T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/280
KARAR NO: 2024/904
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/09/2022
NUMARASI: 2020/645 Esas, 2022/742 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 23/10/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; ilamsız icra takibine itirazın iptali ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, davacı şirketin tekstil alanında faaliyet gösterdiğini ve bu bağlamda davalı borçlu ile ticari ilişkisi bulunduğunu, bu ticari ilişkiye dayalı olarak davalı borçlu için ürün diktiğini ve teslim ettiğini, bu ticari ilişki neticesinde davalı firmaya 15 Şubat 2020 tarihli fatura kestiğini, davalı borçlu ticari işleme dayalı fatura borcu talep edildiğinde türlü bahaneler öne sürerek ödememekte direndiğini, müvekkilinin teslim ettiği ürünlere ait fatura bedelinin ödemediğini, bu nedenle davalı borçlu aleyhine Bakırköy ... İcra müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile haklarında icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafınca borca ve ferilerine itiraz edildiğini, davalının borca ve takibe haksız itirazının iptali ile takibin devamını, % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacı şirketin dava dilekçesinde belirttiği borç miktarının kabul etmediğini, müvekkili şirketin davacı şirkete dikilmek üzere kumaş verdiğini, bunun üzerine davacı şirket tarafından müvekkili şirkete dava konusunu teşkil eden hizmet faturası kestiğini, davacı şirketin ürünlerinin hatalı bir şekilde müvekkili şirkete teslim ettiğini, müvekkili şirketin söz konusu sözleşmeyi teslim alınan ürünlerinin başka firmalara satmak üzere imzaladığını, bu firmalardan biri olan ... Giyim firması, müvekkili şirketten almış olduğu ürünleri 2. Kalite olduğunu, çoğunun defolu ve dikiş hataları gibi çeşitli hatalar barındırdığını beyan ettiğini, ... hazır giyim firmasının, 1. kalite olarak anlaşılmasına rağmen kusurlardan dolayı ürünleri 2. kalite konumuna getirmesi müvekkili şirketi oldukça zarara uğrattığının, davacı şirketin müvekkili şirkete hatalı ürünler teslim ederek müvekkili şirket ile yapmış olduğu imalat sözleşmesine de aykırı davranmış olduğunu, her ne kadar mahkemenin yargılama alanı dava konusu faturaların varlığı, tarafların ticari defterlerinin ticari ilişkiyi karşılayıp karşılamadığı hususlarının araştırılması şeklinde olsa da, taraflar arasında bu yönde ihtilafın olmadığını, asıl ihtilaf konusu, davacı şirketin müvekkili şirkete teslim etmiş olduğu ürünlerin kusurlu olup olmadığının belirlenmesi olduğunu, açılan davanın reddini istemiştir. Mahkemece 22/09/2022 tarihli kararı ile; dosyada alınan bilirkişi raporune göre davacı tarafından sunulan 2020 yılı ticari defterlerin sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu, takibe ve davaya konu edilen faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğunu, davacının ticari defterlerine göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 25.919,96 TL alacaklı olduğunu, davalı tarafından sunulan 2020 yılı ticari defterlerin doğrultusunda sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğunu, takibe ve davaya konu edilen faturanın da davalının defterlerinde kayıtlı olduğunu, davalı tarafından sunulan 2020 yılı ticari defterlerin sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğunu, takibe ve davaya konu edilen faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olduğunu, davalının ticari defterlerine göre davalı tarafın davacı tarafa takip tarihi itibariyle 24.919,96 TL borçlu olduğu Faturayı düzenleyenin ... İnş.San. Ltd. Şti. muhatabının ise; davalı ... San. Ltd. Şti. Olduğu, Faturanın konusunu “tekstil ürünleri” oluşturduğu, faturaların “e- arşiv fatura” olduğu, faturanın toplam bedelinin Kdv dahil 24.910,96-TL olduğu, bilirkişilerce incelenen tshirt cinsi eşyalar üzerinde dikim işçilik kaynaklı hatalan mevcut olduğunu, hatalar nedeniyle malların ayıplı olduğunu, ayıbın basit bir muayene ile tespit edilebilmesinin mümkün olduğundan açık ayıp olduğu , “Eşyaların hali hazır durumları itibarıyla etiketleri sökülmek/kesilmek suretiyle iç pazarda 2.kalite ürün olarak değerlendirilebileceği, kıymet değerinin 400 ad.+10,00 TL= 4.000,00 TL (dörtbin TL) olduğu” Faturada toplam adet ve tutar baz alındığında oluşan ürünün işçilik birim fiyatının kdv hariç 4.25 TL olduğu, incelenen 400 adet ürünün işçilik bedeli 400x4.25= 1.700,00-TL olduğunun hesap edlidiğini, ancak işçilik bedeli ürünlerin maliyet bedeline dahil olması sebebiyle faturanın toplam tutarından ayrıca tenzil edilmediği, incelenen 400 adet ürünün 1. kalite olarak işçilik daihl maliyet bedelinin; 400x20= 8.000,00-TL olduğu, 400 adet ürünün toplam zararı 8.000,00-4.000,00 + %8kdv = 4.320,00-TL olduğu, dava konusu fatura bedeli ve tespit edilen zarar nazara alındığında; toplam fatura bedelinden oluşan zarar tutarının tenzil edilmesi gerektiği, bu durumda fatura bedeli 24.910,96-TL - hesaplanan zararın 4.320,00-TL olduğu kalan bakiyenin 20.590,96-TL olduğu tespit edilmiş olup dosyada alınan bilirkişi raporu da dikkate alınarak davacı taraf davalı taraftan 20.590,96-TL alacağını talep edebileceği anlaşılmakla, açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasında davalı tarafından 20.590,96-TL asıl alacak yönünden yapılan itirazın iptali ile takibin 20.590,96-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın % 20'sine tekabül eden 4.118,00-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, müvekkili şirketin dikilmek üzere teslim ettiği kumaşların hatalı şekilde dikilip davalının zarara uğratıldığı ,davalının davacıya ayıp ihbarında bulunmasına rağmen davacının davalıyı oyaladığı, bilirkişi ek raporunun kök raporla taban tabana zıt olduğu , mahkemece çelişkinin giderilmediğini, müvekkil şirkete gönderilen ürünlerin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı tarafından davalıya karşı eser sözleşmesinden kaynaklı alacağının tahsili amacıyla takip başlatılmış takibe itiraz edilmesi üzerine süresinde iş bu itirazın iptali davası açılmıştır. Davaya konu Bakırköy ...İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde davacı tarafından davalıya karşı 24.919,00 TL üzerinden takip başlatıldığı takip dayanağının ise 15/02/2020 tarihli 24.919,00 Tl bedelli fatura olduğu anlaşılmaktadır Taraflar arasında 12/02/2020 tarihli imalat sözleşmesinin bulunduğu ,icra takibine konu faturanın davalının ticari defterinde kayıtlı olduğu ihtilaf konusu değildir. İhtilaf davacının sözleşme kapsamında yapıp davacıya teslim ettiği ürünlerin ayıplı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Eser sözleşmelerinde yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayları kanıtlaması gerekmektedir. (HMK m.190) Cevap dilekçesinde teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğu, 11/06/2021 tarihli davalı vekili tarafından dosyaya sunulan beyan dilekçesinde ayıplı ürünlerin bir kısmının davalıda bulunduğu bir kısmının ise 2. Kalite olarak çok düşük bir fiyata elden çıkartıldığı belirtilmiştir.Mahallinde yapılan keşif sonrası dosyaya sunulan bilirkişi raporunda 400 adet ürünün bulunduğu ve bu ürünler üzerinde inceleme yapıldığı ,incelenen ürünlerin dikim işçilik kaynaklı hatalar nedeniyle ayıplı olduğu, ek raporda davalının bu ürünler sebebiyle zararının 4.320,00TL olduğu belirtilmiştir. İcra takibine konu fatura toplam 5638 ürün için düzenlenmişken kesif mahallinde sadece 400 adet ürün bilirkişi incelemesine tabi tutulabilmiştir. İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin ,iddia ettiği olayları kanıtlaması gerekmektedir. (HMK m.190)Davalı tarafça teslim edilen tüm ürünlerin ayıplı olduğu ileri sürülmüş ise de bu konuda yaptırılmış bir tespit olmadığı gibi sadece 400 adet ürün keşif mahallinde hazır edilebilmiş ,diğer ürünlerin ayıplı olduğu ispatlamamıştır. Üzerinde inceleme yapılan ürünler dikkate alındığında davalının ayıplı ürünler sebebiyle zararının 4.320,00TL olup bakiye borcunun 20.590,96 TL olduğu bu doğrultuda verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 22/09/2022 tarih ve 2020/645 Esas, 2022/742 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 23/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.