T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/15
KARAR NO:2026/596
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:28/05/2025
NUMARASI:2020/658 Esas, 2025/382 Karar
DAVANIN KONUSU:Rücuen Tazminat
KARAR TARİHİ :30/04/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, davacı sigorta şirketi tarafından makine kırılması sigortası yapılan ... Bankası A.Ş.'ne ait ve kullanımı finansal kiralama yoluyla dava dışı ... Şti.'ne bırakılan... marka 2013 model ...makinesinin davalı ... A.Ş. ile ... Şti. arasında akdedilen 21/06/2013 tarihli ...-...-... metrosu inşaat ve elektromekanik işleri projesi ... istasyonu kazı destek işleri alt yüklenici sözleşmesi kapsamında kullanılmakta iken 23/08/2013 günü meydana gelen kazada devrilerek hasarlandığını, söz konusu kazanın alt yüklenici sözleşmesinin ifası için davalı tarafından 25/06/2013 tarihli iş yeri teslim tutanağı ile ... Şti.'ne teslim edilen sahada asfalt kaplama ile üstü kapatılmış yaklaşık 2 metre derinliğinde ve 3 metre çapında bir çukur nedeni ile çökme meydana gelmesi suretiyle oluştuğunu, bahsi geçen alt yüklenici sözleşmesi kapsamında .. Şti.'ne verilen uygulama projesinde çökerek kazaya sebep olan çukurun görülmediği gibi herhangi bir ikaz da bulunmadığını, kaza sonrası yapılan incelemede tespit edilen 1.053.900,00 TL zararın davacı tarafından 13/12/2013 tarihinde ödenerek sigortalısının halefi olduğunu, davalı ...A.Ş.'nin sigortalı malın kiracısı/kullanıcısı ... Şti.'ne teslim ettiği iş sahasının uygunsuzluğu, kazaya neden olan çukurun uygulama projesinde gösterilmemiş ve hakkında uyarıda bulunulmamış olması nedeniyle dava konusu hasardan/zarardan sorumlu olduğunu, davalı ... A.Ş.'nin ise kazanın meydana geldiği inşaat sahasını diğer davalının üçüncü kişilere karşı olan sorumlulukları dahil olmak üzere sigortalamış olmakla düzenledikleri poliçedeki koşul ve sınırlamalar dahilinde dava konusu zarardan sorumlu bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının sigortalısına ödediği 1.053.900,00 TL'nin 16/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... A.Ş vekili, davacı tarafın bahsettiği ve davalı şirketin işbu davada sorumluluğunu iddia ettiği poliçenin, davalı sigorta şirketi ile sigortalılar ... A.Ş. arasında imzalanan ... numaralı ... Poliçesi ve zeyilnamelerine dayalı olduğunu, imzalanan ... Poliçesi teminatına inşaatın yapılması için kullanılan iş makineleri ve ekipmanlarının dahil olmadığını, İnşaat Tüm Riskler Sigortası Genel Şartlarında bu hususun açık bir şekilde belirtildiğini, ... A.Ş. tarafından sözleşme imzalanması esnasında .... Şti.'ne kullanılan makinenin sigorta teminatı dışında olduğu belirtilerek, ek prim ödeyerek makinelerinde meydana gelecek zararlarına karşı makine kırılması poliçesi ile teminat verilmesinin teklif edildiğini ancak, sigorta ettiren ve makineyi kullanan ... Şti.'nin bunu kabul etmediğini, davacının bedelini ödeyerek sigortalısının haklarına halef olduğunu iddia eden makinenin işleteni ve haklarını sigorta ettiren ... Şti. ile diğer davalı arasında imzalanan alt işveren sözleşmesi (sözleşme) incelendiğinde de dava konusu makinenin kapsama alınmadığının ve ayrıca üçüncü şahıs mali mesuliyet kapsamı bakımından da makinenin teminat dahilinde olmadığının, bu hususun sigorta ettirenin de bilgisi dahilinde olduğunun görüldüğünü, diğer davalı tarafından bilinmeyen, bilinmesi de mümkün olmayan üzeri asfalt ile kaplı bir dolgu alanının varlığının tahmin edilmemesi veya bilinmemiş olmasının davalı ile imzalanan poliçe kapsamında bir ödeme yapılmasını da gerektirmediğini, davacının sunduğu ekspertiz raporunda %20 yerine %10 oranında muafiyet indirimi yapıldığını, yine poliçe gereği üçüncü şahıs sorumlulukları için 10.000 Euro, hasarlar için ise 50.000 Euro muafiyet olduğunu, müvekkiline rücu imkanı bulunmadığını, ayrıca sigorta ettiren ... Şti. ile .... A.Ş. arasında imzalanan 23/12/2013 tarihili fesih protokolü ve aynı tarihli ibraname ile hasar gören makine dahil herhangi bir talepte bulunulmayacağının kabul ve beyan edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili, davalı şirket/ana yüklenicinin taahhütleri altında bulunan ...-...- ... metrosu inşaat ve elektromekanik işleri projesi kapsamında ... Şti. (alt yüklenici) ile ana yüklenici şirket arasında 21/06/2013 tarihinde ... istasyonu, ...işleri ile ilgili alt yüklenici sözleşmesi imzalandığını, aynı zamanda şirketin yine 21/06/2013 tarihinde ... istasyonu kazı, hafriyat ve toprak işleri ile ilgili olarak ... Şti. ile ... istasyonu kazı işleri sözleşmesini imzaladıklarını, alt yüklenicinin taahhüdü altındaki ...işlerinin yapımı esnasında 22/08/2013 tarihide ...Makinesinin üstünde yürüdüğü zeminin çökmesi sonucu kaza meydana geldiğini ve iş makinesinin devrilmesi sonucu hasarlandığını, alt yüklenici ... Şti. ile yapılan sözleşmeler ile her türlü kazı ve ...işleri ile ilgili tüm detayların alt yüklenici yükümlülüklerinin, sorumlulukları ile tüm beyan, kabul ve taahhütlerinin alt sözleşme ve ilgili eklerinde net olarak belirlendiğini, alt yüklenicinin alt sözleşmeyi imzalamadan ve iş teklifini vermeden önce iş yerini ve çevresini ve dolayısıyla tüm bağlantı noktalarını detaylı bir şekilde incelediğini, muhtemel riskleri tetkik ederek teklif verdiğini ve sözleşmeyi bu bilinçle imzaladığını, sözleşmenin 9.maddesinde iş yerinin incelenmesinin düzenlendiğini, idare tarafından kendilerine verilen tüm projelerin, uygulama projelerinin ve eklerinin alt yükleniciye verildiğini, zeminin çökmesi ile ilgili kendilerinin hiçbir kusuru bulunmadığını, alt yüklenicinin kazı, hafriyat ve iksa işlerinin ehli olarak çalışma yerlerinin, zeminlerinin, yer üstü ve yer altı alanlarının incelendiğini ve ona göre teklif verdiğini, makinenin tasarlanmasında alt yüklenici kusurlu olduğundan ...'nın da dava açma hakkının olmadığını, sözleşmenin 33.maddesinde sigorta konusunun özel olarak düzenlendiğini, bu düzenlemeler gereğince de ...'nın kendilerini dava açamayacağını, kaza tarihinden önceki bir tarihten itibaren faiz talep edilemeyeceğini, avans faizi talebinin de haksız olduğunu, ekspertiz tarafından sigortalı ... Şti.'nin 1.628.740,00 TL talebi olduğu belirtilmesine rağmen zararın 2.441.077,00 TL üzerinden hesaplanmasının haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğunu, makinenin .... Şti.'ye bırakılması nedeniyle de sebepsiz zenginleşmeye yol açılabileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece ilk olarak 2014/1386 Esas - 2017/879 Karar sayılı kararla, davalı .... A.Ş. aleyhine açılan davanın olayda kusursuz bulunması nedeniyle reddine, davalı ... A.Ş. aleyhine açılan davanın ise poliçedeki 3.şahıslar yönünden mali mesuliyet sigorta teminatı düzenlemesi kapsamında sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle kısmen kabulü ile 816.514,00 TL'nin 13/12/2013 ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı süresi içinde davalı ... A.Ş. ve davacı vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Dairemizin 2018/863 Esas - 2020/1315 Karar sayılı ilamıyla;"Mahkemece, alınan her iki bilirkişi heyeti raporunda ayrıntılı gerekçeleriyle davalı .... A.Ş.'nin kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğuna dair görüşte bulunulmasına ve denetime elverişli olduğu belirtilen bu raporlara dayalı olarak karar verildiği belirtilmesine rağmen, yazılı olan gerekçeyle bu davalının iş makinesinin hasarlanmasında kusursuz bulunduğu kanaatine varılmış olması çelişkili olduğu gibi, yine gerekçede dayanak olarak gösterilen davalı/ana yüklenici ... A.Ş. ile dava dışı/iş sahibi ... arasında imzalanan sözleşme ve ihale dokümanları dosya kapsamında yer almamasına, sadece .... A.Ş. ile .... Şti. Alt sözleşmeye ilişkin belgeler dosyada yer almasına, asıl yüklenici sözleşmesine ilişkin dosyadaki tek belgenin ... Raylı Sistem Daire Başkanlığı Anadolu Yakası Raylı Sistem Müdürlüğünün 16/01/2014 tarihli yazısı içeriğinde geçen "sözleşmenin eki Cilt 3 Teknik Şartname A.1.7.1 maddesindeki düzenlemeye dair açıklama" ile yazının devamındaki diğer bir kısım maddelere ilişkin açıklamalar olmasına rağmen, bu dokümanlara dayalı olarak gerekçenin oluşturulduğunun belirtilmesinin de ayrıca bir çelişki ve eksiklik teşkil ettiği,davalı ... Sigorta A.Ş. bakımından ise; Alınan rapor ve ek raporlarda, Üçüncü Şahıslara Karşı Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 8. Maddesindeki üçüncü şahıslara ait olup da teminat dışı bırakılmış olan malların uğrayacağı zarara ilişkin düzenleme ile... Tüm Riskler Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesindeki Ek Sözleşme ile Teminat Kapsamına Dahil Edilebilecek Kıymetler ve Hallere ilişkin düzenlemenin değerlendirilmediği, davalı ... A.Ş. vekilinin ilk bilirkişi heyetinden alınan rapor ve ek raporlara karşı sunmuş olduğu 14/03/2015 ve 01/09/2016 tarihli itiraz dilekçelerinde bu maddelerden bahsedilerek bunlara göre bir değerlendirme yapılması talep edildiği halde ilk heyetten alınan ek raporda bunlara değinilmediği gibi daha sonra yeni heyetten alınan 28/06/2017 tarihli raporda da bu düzenlemeler açısından bir değerlendirme yapılmadığı,bu açıklamalar doğrultusunda, mahkemece öncelikle taşeron sözleşmesinin 8.3 maddesinde 15 bent halinde yazılı olan alt sözleşme evrakının (ana sözleşme dahil) dosya arasına getirtilerek, oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden; ana sözleşmeye ilişkin teknik şartnamenin A.1.7.1.maddesi kapsamındaki asıl yüklenici .... A.Ş.'ye yüklenen sorumluluğun taşeron sözleşmesi kapsamında taşeron .... Şti.'ye devredilmiş olup olmadığı da değerlendirilmek suretiyle, davalı .... A.Ş.'ye davaya konu kaza nedeniyle kusur izafı edilip edilemeyeceğinin, edilebilecekse oranının ne kadar olacağının belirlenmesi, Üçüncü Şahıslara Karşı Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 8. maddesi ile İnşaat Tüm Riskler Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesindeki düzenlemeler karşısında davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan ... Bankası A.Ş. ve .... Şti.'nin davalı sigorta şirketinin üçüncü kişi mali mesuliyet sigorta sorumluluğu kapsamında 3.kişi sayılıp sayılamayacakları, davalı sigorta şirketinin bu kapsamda sorumlu tutulup tutulamayacağının yeniden değerlendirilmesi hususlarında rapor alınarak neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, söz konusu evrak getirtilmeden ve bu yönde bir rapor alınmadan yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olmasının yerinde olmadığı" gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma sebebine göre sair istinaf itirazları değerlendirilmemiştir.Kaldırma kararı sonrasında, Mahkemece, kaldırma kararı doğrultusunda ilgili sözleşmeler dosyaya celp edilmiş, yeni oluşturulan bilirkişi heyetinden 09/02/2022 tarihli rapor alınmış, bu raporun yetersiz görülmesi üzerine yeni oluşturulan başka bir bilirkişi heyetinden 29/11/2022 tarihli rapor alınmış, sonrasında bu heyete sigorta uzmanı bilirkişi daha eklenerek oluşturulan bilirkişi heyetinden 21/10/2024 tarihli ek rapor alınmış ve yeniden yapılan yargılama neticesinde, İstinafa Konu Kararla; ... ile ... A.Ş. arasında İstanbul .... Noterliği tarafından düzenlenen 07/03/2012 tarih ve ... yevmiye nolu ...-...-... Sözleşmesi akdedildiği, 22/08/2013 tarihinde ... A.Ş. ile ... Şirketi arasında akdedilen alt yüklenici sözleşmesi kapsamında davacının sigortalısı tarafından finansal kiralama sözleşmesi ile edinilen... marka 2013 model ...makinası ile ... şantiyesinde bulunan ...imalatı sırasında kazanın meydana geldiği, kaza neticesinde leasing konu olan makinede ciddi hasar meydana geldiği, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, ... hattı ile ilgili mevcut alt yapının gönderilmiş olan planlara işlenmiş olması karşısında o hat üzerindeki menhol kapağının planlara işaretlenmemiş olması ve üzerinin asfaltla kaplanmış olması nedeniyle davaya konu kazanın meydana gelmiş olduğunun anlaşıldığı, taraflar arasında akdedilen sözleşme içeriğinde yapım işleri genel şartnamesine göre işin gerçekleştirilmesi sırasında gerekli olan yüklenicinin yapmak zorunda olduğu edimler ile bu iş için kullanılacak her türlü malzeme, araç ve bunlar için gerekli gerekli depo, hangar ve garaj gibi tesislerin yapılması ve korunmasının yükleniciye ait olduğu, yine yüklenici tarafından mevcut yer altı tesislerinin tespiti ile onun çalışmasının etkilediği diğer tesislerden sorumlu olacağı, yüklenicinin ilgili kamu ya da özel firmalardan alt yapı tesislerinin yerlerinin belirlenmesi için gerekli girişimleri yapmaktan sorumlu olduğu, alt yapı tesislerinin nerede olduğunun kesin olarak belirlenmesi ve buna göre kazıların yapılarak gerekli hazırlıkların yapılmasının yükleniciye ait olduğu, ... ile yüklenici ... A.Ş. arasında yapılan sözleşmede belirlendiği ve BAM kaldırma kararında gösterildiği üzere teknik şartnamenin A.1.7.1 maddesinde düzenlenen araştırma kazılarına ilişkin yükümlülük yönünden bilirkişi heyeti tarafından kusura ilişkin çelişkinin giderilmesi için sözleşme ve diğer belgeler üzerinde yapılan inceleme neticesinde, alt yükleniciye iletilen projelerde kazıların nerede yapılacağı, ... hatlarının nerede olduğu konusunda bilgilendirme yapıldığı ancak menhol kapağının bulunmaması nedeniyle kazada ...'nin %65, dava dışı ...'nin %35 oranında sorumluluğunun paylaştırılması gerektiği konusunda görüş verildiği, davacının düzenlediği poliçede sigortalı hasar gören emtianın malikinin ... Bankası A.Ş. olduğu, hasar sonrası ... Bankası A.Ş.'nin yazılı talimatı ile hasar tazminatının 13/12/2013 tarihinde 1.053.900,00-TL olarak dava dışı kiracıya ödendiği, daha sonra da sigorta şirketine temlik ve ibraname verdiği, bu şekilde davacı ... A.Ş' nin verilen ibraname ve temliknameye göre TTK 1472 maddesi gereğince sigortalısının haklarına halef olmak üzere dava açma hakkına sahip olduğu, sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçenin ek teminatlar kapsamında bildirimlere altlanmış makineler 1.000.000,00-Euro teminata dahil klozunun yer almadığı, dava konusu makinenin sigortacıya bildirilmediği ve makinenin belirtilen limit dahilinde sigorta teminatı kapsamında olduğuna dair itiraz karşısında davalı ... A.Ş.'nin düzenlediği poliçenin dayandığı inşaat tüm riskler genel şartlarının a.3 maddesinde inşaatın yapılması için kullanılan iş makineleri ve ekipmanı şeklinde belirlendiği, iş makinelerinin seri numaraları ve markaları belirtilerek teminat altına alındığı ancak hasar gören iş makinesinin bu listeler içinde yer almadığı görülmüş olup, davalı ... İnşaat ile dava dışı alt yüklenici tarafından imzalanan 21/06/2013 tarihli sözleşmenin 33. Maddesinde üst yüklenici olan ... İnşaat'ın alt yüklenicinin iş bu sözleşme gereği araçları alt yüklenicinin kendi makine ve araçlarını masrafları da kendisine ait olmak üzere sigortalatmak zorunda olduğu, sigortalanmamış makine aracın hiçbir şekilde iş kapsamında kullanılmayacağı hakkında hüküm bulunduğu, ... A.Ş.'nin sözleşme şartları gereği alt yüklenicinin yaptırmakla yükümlü olduğu ancak yaptırmadığı sigorta poliçesini yaptırmak ya da alt yüklenicinin kullandığı makineyi sigortacısına bildirerek zeyilname düzenlenerek mevcut inşaat tüm riskler kapsamına dahil ettirip ödemiş olduğu sigorta primini de alt yükleniciden tahsil etmesi gerekirken bu yükümlülüğünü yerine getirdiğinde dair dosyaya herhangi bir belge sunulmadığı, davalı ... A.Ş. tarafından düzenlenen poliçenin inşaat tüm riskler klozları açısından dava konusu olayda hasar gören iş makinesine sigorta teminatı sağlamadığı, bu nedenle ... A.Ş'nin alt yüklenicisinin kullandığı makineyi gerektiğinde sigortalatma yükümlülüğüne aykırı olarak ek zeyilname ile sigorta örtüsünü almadığı, söz konusu makine hasarının bildirimlere altlanmış makineler klozu çerçevesinde değerlendirilmesi için sigortalının bu yönde bir beyanı bulunması ve davalı tarafından böyle bir iddianın ileri sürülmesi gerektiği ancak davalı tarafça böyle bir iddianın ileri sürülmediği, bu nedenle ... A.Ş. aleyhine açılan davanın hasara uğrayan aracın teminat kapsamında olmaması nedeniyle sorumlu tutulamayacağından reddine, davalı ... A.Ş. aleyhine açılan davanın ise yüklenici ve alt yüklenici arasında yapılan sözleşme, idare ile yüklenici arasında yapılan sözleşme içerisindeki teknik şartnameye göre ... A.Ş.'nin kendi üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediği, sigortası yaptırılmayan ve hasar gören araçla ilgili olarak zeyilname düzenlenmediğinden sorumlu olduğu kanaati ile kabulüne karar verildiği gerekçesiyle,
1-Davacı tarafından davalı ... A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine, 2-Davacı tarafından, davalı ... A.Ş. aleyhine açılan davanın kabulü ile; 1.053.900.00-TL rücuen tazminatın ödeme tarihi olan 13/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş. 'den alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
İSTİNAFLAR:
A-)Davacı vekili istinafında;
1-)Dosya kapsamı ve taraflar arasındaki hukuki ilişki incelendiğinde, davalı ... A.Ş. tarafından düzenlenen ...numaralı ... Poliçesi ve ek zeyilnameler ile dava konusu olayın teminat altına alındığını, poliçe kapsamında ayrıca üçüncü şahıs mali sorumluluk teminatının da açıkça düzenlendiğini, söz konusu poliçenin, davalı sigorta şirketi ile ... İnşaat arasında akdedildiğini, meydana gelen zararın poliçe kapsamına dahil olduğunu, poliçede yer alan “...” uyarınca üçüncü şahıs mali sorumluluk teminatının, sigortalılar bölümünde yer alan her bir kişi bakımından ayrı ayrı ve sanki bağımsız bir sorumluluk sigortası poliçesi düzenlenmiş gibi hüküm doğuracak şekilde teminat sağladığını, davalı sigorta şirketinin kendi internet sitesinde de üçüncü şahıs mali mesuliyet sigortasının, sigortalının faaliyetleri sırasında üçüncü kişilerin uğrayabileceği maddi ve bedeni zararları hukuki sorumluluk çerçevesinde ve poliçe limitleri dahilinde teminat altına aldığı şeklinde tanımlandığını, bu tanımın poliçe hükümleri ile örtüştüğünü, davalı tarafça somut olayda meydana gelen kazanın poliçe kapsamı dışında kaldığı, zeyilnamelerde yer alan ekipman listesinde dava konusu iş makinesinin bulunmadığı ileri sürülerek sorumluluktan kaçınılmaya çalışılmış ise de, meydana gelen zararın üçüncü şahıs mali sorumluluk teminatı kapsamında bulunduğunu, bu itibarla söz konusu savunmanın yerinde olmadığını, davalı tarafça ayrıca Üçüncü Şahıslara Karşı Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları’nın 3/A-3 maddesine dayanılarak sigortalıya hizmet veya vekâlet ilişkisi ile bağlı kişilerin teminat dışında bırakıldığı ileri sürülmüş ise de, bu düzenlemenin somut olay bakımından uygulanabilir olup olmadığını,... Ltd. arasında imzalanan sözleşmenin, hukuki niteliği itibarıyla hizmet veya vekâlet sözleşmesi olmadığını, alt yüklenici ilişkisi kapsamında bulunduğunu, bu ilişkinin bağımlılık unsuru taşımadığını ve TBK anlamında işçi-işveren ya da vekil-vekil eden ilişkisi doğurmadığını, bu çerçevede, somut olayda zarar görenin poliçe anlamında “üçüncü kişi” sıfatını taşıdığını, bu hususta herhangi bir tereddüt bulunmadığını, ayrıca zarar gören iş makinesinin malikinin davalı ile sözleşmesi bulunan ... Ltd. değil, dava dışı ... A.Ş. olduğu dikkate alındığında, davalı tarafın teminat dışılık iddiasının hem poliçe hükümlerine hem de TBK sistematiğine aykırı olduğunu,Davalı tarafından düzenlenen poliçedeki klozlar ile internet sitesindeki açıklamaların birlikte değerlendirilmesi sonucunda, somut olayın açıkça üçüncü şahıs mali sorumluluk teminatı kapsamında bulunduğunu, bu nedenle, meydana gelen zararın davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçe kapsamında teminat altında olduğunu, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki değerlendirmesinin yerinde olmadığını,
2-)Öte yandan, olayın üçüncü şahıs mali sorumluluk teminatı kapsamında değerlendirilmemesi halinde dahi, poliçede yer alan “Seri Hasarlar” klozu gereğince davalının sorumluluğunun devam ettiğini, poliçede yer alan Seri Hasarlar klozunda, hatalı plan, proje, malzeme veya işçilik gibi sebeplerle ortaya çıkan ve ortak bir nedene bağlı bulunan zararların tek bir olay olarak değerlendirileceğinin ve bu kapsamda teminat sağlanacağının düzenlendiğini, somut olayda, ... Ltd.’nin sorumluluğunda bulunmayan bir sahada meydana gelen zarar bakımından, zemin etüdü ve proje çalışmalarının ... Ltd. tarafından yapılmadığını, bu nedenle zararın oluşumunda ... İnşaat’ın hatalı plan ve proje faaliyetlerinin etkili olduğunu, meydana gelen hasarın, ... İnşaat’ın kontrol ve sorumluluk alanındaki zemin kusurundan kaynaklandığını, dolayısıyla poliçede düzenlenen Seri Hasarlar klozu kapsamında teminat altına alındığını, bu bağlamda, söz konusu riskin poliçe kapsamı dışında kaldığına ilişkin ilk derece mahkemesi değerlendirmesinin hatalı olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 21.06.2023 tarihli ve 2022/1647 E., 2023/3932 K. sayılı ilamında da, aynı kusura dayalı olarak gerçekleşen zararların tek bir olay olarak değerlendirilmesi gerektiğinin, poliçede aynı kusuru taşıyan ürünlere ilişkin olayların tek olay sayılacağının kararlaştırıldığının vurgulandığını, bu içtihat doğrultusunda, somut olayda yer çökmesi nedeniyle oluşan zararın seri hasar kapsamında değerlendirilmesi ve tek bir olay olarak kabul edilmesi gerektiğini, poliçede yer alan üretici rizikosu teminatı kapsamında da hatalı plan, proje ve işçilikten kaynaklanan zararların teminat altında olduğunu, somut olayın da bu kapsamda bulunduğunu, zemin çökmesi olayının planlama ve projelendirme sürecindeki hatalardan kaynaklandığını, dolayısıyla üretici hatası niteliğinde olduğunu ve bu nedenle Seri Hasarlar klozu kapsamında teminat altında bulunduğunu,
3-)Sonuç olarak, hem üçüncü şahıs mali sorumluluk sigortası hükümleri hem de Seri Hasarlar klozu kapsamında davalının sorumluluğunun bulunduğu açık olup, ilk derece mahkemesinin bu hususları göz ardı ederek verdiği kararın hem poliçe hükümlerine hem de sigorta hukukunun temel ilkelerine aykırı olduğunu belirterek,kararın kaldırılmasını ve davanın her iki davalı yönünden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
B-) Davalı ... A.Ş. vekili istinafında;
1-)İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi’nin kaldırma kararı sonrasında yapılan tamamlayıcı incelemeler neticesinde müvekkili şirketin kusursuz olduğunun defaatle ortaya konulmasına rağmen, ilk derece mahkemesince müvekkili aleyhine hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu,Önceki istinaf ilamında, özellikle ana sözleşme ve teknik şartname hükümleri ile alt yüklenici ilişkisi çerçevesinde sorumluluğun kime ait olduğunun tespiti amacıyla yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmasının istendiğini; bu kapsamda ... İnşaat’a yüklenen sorumluluğun alt yüklenici ...Şti.’ye devredilip devredilmediği ile kazaya ilişkin kusur izafe edilip edilemeyeceği ve edilecekse oranının belirlenmesinin talep edildiğini İstinaf sonrası alınan bilirkişi raporlarında, teknik şartnamenin A.1.7.1 maddesi kapsamında yapılan değerlendirmede, yüklenici ... İnşaat’ın kendisine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğinin, gerekli bilgi ve belgeleri idareden talep ettiğinin ve mevcut altyapıya ilişkin tüm bilgileri alt yükleniciye aktardığının, dolayısıyla bu kapsamda sorumluluğunu yerine getirdiğinin tespit edildiğini,Aynı raporlarda, sözleşme hükümleri doğrultusunda altyapıya ilişkin bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirildiğinin, müvekkili şirket tarafından bu hususta eksik bırakılan herhangi bir işlem bulunmadığının açıkça ifade edildiğini,Ayrıca, alt yüklenici sözleşmesinin ilgili hükümleri (özellikle madde 9, 10/3 ve 21 vd.) uyarınca, teknik şartnameden doğan yükümlülüklerin alt yüklenici ... şirketine ait olduğunun açık olduğunu, bu nedenle sorumluluğun müvekkili şirkete yüklenemeyeceğini,İstinaf ilamı sonrası alınan üç ayrı bilirkişi raporunun tamamında ... İnşaat’a kusur izafe edilmediğini, kusurun dava dışı ... Ltd., ... ve ... arasında paylaştırıldığını; ilk raporda %35 ..., %50 ... ve %15 ...; sonraki raporlarda ise %35 ... ve %65 ... şeklinde kusur dağılımı yapıldığını, müvekkili şirkete hiçbir şekilde kusur atfedilmediğini,Bilirkişi raporlarının ortak sonucunda, meydana gelen kazada asli sorumluluğun ... ve ...’de olduğunu, müvekkili şirketin olayın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, dolayısıyla tazmin sorumluluğunun da doğmadığını,Bu çerçevede, müvekkili şirket ile zarar arasında illiyet bağının bulunmadığını, davacının yanlış husumet yönelttiğini, ayrıca ... ile ... İnşaat arasındaki sözleşmeden doğan sorumlulukların ancak bu taraflar arasında rücu ilişkisine konu olabileceğini, doğrudan davacı tarafından ileri sürülemeyeceğini,İlk derece mahkemesinin, tüm bu teknik raporlara rağmen müvekkili aleyhine karar vermesinin, dosya kapsamına ve bilimsel tespitlere açıkça aykırı olduğunu,
2-)Müvekkili şirketin, hasar gören araç bakımından sigorta yaptırma veya zeyilname düzenleme yükümlülüğünün bulunmadığını, buna rağmen mahkemenin eksik inceleme ile bu yönde sorumluluk yüklediğini, gerekçeli kararda, alt yüklenici tarafından yaptırılması gereken sigortanın yaptırılmadığı veya zeyilname ile kapsama alınmadığı gerekçesiyle müvekkilinin sorumlu tutulduğunu, ancak sözleşme hükümlerinde bu yönde bir yükümlülüğün müvekkili şirkete verilmediğini, aksine sigorta yaptırma yükümlülüğünün tamamen alt yükleniciye ait olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 33.2 ve 33.4 maddelerinde açıkça, alt yüklenicinin kendi makine ve ekipmanını sigorta ettirmekle yükümlü olduğunun ve bu husustaki tüm sorumluluğun alt yükleniciye ait olduğunun düzenlendiğini, bu nedenle müvekkilinin ayrıca sigorta yaptırma veya mevcut poliçeye dahil etme yükümlülüğünün bulunmadığını, nitekim alt yüklenici ...’nın dava konusu aracı sigorta ettirdiğini beyan ettiğini ve sigorta poliçesinin ... tarafından düzenlendiğinin dosya kapsamında sabit olduğunu, bu nedenle aynı araç için ikinci kez sigorta yaptırılmamasının sorumluluk doğurmayacağını, bu yöndeki kabulün hukuka aykırı olduğunu,
3-)Dava dışı sigortalı hak sahibi ...’nın, olay nedeniyle müvekkili şirketi ibra ettiğini, 23.12.2013 tarihli ibraname ile ... İnşaat’tan herhangi bir talep ve alacağı bulunmadığını açıkça beyan ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmede ayrıca, alt yüklenicinin yaptırdığı sigortalarda ... İnşaat’a karşı tüm rücu yollarının kapalı olduğuna dair hüküm bulunduğunu, bu hüküm ile birlikte değerlendirildiğinde sigortacının da müvekkiline yönelmesinin mümkün olmadığını, Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. maddesi uyarınca sigortacının ancak sigortalıya karşı başvuru hakkı bulunduğu, sigortalının halefiyet hakkını ortadan kaldıracak şekilde davranması halinde sigortacıya karşı sorumlu olacağını, somut olayda ise sigortalı tarafından müvekkilinin ibra edilmesi nedeniyle sigortacının da müvekkiline yönelmesinin hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle, sorumluluk bulunması halinde bunun ... ve sigortacısı ...’ya ait olacağını, müvekkili şirkete yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
4-)Dosyada mevcut denetime elverişli bilirkişi raporlarında da, alt yüklenicinin bağımsız olduğu, ... İnşaat’ın adam çalıştıran sıfatıyla sorumluluğunun bulunmadığı, aralarında işçi-işveren ilişkisi olmadığı, dolayısıyla kusursuz sorumluluk hükümlerinin de uygulanamayacağı yönünde tespitler bulunduğunu,Bilirkişi raporlarında, asıl sorumluluğun diğer sigortalılar olan ... ve ...’ye ait olduğu, bu nedenle sigorta şirketinin sorumluluğunun da bu kişiler üzerinden değerlendirilmesi gerektiği, ancak somut davada bu kişilerin taraf olmaması nedeniyle müvekkiline sorumluluk yüklenemeyeceği sonucuna varıldığını,İstinaf öncesi ve sonrası alınan toplam beş bilirkişi raporunun hiçbirinde müvekkili şirkete kusur atfedilmediğini, buna rağmen aksi yönde hüküm kurulmasının açık bir hukuka aykırılık teşkil ettiğini,
5-)Ayrıca, davacı ile müvekkili arasında herhangi bir sözleşmesel ilişki bulunmadığını, bu nedenle haksız fiil hükümlerine dayanıldığını, ancak müvekkilinin kusursuz olduğu dikkate alındığında bu kapsamda da sorumluluk yüklenemeyeceğini belirterek,kararın kaldırılmasını ve davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.Dava, davacı ... A.Ş. tarafından makine kırılma sigortası yapılan, dava dışı ... Bankası A.Ş.'ye ait olup kullanımı finansal kiralama yoluyla dava dışı .... Şti.'ne bırakılan... marka 2013 model ...Makinesinin, davalı .... A.Ş. ile dava dışı .... Şti. arasında imzalanan 21/06/2013 tarihli metro inşaatı kazı destek işleri alt sözleşmesi kapsamında kullanılmakta iken 23/08/2013 günü meydana gelen kazada devrilerek hasarlanması neticesinde davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen 1.053.900,00 TL'nin; halefiyete, ayrıca alınan temliknameye ve davalı tarafın sigorta poliçesindeki (üçüncü kişilere karşı olan sorumluluklar dahil olmak üzere) hükümlere dayalı olarak; davalı asıl yüklenici .... A.Ş. ile kazanın meydana geldiği inşaat sahasını ... Poliçesi ile sigortalamış olan diğer davalı ... A.Ş.'den müteselsilen tahsili talebine ilişkindir.Dosya kapsamı değerlendirildiğinde;Mahkemece kaldırma kararı sonrasında alınan yeni oluşturulan bilirkişi heyetinden alınan 09/02/2022 tarihli raporda kaldırma kararımıza uygun bir inceleme yapılmadığı, daha sonra yeni oluşturulan başka bir bilirkişi heyetinden alınan 29/11/2022 tarihli raporda ise kaldırma kararımızda belirtilen tüm hususların değerlendirildiği, bu rapordaki teknik değerlendirme kısmında, davalı ... İnşaat'a bir kusur yüklenmemiş ise de "6.3. Sigortacılık Açısından Değerlendirme" başlığı altında 10, 11 ve 13. Bentlerde yapılan değerlendirmeler doğrultusunda (özetle; taşeronu tarafından sigortası yapılmamış iş makinesini sahaya sokması, aralarındaki sözleşmenin ilgili maddesini işleterek sigorta yaptırıp bedelini taşeronuna yansıtmaması nedeniyle) davaya konu hasardan sorumlu tutulduğu, bu heyete bir sigorta uzmanı daha eklenerek oluşturulan bilirkişi heyetinden alınan 21/10/2024 tarihli ek raporda taraf vekillerinin tüm itirazları değerlendirilerek kök rapordaki görüşlerin korunduğu, ilk derece mahkemesince de bu değerlendirmeler doğrultusunda davanın davalı ... İnşaat bakımından kabulüne karar verildiği, söz konusu kök ve ek raporlarda davalı ... İnşaat'ın sorululuğuna dair yapılan bu değerlendirmeler dosya kapsamına uygun olmakla mahkemenin bu davalı bakımından davanın kabulüne karar verilmiş olmasının Dairemizce de yerinde görüldüğü, davalı ... İnşaat istinafında başkaca bir hesap, miktar veya teknik değerlendirme itirazı bulunmadığı, bu nedenle davalı ... İnşaat'ın istinaf talebinin yerinde olmadığı,Davalı ... Sigorta bakımından da 29/11/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ve 21/10/2024 tarihli ek raporda kaldırma kararımızda belirtilen hususları karşılayacak şekilde "6.3. Sigortacılık Açısından Değerlendirme" başlığı altında gerekli tüm değerlendirmeler yapılıp, işbu davaya konu rücuen tazminat talebi bakımından sorumlu tutulamayacağının belirlendiği, yapılan bu değerlendirmelerin de dosya kapsamına uygun olmakla Dairemizce de yerinde görüldüğü, davacı istinafında başkaca bir hesap, miktar veya teknik değerlendirme itirazı bulunmadığı, bu nedenle davacının istinaf talebinin de yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin ve davalı ... İnşaat vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 28/05/2025 tarih ve 2020/658 Esas, 2025/382 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacı vekilinden alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Alınması gereken 71.991,90 TL harçtan, davalı ... A.Ş. tarafından peşin olarak yatırılan 17.997,98 TL harcın mahsubu ile bakiye 53.993,92 TL harcın davalı ... A.Ş.'den tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 30/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.