T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2023/1050
KARAR NO:2026/671
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:03/11/2022
NUMARASI:2015/690 Esas, 2022/787 Karar
DAVANIN KONUSU:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:12/05/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davası olup, davanın kabulüne dair karara karşı davalı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında 06/07/2011 tarihli bir satış sözleşmesi ve yine 13/09/2011 tarihli satış sözleşmesine ek bir sözleşme imzalandığını, taraflar arasında imzalanan 06/07/2011 tarihli satış sözleşmesinin 6.maddesinde ''yukarıda tanımlanan sistemin kurulması için gereken her türlü ana ve yardımcı malzeme temini, bunların şantiyeye nakli, şantiye içi yatay ve düşey taşımalar, montaj sonrası temizlik, iskele temini, kurulması ve sökülmesi, imalatların montajının yapılması, her türlü iş güvenliği yükümlülükleri''nin davalıya ait olduğunun belirtildiğini, yine devamında davalının, yapılacak imalatlarla ilgili her türlü teknik ve imalat sorumluluğunu üstlenmiş olduğunu, kullanılacak malzemelerin kesit seçimlerini de buna göre gerçekleştirdiğinin ifade edildiğini, müvekkili şirketin, davalıdan sözleşmede kararlaştırılan hizmeti aldığını ve ürünlerin müvekkil şirketin "..." isimli işletmesine davalı tarafından teslim ve monte edildiğini, müvekkili şirketin, davalıdan satın alınan ürünlerinin bütünlüğünü bozmamak ve satın alınan gölge/... sistemine zarar vermemek için dava dışı .... A.Ş'den 13.700,00 TL karşılığında "8 mm temperli katlanır cam sistemi" satın aldığını ve hem işletmesini hem de davalı taraftan satın aldığı ürünleri korumak için ekstra masraf yaptığını, müvekkili şirketin bu kadar dikkat ve ihtimam göstermesine rağmen davalı tarafından teslim ve monte edilen ürünler kullanıma başlandıktan çok kısa bir süre sonra arızalandığını ve müvekkili açısından ürünlerden beklenen faydanın sağlanamadığı gibi arızalar ve arızaların giderilmesi sürecininde müvekkilinin işletmesinin sürekliliğini etkilediğini ve kazanç kaybına da neden olduğunu, müvekkili şirketin bu nedenle uğramış olduğu kazanç kaybına ilişkin talep ve dava hakkını saklı tuttuklarını, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği, sözleşme konusu ürünlerin imalat ve işçilik hatalarına karşı beş yıllık süre ile davalının garantisi altında olduğunun da ayrıca kararlaştırıldığını, kaldı ki ortada bir sözleşme olmasa dahi kalitesiz mal kullanımı neticesinde ortaya çıkan arızalardan imalatçı firmanın sorumlu tutulmasının hakkaniyet çerçevesinde de olması gereken olduğunu, müvekkili şirketin, sözleşmeye konu ürünlerdeki arızalar nedeniyle yaklaşık 30 defa davalı şirket yetkili servisini çağırmak zorunda kaldığını, davalı tarafından servis hizmeti verilen günlere ilişkin olarak ilk zamanlarda müvekkiline herhangi bir servis formu verilmemişse de müvekkili şirket yetkilisinin talebi üzerine teknik servis formlarının verilmeye başlandığını, işbu formların tarih ve içerikleri incelendiğinde de görüleceği üzere neredeyse her ay en az bir kez teknik servisin geldiğini ve ürünlerdeki hataları tespit ettiğini, durumun ivediliği nedeniyle ve işbu Mahkemede ikame ettikleri işbu davada delil niteliğini haiz olması adına İstanbul 5.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/44 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti talebinde bulunulduğunu, işbu dosyada aldırılan rapor ve yukarıdaki açıklamalar ışığında müvekkili şirketin, davalının sözleşmedeki edimlerinin gereği gibi ifa etmemesinden bahisle uğradığı zararın ortada olduğunu, ayrıca delil tespitine ilişkin aldırılan raporda gölgelik sisteminin sökülerek yeniden takılması işleminin 18 gün süreceğinin de belirtildiğini, müvekkili şirketin bu 18 günlük süreçte işletme içerisindeki tadilat/inşaat sebebiyle işletmesinin belli bir kısmını kullanamayacağı ve bu nedenle kazanç kaybına uğrayacağının da malum olduğunu, müvekkili şirketin, davalı ile akdetmiş olduğu sözleşme nedeniyle uğramış olduğu zarar olan 22.500,00-TL'nin ve yine bilirkişi raporunda gölgelik sisteminin sökülerek yeniden takılmasının 18 gün süreceği belirtilmiş olduğundan bu süre içerisinde müvekkili şirketin işletmesinin belli bir kısmını kullanamayacağından uğrayacağı kazanç kaybının bilirkişilerce hesaplanmasına müteakip fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL'sinin tazminini talep etmek gerektiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, haklı davalarının kabulü ile, müvekkili şirketin sözleşme nedeniyle uğramış olduğu zarara istinaden 22.500,00-TL ve gölgelik sisteminin değişme sürecinde uğrayacağı kar kaybına istinaden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL olmak üzere toplam 23.500,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan 07/10/2022 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; müvekkilinin uğradığı zarar ve kar kaybını , dava dilekçesinde sözleşme nedeniyle 22.500,00 TL, 18 günlük kar kaybı içinde 1.000,00 TL talep edilmiş olup, sözleşme nedeniyle talep edebileceği tutarı (25.461,00-22.500,00 ) 2.961,00 TL ve kar kaybını ise (5.400,00-1.000,00) 4.400,00 TL daha artırdığı (Toplam ıslah edilen tutar 7.361,00 TL'dir) ıslah talebinin kabulü ile ıslah ve dava dilekçesinde talep ettiği miktarların toplamı 30.861,00 TL üzerinden, toplam alacağa avans faizi işletilerek davalarının kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili; davacı ile müvekkili arasında aynı mekanda farklı ürünler için 02/07/2010 tarihinde toplamda 5 adet ...Sisteminin satışına yönelik sözleşme; 28/09/2010 tarihinde 1 adet ... (Sabit) ... Sistemine ilişkin sözleşme ile 06/07/2011 tarihinde 5 adet ... Sistemi (dava konusu olan sözleşme) ve nihayet 02/07/2010 ile 28/09/2010 tarihli sözleşmelerdeki ... sistemine... takılmasına ve bu iki sözleşmeden kaynaklı alacağın tasfiyesine yönelik 13/09/2011 tarihinde ek sözleşme olmak üzere toplamda 4 adet sözleşmenin akdedildiğini, görüldüğü üzere 13/09/2011 tarihli ek sözleşme, dava dışı 02/07/2010 ile 28/09/2010 tarihli sözleşmelerdeki ... sistemine... takılmasına ilişkin olduğunu, davacının davaya konu yaptığı ve davanın dayanağı olan 06/07/2011 tarihli satış sözleşmesinin 5 adet ... Sistemine ilişkin olduğunu, dava tarihine kadar 12 kez işletmesinde bulunan bütün ürünler için servise gidildiğini, gidilen servisler hakkında servis formlarının düzenlendiğini ve davacıya bırakıldığını, servis formlarındaki şikayetler, yapılan tespit ve müdahaleler davacının dava konusu dışındaki ... Sistemindeki (FS) ürünlerindeki motor, aydınlatma, mekanizma şikayetleri ile ilgili olduğunu, davacının iddiasının aksine dava konusu sözleşmedeki ... ... ürünlerine ilişkin talep ve şikayetinin olmadığını, davacının davasını İstanbul 5.Sulh Hukuk Mahkemesince yaptırılan tespitteki bilirkişi raporunu delil olarak gösterdiğini, bu delil tespiti dosyasına itirazlarında da belirttikleri gibi bu tespit dosyası ve bilirkişi raporunun delil olarak değerlendirilemeyeceğini, sözleşme konusu ürünün, fenni ve teknik şartlar, garanti şartları ve kullanım kılavuzuna aykırı bir şekilde kullanıldığını, servis formlarının sadece bir ürüne ilişkin değil iki sözleşme ve sözleşmelere konu birden fazla ürüne ilişkin olup tespit isteyen imzadan imtina ettiği tutanakla birlikte toplam 12 defa servise gidildiğini, bu tutanakların hiçbirinin kumaşa yönelik olmadığı gibi tespit isteyenin kumaşa yönelik herhangi bir şikayet ve servis talebinin de bu güne kadar olmadığını, servis formlarının davacının dava konusu dışındaki ... Sistemindeki (FS) ürünlerindeki motor, aydınlatma, mekanizma şikayetleri ile ilgili olduğunu, ancak ürünlerin 2010 ve 2011 tarihli sözleşmelere ve teslime ilişkin olmasına rağmen servis taleplerinin 2013 sonları ile 2014 yılı içerisinde yoğunlaşması ve hemen akabinde müvekkilinin kendisini savunma imkanı bulunmayan bu hukuksuz tespitle eda davasına zemin hazırladığının aşikar olduğunu, servis tutanaklarında görüleceği üzere müvekkilinin talep edenden gelen şikayetleri giderdiğini ve kullanıma uygun olarak teslim edilmiş olmasına rağmen bu gerçekliğin göz ardı edildiğini, öte yandan, davacının bu servis talepleri yerine getirilirken ürünün hatalı kullanıldığının defalarca davacıya bildirildiğini ancak bu uyarıların pek dikkate alınmadığını, davacı tarafından süresinde ve usulüne uygun olarak ayıp ihbarında bulunulmadığı beyanla davacının gerçeğe aykırı ve haksız davasının reddine ve tüm yargılama masraflarının davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olduğunu, davalı tarafça yapılan imalatların henüz mahkemece keşif dahi icra edilmeden söküldüğünden bilirkişilerce fiziken incelenemediği, bununla birlikte dosyada yer alan belge ve bilgiler ile delil tespiti dosyası nazara alınarak yapılan incelemede, davalı tarafından yapılan imalatların açık ve gizli ayıplı olduğu, davalı tarafça düzenlenen servis formları ile dinlenen tanık beyanları nazara alındığında davalı tarafından sistemin takılmasından sonra davacı tarafından çok kısa bir süre davalı tarafa imalatla ilgili kusurları/hataları ve sorunları bildirdiğinin anlaşıldığı, bu kapsamda ayıp ihbarının da süresinde olduğu, davaya konu açık ve gizli ayıplı imalatların kısmi onarımlarla giderilmesinin sürekli olamayacağı, sistemin bir bütün olarak değerlendirilerek oluşan hasarların kalıcı olarak izole edilmesi için tamamının sökülerek yenilenmesi gerektiğinin tespit edildiği, davacının, sözleşme fiyatları talep edebileceği yenileme bedelinin 20.000,00TL olacağının hesap edildiği, yine davacının, dava tarihi itibari ile talep edebileceği yenileme bedelinin 8.620,00 € x 2,9537 TL/€ = 25.461,00 TL olacağının hesap edildiği anlaşılmakla davacının talep ettiği alacak kalemlerinden biri olan yenileme bedelinin 25.461,00-TL olduğuna karar verildiği, davacının talep ettiği diğer alacak kalemi olan 18 günlük kazanç kaybının ise 5.400,00 TL olduğu, davacının üzerinde bulunan ispat külfetini yerine getirdiği, davacı vekilinin 07/10/2022 tarihli ıslah dilekçesi de nazara alınarak davanın kabulü ile 30.861,00-TL (25.461,00-TL + 5.400,00)'nin dava tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, alınan bilirkişi raporunda ayıplı imalat iddiasının hangi sözleşme veya sözleşmeleri kapsadığının belirlenmesine yönelik bir rapor tanzim edilmediği, sözleşme içerikleri ve tanık beyanları dikkate alındığında dava konusu edilen ... model gölgelik ürünlerine ilişkin davacının talep ve şikâyetlerin olmadığının görüleceği, tespit edilen imalat ve işlerin ayıplı olup olmadıklarının, kabul anlamına gelmemekle birlikte ayıbın mahiyetinin ne olduğunun servis kayıtları (hangi servis kaydının dava konusu imalat ve işler ile ilgili olduğunun da açıklanması suretiyle) birlikte değerlendirilerek belirlenmesi gerekmekte ise de, dava konusu ürünlere ait sözleşme doğru tespit edilemediğinden raporda bu hususlarda tespitlerin hatalı olarak yapıldığını, ilk derece mahkemesinin bilirkişi raporları arasındaki çelişkileri gidermediğini, ayıplı olduğu ileri sürülen ürünler üzerinde yapılan itirazların giderilebilmesi için mahallinde keşif yapılması istenmişse de ürünler davacı tarafından söküldüğünden bilirkişi incelemesi yaptırılamamış ve işbu eksiklik giderilmeden davanın kabulüne karar verildiğini, ilk derece mahkemesi tarafından gerek davanın bütünü gerekse ıslaha karşı zamanaşımı def'inin gözetilmemesinin hatalı olduğu belirtilerek kararın kaldırılması talep edilmiştir.DEĞERLENDİRMEUyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.Taraflar arasında imzalanan 06/07/2011 tarihli satış sözleşmesi ve yine 13/09/2011 tarihli satış sözleşmesine ek bir sözleşme bulunmaktadır Davacı vekili özetle, sözleşmede kararlaştırılan ürünlerin müvekkil şirketin "..." isimli işletmesine davalı tarafından teslim ve monte edildiğini, davalı tarafından teslim ve monte edilen ürünlerin kullanıma başlandıktan çok kısa bir süre sonra arızalandığını ve müvekkili açısından ürünlerden beklenen faydanın sağlanamadığını, sözleşme gereği, ürünlerin beş yıllık süre ile davalının garantisi altında olduğunu, İstanbul 5.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/44 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti talebinde bulunulduğunu, aldırılan raporda gölgelik sisteminin sökülerek yeniden takılması işleminin 18 gün süreceğinin belirtildiğini, müvekkili şirketin sözleşme nedeniyle uğramış olduğu zarar olan 22.500,00-TL'nin ve yine bilirkişi raporunda gölgelik sisteminin sökülerek yeniden takılmasının 18 gün süreceği belirtilmiş olduğundan bu süre içerisinde müvekkili şirketin işletmesinin belli bir kısmını kullanamayacağından uğrayacağı kazanç kaybının bilirkişilerce hesaplanmasına müteakip fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL'sinin tazminini talep etmiş olup, ıslah dilekçesi ile bu tutarları artırmıştır.Davalı vekili özetle, davacı ile toplamda 4 adet sözleşmenin akdedildiğini, davaya dayanak olan 06/07/2011 tarihli satış sözleşmesinin 5 adet ... Sistemine ilişkin olduğunu, servise konu olan arızaların dava konusu dışındaki ...istemindeki (FS) ürünlerindeki motor, aydınlatma, mekanizma şikayetleri ile ilgili olduğunu, davacının iddiasının aksine dava konusu sözleşmedeki ... ... ürünlerine ilişkin talep ve şikayetinin olmadığını, ürünlerin 2010 ve 2011 tarihli sözleşmelere ve teslime ilişkin olmasına rağmen servis taleplerinin 2013 sonları ile 2014 yılı içerisinde yoğunlaştığını, ürünlerin davacı tarafından hatalı kullanıldığını, süresinde ve usulüne uygun olarak ayıp ihbarında bulunulmadığı beyanla davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece özetle, davalı tarafça yapılan imalatların henüz mahkemece keşif dahi icra edilmeden söküldüğünden bilirkişilerce fiziken incelenemediği, bununla birlikte dosyada yer alan belge ve bilgiler ile delil tespiti dosyası nazara alınarak yapılan incelemede, davalı tarafından yapılan imalatların açık ve gizli ayıplı olduğu, davalı tarafından sistemin takılmasından sonra davacı tarafından çok kısa bir süre davalı tarafa imalatla ilgili kusurları/hataları ve sorunları bildirdiğinin anlaşıldığı, davaya konu açık ve gizli ayıplı imalatların kısmi onarımlarla giderilmesinin sürekli olamayacağı, sistemin bir bütün olarak değerlendirilerek oluşan hasarların kalıcı olarak izole edilmesi için tamamının sökülerek yenilenmesi gerektiğinin tespit edildiği, davacının dava tarihi itibari ile talep edebileceği yenileme bedelinin 25.461,00 TL, 18 günlük kazanç kaybının ise 5.400,00 TL olduğu belirtilerek hüküm kurulmuştur.Dosyadaki mevcut deliller ele alındığında;16/12/2016 tarihli keşif mahallinde dinlenen davacı tanığı ..., ''İşyerinin açıldığından beri burada çalışıyorum. 2010 senelerinde iş yeri açıldı, iş yeri açılmadan önce yapılan tadilat sonucu ... ve gölgelikler yaptırıldı ve kullanıma başlandı. Tentenin bulunduğu alanın hemen ön tarafında mutfak vardı. Tenteler sürekli yağmur alıyordu. Güneşli havalarda davalı taraf gelip arızayı gidermeye çalışıyordu. Ama çalışmadan sonra hortumda su tuttuğumuzda arızanın giderilmediğini görüyorduk. Ancak gölgeliklerin problemini bilmiyorum. Hasarlı olan ürün söküldü ve şimdi kullanılan ürün yaptırıldı. Ben 2014 yılında askere gittim. Ondan 6 ay önce de iş yerinden ayrılmıştım. Bu nedenle bu dönem içinde yapılan değişiklikleri bilmiyorum'' şeklinde beyanda bulunmuştur. 16/12/2016 tarihli keşif mahallinde dinlenen davacı tanığı Fazlı Kar, ''İş yeri 2010 yılı 9. ayın 25'inde faliyete girdi. Tadilat 2010 yılında yapıldı. Davalı şirketin yaptığı ... sistemini Boğaziçi İmar kabul etmedi ve söküldü. Sonra ikinci proje ... sistemi takıldı. Sistem motorluydu. İzalasyon sıkıntısı yaşadık. Su akıtıyordu. ... sisteminin alt tarafında olan oturma grupları, masalar suyun altında kalıyordu, bu nedenle gelen müşteri rahatsız oldu, oturtamadık, tentenin alt tarafında bulunan cam sistemini de davalı şirket yapmıştı, yine camların önündeki güneşlik gölgelik sistemi de davalı şirket yapmıştı.... müdürlüğü görsellik yönünden askı sistem istedi. Önden ayak sistemini istemedi. Ancak davalının yaptığı ... ve gölgelik sistemi sonuç vermedi. Yapılan sistem ahşaptı. Şimdiki yaptırdığımız sistem alüminyumdur. Gölgelikler yönünden bir şikayetimiz yoktu. Ancak ... sistemini değiştirdiğimiz için önceki gölgelikleri bu sistem kaldırmadı. Bu nedenle gölgelikleri de kullanamadık. Gölgelikler ağır geldi. Şikayetlerimiz üzerine davalı şirket arızayı giderme yönüne gittiler, tamamen sistem değişmedi. İşletmeyi açtıktan sonra 1 ay içinde şikayetlerimiz başladı ve davalı şirkete ihbarda bulunduk. Onlarda geçici çözümler oluşturdu. Ancak sistem istediğimiz şekilde çalışmadı. Davalı şirket tarafından garanti süresi içinde bizden herhangi bir ücret almadan arızayı gidermek için çalışma yapıldı. İş yerimiz yaz kış açıktır. Bu nedenle ... sistemi bulunduğu yeri de yaz kış kullandık" şeklinde beyanda bulunmuştur.16/12/2016 tarihli keşif mahallinde dinlenen davalı tanığı ..., ''Ben 2014 yılından bu yana davalı şirkette çalışıyorum. Ben sorumlusu olarak çalıştığım için davacı şirketle olan problemi biliyorum. Servis ekiplerinin saha programını ben yapıyorum. Davacı tarafın 2014 yılında son bir şikayeti oldu. Ekiplerin verdiği rapora göre ürün asma, germe ve önde dikmeleri olmayan ahşap bir sistemdi, müşterinin yaptırması gereken periyodik ahşap bakımlar yapılmadığı için ayrıca sıcak soğuk hava asma, germe sistem olan ürünün yaylanması sebebiyle izalasyonda açılma oluyor.Şikayet üzerine gelip izalasyonu yeniliyoruz. 1 yıl garantisi vardır ürünün izalasyon olarak. Ancak biz müşteri memnuniyeti için bedelsiz olarak 2014 yılına kadar ücretsiz servis yaptık. Bu yılda 1 ya da 2 defa oldu. Bu mevsim geçişlerinde izalasyon yenileme şeklinde oldu. Mevcut üründeki sıkıntılar ürün yeni takıldığında olmamış, ön tarafa cam takıldıktan sonra gerçekleşmiş, bu da ürün monte edildikten yaklaşık 1 yıl sonra olmuştur. İzalasyonla ilgili garanti süresi dolduktan sonra olmuştur. Müşteri cam ve gölgelik olarak bizden ürün almaya devam ettiği için iyi niyetli olarak ilişkimize devam ettik. Ben bu anlattığım olayları müşteri dosyasından öğrendim. 2014 yılında işe girdikten sonra 1 defa görüşme yaptım. 2013 yılındaki bir servis formunda ahşap üründe çürüme olduğunu gördüğüm için periyodik bakım yapılmadığını ekip tespit etmiş ve oraya özel bir kapama yapmış, bize yaptırılmış bir ahşap bakımı dosyasında yok. Şirketimizde servis elemanları navigasyon ile takip edilir. Akşamda tutanaklar tutulup teslim edilir. Bunları müşteri dosyalarında tutarız. Davacınında müşteri dosyası vardır'' şeklinde beyanda bulunmuştur.16/12/2016 tarihli keşif mahallinde dinlenen davalı tanığı ..., ''ben davalı şirkette teknik servis elemanı olarak çalışırım. Davacı şirketin kullandığı ... ve gölgelik şirketimizden temin edilmiştir. Montajı da şirketimizin diğer bölümü yapmıştır. Ben servis elemanı olarak arıza gidermek üzere geldim. 2012 yılı 6. ayından bu yana davalı şirkette çalışıyorum. Davacı şirketin iş yerine ilk defa ne zaman geldiğimiz hatırlamıyorum. Ürün asma germe idi. Bu nedenle rüzgardan dolayı esneme meydana geliyordu. İzalasyon ile duvar birleşim yerlerinde açılmalar oluyordu. Açılan izalasyonların yerine yenisini yaparak kapatıyorduk. Deniz kenarı olduğu için yıpranma ve opsitlenme ahşap üründe çok oluyordu. Bu nedenle ahşap ürüne bakım yapılması gerekiyordu. Müşteri nezaretinde ze büküm yapmıştık, su girmesini kesmiştik. Ahşap ürüne bakım yapılmasını izah ettik. Bizim şirketimizde ürün bakımını da biz yapıyoruz ancak davacı taraf bizim şirkete bakım yaptırmadı. Yine aydınlatma motor ya da farklı bir sıkıntı olduğunda, geldiğimizde ahşabın çürümüş olduğunu ve bakım yapılmadığını gördüm. Sıkıntı ve şikayet ... içindir. Gölgelikler konusunda herhangi bir servis hizmetine gelmedik'' şeklinde beyanda bulunmuştur. 05/04/2017 teslim tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle, tentenin mahkeme heyetinin bilgisi olmaksızın keşif mahallinden söküldüğü, bu nedenle de tentenin varsa ayıbının görülemediği, tenteden içeri su kaçağı olması halinde bölüm parçalarının değiştirilmesinin mümkün olacağı, firmanın hizmet kusuru, onarım servisi, bakım servis aksamalar olduğu iddiası hakkında ise malın ayıbını kapsamadığı için incelenmediğini, tentenin sökülüp yenisinin takılması sırasında kar kaybı olmasının muhtemel olduğunu, iş yerinin 2 günlük kazancı kadar kar kaybı olacağını, 2 günlük kar kaybı hesabının 306,96 TL olacağı, 18 günlük kar kaybının 2.762,69 TL olacağı belirtilmiştir. 07/08/2017 teslim tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; Teknik bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde tentenin sökülüp takılmasının kesin olarak 2 günlük kar kaybı yaratacağı belirtildiğinden yapılan hesaplama sonucu kar kaybının 306,96 TL görüş ve kanaati belirtilmiştir.
24/07/2019 teslim tarihli bilirkişi heyeti ikinci ek raporunda özetle; Teknik bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde tentenin sökülüp takılmasının kesin olarak 10 günlük kar kaybı yaratacağı belirtildiğinden yapılan hesaplama sonucu kar kaybının 1.534,83 TL olacağı belirtilmiştir.15/06/2020 teslim tarihli bilirkişi heyeti 3. ek raporunda özetle; Teknik bilirkişi tarafından tespit edilen onarım bedelinin 11.700,00 TL + 2.106,00 TL KDV olmak üzere toplam 13.806,00 TL olacağı, tentenin sökülüp takılması sonucu 10 günlük kar kaybı olacağı belirtildiğinden kar kaybının 1.534,83 TL olacağı ifade edilmiştir.31/08/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; 2014 ve 2015 yılı yevmiye defteri kapanış tasdikinin kanuni süre içerisinde tasdik ettirilmemesinden dolayı davacı şirketin 2011, 2012 ve 2013 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşımadığı, davacı şirketin 2014 ve 2015 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davalı ... A.Ş. inceleme günü olan 19.03.2021 günü, saat 13:45'da mahkemenin duruşma salonunda incelemeye katılmadığı, davaya konu açık ve gizli ayıplı imalatların kısmi onarımlarla giderilmesinin sürekli olamayacağı, .... sisteminin bir bütün olarak değerlendirilerek oluşan hasarların kalıcı olarak izole edilmesi gerektiği, dava tarihi itibariyle ... sisteminin KDV dahil izole bedelinin 12.727,00-TL olacağı belirtilmiştir. 28/07/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; yapılan imalatların açık ve gizli ayıplı olduğu, davacının sözleşme tarihi itibariyle talep edebileceği yenileme bedelinin 20.000,00 TL, dava tarihi itibari ile talep edebileceği yenileme bedelinin ise 8.620,00 € x 2,9537 TL/€ = 25.461,00 TL, davacının 18 günlük kar kaybının 5.400,00TL olacağı tespit edilmiştir.Uyuşmazlık konusu hususlar ele alındığında;Davalı vekilince istinaf aşamasında ileri sürülen esasa dair itiraz ve beyanların dava sırasında da ileri sürüldüğü, bilirkişi raporlarında bu beyan ve itirazların değerlendirildiği, bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelere ile mahkemenin kabulünün esasen yerinde olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve ek sözleşmeler ile eser sözleşmesinin kurulduğu, davalı tarafından edimin ifa edildiği, ancak edimde bir kısım ayıpların bulunduğu, bilirkişi raporuna göre bu ayıpların gizli ve açık ayıplar olduğu, dosyada mevcut servis formları ile dinlenen tanık beyanları nazara alındığında edimin ifasından çok kısa bir süre davalı tarafa imalatla ilgili kusurların ve yaşanan sorunların bildirdiğinin görüldüğü, bu nedenle ayıp ihbarının da süresinde olduğu anlaşılmıştır.Bilirkişi raporuna göre, davacının sözleşme fiyatları talep edebileceği yenileme bedeli 20.000,00 TL, dava tarihi itibari ile talep edebileceği yenileme bedeli ise 25.461,00 TL olarak hesaplanmıştır. Dairemizin ve Yargıtay'ın yerleşik kararları uyarınca, eksik ve ayıplı işlerin söz konusu olduğu durumlarda iş sahibinin makul sürede gerekli onarım ve yenilemeyi yaptırması gerekmektedir. Aksi halde iş sahibinin gecikmesinden dolayı daha uzun bir süre sonra ayıplar giderilirse ve bu sebeple daha yüksek bir onarım bedeli oluşursa, iş sahibinin kusurundan dolayı yüklenicinin zararı da artmış olacaktır. Bu durumlarda yerleşik uygulamaya göre, iş sahibinin ayıbı gidertmesi gereken makul süre sonundaki piyasa rayiçleri dikkate alınmak suretiyle yüklenicinin ödemekle yükümlü olduğu tutar hesaplanmalıdır. Somut olayda, işin teslim tarihi 2011-2011 yılları olmakla beraber, mahkemece dava tarihi olan 2015 yılı itibariyle yapılan hesaplama dikkate alınarak hüküm kurulmuştur. Mahkemece dava tarihinin esas alınması hatalı olmakla beraber, davalı vekilince bu hususta istinaf başvurusu yapılmadığından Dairemizce de dava tarihi itibariyle hesaplanan tutarlar esas alınmıştır.Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararının esasına dair yaptığı istinaf talepleri yukarıda değindiğimiz nedenlerle yerinde değilse de, davalı vekili aynı zamanda hem dava tarihi hem de ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı def'inde bulunmuştur.Eser sözleşmelerinde 5 yıllık zamanaşımı süresi eserin fiili teslimi ile başlar. Yargılama konusu olayda eserin teslim tarihi 2010-2011 yılları olup, dava 07/07/2015 tarihinde açılmıştır. Dolayısıyla dava tarihi itibariyle davacının alacak talebinin henüz zamanaşımına uğramadığı açıktır.Buna karşılık, işbu dava kısmi dava olarak açılmış olup, dava tarihi olan 07/07/2015'den sonra ıslah tarihine kadar zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmamıştır.Dava kısmi dava olarak açıldığından, davanın açılmasıyla birlikte kesilen zamanaşımı süresi 07/07/2020 tarihinde dolmuş olmaktadır. Davacı vekili ise ıslah dilekçesini 07/10/2022 tarihinde dosyaya sunmuştur. Dolayısıyla ıslah dilekçesi tarihi itibariyle 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmaktadır. Davalı vekilinin zamanaşımı def'ine havi ıslaha karşı beyan dilekçesi de süresi içinde verildiğinden davalı vekilinin istinaf talebinin bu yönüyle kabul edilerek, ıslah ile artırılan kısma yönelik davanın reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne karar verilerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, dosyada toplanacak yeni bir delil bulunmaması nedeniyle Dairemizce hüküm kurulması yoluna gidilmesine, davacının talebinin kısmen kabulü ile dava dilekçesinde ayıpların giderilmesi bedeli için 22.500,00 TL, 18 günlük kar kaybı için de 1.000,00 TL talep edildiğinden toplam 23.500 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ıslah ile artırılan kısım yönünden ise zamanaşımından dolayı fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)1-Davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen KABULÜNE
2-İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 03/11/2022 tarih ve 2015/690 Esas, 2022/787 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3- Davanın kısmen KABULÜ ile, ayıpların giderilmesi bedeli için 22.500,00 TL, 18 günlük kar kaybı için de 1.000,00 TL olmak üzere toplam 23.500 TL'nin HÜKÜM ALTINA ALINMASINA, fazlaya ilişkin talebin reddine Bedelin dava tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN
1-Alınması gereken 1.605,28 TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 527,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.077,95 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2- Davacı tarafından yapılan 401,33-TL peşin harç, 27,70-TL başvuru harcı, 126,00-TL ıslah harcı, 206,30-TL keşif harcı, 429,60-TL posta gideri ve 4.539,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.729,93-TL yargılama giderinden davanın red/kabul duruman göre 4.363,22 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan 23.500,00 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 7.361,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN
1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,
2-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 12/05/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.