T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/395
KARAR NO:2024/865
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:14/12/2023
NUMARASI:2021/786 Esas, 2023/890 Karar
DAVANIN KONUSU:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:22/10/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen 15.01.2013 tarihli sözleşme ile davalı şirketin, davacı şirkete ait İstanbul - Beyoğlu - ... ada - ... parselde kayıtlı ve ...olarak bilinen yapının; danışmanlık, mimari, uygulama ( ruhsat ) vb proje ve çalışmalarının yapımını üstlendiğini, sözleşme ile davalı şirketin; Mayıs-2013'e kadar ruhsat başvurusunun tamamlanacağı taahhüdünde bulunmasına rağmen 27.03.2013 tarihinde ancak bir maket ve konsept çalışması sunabildiğini, sunulan konsept çalışmasının da istenilen konsept çalışması olmadığını, ayrıca 29.04.2013 tarihinde sözleşmeye göre çizilmesi gereken ...projeleri yerine, antent değişikliği ile davacı şirkete, kurul dosyasında zaten mevcut olan ... projelerinin sunulduğunu, bu konuda davalı şirketin uyarıldığını, sözleşmenin imza tarihi itibariyle, davalı şirketin yaklaşık 2 yıl süre ile davacı şirketi oyaladığını, sözleşme hükümlerine uygun bir şekilde belediye başvurusunu yapmadığı gibi, proje onay sürecini de tamamlamadığını, anılan sözleşme ve fatura karşılığı, davalı şirkete bir çok kez avans ödemeleri yapılmasına rağmen işleri özenle tamamlamadığını, davalı şirkete gönderilen 17.12.2014 tarihli ihtarname ile gecikmeler nedeniyle ve sözleşmenin 4.1 maddesi gereği sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, ayrıca fazladan ödenen 200.000 USD'nin iadesinin talep edildiğini, sözleşme kapsamında, Etap-1 olarak belirlenen Planlama ile Etap-2 olarak belirlenen ...Proje kısmının gerçekleştiğini, ancak sözleşme tarihinden bu yana ...Projenin belediyeye teslimi ile ... Proje - ... Projelerinin ilgili belediyesince onay işlemlerinin gerçekleşmediğini, bu nedenle sözleşme madde 3.a ve 3.b etaplarına karşılık gelen 100.000 USD karşılığı 256.331,40 TL tutarındaki fazladan ödeme ile sözleşme madde 4.a etabına karşı gelen 100.000 USD karşılığı 256.331,40 TL tutarındaki fazladan ödeme toplamı olan 512.662,80 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, sözleşme ile kararlaştırılan 1. ve 2. Etap çalışmaların davalı tarafından gerçekleştirildiğini ve işveren tarafından da onaylandığını, ancak çalışmalar devam ederken davacı asılın isteği ve ısrarı ile sözleşme konusu ... Projesine ek olarak ... ve ... Projelerinin de dava konusu ... Projesine eklendiğini, bu durumun ise 1. ve 2. Etap çalışmalarının tekrarına ve ayrıca planlama - konsept mimari proje sürecinin uzamasına neden olduğunu, davalı şirkete gönderilen 17.12.2014 tarihli ihtarnamede, davacı şirketin; ... Projesi sözleşmesini de fesh ettiği bildiriminde bulunduğunu ve davacının diğer grup şirketi olan dava dışı ... şirketi adına da 90.000 USD talebinde bulunduğunu, ancak anılan hususların işbu davada dava konusu yapılmayarak... Projesinden ayrı tutulmaya çalışıldığını, davalı şirketin; yaptığı çalışmalarla, söz konusu 3 ayrı projeyi tek eser haline getirdiğini, davacı yanın ise 3 farklı proje varmış gibi maddi çıkar sağlamaya çalıştığını, sözleşme etaplarındaki gecikmelere ise bilahare eklenen söz konusu projelerin neden olduğunu, dolayısıyla meydana gelen gecikmelerde davalının herhangi bir kusurunun bulunmadığını, ... projesi için Ocak 2014 te ayrı bir sözleşme imzalandığını, ... çalışmasının ise sözleşme yapma gereği dahi duyulmaksızın iyi niyetle davalı şirket tarafından yürütüldüğünü, ... ve ... projelerinin; ihtiyaç programları ile ön proje safhalarının tamamlandığını ve bürokratik süreçlere girildiğini, ayrıca 21.01.2014 tarihinde ise ... Projelerinin imzalı tutanak karşılığı davacı şirket temsilcisi ...'ya teslim edildiğini, dolayısıyla müvekkili şirketin kusursuz ve eksiksiz olarak edimini yerine getirdiğini, bilahare davacı şirketin talebi ile anılan projeler üzerinde bir kısım revizyonlar yapılarak, 19.09.2014 tarihinde aynı projelerin 2. kez, imza karşılığı davacı şirket temsilcisi ...'ye teslim edildiğini, teslim anında her hangi bir gecikme veya ayıp halinde, davacı şirketin bunu fark edebilecek ve sözleşmeyi feshedebilecek kadar konunun uzmanı bulunduğunu, hal böyle iken bunu yapmadığını ve iki yıl sonra haksız fesih yoluna gittiğini, ancak teslim gerçekleştikten sonra geriye yönelik fesih işlemi yapılamayacağını, davalı şirket bir yandan davacı şirketin sürekli değişen isteklerine göre proje revizyonları yaparken, diğer yandan ise sözleşmeye uygun etapları tamamladığını, Etap-4.a için ise 06.12.2013 tarihinde imar durumu ile gerekli diğer bilgi ve belgelerin talep edildiğini, ancak Beyoğlu Belediyesi' nin 17.02.2014 tarihli cevabi yazısından aralarında dava konusu taşınmazın da yer aldığı Uygulama İmar Planının, İstanbul 10. İdare Mahkemesi tarafından iptal edildiği bilgisinin alındığını, ayrıca davalı şirket tarafından öngörülmesi mümkün olmayan birçok mevzuat değişikliğinin elde olmayan nedenlerle, iş programında gecikmelere neden olduğunu, tüm bu gelişmelerin, davacı şirket ile paylaşıldığını ve bunlara rağmen, 26.12.2013 tarihinde Koruma Kurulu'na gerekli başvurunun da yapıldığını, ayrıca, yıkık ve harabe durumda bulunması nedeniyle, dava konusu taşınmazın beden duvarı ile askıya alınması zaruretinin doğduğunu ve davalı şirketin uzmanlık alanı ile sözleşme kapsamı dışında bulunan söz konusu iş için, ... - . - ..projelerini yaptırdığını ve 05.11.2013 tarihli Teknik Raporu aldırdığını, öngörülemeyen ve sözleşmede yer almayan bu hususların ise sözleşme sürecini olumsuz yönde etkilediğini, buna rağmen 12.09.2014 tarihinde sözleşme Etap- 4.a ile tanımlanan Ruhsata esas Uygulama Projelerinin ilgili resmi kuruma teslim edildiğini, onarım ön izin belgesinin alındığını, davacı şirkete kesilen faturaların itirazsız olarak kabul edildiğini ve tüm ödemelerin yapıldığını, sözleşme ile etap tamamlanma süreleri 1 ay olarak belirlenmiş olmasına rağmen, davacı şirketin fesih için 2 yıl süreyle beklemesinin hayatın olağan akışı ve ticari teamüllere aykırı olduğunu, ayrıca bu durumun gerek davacı talepleri, gerek sonradan eklenen projeler ve gerekse mücbir sebeplerle meydana gelen gecikmelerin davacı şirketin bilgisi ve onayları dahilinde bulunduğunun göstergesi olduğunu, davacı şirketin sözleşmeye uygun fesih işlemi de yapmadığını, her ne kadar 17.12.2014 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiği beyanında bulunmuş isede, İstanbul ... Noterliği tarafından düzenlenen 26.11.2014 tarihli azilnameler ile davalı şirketin vekaletten azledildiğini, bu nedenle 5 - 6 ve 7 Etap işlerin, sözleşmeye uygun bir şekilde tamamlanamadığını, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin ise belirtilen tarihten 30 gün önce ve müvekkili şirkete bildirilmeyen söz konusu azilnameler ile sonlandırıldığını ve ayrıca sözleşme madde 4.2 gereği yapılmış ödemelerin geri alınamayacağını belirterek, davacının müvekkilinden herhangi bir alacağı olmadığından teminat olarak verilen 100.000 USD miktarlı teminat senedinin taraflarına iadesini talep etmiştir. Mahkemece, Belediye ve Koruma Kurulu onayları ve yapı ruhsat süreçleri birbirinden bağımsız olmakla beraber her üç projeye ait zemin kat, çatı kat, yangın merdiveni, ortak bahçe kullanımı v.b gibi ünitelerin tek ortak alan şeklinde tasarlanması ve tek yapı olarak işletilmesi için geliştirilecek mimari çözümlerin ek süre gerektirdiği, özellikle davacı yanın dayanak ettiği sözleşmenin feshe ilişkin 4.1 maddesinde, fesih anına kadar hak olunmuş ücretlerin ödeneceği, ancak, mimarın bundan başka herhangi bir nam adı altında bedel talep etme hakkı bulunmadığının düzenlendiği, ilgili maddede iadeye dair bir hüküm bulunmadığı, kaldı ki , yukarıda da değinildiği üzere sözleşmenin 3.3.2 maddesine göre davacının herbir etap tamamlandığında ödeme yapıldığının kabulü gerekeceği anlaşılıp kabul edilmekle, fesih tarihine kadar tamamlanan işlerle ilgili ödeme yapıldığı, davalının iade borcu olmadığı, dosya kapsamı delillerle de anlaşılacağı üzere ödemelerin avans olarak yapılmadığı, tamamlanan kısımlarla ilgili ödemeler yapıldıktan sonra, henüz yükümlülükler tamamlanmadan sözleşmenin feshedildiği, feshin her iki tarafında kabulünde olduğu gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili tarafından mahkeme kararı istinaf edilmiştir. Dairemiz 03.11.2021 tarih 2019/235 esas ve 2021/2045 karar sayılı ilamı ile; " Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 15.01.2013 tarihli sözleşme kapsamında sözleşme gereğince henüz etaplar tamamlanmadan, davalının göndermiş olduğu faturalara istinaden ödemeler yapıldığı, ancak davalının edimini ifa edemediği gerekçesiyle sözleşmenin feshedildiği, davacı tarafından Etap 1 ve 2 için 100.000.USD karşılığı 206.016,20 TL ödendiği ancak bu ödemenin dava konusu olmadığı, Etap 3.a ve 3.b için davacı tarafından davalıya 100.000.USD karşılığı 384.497,10 TL ödendiği, davacı tarafından bu ödenen bedelin 256.331,40 TL'sinin dava konusu yapıldığı, davacı tarafından davalıya Etap 4.a için 256.331,56 TL ödemede bulunduğu ve davacı bu ödenen bedelin tamamının talep edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu alacak talebine konu edilen 3-a, 3-b, 4-a aşamalarıyla ilgili olarak bilirkişi raporunda tamamlandığı tespit edilen iş ve işlemlerin hangi etaplara ilişkin olduğu, bu iş ve işlemlerin Etap 3-a, Etap 3-b ve Etap 4-a etaplarına ait olup olmadığı, bu etaplara ait ise hangi etap için hangi işlerin tamamlandığı, bu iş ve işlemlerin davacı tarafından kullanılarak ruhsat alınıp alınamayacağı yani davacının işine yarayıp yaramayacağı, davalı tarafından yapılıp yapılmadığı hususları belirlenerek, dava konusu edilen etaplara ilişkin olarak davalı tarafından yapılmış ve davacının ruhsat alabileceği nitelikte işlerin bulunması halinde söz konusu tamamlanan iş ve işlemlerin sözleşmenin proje bedellerine ilişkin 3.2.1 maddesindeki 3-a ve 3-b kısmında belirlenen bedeller içindeki miktarının tespiti hususunda bilirkişiden ek rapor alınması, bu iki etap yönünden ödenen bedelden söz konusu tespit edilen bedellerin mahsubu ile varsa fazla ödenen bedellerin davacıya iadesine kararı verilmesi gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmaksızın davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur." gerekçesi ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir Dairemiz kaldırma kararı sonrasında mahkeme tarafından yeniden yargılama yapılmıştır. Mahkemece; davalının 3a etabına karşılık gelen ücreti hak ettiği, ancak sözleşmenin kapsamı, sözleşmedeki detay yetersizliği nedeniyle yapılan veya yapılamayan her bir iş kaleminin, tam olarak hangi etaba karşı geldiğinin ayrıştırılamadığı, etaplarla belirlenen tüm işlerin, birbirleriyle bağlantılı olup iç içe geçmiş olduğu, sonuç olarak davalının sözleşmedeki yükümlülüklerin tam olarak yerine getirmemekle birlikte, gecikmeli olsa bile proje çizim işleri, maket yükümlülükleri, Kudeb Raporu ve Teknik Rapor gibi diğer bir kısım işleri tamamladığı sonucuna varılarak davacının hiç yapılmayan / eksik bırakılan işler nedeniyle takdiren 256.331,40 TL ( 100.000 $ karşılığı ) tutarında bir bedelin iadesini talep edebileceği, davacının Beyoğlu .... Noterliğinin 17.12.14 tarih ve ... sayılı, 19.12.2014 tarihinde tebliğ edilen ihtarnamesi ile sözleşmeden dönerek davalıya 7 gün içinde ödemenin iadesini ihtar ettiği, davalının 29.12.2014 tarihi itibariyle temerrüte düştüğü anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne; 256.331,40 TL.nin temerrüt tarihi olan 29/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; sözleşmenin haklı sebeple feshedilmesinin ardından; müvekkil tarafından iş avansı olarak peşin ödenen 3a, 3b ve 4a etap ücretlerinin davalı şirketten iadesi talep edildiğini ancak davalı şirketçe söz konusu etaplar tamamlanmaksızın, başka bir deyişle ödenen etap ücretlerine hak kazanmamış olmalarına rağmen, ilgili ücretler müvekkile iade edilmediğini ve davalı şirketin uhdesinde tutulduğunu, dava konusu olayların kronolojik sırası tespit edilmeksizin değerlendirme yapılması mümkün olmadığını, mahkeme tarafından 3a etabına ilişkin yapılan tespit hatalı olduğunu, davalı şirketin 3b ve 4a etaplarına ilişkin ücrete hak kazanması mümkün olmadığını, nitekim yargılama safahati kapsamında düzenlenen tüm bilirkişi raporlarında 3b ve 4a etaplarının tamamlanmadığı açıkça tespit edildiğini, bu durumda, sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı şirketin almış olduğu ön ödemelerin tamamını iade etmesi gerekirken, 100.000,00-USD'lik kısma hak kazandığına yönelik kurulan hükmün sayın dairenizce yapılacak inceleme neticesinde ortadan kaldırılması gerektiğini, davalı yan, müvekkil şirket ile imzalamış olduğu sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini iddia ettiğini, davalı şirketin beyanlarının aksine, müvekkil şirket tarafından söz konusu gecikmelere de hiçbir zaman rıza gösterilmediğini, zira taraflar arasında süre yönünden yapılan hiçbir ibraname de bulunmadığını, bu konuda davalı şirket tarafından "süre yönünden ibra edildiği" savunmasının yapılması da son derece kötü niyetli olup, sayın yüksek mahkeme'yi yanıltmaya yönelik bir eylem olduğunu, davalı şirket, yaşanan gecikmelerin elde olmayan sebeplerden kaynaklandığını iddia ettiğini, davalı şirket, basiretli bir tacir gibi davranmış olduğunu iddia ettiğini, davalı şirket, müvekkil tarafından ayıp ihbarında bulunulmayarak edimin kabul edildiğini iddia ettiğini, somut uyuşmazlıkta davalı şirket tarafından 3a, 3b ve 4a etaplarına ilişkin sözleşmeye uygun bir ifa olmadığını, müvekkil şirketçe keşide edilen Beyoğlu .... Noterliği'nin 17.12.14 tarih ve ... yevmiye numarasına kayıtlı ihtarname ile yapılan hukuki işlemin sözleşmeyi fesih olduğu hususunda gerek taraflar gerekse de mahkemeler nezdinde herhangi bir ihtilaf bulunmadığını, müvekkil şirketçe davalı şirkete yapılan ödemeler avans niteliğinde olup, kesinlikle edim olarak atfedilemediğini, davalı şirket, kesilen faturalara müvekkilce itiraz edilmemesi sebebiyle edimlerin ifa edildiğini iddia ettiğini, somut uyuşmazlıkta ise davacı tarafından davalı şirkete avans ödemesi yapıldığını, davalı şirket tarafından da uhdesine giren parayı belgelendirmek amacıyla fatura kesildiğini, bir başka deyişle davalı şirket tarafından kesilen fatura, edimlerin yerine getirildiğine ilişkin karine oluşturmadığını, zira davacı tarafından yapılan ödeme, avans ödemesi niteliğinde olduğunu, bu durumda davacı tarafından davalı şirkete yapılan bir avans ödemesi ve davalı şirket tarafından da ilgili ödemenin alındığına dair bir fatura kesilmiş olduğundan, davacı ilgili faturaya itiraz edilmediğini, bu nedenle davalı şirket tarafından istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının sözleşmeyi feshetmesi haksız gerekçelere dayanmakta olup hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin davacının haksız feshini sözleşmeden dönme olarak nitelendirmesi hatalı olduğunu, davacının müvekkil şirkete ödediği bedeller edim niteliğinde olup erken ifa veya avans olarak nitelendirilemediğini, müvekkil şirketten iadesi istenemediğini, sözleşme uyarınca ödemeler ancak etapların davacı tarafından onaylanması akabinde yapıldığını, basiretli bir tacir olan davacı taraf, ödemeleriherhangi bir ihtirazi kayıt düşmeksizin yapmakla ilgili etapların tamamlandığını kabul ettiğini, davacı, müvekkil şirket tarafından kesilen faturalara itiraz etmediğini, müvekkil şirket, davacı tarafça ödenen bedellerin karşılığı olan işleri tamamlamış olduğunu edimlerini gereği gibi ifa ettiğini, sözleşme uyarınca müvekkil şirkete ödenen bedellerin iadesi istenemediğini, açıklanan nedenlerle, mahkeme kararının sayın istinaf mahkemesi tarafından incelenerek kaldırılması ve istinaf gerekçeleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi talep ettiğini, müvekkil şirket işbu dava konusu sözleşme ile kendisine yükletilen tüm edimlerini büyük bir özen ve titizlikle tamamladığını, işbu hal 03.08.2023 tarihli bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, bununla birlikte davacı, müvekkil şirket tarafından kendisine teslim edilen tüm edimleri ihtirazi kayıt olmaksızın kabul etmiş olduğunu, fatura karşılığında müvekkil şirkete ödemelerini yaptığını, yapılan ödemeler bir ön ödeme, avans veya erken ifa niteliğinde değil müvekkil şirketin sözleşme'yi ifa etmekle hak kazandığı "ücret" niteliğinde olduğunu, mahkeme'nin gerekçeli kararında son tarihli bilirkişi raporunu esas alması gerekirken, eksik ve hatalı incelemeleri içerir 24.06.2022 tarihli ek bilirkişi raporunu esas alması hukuka aykırı olduğunu, mahkeme'nin verdiği haksız ve hatalı kabul kararının kaldırılmasını ve davacının kötü niyetle, müvekkil şirketten haksız kazanç elde etme amacıyla açtığı işbu davanın reddedilmesi gerektiğini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.Taraflar arasında 15.01.2013 tarihli mimarlık hizmetleri sözleşmesinden kaynaklanan ve sözleşmenin feshi sebebiyle davacı tarafından davalıya ödenen bedelin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.Taraflar arasında imzalanan mimarlık hizmet sözleşmesi incelendiğinde, sözleşmenin 2. Maddesinde, mimarın sözleşme konusu kapsamında gerekli olan her türlü uygulama ve ruhsat projelerinin yapılması ve işin yerine getirilmesinden sorumlu olduğu, mimari projeler olarak Etap 1-planlama süre 1 ay , Etap 2 Konsept ... projesi süre 1 ay, Etap 3 ... proje süre 1 ay, Etap 4 uygulama projesi (ruhsat projesi) süre 2 ay, Etap 5 malzeme seçimleri ve teknik şartnameleri süre 2 ay olarak belirlendiği; sözleşmenin 3.2.1 maddesi gereğince ödeme planı itibariyle proje bedelleri 850.000 USD + (faturalandırılan kısımın KDV'si, Etap 1- Planlama 100.000 USD + KDV, Etap 2-Konsept mimari projesi 50.000 USD+KDV, 3-a ... proje (ilgili Belediyeye tesliminde) 50.000+KDV, Etap 3-b ... proje (ilgili belediye onayında) 50.000 USD+KDV, Etap 4-a Ruhsat projesi ( etap 4 de detaylandırılan tüm çizimlerin ilgili belediyesine tesliminde) 100.000 USD+KDV, Etap 4-b Ruhsat projesi ( Etap 4'te detaylandırılan tüm çizimlerin kurul onayından sonra ) 250.000 USD + KDV, 4-c Ruhsat projesi (ruhsat alımından sonra ) 250.000 USD+KDV şeklinde ödemenin planlandığı; sözleşmenin 3.3.3 maddesinde mimarın işi belirtilen süreler dahilinde yapmakla yükümlü olduğu, gecikme olması durumunda işverenin gecikilen her gün için sözleşme bedelinin %0,05 oranında ceza uygulama hakkına sahip olduğunu, sözleşmenin 4. bölümünde fesih düzenlemesinin bulunduğu, 4.2 maddesinde işveren tarafından işbu sözleşmenin her zaman 30 gün önceden bildirmek kaydı ile tek taraflı olarak feshedilebileceği, böylesi bir fesih durumunda fesih aşamasına kadar mimarın sözleşme gereğince hak etmiş olduğu bedelin mimara ödeneceği ve ödeme yapılmış olması halinde işveren tarafından ödemelerin geri alınmayacağı, mimarın herhangi bir nam altında başkaca bir bedel talebinde bulunamayacağı hükme bağlanmıştır. Davacı tarafından davalı şirket yetkililerine İstanbul ...Noterliğinin 13.03.2013 tarih ... yevmiye numaralı vekaletname verilmiş; bilahare İstanbul 1. Noterliğinin 25.11.2014 tarih ... yevmiye numaralı azilnamesi gönderilmiştir. Davacı tarafından taraflar arasındaki sözleşme Beyoğlu ... Noterliğinin 17.12.2014 tarihli ihtarnamesi ile feshedilmiştir. Mahkemece verilen ilk karar dairemiz istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkeme tarafından dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak ek raporlar alınmıştır. Bilirkişi heyetinin 03.08.2023 tarihli ek raporunda, " Sözleşme kapsamındaki işin 3a etap işinin tamamlandığı, başvuruların davalı tarafından yapıldığı, azil nedeniyle başvurunun belediye tarafından sonuçlandırılmadığı, azil gerçekleşmemiş olsa idi 3b ve 4a aşamasının da gerçekleşebileceği, bu durumda davacının ilgili etapların ücretine hak kazanacağı, sözleşmenin 4.2 maddesinin yorumundan yapılan ödemelerin geri istenmeyeceğinin düzenlendiği, bu konuda nihai yorumun Sayın Mahkemenize ait olduğu, bilirkişinin görüşünün davacının davalıdan geri istenebilecek bir alacağı bulunmadığı yönünde dolduğu, Hukuki değerlendirme ve takdir Yüksek Mahkeme’ye ait olmak üzere... " rapor düzenlemiştir. Tarafların bilirkişi raporuna itiraz etmeleri üzerine alınan ek 24.06.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda ise, " davacı taraından davalıya yapılan ödemeler bire bir sözleşme lafzına göre değerlendirildiğinde 3a-3b ve 4a etapları için sözleşme ile kararlaştırılan işlerin tam olarak yerine getirilemediği, şöyle ki bölge imar planların iptali nedeniyle bölgenin imara kapatılmasına bağlı olarak ve elde olmayan nedenlerle davalının ilgili belediyesinden imar durumu alamadığı için 3a-3-b-4a etapları için üstlenmiş bulunduğu işlere ait ve ruhsata esas proje ve belgeleri ilgili koruma kuruluna sevk ettirmek üzere ilgili belediyesine sunamadığı bu nedenle sonuç alınmasının mümkün olmadığı değerlendirmekle birlikte, muhtemelen süreci hızlandırmak adına ve ilgili belediyenin by-pass ederek ruhsat iin yararlı olan bir kısım proje ve belgeleri II nolu KTVK koruma kurulna sunduğu, başka deyişle davalının onay ve ruhsat süreçlerine ilişkin uygulama-sunulan projeleri ilgili birimler nezdinde savunma-ilgili otoriteler tarafından talep edilebilecek muhtemel revizyon işlemlerini yerine getirme gibi sorumluluklarını yerine getirmeksizin ruhsata yarar önemli bir kısım proje ve belgeleri tamamlama sorumluluklarını yerine getirdiği değerlendirilmiştir. Öte yandan yapılan ve yapılmayan işler, sözleşme 3a-3b ve 4a etaplarına karşılık gelmekle birlikte, sözleşmedeki teday yetersizlikleri nedeniyle, yapılan veya yapılamayan her bir iş kaleminin tam olarak hangi etaba karşı geldiğini ayrıştırılamayacağı değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, kök rapor-sonuç ve kanaat bölümünde de belirtildiği gibi davalı taraından davacıya ... Ancak gerek istinaf kararı ve gerekse bunu bağılı olarak kurulumuza tevdi edilen görev kapsamında yeniden yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucu, davalının 3a-3b ve 4a etapları kapsamı işlerin takdiren %50 kısmına karşı gelen KDV dahil 256.331,40 TL kısmının ise yapılamadığı kanaatine varılmıştır. " şeklinde rapor sunulmuştur. Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 15.01.2013 tarihli sözleşme kapsamında sözleşme gereğince henüz etaplar tamamlanmadan, davalının göndermiş olduğu faturalara istinaden ödemeler yapıldığı, ancak davalının edimini ifa edemediği gerekçesiyle davacı tarafından 17.12.2014 tarihinde sözleşmenin feshedildiği, davacı tarafından Etap 1 ve 2 için 100.000.USD karşılığı 206.016,20 TL ödendiği ancak bu ödemenin dava konusu olmadığı, Etap 3.a ve 3.b için davacı tarafından davalıya 100.000.USD karşılığı 384.497,10 TL ödendiği, davacı tarafından bu ödenen bedelin 256.331,40 TL'sinin dava konusu yapıldığı, davacı tarafından davalıya Etap 4.a için 256.331,56 TL ödemede bulunduğu ve davacı bu ödenen bedelin tamamının talep edildiği anlaşılmaktadır.Mahkemece dairemizce alınan bilirkişi ek raporları ve dosya kapsamı itibariyle sözleşmede belirtilen tüm etaplar tek proje üzerinde yürütülmektedir. Bilirkişi heyeti tarafından henüz teslim edilmeyen 3-a, 3b ve 4a etaplarının davalı tarafından %50 kısmını tamamlamış olduğu anlaşılmıştır. Tamamlanan kısım itibariyle davacının ödenen iş bedeli itibariyle 256.331,40 TL kısmın için işin tamamlanmadığı davacı tarafından bedelinin ödenmiş olduğu anlaşıldığından, mahkemece davanın 256.331,40 TL kısım yönünden davanın kabulüne karar vermiş olması doğru olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/12/2023 tarih ve 2021/786 Esas, 2023/890 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından İstinaf harçları peşin yatırıldığından harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davalı tarafça yatırılması gereken 35.019,99 TL nisbi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 4.378,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 30.641,99 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davanın kabul ve red oranı itibariyle KESİN olarak karar verilmiştir. 22/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.