T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/869
KARAR NO: 2024/928
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/11/2020
NUMARASI: 2018/960 Esas, 2020/659 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 30/10/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; hukuki niteliği itibari ile fatura ve cari hesap alacağından kaynaklanan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili, müvekkilinin makine parçaları imalatı, tamiratı faaliyeti yaptığını, müvekkilinin davalı şirkete gerek imal ettiği gerekse de tamiratını yapmış olduğu makine parçalarının teslimini yaptığını, faturanın kesilip ticari defterlere işlendiğini, müvekkili ile davalı arasında en son 24/05/2018 tarihinde ticari ilişki de bulunulduğunu, müvekkili şirketin son işlem tarihi itibariyle davalı taraftan toplam 231.588,50-TL alacağının kaldığını, davalı tarafça bu bedelin ödenmediğini, ayrıca davalı borçlu tarafından 24/05/2018 tarihli mutabakat mektubu ile davacı müvekkili şirket cari hesabının 27/04/2018 tarihi itibariyle 230.644,50-TL olduğu kabul edilerek karşılıklı mutabakata varıldığına dair tutanak imza altına alındığını, Kadıköy ... Noterliği'nin 17/07/2018 tarih, ... yevmiye numaralı ile keşide edilen fatura konulu ihtarname ekinde de müvekkili şirkete bakiye 231.588,50-TL borcu bulunduğunun ikrar edildiğini, davalı aleyhine borç ödenmediğinden İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takipteki borca, faize ve tüm ferilere itiraz edilerek takibin durduğunu, haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davacı şirketin müvekkili şirkete gönderdiği ürünlerin ve hizmetin kalitesi konusunda uzunca bir süredir şikayette bulunduğunu, durum hakkında davacı şirket yetkili ve çalışanlarına defalarca telefonda bildirimler yapıldığını ancak konu hakkında her hangi bir olumlu gelişmenin sağlanamadığını, müvekkili şirketin haklı taleplerinin karşılanamaması ve taraflar arasında cari hesaplar ve faturalar konusunda son dönemde hiçbir mutabakat sağlanamaması sebebiyle davacı şirkete haklı olarak ödeme yapılmadığını, davacı şirkete karşı her türlü şikayet, talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu olmadığını, davacı şirketin yükümlülüklerini tam ve gereği gibi yerine getirmediğini, kötü niyetle haksız kazanç sağlamak adına açılmış olan davanın reddine, davacı şirketin kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece 19/11/2020 tarihli kararı ile; taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayandıklarından; tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilerek her iki tarafın defter ve belgeleri üzerinde mali müşavir bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmıştır. İncelenen taraf defterlerinin usulüne uygun olarak tutuldukları ve sahipleri lehine delil niteliğinin bulunduğu, takibe konu cari hesap dökümünde yer alan faturaların her iki taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı defterleri uyarınca davacının davalıdan 231.594,00-TL alacaklı göründüğü, davalı defterlerine göre ise, davacı alacağının 209.994,60-TL olduğu anlaşılmıştır. İcra takibine konu edilen alacağı oluşturan faturaların davalıya tebliğ edildiği ve faturaya konu ürün veya hizmetin davalıya verildiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraf defterleri arasındaki farklılığın, davalı tarafından düzenlenen 31/12/2018 tarihli ve 21.594,00-TL tutarlı fiyat farkı faturasından kaynaklandığı görülmüştür. Bu faturanın davacı tarafa tebliğ edilmiş olduğu, ancak davacı kayıtlarına alınmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı vekili tarafından bu faturanın davalıya iade edildiği belirtilmiş ise de, buna ilişkin yazılı her hangi bir delil veya belge dosyaya sunulmamıştır. Buna göre davalı tarafından düzenlenerek davacıya Kadıköy ... Noterliği'nin 17/07/2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacıya gönderilen ihtarnamede sebepleri sayılan fiyat farkı faturasının (21.594,00-TL) aksi ispat edilmediğinden mahsubunun gerektiği kanaatiyle, davanın kısmen kabulü ile; davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 209.994,50 TL üzerinden devamına, Alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan alacağın % 20 'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, davalı tarafça kesilen iade faturası davacı müvekkili tarafından ihtarname ile iade edildiği hususun mahkemece nazara alınmadığını, davalı taraf gerek 17/07/2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin ekinde gerekse de mutabakat metninde borcu kabul etmesine rağmen bu durum mahkemece nazara alınmadığını, davalının kabul ederek defterlere işlediği faturalar için sonradan iade faturası düzenlenmesi kendisinin yararına bir sonuç doğurmayacağını, HMK madde 355 hükmü gereğince resen gözetilecek nedenlerle istinaf incelemesi yapılarak İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 19/11/2020 tarihli 2018/960 Esas ve 2020/659 Karar sayılı kararında verilen 1 nolu hükmünün “davanın kısmen kabulü ile; davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 209.954,50 TL üzerinden devamına” kaldırılarak davanın tamamı bakımından kabulü ile takibin 231.588,50 TL üzerinden devamına, vekalet ücreti ve masrafların karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davaya konu İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde davacı tarafından davalıya karşı 231.588,50TL üzerinden takip başlatıldığı ,takip dayanağının cari hesap alacağı olarak gösterildiği ,itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamak için süresinde iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında eser sözleşmesinin bulunduğu ihtilaf konusu değildir. İhtilaf takip tarihi itibarıyla davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve dosyaya 05/12/2019 tarihli bilirkişi raporu ibraz edilmiştir. İlgili raporda davacının 2017-2018 yılları yasal ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 231.588,50 TL alacaklı olduğu, davalının 2017-2018 yılı yasal ticari defterler ve kayıtlarına göre davacıya 209.994,60TL borçlu olduğu, aradaki farkın 21.593,90 TL olup bu farkın davalı tarafından düzenlenen 06/07/2018 tarihli 21.594,00 TL tutarlı faturadan kaynaklandığı ,iş bu faturanın davacının tanzim etmiş olduğu 06/04/2018 tarih ... nolu 29.300,00TL+5.274,00 TLKDV toplam 34.574,00 TL tutarlı faturaya mahsuben kesildiği belirtilmiştir. Kartal ...Noterliği'nin 13/08/2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle davalı tarafından davacıya gönderilen 06/07/2018 tarih 21.594,00 TL bedelli fiyat farkı faturasının iade edildiği anlaşılmaktadır .Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması karşısında bu olguyu değiştirimez. Bu durumda borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. Somut olayda; davalı tarafından defterine işli olan 06/07/2018 tarihli fatura için süresinden sonra düzenlenen fiyat farkı faturasına davacı tarafından itiraz edilmiş, ve davalı tarafından davacı tarafça yapılan işlere yönelik açıkça ayıp iddiasında bulunulmamış ve verilen karar davalı tarafça istinaf edilmemiştir. Tarafların defter ve kayıtlarındaki farkın davalı tarafından düzenlenen ancak davacı tarafça kabul edilmeyen fiyat farkı faturasından kaynaklandığı bu haliyle tam kabul kararı verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE 2-İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 19/11/2020 tarih ve 2018/960 Esas, 2020/659 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- Davanın KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 21.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptali ile takibe kaldığı yerden devamına,2-Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan alacağın % 20 sine tekabül eden 46.317,70TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine
B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN 1-Alınması gereken 15.820,18-TL karar harcının, davacı tarafından peşin yatırılan 2.797,02-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 13.023,16-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından bilirkişi ve tebligatücreti olarak yapılan 1.117,50-TL yargılama gideri 2.797,02 TL peşin harç, 35,90-TL başvuru harcı toplamı 3.950,42-TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre takdir olunan 37.055,04 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE, 2-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 3-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 30/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.