T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1316
KARAR NO:2026/665
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :18/01/2022
NUMARASI:2021/169 Esas, 2022/26 Karar
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:12/05/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, davacının taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağına ilişkin davalı hakkında yaptığı takipte davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, davanın reddine dair karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.Davacı vekili, Silivri'de linyit yakıtlı buhar santralleri konusunda faaliyet gösteren müvekkili ile davalı arasında muhtelif tarihli teklif mektupları ve teyitler ile iki grup iç ocaklı linyit yakıtlı özel silindirik buhar kazanları ve yardımcı ünitelerin yapılması hususunda mutabakat sağlandığı, davacı tarafından edimlerinin yerine getirildiği, daha sonra davalının tekliflerde en ince teferruatına kadar açıklanan kullanım şartlarına uyulmaması neticesinde yapılan ünitelerde gerekli verimin alınamadığı, karşı tarafın talepleri doğrultusunda ticari temayüllere aykırı olarak buhar kazanları ve yardımcı ünitelerinden iki grup üniteyi iade alarak onun yerine karşı firmanın talebi doğrultusunda imar ve tesis edilen bir adet 10-12 ton/h.8 bar doymuş buhar kapasiteli ön yanma hücreli ... buhar kazanı, ön ocak içinde iki adet hidrolik ileri itimli Cr-Ni ızgara sistemli linyit yakıtlı komple buhar santralinin yapıldığı, tüm detayları gösterir şekilde izahın yapıldığı, karşı firma tarafından talimatlara uyulmadığı, fiziki şartların yerine getirilmediği, ancak davacı firma tarafından olumsuzluklara rağmen sözleşmeye uygun olarak ünitelerin kurulumun gerçekleştirildiği, kurulum aşamasından sonra davalının davacıya herhangi bir bilgi vermeden ünitelerdeki taze hava vantilatörlerini başka ekipmanlarla değiştirerek, ... linyit kömürü kalorisi yüksek kömür kullanması gerekirken ... düşük kalorili kolay ve ucuza temin edilen ... linyit kömürünü kullandığı, zemin ızgaralarının üniteyi taşıyacak kapasitede olmaması nedeniyle sistemin verimliliğini sekteye uğrattığı ve zarara bizzat sebep olduklarını, davacı tarafından tüm olumsuzluklara rağmen teklif mektuplarında belirtmiş oldukları yükümlülüklerini yerine getirerek 30/05/2015 tarihli linyit yakıtlı komple buhar santrali ile ilgili fiyatlandırmayı tüm detayları ile davalı şirkete bildirdiği halde 1.036.022,00 TL ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, Çerkezköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/153 Değişik İş sayılı dosyası ile tespitin yapıldığı, bu nedenlerle Çerkezköy İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyadan icra takibi yapıldığını, davalı firmanın söz konusu borcu ödememek için hukuka aykırı olarak takibe 04/09/2018 tarihinde itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu, bu nedenlerle davalı firmanın icra takibine yaptığı itirazının reddine, davalının %40'dan az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, Çerkezköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/153 Değişik İş sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davacının taahhüt ettiği işin kapsam ve tutarı hakkında bir sözleşme ortaya koyamadığını, yine davacının iddia ettiği işleri ve alacağını gösterir herhangi bir faturanın mevcut olmadığını, davacının iddia ettiği gibi muhtelif tarihli teklif mektubu ve teyitlerin bulunmadığını, davalı tarafından teyit edilen teklif mektubunun 16/01/2014 tarih ... numaralı 760.000,00 TL tutarında olduğu, davacı tarafından yapılan imalatın davalı şirketçe ek masraflar yapılmasına rağmen taahhüt edilen ve olması gereken standart tüketim ve üretim değerlerini karşılamadığını, iddia edilen 30/05/201dilen teklif mektubunun 16/01/2014 tarih ... numaralı 760.000,00 TL tutarında olduğu, davacı tarafından yapılan imalatın davalı şirketçe ek masraflar yapılmasına rağmen taahhüt edilen ve olması gereken standart tüketim ve üretim değerlerini karşılamadığını, iddia edilen 30/05/2015 tarihli linyit yakıtlı buhar santrali ile ilgili fiyatlandırmayı kabul ettikleri yönünde bir irade beyanı, teyidinin söz konusu olmadığı, davalı şirketin 16/01/2014 tarihli davacı teklifine vermiş olduğu teyit doğrultusunda davacıya muhtelif tarihlerde toplam 600.000,00 TL ödeme yaptıklarını, bu nedenlerle davanın reddine, davacının icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, tarafların 16/01/2014 tarihli sözleşme kapsamında 2 adet 5-6 ton kapasiteli buhar kazanının yapılması konusunda anlaştıkları, daha sonra tarafların da kabulünde olduğu üzere 2 adet 5-6 ton buhar kapasiteli buhar kazanının yapılması hususundan vazgeçerek 1 adet 12 ton kapasiteli önden yanmalı buhar kazanının yapılması konusunda anlaştıkları, ancak bu 12 tonluk buhar kazanı yönünden bedel konusunda ihtilafın bulunduğu, davacı tarafından söz konusu sözleşme bedelinin değiştiği, davalı tarafından ise sözleşme bedelinin değişmediğinin iddia edildiği, taraflar arasında 16/01/2014 tarihli sözleşme kapsamında 2 adet 6 ton kapasiteli buhar kazanının yapılması konusunda eser sözleşmesinin yapıldığı, sözleşme bedelinin KDV hariç 760.000,00 TL olduğu, bu bedelin 600.000,00 TL'sinin davacı tarafından ödendiği, ancak 2 adet 6 ton kapasiteli buhar kazanı yönünden işletme yönünden verim alınamadığından davacının 12 ton kapasiteli önden yakmalı buhar kazanını imal ettiği, davalı taraf yapılan 12 ton buhar kapasiteli buhar kazanının da standart tüketim ve üretim değerlerinin taahhüt edilen ve olması gereken seviyede olmadığı, imalatın ekonomik değerinin bulunmadığı, yapılan imalatın eksik imalat olduğu, bu yüzden davalının zarar gördüğü beyan edildiği, davacı tarafın ise bu ikinci kazanın usulüne uygun olarak yapıldığını ve teslim edildiğini iddia ettiği, davalı tarafın dosyaya sunmuş olduğu 17/05/2018 tarihli beyan dilekçesi kapsamında 12 ton kapasiteli ikinci kazanın beklenen verimi sağlayamadığı, bu yüzden bahçede atıl olarak beklediği ve başka bir firmaya yeni bir kazan imalatı yapılarak bu kazanın kullanıldığını beyan ettiği, Çerkezköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/153 Değişik İş sayılı dosyasına sunulan 03/09/2015 tarihli bilirkişi raporunda buhar kazanının tam kapasite ile çalışmadığının, 01/11/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda 12 ton kapasiteli kazanın taahhüt edilen 12 ton/saatlik buhar üretimini gerçekleştirmediği, yapılan denemelerde ise tam kömür yüklemesi ile 3,5 ton/saatlik buhar üretiminin gerçekleştiğinin, yine sözleşme gereğince kullanılan kömür türünün ... veya ...yıkanmış fındık linyitten olan kömür olması gerektiği, davalı firmanın ise ... yıkanmış fındık linyit kullandığı, 12 ton buhar kapasiteli kazan ile ilgili olarak davacının teklifinde belirttiği teknik koşulları sağlayamadığı, istenilen kapasitede buhar üretecek şekilde çalışır vaziyete getiremediğinin tespit edildiği, 16/06/2020 havale tarihli ek bilirkişi raporunda davacının önceden üretilen 2 adet 6 ton kapasiteli iç ocaklı buhar kazanını iade alması nedeniyle bu iki adet kazanın yeterli verimi sağlayamadığını kabul ettiği, ikinci yapılan 12 ton kapasiteli buhar kazanı yönünden ilk iki kazan yeterli özellikleri sağlayamadığı konusunda imal edildiğinden davacının ikinci kazandan dolayı yapmış olduğu masraflarının davalı tarafından kabul edildiğini gösteren bir belge ve kanıtın dosyada olmadığından yeni yapılan kazan için öne sürülen ilave harcamalar yönünden davalıdan bir alacağının olmadığı tespit edildiği, dosyaya sunulan farklı bilirkişi heyetinin 16/08/2021 tarihli raporunda da davacı tarafından üretilen ikinci kazan imalatı ile ilgili olarak harcamalar yönünden davalıdan bir alacağının olmadığının belirtildiği, taraflar arasında eser sözleşmesinin bulunduğu, tarafların önce 16/01/2014 tarihli sözleşme gereğince 6 ton kapasiteli iki adet buhar kazanının yapılması konusunda anlaştıkları, bu yapılan anlaşma gereğince davalı tarafından davacıya 600.000,00 TL'nin ödendiği, bu sözleşmede kömür kazanlarında yıkanmış ... veya... linyit kömürlerinin kullanılacağı, davacının iki adet buhar kazanını imal ettikten sonra taraflar arasındaki dosyaya sunulan yazışmalar kapsamında sözleşme gereğince taahhüt edilen kapasiteyi sağlayamadığından davalı tarafından davacıya 6 ton kapasiteli iki adet buhar kazanının iade edildiği, yapılan bu iadenin de davacı tarafından kabul edildiği, bu kabul ve iade ile beraber davacının 16/01/2014 tarihli sözleşme gereğince 6 ton kapasiteli 2 adet buhar kazanını imal etme edimini yerine getiremediğinin sabit olduğu, daha sonra taraflar bedel haricinde bu iki adet buhar kazanı yerine bir adet 12 ton kapasiteli önden yakmalı buhar kazanını imal ve teslimi konusunda anlaştıkları, bu anlaşmada taraflar arasında bedel konusunda uyuşmazlığın bulunduğu, bu yeni eser imalatı konusunda davacının 12 ton kapasiteli kazanı taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak teslim etmesi gerektiği, Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddeleri uyarınca eser sözleşmesinde işin sözleşmeye uygun olarak yapıldığını ispat etme yükümlülüğünün yüklenici olan davacıda olduğu, davacının ise dosya kapsamı itibariyle ve dosyaya sunulan bilirkişi raporlarındaki tespitler ile ispat edemediği, davacı tarafından talep edilip yapılan delil tespiti dosyasına sunulan 03/09/2015 tarihli bilirkişi raporunda da yanma için gerekli havanın ızgaraya giremediği ve bu nedenlerle buhar kazanının tam kapasitede çalışmadığının tespit edildiği, yine dosyaya sunulan bilirkişi heyetinin dosyaya sunmuş olduğu 01/11/2018 tarihli raporda dava konusu kazan ile ilgili olarak 31/03/2015 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edilen ve yapılan denemelerde 8.765 ton/h buharın elde edildiği, bu durumda taahhüt edilen 12 ton/saatlik buhar üretiminin gerçekleşmediği, yine 09/11/2017 tarihli bilirkişi raporunda aynı kömür cinsi ile yapılan denemelerde kazanın daha kötü bir performans vererek tam kömür yüklemesi ile ancak 3,5 ton/saatlik buhar üretiminin gerçekleştiği, taahhüt edilen 12 ton/saatlik buhar üretiminin gerçekleşmediği, davacının taahhüt etmiş olduğu teknik koşulları sağlayamadığı, istenilen kapasitede buhar üretecek şekilde çalışır vaziyette kazanı teslim edemediğinin tespit edildiği, yine dosyaya farklı bilirkişi heyeti tarafından sunulan 16/06/2020 havale tarihli bilirkişi ek raporunda dosya kapsamı itibariyle yapılan değerlendirmede ikinci yapılan kazanın 12 ton/saat buhar kapasitesini sağladığına dair bir bilgi ve belgenin bulunmadığının tespit edildiği anlaşıldığından davacının ikinci yapmış olduğu 12 ton buhar kapasiteli buhar kazanının taahhüt edilen 12 ton/saatlik buhar üretimini gerçekleştirmediği dosyaya sunulan bilirkişi raporları ve dosya kapsamı itibariyle sabit olduğundan davacının taraflar arasındaki anlaşmaya göre sözleşme edimlerini yerine getirmediği, yani imal etmesi gereken eseri taraflar arasındaki anlaşmaya uygun şekilde imal edip teslim etmediği, yapılan eserin ise sözleşme gereğince vaadedilen kapasiteyi sağlamadığı, bu yüzden davacının eser sözleşmesi gereğince sözleşmeye uygun bir şekilde meydana getirmediği, davacının edimlerini yerine getirmeden sözleşme kapsamında sözleşme bedelini talep edemeyeceği anlaşıldığından davacının davasının reddine karar verildiği, bu kapsamda taraflar arasında uyuşmazlık bulunan sözleşme bedeli yönünden bir değerlendirme yapılmasına gerek görülmediği, taraflar arasında yapılan 16/01/2014 tarihli sözleşme, taraflar arasındaki yazışmalar ve dosyaya sunulan bilirkişi raporları kapsamında davacının yapacak olduğu buhar kazanı eserinde yıkanmış... veya ... linyit kömürünün kullanılabileceğinin taraflar arasında kararlaştırıldığı, dosyaya sunulan gerek delil tespiti raporundaki bilirkişi raporu gerekse de aşamalardaki bilirkişi raporlarında davalının yıkanmış ...linyit kömürü kullandığı tespit edildiğinden davalının sözleşme hükümlerine göre kömür kullandığı sabit olduğundan davacının kapasiteye ... linyit kömürünün kullanılmasından dolayı ulaşılamadığına dair itirazının yerinde görülmediği, davacı şirketin takibinde kötüniyetli olmadığı dosya kapsamı itibariyle anlaşıldığından davalı vekilinin tazminat talebinin reddine karar verildiği belirtilerek hüküm tesis edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, 16.01.2014 tarihli 760.000.-TL tutarlı teklif mektubunda davalı firmanın dava konusu buhar kazanlarını satın aldığı, buhar kazanlarının iş sahibine özel olarak üretilmiş malzeme olmadığı, daha önceden ölçüleri ve özellikleri bilinen ve belirlenmiş bir mal olduğu, her ne kadar yanlar arasındaki sözleşmeye konu malın montajının da yapılması gerekmekte ise de, sözleşmedeki ağırlıklı edimin satışa ilişkin olduğunun kabulü gerekeceği, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmenin satış sözleşmesi olduğu, davalının pahalı diyerek şartnamedeki kömür yerine toz ... linyit kömürünü kullandığı, davalının şartnameye aykırı davranışının Çerkezköy 2.Asliye Hukuk Mahkemesi nezdindeki 2015/153 D.İş dosyasında tespit edildiğini, müvekkilinin davalıdan 1.036.022.-TL alacağı bulunduğunu, alacak konusunda mutabakat sağlanmadığı için müvekkilinin fatura düzenleyemediğini, bilirkişi raporunda hatalı değerlendirmeler bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME:Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmaktadır.Davacı vekili özetle, davalı taraf ile öncelikle iki adet iç ocaklı linyit yakıtlı özel silindirik buhar kazanları yapılması konusunda anlaştıklarını, ancak iki adet buhar kazanından verim alınamaması üzerine bir adet 10-12 ton ön yanma hücreli buhar kazanı konusunda anlaşma yapıldığını, müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalının 1.036.022,00 TL ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, Çerkezköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/153 Değişik İş sayılı dosyası ile tespitin yapıldığı, Çerkezköy İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyadan başlattıkları icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini belirterek davalı firmanın icra takibine yaptığı itirazının iptaline, davalının %40'dan az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesini talep etmiştir.Davalı vekili özetle, davacıya muhtelif tarihlerde toplam 600.000,00 TL ödeme yaptıklarını, davacının kazanı sözleşme gereğince istenilen vasıf ve kapasitede teslim etmediğini belirterek davanın reddine, davacının icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece özetle, davacının sözleşme ile üstlendiği edimi yerine getiremediği, bu nedenle eser bedeline hak kazanamayacağı, aynı nedenle taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan eser bedelinin tartışılmasına gerek olmadığı belirtilerek davanın reddine, davacı takipte kötü niyetli olmadığından kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Dosyada mevcut deliller ele alındığında;16/01/2014 tarihli sözleşmenin incelenmesinde; davacı firma tarafından davalıya linyit yakıtlı özel silindirik buhar kazanları ve yardımcı üniteleri siparişinin sipariş teyidi olarak 15/01/2014 tarihindeki şifai görüşme üzerine Çerkezköy'deki fabrikanın ihtiyacı olan 2 adet 6 ton/h - 8 Atü doymuş buhar kapasiteli linyit yakıtlı özel silindirik buhar kazanı ve yardımcı ünitelerinden oluşan buhar santrali siparişini teyit ettikleri, toplam teyit fiyatının 760.000,00 TL olduğu, özel durumların ayrıntılı olarak belirtildiği, bu belirtilen özel durumlarda kazanlarda yakılacak kömürün yıkanmış, kurutulmuş, 10-18 mm fındık kömür olacağı ve kül ergime sıcaklığının minimum 1250 C olacağının belirtildiği, siparişle birlikte 200.000,00 TL nakden, siparişten 30 gün sonra 250.000,00 TL nakden, 1.kazanın sevk edilmesinden sonra 150.000,00 TL nakden, 2.kazanın da çalışır halde tesliminden sonra 160.000,00 TL nakden, KDV tutarı 136.800 TL'nin fatura tarihini takip eden ayın 15.günü ödeneceğinin belirtildiği anlaşılmıştır.
11/03/2015 tarihli teslim tesellüm belgesinin incelenmesinde; davacı tarafından davalı şirketin fabrikası için imal edilen malzemelerin tecrübe ve ayarlarının yapılarak 20/02/2015 tarihinde işletmeye alındığını, buna ilişkin 11/03/2015 tarihinde teslim tutanağının tutulduğu, teslim edenin davacı taraf olduğu ve imzasının bulunduğu, tesellüm edenin davalı taraf olduğu ancak imzasının bulunmadığı anlaşılmıştır.
08/06/2015 tarihli davacı tarafından davalıya buhar santrali teklifinin incelenmesinde; 08/06/2015 tarihi itibariyle KDV hariç alacaklarının 1.036,22 TL olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.Davacı ve davalı arasında tutulan 06/06/2015 tarihli tutanağın incelenmesinde; davalı tarafından davacı çalışanlarına 1 adet ... buhar kazanı kömürlü, 1 adet kurum tutucu, 1 adet ekonomizer, 2 adet aspiratör, 3 adet vantilatör, 2 adet kömür kazanı besi pompası, 1 adet curuf kırıcı ve helezonu, 1 adet programlı ... elektrik panosu kontrol sistemi, 1 adet 45/55 KW, 2 adet 5,5 KW invertör, 6 adet frenleme direncinin tesliminin yapıldığı, bahsi geçen kazanın ... ve... ... plakalı tırın sevkiyatı yaptığı, teslim edenin ..., şahidin ..., teslim alanın... olduğu imza altına alınmıştır.Çerkezköy İcra Müdürlüğü'nün... İcra sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... Şirketi tarafından borçlu ... Şirketi aleyhine 07/08/2015 tarihinde başlatılan ilamsız takip talebinde linyit yakıtlı buhar santrali yapımı sözleşmesinden doğan borcun 1.036.022,00 TL asıl alacak, 38.063,16 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.074.085,16 TL alacağın icra giderleri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık %9 yasal faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine borçlu şirket vekili tarafından 03/09/2015 tarihinde borca itiraz edildiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği, kararın alacaklı vekiline tebliğ edilmediği görülmüştür....Şirketi'nin davalı şirketin baca gazı analiz raporunun incelenmesinde; ölçümlerin firmanın talebine istinaden yapıldığı, yapılan ölçüm sonuçlarında SO2 ve CO parametresi değerlerinin verilen sınır değerinin üzerinde olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.Tanık... duruşmadaki beyanında; davacı şirkette ticaret müdürü olarak görev yaptığını, davalı firmanın şirkete gelerek kömür kazanı almak için talepte bulunduğunu, firmanın da kendisine kömür kazanı gösterdiğini, taraflar arasında bildiği kadarıyla yazılı sözleşme imzalanmadığını, firma olarak karşı tarafa yapacakları işi anlattıklarını, davalı firmanın bir an önce işe başlanmasını istediğini, bu konuda havale yoluyla para gönderdiklerini, hatırladığı kadarıyla 200.000,00 TL para gönderdiklerini, havale üzerine hemen hazırlık işlemlerine geçtiklerini, ürünleri davalı firmaya teslim ettiklerini, aynı zamanda ürünlerin çalıştırılmasını yapıp teslim ettiklerini, ürünleri davalıya teslim ederken düzenledikleri sözleşmede 1280 derecede sıcaklıkta kömürün kül ergime sıcaklığı olması gerektiğini, ayrıca ... kömürü kullanması gerektiğini bildirdiklerini, ancak davalı firmanın ızgaraya yapışan kömürü kullandığından dolayı kömürün ızgaraya yapışarak tabaka oluşturduğunu, alt taraftan ızgaradan hava geldiğinden ve kömür hava ile temas ettiğinden dolayı kömür düzgün yanmadığından satılan ürünlerde istenilen kapasiteye ulaşamadığını, ancak ... kömürü kullanılsaydı, makinelerde istenilen kapasiteye ulaşılacağını, davalı firmaya bu durumu anlattıklarında davalı firma ... kömürü pahalı olması sebebiyle bu kömürü kullanamayacağını söylediklerini, bunun üzerine davalı tarafa ön ocaklı çift ızgara yapmayı teklif ettiklerini ve söz konusu ızgarayı yaptıklarını, şu an makineler düzgün şekilde çalıştığından dolayı istenilen faydayı elde ettiklerini, yer olmadığından dolayı kazanın birini sökmek zorunda kaldıklarını, davalı firma sahibi sökülen kazanı bir arkadaşının istediğini söylediğini, sökülen kazanın fabrikalarında durduğunu, bu kazanı satma imkanları olmadığını, tarafların anlaşma zemini aramak için birbirleriyle buluştuklarını ancak uygun şartların sağlanamadığını, davalı firmaya kazanların çalışabilmesi için gerekli olan tüm özellikleri yazılı olarak sözleşmede belirttiklerini, kendilerinin bu konudan haberdar olduklarını, davalı firma ürünlerin kurulum aşamasında haklarının kalmayacağını ve bir an önce ürünleri kurmalarını söyledikleri, hatırladığı kadarıyla talep ettikleri alacağın 1.036,22 TL olduğunu, bu rakam davalı firmanın ödediği 600.000,00TL düşüldükten sonra kalan bedel olduğunu, davalı tarafın sökülmesini ve kullanılmasını istemediği santralın şu an işyerinde durduğunu, ikinci el olduğundan dolayı satılma imkanı olmadığını beyan etmiştir.Tanık ... duruşmadaki beyanında; davacı firmada şantiye şefi olarak çalıştığını, davalı firmanın siparişi üzerine 2 tane buhar kazanını yeniden yaptıklarını, özelikle buhar kazanlarını teslim ederken ... kömürü yakması gerektiğini davalı firmaya uyardıklarını, ancak davalı firmanın sürekli olarak ... kömürü kullandığını, ... kömürü kullanılması sebebiyle kalorisi düşük olması sebebiyle sürekli olarak cüruf yaptığını, bunun üzeirne kazanların perfonmansının arttırılması için davalı firmanın da talebi doğrultusunda kazanların hava alması için gerekli olan tertibatı yaptıklarını, kendilerine teslim ettiklerini, davalı firmanın ... kömürü kullanacağını söylemesi üzerine bu kömüre uygun kazan istediklerini, yeni bir kazan yaptıklarını ve teslim ettiklerini, bu kazanın kendi gözüyle gördüğüne göre 13 ve 13.2 ton kapasite sağladığını, davalı firmanın talepleri uyarınca ürünlerin tesliminin biraz uzadığını, özellikle davalı firmanın yanlış yere beton dökmesinden dolayı ocağı kesmek zorunda kaldıklarını, bu yüzden işlerin uzadığını, ilk başta taktıkları iki kazanı davalının uygun kömür kullanmaması sebebiyle sökmek zorunda kaldıklarını, bu kazanların kendi iş yerlerinde olduğunu, son yaptıkları kazanı davalıya verdiklerini, ve uygun bir şekilde çalıştığını, kendisinin de aralarında bulunduğu bir ortamda davalı firma sahibi ... Bey ile davacı firma yetkilisi ... Bey konuşurlarken davalı firma sahibi yeni kazanı yapmalarını, paranın sorun olmayacağını söylediğini, hatırladığı kadarıyla 2013 yılında işleri yapmaya başladıklarını, 2014 yılında işlerin teslim edildiğini, tam olarak ay ve gün bilmediğini, bu konuda aralarında fiyat konuşulup konuşulmadığını duyduğunu beyan etmiştir.Tanık ...duruşmadaki beyanında; teknik elekrtik elemanı olarak davacı firmada çalışmaktığını, hatırladığı kadarıyla 2012 yılında sipariş edilen kazanları yapmaya başladıklarını, 2012 yılının sonunda sipariş edilen iki kazanı teslim ettiklerini ve kurduklarını, özelikle kazanları teslim ederken davalı firmaya ... kömürü kullanması gerektiğini söylediklerini ancak davalı firma yerli kömür kullandığından dolayı kazanlarda istenilen kapasiteye ulaşmadğını söyleyerek yeni bir kazan sipariş ettiğini, 2014 yılında yeni kazanı yapmaya başladıklarını, aynı yıl içerisinde diğer kazanı da teslim ettiklerini, söz konusu kazanı teslim ettiklerinde kendisinin bizzat orada olduğunu, firmanın taahhüt ettiği 13 ton kapasiteyi bizzat gördüğünü, en son kazanı kurduklarında davalı firmanın yer problemi olduğundan dolayı bu kazanı dışarıya çıkartmalarını istediklerini, bu kazanı bir başka firmaya satacaklarını söylediklerini, teslim almamalarına rağmen bu kazanı davalı firmanın fabrikaya getirdiğinden fabrikaya almak zorunda kaldıklarını, bu kazanların halen işyerinde durduğunu, bunların satılma imkanının olmadığını, yeni kazanı verirken taahhüt ettikleri kapasitenin 9-10 ton olmasına rağmen kapasitenin üstünde 13 ton buhar kapasiteli yanma yaptığını gördüğünü beyan etmiştir.Tanık ... duruşmadaki beyanında; davalı ... Şti'de 2005 yılından beri çalıştığı için olaya ilişkin bilgi sahibi olduğunu, davacı şirket ile yapılan anlaşma esnasında orada olduğunu, anlaşma uyarınca davacı şirket saatte 6'şar tondan iki adet kazandan 12 ton buhar üretecek kapasitede kazan yapmayı taahhüt ettiğini, kazanların monte edilip çalıştırıldığını, çalıştırıldıktan sonra istedikleri verimi alamadıklarını, maksimum kazan başı saatte 3,5 tondan toplamda iki kazanda 7 ton buhar verimi aldıklarını, bunun üzerine davacı şirket ile görüşüldüğünü, davacı tarafın teslim esnasında soma kömürü kullanılması yönünde ihtaratta bulunulduğuna şahit olmadığını, ayrıca bildiği kadarıyla sözleşmede Malkara kömürü kullanılması yazdığını,... kömürü kullandıklarını, ayrıca yeterli verimi alamadıktan sonra davacı şirketin isteği üzerine ...Kömüründe verim iki kazandan toplamda 1 ton civarında artış gösterdiğini, ithal kömürü denediklerinde ise, kazanın ızgaraların eridiği, ızgaraları değiştirdileri, ızgaralar değiştikten sonra da istenilen verim alınamadığı için davacı firma kazanı değiştirmeye karar verildiği, yaklaşık 2 yıl önce 2 kazan yerine saatte 11-12 ton kapasiteli kazan getirdiklerini söyledikerini, sonra kazanı çalıştırdıklarında yine 12 ton verimi alamadıklarını, yaklaşık 8 ton civarında verim aldıklarını, kazanların kurulduğunda gerek ilk kazanların kurulması aşamasında, gerekse ikinci kazanda davalı şirketin herhangi bir yer problemi olmadığını, ilk iki kazanın hangi yıl yapılıdğını net olarak hatırlamadığını, 2013 yılı olduğunu tahmin ettiğini, tahminince davacı şirketin taahhütünün 3-4 ay gecikmişti, yani kazanların 3-4 ay geç teslim edildiğini, ayrıca kazanların geç teslim edildikten sonra da istenilen verim alınamadığı, ikinci kazan için davalı şirkete herhangi bir teslim tarihi vermediklerini, bir kazanı götürüp yeniden kazan yapıp size getireceğiz dediklerini, kazanın ne kadar sürede getirildiğini hatırlamadığını, fabrika kurulduğundan bu yana doğalgaz kullandıklarını, kazanların yapılmış olsaydı kömürlü kazana geçeceklerini, ancak kazanlardan istenilen verim alınamadığı için kömürlü kazana geçemediklerini, doğalgaz kullanmaya devam ettiklerini, ayrıca ... ve ... kömürü kullanıldığında baca gazı analizleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen değerlerin üstünde çıktığından davalı tarafa sıkıntı yarattığını beyan etmiştir.Tanık ... Mahkemedeki beyanında; 2009 yılından bu yana davalı şirkette çalıştığını, dava konusu olayda işin tamamen içinde olduğu için olaya ilişkin bilgi sahibi olduğunu, davalı şirketin davacı şirketten üretim için saatte 12 ton buhar üreten kazan yapılmasını istediğini, bunun üzerine davacı şirket tarafından iki adet kazan yapıldığını, ve kazan başı 3 tondan toplamda 6 ton buhar verimi alındığını, bunun üzerine davacı firmaya durumu bildirdiklerini, firmanın da mühendislik hatası olduğunu söylediğini, bu durumu telafi edeceklerini söyledilerini, kazanların taraflarına 4 ay sonra teslim edileceği davacı şirket tarafından taahhüt edildiğini, ancak yaklaşık 2 yıl sonra tek kazanın yapıldığını, tek kazanda da önce anlaşılan fiyatın iki katı fiyat talebinde bulundukalrını, ayrıca ikinci defa yapılan tek kazanın yanlış hatırlamıyorsa 8 ya da 10 ton civarında saatte buhar ürettiğini, buradaki amacın davalı şirkete doğalgaz kazanını çalıştırmamak olduğunu, ikinci kazanın verimi de doğalgaz kazanının çalışmasını durdurmadığı için ikinci yapılan kazanın davalı şirketin ihtiyacını karşılamadığı için yetersiz geldiğini, bunun üzerine davacı şirket ile yeniden iletişime geçtiklerini, ilk kazanda gecikme uygulayacak durumda olmamalarına rağmen uygulamadıklarını, ikinci kazanda eksiklikler olduğunu, fakat eksik malzemeleri getirmediklerini, işi tamamlamadıklarını, işi durdurduklarını, bizzat davacı şirket temsilcileri ile görüşmeye gittiğini, taraflarınca sözleşmeye aykırı davranıldığını, ilk kazanlardan istenilen verim alınamayıp ikinci kazan için kendilerinin onayı olmadan fiyatı arttırdıklarını belirttiğini, bu işin olmayacağını söyleyerek kazanlarını almalarını istediğini, ancak gelen giden olmadığını, ilk sözleşmede de standartlara uygun baca yapılması gerektiğini, İl Çevre Müdürlüğünden denetime geldiklerinde baca kısa olduğu için içindeki gazı kesecek yıkama banyolarının eksik olduğundan taraflarına 99.462,00 TL ceza kesildiğini, davalı şirketin kazanların yerine ilişkin herhangi bir sıkıntısı bulunmadığını, zaten kazanların yerini de davacı firma kendisi yaptırdığını, 740.000,00 TL veya 760.000,00 TL + KDV olarak saatte 12 ton buhar üretilmesi için davacı şirket ile anlaşmaya vardık, 600.000,00 TL davacı şirkete ödeme yapıldığını beyan etmiştir.Çerkezköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/153 Değişik İş Esas 2015/154 Değişik İş Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; tespit isteyenin ... Şirketi, karşı tarafın ... Şirketi olduğu, 04/09/2015 tarihli bilirkişi raporunda kömürle çalışan buhar santralinin yakma havası vantilatörünün değiştirildiği, buhar kazanı ile birlikte montajı yapılan baca aspiratörünün değiştirildiği, kömür cürufunu taşıyan bantlı konveyörün ... şirketi tarafından değiştirildiği, ... linyit kömürünün kullanıldığı, buhar santrali şartnamesine uygun olmayan durumların tespitinin yapıldığı, incelemeler neticesinde ödeme faturalarının kontrol edildiği ve 1.036.022,00 TL karşı tarafın borcu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.Çerkezköy Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/4 Değişik İş Esas 2015/4 Değişik İş Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; tespit isteyenin ... Şirketi, karşı tarafın ... Şirketi olduğu, 01/04/2015 havale tarihli bilirkişi raporunda sistemin toplam yakıt tüketim değerinin 1.990 kg/h (taahhüt edilen 1696 kg/h'lik yakıt miktarının %17 fazla yakıt kullanımı olduğu), sistemin toplam buhar üretim değerinin 10.765 ton/h, (taahhüt edilen 12 ton/h'lik buhar üretim miktarından %11 daha düşük üretim yapılabildiği), emisyon değerlerinin makine mühendisleri odasınca tespit edildiği, bu rapora göre CO ve SO2 miktarlarının çok fazla olduğu, sistemin hali hazırda taahhüt edilen miktarlara ulaşamadan çalıştığını, can ve mal emniyeti bakımından kullanıma elverişsiz olan yerlerin tespit edildiği, mevcut aksaklık ve eksiklerin giderilmesi ve kazanlardan taahhüt edilen buhar miktarının alınabilmesi için yaklaşık 100.000,00 TL maliyet gerektiği bildirilmiştir.03/04/2018 tarihli bilirkişi raporunda; ikinci olarak yapılan kazan ile ilgili olarak herhangi bir tespit yapılmaması nedeni ile taraflar arasındaki anlaşmadan dönmenin şartlarının oluşmadığına karar verilmesi gerekeceği, bu nedenle ilk teyit mektubundaki anlaşmaya göre davacının davalıdan 296.800,00 TL alacaklı olduğu, davalının ilk kazanlardaki ilave harcamaları nedeni ile herhangi bir alacağının olmadığı, davacının 2.kazanın imalatı ile ilgili harcamaları için davalıdan bir alacağının olmadığı bildirilmiştir.01/11/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda; keşif mahallinde bulunan ve üzerinde herhangi bir tanıtıcı levha bulunmayan, davalı tarafından ilk etapta kurulan iki adet 6 ton/saat kapasiteli kazanların yerine konulan dava konusu 12 ton/saat kapasiteli buhar kazanının keşif sırasında kullanılmadığı, kurulumun yapıldığı yerde atıl ve kullanılmayacak bir vaziyette olduğu, mevcut hali ile kazanın çalışması ve denenmesinin mümkün olmadığı, dava konusu kazan ile ilgili olarak 31/03/2015 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere alt ısıl değeri 4.000 kcal/kg olan (şartnamede belirtilen 4.000-4.500 kcal/kg9 ... linyit kömürü ile yapılan denemelerde 1.125 kg/saat yakıt tüketimi ile ortalama olarak 8.765 ton/h buhar elde edildiği, bu durumda taahhüt edilen 12 ton/saatlik buhar tüketiminin gerçekleşmediği, 09/11/2017 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere aynı kömür cinsi ile yapılan denemelerde ise kazan daha kötü performans vererek tam kömür yüklemesi ile ancak 3,5 ton/saatlik bir buhar üretiminin gerçekleştiğinin tespit edildiği, bu tespitte de taahhüt edilen 12 ton/saatlik buhar üretiminin gerçekleşmediği, 03/09/2015 tarihli bilirkişi raporunda ise kazanda... linyit kömürü kullanıldığının tespit edildiği, bunun şartnameye uygun olmadığı, ... linyit kömürü yerine ... kömürü kullanılırsa kazanda 12 ton/saatlik kapasiteye ulaşılacağının belirtildiği, dosyada mevcut olan ve davacı tarafından 16/01/2014 tarihli 18 sayfalık sipariş teyidi ve şartnamesinin ilk sayfasında kazanların istenilen kapasiteye ulaşması için ...veya ... yıkanmış fındık linyitler ile Hu=4.000-4.500 lcal/kg kömürler kullanılacağı ifadesinin mevcut olduğu, dolayısıyla kazanda ... yıkanmış fındık linyit kullanılmasının yapılan sipariş anlaşmasına uygun olduğu, dava konusu 12 ton/saat buhar kapasiteli kazanla ilgili olarak davacının teklifinde belirttiği teknik koşulları sağlayamadığına ve sistemi bütün yönleriyle sorunsuz ve istenilen kapasitede buhar üretecek şekilde çalışır vaziyete getirmediği bildirilmiştir. 19/03/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda; yapılan keşif neticesinde kazanların toplam yakıt tüketiminin fazla olduğu, sistemin buhar üretiminin taahhüt edilen 12 ton/saatten noksan olduğu, emisyon değerlerinin sınır değerlerinin üzerinde olduğu, iade alınan 6 ton/h doymuş buhar için hesaplama yapıldığında şartnamede belirtilen özellikte kömür kullanıldığında 2 kazanda topam 1696 kg/h hesaplandığı, davacı firmanın şartnamedeki usule uygun kömür kullanıldığında kazanlarda istenilen verimin alınacağı bildirilmiştir.26/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davacı firmanın sipariş teyidi kapsamında yapmış olduğu işlerin tutarı, tespit tutanakları sonucunda KDV hariç 760.000,00 TL olduğu, davacı firmanın yapmış olduğu işlerden dolayı tutarı KDV dahil 896.800,00 TL olduğu, bu tutar dikkate alınarak yapılan hesaplamada davacının yapılan işteki alacağının fatura düzenlendiği takdirde 896.800,00 TL olacağı, davalı tarafından davacıya yapılan ödemelerin 600.000,00 TL olduğu, bu durumda davacının bakiye alacağının 296.800,00 TL olduğu, fatura düzenlenmediği kabul edilirse davacı firmanın alacağının 160.000,00 TL olduğu, dosyada henüz fatura düzenlenmediğinin görüldüğü, davalının ilk iki kazandaki ilave harcamaları nedeniyle herhangi bir alacağının olmadığı, davacının 2.kazanın imalatı ile ilgili harcamaları için davalıdan bir alacağının olmadığı, 31/03/2015 tarihinde kazan çalışırken yapılan değerlendirmede kazanın 12 ton/saat buhar kapasitesini sağlamadığı, dosya kapsamındaki diğer raporlarda kazanın 12 ton/saat buhar kapasitesi sağlandığına dair bir değerlendirme olmadığı, akdi ilişki, talepler ve sorumluluk yönünden ise sözleşme ile belirlenen edimler kompozisyonu ve programına uygunluk yönünden davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacağın varlığı tespit edilir ise bu alacağın ne kadarının sipariş teyit formundaki toplam alacaktan kalan bakiye alacak, ne kadarının bunun haricinde bir alacak talebi olduğu, sipariş teyit formu haricindeki alacağın buhar kazanları ve yardımcı ünitelerinde var olduğu tespit edilen ayıpların giderilmesi için yapılan malzeme sarfiyatı ve emeğin karşılığı olarak mı, yoksa taraflar arasında sipariş teyit formundan ayrı olarak yapılan anlaşmaya dayalı bir alacak mı olduğu, ayıbın giderilmesi için yapılan harcamaların iş sahibinden talep edilemeyeceği yönündeki içtihatlar doğrultusunda tespit edilen alacağın ne kadarının talep edilebileceği hususlarının tespiti gerekeceğinden davacı yönünden takibe konu olup da itiraza uğrayan alacağın varlığının tespiti yapılırken davalı bakımından da özel hükümler arasında düzenlenen ayıptan kaynaklı seçimlik hakların neler odluğu, ayıptan kaynaklı seçimlik hakların kullanımını sağlayan külfetlerin yerine getirilip getirilmediği, külfetlerin yerine getirilmesine bağlı olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 475.maddesindeki seçimlik hakların kullanılıp kullanılmadığı, seçimlik haklara eklemlenen maddi tazminat talebinin var olup olmadığı, ayıptan kaynaklı seçimlik hakların kullanımın sağlayan külfetlerin yerine getirilmemesi halinde davalının dosya kapsamındaki muhtelif dilekçelerinde dile getirdiği ve genel hükümlerde yer alan ödemezlik definin olası sonuçları, yine genelde hükümlerde yer alan ve tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerdeki temerrütten kaynaklı seçimlik hakların kıyasen ayıplı eser bakımından da kullanılabilmesi için gereken şartların yerine getirilip getirilmediği, Türk Borçlar Kanunu'nun 123.ve devamı maddelerinde ön görülen bu seçimlik hakları kullanıldı ise hangisinin kullanıldığı hususlarının da değerlendirilmesi ve ancak bu tür bir değerlendirme akabinde davacının alacağının varlığı ve ne kadarının talep edilebileceği bakımından sonuca varılacağı bildirilmiştir.16/06/2020 havale tarihli ek bilirkişi raporunda; yeniden imal edilen kazanın vaat edilen şartları sağlayıp sağlamadığı ile ilgili bir tespit yapılmamış olması nedeniyle taraflar arasındaki anlaşmadan dönmenin şartlarının oluşmadığı, kazanların davacı firma tarafından tasarlanıp imal edildikleri göz önüne alındığında, davalı firma tarafından kazanların üzerinde yapılan ve imalatı yapan davacı firmanın bilgisi ve onayı olmadığı anlaşıldığından bu harcamaların bedelinin davacı firmadan talep edilemeyeceği, imal edilen kazanların istenen özellikleri sağlamadığı gerekçesiyle her iki taraf arasında anlaşılmak suretiyle yeni kazanın imal edildiği, eski kazanların da iade alındığı, bu kazan ile ilgili olarak yapılan davacı masraflarının davalı tarafından kabul edildiğini gösteren bir belge ve kanıt dosyada bulunmadığı için davacı firmanın yeni yapılan kazan için öne sürdüğü bu ilave harcamaları talep etme hakkı bulunmadığı, davacı tarafından 760.000,00 TL'ye fatura kesilmesi halinde 136.800,00 TL KDV alacağı doğacak olup bu durumda toplam ödenmesi gereken tutarın 296.800,00 TL olduğu, bu bedelin davalı tarafında davacıya ödenmesi için kazanın 12 ton/saat buhar kapasitesini sağlaması gerektiği, dosya kapsamı değerlendirildiğinde kazanın 12 ton/saat buhar kapasitesini sağladığına ilişkin bir bilgi ve belgenin olmadığı, kök raporda belirtilen hususları tavzihe yarayacak bir belge ve beyan sunulmadığı bildirilmiştir. 16/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafından 16/01/2014 tarih Ref: ... numaralı sipariş teyidinde belirtilen teknik özelliklerdeki iki kazanın imal edildiği, bu kazanların davalıya ait fabrika alanına kurulduğu, ancak daha sonra bu kazanların iade alınarak yerine yine davacı tarafından bir adet 10-12 ton 8 bar doymuş buhar kapasiteli ön yanma hücreli...buhar kazanı ve ön ocak içinde iki adet hidrolik ileri itimli Cr-Ni ızgara sistemli linyit komple buhar kazanı (santralının) yapıldığı, Makine Yüksek Mühendisi ... tarafından 21-22 Mart 2015 tarihinde yaptığı tespitte belirttiği 350-400 m2 ısıtma yüzeyli bir buhar kazanı ile 10-12 ton saat buhar kapasitesinin elde edilmesinin teorik olarak mümkün olduğu, davalı şirket tarafından da kabul edilen sipariş teyidi evrakına göre davacı firmanın kazanın işletilmesinde kullanılacak kömürün cins, alt ısıl değeri ve tane büyüklüğü konularında kesin şartları olmasına rağmen davalı tarafından bu özelliklerde kömürün kazanlarda kullanılmadığının anlaşıldığı, kazanın tasarımında esas alınan özelliklerde kömür kullanılmadan yapılan test sonuçlarından kazanın tam kapasiteyle çalışabileceği, davalı firmanın davacı yan tarafından üretilen ve tesis edilen buhar santralı üzerinde yaptığı değişiklikler ve harcamaları için davacıdan bir alacağının olmadığı, davacının ikinci kazanın imalatı ile ilgili harcamaları için davalıdan bir alacağının olmadığı, taraflar arasındaki anlaşma uyarınca iki kazanın imalatının 760.000,00 TL + 136.800,00 TL KDV olduğu, dosyaya sunulan banka dekontlarından davalının toplam 600.000,00 TL ödeme yaptığı, dolayısıyla davacının davalıdan bakiye alacağının 160.000,00 TL olduğu, davacı tarafından 760.000,00 TL'ye fatura kesildiği takdirde kdv'nin tahakkuk edeceği, bu durumda da borcun 160.000,00 + 136.800,00 = 296.800,00 TL olacağı, davacı lehine karar alınması durumunda davacı 3095 sayılı Yasaya istinaden icra takip tarihi olan 18/08/2018 tarihinden itibaren asıl alacağına ticari temerrüt faizi talep edebileceği, söz konusu tarihten önce herhangi bir temerrüt faizi işletilemeyeceği, zira davacının davalıyı temerrüde düşürmeye yönelik Türk Ticaret Kanunu'nun 18/3.maddesi hükmü itibariyle gerçekleştiği, öncesinde herhangi bir faiz işletilemeyeceği, tarafların inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerin mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir. Uyuşmazlık konusu hususlar ele alındığında;Davacı vekili her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmenin satış sözleşmesi olduğunu iddia etmiş ise de, tarafların üstlendikleri edimler dikkate alındığında, ilk derece mahkemesi tarafından taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olarak tanımlanmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.Dosyada mevcut bilirkişi raporları ele alındığında, birçok noktada benzer tespitler yapıldığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, taraflar arasında düzenlenen şartnameye uygun kömür kullanıldığında sözleşmede belirtilen değerlerin elde edilip edilemeyeceği hususu kesin olarak tespit edilememiştir. Nitekim bu konuda İTÜ öğretim üyelerince düzenlenen 16.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda, kazanın tasarımında esas alınan özelliklerde kömür kullanılmadan yapılan test sonuçlarından kazanın tam kapasiteyle çalışabileceği belirtilmiştir. Bundan dolayı, kazanın çalıştırılması mümkün ise sözleşmede belirtilen niteliklerde kömür kullanılarak sözleşmede belirtilen değerlerin elde edilip edilmediğinin kesin olarak tespit edilmesi gerekirken, bu husus tespit edilmeden hüküm kurulması hatalı bulunmuştur.Taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacı yüklenici iki ayrı kazan üreterek monte etmekle yükümlüyse de, sonradan bu kazanların istenilen verimi yakalayamaması üzerine daha geniş hacimli tek bir kazan temini hususunda taraflar mutabık kalmışlardır. Dolayısıyla yüklenici, sözleşmede kararlaştırılan iki kazanın ayıplı olması nedeniyle bu yeni kazan ile değiştirdiğinden herhangi bir ilave ücrete hak kazanamayacaktır. Davacı vekilinin bu husustaki iddia ve itirazları yerinde değildir. Bununla birlikte, davacının sözleşmedeki iki kazan nedeniyle halen 296.800,00 TL alacaklı durumda olduğu bilirkişi raporlarından anlaşılmaktadır. Ancak davalı iş sahibi davaya cevap dilekçesinde, ayıp nedeniyle sözleşmenin feshini mi yoksa diğer seçimlik hakları mı kullandığını açıkça belirtmemiştir. Bu nedenle davalıdan bu hususta hangi seçimlik hakkını kullandığı sorulması, davalının kullandığı seçimlik hakka göre değerlendirme yapılarak yargılamaya devam edilmesi, şayet davalı taraf seçimlik hakkını sözleşmeden fesih yönünde kullanırsa, -bilirkişiden yukarıda değindiğimiz eksikliğin giderilmesinin istenilmesinin yanı sıra- davalının ayıplı buhar kazanını kabul etmesinin gerekip gerekmediği, şayet ayıp oranı ve diğer hususlar ele alındığında davalının eseri kabul etmesi gerektiği tespit edilirse bu durumda ayıp nedeniyle sözleşme bedelinden indirilmesi gereken tutarın ne olacağı ve nihayetinde davacının davalıdan bir alacağının kalıp kalmadığı değerlendirilerek hüküm kurulması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 18/01/2022 tarih, 2021/169 Esas, 2022/26 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,
5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 12/05/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.