T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/348
KARAR NO:2026/563
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:31/12/2025
NUMARASI:2025/950 Esas, 2025/840 Karar
DAVANIN KONUSU :Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ :27/04/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davası olup, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosya davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında 05.08.2024 tarihinde "..." imzalandığını, bu sözleşme ile müvekkilinin kampüs içerisinde QR kod tabanlı dijital ödeme sisteminin kurulması, işletilmesi, gerekli donanım ve yazılımın sağlanması ile 7/24 aktif tutulması yükümlülüğünü üstlendiğini, sözleşme süresi 5 yıl olarak belirlendiğini, müvekkilinin sözleşmenin imzalanmasını müteakip "basiretli bir tacir" sıfatıyla derhal harekete geçtiğini, proje için gerekli olan yazılım, donanım, bulut hizmetleri ve saha servisleri dahil olmak üzere ciddi boyutta yatırımlar yaptığını, sözleşmenin ifası için tüm hazırlıklarını tamamladığını, sözleşmenin yürürlüğe girmesi ve ifanın başlayabilmesi için davalının yerine getirmesi gereken asli yükümlülükler bulunduğunu, ancak davalının bu yükümlülüklerin hiçbirini yerine getirmediğini, müvekkilinin sözleşme konusu işi ifa etmeye hazır olduğunu defalarca beyan etmesine rağmen, davalı tarafın pasif tutumu ve edimin ifasına olanak sağlama borcunu ihlal etmesi nedeniyle projenin hayata geçirilemediğini, Yargıtay yerleşik içtihatları uyarınca, iş sahibinin yüklenicinin işi yapabilmesi için gerekli olan ön hazırlıkları yapmak zorunda olduğunu, bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesinin yüklenicinin işe başlamasını kusuru olmaksızın engellemek olduğunu, bu durumun iş sahibinin sözleşmeye aykırı davranışı olarak kabul edildiğini, müvekkili şirketin iyi niyetli yaklaşımını koruyarak sorunun çözümü ve işe başlanması adına defalarca girişimde bulunduğunu, gönderilen bildirimlere yanıt alınamadığını, son olarak Ankara ... Noterliği'nin 28.03.2025 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya sözleşmenin imzalanmasına ilişkin işlemlerin tamamlanması, yer tesliminin yapılması ve işe başlatma işlemlerinin gerçekleştirilmesi için 7 gün süre verildiğini, söz konusu ihtarnameler ve yapılan şifahi görüşmelerde davalının "değerlendirme yapıyoruz" beyanlarıyla süreci sürüncemede bıraktığını ve nihayetinde sözleşmenin ifasına engel olduğunu, davalıya son olarak 05.09.2025 tarihinde Ankara .... Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname ile işe başlamaya hazır olunduğu, işe başlatma işleminin gerçekleştirilmesi ve bu hususta müvekkiline bilgilendirme yapılmasının ihtar edildiğini ancak sonuç alınamadığını, davalının müvekkili şirketin işe başlamasını engelleyici tutumu ve yükümlülüklerini yerine getirmemesinin sözleşmenin fiilen davalı tarafından haksız olarak sonlandırılması (eylemli fesih) sonucunu doğurduğunu, dava şartı olan arabuluculuk süreci yürütüldüğünü, ancak 24.10.2025 tarihli son tutanak ile anlaşamama şeklinde sonuçlandığını, bu sebeplerle; davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, Sözleşmenin IX. maddesi uyarınca şimdilik kısmi olarak talep edilen 1.000.000,00 TL cezai şart bedeli ile sözleşmeye güvenilerek yapılan bağışların iadesi, menfi zararlar ve müspet zararlar (kâr kaybı) tazminatı kapsamında belirsiz alacak olarak talep edilen 1.000.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000.000,00 TL’nin sözleşme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece, taraflar arasında akdedilen sözleşmeden kaynaklı davacının bir kısım alacağına ilişkin iş bu davanın açıldığı, her ne kadar davacı taraf tacirse de, davalı yanın tacir olmadığı, kanuni düzenlemeler doğrultusunda işbu davanın her iki taraf için mutlak veya nispi ticari dava niteliğine haiz olmadığı, davaya bakmaya görevli mahkemenin genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, iş bu davanın temelinin "İ..." olduğu, ödeme ve finans işlemlerini ihtiva ettiğinden işbu davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği, 6102 sayılı yasanın 4 ve 5. maddelerine göre Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu belirtilerek kaldırma kararı verilmesi talep edilmiştir.DEĞERLENDİRME Dava, taraflar arasında imzalanan 05.08.2024 tarihli ... Sözleşmesi'nin, davalı Kurumun asli edimlerini yerine getirmemesi, işin ifasını imkansız kılması ve sözleşmeye aykırı tutumları iddiasıyla feshi, sözleşmenin IX. maddesi uyarınca cezai şartın, yapılan bağışların iadesinin ve uğranılan menfi/müspet zararların şimdilik bir kısmının davalıdan tahsilinden ibaret alacak davasıdır. Davalı vekili, her ne kadar ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia etmiş ise de, işbu dava mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, davalının tacir sıfatı da bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece verilen görevsizlik kararı usul ve yasaya uygun bulunmuş, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 31/12/2025 tarih ve 2025/950 Esas, 2025/840 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 2.734,00 TL harcın mahsubu ile fazla yatan 2.002,00 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,
3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 27/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.