T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/2385
KARAR NO:2025/493
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:09/06/2021
NUMARASI:2019/567 Esas, 2021/474 Karar
DAVANIN KONUSU:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:13/05/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; taraflar arasında akdedilen 08.01.2018 tarihli eser sözleşmesi gereği; davacı şirketin, ... A.Ş. idaresi altındaki Nevşehir emlak konutları, konut ve ticaret inşaatları ile alt yapı ve çere düzenleme işi kapsamındaki ahşap kapı, mutfak dolabı, banyo dolabı, PVC kaplamalı süpürgelik ve posta kutusu işini yapmayı yüklendiğini, davacı şirketin sözleşme gereği yükleniminde bulunan işi eksiksiz ifa ederek teslim etmiş olmasına rağmen davalı şirketin dava konusu iş kapsamında bulunan bakiye 193.205,47 TL cari hesap borcunu davacı şirkete ödemediğini belirterek; bakiye 193.000,00 TL alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; davacının söz konusu işlerini aksattığını, iş programına uymadığını, şantiyede uygulama yapacak yeterli personel bulundurmadığını, şantiye şefinin talep ve direktiflerine cevap vermediğini, yine sözleşme kapsamı içerisinde olup bozuk, eksik, sakat veya kusurlu olan iç kapılar, iç kapı kilitleri, dolap kapakları, dolap rafları ve banyo akrilkik tezgahları ile yerine monte edilmeyen sığınak dolaplarının bulunduğu tespit edildiğini, bu hususların davacı yana 2 farklı ihtarla bildirilmesine rağmen davacı tarafından sözleşme yükümlülükleri yerine getirilmediğini, davalı şirketin ilgili projede planlanan programın gerisinde kalmasına dolayısı ile maddi zarar ve zaman kaybına sebep olduğunu, davacı tarafın işini zamanında tamamlamaması sebebiyle akdedilen sözleşme gereği cezai şart uygulama hakkına sahip olan davalı şirketin tüm iyi niyeti ile davacı tarafa cezai şart uygulamadığını, ihtara rağmen yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacının tamamlamadığı işlerin davacı nam ve hesabına, davalı şirketçe yaptırılarak; ilgili faturanın ihtar yoluyla davacıya bildirildiğini, ancak davacı yanın huzurdaki dava ile kendilerine fatura edilen tutarı da dava konusuna dahil ederek 193.000,00 TL alacağı olduğunu iddia ettiğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 09.06.2021 tarihli karar ile; davacı şirketin alt taşeron olarak; davalı şirket ile ... A.Ş. idaresi altındaki “... işi kapsamındaki Ahşap Kapı, Mutfak Dolabı, Banyo Dolabı, PVC Kaplamalı Süpürgelik ve Posta Kutusu işini yapmak üzere 08.01.2018 tarihinde sözleşme imzaladığı, toplanan deliller ve bilirkişi raporunda ; davacının ticari defter ve kayıtlarında dava tarihi itibariyle 193.205,47 TL davalıdan alacaklı olduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarında da 186.703,97 TL'nun işli olduğu, davacı Mühendisler ... Şti. tarafından davalı adına tanzim edilen cari hesaba konu 12 adet (iade faturası hariç) E Faturanın usulüne uygun olarak düzenlediği, davalının 2018 ve 2019 Yılları BA Formları üzerinde yapılan incelemede; davacı tarafından davalı adına 2018 yılında düzenlenen faturaların tamamının davalı tarafından Maliyeye bildirimde bulunulduğu, 2019 yılında ise davacının 23.10.2019 tarihli 112.432,29 TL tutarlı iade faturası hariç diğer faturaların davalı tarafından Maliyeye bildirimde bulunulduğu, bu haliyle davaya konu fatura içeriğinin davalı tarafından alındığının kabulü gerektiği, davalı tarafından yapılan işin eksik, kusurlu ve akdedilen sözleşme kapsamında anlaşılan işin gecikmesi vs. şeklindeki iddiaların iş bu durumda işin gecikmesi, kusurlu yapılması vs. durumlarının oluşup oluşmadığı hususunda Teknik Yönden Yapılan bilirkişi incelemesinde de; sözleşme konusu işlerin başkaca kişi veya şirketlerce tamamlandığına dair bir görüş oluşmadığı, teknik olarak sözleşme kapsamındaki imalatların davacı şirket tarafından yapıldığı, ve eksik yahut kusurlu ifaya yönelik davalı tarafından delil tespiti yaptırılmadığı gibi davalı tarafından salt davacıya göndermiş olduğu ihtarnameler dışında başkaca delil dosyaya sunumadığı, davacının davaya konu ettiği cari hesap bakiye alacağı iddiasında haklı olduğu ve davalının iddialarını ispatlayamadığı, gerekçesi ile davanın kabulü ile 193.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; davacının sözleşme konusu işlerini aksatttığını, iş programına uymadığını, şantiyede uygulama yapacak olan yeterli personel bulundurmadığını, şantiye şefinin talep ve direktiflerine cevap vermediğini, sözleşme kapsamı içerisinde olup bozuk, eksik, sakat veya kusurlu olan iç kapılar, iç kapı kilitleri, dolap kapakları, dolap rafları ve banyo akrilik tezgâhları ile yerine monte edilmeyen sığınak dolaplarının bulunduğunu tespit ettiklerini, bu hususların davacı yana 2 farklı ihtarla bildirilmesine rağmen davacı tarafından sözleşme yükümlülüklerinin yerine getirilmediğini, davalı şirketin yaptığı inşaat faaliyetlerinin yapmayı taahhüt ettiği tarihlerin belli olduğunu, aynı şekilde alt taşeronların bahse konu ahşap kapı, mutfak dolabı, banyo dolabı, PVC kaplamalı süpürgelik ve posta kutusu işleri için verdiği taahhüdün 08.01.2018 tarihli sözleşmeyle sabit olduğunu, davacı şirkete, işin zamanından bitirilmesine ilişkin ihtar çekildiğini, buna rağmen işi eksik ve kusurlu ifa edildiğini, davalı şirketin işi zamanın da yetiştirebilmek adına yapılan eksik ve kusurlu işleri fotoğraflayarak ve tutanak altına alarak delillendirdiğini ve 1 yılı aşkın süredir süresinde yapılmayan işleri kendi olanaklarıyla yaptığını, sözleşmede işin bitim tarihinin 30.04.2018 olarak belirtilmesine rağmen davacıya 12.07.2019 tarihinde işi tamamlaması açısından ihtar çektiklerini, geçici kabulden kesin kabule kadar olan işçilik montaj hatalarından kaynaklı kırılmalar ve kullanılan malzemelerin hatalı çıkanlarının davacı tarafından garanti kapsamında değiştirilmediğini, ihtara rağmen yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacının tamamlamadığı işleri, davacı nam ve hesabına davalı şirketin yaptırdığını ve ilgili faturanın ihtar yoluyla davacı yana bildirildiğini, işbu dava ile kendilerine fatura edilen tutarı da dava konusuna dahil ederek 193.000 TL alacağı olduğunu iddia ettiğini, Mahkemece "2019 yılında davacının 23.10.2019 tarihli 112.432,29 TL tutarlı iade faturası hariç diğer faturaların davalı tarafından maliyeye bildirimde bulunulduğu tespit edildiği, bu haliyle davaya konu fatura içeriğinin davalı tarafından alındığının kabulü gerektiği" şeklinde bir gerekçe ile hüküm kurulduğunu, ancak bahse konu faturanın 06.10.2019 tarihinde ... yevmiye numarasıyla davacıya noter kanalıyla yasal süresi içerisinde iade edildiğini, alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişi raporunda bulunan "3.2.2 davalının ticari defterlerinde yapılan tespitler " başlıklı maddesinde davalının, dava tarihi(03.12.2019) itibariyle itibariyle davacı yandan 186.703,97 TL hesap bakiye alacaklı olduğunun tespit edildi, denildiğini, ancak incelendiğinde dava tarihi itibariyle davalı şirketin kapanış bakiyesinin 80.773,15 TL olduğunun görüldüğünü, dava tarihi itibari ile kesin kabulün yapılmadığını, aynı zamanda alt işverence, vergiler ve SGK, bordro, fatura, işçi sağlığı ve iş güvenliği, işverene ait malzeme ve makinenin hasarsız kullanımı ve iadesine ilişkin bilgi ve belgelerin de davalı ya teslim etmediğini, bu sebeple şirket bünyesindeki 80.773,15 TL'lik alacağı bu kapsamda teminat olarak tuttuklarını belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yan yüklenici ( alt taşeron) , davalı yan ise iş sahibidir.Taraflar arasında 08.01.2018 tarihli alt işveren sözleşmesi akdedilmiştir.Davacı yüklenici, davaya konu eser sözleşmesinden (alt işveren sözleşmesinden) kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini belirterek; bakiye cari hesap alacağını talep etmiş, davalı iş sahibi ise davalının işi eksik ve ayıplı yaptığını savunarak davanın reddini istemiş, mahkemece, davalının eksik ve ayıplı iş iddiası bulunsa dahi bu konu gönderdiği ihtardan başka delil tespiti ve bunun herhangi delili dosyaya sunmadığı, BA-BS formlarında davacı yanın alacağının işli olduğu dolayısı ile davalının işi kabul ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar vermiştir.Somut olayda taraflar arasında 08.01.2018 tarihinde, davalı şirketin üstlendiği “... Düzenleme işi" kapsamındaki ahşap kapı, mutfak dolabı, banyo dolabı, pvc kaplamalı süpürgelik ve posta kutusu işlerin yapılması konusunda sözleşme imzalandığı, davalının davacının yaptığı ve teslim ettiği işlerde eksik ve ayıplı işler olduğunu iddia etmiş ise de davacının bu konudaki faturalarını BA -BS formları ile vergi dairesine bildirdiği bu durumun ise davalının davacının yaptığı ileri kabul etmiş sayıldığı, davalı yan eksik ve ayıplı işler konusunda ihtar göndermiş ise de bu ihtarların içeriğinin doğru olduğunu kanıtlayan delil tespitinin bulunmadığı anlaşıldığından; mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 09/06/2021 tarih ve 2019/567 Esas, 2021/474 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,2-Alınması gereken 13.183,83 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 3.295,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.887,88 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 13/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.