarak da davalıya Kadıköy ... Noterliğinin 10/04/2018 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi yollanarak alacağın ödenmesinin istenildiği ayrıca eksikliklerin ve ek işlerin tamamlandığının bildirildiğini, ek işlerin açıklaması kapsamında; 15 nolu 28/11/2017 tarihli kesin hesap sonrasında KDV dahil 276.152,85 TL tutarında ek iş yapıldığını, bu ek işlerin yapımı sırasında sözleşme, sözleşmeye ekleri, proje ve davalı işverenin talebi uyarınca alınan bir kısım malzemenin kullanılamayacağı ve iade edilmesini talep edildiğini, bu malzemelerin davalı iş verene iade edildiğini, iade edilen malzemelerin toplam bedelinin KDV dahil 157.455,09 TL olduğunu, bu bedelin davacının ek iş nedeniyle alacağı olan 276.152,85 TL tutarlı alacağından düşülmesi neticesinde 118.697,76 TL ek iş bedeli talep edildiğini, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 10.2 maddesinin 21 numaralı çapraz sorumluluk hissesi başlıklı bölümü uyarınca ... ofis binası mekanik işler sorumluluk listesi sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olduğunu, bu listenin 27. sırası uyarınca ortak sağlık ve güvenlik birimine ait personel ve işletme giderlerinin davalı işverene ait olduğunu, davalının iyiniyet kurallarına aykırı olarak OSGB bedellerini 2017 yılı 7. Ayına kadar müvekkiline fatura ettiğini, davacının ilk faturadan itibaren itirazlarda bulunduğunu, itirazlar üzerine bu bedellerin 2017 yılı 7. ayından sonra davacıya fatura edilmediğini, kesilen OSGB bedellerinin ise iş bitiminde iade edileceğinin bildirildiğini, davalı iş verenin bu kapsamda haksız olarak düzenlediği faturalardan kaynaklanan 40.504,68 TL tutarında bir alacağının daha bulunduğunu, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 10.2 maddesinin 21 numaralı çapraz sorumluluk listesi başlıklı bölümü uyarınca listenin 26 ve 33. Sırası gereğince şantiye güvenliği ve korunmasına ilişkin sorumluluğun davalı işverene ait olduğunu, davacı tarafından, çalınan malzemelere ilişkin 25/11/2016 tarih ... nolu 28.899,38 TL tutarlı faturanın düzenlenerek davalı işverene gönderildiğini, davalının ödemediğini belirterek; bu bedelin de davalıdan tahsili gerektiğini belirterek şimdilik 18/05/2016 tarihli sözleşme uyarınca 500.000,00 TL alacağın ihtar tebliğ tarihi olan 26/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 01/02/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini toplam 637.353,80 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili; davacının edimini hali hazırda tamamlamadığını, davalı şirket tarafından onaylanan 12 hakediş bulunmasına rağmen; davacının 15 hakediş düzenlendiğini iddia ettiğini, onaylanmayan hakedişin kabul edilmeyeceğinin, sözleşmenin 13. maddesinde yer aldığını, davacı tarafından yapılan imalat ve işlerden dolayı; hatalı- eksik- hileli- gizli ayıp- işlem ve imalatlardan doğan dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davacının davalıya yaklaşık 1.140.677,68 TL'lik borcu olduğunu, davacının 14/12/2018 tarihli ve ... nolu ihtarnamesi ile bitirdiğini iddia ettiği işlerin, imzalanan geçici kabul tutanağı ile bitirilmediğinin ortaya çıktığını, hakediş ekinde verilen ataşmanlarda belirtilen metraj ve işlerle ilgili olarak yerinde yapılan tetkik sonucunda eksik yapılan işler değerlendirildiğinde müşterek tesisattan siyah boru ve pik boru metraj düzeltmeleri ile 15.674,00 + KDV fazla taleple bulunulduğunu, işin sonuna gelindiği için ihrazlat adı altında hak edişte bulunan toplam 132.240,00 TL'si sözleşme kalemlerinden ve ayrıca ybf'li işlerden toplam 7.222,50 Euro ve 14.912,28 USD ve 8.948,73 TL olmak üzere, bu toplam rakamın ve KDV'sinin hak edişlerden düşülerek ihrazlatın sıfırlanması gerektiğini, davacının tutanak ile iade almış olduğu haksız fatura edilen mallardan ilave kar talep etmesinin sözleşmeye aykırı olduğunu, bunların hak edişten düşülmesi gerektiğini, sözleşmenin 16. maddesi gereğince, davacının işin bitimine kadar fiyat farkı ve ek ödeme talep edemeyeceği halde 9 aylık ödeme olarak hak edişlere 351.000,00 TL + KDV' lik fazla genel gider talebinin de hak edişlerden düşülmesi gerektiğini, davacı yükümlülüğünde olan hava ve davlumbaz kanallarının ince yapıldığını, burada hile bulunduğunu, bu hatanın giderilmesi sırasında verilen zararların da giderilmesi gerektiğini, sprinkler hatları imalatlarında şartnameye uygunsuzluklar, kalite problemleri, boya imalatlarında çift kat olması gereken yerlerin tek kat boyanarak çift kat parası alınması durumlarının tespit edildiğini, bunların düzeltilmemesi nedeniyle bu işlerin davacı hesabına yaptırılarak davacıya fatura edileceğini, pis su boru hatlarında ciddi eğim problemlerinin olduğunu, pis su taşması gibi problemlerin olduğunu, bağlantısı eksik yapılmış dükkan içine giren drenaj boruları, çatı yağmur suyu süzgeçleri, gibi eksik ve hatalı işler tespit edildiğini, bunları davacı adına yaptırılması gerektiğini, sözleşmeye göre davacının personel eksikliği cezalarının hak edişten kesilmesi gerektiğini, hak edişlerde sözleşmeye aykırı ybf oranlarının tespit edildiğini, bunlarında hak edişten düşülmesi gerektiğini, davacı tarafından ödenmeyen OSGB ve çalışanlarına ait yemek ve kamp bedellerinin davacıya fatura edileceğini, işin tamamlanmaması eksik ve hatalı yapılması nedeniyle iş verenin uğramış olduğu ve uğrayacağı işin başka firmaya tamamlatılması nedeniyle katlanmak zorunda kaldığı ek maliyet ve davalının ödemek zorunda kalacağı cezai şart bedellerinden davacının sorumlu olduğunu, buna göre toplam tahmini eksik- hileli- kusurlu imalat maliyetlerinin KDV hariç 966.676,00 TL olduğunu, eksik ve hatalı imalatların kabulü anlamına gelmemek koşuluyla birlikte eğer mahkemece imalatların sökülüp yeniden yapılması yerine nefaset indirimi yönünden kanaat oluşur ise davacının hak edişlerinden nefaset bedellerinin kesilmesi gerektiğini, OSGB faturalarının davacı yana fatura edildiğini, davacının 7 ay boyunca bu faturaları ödediğini akabinde kendi rızasıyla ödediği bedelleri istediğini, bunun hukuken mümkün olmadığını, hırsızlıkla ilgili olarak sigorta şirketi raporuna göre davacının 9.766,00 TL hasarı olduğunu, delil tespiti raporunu kabul etmediklerini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 04/03/2021 tarihli karar ile; toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının 545.313,80 TL ödenmemiş bakiye alacağı bulunduğunun anlaşıldığı ve davacının, alacağına 26/12/2017 ihtar temerrüt tarihinden itibaren faiz talep etmiş olup; ilk çıkartılan ihtarnamenin 14/12/2017 tarihli ihtarname olup; ikinci ihtarnamenin 10/04/2018 tarihli ihtarname olduğunu, davacının ikinci ihtarnamede, birinci ihtarnameyi atıf yaparak birinci ihtarname kapsamında alacağının bir kısmının ödendiğini belirterek, ödenmemiş olan kısım için alacak talebinde bulunması nedeniyle ikinci ihtarnamenin 12/04/2018 tarihinde tebliğ edildiği dikkate alınarak verilen 3 günlük sürenin dolduğu 16/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte 545.313,80 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; işin hiç bir zaman durdurulmadığını, Şişli Belediyesi veya Anıtlar Kurulunca durdurulan bir işin söz konusu olmadığını, davalı tarafça yapılan hiçbir bildirim olmadığı gibi aksine işin hızlandırılması için davalının davacı yükleniciye baskı yapıldığını, davalı yanca dava başladıktan 2 yıl sonra, usul yasaya aykırı olarak, sunulmasına açıkça itiraz ettikleri, fiili gerçeklere tamamen aykırı yeni delil ve yeni beyanlar sunulduğunu, mahkeme tarafından davacı şirket alacağından, fiilen hiçbir zaman durmayan inşaatta; işin durduğundan bahisle KDV dahil 92.040,00-TL genel gider kesintisi yaparak; davanın kısmen reddine karar verilmesinin fiili duruma ve hukuka açıkça aykırı olduğunu, 15.03.2020 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda davacının alacağının 637.353,80-TL olarak belirlendiğini, 14.10.2020 tarihli bilirkişi kurulu 2. ek raporunda ise davacı alacağının 545.313,80-TL olarak belirlendiğini, dolayısı davayı 637.353,80-TL üzerinden ıslah ettiklerini, 15.03.2020 tarihli bilirkişi kurulu ek raporu ile 14.10.2020 tarihli bilirkişi kurulu 2. ek raporu arasındaki farkın sebebinin; davalı yanın hukuka aykırı olarak sonradan dosyaya sunduğu ve sunulmasına muvafakat etmedikleri hukuka aykırı deliller, inşaat fiili olarak hiçbir zaman durdurulmamış olmasına rağmen davalı yanın inşaatın durdurulduğuna yönelik gerçeklere aykırı beyanları nazara alınması olduğunu, davalının dosyaya 22.09.2020 tarihinde sunmuş olduğu dilekçesinde dayandığı husus ile huzurda ki davanın herhangi bir bağlantısı olmadığını, davalının işin hiçbir zaman durmadığını bilmesine rağmen iyi niyet kurallarına aykırı beyanlarda bulunduğunu, bilirkişi kurulununda 14.10.2020 tarihli 2. ek raporunda herhangi bir inceleme yapmadan bu beyanları doğru kabul ederek tamamen haksız ve yersiz olarak davacı şirket alacağından 92.040,00-TL kesinti yaptığını, taraflarca dosyaya sunulan her iki taraf imzasını taşıyan hakedişlerle sabit olduğu üzere; 1. hakedişin 30.06.2016 tarihinde, 2. hakedişin 30.07.2016 tarihinde, 3. hakedişi 31.08.2016 tarihinde, 4. hakedişin 30.09.2016 tarihinde, 5. hakedişi 19.11.2016 tarihinde, 6 nolu hakedişin 29.12.2016 tarihinde yapıldığını, hakediş yapılması için çalışılması ve bir iş yapılmasının gerektiğini, hakediş tarihleri nazara alındığında davacı şirketin davalı yanın işin durduğunu iddia ettiği dönemde aralıksız olarak çalıştığının ve pek çok imalat yaptığını ortaya koyulduğunu buna rağmen davalı yanca sunulan 22.09.2020 tarihli dilekçede, inşaatın 14.08.2015 ile 19.10.2016 tarihi arasında durduğunun iddia edildiğini, işin durdurulduğuna dair herhangi bir belge yada yazışma sunamadıklarını, davayı 18.04.2018 tarihinde açtıklarını, cevap, ikinci cevap, ön inceleme ve delil sunma aşamalarının çoktan tamamlandığını, davalının davanın bitme aşamasında yeni delil ve beyan sunduğunu ,hükme esas alınan bilirkişi raporlarının metraj, ihzarat, ybf genel gider+kar düzeltmeleri başlıklı kısmında davacının alacağından indirilen rakamların herhangi bir hukuki ve teknik dayanağının bulunmadığını, yapılan kesintinin hukuka aykırı olduğunu, ciddi hesaplama ve değerlendirme hataları yapıldığını, davacı tarafça hiç alınmayan, hakedişlere konulmayan bir bedelin mükerrer bir şekilde davacı şirket alacağından düşüldüğünü, YBF’li işlerde davacı şirket tarafından %15 Genel Gider+Kar payı uygulandığını, %26,5 genel gider + kar payı uygulanmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında yer alan “ Yapılan tetkik sonucunda eksik yapılan işler değerlendirildiğinde Müşterek Tesisattan Siyah Boru ve Pik Boru Metraj düzeltmeleri ile 15.674,00-TL+KDV fazla olduğu.” yönündeki beyanın hiçbir veriye dayanmadığını, davalı yanın tek taraflı ve hiçbir veriye dayanmayan beyanının, teknik bir inceleme yapılmadan, bu konudaki veriler incelenmeden, hiçbir ölçüm yapılmadan haksız ve mesnetsiz olarak bilirkişi kurulunca kabul gördüğünü, davalı yanın, davacının müşterek tesisattan Siyah Boru ve Pik Boru Metrajları kapsamında 15.674,00-TL+KDV fazla talepte bulunduğu yönünde gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, davacının talebinin iş bu rakam olmadığını, davalı yanın belirttiğinin aksine talep edilen rakamın 3.819,16-TL+KDV olduğunu, davacı şirketin alacağına da 3.819,16-TL+KDV olarak girdiğini, 15.674,00-TL+KDV olarak girmediğini, 15.674,00-TL+KDV tutarında bir fazlalık olmadığından ve indirim yapılamayacağını, bilirkişi raporlarında eksik işlerin giderilmesi başlığı altında davacı şirket alacağından indirilen KDV dahil 84.827,84-TL tutarlı bedelin hiçbir hukuki dayanağının olmadığını, dava dışı ... firmasına yaptırılan işlerin geçici kabul tutanaklarında tespit edilen işlerle hiçbir bağlantısı olmadığını, yaptırılan işlerin, davalı yanın davacı şirkete yaptırmadığı, hakedişlere girmeyen yeni işler olup, dava dışı ... firmasına ödenen bedellerin davacı şirket alacağından indirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, geçici kabulde tesbit edilen tüm işlerin süresi içerisinde tamamlanarak teslim edildiğini, bu konuda, işveren veya proje yönetiminden geçici kabulde belirtilen eksiklerin tamamlanmadığına dair herhangi bir ihtar yapılmadığını, davalının üçüncü bir firmaya yaptırdığını iddia ettiği işlerin, geçici kabul eksikleri ile ilgili değil, işverenin yeni talepleri ve ilave isteklerinin yaptırılmasından ibaret olduğunu, bilirkişi raporlarında yer alan eksik işler listesi ile geçici kabul tutanaklarında yer alan işler karşılaştırıldığında eksik işler listesi başlığı altında sıralanan işler ile geçici kabul tutanaklarında listelenen işler arasında herhangi bir ilginin olmadığının açıkça görüleceğini, davacı şirketin hırsızlık sonucu çalınan malzemelerinin tutarının 28.899,38-TL olduğunu, bilirkişi kurulunca iş bu bedel yerine 9.767,00-TL nin davacı şirketin alacak hanesine yazılmasının hatalı olduğunu, 15. kesin hakediş sonrası yapılan stopaj kesintilerinin hatalı olduğunu, kesin hakedişte stopaj kesintisi yapılmasının mümkün olmadığını, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu, Mahkemece tek bir heyete bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup dosyanın aynı heyete 3 kere ek rapora gönderildiğini, heyetin her defasında görüşlerini ve hesaplamalarını değiştirdiğini, üstelik rapor ve ek raporlara her iki tarafında itiraz ettiğini, mahkemece yapılması gerekenin; bu boyuttaki bir teknik davada konularında uzman başkaca bir heyetten de rapor alınması olduğunu ancak bu konudaki taleplerinin gerekçe gösterilmeksizin reddedildiğini, davacı yüklenicinin 18.05 2016 tarihli sözleşme ile üstelenmiş olduğu işi dava açtıkları tarihte dahi tamamlamadıklarını, işin tamamlanmadığının, kendileri tarafından imzalanan geçici kabul tutanağı ile ikrar ettiklerini, davalı tarafından onaylanan 12 hak ediş bulunmasına rağmen; davacının 15 hak ediş düzenlendiği iddia ettiğini, hatta davalı tarafından onaylanmayan 3 hak edişin ... Mühendislik Firması tarafından onaylandığını iddia ettiklerini, davalı şirketin onaylamadığı hak edişi kabul etmeyeceğini, sözleşmenin 13. maddesi kapsamında detaylı olarak hüküm altına alındığını, sözleşmenin 13. maddesinde açıkça “…hakedişler iş sahibi’nin merkez ofis onayı ile kesinleşir” denildiğini, Kontrol birimi olan ... Mühendislik’in görev ve yetkileri sözleşmeden de anlaşılacağı üzere ön kontrolden ibaret olduğunu, davalının henüz tespit edemediği hatalı-eksik-hileli-gizli ayıp-işlem ve imalatlardan doğan dava ve talep ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davacının davalı şirkete yaklaşık olarak 1.140.677,68.-TL lik bir borcu olduğunu, mahkeme tarafından; davacının, sözleşmeye aykırı ifaları nedeni ile sorumlu olduğu ceza-i şart hükümlerinin değerlendirilmediğini, davacı imalatlarında tespit edilen kalite kusurları, hileli malzeme kullanma, fazla ödeme talepleri vb. konuların tamamının, davacının saha imalatlarının yönetimine sözleşme kriterlerine uymayan, az tecrübeye sahip proje müdürü/sorumlusu bulundurmasından kaynaklandığını, davacının bu konuyu davalının tespitine kadar gizlemiş olup ceza ödemekten kaçmak istediğini, personel maliyetini düşürerek iş üzerinden haksız kazanç elde etme yoluna gittiğini, davacının hak edişlerinden ceza-i şart olarak kesilmesi gerektiğini, davacı tarafın sunduğu 15 No’lu hak ediş ile kontrol edilmiş kesin hak ediş arasında çeşitli metraj farklılıkları olduğu, Mahkeme tarafından bu hususa ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadığını, davlumbaz kanallarının şartnamelere aykırı olarak 2mm olması gerekirken 1,2 mm yapılmış olması sebebi ile en az 21.000 TL + KDV nefaset indirimi yapılması gerektiğini, ölçüm için açılan duvar kırım/tamir parasının da davacının hak edişinden kesilmesi gerektiğini, OSGB faturalarının taraflar arasında ki kabul gereği davalı tarafından tüm taşeronlara olduğu gibi davacıya da fatura edildiğini, davacı 7 ay boyunca bu faturaları ödediğini, akabinde huzurdaki davada kendi kabul ve rızası ile yapmış olduğu ödemelerin iadesini istediğini, bu talebin hukuken mümkün olmadığını, basiretli tacir olarak kendi kabul ve rızası ile yapmış olduğu ödemelerin iadesi mümkün olmadığını, kalan aylara ilişkin osgb ücretlerinin de davacı hak edişinden düşülmesi gerektiğini, mahkemenin, davacının kendi hatalı kanallarını kontrol ederken kanal kauçuk izolasyonlarına verdiği hasarları nefaset kapsamına almadığını, davacının verdiği bu hasardan dolayı en az 20.000 TL + KDV nefaset indirimi yapılması gerektiğini, davacının 15 no’lu hak edişte malzemesi davalı tarafından teslim edilen bazı mallara da malzeme bedeli talep ettiğini, Mahkemece 16.500 TL olan bu bedelin minhası ile ilgili bir değerlendirme yapılmadığını, davacı tarafça, hatalı ve kusuru tespit edilen imalatların da talep edilen fiyat farkına eklendiğini, hatalı, kusurlu ve/veya gerçekleşmeyen imalatlar için fiyat farkı ödemesi yapılamayacağını, 50.000 TL civarında olan bu farkın Mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yan yüklenici, davalı yan iş sahibidir. Taraflar arasında 18/05/2016 tarihli eser sözleşmesi sözleşmesi akdedilmiştir. Davacı yüklenici, taraflar arasındaki eser sözleşmesi gereği bakiye hakediş alacağının tahsilini talep ve dava etmiş, davalı iş sahibi ise işin halen tamamlanmadığını, işte ayıp ve eksiklikler bulunduğunu bu nedenle davacının kendilerine borçlu olduğunu belirterek; davanın reddini istemiş, mahkemece; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının 545.313,80 TL ödenmemiş bakiye alacağı bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile 545.313,80 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Somut olayda dosya kapsamından ve alınan bilirkişi raporlarından ve yerinde yapılan keşif sırasındaki incelemelerden; davalının D.İş tespit raporuna itirazında belirttiği ve geçici kabul tutanağında belirtilen eksik ve kusurlu işlerin davacı tarafından kısmen giderildiği, giderilmeyen eksikliklerin ise davalı tarafından tamamlandığı, tüm mekanik sistemlerin çalışır durumda olduğu ve davalı tarafından kullanıldığı, hükme esas alınan 14.10.2020 tarihli heyet ek raporunun dosya kapsamına ve denetime elverişli olduğu, davacının yaptığı işlere dair bilirkişi heyetinin yaptığı kesin hesapta davacı alacağının 123.320,94 USD +30.000,96 Euro+3.562.087,91 TL olduğunun tespit edildiği, bu hesaplama da; her ne kadar davacı yan tarafından işin durmadığı iddia edilmiş ise de mahkemece gerekli araştırmalar yapılarak, Şisli Belediyesi ve Anıtlar Kurulundan gelen yazı cevaplarına göre işin 14.08.2015 -19.10.2016 tarihlerinde durduğunun anlaşılması sebebi ile toplam hakediş alacağından düşülmesi gereken 92.040.00 TL genel gider alacağı düşülerek toplam 15 adet hak ediş alacağı toplamının tespit edilmiş olduğu, tespit edilen davacının bu alacağından; sökülmesi gerekmeyen ve kullanıma engel olmayan eksik ve ayıplı işler için belirlenen 77.054,00 TL nesafet kesintisi, davalı yan tarafından dava dışı ... firmasına yaptırılan eksik işler bedeli olan 84.827,84 TL ve metraj ,ihrazat ve YBF düzeltme bedeli olarak 185.108,64 TL + 8.522,55 Euro+ 17.596,49 USD nin davacı alacağından düşülerek; ve davacının sözleşme dışı olarak yaptığı tespit edilen ek işler bedeli 184.113,08 TL, davalının ödemesi gerekirken davacının ödediği 40.504,68 TL OSGB bedeli ile her ne kadar davacı yan tarafından hırsızlık sonucu çalınan malların bedelinin 28.899,38 TL olduğu iddia edilmiş ise bu konuda davalı yanın sigortacısı tarafından yapılan ekspertiz raporunda bu bedelin 9.767,00 TL olduğunun tespit edilmesi nedeni ile bu bedelin davacının kesin hakedişi olarak tespit edilen bedellere eklenerek bulunan 545.313,80 TL davacının bakiye hakediş alacağına hükmedilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamamaktadır. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 04/03/2021 tarih ve 2018/344 Esas, 2021/168 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2- Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10. TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Alınması gereken 37.250,00 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 9.253,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 27.997,08 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 27/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.