T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/1797
KARAR NO:2026/593
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:17/09/2024
NUMARASI:2014/807 Esas, 2024/569 Karar
DAVANIN KONUSU:Tazminat
KARAR TARİHİ:30/04/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, eser sözleşmesine dayalı alacağın yargılama sonucu tahsil edilmesi nedeniyle faizle karşılanmayan zararın (munzam zarar) tahsili istemine ilişkin olup, Mahkemece, davanın kabulüne reddine dair verilen hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.Dosyanın incelenmesinde, istinafa konu davaya ilişkin ilk olarak İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 14/11/2006 Tarih ve 2006/118 Esas 2006/672 Karar sayılı kararı ile davalı kooperatifin tüzel kişiliğinin son bulması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği, bu kararın davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26.04.2007 Tarih ve 2007/1958 Esas - 2007/2796 Karar sayılı ilamıyla "Davaya konu alacağın, 16.11.1985 tarihli davacı ile ... arasında imzalanan sözleşmeden kaynaklandığı, dosyaya giren Bodrum Ticaret Sicil Memurluğu’nun 16.10.2006 gün ve 5119 sayılı cevabi yazısında, kooperatifin 05.10.2005 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiğinin bildirildiği, bu durumda kooperatifin tüzel kişiliğinin yeniden ihyası için tasfiye kurulu ve ticaret siciline husumet yöneltilerek dava açılmasının sağlanması, dava açılırsa sonucunun beklenmesi, ihya halinde de tüzel kişiliğin huzuruyla davaya devam edilmesi gerektiği, eksik incelemeyle ve bu hususlar üzerinde durulmadan davanın reddinin doğru olmadığı" gerekçesiyle kararın bozulduğu, sonrasında dosyanın kaydedildiği yeni esası üzerinden yapılan yargılama sonucunda ise istinafa konu kararın verilmiş olduğu, buna göre, ilk derece mahkemesinin ilk kararının bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20/07/2016 tarihinden önce olması ve bu tarihten önce Yargıtay'ın esasa dair incelemesinden geçmiş olması nedeniyle, istinaf incelemesi için Dairemiz'e gönderilen kararın HMK 373.maddesi gereğince istinaf değil temyiz kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmaktadır.Açıklanan nedenlerle, yerel mahkeme kararı temyiz kanun yoluna tabi olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesi için yerel mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi açıklandığı üzere;Yukarıda açıklanan eksikliklerin tamamlanması için dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,Dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonunda KESİN olmak üzere 30/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.