T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2183
KARAR NO: 2025/546
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/02/2021
NUMARASI: 2017/324 Esas, 2021/127 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 27/05/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmelerinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için davacı yüklenici tarafından başlatılan icra takibine davalı iş sahibince yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı iş sahibi vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili; davacı firma ile ... İnş.-....iş ortaklığı arasında; 19/04/2016 tarihli Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi İnşaatı işi Projesinde yer alan "Alçıpan ve Alçıpan Asma Tavan işleri"nin malzeme ve işçilik olarak yapılması işi ile yine aynı inşaat işi projesinin "Sıva-Boya -Şap imalat "işlerini içeren 15/06/2016 tarihli 2 ayrı yapım sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeler gereği davacı firmanın yaptığı işe karşılık hakedişlerin yapıldığını ve iş sahipleribin bu hakedişlerin onayladığını, söz konusu hakedişlere istinaden faturaların davacı tarafça kesildiğini, karşı tarafa teslim edildiğini, karşı tarafça bu faturaların kabul edildiği ve bir itirazın da olmadığı ve her iki tarafın da beyannamelerinde kullanıldığı, söz konusu faturalara istinaden borçlularca yapılması gereken ödemelerden kalan bakiye alacak 228.148,30-TL 'nin (hak edişlerden yapılan kesintilerden kalan bakiye hariç) tüm şifai taleplerine rağmen ödenmediğini, davalıya 06/02/2017 tarihinde ihtarname gönderdiklerini ve icra takibi başlattıklarını, davalının borca itirazında "kendileri tarafından sözleşmenin tek taraflı fesih edildiğini dolayısıyla konunun yargılamayı gerektirdiğinden" bahsederek; davacının haklı alacağını sürüncemede bırakmaya çalıştıklarını, sözleşmenin feshinin 27/01/2017 tarihinde yapıldığını, söz konusu alacakların ise bu tarihten çok önce doğduğunu ve kesinleşmiş alacaklar olduğunu, davalının bu faturalara dayalı işlerin bedellerini de idareden aldığını, 27/01/2017 tarihinden önceki işlere, işlerin geldiği aşamaya, kesilen faturalara vs. hiçbir itiraz olmadığını ve yazılı bir bildirimin de yapılmadığını, davacının işi zamanında ve sözleşmeye uygun olarak yapıp ve teslim ettiğini, süreleri uzatan ve işi durduranın da davalı taraf olduğu, davalı tarafın kendi kusurunu davacı tarafa yüklemeye çalıştığını, bu nedenle yapılan feshin haksız olduğunu belirterek; itirazın iptalini, durdurulan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden takibin devamını, haksız şekilde borca itiraz eden davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davaya konu sözleşmelerde; işlerin bitim sürelerinin açıkça tayin edildiği, ancak gerek sözleşme kapsamında gerekse davalı şirket ile mutabık kalınarak; davacı yana verilen ek süreler içerisinde belirtilen işlerin bitirilmediğini, eksik ve ayıplı imalatlar bulunduğunu, sözleşmelerde; sözleşmenin feshini ve gecikme cezası ile gecikme süresini düzenleyen maddeler uyarınca, Kartal ...Noterliği’nin 27/01/2017 tarih ... yevmiye no.’lu ihtarı ile iş bu sözleşmelerin, tek taraflı olarak fesih edildiği ve geciken her gün için 5.000,00 TL gecikme cezasının hak edişlerden kesileceği, işin saptanan süre içerisinde bitirilmemesi nedeni ile davacı yanın hak ediş, kesin teminat ve malzemelerine el konulduğunu, geriye kalan işlerin üçüncü bir kişiye yaptırılmak sureti ile taraflarından rücu edileceğinin davacı yana ihtar edildiğini, davalı tarafça Konya 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/28 D.İş. sayılı tespit dosyası ikame edilerek taraflar arasında akdedilen sözleşmeler kapsamında davacı yanca üstlenilen işlerden fiilen eksik, ayıplı ve hiç imal edilmeyen işlerin tespitinin talep edildiğini, ortada doğmuş, kesinleşmiş bir alacağın olmadığı, dosyaya ibraz edilen hak ediş raporlarının çoğunun imzasız ve tarihsiz olduğunu, bu hali ile salt faturaların davalı şirkete tebliğ edilmiş olmasının ortada bir alacağın var olduğunun ispatı olmadığını, bir an için dahi davacı yanın alacağının olduğu düşünülse dahi taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin 22.maddesi uyarınca geciken her gün için 5.000,00 TL gecikme cezasının davacı yanın alacağından mahsup edilmesinin talep ettiklerini belirterek; davanın reddi ile davacı yan aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, mahkeme aksi görüşte ise sözleşmelerin 22.maddesi uyarınca geciken her gün için 5.000,00 TL gecikme cezasının davacı yanın alacağından mahsup edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 02/02/2021 tarihli karar ile; hükme esas alınan bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere; taraflar arasındaki davaya konu işin davacı firmanın taahhüdünde olmayan; davalının taahhüdü altında olan, dış cephe camlarının kapatılmaması, giydirme dış cephe imalatı projesinin idare tarafından onaylanmaması, davacı firmanın taahhüdü altında imalatları yapabilmesi için dava konusu taşınmazda diğer taşeronların imalatının tamamlanmaması ve tamamlanmasının beklenmesi nedeniyle davacının kendisinden kaynaklanmayan sebeplerle işi tamamlayamadığı; dolayısıyla sonuçtan sorumlu tutulamayacağı ayrıca tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde; davacı şirketin takip tarihi olan 03/02/2017 itibariyle davalı iş ortaklığından alacağının 240.097,43-TL olduğu, davacı şirketin takibi 228.148,30-TL üzerinden başlattığı, davacı şirket tarafından düzenlenen hakediş faturalarının davalı şirket tarafından kabul edildiği ve defterlerinde kayıt altına alındığı, icra dosyasına 3. şahıs tarafından 268.593,90-TL ödeme yapıldığı, davalı ortaklığın bu ödemeyi de ticari defterlerine yansıttığı ve davacının alacağından düştüğü, davanın itirazın iptali davası olması sebebiyle takip tarihi itibariyle değerlendirme yapıldığı gerekçesi ile; davacının açtığı davanın kabulü ile; İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile, takip edilen alacağın tahsilinde tekerrür olmamak kaydı ile aynen devamına, takip dosyasına dava açıldıktan sonra yapılan ödemenin icra dairesince infaz aşamasında nazara alınmasına, asıl alacak tutarı olan 228.148,30-TL'nin %20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli bir rapor olmamasına rağmen Teknik Üniversiteden rapor alınması yerine iş bu rapor ile yetinilip karar verilmesi ve ayrıca yine aynı yerel mahkemede bulunan 2017/474 Esas sayılı dosya sonucu beklenmeksizin karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, aynı mahkemenin 2017/474 Esas sayılı dosyasının sonucunun iş bu davayı etkileyecek nitelikte olduğunu, eğer bu davanın reddine karar verilir ise sözleşmedeki ceza-i hükümlerin hayat bulacağını ve tarafların sözleşmeye bağlılık ilkesi gereği huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerekeceğini, mahkemenin bu yöndeki taleplerini hiç değerlendirmediğini, hükme dayanak 03.11.2019 tarihli bilirkişi raporunda yer verilen tespit ve belirlemeler ile varılan sonuçların, taraflar arasında düzenlenen sözleşme ve eki delil sözleşmesi niteliğini taşıyan Yapım İşleri Genel Şartnamesi ile diğer sözleşme ekleri hükümlerine uygun olmadığını, her ne kadar hakediş düzenlenmiş ve faturalar kesilmiş olsa da davacı yanın son hakkedişlerinde; yapılmayan imalatların da hakkedişte yapılmış gibi gösterildiği ve yapılan imalat miktarlarından fazla imalat bedelinin ödendiği, yapılan şap imalatlarının şartnameye uygun olmamasına rağmen imalatların yapımına ... tarafından göz yumulduğu, şap imalatlarının kullanılması gereken çimentonun miktarının çok altında kullandığı taraflarınca yapılan inceleme neticesinde tespit edildiğini, 18.04.2018 tarihli dilekçe ekinde Konya 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/60 D.İş. Sayılı dosyasından alınan 23.03.2018 tarihli raporu ibraz ettiklerini, bu rapor içeriğinde yapılan değerlendirmede, davacı tarafından gerçekleştirilen şap imalatından alınan örneklerde çimento dozajının 40-80 kg/m3 arasında değiştiği, bu değerlerin şap uygulamasında kullanılması gereken çimento miktarının çok altında olduğu, şapta meydana gelen hasarın ise düşük dozda çimento kullanımından meydana geldiğinin belirtildiğini, yine ibraz edilen Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/28 D.İş. Sayılı dosyasından alınan rapor ile davacı yanca sözleşme kapsamında yer alan yükümlülüklerin taahhüt edilen süre içerisinde ve gereği gibi yerine getirilmediğinin sabit olduğunu, bu durumun ise ...’in bilerek görevini kötüye kullanmasından kaynaklandığını, ... Mimarlık firması ile olan yakın ilişkisi nedeniyle firmaya hakedişlerinde fazla ödeme yaptırarak menfaat sağladığının anlaşıldığını, bunun üzerine 15.12.2016 tarihinde ...’in görevine son verildiğini, bunu öğrenen davacı şirketinde; şantiyedeki adamlarının çıkışını yaparak işi yarım bıraktığını, davacının dava konusu şantiyedeki son kalan 2 işçisini 08.01.2017 tarihinden işten çıkarttığını ve sahada kalan malzemelerini ise şantiyeye daha sonra gelerek 21.01.2017 tarihinde tutulan tutanakla birlikte şantiyede görevli mühendise teslim ettiğini, sözleşmeleri Kartal ...Noterliği’nin 27.01.2017 tarih ... yevmiye no.’lu ihtarı ile tek taraflı olarak fesih etiklerini, ...'in işten çıkarılmasının akabinde davacı şirkette çalışmaya başladığını, bu kişi hakkında görevini kötüye kullanma nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğunu, bu kişi yerine ...'ın Proje Müdürü olarak atandığını, davacının yarım bıraktığı işler ile ilgili olarak ... Tic. Ltd. Şti. & ... San. Tic. Ltd. Şti. iş ortaklığı ile ... İnşaat firması arasında 01.03.2017 tarihinde sözleşme imzalandığını, davacı yan ile 19.04.2016 tarihli Alçıpan işleri sözleşmesi yapıldığını, işin süresinin 80 gün olup işin bitim tarihinin 08.07.2016 tarihi olduğunu, davacı yanın işi sözleşmede yer alan sürede bitiremediğinden; davacıya 31.12.2016 tarihine kadar süre verildiğini, verilen ek süreye rağmen işin davacı yanca teslim edilmediğini, yine davacı yan ile 15.06.2016 tarihinde Sıva-Boya-Şap işleri sözleşmesi yapıldığını, İşin süresinin 120 gün olup işin bitim tarihinin 13.10.2016 tarihi olduğunu, davacının işi süresinde bitiremediğini, bu iş için davacıya ek süre verilmediğini, Konya 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/16 D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi tespit raporundaki imalat miktar hesaplamalarının şantiyedeki reel durumu yansıtmadığı için kabul etmediklerini, Konya 4, Asliye Hukuk Mahkemesi’ nin 2017/28 D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi tespit raporunda; ayıplı kusurlu olduğu tespit edilen 3.589 m2 şap imalatı bedeli olan 58.321,25 TL'nin; ilk tespit yapıldığı zaman hesaplanan miktar olduğunu, ilerleyen tarihlerde farklı mahallerde de şap ile ilgili ufalanmalar, bozulmalar, ayıp ve kusurlar ortaya çıktığını ve toplam 5.369,45 m2 şap imalatı sökülerek yeniden yaptırıldığını, 30.11.2016 tarihli tutanağın ... işten ayrıldıktan sonraki bir tarihte, davacı ile çalışırken, davalarına delil oluşturmak için iksan firması ile beraber, yetkisizce düzenledikleri sahte bir evrak olduğunu, bu evrağın davalı dosyalarında bulunmayan bir evrak olduğunu, üzerinde iş ortaklının kaşesinin bulunmadığını, bu tarihte ...'in davalı ile çalışmadığını, bu sahte evrak ile ilgili ... hakkında suç duyurusu yapıldığını, kaldı ki idare ile olan sözleşmede; iş bitim tarihinin 31.12.2016 olduğunu, dış cephe projesinin 20.05.2016 tarihinde idare tarafından onaylandığını, dış cephenin 30.01.2018 tespit tarihli 22 nolu hakedişte %86 seviyesinde olduğunu ve cepheden eksik kalan imalatların da davacı yanın yapacağı işlere engel olmadığını, ayıp ve kusurlu imalatların tespit edilmesinden sonra davacı yana hiç bir hakediş düzenlenmediğini, sözleşmelerin 22.maddesi uyarınca geciken her gün için 5.000,00 TL gecikme cezasının davacı yanın alacağından mahsup edilmesi gerektiğini, aynı bilirkişilerden ek rapor alınmış olması ve bilirkişilerin itirazlarını gereği gibi değerlendirmeden kök rapordaki görüşlerini değiştirmediklerini beyan etmiş olmaları nedeniyle dosyanın Teknik Üniversiteye gönderilmeden karara çıkarılmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmelerinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Taraflar arasında 19/0472016 tarihli ve 15/06/2016 tarihli 2 ayrı eser sözleşmesi akdedilmiştir.Davacı yan 2 ayrı eser sözleşmesi gereği onaylanan hak edişlerinden bakiye kısmın ödenmediğini, davalının haksız şekilde sözleşmeyi 27.01.2017 tarihinde feshettiğini belirterek; bakiye alacağı için başlattığı icra takibine davalı iş sahibinin yaptığı itirazın iptalini talep etmiş, davalı yan ise davacı yüklenicinin işi süresinde bitiremediğini, eksik ve ayıplı işlerinin olduğunu bu nedenle sözleşmeyi 27.01.2017 tarihinde tek taraflı olarak fesh ettiğini, geciken her gün için 5.000 TL gecikme cezasını hak edişinden kestiğini ve kesin teminat, hak ediş ve malzemelerine el koyduğunu belirterek; davanın reddini istemiş, mahkemece; davacı firmanın taahhüdü altında imalatları yapabilmesi için dava konusu taşınmazda diğer taşeronların imalatının tamamlanmaması ve tamamlanmasının beklenmesi nedeniyle davacının kendisinden kaynaklanmayan sebeplerle işi tamamlayamadığı; dolayısıyla sonuçtan sorumlu tutulamayacağı ayrıca tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde; davacı şirketin takip tarihi olan 03/02/2017 itibariyle davalı iş ortaklığından alacağının 240.097,43-TL olduğu, davacı şirketin takibi 228.148,30-TL üzerinden başlattığı, davacı şirket tarafından düzenlenen hakediş faturalarının davalı şirket tarafından kabul edildiği ve defterlerinde kayıt altına alındığı, icra dosyasına 3. şahıs tarafından 268.593,90-TL ödeme yapıldığı, davalı ortaklığın bu ödemeyi de ticari defterlerine yansıttığı ve davacının alacağından düştüğü gerekçesi ile davanın kabulü ile; İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile, takip edilen alacağın tahsilinde tekerrür olmamak kaydı ile aynen devamına, takip dosyasına dava açıldıktan sonra yapılan ödemenin icra dairesince infaz aşamasında nazara alınmasına, asıl alacak tutarı olan 228.148,30-TL'nin %20' si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Dosyanın incelenmesinde; eser sözleşmesinin ifasında davacı yüklenicinin gecikmesinin, davacı yandan kaynaklanmadığı ve diğer taşeronların işlerini bitirmemesinden kaynaklandığı, bu durumun 2017/16 D .İş sayılı dosyasında da tespit edildiği, davalı yan eksik ve ayıplı iş iddiasında bulunmuş ise de işi, işin asıl sahibi idareye olduğu gibi teslim ettiği, bu nedenle oluşmuş herhangi zararının doğmadığı, davalının bekletici mesele yapılmasını talep ettiği aynı mahkemenin 2017/474 E sayılı dosyasında ise yüklenicinin faturalandırılmamış iş bedeli ile malzemelerinin bedelini talep ettiği, mahkemenin davayı kabul ettiği ve kararın Dairemiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, bu karar ile de feshin haksız olduğunu tespit edilip kesinleştiği anlaşıldığından; mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 02/02/2021 tarih ve 2017/324 Esas, 2021/127 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 15.584,90 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 3.837,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.747,90 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 27/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.