T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/2357
KARAR NO:2025/463
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:09/04/2021
NUMARASI:2019/228 Esas, 2021/327 Karar
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:06/05/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili, davalının talebi üzerine, "..." işinin yapımı için toplam 17.139,68 Euro maliyet çıkardığını, davalının sadece yaptığı 15.000,00 TL ödeme dışında ödeme yapmadığını, avans ödemesini takiben işe başlanıldığını ve tamamlandığını ve şirkete ödenmeyen bakiye için 01/10/2018 tarih, ...seri sıra numaralı, 103.753,74 TL bedelli fatura düzenlendiğini, davalının ödeme yapmaması üzerine ... dosyasından icra takibine başlandığını, borçlunun itirazı sonucu takibin durdurulduğunu belirterek itirazın iptali ile borçlunun %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davacı tarafın alacak iddialarına dayanak olarak sunmuş olduğu faturalara konu malzemeler ve bu malzemelerin montaj ve işçiliğine ilişkin hizmetlerin hiçbir zaman teslim alınmadığını, davacı tarafça yazılı delil olarak dosyaya sunulan ödeme dekontunda gönderici veyahut alacı tarafın hiçbir şeklide müvekkil firma olmadığını ve davacı tarafından mail mesajının gönderildiği tarafın da müvekkil firma olmadığını belirterek davanın reddini, davacı tarafa yükletilmek üzere %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Mahkeme, bilirkişi raporu denetime elverişli olduğu, bilirkişi raporu doğrultusunda davacının 88.753,74 TL alacaklı olduğu bu bedel itibariyle itirazın iptali ile takibin devamı ile %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar vermiştir.Davalı vekili istinafında, mahkemesi tarafından verilmiş olan kararın eksik incelemeye dayalı olarak verildiğini, davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmediğini, davalının ticari defterleri incelendiği takdirde davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığının anlaşılacağını, nitekim konuya ilişkin olarak S.M. Mali Müşavir Sn. ... tarafından düzenlenmiş olan 02.06.2021 tarih ve 202101 sayılı Uzman Mütalaasının dosyaya ibraz edildiğini, mütalaada da açıkça görüleceği üzere davalı şirkete ait 2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defterler üzerinde yapılan inceleme neticesinde, dava ve borç konusu 01.10.2018 tarih ve ... seri numaralı 103.753,74 TL'lik faturanın davalı şirket ticari defter ve kayıtlarında yer almadığını, ayrıca davacı tarafça dosyaya sunulmuş olan ve davalı şirket tarafından bankadan yapıldığı iddia edilen 15.000,00 TL'lik ödeme dekontunun davalı Şirket'in "102 Bankalar Hesabı" 'nda da herhangi bir kaydı bulunmadığını, bilirkişi Raporu'nun "Teknik Değerlendirmeler" Başlıklı Bölümünün hatalı şekilde düzenlendiğini, kabul anlamına gelmemekle, bir an için taraflar arasında dava konusu faturaya dayanak olan işin mevcut olduğu varsayımında bulunulsa dahi, Bilirkişi Raporunda yer alan tespitlerin işin yapılıp yapılmadığı konusuyla herhangi bir ilgisi bulunmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davada davacı, taraflar arasında Açık yüzme Havuzları Filtrasyon Sistemleri (3 adet), Erkek, Bayan, Çocuk olarak tanımlanan Ulus lokali otomatik kontrol sistemleri ve montaj işlerinin yapılması konusunda anlaştıklarını, iş bedeli 17.139,68 Euro olarak belirlendiğini, davalı tarafından 14.08.2018 tarihinde 15.000,00 TL ödendiğini ancak bakiye bedelin ödenmediğini, fatura kesildiğini ancak ödeme yapılmaması sebebiyle icra takibine başladıklarını, takibe itiraz üzerinde durduğunu belirterek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.Davalı, davacının dayanak olarak sunmuş olduğu faturalar kapsamında edim tamamlanarak kendilerine teslim edilmediğini, ibraz edilen ödeme dekontunda gönderici veya alıcı tarafın kendileri olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkeme, bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davasının 88.753,74 Kısmının kabulü ile bu miktar itibariyle itirazın iptali ve takibin devamına %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Boğaziçi İmar Müdürlüğünden alınan 05.03.2020 tarihli cevabi yazıda; " Beşiktaş İlç esi ... Mahallesi ... ada ... parsel .... Boğaziçi Sahil Şeridi ve Öngörünüm Bölgesi Gayrimenkul Eski eserler ve anıtlar Yüksek Kurulunun 14.12.1974 tarihli kararı ile " ..." olarak tespit ve ilan edilmiştir. Söz konusu parsel tapuda " ..." adına kayıtlı olup, kullanım amacı olarak spor tesisi çay bahçesi kafe olarak belirlenmişse de meri mevzuat ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu kapsamında söz konusu parselin belirtilen amaçla kullanılması mümkün değildir. ... Parselde yapı yapma imkanı bulunmadığı, .... Kirası ...'na ... 26.03.2018 tarihli tespit tunağı düzenlenmiştir...inşaat faiyetlerine ilişkin 04.04.2018 tarih yapı tadil tutanağı düzenlenmiş, 3 nolu yapı tatil tutanağında belirtilen ruhsata bağlanamayan havuz ile 2 nolu yapı tatil tutanağı ve 3 nolu yapı tatil tutanaklarında belirtilen ruhsata bağlanamayan şev taşı ile yapılmış duvarların yıktırılması yönünde 06.06.2018 tarihinde karar alınmıştır. ... işlemi 26.09.2018 tarihli tutanak düzenlenmiştir. ... işleminden sonra ilgililerin yeniden kaçak ve izinsiz olarak inşai faaliyette bulunduğu tespit edilmiş olup, ... kararı alındığı .... 01.03.2019 tarihli yıkım ilişkin tespit tutanağı düzenlenmiştir. Bahse konu yerde encümen kararlarına istinaden 2 kez yıkım işlemi yapılmış olup...." bildirilmiştir.Davacı vekili 02.11.2020 tarihli beyan dilekçesinde, "davalı şirket yetkilisinin 26.09.2018 tarihinde Whatsup gönderdiği videolarda belediye ekiplerinin dava konusu havuzu yıktıkları, davalının bu nedenle borcu ödemekten kaçındığı anlaşılmaktadır. ...26.09.2018 tarihli yıkım tutanağı mevcut olup, görevlililerin Encümen kararlarında bahsi geçen yapılar, havuzlar ve set duvarlarının tamamının yıkım işleminin gerçekleştirilerek yıkım mahallinde ayrıldığı tutanağa bağlanmıştır. ... Gerek davalı şirket yetkilisinin gönderdiği 6.09.2018 tarihli video kaydı, gerekse Boğaziçi imar müdürlüğünden gelen 26.09.2018 tarihli yıkım tutanağı birbirini teyit etmekte olup, hizmetin verildiği ihtilafsız hale gelmiş, keşfen tespit edilecek bir husus kalmadığı sübuta ermiştir.." beyanda bulunmuştur.Davacı yüklenici tarafından ruhsat alınmadan imalat yapıldığı gibi yasak olmasına rağmen Boğaziçi Sit Alanı içerisinde izin alınmadan imalat yapıldığı ve bu imalatlar iki kez belediye tarafından yıktırılmıştır. Mevcut yasal mevzuat gereği, dava konusu yerde inşaat yapılması imkansız olup, verilecek süre ile yapı ruhsat alınması mümkün değildir.Yüklenici tarafından inşa edilen binanın ruhsatsız ve kaçak olduğu ve dosyaya sunulan belgelere göre Belediye tarafından bu nedenle yıktırıldığı anlaşılmaktadır.Kaçak binaların ekonomik değeri bulunmadığından imalat bedelinin talep edilmesi ve imalat bedeline hükmedilmesi doğru değildir. Ancak, "çoğun içinde az da vardır" ilkesi gereğince imalat bedeli verilemese de varsa enkaz bedelinin tahsiline karar verilebilir. Bu durumda, yüklenici tarafından inşa edilip belediyece yıktırılan binanın enkaz bedelinin belirlenerek, bu bedel yönünden karar verilmesi gerekir.Yargıtay kapatılan 15. Hukuk Dairesi 2011/6633 esas ve 2012/4531 karar numaralı ilamında, " ....Kaçak yapının yıktırılması durumunda; enkazın arsa sahibi ya da sahiplerince mal edilmesi durumunda; yüklenici tarafından, haksız iktisap eden arsa sahibi ya da sahiplerine karşı enkaz bedelinin tahsili istemiyle dava açılabilir...." denilmektedir.O halde, mahkemece belediye tarafından yıktırılan ve davacı yüklenici tarafından yapılan, inşaatta enkaz bedeli oluşup olmadığı yönünde inceleme yaptırılması varsa enkaz bedeline hükmedilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 09/04/2021 tarih, 2019/228 Esas, 2021/327 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 06/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.