T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1173
KARAR NO: 2025/212
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/11/2020
NUMARASI: 2017/86 Esas, 2020/616 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 04/03/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili: davacı şirketin, asansör üretim, tasarım, servis ve bakım hizmetleri konusunda faaliyette bulunduğunu, davalı şirket ile "... Mah., ... Cad., ... Sokak No:... Akçakoca/Düzce" adresindeki ... Hotel projesinde tesis edilecek 6 adet asansörün temin edilerek montajının yapılması konusunda 31/03/2015 tarihinde bir montaj sözleşmesi, bunu müteakiben de bir kısım asansörlerin bakım ve servis işlerinin yapılması için 22/12/2014 tarihinde bir temel Bakım Sözleşmesi imzalandığını, montaj sözleşmesi kapsamındaki işlerin, davacı şirket tarafından eksiksiz ve kusursuz olarak yerine getirildiğini, işin bedelinin 185.000-TL + KDV olarak kararlaştırıldığını, davalı şirkete toplam 218.300,00 TL'lik fatura kesildiğini, davalı şirketçe, ödeme yapılmadığını, davacı tarafından yapılan asansörlerin davalı şirket tarafından halen kullanıldığını, öte yandan Temel Bakım Sözleşmesi çerçevesinde de davacı üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, bu sözleşmeden doğan toplam 13.862,82 TL'lik ücretin ödenmediğini, taraflarınca alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından itiraz edilmesi sebebiyle takibin durduğunu, her ne kadar icra takibinde ayrıca 43.337,95 TL'lik cezai şart alacağı ile bu alacağa işlemiş 5.784,00 TL faiz de talep edilmiş ise de şimdilik bu iki kalem alacak yönünden itirazın iptalini talep etmediklerini, fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, itirazın 218.300,00 TL montaj sözleşme bedeli, 13.862,82 TL bakım sözleşmesinden doğan borç bedeli ile 1.850,00 TL bakım alacağına işlemiş faiz olmak üzere toplam 234.012,82 TL üzerinden iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla devamını talep etmiştir. Davalı vekili: davacı tarafından dosyaya ileri sürülen sözleşmelerdeki imzalar davalı şirket yetkililerine ait olmadığını, sözleşmelerin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davacı yan ile iddia edildiğinin aksine herhangi bir sözleşme akdedilmediğini, hukuka aykırı bir şekilde akdedilen söz konusu sözleşmelere taraf olmamakla birlikte davacı yanın hak iddia etmesinin tamamen kötü niyetli olduğunu, sözleşmelerdeki imzalar davalı şirket yetkililerine ait olmadığından ortada geçerli bir sözleşme bulunmadığını, bir an için davacı tarafından sunulan sözleşmelerdeki imzaların davalı şirket yetkililerine ait olduğunun kabul edilmesi halinde dahi davalının söz konusu sözleşmelere aykırı davrandığını, sözleşmelerin davalı tarafından haklı nedenle feshedilmesi için gerekli şartların oluştuğunun kabul edilmesi gerektiğini, davalı şirket işe davacı arasında bulunan ticari ilişki kapsamında davacı tarafından yapıldığı iddia edilen çalışmalar neticesinde davalı şirkete ait asansörlerin sık sık arızalandığını, neredeyse kullanılamaz hale geldiklerini, davalı tarafından karşılaşılan her arızanın gerek yazılı gerekse sözlü olarak davacıya bildirildiğini, davacının sözleşmeler ile üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmediğini, söz konusu asansörlerin kullanıldığı yerin 5 yıldızlı bir otel olması sebebiyle davalı tarafından davacıya haber verilmek suretiyle teknik servis çağrıldığını, yapılan masraflar nedeniyle ayrıca zarara uğradığını, davalının her şeye rağmen davacı ile aralarındaki ticari ilişkiyi sonlandırmayarak üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının bahsettiği 185.000,00 TL bedelli faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, davalı tüm borcunu ödediğini, davacı, taraflar arasında bulunan ticari ilişkinden doğan yükümlülüklerine çoğu kez aykırı davrandığından davalı şirketin her türlü talep ve dava hakkının saklı tutulduğunu, mahkeme tarafından re'sen tespit edilecek sair sebeplerle; usul ve yasaya aykırı, hukuki dayanaktan yoksun ve haksız taleplere ilişkin davanın reddini , dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece; taraflar arasında davalıya ait ... Mahallesi, ... Caddesi, ... Sokak, No:..., Akçakoca/Düzce adresinde bulunan ... Spa&... binasında bulunan toplam 6 adet asansörün davalı tarafından temin edilerek demontaj ve montajının yapılması ve çalışır durumda teslimi işine dair 31/03/2015 tarihli sözleşmenin imzalandığı, sözleşme ekinde değişecek ve yapılacak olan malzeme listesinin bulunduğu, sözleşmenin 2. maddesi ile işin bedeli götürü olarak 185.000,00 TL + kdv olarak belirlendiği, 6. maddesi ile davalı yüklenici tarafından yapılan işin, tüm ekipmanlar, malzeme, işçilik ve montaj hatalarına karşı geçici kabulden itibaren 24 ay süreyle garanti kapsamında olduğu, garanti kapsam ve süresinin her halükarda geçici kabulü takiben bakım sözleşmesinin davalı ile yapılması halinde geçerli olduğu, geçici kabulün hemen akabinde yüklenici ile bakım sözleşmesi yapılmaması halinde asansörlerin garanti kapsamı dışında kalacağının düzenlendiği, bu kapsamda taraflar arasında 12/12/2014 tarihli Temel Bakım Sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşmenin süresinin 1 yıl olarak belirlendiği, bu sözleşme ile davacının asansörler için periyodik bakım, koruyucu bakım hizmeti, davalıyı bilgilendirme işlerini üstlendiği, davacı tarafından davalı adına 31/03/2015 tarihli sözleşmedeki iş bedeli olan 185.000,00 TL + kdv için 10/10/2016 tarihli faturanın düzenlendiği, davacı tarafından davalıya gönderilen Beşiktaş ... Noterliği'nin 26/08/2015 tarihli ihtarnamesi ile; sözleşmeye aykırı davranışlara son verilmesinin, aksi halde sözleşmenin haklı nedenle feshedileceğinin ihtar edildiği, davalı tarafından davacıya gönderilen Kadıköy ... Noterliği'nin 04/09/2015 tarihli cevabi ihtarnamesi ile; asansörlerin sık sık arızalandığı ve sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 100 günü aşkın bir süre sonunda kullanılamaz hale geldiğinin, arızaların giderilmediğinin, davacının bilgisi dahilinde uzman teknik servislere başvurmak zorunda kalındığı, itibar kaybına sebep olunduğunun bildirildiği, davacı tarafından davalıya gönderilen 31/03/2016 tarihli ihtarname ile; temel bakım sözleşmesi kapsamında 16.400,33 TL ve 31/03/2015 tarihli sözleşme kapsamında verilen hizmetler kapsamında 174.962,05 TL borcun 3 iş günü içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin davalıya 02/04/2016 tarihinde tebliğ edildiği, dosyaya davacı tarafından 3 adet servis fişi ile taraflar arasında yapılan yazışmaların sunulduğu, söz konusu yazışmalarda asansör arızalarından bahsedildiği, davacı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 31/03/2015 tarihli sözleşmeye istinaden düzenlenen 218.300,00 TL fatura bedeli, 22/12/2014 tarihli bakım sözleşmesinden doğan 13.862,82 TL servis alacağı ve 1.850,00 TL- servis alacağına işlemiş faizin talep edildiği, her ne kadar davalı tarafça cevap dilekçesi ile sözleşmelerdeki imzaların şirket yetkililerine ait olmadığı iddia edilmiş ise de, gerek cevap dilekçesinin devamındaki beyanlarında, gerek davacıya gönderilen 04/09/2015 tarihli Noter ihtarnamesinde, gerekse taraflar arasındaki yazışmalarda sözleşmelerin açıkça kabul edildiği anlaşıldığından davalının imza itirazına itibar edilmediği, son heyet raporunda davacı tarafından 31/03/2015 tarihli sözleşme uyarınca yapılan işlerin ayıplı olduğu, söz konusu ayıpların gizli ayıp niteliğinde oldukları, davacı tarafından taahhüt edilen işlerden her bir asansörün tamamlanma oranı ve bu kapsamda yapılan toplam işin bedeli 112.184,65 TL + kdv olarak tespit edildiği, davalının bu sözleşme kapsamında düzenlenen 20/10/2016 tarihli fatura bedelinden indirim yapabileceği ancak faturanın 132.377,88 TL'lik kısmına itirazının haksız olduğu anlaşılmakla bu kısım yönünden itirazın iptali ile takibin sözleşmede kabul edildiği üzere alacağa işletilecek %24 oranında faizi ile devamına karar vermiştir. temel Bakım Sözleşmesine istinaden talep edilen alacak yönünden ise; gerek dosyaya sunulan deliller gerekse alınan bilirkişi raporu uyarınca, davacının sözleşme ile üstlendiği edimlerini sözleşmeye uygun olarak ifa ettiğini ispat edemediği ve bu kapsamda ücret alacağına hak kazanmadığı kanaatine varılarak talebin reddine karar verildiği, itirazın iptaline karar verilen alacak kısmı likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatının reddine, davacının sözleşmeye uygun olarak edimlerini ifa etmediği halde tüm sözleşme bedellerini talep etmesinde kötü niyetli olduğu kanaatine varıldığından reddolunan kısım yönünden davalının kötü niyet tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında; davacı şirket ile davalı arasında 31.03.2015 tarihli Montaj Sözleşmesi ile 22.12.2014 tarihli Temel Bakım Sözleşmesi imzalandığını, davacı şirket tarafından sözleşmeden doğan yükümlülükler gereği gibi yerine getirilmişse de davalı tarafça sözleşmelerden ve bu sözleşmeler sonucu düzenlenen faturalardan kaynaklı borç ödemediğini, akabinde tarafça İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, mahkemece davanın kısmen kabulüne; takibin 132.377,88-TL üzerinden devamı ile davacı şirket aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verildiğini, mahkemece kötü niyet tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup hakkaniyet ilkesi ile de çeliştiğini, kötüniyet tazminatına hükmedilmesini gerektiren koşullar oluşmadığını, davacı şirketin davaya konu icra takibini başlatmakta haklı olduğu davanın kısmen kabulü ile de sabit olduğunu, bilindiği üzere, icra tazminatı İcra İflas Kanunu'nun 67. Maddesinde düzenlenmiş olduğunu, davacı aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için davacının icra takibi başlatmakta haksız olduğunu, takibe konu alacağın bulunmadığını ve bu takibin kötü niyetli olarak başlatıldığının ispat olunması gerektiğini, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup sırf bu yüzden dahi davacı şirketin icra takibi başlatmasında haksız ve kötü niyetli olduğundan bahsedilemeyeceğini, davacı şirketin davalı şirketten alacaklı olduğunu, mahkemece reddedilen kısım yönünden kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin haksız olduğunu, bunun kabulü halinde alacakların tahsili zorlaşacak ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesi çekincesi ile icra takibinin başlamasını zorlayacağını, bu durumun yürürlükte bulunan mevzuat ile de çeliştiğini, davanın kısmen kabulü ile de davacı şirketin icra takibi başlatmakta haklı olduğu kanıtlanmış olduğunu, takibin başlatılmasında davacı şirketin kötü niyetli olduğundan bahsedilemeyeceğini, mahkemece kötü niyet tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmün kötü niyet tazminatı yönünden bozulması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinafında; davacı taraf borçlarını ifa ettiğini, tarafsız olan ... şirketinin raporlarını dikkate alındığında davacının edimlerini ifa etmediğinin görüldüğünü, tarafça yapılan ödemeler hesaplanan alacak kalemlerinden mahsup edilmediğini, davalı tarafça 22.04.2015 tarihinde davacı şirket çalışanı ...'e teslim edildiğini ve bu çek davacı tarafından tahsil edildiğini, yapılan bu 15.045,12-TL ödeme kurulan hükümde değerlendirilmediğini ve tarafça yapılan ödeme hesaplanmaksızın karar verildiğini, bu nedenle de verilmiş olan hükmün istinaf yargılaması neticesinde kaldırılması gerektiğini, mahkemece verilmiş olan karar hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Davada davacı, taraflar arasında 31.03.2015 tarihli sözleşme ile 6 adet asansör'ün temin edilerek montaj yapılması konusunda 185.000,00 TL + KDV bedeli üzerinde sözleşme imzaladıklarını ayrıca 22.12.2014 tarihli temel bakım sözleşmesi imzaladıklarını, edimini yerine getirmelerine rağmen davalı iş sahibi iş bedelini ödemediğini, girişilen icra takibine itiraz edilmesi üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamını ve %20 icra inkar tazminatının tahsili talep edilmiştir.Davalı, sözleşmeyi davalı şirket temsilcisi tarafından imzalanmadığını, aksi halde bile fesih şartlarının oluştuğunu, alınan hizmet bedelleri ödendiğini, arızalar giderilmediğini belirterek davanın reddi icra ve %20 kötüniyet tazminatının tahsilini talep etmiştir.Mahkeme davacının davasını kısmen kabul ederek 132.377,88 TL yönünden kabulü ile bu miktar itibariyle icra dosyasındaki itirazın iptali ve bu miktar itibariyle icra takibinin devamına, davanın reddedilen kısım için hesaplanan 17.184,42 TL kötüniyet tazminatının tahsiline karar vermiştir.Somut olayda, her ne kadar davalı taraf taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını beyan etmiş ise de, davalı tarafın gerek ihtarname cevapları ve gerek tarafların yazışma evrakları ve gerek ise dava dosyasına sunmuş oldukları beyan dilekçeleri itibariyle taraflar arasında dava konusunu oluşturan eser sözleşme ilişkisi kurulmuştur. Mahkemenin bu yönde kabulü yerinde olmuştur.Davacı tarafından taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında bir kısım edimlerini yerine getirdiği, denetime elverişli bilirkişi heyet raporu itibariyle davacının edimin bir kısmının gizli ayıplı olarak yerine getirdiği anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu itibariyle davacının taraflar arasındaki asıl sözleşme kapsamında 112.184,65 TL + KDV alacaklı olduğu anlaşılmış olup, bunun dışındaki alacaklarının bulunmadığı anlaşılmıştır.Mahkemece istinaf eden tarafın sıfatı ve istinaf sebepleri itibariyle davanın 132.377,88 TL kabulüne karar verilmiş olması doğru olmuştur.Bununla birlikte; mahkemece davanın reddedilen kısmı yönünden davalı taraf lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmiştir. Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, davacının edimlerini tamamladığı ancak bilirkişi raporu ile ayıplı ifa söz konusu olduğu anlaşılmış olup, davacının icra takibi yapmakta kötüniyetli olduğu ve açıkça kötüniyetli icra takibi yapıldığı hususu davalı tarafından kanıtlanamadığından; mahkemece yazılı olduğu şekilde davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi hatalı olmuştur.Davalı vekili tarafından mahkemeye sunulan 28.09.2020 tarihli beyan dilekçesi ve bu dilekçeye ekli ... Bankasına ait 04.06.2015 keşide tarihli 15.045,12 TL bedelli, keşidecisi davalı ... şirketi, lehdarı davacı ... şirketi olan çek ile dava konusu eser sözleşmesi iş kapsamında ödeme yapıldığı bildirilmiştir.Uyuşmazlık konusu alacak yönünden yapılan ödemeler alacağın varlığını sona erdireceğinden yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. Mahkemece bu hususta bir inceleme ve araştırma yapılmadan hüküm verilmiş olması hatalı olmuştur.O halde, mahkemece tarafların ibraz edilen ... Bankasına ait 04.06.2015 keşide tarihli 15.045,12 TL ilgili bilgiler ilgili bankadan celbi sağlanarak, ödemenin kime yapıldığı hangi tarihte yapıldığı tespit edilerek, tarafların çek ilişkin beyanları alınarak, taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında bir ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, ödeme yapıldığı kabul edilmesi halinde ödeme tarihi itibariyle çek'in icra takibi önce ödenip ödenmediği, yargılama aşamasında ödenip ödenmediği hususları belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/11/2020 tarih, 2017/86 Esas, 2020/616 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 04/03/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.