T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/2311
KARAR NO:2025/492
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:16/03/2021
NUMARASI:2018/389 Esas, 2021/321 Karar
DAVANIN KONUSU:Alacak (Eser sözleşmesinden kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:13/05/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesine aykırılık sebebine dayalı olarak; ödenen nakit bedelin iadesi, iş sebebi ile davalı yükleniciye verilen 3 adet senedin iadesi ve bu senetler dolayısı ile borçlu olunmadığının tespiti, yoksun kalınan kar ve cezai şart bedelinin tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili; davacı iş sahibine ait bulunan kuaförün tadilat ve mimari dekorasyonunun yapılması amacı ile davalı yüklenici ile 13/12/2017 tarihinde sözleşme imzalandığını, işbu sözleşmeye göre tadilat ve dekorasyon işine 18/12/2017 tarihinde başlanması ve eksiksiz bir şekilde 30 iş günü içerisinde tesliminin kararlaştırıldığını, davacı iş sahibinin 80.000 TL bir kısım iş bedelinin ödendiğini, ayrıca herbiri 5.800,00 TL. bedelli üç adet senet verdiğini ancak taahhüt edilen işlerin süresinde ve sözleşmeye uygun yapılmadığını, sadece 20.000 TL bedelli iş yapıldığını,Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk mahkemesinin 2018/23 D.iş sayılı dosyası ile eksik ve ayıplı işleri tespit ettirdiklerini, belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava konusu iş nedeniyle davalı yükleniciye ödenen nakdi bedellerin iadesini, davacı iş sahibinden haksız yere alınan 30/01/2018 vade tarihli 5.800 TL bedelli, 30/02/2018 vade tarihli 5.800,00 TL bedelli ve 30/03/2018 vade tarihli ve 5.800,00 TL bedelli üç adet senetin iadesi ile borçlu olmadıklarının tespitine, yoksun kalınan kâr ve cezai şartın ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; davacı iş sahibinin dosyaya delil olarak sunduğu, Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk mahkemesinin 2018/23 D.iş sayılı dosyasından eksik ve ayıplı işlerin tespitine dair tespit raporuna itiraz ettiklerini bu nedenle iş bu davada delil niteliğinin bulunmadığını, davaya konu senetlerin sözleşmede açıkça belirtildiğini, sözleşme bedelinin 150.000,00 TL olduğunu, sözleşmenin TTK 18/3 maddesine aykırı olarak sonlandırıldığını, cezai şart ve mahrum kalınan kârın aynı anda talep edilemeyeceğini, davaya konu iş yerine 133.445,61 TL tutarında iş yaptığını ancak sadece 80.000,00 TL ödeme yapıldığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 16/03/2021 tarihli karar ile; taraflar arasında; davacının iş yerinin tamir ve tadilatının yapılması için 13/12/2017 tarihinde eser sözleşmesi imzalandığı, davacının sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen; davalının eksik ifada bulunduğu iddiası ile iş bu davanın açıldığı, davacı tarafından, dava açılmadan önce Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/23 D. İş sayılı dosyasında alınan delil tespiti raporunda, yapılan işlerin toplam bedelinin 20.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin varlığının kabul edildiği, davacı iş sahibinin, yapmış olduğu ödeme miktarı kadar sözleşmeye uygun tadilat yapılmadığını; davalı yüklenicinin ise 133.445,61 TL tutarında iş yapılmış olmasına rağmen davacı iş sahibi tarafından 80.000,00 TL ödeme yapıldığını iddia ettiği, işin tamamlandığını ispat yükünün davalıda olduğu, hükme esas alınan 20.06.2019 havale tarihli ve yine değişik iş dosyasındaki bilirkişi raporlarından, davalının bir takım işleri eksik yaptığının anlaşıldığı, davalı tarafça sözleşme kapsamında yapılan işlerin bedelinin 25.000,00 TL olduğu, dosya içerisindeki taraf beyanları, tahsilat makbuzu ve havale dekontu içeriğinden davacının, davalıya 79.700,00 TL ödeme yaptığı, bu haliyle davacının 54.700,00 TL' lik fazla ödeme yaptığının anlaşıldığı, taraflar arasındaki sözleşmeye esas düzenlenen ve tarafların kabulünde olan, dava konusu yapılan 30/01/2018 vade tarihli 5.800,00 TL bedelli, 30/02/2018 vade tarihli 5.800,00 TL bedelli ve 30/03/2018 vade tarihli 5.800,00 TL bedelli 3 adet senet yönünden, davalı taraf sözleşme kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmediğinden ve yerine getirdiği miktar da mahsup edildiğinde; bu senetler yönünden davacının davalıya borçlu olmadığı, davalının 30 iş günü teslim süresini aştığı, bu aşmanın sebebinin davacıdan ya da başka bir sebepten kaynaklandığını herhangi bir delille ispat edemediği, sözleşme kapsamında bir iş günü gecikme cezasının 1.600,00 TL olduğu, 34 iş günü gecikme sebebiyle 54.400,00 TL cezai şarttan davalının sorumlu olduğu, cezai şart miktarının fahiş olmadığı ve davalının mahfına sebebiyet verecek düzeyde olmadığı, cezai şartın yanında sözleşmede açıkça kar mahrumiyetine ilişkin herhangi bir madde olmadığı, kısa karar da ıslah tarihi 27/01/2020 olmasına rağmen, maddi hataya dayalı olarak 27/01/2021 olarak belirtildiğinden, gerekçeli hükümde düzeltildiği, şeklindeki gerekçe ile; davanın kısmen kabulü ile 54.700,00 TL alacağın 1.000,00 TL'sini dava tarihinden itibaren bakiye kısmına 27/01/2020 ıslah tarihinden itibaren yıllara göre değişen ticari avans faizi ile birlikte, 54.400,00 TL ceza inşaat alacağının 2.000,00 TL'sini dava tarihinden itibaren bakiye kısmına 27/01/2020 ıslah tarihinden itibaren yıllara göre değişen ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, dava konusu yapılan 30/01/2018 vade tarihli 5.800,00 TL bedelli, 30/02/2018 vade tarihli 5.800,00 TL bedelli ve 30/03/2018 vade tarihli 5.800,00 TL bedelli 3 adet senet yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine, yoksun kalınan kâra ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; Kanuna aykırı keşif sonrasında hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, sadece bilirkişi tarafından yerinde inceleme ile dava konusu işin tespiti için yapılan değerlendirmenin hukuken kabul edilemeyeceğini, yerinde incelemeden önce "taraf vekillerinin arandığı ancak ulaşılamadığı" dosya bilirkişisi tarafından belirtilmişse de, kime, ne zaman, hangi numara üzerinden ulaşılmaya çalıştığının ifade edilmediği, hükme esas alınan raporun Değişik İş. tespit dosyasında alınan bilirkişi raporu esas alınarak hazırlandığını, itiraz edilen delil tespit raporunun hükme esas teşkil edemeyeceğini,Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2012/6042 Esas 2012/12062 Karar ve 24/09/2012 Tarihli kararında; itiraza uğramış olan delil tespiti raporunun hükme esas alınamayacağının belirtildiğini, yargılama esnasında, işin sözleşme koşullarına göre tamamlandığının ispatı hususunda delil toplanması açısından talepte bulunmalarına rağmen, taleplerinin Mahkemece dikkate alınmadığını, dava konusu işin yapımına ilişkin başkaca firmalardan temin edilen malları gösteren faturalar dosya içerisinde yer alan delil tespit raporuna karşı itiraz dilekçemiz ekinde sunulmasına rağmen, bu hususta ne Mahkemece, ne de bilirkişilerce değerlendirme yapılmadığını, faturalar incelendiğinde, davalı tarafından davaya konu iş yerinin dizayn, aksesuar, havalandırma sistemi, elektrik tesisat malzemeleri, işçilik ve montaj bedeli için toplam 133.445,61 TL harcama yapıldığının görüleceğini, kanuna uygun keşif icrası sonucunda faturaya konu ürün ve tesisatın iş yerinde mevcut olup olmadığının tespit edilmediğini, davalının usule uygun şekilde temerrüte düşürülmediğinden, aleyhine cezai şarta hükmedilemeyeceğini, 6102 sayılı TTK'nın 18/3 maddesinin"Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır." şeklinde düzenlendiğini, davacının hükümde yer alan hususlar aracılığıyla değil, delil tespiti davası ikame ederek işi sonlandırdığını belirttiğini, mahkemece davalının kusurundan kaynaklanmayan ve de mücbir sebep olarak değerlendirilmesi gereken sebeplerin değerlendirilmediğini dosya kapsamında site yönetiminden kaynaklanan elektrik ve su sorunlarının olduğunun ve bu sorunlar nedeniyle işin aksayacağının, işin bitiş tarihinin 19/02/2018 olacağının davalı tarafından karşı tarafa bildirildiğine ilişkin whatsapp konuşma çıktısının bulunduğunu, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179/II maddesinde tanımlanan ifaya ekli cezai şartın, müspet zarar kapsamından olduğu ve sözleşmede aksi kararlaştırılmadığından sözleşmenin feshi halinde talep edilmesinin mümkün olmadığını, cezai şart bedelinin fahiş olduğunu, belirlenen ve de hesaplanan cezai şart süresinin sözleşmenin toplam süresini aşar nitelikte olduğundan kabul edilemeyeceğini, davalı aleyhine hükmedilen gecikme cezasının 54.400,00 TL olup, ciddi manada davalıyı ekonomik olarak sarsıntıya sokacak nitelikte olduğunu, sözleşmede belirtilen günlük 1.600,00 TL gibi fahiş bir ceza koşulunun hakkaniyet gereği indirilmesi gerektiğini, sözleşmenin iş bitim süresinin toplamda 30 iş günü belirlendiği bir noktada, hesaplanan cezai şart süresinin 34 iş günü olarak belirlenmesinin kabul edilemeyeceği, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yan iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.Taraflar arasında davacıya ait kuaför salonunun tadilat ve dekorasyonu için 13/12/2017 tarihli eser sözleşmesi akdedilmiştir.Davacı yan davalı yüklenicinin işi kararlaştırılan sürede bitirmediğini be 80.000,00 Tl ve davaya konu 3 adet senet ile ödeme yaptığı halde yaptığı işin 20.000,00 TL lik iş olduğunu, tespit davası açarak sözleşmeyi fesih ettiğini belirterek; ödediği fazla nakit bedelin, mahsun kalınan karın ve cezai şartın davalıdan tahsilini ve verdiği 3 adet çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiş, davalı yan ise davacıya 133.445,61 TL lik iş yaptığını buna karşın kendisine sadece 80.000,00 TL lik ödeme yapıldığını ve 3 adet davaya konu çeklerin verildiğini, sözleşme fesih edildiğinden cezai şart talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiş, mahkemece; hükme esas alınan 20/06/2019 havale tarihli ve yine değişik iş dosyasındaki bilirkişi raporlarından, davalının bir takım işleri eksik yaptığının anlaşıldığı, davalı tarafça sözleşme kapsamında yapılan işlerin bedelinin 25.000,00 TL olduğu, davacının davalıya 79.700,00 TL ödeme yaptığı, bu haliyle davacının 54.700,00 TL' lik fazla ödeme yaptığı, dolayısı ile dava konusu 3 adet senet yönündende davacının davalıya borçlu olmadığı, davalının 30 iş günü teslim süresini aştığı, sözleşme kapsamında bir iş günü gecikme cezasının 1.600,00 TL olduğu, 34 iş günü gecikme sebebiyle 54.400,00 TL cezai şarttan davalının sorumlu olduğu, cezai şartın yanında sözleşmede açıkça kar mahrumiyetine ilişkin herhangi bir madde olmadığı, gerekçesi ile; davanın kısmen kabulü ile 54.700,00 TL alacak, 54.400,00 TL ceza inşaat alacağının davalıdan tahsiline, dava konusu 3 adet senet yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine ve yoksun kalınan kâra ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.Somut olayda bilirkişilerce yerinde yapılan incelemede davaya konu kuaför dükkanında dava dışı 3. kişinin bulunduğu ve dava konusu yeri dava açıldıktan 4 ay sonra devir aldığını ve aldığından nerede ise içeride hiç bir imalat bulunmadığını beyan ettiği, bu nedenle bilirkişilerce davalının iddia ettiği 133.445,61 TL lik işlerin yapılıp yapılmadığının bu aşamada tespit edilemeceği bu nedenle de bilirkişiler tarafından davacı tarafından daha önce Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/23 D. İş sayılı dosyasında alınan delil tespiti raporundaki tespitler baz alınarak davalı yüklenicinin yaptığı imalat bedellerini 25.000,00 TL olarak hesapladıkları, davalının yaptığı işleri ispatla yükümlü olduğu, bu nedenle davalının 25.000,00 TL nin üstünde iş yaptığını ispatlayamadığı, davacı yanın davalıya toplamda 79.700, 00 TL ödeme yaptığı ve 3 adet 5.800,00 TL lik senet verdiği, bu durumda davacı yanın 54.700,00 TL bedelin iadesini talep edebileceği ve iş için verdiği senetlerden dolayıda borçlu olmadığı, ayrıca dosya kapsamından davacı yanın yoksun aklınan kar'a ilişkin herhangi delil sunmadığı ve bu alacağını ispatlayamadığı anlaşıldığından mahkemece fazla ödenene 54.700,00 TL nin davacıya iadesine ve 3 adet senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine ayrıca yoksun kalınan kara ilişkin talebin reddine karar verilmesi doğru olmuştur.Ancak mahkemece davalının 30 iş günü teslim süresini aştığı, sözleşme kapsamında bir iş günü gecikme cezasının 1.600,00 TL olduğu, 34 iş günü gecikme sebebiyle 54.400,00 TL cezai şarttan davalının sorumlu olduğu yönünde karar verilmiş ise bu cezai şartın TBK nun 179/2 maddesinde düzenlenen ifaya ekli cezai şart olduğu ve davacı tarafından D İş tespit dosyasında dava açarak sözleşmeyi fesih ettiğini beyan etmesi karşısında müspet zarar kapsamında olan cezai şartı talep edemeyeceği anlaşıldığından, hükmün cezai şart yönünden kaldırılmasına karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak; hükmün diğer kısımları aynen korunmak üzere; davanın cezai şart alacağı yönünden reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A)1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE, 2-BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 16/03/2021 tarih ve 2018/389 Esas, 2021/321 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-54.700,00 TL alacağın (1.000,00 TL'sini dava tarihinden itibaren bakiye kısmına 27/01/2020 ıslah tarihinden itibaren) yıllara göre değişen ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Dava konusu yapılan 30/01/2018 vade tarihli 5.800,00 TL bedelli, 30/02/2018 vade tarihli 5.800,00 TL bedelli ve 30/03/2018 vade tarihli 5.800,00 TL bedelli 3 adet senet yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine,5-Cezai şart ve yoksun kalınan kara ilişkin davanın REDDİNE,
B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN:1-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 8.641,21 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 365,46 TL peşin harç ile ıslah ile yatırılan 1.811,92 TL olmak üzere toplam 2.177,38 TL' nin mahsubu ile bakiye 6.463,83 TL harcın kabul ve ret oranına göre ( %56,55 kabul-%43,45 ret) 3.655,30 TL sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, bakiye 2.808,53 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, 2- Davacı tarafça sarf edilen toplam 2.177,38 TL harcın kabul ve ret oranına göre ( %56,55 kabul-%43,45 ret) 1231,31 TLsinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,3-Davacı tarafından asıl davada sarf edilen toplam 1.607,00 TL yargılama gideri ve delil tespiti dosyasında sarf edilen (90,00 TL taşıt, 3 tebligat gideri 42,00 TL ve 1.050,00 TL bilirkişi ücreti) 1.182,00 TL olmak üzere toplam 2.789,00 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre ( %56,55 kabul-%43,45 ret) 1.577,18 TL sinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4- Davalı tarafından yapılan 48,50 TL masrafın kabul ve ret oranına göre ( %56,55 kabul-%43,45 ret) 21,07 TL sinin davacıdan alınarak davalı yana verilmesine , bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN:1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalı tarafa İADESİNE,2-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 13/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.