T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2361
KARAR NO: 2025/485
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/03/2021
NUMARASI: 2017/339 Esas, 2021/288 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)|Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 13/05/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; ticari satımdan kaynaklanan menfi tespit ve alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, davalı şirketin, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili şirket hakkında icra takip işlemi başlatmış olduğunu, bu takip dosyasından müvekkili şirkete gönderilen ödeme emrinde; 35.271,31 USD asıl alacak ve 428,70 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 35.700,01 USD tutarında alacağın tahsilinin talep edildiğini, müvekkili şirketin aşağıda borçlu olmadığını, davalının icra takip talebinde de haksız olduğunu, davalı tarafından başlatılan bu icra takibi nedeniyle müvekkili şirketin bankalar nezdindeki ticari itibarı ve kredibilitesinin zedelenmekte olduğunu, bu nedenle müvekkili şirket aleyhinde başlatılan icra takibine itiraz edildiğini, ayrıca müvekkilinin takip konusu edilen alacak talebi yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitini ve kötü niyetli davalının tazminata mahkum edilmesini isteme gereği doğduğunu, davalı şirketin takip dayanağı olarak gösterdiği faturalara konu malların, müvekkili şirket tarafından Türk Lirası cinsinden satın alındığını, takip dayanağı bu faturalar nedeniyle davalı ile müvekkili arasında doğan borç miktarının 35.271,31 TL olduğunu, oysa davalının kötü niyetle müvekkilinden Amerikan Doları üzerinden alacak talebinde bulunduğunu, davalının gerçekte 35.271,31 TL olan alacak miktarını kötü niyetle 35.271,31 USD + 428,70 işlemiş faiz olmak üzere toplam 35.700,01 USD üzerinden alacak tahsili talep ettiğini, müvekkili şirketin takip dayanağı faturalar nedeniyle davalıya karşı USD türünden bir borcu olmadığını, davalının takip dosyasına dayanak gösterdiği fatura bedelleri ile takip talebinde talep edilen asıl alacak para birimlerinin birbirinden farklı olması ve davalının kötü niyetle müvekkili şirketten haksız olarak fazladan alacak talebinde bulunduğunun takip dayanağı faturaların niteliği ve tarafların ticari defter kayıtları ile tespit edilebilir nitelikte olduğunu, bu nedenle takip tarihi itibari itibari ile davalıya 35.700,01 USD borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğini, davalının takip talebinde 428,70 USD işlemiş faiz alacağı talebinde bulunduğunu, davacının bu alacak talebinin de haksız olduğunu, davacının faiz talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki davacının iddiasına göre bile müvekkili şirketin takip tarihinden önce temerrüde düşürülmediğini, bu nedenle de takip tarihinden önce işlemiş faiz alacağı talep edilemeyeceğini, davalının bu takip talebi kapsamında 35.271,31 TL alacak talep edebileceği kanaatinin hasıl olması halinde davalının bu alacak talebinin 6098 Sayılı TBK.m.139 hükmü uyarınca müvekkilinin karşı alacak haklarından takas-mahsup yolu ile ödendiğinin tespiti ve bu alacak miktarı yönünden de müvekkilin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin davalı tarafın takip dayanağı gösterdiği faturalara konu taş yünü malzemesini satın aldığını, bu faturalar nedeniyle KDV dahil toplamda 35.271,31 TL miktarında davalının alacağının mevcut olduğunu, ancak davalının bu alacak hakkı ile müvekkili şirketin aşağıda arz edilen karşı alacak hakları ile takas-mahsup edilerek davalı alacağının ödendiğini, nitekim icra takibine karşı itiraz dilekçelerinde de karşı alacak hakları yönünden takas mahsup itirazında bulunulduğunu, TBK.m.139 hükmü uyarınca takas-mahsup itirazının, borcu sona erdiren bir işlem olduğunu, müvekkilinin davalıya karşı takas-mahsup defi ileri sürme hakkı olduğunu ve bu nedenle de davalının 35.271,31 TL tutarındaki alacağının takas mahsup yolu ile ödendiğinin kabulü ve bu nedenle asıl alacak yönünden de müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin takas mahsup savunmasına esas alacak hakkı ve takas mahsuptan sonra ayrıca davalıdan tahsili gereken alacak talep haklarının alacak davası kapsamında açıklandığını, İİK.m.72 hükmü uyarınca İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyetli davalının İİK.m.72 hükmü uyarınca %20 oranında tazminata mahkum edilmesi gerektiğini, Alacak davası yönünden; davaı şirketin, "... Adası / ... Adaları’nda" inşa edilmekte olan "..." isimli otel inşaatının ana yüklenicisi olduğunu, müvekkili şirket tarafından yüklenicisi olduğu bu inşaat projesi ile ilgili olarak kullanılacak çatı paneli+dere malzemesi+malzeme, aksesuar ve montaj işçiliği konusunda 23.06.2016 tarih ve ... sıra numaralı fiyat teklifinin alındığını, müvekkili şirket ile davalı arasında, davalının 23.06.2016 tarihli fiyat teklifi esas alınarak 18.07.2016 tarihli Satış ve Montaj Sözleşmesinin imzalandığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmede, davalının fiyat teklifinde galvaniz dere olarak geçen malzemenin PVC olarak değiştirildiğini, malzeme niteliğininin PVC olarak değiştirilmesi nedeniyle galvaniz malzemeye oranla 1 USD indirim uygulandığını, bu nedenle sözleşmede PVC Dere yerine galvaniz dere kullanılmasının talep edilmesi halinde +1 USD fiyat farkı uygulanacağının kararlaştırıldığını, ayrıca davalının fiyat teklifinde detaylı olarak malzeme+aksesuar ve montaj işçilikleri için ayrı ayrı birim fiyatlar belirlenmiş olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmede ayrıca bu fiyat teklifindeki bedeller ayrı ayrı zikredilmeksizin toplamda herşey dahil (çatı paneli+montaj işçiliği+PVC Dere malzeme+işçiliği+aksesuar vs.) m2 birim fiyatı 23 USD olarak belirlendiğini ve bu şekilde anlaşma imzalandığını, müvekkili şirketin 18.07.2016 tarihli sözleşme gereğince davalı taahhüdüne bağlanan bütün işlerin yerine getirileceğine dair güvenle, davalı tarafın henüz yerine getirmediği işçilik ve iptal edilmiş iş kalemlerini de kapsayacak şekilde L/C ödeme usulü ile peşin ödeme yaptığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmede yapılacak işin keşif miktarının ilk başta 6.400 m2 olarak belirlenmiş olsa da, sözleşmenin imzalanmasından sonra iş keşif bedelinin 7.385 m2 + 300 m2 yedek panel olmak üzere toplam 7685 m2 olarak revize edildiğini, sözleşmede daha önce yapılması planlanan PVC Dere ve Montaj işçiliğine dair iş kaleminin ise iptal edildiğini, bu nedenle davalının PVC dere malzemesini hiç göndermediğini ve buna bağlı olarak dere montaj işçiliği iş kalemini hiç yapmadığını, sözleşme bedeline esas alınan davalıya ait 23.06.2016 tarihli fiyat teklifinde 6.000 m2 çatı paneli için 8.000 Kg galvaniz dere ihtiyacı olacağı hesaplanmış olduğunu ve galvaniz malzeme birim fiyatı 740 USD/Ton, dere işçilik birim fiyatı ise 2,20 USD/kg olduğunu, sözleşmede ise fiyat teklifinden farklı olarak dere için PVC malzeme kullanılmasının kararlaştırılmış olduğunu, malzeme değişikliği nedeniyle dere malzeme bedelinden sadece 1 USD fiyat farkı indirimi yapıldığını, davalının taahhüdüne bağlı olan ve sözleşme bedeli kapsamında bulunan çatı panelinin mahallinde montaj işçiliğinin de davalı tarafından hiç ifa edilmediğini ve bu nedenle davalı tarafından montaj işlemleri için işçi gönderimi dahi yapılmadığını, müvekkili şirketin davalı tarafından gönderileceği bildirilen işçiler için uçak gidiş-dönüş bileti aldığını, vize ve çalışma izin masraflarını ödediği halde davalı tarafından montaj işçiliği için personel gönderilmediğini, bu nedenle müvekkili şirketin maddi zarara uğradığını, müvekkili şirketin, davalı tarafından gönderilmesi gereken personel için yaptığı bu masrafların ödenmesi için davalı adına 12.01.2017 Tarih, 071156 Sayı ve 13.555,28 USD tutarlı fatura düzenlediğini ve faturanın Kadıköy ... Noterliğinin 13.01.2017 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ekinde davalıya tebliğ edildiğini, ancak davalı tarafın haksız olarak bu faturaya itiraz ederek bu faturayı iade ettiğini ve bedelini ödemediğini, davalı tarafın taahhüdü altındaki çatı paneli montaj işçiliğini de ifa etmediği halde, bu iş için 6,45 USD/m2 birim fiyat üzerinden hesaplanan işçilik bedelini müvekkilinden peşin aldığını, bu nedenle davalının ifa etmediği işçilik bedelini müvekkiline iade etmesi gerektiğini, müvekkili şirketin 18.07.2016 tarihli sözleşme ile birlikte davalı tarafından taahhüt edilen işçilik taahhüdü için kısmi olarak 29.500 USD tutarında teminat çeki aldığını, davalının işçilik taahhüdünü yerine getirmemesi ve bunda ısrar etmesi nedeniyle davalıya peşin olarak ödenmiş işçilik bedellerine mahsuben davalıdan alınmış olan teminat çekinin tahsil edildiğini, davalı ile imzalanmış olan sözleşme dayanağı olan fiyat teklifinde panel çatı kaplaması işçiliğinin m2 birim fiyatının 6,45 USD olarak kararlaştırıldığını, davalı tarafın, 6570,55 m2 panel sevkiyatı yapmış olduğunu, bu malzemeyi (yapılmayan çatı kaplama işçilik maliyeti+ dere malzeme+dere işçilik maliyeti dahil) toplam fiyat olan 23 USD üzerinden fatura ettiğini ve bu bedeli tahsil ettiğini, davalının çatı kaplama işçiliği yükümünü ifa etmemesi nedeniyle müvekkiline 6.570,55 m2x6,45=42.380,05 USD iade borcu olduğunu, yine davalının parasını peşin aldığı ve ifa etmediği PVC Dere Malzeme+İşçilik için müvekkiline 16.097,85 USD iade borcu olduğunu, müvekkili şirketin, yukarıda arz edilen iade alacağının tahsili için davalı adına 26.01.2017 Tarih, 071163 Sayı ve KDV Dahil 69.003,92 USD tutarlı fatura düzenlediğini ve bu faturanın Kadıköy ... Noterliğinin 31.01.2017 Tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname ekinde davalıya tebliğ ettiğini, davalının bu faturayı 02.02.2017 tarihinde tebliğ aldığını ve 8 günlük yasal süresi içinde bu faturaya itiraz etmediğini, ancak davalı tarafın faturayı tebliğ aldıktan uzun bir süre sonra faturaya itiraz ettiğini beyanla bu fatura bedelini de ödemediğini, bu nedenle de müvekkili şirketin davalıdan alacaklı olduğunu, davalı şirketin 18.07.2017 tarihli sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve bu işler için müvekkilinden peşin aldığı ve iade etmekle yükümlü olduğu parayı iade etmediği gibi, müvekkili şirkete sevki gereken çatı panellerinin bir kısmını da göndermemek suretiyle müvekkili şirketin taahhüdü altındaki işin gecikmesine sebebiyet verdiğini, ayrıca davalı tarafın, yedinde bulundurduğu ve müvekkili şirkete gönderilmesi gereken panelleri, müvekkilinin taahhüdü altındaki projenin gecikmesine sebebiyet verecek olması ve müvekkilinin bunları almak zorunda olduğunun bilinci ile davalı ile organik bağı olan ... A.Ş. üzerinden müvekkili şirkete yüksek bedelle sattığını ve sözleşme fiyatına göre 761,10 m2 miktarındaki panellerin fahiş fiyat üzerinden müvekkiline fatura edildiğini, davalının bu şekilde kötü niyetle asgari olarak müvekkilini 10.000 USD tutarında zarara uğrattığını, müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın, 761,10 m2 panel ve aksesuarının 18.07.2016 tarihli sözleşme gereğince davalıdan satın alınması halinde ödenmesi gereken bedel ile müvekkilinin bu malzeme için fiili olarak ödemek zorunda kaldığı 26.673,37 USD karşılığı bedel arasındaki fark ile tespit edilebilir mahiyette olduğunu, davalı tarafın müvekkilinin uğramış olduğu bu zararı da tazmin etmekle yükümlü olduğunu, davalının taahhüdü altındaki montaj işleri için gönderilmesi gereken ancak gönderilmeyen personeller için alınmış olan uçak bileti giderleri, vize ve çalışma izinlerine ilişkin giderler için düzenlenmiş 13.01.2017 tarihli fatura nedeniyle 13.555,28 tutarında alacaklı olduğunu, sözleşme kapsamından çıkarılan ve iptal edilen PVC Dere malzeme ve dere iş kalemine ilişkin işçiliğinin ifa edilmemiş olması ve bu iş bedellerinin de davalı tarafından sevk edilen malzeme bedeli kapsamında tahsil edilmiş olması nedeniyle, davalının iptal edilmiş bu işler için aldığı bedeli müvekkiline iade etmekle yükümlü olduğundan müvekkili şirketin bu yönden de alacaklı olduğunu, davalının çatı panel işçiliğini yapmamış olması nedeniyle de müvekkilinden bu iş nedeniyle aldığı bedeli iade etmekle yükümlü olduğunu, bu işler için müvekkili tarafından düzenlenmiş olan 26.01.2017 tarih ve KDV dahil 69.003,92 USD tutarlı fatura yönünden de davalıdan alacaklı olduğunu, müvekkilinin bu alacak hakkına mahsuben teminat çekine istinaden sadece 29.500,00 USD tutarında alacağını tahsil etmiş olduğunu, bakiye alacağının ödenmediğini, davalının kötü niyetle elinde bulundurduğu 761,10 m2'lik çatı panelini ve aksesuarlarını sözleşme bedeli kapsamında sevk etmemek ve organik bağı olan ... A.Ş. üzerinden yüksek bedelle müvekkiline yeni satış gibi işlem yapması nedeniyle de müvekkilinin fiyat farkı nedeniyle uğramış olduğu zarar nedeniyle davalıdan tahsili gerekli olduğunu, müvekkilinin yukarıda arz edilen alacak haklarının yapılacak yargılama neticesinde tespit edilerek, davalının 35.271,31 TL tutarındaki alacağının müvekkilinin alacağından mahsubunu ve bu mahsup işleminden sonra müvekkilinin bakiye alacağının davalıdan tahsilini isteme gereği doğduğunu belirterek, müvekkilinin İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası yönünden davalıya 35.700,01 USD borçlu olmadığının tespitine, kötü niyetli davalının İİK.m.72 hükmü uyarınca %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkumiyetine ve hüküm altına alınacak kötü niyet tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkili şirketin varlığını kabul ettiği 35.271,31 TL tutarındaki davalı alacağının, müvekkilinin davalıya karşı sahip olduğu alacak haklarından takas ve mahsubu ile TBK.m.139 hükmü uyarınca davalının bu alacağının ödendiğinin kabulü ile bu miktar yönünden de müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ve yapılacak yargılama neticesinde, davalının 18.07.2016 Tarihli sözleşmede PVC Dere ve İşçilik iş kaleminin iptal edilmiş olması nedeniyle müvekkilinin iade talep hakkına sahip olduğu alacak hakkı için şimdilik 2.000,00 USD'nin davalının temerrüde düştüğü 02.02.2017 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkilinin davalı tarafından gönderilmesi gereken ancak gönderilmeyen personeller için yapmış olduğu giderler için fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 USD alacağının davalının temerrüde düştüğü 18.01.2017 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının yerine getirmediği çatı paneli montaj işçiliği için müvekkilden tahsil ettiği ve iade etmekle yükümlü olduğu bakiye alacak hakkı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 2.000,00 USD'nin davalının temerrüde düştüğü 02.02.2017 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının kötü niyetle ve muvazaalı olarak 3. Şahıs ... A.Ş. üzerinden 761,10 m2 miktarındaki çatı paneli ve aksesuarlarını sözleşmede kararlaştırılan birim bedelinin üzerinde fahiş bir fiyatla satması ve bu şekilde müvekkilinin uğramış olduğu zararın tespiti ile fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydı ile bu zarar için şimdilik 1.000,00 USD alacağının 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama masraflarının ve avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, davacı tarafın menfi tespit talebini içerir açıklamalarını kabul etmediklerini, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine davacı tarafın itiraz ettiğini, takibin durduğunu, bunun üzerine duran takibin devam etmesi için müvekkili şirketin dava dahi açmadığını, çünkü 35.271,31 TL olması gereken borç miktarının sehven USD olarak yazıldığını, yine aynı borç miktarı olan 35.271,31 TL için tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile Kocaeli ... İcra Dairesi ... Esas Sayılı takip dosyasının başlatıldığını, davacı şirketi menfi tespit davası açmaya zorlayan bir tehlike ve belirsizlik bulunmadığını ve davacı borçlunun duran takibe rağmen menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığının çok açık ve net olduğunu, yine Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da açıklandığı üzere Yargıtay’ın görüşünün; “Alacaklının elinde İİK’nın 68’de yazılı itirazın kesin kaldırılmasını sağlayacak nitelikte bir belge yoksa borçlunun menfi tespit davası açmakta korunmaya değer ve güncel bir hukuksal yararı yoktur.’’ şeklinde olduğunu, davacı tarafın konu alacak için borçlu olmadığı yönündeki beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın takibe konu olan borcun kaynağını teşkil eden faturalara ilişkin takas mahsup talebi ve borçlu olmadığının tespitinin kabul edilebilir nitelikte olmadığını, çünkü müvekkili şirketin davacı tarafa borcu bulunmadığını aksine alacağının bulunduğunu, müvekkili şirket ile davacı arasında 18.07.2016 tarihinde imzalanan Satış ve Montaj Sözleşmesinde malzeme + işçilik anahtar teslim olarak 23,00 USD/m2 bedelle anlaşma sağlandığını, bahsi geçen bu 23,00 USD’lik fiyata; Sandviç Panel, PVC Dere, Aksesuar, Bağlantı elemanları (Vidalar), Np-1 Silikon, Dolgu Blokları (Süngerler), Genel-Gider, Mühendislik, Yardımcı Malzemeler (Matkap, Spiral v.s.) ve Montaj İşçiliğinin dahil olduğunu, sözleşmenin 6400 m2 keşif bedel olarak yapıldığını ve sonrasında imzalandığını, daha sonradan metrajın arttırılmak istendiğini ancak anlaşma sağlanamadığını, davacı şirketin 6400 m2 lik kısım için L/C ödeme usulü ile ödemeyi yaptığını ancak davacı tarafın dilekçesinde bahsettiği 7385 m2 + 300 m2 = 7685 m2 olarak revize edildiği iddia edilen bir sözleşme ya da ödeme bulunmadığını, 23.06.2016 tarihinde verildiği iddia edilen teklif ile 18.07.2016 tarihinde imzalanan teklif arasında direk bir bağlantı bulunmadığını, sözleşme imzalanana kadar davacı şirkete değişik malzeme ve özelliklere göre başkaca tekliflerde sunulduğunu, 23.06.2016 tarihinde verilmiş olan teklifte gönderilen projelere göre bütün malzemelerin ayrı ayrı malzeme + işçilik olarak fiyatlandırıldığını, dere teklifinin o günün şartlarında projedeki tüm binalar için 2,00 mm kalınlığında ve projedeki büyük kesitler öngörülerek verilen bir teklif olduğunu, ancak 18.07.2016 tarihinde imzalanan sözleşmede fiyatın içine dahil edilen derelerin, 2 katlı 4 bina için PVC dere ve işçilik olduğunu, bu derelerin galvaniz olması durumunda da 1,00 USD ilave fiyat talep edildiğini, ancak 23.06.2016 tarihinde verilen teklifte 15 bina için geniş kesitli dere teklifi verilirken, sözleşmede sadece 4 bina için 600 mm kesitli derelerin fiyatlandırıldığını, bahsi geçen derelerin toplam 850 m-tül olduğunu, iptal olan bu dereler ile ilgili hesap yapılıp 15/12/2016 tarihinde e-mail ile davacı şirketin bilgilendirildiğini, davacı şirketin dilekçesinin 7. maddesindeki açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını, 18.07.2016 tarihinde imzalanan sözleşme gereği tüm malzemelerin sevk edildiğini, montaj ile ilgili gerekli şartlar oluştuğunda montaj ekibinin gönderilmesi için hazırlıklar yapıldığını, ancak davacı tarafın müvekkili şirketin tüm ısrarlarına rağmen şantiye sahasından detaylı bilgi aktarmadığını, bunun üzerine müvekkili şirketin Kocaeli 6. Noterliğinin 09/01/2017 tarih ve 00545 Yevmiye numaralı ihtarnamesini tebliğ ettiğini, müvekkili şirketin hiçbir zaman taahhüt ettiği işi yapmamak ya da işçi gönderimi yapmaktan kaçınmak gibi bir durumu söz konusu olmadığını, başta metraj artırımı ile ilgili ödemenin yapılmaması ve şantiye sahasının montaja hazır olmaması sebebi ile işçi gönderiminin yapılamadığını, ayrıca müvekkili şirkete haber dahi verilmeden alındığı iddia edilen uçak biletleri ile ilgili müvekkili şirketin onayı alınmadığını, 1-2 kez işçi göndermek için program yapılmış olsa da ödemeleri ve müvekkili şirketin istediği şantiye planlarını veremedikleri için programların kabul edilmediğini, iş programları ile ilgili bunca olumsuzluk yaşanırken alındığı iddia edilen bilet faturalarına müvekkili şirketin itiraz ettiğini, kabul dahi etmediğini, yapılmış olan sözleşmenin malzeme + işçilik olarak anahtar teslim 23,00 USD olarak imzalandığını, bu fiyatın içinde Sandviç Panel, Aksesuar, Bağlantı elemanları (Vidalar), Np-1 Silikon, Dolgu Blokları (Süngerler), Genel-Gider, Mühendislik, Yardımcı Malzemeler (Matkap, Spiral v.s.) ve Montaj İşçiliğinin dahil olduğunu, müvekkili şirketin yukarıda sayılı bu işlerden sadece Montaj İşçiliği kısmını yapamadığını, bahsi geçen montaj işçiliğinin birim fiyatının iddia edildiği gibi 6,45 USD değil, 07/11/2016 tarihli mail ve Kocaeli ... Noterliği 09/02/2017 Tarih ve ... Yevmiye Numaralı ihtarnamede de açıkça belirtildiği gibi müvekkili şirketin maliyet hesaplamasında 2,50 USD/m2 olduğunu, müvekkili şirketten ikinci kez talep edilen teminat senedinin maillerinde de davacı şirkete gerekli açıklama yapıldığını, ayrıca 850 m-tül olan PVC dere malzemesi + işçilik için yapılan hesabın 1,75 USD/m olduğunu, tüm bilgilerin ışığında davalı şirketin kestiği faturaların kabul edilmediğini ve Kocaeli ... Noterliği 09/02/2017 Tarih ve ... Yevmiye Numaralı ihtarnamesi ile iade edildiğini, bütün bunlara rağmen müvekkili şirket tarafından davacı şirkete teminat için verilen 29.500 USD lik teminat çekinin taahhüt edilen işler yapılamadığı için tahsile konduğunu ve davacı şirket tarafından montaj işçilik bedelinden fazla olmasına rağmen tahsil edildiğini, fazlaca tahsil edilen kısımın iade edilmediğini, bu fazla ödeme iade edilmediği gibi müvekkili şirket tarafından sonradan verilen 20.000 USD bedelli teminat senedinin de kötü niyetle tahsile konularak müvekkili şirketin bankalar nezdindeki ticari itibarının zedelendiğini, müvekkili şirketin 49.500 USD montaj işçiliği ile ilgili şirketin ticari sicili sözkonusu olduğundan ödeme yapmak zorunda kaldığını, müvekkili şirketin 18.07.2016 tarihinde imzalanan sözleşme gereği ödemesi yapılan tüm malzemelerin sevkini yaptığını, davacı şirketin sözleşme harici ilave istediği malzemeler ile ilgili ödemeyi yapmadığını ve bu sebepten malzeme tedarikinin gerçekleşmediğini, davacı şirketin dilekçesinde bahsi geçen 761,10 m2 panel ve aksesuar malzemelerin 18.07.2016 tarihli sözleşme ile bir bağlantısının bulunmadığını, bu malzemelerin müvekkili şirketle bir alakasının da bulunmadığını, davacı tarafın, müvekkili şirketin sehven TL yerine USD bedelle açılan icra takibine itiraz edip takibi durdurduğunu, duran takibin iptali için dava açmadan tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla yeni bir icra takibi başlatıldığını, dosyaya başkaca işlem yapılmadığı halde açılan bu davanın kötü niyet ve müvekkili şirketi zarara uğratmak amacını taşıdığını, burada müvekkili şirketin bir mağduriyetinin söz konusu olduğunu, sehven TL değil USD seçilen icra takibi için ve en önemlisi de davacı tarafın bu durumu biliyor olmasına rağmen tamamen kötü niyetle huzurdaki davayı açmasının kabul edilebilir nitelikte olmadığını, davacının iddialarını kabul etmediklerini, karşı tarafın haksız açtığı bu davada kötü niyet tazminatı ile dava masraf, vekalet ücretinin kendilerine yükletilmesine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş 12.01.2017 tarihli, 71156 nolu, 13.555,28 USD tutarlı faturaya konu işçi uçak biletleri ve işçi Maldivler çalışma izni giderleri ile ilgili olarak davalının sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine varılarak davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davacının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından yapılan icra takibinden dolayı davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, davalının takip açmakta kötü niyeti ispat edilemediğinden kötü niyet tazminat talebinin reddine, 12.925,09 USD nin davalıdan alınarak davacı taraf verilmesine, alacağa dava tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesine göre işleyecek Merkez Bankası USD Cinsi mevduata yıllık uyguladığı en yüksek faizi uygulanmasına karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında, mahkemece davalının kötü niyet tazminatına mahkumiyet talebinin reddi kararını istinaf ettiklerini, davalının kötü niyet tazminatına da mahkum edilmesi ve kötü niyet tazminatı taktiri için yeniden hüküm kurulmasını talep ettiklerini, davalı tarafın menfi tespit talebinde bulunduğumuz İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyadaki talebinden feragat etmediği gibi, menfi tespit talepli dava ikameseniden önce de takip talebinin düzeltilmesi yönünde bir talepte bulunmadıklarını, davalı aleyhinde menfi tespit talepli dava açmamız ve dava dilekçesinin davalıya tebliğinden sonra davalı taraf savunma aracı olarak beyanda bulunmak üzere dava tarihinden sonra bu defa TL üzerinden yeni bir takip talebinde bulunduğunu, ancak önceki takip talebinden de vazgeçmemiş ve yeni takip talebini " tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile" şeklindeki ifade ile menfi tespit talep edilen İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü takip dosyasını ayakta tutma iradesini gösterdiğini açıkça gösterdiğini, mahkemenin hatalı değerlendirme ile davacının alacağını eksik tespit ettiğini ve davalı tarafından sözleşmeye aykırı olarak gönderilmeyen işçiler için davalıya yansıtılan masraf alacağının reddi kararının yerinde olmadığını, davalı şirketin göndereceği işçilerin kimlik ve pasaport işlemleri için gerekli bilgi, belge ve organizasyonun davalının bilgisi dahilinde yapıldığını ve işçilerin montaj için gönderileceği tarihin belirlendiğini, davalının uçuş günü işçileri göndermemesi ve işçilik ve montaj taahhüdünü yerine getirmemekten kaçınması nedeniyle davacının bu nedenle uğradığı zararları tazmin etmekle yükümlü olacağını, mahkemenin mevcut kararına göre tespit edilen 6.940,00 TL tutarındaki yargılama masraflarının haklılık durumu ve oranı dikkate alınarak 5.631,11 TL tutarındaki kısmının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkeme kararında yargılama masraflarının yanlış hesaplandığını, mahkeme kararına göre çoğu taleplerinin reddedilmiş gibi aleyhimizde masraf ve vekalet ücreti hesaplandığını, kabul edilen menfi tespit davası yönünden davalının kötü niyet tazminatına da mahkumiyetine, davacının alacak talep haklarının ve miktarının tespiti ile taleple bağlılık ilkesi gereğince 26.480,22 USD tutarındaki alacağın işleyecek en yüksek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi için mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinafında, davacının 30/01/2017 Tarihli, ... Nolu fatura ile dava dışı 3. bir kişiden satın aldığı malzemelerin davalı şirketle bir ilgisi olmadığını, bu bedelin davalı şirketten talep edilmesinin hukuk mantığı ile bağdaşmadığını ve kabulünün mümkün olmadığını, davalı şirketin 18.07.2016 tarihinde imzalanan sözleşme gereği ödemesi yapılan tüm malzemelerin sevkini yaptığını, davacı şirketin sözleşme harici ilave istediği malzemeler ile ilgili ödemeyi yapmadığını ve bu sebepten malzeme tedarikinin gerçekleşmediğini, bahsi geçen 761,10 m2 lik kısım ile ilgili bir sözleşme veya ek protokol bulunmadığını, davacının bu malzemeleri nerden aldığı, ne kadar fiyat ile aldığının davalı şirketi ilgilendiren bir konu olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kısmen kabul olan kısmının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davada davacı, davalı tarafından Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile 35.700,01 USD icra takibi başlatıldığını, takip dayanağı olan faturalara konu mallar Türk Lirası cinsinden satın alındığını, alacak borç ilişkisi 35.271,31 TL olduğunu, USD üzerinden takip yapılması hatalı olduğunu, işlemiş 428,70 USD faiz talebi haksız olduğunu, davacı taraftan 35.271,31 TL alacaklı olduklarını alacakları itibariyle TBK 139 kapsamında takas mahsup talep ettiklerini, davacı şirket ... adalarında inşa edilmekte olan ... isimli otel inşaatının ana yüklenici olduğunu, davacıdan alt taşeron olarak fiyat teklifi alındığını ve bu doğrultuda 18.07.2016 tarihli satış ve montaj sözleşmesi imzalandığını, davalı taahhüdü altındaki çatı paneli montaj işçiliğini de ifa etmediği halde bu iş için işçilik bedelini peşin aldığını ve bu bedelin iadesi gerektiğini, davalı taraftan 29.500,00 USD teminat çeki aldıklarını, peşin olarak ödenen işçilik bedellerine mahsuben teminat çeki tahsil edildiğini, davalının çatı kaplama işçiliği yükümlüğünü ifa etmemesi nedeniyle davacıya 42.380,05 USD iade borcu bulunduğunu, davalı 18.07.2017 tarihli sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirmediğini, yeni panel alınması halinde 26.673,37 USD zararlarının davalı tazmin etmesi gerektiğini, belirterek, Anadolu ...İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyada 35.700,01 USD borçlu olmadıklarının tespitine, %20 kötüniyet tazminatının tahsilini, davacının 35.271,31 TL tutarındaki davalı alacağının takas mahsubu ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin saklı tutularak gönderilmesi gereken personeller için yapmış olduğu giderler için şimdilik 5.000 USD tahsili, davalının yerine getirmediği çatı paneli montaj işçilik için davacıdan tahsil ettiği bedelin iadesi için şimdilik 2.000,00 USD tahsili, dava dışı şirketten daha yüksek bedelle çatı paneli alınması sebebiyle şimdilik 1.000,00 USD tahsili talep edilmiştir. Davalı, icra takibinde alacakları olan 35.271,31 TL yerine şehven USD yazıldığını, tahsilde tekerrür olmamak üzere Kocaeli ...İcra Dairesi ... esas ile yeni takip açıldığını, takas mahsup ve borçlu olmadıkları yönelik davaları kabul edilebilir olmadığını, 23.06.2016 tarihinde verildiği iddia edilen teklif ile 18.07.2016 tarihinde imzalanan teklif arasında bir bağlantı bulunmadığını, montaj ekibi hazırlandığını ancak davacı taraf şantiye sahasından detaylı bilgi aktarmadığını, davalıya ihtarname gönderdiklerini, uçak biletleri ilişkin davalının onayının bulunmadığını, davacı alacaklı olmamasına rağmen teminat çeki tahsil edildiğini, davalıya borçlarının olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından yapılan icra takibinden dolayı davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, davalının takip açmakta kötü niyeti ispat edilemediğinden kötü niyet tazminat talebinin reddine, 12.925,09 USD nin davalıdan alınarak davacı taraf verilmesine karar verilmiştir. Dava dilekçesi ile, İstanbul Anadolu ... icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası yönünden 35.700,01 USD borçlu olmadığının tespiti ile %20 kötüniyet tazminatının tahsilini, davacının 35.271,31 TL tutarındaki davalı alacağının, TBK 139 maddesi gereğince davalıdan olan alacakları sebebiyle takas ve mahsubunu, 18.07.2016 tarihli sözleşmede PVC dere ve işçilik iş kaleminin iptal edilmiş olması nedeniyle iadesi gereken bedelden şimdilik 2.000,00 USD tahsilini, davalı tarafından gönderilmesi gereken ancak gönderilmeyen personel için yapılmış olan giderler için şimdilik 5.000,00 USD tahsili, Çatı paneli montaj işçiliği için davacıdan tahsil edilen ve iade edilmeyen bakiye alacak hakları saklı kalarak şimdilik 2.000,00 USD tahsilini, davalının kötü niyetle ve muvazaalı olarak 3. Şahıs ... A.Ş üzerinden 761,10 m2 miktarındaki çatı paneli ve aksesuarlarını sözleşmede kararlaştırılan birim fiyatla satması ve bu şekilde davacının uğramış olduğu zararların tespiti ile fazlalaya ilişkin hakları saklı tutarak şimdilik 1.000,00 USD tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili sunmuş olduğu 10.02.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile, taleplerini 16.480,22 TL arttırarak dava değerini fazlaya ilişkin talep haklarını 26.480,22 TL çıkartmıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararları ile Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuruya ilişkin kararlarında gerekçeli karar hakkının adil yargılanma hakkının somut görünümlerinden olduğu belirtilmiştir. Anayasa'nın 141/3. maddesine göre bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Adil yargılanma hakkının sağlanması kapsamında kararların gerekçeli olmasıyla ilgili kamu düzenine ilişkin hükümlere 6100 sayılı HMK'da da yer verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 294. ve 297. Maddelerinde hüküm fıkrasında nelerin yer alacağı açıklanmış ve 297/son maddesi gereğince hükümde, tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alacağı belirtildikten sonra hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerektiği belirtilmiştir.HMK'nın 26 ve 297. Maddeleri gereğince davacının tüm talepleri hakkında olumlu veya olumsuz karar verilmesi ve verilen kararın gerekçesinin açıklanması hukuki bir zorunluluktur. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun birçok kararında da aynı hususlara işaret edilmiştir.O halde, mahkemece Anayasa'nın 141. maddesinin 3. fıkrası ile ona koşut düzenleme içeren HMK’nın 297. ve 26. maddelerindeki hükümler gözetilmek suretiyle, davacının talep ettiği tüm kalemler yönünden değerlendirme yapılıp olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi ve talepler hakkında verilecek kararın gerekçesinin açıklanması suretiyle, yapılacak inceleme ve araştırma sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, Islah dilekçesi ile hangi talepler yönünden dava değeri hangi miktarda arttırıldığı açıklatmadan ve ayrıca dava dilekçesinde yer alan taleplere ilişkin her bir talep için ayrı ayrı gerekçeleri belirtilerek hüküm verilmesi gerekirken, dava dilekçesinde yer alan talepler ayrı ayrı incelenip hüküm oluşturulmadan yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf taleplerinin usulden kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin usul yönünden KABULÜNE, 2-İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 25/03/2021 tarih, 2017/339 Esas, 2021/288 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 13/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.