T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2023/1054
KARAR NO:2025/185
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:07/12/2022
NUMARASI:2020/105 Esas, 2022/827 Karar
ASIL DAVA KONUSU:Sözleşmeden Kaynaklı Alacak
B.DAVA KONUSU:İtirazın İptali (Sözleşmeden kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:04/03/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan asıl davada alacak, birleşen davada itirazın iptaline talebine ilişkin davaya ilişkin verilen asıl davadaki talebin reddine, birleşen davadaki talebin kabule dair verilen karara karşı davacı/birleşen davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili, müvekkili şirketin gelişen teknolojiyi takip etmek, müşteri sadakatini sağlamak ve marka pazarlamasını yapmak amaçlarıyla daha önceden çalışmış olduğu davalı şirket ile mobil uygulamanın yapılması için 10.06.2017 tarihinde sözleşme imzaladığını, mobil uygulamanın yapılması taahhüdüne güvenerek mobil uygulaması için almış olduğu hukuk desteğinden, kurmaya çalışmış olduğu altyapıya, mobil uygulamaya ilişkin hazırlamış olduğu stratejiye yönelik yapmış olduğu harcamalardan dolayı maddi ve manevi zarara uğradığını, davacı şirketin mobil uygulama satış sözleşmesindeki edimlerini yerine getirmek için davalı şirkete ödemeler yaptığını, ancak davalı tarafa yapılan yazılı uyarılara rağmen, davalı şirketin taahhüt ettiği mobil uygulamayı ve bunlara ilişkin lisansları teslim etmeyerek edimlerini ifa etmekten kaçındığını, davacı şirketin hedeflerini gerçekleştiremediğini ve kamuoyu ile paylaşılmasına rağmen açılamayan mobil uygulama nedeniyle itibarının zedelendiğini, davalı şirketin taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6.2.1. maddesinde kabul edilen 365 gün 24 saat prensibi ile destek verme ve iki saat içerisinde probleme müdahale etme taahhüdünde bulunmasına rağmen bu yükümlülüğüne uygun hareket etmediğini, davalı şirkete destek bölümündeki yazışmalarla bildirildiğini, yapılan yazılı uyarılara rağmen defalarca bu durumun yinelendiğini, davacı şirketin; verilerin teknik arıza, kullanıcı hatası ve/veya başka nedenlerle zarara uğraması halinde davalının çaba göstermesi gerekirken davalı şirketin çaba göstermekten ziyade davacının verilerini sildiğini ve davacıyı zarara uğrattığını, davalı şirketin edimlerini yerine getirmemesi üzerine; davacı şirket tarafından 07.05.2019 tarihinde bu hususları anlatan ve sözleşme bedeli miktarını talep eden bir ihtarname gönderildiğini, bu ihtarname ile davalı şirketten ilgili sözleşme bedelinin ve aylık bakım masraflarının ödenmesinin talep edildiğini, davalı şirketin ihtarname ile talep edilen edimleri yerine getirmediğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme (madde ile sistemin çalışmaması durumunda davalı şirket için sözleşme bedeli kadar cezai şart öngörüldüğünü, ilgili mobil uygulamayı sözleşmede yeralan şartlarla çalışır bir şekilde teslim edemeyen davalı şirketin müvekkili şirkete sözleşme bedelinin yanısıra 47.200 Dolar ile aylık bakım bedellerinin yıllık toplamı olan 5.508 Dolar olmak üzere toplamda 52.708 Dolar cezai bedel ödemesi gerektiğini, davalı şirketten veri güvenliği ile ilgili bilgi ve teknik önlemlere ilişkin bilgi istenmesine rağmen müvekkili şirket ile bu bilgilerin paylaşılmadığını, bu kapsamda davalı şirketin gizlilik yükümlülüğüne riayet edip etmediğinin tespiti gerektiğini beyanla, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 105.416 USD (599.121,29 TL) maddi tazminatın ve cezai şart bedelinin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili, davalı ...'in, 1989 yılından bu yana teknoloji, bakım, onarım ve yazılım sağlayıcısı olarak hizmet verdiğini, ... yazılımları ile ilgili olarak... firmasının Türkiye'deki distribütörlüğünü yaptığını, ... - ... yazılımlarının, otellerin rezervasyon sistemleri, restoranların sipariş sistemleri, fatura, fiş kesme işlemlerini yürüten, yazar kasa niteliği gören bir sistem olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin on yıldan beri sürdüğünü, davalı ... tarafından, taraflar arasında... ürününün kullanımından kaynaklanan pek çok kere akdedilmiş bulunan ... ve .., ... sözleşmelerinden kaynaklı olarak...'e bağlı çalışan ... restoranlarının şubeleri için hizmetler verildiğini, taraflar arasında ...sisteminden kaynaklanan yazılım bakım ve destek hizmetleri devam ederken, ... tarafından ...restoranlarında kullanılmak üzere mobil Uygulama yazılımı yapılmasının talep edildiğini ve bir mobil Uygulama Sözleşmesi ile davalı şirket tarafından karşı tarafın istekleri doğrultusunda mobil Uygulama yazılımı hazırlandığını, işbu yazılımın tamamlanarak kullanım haklarıyla birlikte ...'e teslim edildiğini, Mobil Uygulama Sözleşmesi kapsamında, davalı şirket tarafından sözleşmeden kaynaklanan edimin yerine getirildiğini, yükümlülüklerin eksiksiz olarak ifa edildiğini, taraflar arasında 10.05.2017/...-...- ... nolu Satış Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında ... tarafından, ...'e bir mobil uygulama yazılımı hazırlandığını, işbu yazılımın, sözleşme hükümleri uyarınca yalnızca ...'e sağlandığını, ...'e yazılımın teslim edilmek üzere kullanım hakkının verildiğini, müvekkili tarafından sözkonusu mobil uygulamanın hazırlandığını ve kullanıcısının kabul testlerinin yapılması için ...'e teslim edildiğini, ...'in daha önceki sözleşmelerden kaynaklanan ödemelerden çıkan anlaşmazlık nedeniyle bu süreci sürüncemede bırakarak uygulamanın canlıya alınmasını engellediğini, davalı şirket tarafından yazılımın hazırlanarak tamamlandığını, ... test (...)'in ... gönderilerek yazılımın canlıya çıkarılması için tüm hazırlıkların eksiksiz yerine getirildiğini, uygulamanın ... versiyonunun ...'in yetkilileri tarafından 15 kez indirildiğini, bu uygulamanın ... versiyonu ile ilgili olumlu ya da olumsuz yorum yapılmayarak yazılımın canlıya çıkarılışının ... tarafından engellendiğini, uygulamanın test sürümü için tüm hazırlıkların davalı şirketçe yerine getirildiğini ancak ... tarafından sağlanması gereken teknik altyapının sağlanmadığını, ...tarafından geri dönüş sağlanmadığından, ... kapsamında canlıya çıkarılma için ...'in alt yapısını tamamlamasını gerektiğine dair ... tarafından mail yolu ile uyarılar yapıldığını, ... tarafından 3 Mayıs 2018 tarihli mail ile web sitesinin kodları ve ... istendiğini, şirketten gönderilen aynı tarihli mail ile kodların karşı tarafa internet ortamında ...'e teslim edildiğini, uygulamanın hazırlık sürecinde taraflar arasında toplantılar yapıldığını, canlı sunucular üzerinde tüm kurulumların yapılması ve testlerin canlı sunucular üzerinde yapılacağının müvekkili şirket tarafından ...'e bildirildiğini, karşı tarafın ... (güvenlik) sertifikalarının beklendiğini, karşı tarafın uygulamanın hazırlık sürecinde istekleri de uygulamaya eklendiğini, web ise bütün kodlarıyla karşı tarafa teslim edildiğini, Mobil Uygulama Sözleşmesi kapsamında, uygulamanın çalışması için gerekli olan... Lisansının alınarak ...'e bildirilmesi gerekirken, ...er tarafından bunun yapılmadığını, müvekkili şirket tarafından ...'e gönderilen Beşiktaş ... Noterliğinin 06.03.2019 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek, CRM lisansının alımının gerçekleştirilmemesi ve lisans kodunun müvekkiline iletilmemesi halinde, lisansın zamanında alınmaması sebebiyle yaşanan/yaşanabilecek olumsuzluklardan sorumlu olmayacaklarının bildirildiğini, cezai şartın istenebilmesinin asıl borcun yerine getirilmemesine bağlı olduğunu, sözleşmede kararlaştırılan ise zarar tazmini olup, ...'in mevcut bir zararının ve ...'in ise mevcut bir kusurunun bulunması gerektiğini, davalı tarafından tüm yükümlülüklerin gereği gibi ifa edildiğinden iş bu talebin yasal zemininin oluşmadığını, ayrıca hem sözleşme bedeli ve yıllık yazılım bakım destek bedelinin ve hem de aynı tutarın cezai şart adı altında talep edilmesinin mükerrer talep oluşturduğunu, bu talebin de hiçbir yasal zemininin olmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında taraflar arasında pek çok satış sözleşmeleri olduğunu, Yazılım ... Sözleşmeleri, ... Sözleşmelerinin bulunduğunu, davalının dava dilekçesinde ileri sürmüş olduğu “çağrıların cevapsız bırakıldığı”, “yükümlülüklerin yerine getirilmediği” iddialarının iş bu davaya konu Mobil Uygulama Sözleşmesi'nin konusunu oluşturmadığını, davalı “...” tarafından, “..."in pek çok defa sistemsel verilerinin silindiği ileri sürülmekte ise de, davalı şirketçe hiçbir veri silinmediğini, gizlilik yükümlülüğüne de aykırı davranılmadığımı, data yedekleme ve geri döndürme işlemlerinin müşteriye ait olduğunu, davalı şirketin bu hususta herhangi bir yükümlülüğünün bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen 2019/20 Esas sayılı dosyada, davacı vekili, taraflar arasında yazılım ve parça dahil donanım bakım sözleşmeleri yapıldığını, bu sözleşmeler uyarınca davacının davalıya hizmet sunduğunu, cari hesap ve faturalardan kaynaklı alacağın bulunduğunu, davalının ise ödemelerini tam yapmadığını bu nedenle davalı aleyhinde ... sayılı dosyasında takibe geçildiğini, davalının haksız yere itiraz ettiğini beyanla itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı, davanın haksız olduğunu, bir kısım sözleşmelerde tahkim şartının bulunduğunu, bu nedenle tahkim itirazının bulunduğunu, bir borçlarının bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen Mahkemenin 2019/20 Esas - 2020/102 Karar sayılı ve 12.02.2020 tarihli kararı ile, "Taraflar arasındaki devam eden ilişki uyarınca peş peşe yapılan sözleşmeler, kesilen faturalar ve cari hesap nedeniyle alacak iddiasında bulunulduğu, bu durumda her ne kadar birden fazla sözleşme yapılmış ise de, son sözleşme ile tahkim şartının konulduğu ve bütün olarak uyuşmazlıktan kaynaklı alacakları kapsadığı, önceki sözleşmelerde tahkim şartı bulunmamakta ise de, sonraki sözleşmeler ile tarafların tahkim yönünde iradelerini ortaya koyduğu, böylece ilk itiraz olan HMK 116/1-B maddesindeki tahkim hususunun davanın görülmesine engel olduğu, davalının süresi içerisinde sunduğu cevap dilekçesi ile tahkim ilk itirazında bulunduğu" gerekçesiyle davalı tarafın tahkim itirazının kabulü ile dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ilişkin kararının istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 23.12.2020 tarih, 2020/1281 Esas - 1595 Karar sayılı ilamıyla "...Mahkemenin 2019/79 Esas ve 2019/1 Karar sayılı dosyasında, davalı tarafından dosya davacısına, 10/05/2017 tarihli mobil uygulama sözleşmesine ilişkin ödenen bedelin iadesi ve cezai şart tahsili istemli dava açtığı, tarafların aynı ve uyuşmazlığın benzer olması nedeniyle 09/09/2019 tarihinde dosya ile birleştirildiği ancak asıl davada tahkim itirazında bulunulduğundan tefrik edilerek mahkemenin 2020/105 Esas sayılı dosyasına kaydedildiği ve derdest olduğu anlaşıldığı, davacı tarafından açılan davada “tahkim itirazında” bulunan davalı, sözleşmedeki tahkim koşulunu dikkate almadan davacı hakkında 2019/79 Esas sayılı davayı açtığı, geçerli tahkim sözleşmesi veya şartına rağmen sözleşmenin taraflarının davalarını hakem yerine mahkemelerde açmış olmaları durumunda, tahkim sözleşmesinin veya şartının uygulanmasından vazgeçmiş olduklarının kabulü gerektiği, TMK'nın 2. maddesi gereğince herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağını, sözleşmenin tarafı olan davalı dosya ile birleştirilen ve tefrik edilen dava ile mahkemede dava açtığına göre, sözleşmede kararlaştırılan tahkim şartının uygulanması olanağını ortadan kaldırdığından, davalı tarafından yapılan tahkim itirazı kabul edilemeyeceği, mahkemece, uyuşmazlığın esasına girilerek çözüme bağlanması gerekirken tahkim itirazının kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı ..." gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmiş ve dosya mahkemenin 2021/48 Esas sırasına kaydedildiği,Mahkemece birleşen davada, tahkim ilk itirazı üzerine, sözleşme uyarınca tahkime tabi olduğu gerekçesiyle 2019/20 Esas üzerinden usulden red kararı verilmiş, asıl dava ise tefrik edilerek yukarıdaki 2020/105 Esasa kayıt edildiği,İstinaf kararı sonrası birleşen dava, mahkemenin 2021/48 Esas sırasına kaydedildiği, akabinde işbu dosya ile birleştirildiği anlaşılmıştır.Mahkeme; alınan bilirkişi raporlarından, davalı-birleşen dosyada davacı ... şirketinin mobil uygulamayı hazırladığı ancak davacı birleşen davalı ... tarafından alınması gerekli lisans ve şifre temin edilmediği için kurulumun yapılıp uygulamanın aktif edilemediği, bu konuda taraflar arasında gecikmeler yaşandığı gibi, sözleşmede bir süre öngörülmediği, bu nedenle bir gecikmeden bahsedilemeyeceği, sözleşmeye göre lisans alma ve şifreyi paylaşma yükümlülüğünün ... olduğu ve bunun yerine getirilmediği, mobil uygulamanın tam olarak neleri kapsayacağına dair açık bir anlaşma olmadığı, yazılımın hazırlanıp kurulduktan sonra çıkacak hataların ve eksikliklerin giderileceğinin kararlaştırıldığı, kurulum yapılamadığı için de davalı birleşen davacıya eksiliği giderme imkanının tanınmadığının anlaşıldığı, bu durumda, davacı birleşen davalı ... sözleşmenin feshine sebep olduğu, eserin hazırlandığının sabit olduğu ancak içeriğinin eksik olup olmadığını test imkanının bulunmadığı, asıl davanın bu nedenle reddi gerektiği, birleşen davacının mobil uygulama nedeniyle ücrete hak kazandığı anlaşılmış ve asıl davanın reddine karar verildiği, ... tarafından işin yapılıp ücrete hak kazanıldığı mahkemece kabul edildikten sonra, birleşen davada alacağın tespitine geçildiği, alınan mali müşavir raporlarından, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun olduğu, davalı birleşen davacının 652.910,99 TL alacaklı olduğu, itiraz edilen kısım yönünden davanın haklı olduğu itirazın iptali gerektiği gerekçesiyle, asıl dava yönünden, asıl davanın sübuta ermediğinden davanın reddine, birleşen dava yönünden, birleşen davanın kabulüne, davalının ... sayılı takip dosyasına yönelik itirazının iptaline, takibin aynen devamına, itiraz haksız ve alacak likit olduğundan %20 üzerinden hesaplanan 124.101,92 TL icra inkar tazminatının birleşen davalıdan alınarak birleşen davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davacı-Birleşen dosya davalısı vekilinin süresinde vermiş olduğu istinaf dilekçelerinde, asıl davanın reddine ve birleşen davanın kabulüne ilişkin kararı istinaf ettiklerini, yerel mahkeme eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı karar verdiğini, davalının mobil uygulamayı sözleşmeye uygun olarak teslim etmediğini, mahkeme kararının bilirkişi raporlarına aykırılık teşkil ettiğini, bilirkişi tarafından hazırlanan ek raporda ve kök raporda sözleşmeye göre mobil uygulama ve yazılımın tamamlanmadığını, uygulamanın çalışır vaziyette müvekkiline teslim edilmediğinin açık şekilde tespit edildiğini, davalının... testinin indirilmesinin yazılımın kullanılması için yeterli olduğunu iddia etse de, bu iddianın somut olaya uygun olmadığını, müşterinin uygulamayı canlıya almadığını ve yazılımın müşteri tarafından kabul edildiğinin kanıtı olamayacağını, bilirkişi ek raporunda davalı yanın işin başında sözleşmeye aykırı davrandığının tespit edildiğini, bilirkişi raporunun 8. ve 9. sayfasında eksikliklerinin tespit edildiğini, mobil uygulamanın istenen pek çok fonksiyonunun hazır olmadığını, bilirkişi ek raporunda uygulama ve yazılımın tamamlanmadığı çalışır vaziyette olmadığı ve müvekkiline teslim edilmediğinin açık şekilde tespit edildiğini, 10.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda cezai şartın tenkis edilmeksizin ödenmesi gerektiğinin sabit olduğunu, bu talebin reddinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda yıllık bakım giderinin hatalı hesaplandığını, taleplerinin USD cinsi üzerinden ürün hizmet bedeli olarak ödenen 47.200 USD ve yıllık bakım ve destek bedeli olarak 5.508 USD olmak üzere toplamda 52.708 USD olduğunu, ek raporda yıllık bakım ve destek ödemesinin 2.676,54 USD yönündeki tespitin hatalı olduğunu, müvekkilinin sözleşme bedeli olan 52.708 USD'yi davalıya ödediğini, yerel mahkemenin kararının aksine birleşen davacıya her hangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin ödeme emrinin tebliği ile birlikte borcu olan 32.401,39 TL'yi ödediğini, kalan 620.509,60 TL. bedele itiraz edildiğini, takibe konu faturalar sözleşmenin feshinden sonra kesildiğini, yasal bir ilişkiye dayanmadığını, bu hususun incelenmediğini, birleşen davacının hangi sözleşmeleri davaya dayanak yaptığını açıklamadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, asıl davada iş sahibi sözleşme bedelini ve cezai şart bedelini talep ettiği alacak davası, birleşen dava ise yüklenicinin cari hesap alacağına dair talep ettiği alacağına ilişkin itirazın iptali davasıdır. Davacı /Birleşen Davalı iş sahibi, Davalı /Birleşen Davacı yüklenicidir.Davacı vekili asıl davada mobil uygulama ve yazılım sisteminin ayıplı ifa edildiğini, davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirterek, sözleşme bedelinin (bakım ücreti dahil) ve cezai şartın tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili edimini ifa edip teslim ettiğini, davacının canlıya alınmayı engellediğini, davacının alt yapıyı sağlamadığını, sözleşmesi kapsamında, uygulamanın çalışması için gerekli olan... Lisansının alınarak ...'e bildirilmesi gerekirken davacının yapmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Birleşen Davada Davacı yüklenici vekili, davalı şirketten olan cari hesap alacağına dayalı olarak itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı vekili borcunun olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Yerel mahkeme asıl davada, ... şirketinin mobil uygulamayı hazırladığı ancak davacı birleşen davalı Büyükşefler tarafından alınması gerekli lisans ve şifre temin edilmediği için kurulumun yapılıp uygulamanın aktif edilemediği, bu konuda taraflar arasında gecikmeler yaşandığı, davacının fesih te kusurlu olduğunu belirterek davanın reddine karar vermiştir. Birleşen davada ise tarafların ticari defter kayıtlarına göre davanın kabulüne karar vermiştir.Taraflar arasında 10.05.2017 tarihli sözleşme olduğu, bu sözleşmeden öncede süre gelen ticari ilişki olduğu anlaşılmaktadır. 10.05.2017 tarihli sözleşmeye göre sözleşmenin konusu ...'in müşterileri tarafından indirilerek kullanılacak yazılım, bu sözleşme hükümleri uyarınca davalı tarafından sağlanacaktır, şeklinde düzenlenmiştir. Sözleşmenin bedeli 47.200,00 USD olarak belirlenmiştir. Sözleşmenin süresi 1 yıl olup, taraflardan her hangi biri bitiminden 3 ay önce sona erdirme iradesini bildirmedikçe sözleşmenin 1 yıl uzayacağı kararlaştırılmıştır.Sözleşmenin 6.3. maddesi uyarınca sistemin her hangi bir sebepten çalışmaması halinde davalının cezai şart olarak sözleşme bedeli kadar tutar ödeyeceği düzenlenmiştir.Davacı iş sahibi, Beşiktaş 25. Noterliğinin 01.02.2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarını göndererek davalınını yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediğini ve sözleşmeyi fesih ihbarının tekrarı ile 8.2.2019 tarihine kadar sunucuların sorusuz bir şekilde çalıştırılmasını ihtar etmiştir.Davalı taraf Beşiktaş ... Noterliğinin 6.03.2019 tarih ve ... yevmiye no'lu cevabi ihtarı ile tüm yükümlülüklerini eksiksiz biçimde yerine getirdiğini, haksız fesih yapıldığını, 13.07.2017 de kurulumun tamamlandığını, davacı tarafından talep edilen değişikliklerin gerçekleştirildiğini, ...programı da tamamlandığı, programın kurulumunun yapılması için davacı şirketçe ... lisansı alınması ve ilgili lisans kodunun taraflarına iletilmesi gerektiğinin şirket çalışanı ...'ye bildirildiğini, lisans alımını gerçekleştirmedikleri ve kodu taraflarına bildirmedikleri takdirde sorumluluğun iş sahibine ait olacağının ihtar edildiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamında bulunan ve 24.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda değinilen 5 Şubat 2019 tarihli mailde, tüm kurulumların tamamlanmış ve kullanıma hazır halde olduğunu, şu an kullanılmakta olan... lisans kodunun ...'e ait olduğu, ürünü teslim edebilmeleri için lisans numarasının bildirilmesi istenmiştir.Dosyada alınan ilk kök raporda da taraflar arasında lisans problemi olduğu belirtilmiştir. Sözleşme kapsamına göre mobil uygulama tam olarak neyi kapsayacağı belli olmadığı gibi lisans alma ve şifre paylaşma yükümlülüğü davacı iş sahibinde olduğu anlaşılmaktadır.Yukarıda belirttiğimiz ihtar ve mailler bilirkişi raporundaki taraflar arasındaki tespit edilen lisans sorunu göz önüne alındığında, davacı iş sahibi yapmış olduğu fesihte kusurludur. Bu sebeple asıl davadaki taleplerini isteyemez. Birleşen dava açısından ise 24.06.2022 tarihli heyet raporunda, davacı ...'in Davalı ...'e 652.783,59 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, ayrıca dosya kapsamındaki ek raporda da ...'e ait defterlerde 04.04.2019 tarihi itibariyle 652.910,99 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacı ...'in defterlerine göre 04.04.2019 tarihi itbariyle davacı ..., davalı ...'e 652.783,59 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Bu sebeplerle yerel mahkemenin birleşen davayı kabulü de yerinde olup, Davacı /Birleşen Davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, asıl davada davacı / birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1 - İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2022 tarih ve 2020/105 Esas, 2022/827 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,2 - a)Asıl dosyada alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 435,50 TL istinaf karar harcının asıl dosyada davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b)Birleşen dosyada alınması gereken 42.387,01 TL istinaf karar harcından peşin alınan toplam 10.596,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 31.790,11 TL istinaf karar harcının birleşen dosyada davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3 - Asıl dosyada davacı/Birleşen dosyada davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 04/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.