T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/649
KARAR NO:2024/1023
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:09/12/2020
NUMARASI:2018/920 Esas, 2020/756 Karar
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:12/11/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesinden kaynaklı alacağa ilişkin için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; mimarlık hizmeti ve inşaat yapımı işi ile iştigal eden davacı ile davalı arasında ... salonunun yapımı için sözlü olarak anlaşıldığını, sözlü sözleşme sonucunda yapılan iş ve faturalara karşı yapılan itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu, davalı tarafından taraflarına gönderilen 25/05/2018 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamede sözkonusu eser sözleşmesinin ikrar edildiğini, sözleşmenin varlığını ikrar edip fatura bedeline itiraz eden davalının itirazının yersiz olduğunu, eser sözleşmesindeki bir diğer uyuşmazlığın ise işin imal edilerek iş sahibine teslim edilmesi ve iş bedelinin hak edilip istenebilir hale gelmesiyle, iş sahibinin bedel ödemekten çekinmesi olduğunu, işin tesliminin maddi olay niteliğinde olduğundan davacı tarafından istenen bedelin her türlü yasal delille ispatlanabileceğini, işin davalı tarafa kusursuzca teslim edildiğini, iş bedelinin istenibilir hale geldiğinde ise davalı tarafa 3 adet fatura gönderldiğini, 252.800,00 TL'lik borcun 106.091,00 TL'lik kısmın iş sahibi davalı tarafından ödenmediğini, her iki tarafa borç yükleyen sözleşme gereği iş sahibinin ödeme yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmediğini, bunun üzerine icra takibi başlattıklarını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, belirterek itirazın iptalini icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davacı firma ile davalının, berber salonunun yapılması hususunda anlaştıkları, bu anlaşmaya aracılık eden dava dışı ...'ın mail adresine 22/06/2017 tarihinde gönderilen 131.264,00 TL+KDV bedelli teklif formu üzerinden işin 1 ay içerisinde bitirmek üzere anlaştıklarını, bunun üzerine yaklaşık 10 gün içerisinde başlanan işin 26/09/2018 tarihinde gecikmeli olarak bitirildiğini, davalının da 27/09/2018 tarihinde işyeri açılışı yaptığını, işin bitmesinden sonra davalı tarafından fatura istenilmesine rağmen bir türlü fatura kesilmediğini, yaklaşık 2 ay sonra davacının davalıyı arayarak "abi kusura bakma yanlış hesaplama yapmışız" diyerek; davalıdan daha fazla alacağı olduğunu iddia ettiğini, bu hususun davalı tarafından kabul edilmediğini, davacının gönderdiği fiyat teklifinde işin ne kadar bedelle yapacağını bildirdiğini, bu bedel dışındaki taleplerin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davaya konu icra takibine haklı nedenlerle itiraz ettiklerini belirterek davanın reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Mahkemece 09/12/2020 tarihli karar ile, davacının dava dilekçesinde tarafların davalıya ait berber salonun yapımı hususunda anlaştıklarını, berber salonunun yapımı için aralarında sözlü sözleşme olduğunu, işin teslim edilmesine rağmen alacağın miktarının davalıdan tahsil edilmediği iddiasıyla itirazın iptalini talep ettiği , davalının ise; işin gecikmeli olarak bitirildiğini, işin bitmesinden yedi ay sonra fatura kesildiğini, davacıya borcunun bulunmadığını savunduğu, dosyaya bir adet teklif formunun sunulduğu, bu formda davalının isminin yazıldığı, davacının logosunun bulunduğu, teklif tarihinin ve tarafların imzasının bulunmadığı, teklifin formunda ara toplam 54.387,03 TL, 6.914,43Dolar, 903,88 euro yazılı olduğu, yine davalının isminin yazılı olduğu, 26.09.2017 tarihli ek 2 başlıklı belgede toplam maliyet 252.800,00TL olduğu, bu belgede tarafların imzalarının bulunmadığı, davacının teklif formunu kabul etmediği, inşaat mühendisi ve mali müşavir bilirkişiden raporlar alındığı, davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasındaki eser sözleşmesinde bedelin belirlenip belirlenmediği hususunda toplandığı, 6098 sayılı BK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmelerinde, iş sahibinin borcunun iş bedelini ödemek (TBK'nın 479/1.md.), yüklenicinin borcu ise, eseri iş sahibinin amacına uygun, haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek olduğu, davacının teklif formunu kabul etmediği, teklif forumunda her iki tarafın imzalarının bulunmadığı da dikkate alınarak taraflar arasında yazılı eser sözleşmesinin bulunmadığı, ancak eserin yapıldığının ve teslim edildiğinin her iki tarafça kabul edildiği, esere ilişkin iş bedeline yönelik uyuşmazlıkta emsal Y 15 HD 2014/4028esas 2015/2068 karar sayılı ilamı ile emsal Y. 15 HD 2018/3633 esas, 2018/4980 kararın da belirtildiği üzere, önceden iş bedelinin kararlaştırılmamış olması ve çekişmeli bulunması durumunda yüklenicinin hakettiği iş bedelinin uzman bilirkişi aracılığı ile yerinde keşif yapılmak suretiyle işin yapıldığı tarihteki serbest piyasa fiyatlarına göre belirlenmesinin gerektiği, bu bedelden de varsa ödemelerin düşülmesinin gerektiği, dosyada bu hususta bilirkişi heyetinden rapor alındığı, alınan raporun denetime ve karara elverişli olduğu, emsal içtihatlarda değinilen hususları açıkladığı, davanın eser sözleşmesine ilişkin itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacının takip tarihinden önce ihtarname gönderdiği, buna göre faizin hesaplandığı, davacının davasını ispat ettiği ancak alacağın yargılamayı gerektirmesi ve yasal şartları oluşmaması sebebiyle icra inkar ve kötü niyet tazminatlarının reddine karar verildi" şeklindeki gerekçesi ile; davanın kısmen kabulü ile; Davalının ... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın KISMEN iptali ile takibin takipte talep edilen 106.091,00 TL asıl alacak ve 156,95 TL işlemiş faiz üzerinden takibin devamına, devamına karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 9 oranında yasal faiz uygulanmasına, İcra inkar ve kötüniyet tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, davacı ve dava dışı ortağı tarafından davacı şirkete verilen avansların dava konusu iş için anlaşılan bedelin tamamı olduğunu, davacının Vergi Usul Kanununa aykırı olarak iş bu avansların ödenmesinden çok sonra davalı şirkete olmaması gereken miktarda fatura keserek ve usule aykırı ve haksız olarak bu alacağı talep ettiğini, kanunlara aykırı olarak düzenlenen iş bu faturalar geçersiz olduğunu, bilirkişi raporunun 4. sayfasında da açıkça davacı şirket kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığı ve yanıltıcı kayıtlar olduğunun tespit edildiğini,davalının usulüne uygun olarak tutulmayan ticari defterlerine dayanamayacağını, Mahkemenin bu hususa değinmediğini, davacı tarafın yaptığını iddia ettiği işlerle ilgili olarak yerel mahkeme ve görevlendirdiği bilirkişi tarafından teknik hiçbir inceleme detayı yapılmadan sadece fiyatlandırmalar yapıldığını ve fakat bunların neye dayandığına dair hiçbir veri kullanılmadığını, belirtilen işlerle ilgili davacı tarafın belirttiği her işi yapıp yapmadığı, teslim belgesi olup olmadığının tartışılmadığını, davacının iddia ettiği işlerin bir çoğunu davalının yaptırdığını, davacının öncelikle yaptığı işleri ispatlaması gerektiğini, davalı tarafından işe başlama zamanı için fiş sunulduğunu ve bu fişe göre işe başlama zamanının tespit edildiğini, davalının tadilat devam ederken kısmen de olsa faaliyetlerine devam ettiğini, aynı bilirkişi tarafından verilen ve birbirleri ile çelişen iki rapor bulunmakta olup bu çelişkinin yeni bir heyetten alınacak bir rapor ile giderilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun teknik verilerden ve rasyonel bir incelemeden uzak, dava dilekçesinin neredeyse bir kopyası olduğunu, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur .Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında 22/06/2017 tarihli davalının kuaför salonunun dizayn ve dekorasyonuna ilişkin eser sözleşmesi akdedilmiştir.Davacı yan yüklenici olarak yaptığı işin bedeline dair kestiği 3 adet faturadan kaynaklı alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının yaptığı haksız itirazın iptalini talep etmiş, davalı yan ise işin bedelinin teklif formu ile belli olduğunu, davalının iş bittikten 2 ay sonra davaya konu faturaları keserek daha fazla ödeme almak istediğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece faturalar üzerinden alınmış bilirkişi raporuna dayalı olarak davanın kabulüne, icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir. Somut olayda; mahkemece keşif yapılmaksızın; davacı yanın sunduğu faturada belirtilen işlerin bedellerinin sadece fatura ve sunulan fotoğraflar üzerinden yapılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne karar verilmesini doğru olmamıştır. Davalı yanın fotoğraflarda görünen işlerin bir kısmını kendisinin yaptığı iddiası bulunduğu gibi bilirkişi raporunda da faturadaki bir kısım kalemlerin yapıldığının tespit edilemediği bildirildiği görülmüştür.O halde; Mahkemece yapılması gereken, mahallinde keşif yapılarak, davacının faturalarında belirtilen işlerin yapılıp yapılmadığı, yapılan işlerin bedellerinin yapım tarihi piyasa rayiçlerine göre tespiti, davacının yapması gereken ancak davalının yaptığını iddia ettiği işlerin ve bedellerinin tespiti sonucu alınacak bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 09/12/2020 tarih, 2018/920 Esas, 2020/756 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 12/11/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.